4.5 Yaşındaki Kızına 1.5 Yıl Tecavüz Etmiş! Peki 'Nasıl Olur da Bu Aşağılık Yaratık Tutuklu Değil?'

 > -

Bugün basına insanlıktan utandıran korkunç bir haber yansıdı. Antalya'da bir babanın 4.5 yaşındaki kızına 1.5 yıl boyunca tecavüz ettiği aktarılıyor. Güvenlik güçlerinin ise anneye "kocana iftira atma" dediği öne sürülüyor. İddialar kan dondurucu. Görünen o ki kadına, çocuğa yönelik cinsel istismar ve saldırı olaylarında kamuoyu vicdanını sızlatan bir yargı kararı ile daha karşı karşıyayız... 

Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman, Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurumu Başkanı Umut Çiftçi ile konuştu. 

Umut Çiftçi, Antalya'da eşi kanser hastası olan adamın, küçük kızına 1.5 yıl boyunca tecavüz ettiğini anlattı.

Annenin çocuğundaki ruhsal değişiklikleri fark etmesiyle ortaya çıkan olayda güvenlik güçlerinin de, anneye “İftira atma! İftira atmak suçtur! Barışın kocanla. Çocuğu o, sevmiştir onu, senin düşündüğün gibi bir şey yoktur...” dediği iddia edildi.

Çiftiçi'nin aktardığı bilgiye göre iki rapor var. Birinde “Kuyruksokumunda basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek bir ekimoz tespit edilmiştir" denildi. Çocuk psikiyatri uzmanı ise raporunda çocuğun annesi etkisinde kaldığını belirtti. Raporlarda netlik olmaması babanın lehine yorumlandı ve önceden tutuklandığı halde salıverildi. 

Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurumu Başkanı Umut Çiftçi "Ortada 6 yaşında bir çocuk var, asla bilmemesi gereken ayrıntıları anlatabilen bir çocuk" diyor ve soruyor: "Bütün bunları nasıl uydursun?"

"Anne, 4. evre kolon kanseri. O, kemoterapideyken ya da kemoterapinin etkisiyle evde baygın yatarken, baba, öz kızına cinsel istismarda bulunuyor"

Röportajın bir kısmını aynen aktarıyoruz:

  • Duyduğum en iğrenç cinsel suçlardan biri! Resmen sapıklık! Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurumu Başkanı olarak nasıl bir insanlık dışı olay bu yaşanan, anlatır mısınız?

Anne, 4. evre kolon kanseri. O, kemoterapideyken ya da kemoterapinin etkisiyle evde baygın yatarken, baba, öz kızına cinsel istismarda bulunuyor. 1.5 yıl boyunca devam ediyor. Çocuğun, arka kuyruk sokumunda basit tıbbi müdahaleyle giderilmeyecek derecede bir ekimoz olduğu tespit edilmiş durumda.

  • Sizin nasıl haberiniz oldu? 

Anne, adliyede bize ulaştı. Biz de gönüllü kadın avukatlar olarak ona her şekilde yardım edeceğimizi söyledik. Perişan hâldelerdi anne-kız. Ev tutuldu, baştan aşağı döşedik. Çocuğu rehabilite etmek için psikologlarla görüştük. Ama ne yapsak yaşadıkları travmayı aşmaları zor. Sürekli koruma kararları alıyoruz adam yaklaşamasın diye....

  • Bu nasıl bir sapıklıktır?

Adamın zaten uç boyutta cinsel istekleri varmış. Kadının çekmediği kalmamış. Dayak, şiddet, bir çok defa koruma kanununa göre tedbire başvurulmuş. Sonunda kadın kanser oluyor. Kemoterapi aldığı zaman, ya hastanede yatması gerekiyor ya da ilaçların etkisiyle bir hafta filan kendine gelemiyor. Bu sıralarda adam, çocuğu, gezdirme, lunaparka götürme bahanesiyle bulduğu her yerde çok kötü bir şekilde cinsel istismarda bulunuyor. Bazen, kadın baygın halde yatarken, gece evde de istismar ediyormuş...

'Kadına baskı yapılıyor, ciddi bir suçu örtbas etme yoluna gitmişler'

  • Anne nasıl anlıyor?

Çocuk, çoğunlukla üstü başı dağınık halde geliyormuş. "Sen bu çocuğa bir şey mi yapıyorsun?" demiş. Adam inkar etmiş tabii. Ama sonra çocuk, yemeden içmeden kesiliyor. Sonra tuvaletini tutamamaya başlıyor. O zaman anne şüpheleniyor. Bir de yaraları görünce iyice emin oluyor...

  • Sonra ne oluyor?

Geçtiğimiz eylül ayında, Serik'te, karakola şikâyetçi oluyor. O dönem Manavgat'a yarım saat uzaklıkta Serik'te yaşıyorlar. Sonra Manavagat'a taşındılar. Serik'te çocuğun ifadesi de alınıyor. Ama oradaki kolluk kuvvetleri herhalde adamı tanıyorlar ki sürekli kadına baskı yapıyorlar. "İftira atma! İftira atmak suçtur! Barışın kocanla. Çocuğu o, sevmiştir onu, senin düşündüğün gibi bir şey yoktur..." diye diye ciddi bir suçu örtbas etme yoluna gitmişler. Hatta kadın şikâyetçi olduğu halde, "Şikâyetçi değil!" gibi yazmışlar, sonradan şikâyetçidir demişler. Çocuk korkunç şeyler anlatıyor. Gerçekten insanın kanı donar.

Arman hepimizin aklındaki o soruyu sordu: 'Peki nasıl olur da bu adam, bu aşağılık yaratık tutuklu değil?'

Çiftçi'nin Ayşe Arman'ın yönelttiği bu soruya verdiği yanıt ise şöyle:

"Serik’te Çocuk İzleme Merkezi yok, pedagog yok, bir şey yok. Antalya’ya yollanmış. Orada da devlet hastanesinde üstünkörü bir rapor vermişler. Anneyi dinlememişler, hatta hiç dinlemek istememişler. İki rapor var. Birinde “Kuyruksokumunda basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek bir ekimoz tespit edilmiştir" deniyor. Ama çocuk psikiyatri uzmanı, çocuğun annesi etkisinde kaldığını belirtmiş. O kadar manasız ve tuhaf bir rapor ki, o rapora binaen de itiraz edilmiş. Adam, tutuklandığı halde salıverilmiş. Oysa çocuğun detaylı ifadeleri var, “Babam şöyle yaptı, böyle yaptı” diye anlatıyor. Buna rağmen salıveriliyor."

 Umut Çiftçi, savcıya Manavgat Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurumu olarak dosyaya dâhil olduklarını, ancak savcının “Tamam açacağım dava ama çok da delil yok ortada” dediğini aktardı ve çağrıda bulundu:

"Moralimizi bozmadan, hep birlikte bu anne-kıza destek olacağız. Siz de lütfen desteklerinizi esirgemeyin..."

İnsanlıktan utandıran haber sabahtan bu yana sosyal medyanın gündeminde...

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntalyaAyşe ArmanKanserTecavüzanneolay
Görüş Bildir