Erdoğan'dan AGİT'e Yanıt: 'Artık Sür Eşeği Niğde'ye'

 > GündemDış Politika-

AGİT gözlemcileri, Ankara'da basın toplantısı düzenleyerek referandum raporlarını kamuoyu ile paylaştı. Referandumun eşit olmayan şartlarda gerçekleştiğini belirten gözlemciler, seçmenlere değişiklik paketinin içeriğine dair tarafsız bilgi sunulmadığını vurguladı. Gözlemci heyeti ayrıca YSK'nın, 'Dışarıdan getirildiği kanıtlanmadıkça mühürsüz oylarında geçerli sayılacağı' açıklamasının kanunla çeliştiğini söyledi. AGİT raporuna Dışişleri Bakanlığı'ndan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tepki geldi. Erdoğan "Bu ülke tarihinde görülmemiş en demokratik seçimlerini gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin bakanlarını Avrupa'ya sokmazken, oralarda toplantı yaptırmazken utanmadan sıkılmadan bu seçimler hakkında gölge düşürme yarışına boşuna girmeyin. Netice alamazsınız. Artık sür eşeği Niğde'ye" açıklamasında bulundu. 

Neler oldu?

Rapor, AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (DKİHB) ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyeleri, referandum ile ilgili olarak hazırladıkları ön raporu bugün Ankara'da kamuoyuna açıkladı.

AGİT heyetinin "İlk bulgular ve sonuçlar" başlıklı raporunda dile getirilen başlıca eleştiriler şöyle:

'Açılış merasimi adı altında kamuya ait araçlar ücretsiz kullanıldı'

  • 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu eşit şartlara sahip olmayan bir ortamda gerçekleşmiş ve kampanyanın iki tarafı eşit olanaklara sahip olmamıştır.

  • Altyapı projelerinin açılış merasimleri gibi devlet törenleri kampanya amacıyla kullanılmış, ilgili şehirlerde etkinlik günleri için kamuya ait toplu taşıma araçları sürekli olarak ücretsiz kullanıma sunulmuştur.

'Tarafsız bilgi verilmedi'

  • Medyada tek bir tarafın baskın şekilde yer alması ve medyaya yönelik kısıtlamalar seçmenlerin çoğulcu fikirlere erişimini azaltmıştır.

  • Seçmenlere tarafsız bilgi sağlanmamıştır.

  • Medyada tek bir tarafın baskın şekilde yer alması ve medyaya yönelik kısıtlamalar seçmenlerin çoğulcu fikirlere erişimini azaltmıştır.

OHAL eleştirisi

  • Referandum, başarısız darbe girişimi sonrasında ilan edilen vazgeçilmez olan temel özgürlüklerin kısıtlandığı bir olağanüstü hal altında gerçekleşmiştir.

  • 'Hayır' destekçileri kampanya faaliyetleri sırasında çok sayıda durumda polis müdahaleleri ve şiddet içeren saldırılar ile karşı karşıya kalmışlardır.

  • Cumhurbaşkanı ve birtakım ileri gelen devlet yetkililerinin "Evet" kampanyasına etkin katılımı nedeniyle kampanya dengesiz olmuştur.

  • Kampanya dili birtakım üst düzey yetkililerin "Hayır" destekçilerini terörist destekçileri ile bir tutması ile lekelenmiştir.

YSK'ya eleştiri: 'Demokratik bir referandum için yetersiz kaldı'

  • YSK sürecin bazı yönlerine yönelik düzenlemeler yapmış ve talimatlar vermiş olsa da yasal çerçeve "gerçekten demokratik bir referandum gerçekleştirmek için" yetersiz kalmıştır.

  • Anayasanın 72 maddesini etkileyen 18 maddelik anayasa değişikliği teklifi, tek bir paket halinde oylanmıştır. Bu durum seçmenlere değişikliklerle ortaya konan farklı konuların her biri için ayrı ayrı tercih yapma şansını sağlamamıştır.

  • Önerilen değişikliklerin hiçbiri oy pusulalarında yer almamış; seçmenlerden basitçe "Evet" veya "Hayır" seçeneklerinden birini seçmeleri istenilmiştir.

  • Genel olarak referandum Avrupa Konseyi standartlarını karşılamadı ve yasal çerçeve gerçek bir demokratik süreci sağlamada yetersiz kaldı

Dışişleri'nden tepki: 'Rapor taraflı ve ön yargılı'

AGİT'ten gelen bu eleştirilere tepki gösteren Dışişleri Bakanlığı ise şu açıklamayı yaptı:

"AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’yle (ODIHR) ülkemizdeki seçim  gözlemcilik faaliyetlerine yönelik uzun yıllardır işbirliğimiz sürmektedir. Bu kapsamda Türkiye’de 16 Nisan günü gerçekleştirilen halk oylaması için de davette bulunulmuş olup, Gözlem Misyonu’nun faaliyetleri için makamlarımız ülke genelinde her türlü işbirliğini göstermiştir. Türkiye’deki anayasa değişikliğine yönelik halk oylaması, AGİT içinde örnek gösterilecek düzeyde; yüzde 85'in üzerinde bir demokratik katılımla gerçekleşmiştir. Gözlem Misyonu’na, raporlarında maddi hatalardan ve  yanlış yönlendirmeye yol açabilecek eksik bilgilere dayalı yorumlardan kaçınmaları yönünde daha önce de  telkin ve tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu bağlamda, 16 Nisan halk oylaması sonrası ODIHR heyetinin AKPM Gözlem Heyeti ile birlikte yayımladığı 'İlk Bulgu ve Sonuçlar Raporu’nda ve basın toplantısında dile getirilen siyasi içerikli ve itham edici ifadeler üzüntüyle karşılanmıştır. Heyetin, Yüksek Seçim Kurulu’nun halihazırda TBMM’deki tüm partilerin temsilcilerini de içerdiğini gözardı ettiği görülmektedir. Halk oylamasının uluslararası standartların gerisinde kaldığı gibi bir yorum kabul edilemez. Esasen halk oylamasının gerçekleştirilmesinden kısa süre önce AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi Direktörü tarafından halk oylamasıyla ilgili siyasi içerikli beyanlarda bulunulması, bu heyetin Türkiye’ye ön yargılarla geldiğini, nesnellik ve tarafsızlık ilkelerini dikkate almadığını göstermiştir. Söz konusu ilk bulgular raporu da bu taraflı ve ön yargılı yaklaşımın bir yansımasıdır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AGİT'e uyarı: "Önce haddinizi bilin"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, Beştepe'de toplanan kalabalığa hitap ederken bu konuya değinerek AGİT'e sert sözlerle karşılık verdi: 

"İşte AGİT diye bir örgüt var Avrupa'da. Şimdi bunlar kendilerine göre bir rapor hazırlıyorlar, 'Türkiye'deki seçimler şöyle olmuş böyle olmuş.' Önce haddinizi bilin haddinizi. Sizin hazırlayacağınız o siyasi içerikli raporları, biz ne görürüz ne duyarız ne biliriz. Biz yolumuza devam ederiz. Onu siz külahımıza anlatın. Bu ülke tarihinde görülmemiş en demokratik seçimlerini gerçekleştirmiştir. Türkiye'nin bakanlarını Avrupa'ya sokmazken, oralarda toplantı yaptırmazken utanmadan sıkılmadan bu seçimler hakkında gölge düşürme yarışına boşuna girmeyin. Netice alamazsınız. Artık sür eşeği Niğde'ye."

BBC Türkçe, Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraDarbeOlağanüstü HalPolisRecep Tayyip ErdoğanTercihTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir