Avrupa'da Kriz Büyüyor: Maaşları 137 Bin TL'yi Aşmasına Rağmen Çalışacak İşçi Bulunamıyor
Avrupa genelinde giderek derinleşen kamyon şoförü eksikliği, küresel tedarik zincirini kopma noktasına getiriyor. Aylık 137 bin 500 lirayı bulan maaş tekliflerine rağmen çalışacak personel bulamayan nakliye şirketleri, çareyi deniz aşırı ülkelerden işçi getirmekte ararken, krizin nakliye maliyetlerini ve teslimat sürelerini dünya çapında olumsuz etkilemesi bekleniyor.
Avrupa'nın can damarı olan karayolu taşımacılığı, eşine az rastlanır bir iş gücü kriziyle boğuşuyor.
Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği'nin verilerine göre, Avrupa Birliği sınırları içerisindeki boş kamyon şoförü kadrolarının 2025 yılına kadar yarım milyonu aşması bekleniyor. Sektördeki toplam ihtiyacın yüzde on üçüne denk gelen bu devasa açık, hali hazırda savaşlar ve uluslararası anlaşmazlıklar nedeniyle yıpranmış olan küresel tedarik zincirleri için büyük bir tehlike çanının çaldığını gösteriyor. Avrupalı nakliye şirketlerinin neredeyse üçte ikisi, yeterli personel bulamadıkları için gelen iş tekliflerini geri çevirmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
Krizin merkez üssünde ise Avrupa karayolu yükünün beşte birini tek başına sırtlayan Polonya ve diğer Doğu Avrupa ülkeleri yer alıyor. Genç neslin haftalarca evden ve aileden uzak kalmayı gerektiren bu zorlu mesleğe sıcak bakmaması ve mevcut şoförlerin hızla yaşlanması, şirketleri çıkmaza sürüklüyor. Polonyalı lojistik firmaları, personeli ellerinde tutabilmek için maaşlara ciddi zamlar yaparak aylık kazançları 2 bin 500 euro (yaklaşık 137 bin 500 TL) seviyelerine kadar çıkardı. Ancak bu cazip ekonomik şartlara ve düşük işsizlik oranlarına rağmen, şirketler yaz aylarını kontak kapatan onlarca boş kamyonla geçirmek zorunda kalıyor. 2030 yılına gelindiğinde mevcut şoförlerin beşte birinin emekli olacağı gerçeği, tablonun ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.
Mesleğin giderek daha tehlikeli bir hal alması da eleman bulma sıkıntısını tetikleyen en büyük unsurlardan biri.
Kamyon şoförlerinin yalnızca yüzde dördünü kadınların oluşturduğu sektörde, güvenlik endişeleri had safhada. Yapılan araştırmalar, sürücülerin yüzde yetmiş dokuzunun park halindeyken güvenlik tehdidi yaşadığını, güvensiz alanlarda araç park eden firmaların ise yüzde seksen beş oranında hırsızlık ve vandalizmle karşılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle otoyol kenarlarındaki suç oranlarının artması ve sınırlardaki bitmek bilmeyen kontroller, yüksek maaşlara rağmen kişisel güvenliğin ve yaşam kalitesinin önüne geçemiyor.
Tüm bu olumsuzluklar karşısında çaresiz kalan Avrupalı şirketler, rotayı Avrupa dışındaki ülkelere çevirmiş durumda. Özellikle Hindistan gibi Asya ülkelerinden şoför ithal etme eğilimi hızla artıyor. Slovakya merkezli nakliye firmaları, aylarca süren bürokratik işlemlere ve bekleme süresindeki maliyetlere katlanarak yerel şoförlerden daha düşük ücretlere, daha uzun saatler çalışmaya razı olan yabancı işçileri filolarına katıyor. Ancak hükümetlerin yasa dışı göçü engellemek amacıyla ehliyet denkliklerinde ve çalışma izinlerinde uyguladığı katı kurallar, küçük ölçekli firmaların bu çözüme ulaşmasını engelliyor.
Sektör temsilcileri, taşıma maliyetlerini artıran ve enflasyonu körükleyen bu derin krizin kalıcı çözümü olarak otonom sürüş teknolojilerini işaret ediyor. İnsan faktörünü ortadan kaldıracak sürücüsüz kamyonlar lojistik dünyasının en büyük hayali olsa da, Avrupa Birliği'nin katı yasal düzenlemeleri nedeniyle bu teknolojinin yollara inmesi için en az on yıllık bir süre öngörülüyor. O zamana kadar Avrupa'nın, direksiyon başına geçecek yeni yollar bulmaktan başka çaresi görünmüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın