Bir Dönemin “Mankenler Kralı” Engin Koç'un Şimdiki Hayatı Şaşırttı!
Bir zamanlar podyumların aranan ismiydi. “Mankenler Kralı” seçildikten sonra sinema ve dizilerde de rol alan Engin Koç, şimdi Sivas'taki baba ocağında geçirdiği günlerle konuşuluyor. Köyüne kendine ait bir ev yaptıran Koç, ailesiyle burada vakit geçirip bahçesinde toprakla uğraşıyor. Sabah'ın haberine göre, 67 yaşındaki eski modelin son görüntüsü de yıllar içindeki değişimini yeniden gündeme taşıdı.
Kaynak: Sabah
Engin Koç'un hikayesi podyumda başladı!
Bugün eski bir defile fotoğrafına denk gelseniz Engin Koç'u hatırlamamanız zor. Uzun yıllar podyumlarda boy gösteren Koç, Türkiye'de erkek mankenlerin sayılı olduğu bir dönemde adını duyurdu. Üstelik bu yolculuk çok genç yaşta başladı.
1959'da İstanbul'da doğan, ailesi Sivaslı olan Koç, 16 yaşında mankenliğe adım attı. 1976'da Saklambaç gazetesinin düzenlediği “Mankenler Kralı” yarışmasını kazandı. Jüride Ajda Pekkan, Cüneyt Arkın, Seyyal Taner ve Sezen Cumhur Önal gibi isimlerin bulunduğu yarışmadaki birinciliği, kariyerinin dönüm noktası oldu. Ardından yıllarca defilelerde yer aldı; kendi anlatımına göre yurt dışında da Türkiye'yi temsil etti.
Koç için mankenliğin yeri bugün de ayrı. Sinema ve dizilerde oynamış olsa da verdiği röportajda mankenliği “ilk göz ağrısı” olarak anlatıyor. Bir dönemin podyum yıldızını yıllar sonra yeniden konuşmamızın nedeni ise bu kez bir defile değil, köyde kurduğu yaşam. Sabah’ın haberine göre, Koç çocukluğundan beri gidip geldiği Sivas’taki köyüne artık kendine ait bir ev yaptırdı.
Podyumdan setlere geçti ama mesleğe kapıyı kapatmadı.
Engin Koç'u yalnızca eski defilelerden tanıyanlar olabilir. Oysa mankenliğin ardından kamera karşısına da geçti; sinema filmlerinde ve dizilerde rol aldı. Sabah'a konuşan Koç, kendisini sinemaya yönetmen Temel Gürsu'nun kazandırdığını, yıllar içinde Banu Alkan, Harika Avcı, Hülya Avşar ve Serpil Çakmaklı gibi isimlerle film çektiğini anlattı.
Peki oyunculuk tamamen geride mi kaldı? Koç'un cevabı hayır. Kendisine uygun bir dizi projesi olursa yeniden rol alabileceğini söylüyor. Yani köyde vakit geçirmesi, sanat hayatına kesin bir veda ettiği anlamına gelmiyor. Podyumu daha çok sevdiğini açıkça dile getirirken oyunculuğa da kapısını açık tutuyor.
Bu yüzden Koç'un bugünkü hayatını “her şeyi bırakıp çiftçi oldu” diye anlatmak pek doğru olmaz. Köyünde toprakla uğraşıyor, evet; fakat bunu yeni bir meslek olarak değil, kendine kurduğu yaşamın bir parçası olarak görüyoruz. Onun anlattıklarında öne çıkan şey, yıllarca çalıştığı sektörlere küsmek değil, günlerini geçirmek istediği yere daha fazla zaman ayırmak.
Baba ocağı Sivas'a kendi anahtarıyla dönmek istemiş.
Koç'un yeni evinin adresi, Sivas'ın Hafik ilçesine bağlı Yeniköy. Burası onun için sonradan keşfedilmiş bir kaçış noktası değil; çocukluğundan beri yazları geldiği, akrabalarının yaşadığı baba ocağı. Daha önce köye geldiğinde yakınlarında kaldığını anlatan Koç, bu kez kapısını kendi anahtarıyla açabileceği küçük bir yer istemiş. Bunun üzerine köyüne prefabrik bir ev yaptırmış.
Eşi Pınar ve oğlu Burga ile yaz aylarının bir bölümünü burada geçiren Koç, bahçesinde toprakla uğraşıyor. İstanbul'u sevdiğini ancak kalabalığının kendisini yorduğunu söyleyen eski model, köydeki yaşam için “Burada insan rahatlıyor” diyor. Onu podyumdaki haliyle hatırlayanlar için yeni görüntüsü yılların nasıl geçtiğini gösteriyor; Koç'un kendisi içinse mesele oldukça basit: Çocukluğundan beri bağlı olduğu yerde, ailesiyle vakit geçirmek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın