15 Yıllık İş Hayatının Ardından Köyüne Döndü: 'Keçilerimle Dağa Çıkar, Meşe Ağacının Gölgesinde Kitabımı Okurum'

 > -

Bartın'un Ulus ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki Tunç Demirkaya, çeşitli şirketlerde yöneticilik ve danışmanlıkla geçen 15 yıllık iş hayatının ardından her şeyi bırakıp köyüne döndü.

Hayalindeki yaşamı köyünde bulduğunu söyleyen Demirkaya, burada dedelerinden kalan bağ ve bahçelerde tavuk, kaz, keçi gibi hayvanları besliyor. 

İş hayatında içine sinmeyen bir şeyler olduğunu hissetti, köye döndü

AA'nın aktardığı bilgiye göre Bartın'ın Ulus ilçesinde yaşayan iki üniversite mezunu Tunç Demirkaya, İstanbul ve Almanya'da 15 yıla yakın iş hayatı tecrübesinin ardından köyüne döndü.

İstanbul'da 5 yıl boyunca çeşitli şirketlerde yöneticilik ve danışmanlık yapan Demirkaya, 10 yıl kaldığı Almanya'da da bir e-ticaret şirketi kurdu.

İş hayatında, yaşamında içine sinmeyen bir şeylerin olduğunu hisseden ve büyük şehrin gürültüsünden, insanların birbirine karşı duyduğu yabancılıktan hoşnut kalmayan Demirkaya, radikal bir kararla köy yaşamına, doğduğu topraklara döndü.

'Köydeki yaşamıma 4 tavuk besleyerek başladım'

Jules Verne'nin kitaplarındaki fantastik dünyanın hayalini hep kurduğunu söyleyen Demirkaya, muhabire şunları söyledi:

''Hayalimdeki fantastik hayata ulaşma arzusuyla köyümdeki yaşamıma 4 tavuk besleyerek başladım. Şu anda 44 keçi, yüzlerce tavuk, kaz ve bıldırcın besliyorum. Benim buradaki asıl amacım insanlarda bir farkındalık oluşturabilmek. Bugün hangi köye giderseniz gidin insanların evlerini tahta kapaklarla kapatıp, kapıları kilitleyerek büyük şehirlere çalışmaya gittiklerini görüyoruz. Bu insanlar da cenazeden cenazeye, bayramdan bayrama buralara gelirler. Onlar artık burada yoklar. Ben de buralarda bir şeylerin yapılabileceğini göstermek istiyorum. İnsanlar inandıktan sonra 3 tavuk, 5 keçiyle başlayarak istediklerini elde edebilirler. Ben insanlara bunun olabileceğini göstermeye çalışıyorum ve bir kişiyi dahi etkileyebilirsem mutlu olacağım. Bunun peşindeyim.''

'Şehirde sabahın erken saatlerinde kalkarak bir yarış, rekabet ve hep risk içinde yaşıyordum'

İnsanların kredi çekerek 'teneke kutu' olarak adlandırılan arabalara, betondan ibaret olan evlere yatırım yapmalarını anlayamadığını söyleyen Demirkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Büyük şehirlerde sabahın erken saatlerinde kalkarak bir yarış, rekabet ve hep risk içinde yaşıyordum ve bunlar da hayatımda bir baskı unsuruydu. Şimdi köyümde kuş sesleri arasında uyanıyor, kuyu suyuyla yüzümü yıkayıp doğanın içinde kahvaltımı yaparak güne başlıyorum.'

Keçilerimle dağa çıktığımda dahi kitabımı yanıma alırım bir meşe ağacının gölgesinde keçilerimin arasında okurum. Okumanın da en güzel hali bu.''

'Karadeniz'in mandıra filozofu'

Kendisine 'Karadeniz'in mandıra filozofu' dendiğini söyleyen Demirkaya, "Bu da hoşuma gidiyor. Ben insanları böyle bir yaşama davet ediyorum. Hiç korkmasınlar, endişe etmesinler, kararlarını verip adımlarını atsınlar. Ben çok mutluyum, bundan daha fazlası var mıdır, vardır ve ben oraya doğru gidiyorum." dedi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir