3000 Çocuğu Kölelikten Kurtaran Kahraman Çocuk: İkbal Masih

394PAYLAŞIM

Küçücük bir çocuğun çocuk işçiliğine karşı verdiği özgürlük mücadelesi...

Kaynak: https://historyofyesterday.com/the-boy-w...

Birçok kişinin ismini bile duymadığı bu 12 yaşındaki küçücük ama başarılı ve fedakar çocuk bugün insan hakları ile mücadelenin bir sembolü...

İkbal, 1983 yılında hayat şartlarının oldukça zor olduğu Pakistan'ın Lahor kentinde fakir bir ailede doğdu. Ülkede çoğu insan yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Aileler o kadar fakir ve çaresizdi ki kendi çocuklarını fabrikalarda çalışmaları için veriyorlardı. Ebeveynler kendilerine verilen parayı, çocuklarının kazanıp öyle gelmelerini bekliyorlardı.

Dört yaşından beri çalışmaya zorlanıyordu.

Dört yaşındayken ailesi onu, 600 rupi (12 $) (Pakistan'da kullanılan para birimi) kazanması için bir halı fabrikasının sahibine verdi. Böyle bir durumda, ailesi onu geri alacak parayla dönene kadar çalışmak zorundaydı. Bu şekilde çocukları vermek, üçüncü dünya ülkelerinde hala devam eden modern bir kölelik türüdür aslında. Sadece İkbal değil, masum ve çaresiz binlerce çocuk hala bu durumla karşı karşıya kalıyor maalesef.

Çocukları kaçmamaları için zincirlerle bağlayıp ve haftanın yedi günü günde 12 saatten fazla çalışmaya zorluyorlardı.

Bir de maalesef şöyle bir durum da var, ailelere verilen parayı ödemek için çalışan çocuklar ne kadar uzun süre çalışırsa o paraya bir de faiz biniyor! İkbal, ailesinin fabrika sahibine borcu olan 12 $ 'ı bir araya getirene kadar tam tamına beş yıl çalıştı, ama bu esnada faizle 200 $' a yükseldi ki bu da 1980'li yıllarda servet değerindeydi. İkbal de böyle bir hayata mahkum edilmiş bir çok çocuk gibi 5 yılını fabrikada çalışarak geçirdi.

Bu fabrikalardaki yaşam ve çalışma koşulları oldukça kötüydü.

Köleleştirilmiş çocuklar, azıcık yemek yiyip kısıtlı miktarda su içiyorlardı. Eğer hasta olurlarsa ya da bir şekilde çalışamayacak bir durumda olurlarsa da acımasızca dövülüyorlardı. İkbal, eğer  çalışmak istemezlerse bütün gün küçük bir dolaba kitlendiklerini de söylemiş. Pakistan Hükümeti 1986'da çocuk işçiliğinin yasadışı bir durum olduğu ilan etti ama İkbal ve diğer çocuklar yine de çalışmaya devam etti. Pakistan'daki yolsuzluk olabileceği en yüksek seviyedeydi ve hiç kimsenin gücü bu çocukları kurtarmaya yetmiyordu.

Ve sonunda kaçmayı başardı.

İkbal, 10 yaşında içinde bulunduğu durumdan ve hayatından bıkmıştı. Zavallı çocuk her gün dayak yiyordu. Düşündü taşındı ve son sonunda kaçmaya karar verdi. Sadece kendisi için değil, fabrikadaki tüm çocuklar için bir kaçış planladı ama her ne olursa olsun en ufak bir açığında hayatı tehlikeye gireceğinin farkındaydı. Uzun süredir kaçmayı planlayan İkbal ve birkaç arkadaşı sonunda en yakın polis karakoluna kaçmayı başardılar. Ama ne yazık ki polisler çocuklara yardım etmek yerine, onları fabrikaya geri götürdüler ve karşılığında bir para ödülü aldılar.

Kaçtıkları için dövülen ve aç bırakılan İkbal ve arkadaşları ağır bir şekilde cezalandırıldı.

Bu çocuklar için hayat tıpkı bir cehennem gibiydi ve bu cehennemden kurtulmayı denemiş ama kurtulamamışlardı. Ama İkbal ümidini yitimedi. 12 yaşına geldiğinde kaçmanın başka bir yolunu düşünmeye başladı. Bu kez biraz araştırma yapmıştı ve karakola gitmek yerine Bonded Labour Liberation Front (BLLF) adlı çocukların köleleştirilmesine ve çocuk işçiliğine karşı savaşan yerel bir Sivil Toplum Örgütü'ne gitti. Bu Sivil Toplum Örgütü, fabrikada çalışan tüm çocukları kurtarmak için gerekli tüm evrakları aldı ve İkbal’in çabası ve fedakarlığı ile o fabrikadaki tüm çocuklar kurtarıldı.

Tek bir amacı vardı...

Kurtuluşundan bu yana tek bir dileği vardı o da Pakistan'da çalışmaya zorlanan diğer tüm çocukları kurtarmaktı. BLLF'nin de yardımıyla, çocuk hikayesini dünyaya duyurmayı başardı, hatta Birleşmiş Milletler'in bile desteğini aldı. İkbal, dünyanın dört bir yanındaki çeşitli Sivil Toplum Örgütleri’yle çalışmaya ve hatta Pakistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde çocuk köleliği konusunda kendisinden büyük çocukları eğitmeye başladı. İkbal’in tanınırlığı öyle arttı ki, 1994'te Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Avrupa ülkelerinde görüşmeler yapılması için davet edildi. Hikayesi ve başarıları, aynı yıl Reebok insan hakları ödülünü (50.000 $) kazanmasını sağladı. İkbal, başka hiçbir çocuğun kendi yaşadıklarını yaşamaması için hayat hikayesini tüm dünyaya anlatmak istedi.

Ne yazık ki 12 yaşında öldürüldü...

İkbal günden güne daha fazla ilgi odağı haline gelmişti. Çocuk işçiliğine ve köleleştirmeye son verilmesi için her geçen gün Pakistan'da fabrikalar kapatılıyordu. Bu durumda maalesef İkbal, çocuk işçilerin çalıştırıldığı fabrika sahipleri için bir hedef haline geldi. 16 Nisan 1995'te İkbal ailesini görmek için Pakistan'a döndüğünde aynı gün Pakistan'ın Muridke kentinde başından vurularak öldürüldü. İkbal’in katili, çocuk işçiliğin sona erdirilmesi sebebiyle yüklü paralar kaybeden bir fabrikanın sahibi Muhammed Eşref'ti. Kısacık ömrünü kendisi gibi olan çocukları kurtarmaya adayan İkbal neredeyse 3.000'den fazla çocuğu kurtarmayı başardı.

İkbal, 21. yüzyılın başlarında üçüncü dünya ülkelerinde köleliğe karşı mücadelenin ve insan hakları için mücadelenin sembolü haline geldi.

Ünlü yazar Andrew Crofts 2006 yılında, The Little Hero: One Boy’s Fight for Freedom adlı bir kitap yayınladı ve kitabında İkbal’in hayatını ayrıntılı bir şekilde okurlarına sundu. Çocukluğu ve yaşamı boyunca gösterdiği cesaret, dünyanın her yerindeki insanlara hala ilham veriyor. Yaşadıkları, insanların başkalarının özgürlüğü için olduğu kadar doğru olan için de savaşmaktan korkmaması gerektiğini gösteren bir ders niteliğinde. Ölümünden bu yana çocuk işçiliğine karşı mücadele sadece Pakistan'da değil tüm dünyada devam ediyor. 2014 yılında Nobel Ödülü sahibi Kailash Satyarth, ödülünü İkbal'e ithaf etti. Birleşmiş Milletler'in yaptığı bir araştırmaya göre de 2020'de hala 152 milyon çocuk ağır şartlarda fabrikalarda çalışmaya zorlanıyor...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deen-tharkuho

Keşke o gün ülkesine geri dönmeseydi belki şimdi yaşıyor olurdu. ne yazı ki bir şerefsizin elinden öldü

fleabag

çok kötü oldum ya

s.-ugur-semiz

98 yilida cekilen bir filmi de mevcuttur. Iqbal (1998)

ayla-eflatun

hınt filmiydi dımı

so_far_so_good

2015te de aynı içerik yayınlandı.

Görüş Bildir