1970’li Yıllarda Çıkan ve Çocuklara Cinselliği Tüm ‘Çıplaklığıyla’ Anlatan Aşırı Gerçekçi Kitap: Bebek Nasıl Yapılır?

-

Yazar Per Holm Knudsen'in 1970'li yıllarda çıkardığı ve çocuklara cinselliği gerçekçi bir şekilde anlattığı kitabı Bebek Nasıl Yapılır? (How A Baby Is Made?) "Seni leylekler getirdi" hikâyesini realizmle harmanlayarak yalanlıyor.

İçerik kaynağından izin alınarak hazırlanmıştır. Bazı görseller rahatsız edici olabilir.

Danimarkalı yazar ve psikoterapist Per Holm Knudsen, 1970'li yıllarda çocuklara cinsel eğitimin bir parçası olarak "Bebek Nasıl Yapılır?" kitabını yazdı.

Açık ve net, leylek yalanına sığınmadan, olanı anlatan bu kitap özellikle ileri yaşlarda travma geçirmemeleri için çocuklara yönelik olarak hazırlandı. Bazıları bunu sapkınlık olarak nitelese de çocukların cinselliği doğru öğrenmeleri adına önemli bir kitap olduğunu söyleyebiliriz. 

İşte o kitabın çizimleri ve anlatımları...

1. "İşte bebeğin annesi ve babası. Birbirlerini çok seviyorlar. Bebek sahibi olmak için birbirlerine yardım ettiler."

2. "Ebeveynler hiçbir kıyafetini giymediğinde, annenin bacakları arasında bir açıklık olduğunu görürsünüz. Bunun adı vajinadır. Babanınsa penisi ve testisleri vardır."

3. "Baba ve anne birbirlerini çok severler ve birbirlerine çok çok yakın olmak isterler."

"Bazen babanın, özellikle aşk dolu hissettiği zamanlarda, penisi büyür. Babanın testisleri sperm hücreleriyle doludur. Seviştiğinde, bu hücreler penisinden dışarı çıkar. Annenin vajinasından geçerek karnında bulunan, uterus veya rahim adı verilmiş boşluğa gider. Bazen annenin içinde küçücük bir yumurta olur ve sperm hücresi o yumurtayla birleşir."

4. "Bir sperm hücresi bir yumurtayla birleşirse, bunlar beraberce annenin rahminde bir bebek büyütebilir."

5. "Başlangıçta, bu minicik yumurta bebekten çok bir kurbağa yavrusuna benzer. Göbek bağıyla annenin rahmine sıkı sıkı bağlıdır. Bu kordon sayesinde bebek, büyüyüp de doğacak güce gelene kadar anneden besin alır."

6. "Bebek büyüdükçe, annenin karnı da büyür. Tüm bu aylar süresince baba, anneyle gurur duyar."

"Bebeğin ilk hareketlerini hissetmekten duydukları heyecanı paylaşırlar ve bebeğin doğumuna gün sayarlar. Günler, günler geçer. Babanın sperm hücresiyle annenin yumurtası bir bebek yaratmak için bir araya geleli neredeyse 9 ay olmuştur."

7. "Bir gün anne, babaya bebeğin doğmak için hazır olduğundan emin olduğunu söyler."

8. "Bazı bebekler evde doğar ama çoğu hastanede doğar."

"Hastanede doktor, bebeğin anne rahmini terk etmesi için daha kolay yardımcı olabilir. Burada anne ve baba hastanenin doğum servisine doğru gidiyorlar."

9. "Anne bir yatağa uzanır. Doktor onun bebeğini doğurmasına yardım edecektir. Bazen baba da bebeğinin ilk anlarını görebilmek için anneyle durmayı tercih edebilir."

10. "Önce bebeğin kafası dışarı çıkar. Annenin vücudu bebeğin dışarı çıkmasına izin vermek için esner."

11. "Sonra kollar gelir. Bebek tamamen dışarı çıktığında doktor bebeği anne karnındayken besleyen göbek kordonunu keser çünkü artık buna ihtiyaç yoktur."

12. "Anne, bebeği kollarına aldığında yatağının yanında bekleyen baba ve kendisi oldukça gururlu ve mutludur."

13. "Anne ve bebek hastanede kalır ve birbirlerini tanımaya başlar. Sonra mutlu baba onları eve götürmek için gelir. Yeni doğmuş aç bebek annesinin memelerinden süt emer."

14. "Baba ve anne çok mutlu, çünkü artık onlar bir aile. Arkadaşları ve akrabaları da çok mutlu. Bu yepyeni insanı görmek için ziyarete geliyorlar."

Bu içerik de ilginizi çekebilir!

Evcilik Değil, Gerçek Eğitim: Tabuları Yıkarak Cinsel Eğitimin Önünü Açan Ülkeler ve Türkiye'deki Son Durum - onedio.com
Evcilik Değil, Gerçek Eğitim: Tabuları Yıkarak Cinsel Eğitimin Önünü Açan Ülkeler ve Türkiye'deki Son Durum - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
meloskoss

Resmen kazıklandık küçükken

unique_r

Sapık mallar ı bunlar

selen-ergunalp

cocukları bılmıyorum ama #11 deki gorutuntu bende travma yaratmış olabilir suan :)) ben bu kitabı bilemedim açıkçası.. bencede cocuklarla ilgili en zor konulardan biri henüz 7 yaslarında fin olan bırıne cınsellıgı anlatmak. hele türkiyede bu konu asırı tabuyken. ardaslarımızla bile bu konuları çekine çekine konuşurken çocuğa anlatmak baya kasar. çocuğum yok konuya hakım değilim ama ben bu kıtaplada anlatmazdım. belki bı hayvan belgeseli izletip konuya ordan baslamak cocuk acısından daha yumuşak bı gecıs olabilir. hanı kaplanlar fln boyle doğuyordan konuya başlasam devamı gelir diye dusundum.

asli.unsal2

Korkunç

yagiz-utku

10'a kadar iyiydi aslında da 10da korktum lan birden 😀

Görüş Bildir