Telefonunuzun Titrediğini Hissetme Yanılsaması Yaşıyorsanız Yalnız Değilsiniz
Cebinizdeki telefonun titrediğini hissedip çıkarıyorsunuz ama ekranda hiçbir bildirim yok. Bu deneyim tek başınıza yaşadığınız garip bir an değil, bilim dünyasında adı konmuş bir olgu: 'hayalet titreşim sendromu.' Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin yüzde 89'u ortalama iki haftada bir bu hissi yaşıyor. Hastanelerde çalışan doktor ve hemşirelerde bu oran yüzde 68'e kadar çıkıyor; staj gibi stresli dönemlerde bu rakam yüzde 87'ye ulaşabiliyor. Yanılsama beyninizin bozuk olduğu anlamına gelmiyor, tam tersine bir bildirim beklentisi içinde olduğunuzu gösteriyor. Peki beyniniz sıradan bir kas kasılmasını ya da kumaş sürtünmesini neden telefon titreşimiyle karıştırıyor?
Bilimsel Adı 'Hayalet Titreşim Sendromu'
İngilizcede 'phantom vibration syndrome' olarak anılan bu deneyim, akademik literatüre 2010'lu yıllarda girdi. Bazı araştırmacılar buna 'ringxiety' (zil kaygısı) ya da 'fauxcellarm' gibi isimler de veriyor. Tanım basit: Telefon gerçekte titremediği halde, kişi cebinde ya da çantasında bir titreşim hissediyor ve genellikle telefonu kontrol ediyor.
Bir Araştırmaya Göre Her 10 Üniversite Öğrencisinden 9'u Bunu Yaşıyor
Psikolog Michelle Drouin'in üniversite öğrencileri üzerinde yaptığı araştırmaya göre katılımcıların yüzde 89'u hayalet titreşim yaşadığını, bunu ortalama iki haftada bir hissettiğini belirtti. Bu oran, deneyimin nadir bir tuhaflık değil, telefon kullanan hemen herkesin zaman zaman karşılaştığı sıradan bir durum olduğunu gösteriyor.
Hastane Çalışanlarında ve Stresli Dönemlerde Oran Daha da Yükseliyor
2010 yılında bir hastanede yapılan araştırmada tıbbi personelin yüzde 68'inin hayalet titreşim yaşadığı belirlendi. Stajyer doktorlarla yapılan başka bir çalışmada ise bu oran stajın başında yüzde 78 iken, yoğun ve stresli bir dönemin ortasında yüzde 87'ye kadar çıktı. Yani stres ve sürekli bildirim bekleme hali, yanılsamayı doğrudan tetikliyor.
Beyniniz Sizi Kandırmıyor, Sadece Aşırı Tetikte Bekliyor
Araştırmacılara göre bunun arkasında ruhsal bir bozukluk değil, bekleyiş halindeki bir sinir sistemi var. Sürekli bildirim beklentisi, vücuttaki stres hormonlarını (noradrenalin, dopamin, adrenalin) yükseltiyor ve beyin, pantolonun bacağa sürtünmesi ya da hafif bir kas seğirmesi gibi sıradan duyusal sinyalleri telefon titreşimiyle karıştırmaya başlıyor. Kısacası beyniniz, gelmesini beklediği şeyi her yerde arıyor.
Bu Bir Hastalık Değil, Alışkanlığın Bir Yan Etkisi
Uzmanlar hayalet titreşim sendromunu bir ruhsal rahatsızlık olarak görmüyor; bunu, telefonla kurduğumuz yoğun ve sürekli bağın doğal bir sonucu olarak tanımlıyorlar. Telefonu daha az kontrol etmek, bildirimleri azaltmak ya da günün belli saatlerinde cihazdan tamamen uzaklaşmak, bu yanılsamanın sıklığını azalttığı gözlemlenen basit yöntemler arasında.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın