Aradığı Huzuru Doğada Buldu: İki Dil Bilen 'Nişantaşı Kızı' Köyde Keçi Güdüyor

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çocukluğu İstanbul Nişantaşı'nda geçen, İtalyan Lisesi mezunu, iki dil bilen ve Galata'da pastane işleten Elif Sarıkaya bundan 5 yıl önce aldığı kararla Antalya'ya yerleşerek küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine başladı. Hayatında gördüğü ilk keçinin kendi keçisi olduğunu söyleyen Sarıkaya, 16 keçiyle başladığı hayvancılığa şuanda 70 keçiyle devam ediyor. 

Antalya, Trakya ve şimdi Bilecik

5 yıl önce aldığı bir kararla Antalya'nın Kaş ilçesine yerleşen ve 16 keçi alarak hayvancılığa başlayan Sarıkaya, bir süre sonra Trakya bölgesine geçti. Sarıkaya, geçen yıl ise Bilecik'in Vezirhan beldesine bağlı 10 haneli Zobran köyünde muhtarlığın kendisine tahsis ettiği ilkokul binasına yerleşti.

"Hayvan inceledim bana en yakın olabilecek nedir diye. Keçiye uygunmuşum"

Ailesinde hayvancılık yapan olmadığını ve daha önce de bir alakası olmadığını söyleyen Sarıkaya, İstanbul'da engellilere iş imkanı sağladığı pastanesini imalathaneye çevirip hayvancılığa başlamasını şöyle anlatıyor:

"Hayatımda yakından gördüğüm ilk keçi kendi keçilerim oldu. Daha önce hiçbir alakam yok, ailede de hayvancılık yapan yok. Başlayacağım zaman bir kısım hayvan inceledim bana en yakın olabilecek nedir diye. Keçiye uygunmuşum, memnunum seçimimden."

"Ben şehirde bu kadar saygılı, düzgün düşünceli insanı bir arada görmedim"

Kaş'a ilk taşındığında 16 keçi aldığını ve bir süre sonra evlendiğini anlatan Sarıkaya, şöyle devam etti:

"Sonra Trakya'ya taşındım keçilerimle. Trakya'ya hayvan nakli üç ay sürüyor, o tarafta istediğimi yakalayamadım. Geçen yıl da Zobran'a geldim. Buranın insanını çok seviyorum. Mesela Mehmet Onbaşı isimli bir köylümüz var, 60 yaşında. Ağılın biraz yukarısında tarlaların arasından çıkarken traktörü stop ediyor aşağı kadar sessizce iniyor hayvanlar rahatsız olmasın diye. Ben şehirde bu kadar saygılı düzgün düşünceli insanı bir arada görmedim. Muhtara ayrı hayranım zaten burada olabilmemizin nedeni o. Aileden biri artık bizim için, çalışkan, neye ihtiyacımız olsa orada olacağını bildiğimiz muhabbetinden de hiç sıkılmadığımız kişi."

Sürüsü 16 keçiden 70 keçiye çıktı.

5 yıl önce 16 keçiyle yola çıktığını ve 16 keçiden 8'inin hala kendisinde olduğunu anlatan Sarıkaya, " Aynı sürüden büyütmek istiyordum öyle oldu, şu an yaklaşık 70 keçi var. Doğan kızları tutabildim sadece önceki senelerde, oğlanlar gitti ve iki senedir kız oranımız çok düşük. Herkesi tutabilseydim 150 civarına ulaşırdık." dedi.

Sürüye dışardan keçi katmak istemediğini dile getiren Sarıkaya "Benimkiler çok şımarık çok da rahatlar. Tekenin kanı değişmesi gerekiyor onun için üç oğlan getirdim İzmir'den. İlk başından beri süt de peynir de sattım. Genel olarak bu sene peynir satacağız gibi görünüyor." diye konuştu.

"Hayvancılığa isteği huzur olan adam girmeli"

İstanbul'da şehir yaşamından köy yaşamına geldiğini anlatan Sarıkaya, şunları aktardı:

"Avrupa yakası çok kaotikdir. Nişantaşı çok mahalleydi ben çocukken. Buradan bir ışık geçse hepimizin haberi olur. Yabancı da Türk de ağırlıyoruz. Çakal sesine mesela çok korkan oldu. Sonra yine hayat devam etti anladık ki ne domuz ne çakal bize yanaşmıyor. En korkunç zararlı aslında insan. Çok büyümeyi düşünmüyorum, biraz koyun eklemek istiyorum. Sonuçta bütüncül yönetim denilen bir şey var ve çeşitlilik çok mühim. Burada kalmayı çok istiyorum. İlk geldiğim vakit muhtara söyledim, şurada küçük bir mezarlığımız var oraya gömülesim var benim. Bence hayvancılığa isteği huzur olan adam girmeli, eğer böyle excel tabloları kazanç vesaire düşünüyorsan mutsuz olma ihtimalin çok yüksek çünkü yaptığın bir şeyi hiçbir para satın alamaz."

Ekolojik köy kurarak turizme katkı sağlamak istiyor.

Sarıkaya, ekolojik köy kurmak, kırsal turizme katkıda bulunmak, dış göçün önüne geçmek istediklerine işaret ederek "Vezirhan çok güzel bir yer, güzel bir geçiş noktası ama bilmeyenler çok. İlk köyü gördüm ve dedim ki 'Ben burada yaşarım'. Çok yeşil, aşağısı sıcaksa burası 5 derece düşük, soğuksa 5 derece yüksek. İlk geldiğim zamanlarda dolu yağıyor aşağıda, kirazlara ne oldu var mı bir şey diye beni arıyorlar burada hiçbir şey yok." dedi.

Hayvan yetiştiriciliğinde eşiyle beraber devam edecek.

Sarıkaya, Kaş'ta yaşayan eşinin de belli dönemlerde köye gelerek kendisine yardımcı olduğunu anlatarak eşinin de bir süre sonra köye yerleşeceğini ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine beraber devam edeceklerini kaydetti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntalyaİstanbulİzmirKaşNişantaşı
Görüş Bildir