35 Yaşında Hayata Veda Eden Oyuncu Ece İrtem'in Yürek Burkan Hayat Hikayesi
Ece İrtem'in vefatının ardından pek çok kişi onun ekranlardaki başarılı kariyerini konuşurken, hayat hikAyesinin perde arkasında oldukça etkileyici ve mücadele dolu bir yolculuk olduğu da yeniden gündeme geldi. İşte 35 yaşında hayata veda eden oyuncunun az bilinen yaşam öyküsü...
1991 yılında Sivas'ta dünyaya gelen Ece İrtem'in doğumu bile başlı başına bir mücadele hikayesiydi.
Annesi hamilelik sürecinde ölümden dönerken, Ece İrtem de oldukça geç bir doğumla dünyaya geldi. Tam 10 aylık olarak doğan oyuncu, 5,5 kiloluk ağırlığıyla ailesinin hafızasında unutulmaz bir yer edindi.
Babası cumhuriyet savcısı, annesi ise yazı işleri müdürüydü. Ailesinin mesleği nedeniyle çocukluğu ve gençliği Türkiye'nin farklı şehirlerinde geçti. Bu yüzden kendisine sık sık yöneltilen 'Nerelisin?' sorusuna yıllarca net bir cevap veremediğini anlatmıştı.
Bir röportajında bu konuyla ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:
'Birçok ilde yaşadım. Nerelisin diye sorulduğunda bir Nusaybin diyordum, bir Sivas diyordum. Babam da 'Aydın' diye uyarıyordu. Ben Türk'üm, Türkiyeliyim. Bunu iliklerime kadar hissediyorum. Her yeri benimsedim.'
Belki de bu yüzden hayatı boyunca tek bir şehre değil, Türkiye'nin dört bir yanına ait hissetti.
Ece İrtem'in çocukluk yıllarındaki en büyük tutkusu aslında oyunculuk değil spordu.
İlkokul yıllarından itibaren lisanslı atlet olarak yarışlara katıldı ve dikkat çeken dereceler elde etti. Henüz 13 yaşındayken 1200 metreyi 3 dakika 46 saniyede koşarak önemli bir başarıya imza attı.
Ailesi onun hukuk fakültesine gitmesini istiyordu. Düzenli ve güvenli bir meslek sahibi olmasını arzuluyorlardı. Ancak Ece İrtem'in kalbi bambaşka bir yerdeydi. Küçük yaşlardan itibaren müzik ve oyunculuk hayalleri kuruyordu.
Bu hayalin peşinden gitmek için birçok zorluğu göze aldı. Hatta 2016 yılında 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasına katılarak da izleyici karşısına çıktı. Ancak onun asıl hedefi ekranlarda yarışmacı olmak değil, oyuncu olarak yer almaktı.
Üniversitenin üçüncü sınıfında kısa metrajlı filmlerde rol alarak sektöre ilk adımını attı. Fakat sonrasında yaşadıkları, bugün birçok genç oyuncunun karşılaştığı zorlukların da adeta özeti gibiydi.
Ece İrtem'in oyunculuk yolculuğu sanıldığı kadar kolay başlamadı.
Defalarca seçmelere katıldı, onlarca görüşmeye gitti ancak uzun süre beklediği fırsatı yakalayamadı.
Bir röportajında ilk profesyonel işine nasıl ulaştığını anlatırken yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirmişti:
'En son bir görüşme için aradılar ama benim gücüm bitti, param bitti, umudum bitti. 'Gelemeyeceğim' dedim. Israr edip yol masraflarımı karşılayınca gittim. Ve sürpriz bir şekilde oldu.'
Fakat bu hikayenin mutlu sonu bile kolay gelmedi. Çünkü ilk rol aldığı dizide henüz bir repliği olmadan proje sona erdi.
Uzun süre iş bulamaması, seçmelere çağrılmaması ve hayallerinin sürekli ertelenmesi genç oyuncuyu ağır bir depresyona sürükledi. O dönemde İstanbul'da teyzesinin yanında kaldığını ve ciddi maddi sıkıntılar yaşadığını anlatmıştı.
Belki de kariyerinin en dokunaklı itiraflarından biri şu sözlerdi:
'Onların penceresinden çok gökyüzüne bakıp ağlamışlığım vardır. 'Allah'ım ne olur yardım et, çok istiyorum, ne olur bir fırsat ver bana' diye çok ağlamışlığım var.'
Yıllar sonra ekranların sevilen yüzlerinden biri haline gelen İrtem'in başarısının arkasında işte bu görünmeyen mücadele yatıyordu.
Ece İrtem, kariyerindeki zorlukları aşmayı başarmış olsa da özel hayatında yaşadığı kayıpların izlerini uzun yıllar taşıdı.
Geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda kendisine yöneltilen 'En fazla kaç gün depresyona girersin?' sorusuna verdiği yanıt, sevenlerini derinden etkilemişti:
'Çok uzun girerim. Evlat acısı yaşadım, onu atlatmaya çalışıyorum.'
Burada sözünü ettiği kayıp, çok sevdiği köpeğinin başka bir köpeğin saldırısı sonucu hayatını kaybetmesiydi. Oyuncu, bu acının kendisinde derin yaralar açtığını anlatmıştı.
Üstelik bu kayıptan kısa süre önce anneannesini de kaybetmişti. Anneannesiyle yaşadığı bir küslüğün ardından duyduğu pişmanlığı ve bunun onu yıllarca etkilediğini de samimi bir şekilde paylaşmıştı.
Hayatının en zor dönemlerinden geçerken bile duygularını içine atmayı tercih ettiğini söyleyen Ece İrtem, bir röportajında şu ifadeleri kullanmıştı:
'Kendimden çıkartırım üzüntüyü, acıyı, kederi, her şeyi. Kapatırım kendimi.'
35 yaşında hayatını kaybeden Ece İrtem, geride yalnızca rol aldığı projeleri değil; hayallerinin peşinden gitmek için verdiği mücadeleyi, yokluk içinde vazgeçmeyişini ve yaşadığı tüm acılara rağmen ayakta kalma çabasını da bıraktı.
Çocuk yaşta pistlerde başarı kazanan küçük bir sporcu olarak başlayan hikayesi, yıllarca seçmelerin kapısında bekleyen genç bir oyuncuya, oradan da milyonların tanıdığı bir ekran yüzüne dönüştü.
Bugün sevenlerinin hafızasında yalnızca başarılı bir oyuncu olarak değil; vazgeçmemeyi, yeniden ayağa kalkmayı ve umut etmeyi bilen güçlü bir kadın olarak yaşamaya devam edecek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın