Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Göklerin Kızı' Sabiha Gökçen 105 Yaşında!

-
7 dakikada okuyabilirsiniz

Öyle bir kadın düşünün ki kendi şansını kendi yaratan, çocuk yaşında Atatürk'ün karşısına geçip hayallerinden bahseden, cesareti ve azmi ile tüm dünya kadınlarına örnek olan, yaşamı boyunca sayısız ödül alan Türkiye Cumhuriyeti'nin gururu bir efsane. Tüm dünyada 'Göklerin Kızı' olarak anılan bu muhteşem kadının zafer dolu yaşamına gelin hep birlikte bakalım...

Atatürk'ün manevi kızı, Türkiye'nin ilk kadın pilotu, Dünya'nın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen bugün 105 yaşında.

Sabiha, 22 Mart 1913’te Bursa’da dünyaya geldi. Babası Bursa Vilayet Başkatibi Hafız Mustafa İzzet Bey, “Jön Türk” olduğu gerekçesiyle Bursa’ya sürülmüştü. Bu hadise Sabiha'nın hayatını tamamen değiştirecekti.

Sabiha, Hayriye Hanım ve Bursa Vilayet Başkatibi Hafız Mustafa İzzet Bey’in kızı olarak dünyaya geldi.  Öncesinde Edirne Defterdarı olan Hafız Mustafa İzzet Bey, “Jön Türk” olduğu gerekçesiyle Bursa’ya sürülmüştü.

Aslında Sabiha'nın hayatı anne ve babasını kaybettiği zaman başladı. Onlar Sabiha daha çok küçükken ölmüştü. Sabiha’nın bakımını da abisi Neşet üstlendi.

Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Sabiha ise kendi şansını cesareti ile yarattı. Henüz 12 yaşındayken Atatürk'ün Bursa'yı ziyareti esnasında ne yapıp edip karşısına çıktı ve ona okumayı çok istediğini söyledi.

Mustafa Kemal Atatürk, 1925’te Bursa ziyareti sırasında Hünkar Köşkü’nde kalıyordu ve bu köşk Sabiha’nın yaşadığı eve çok yakındı. Ne yaptı etti, sonunda Atatürk’e ulaştı ve okumayı ne kadar çok istediğini söyledi. Hayat hikayesini öğrenen ve içinde bulunduğu maddi koşulların okuması için yeterli olmayacağını düşünen Atatürk, abisinden izin aldı ve Sabiha’yı evlat edinerek Ankara’ya götürdü. Hayat şimdi yeniden başlıyordu.

Bu hadisenin üstüne Atatürk Sabiha'yı evlat edinerek Ankara'ya getirdi. Burada eğitim hayatına başlayan Sabiha için artık tüm hayallerini gerçekleştirmenin vakti gelmişti.

Önce Çankaya İlkokulu’yla gerçekleşti okuma hayali. Ardından Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve Üsküdar Amerikan Lisesi’nde eğitimine devam etti.

Son derece başarılı bir öğrencilik sürdürürken rahatsızlandı ve öğrenimini yarıda bıraktı. Heybeliada ve Viyana’da tedavi gördü. Bir yandan da yeni bir dil öğrenmek istedi ve Fransızcasını geliştirmek için bir süre Paris’te yaşadı.

Atatürk, 1934’te kabul edilen Soyadı Kanunu üzerine, Sabiha’ya 'göklere bağlı' anlamına gelen Gökçen soyadını verdi. İlginç olan şudur ki Sabiha Gökçen, bu olaydan bir yıl sonra havalarda süzülmeye merak salacaktı…

1935 yılı Türkkuşu’nun açılış töreninde planör gösterilerini izlerken Sabiha o anda havacılığın tutkusuna kapıldı. Atatürk'ün desteğiyle Türk Hava Kurumu’nun Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu’na kaydoldu.

1935 yılıydı. Türkkuşu’nun açılış töreninde planör gösterileri düzenlenmişti. Sabiha, işte o anda pilot olmaya karar verdi. Heyecanı Mustafa Kemal’i de etkilemiş olacak ki, kızına destek verdi. Sabiha, 1935’te Türk Hava Kurumu’nun Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu’na başlayarak Ankara’da yüksek planörcülük brövelerini aldı. Daha sonra 7 erkek öğrenciyle birlikte altı aylık yüksek planörcülük eğitimi için Kırım’a gönderildi. Eğitimini burada, “Koktebel Yüksek Planör Okulu"nda tamamladı.

Şimdi hedefinde Moskova’da motorlu uçak okuluna gitmek vardı. Ancak bu sırada manevi kız kardeşi Zehra’nın ölümü ile sarsıldı. Planını bozdu ve ülkesine döndü.

Kardeşinin ölümü ile hayata küsen Sabiha bir süre dünya ile bağını kopardı. Onu içine düştüğü girdaptan çıkaran isim yine Mustafa Kemal oldu. Manevi babasının ısrarları ile kendini toparladı ve yeniden çalışmaya başladı. Eskişehir Havacılık Okulu’nda Savmi Uçan ve Muhittin Bey’den özel uçuş eğitimi aldı.

Atatürk'ün ısrarları üzerine eğitimine devam etti ve 25 Şubat 1936’da ilk defa motorlu uçak ile uçmaya başladı. Atatürk, kızı üzerinde kararını vermişti. "Belki de dünyada ilk askerî kadın pilot olacaksın." dedi.

Kızı ile gurur duyan Atatürk, eğitimi boyunca gösterdiği gayret ve edindiği başarılardan dolayı hissettiği mutluluğu Sabiha’ya şöyle aktarmıştı: “Beni çok mutlu ettin… Şimdi artık senin için planladığım şeyi açıklayabilirim… Belki de dünyada ilk askerî kadın pilot olacaksın… Bir Türk kızının dünyadaki ilk askerî kadın pilot olması ne iftihar edici bir olaydır, tahmin edersin değil mi? Şimdi derhal harekete geçerek seni Eskişehir’deki Tayyare Mektebi’ne göndereceğim. Orada özel bir eğitim göreceksin”.

O yıllarda kızlar askerî okullara alınmıyordu. Bu sebepten ona özel bir üniforma hazırlandı ve Eskişehir Uçuş Okulu’nda 1936 – 1937 döneminde 11 aylık özel bir eğitim aldı.

Bu eğitim sırasında ilkokul öğretmeni Nüveyre Uyguç da yanındaydı. Brövesini aldıktan sonra Eskişehir’deki 1. Hava Alayı’nda altı ay görev aldı. Bu sırada Trakya ve Ege manevralarına da katıldı.

Bu esnada 1937’de Tunceli’de bir ayaklanma çıktı ve Dersim Harekatı başlatıldı. İşte bu harekatın hava saldırısı safhasında yer alan Sabiha, 'Dünyanın ilk kadın savaş pilotu' olmuştu. Kendisine “Türk Hava Kurumu Murassa Madalyası” verildi.

Bu harekatta kadının şans verildiğinde neler yapabileceğini önce kendine, sonra babasına ve sonra da tüm dünyaya kanıtlamıştı. Harekatta göstermiş olduğu üstün başarı sebebiyle, kendisine, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nın da katılımıyla Türk Hava Kurumu Murassa Madalyası” (iftihar) takdim edildi. 30 Ağustos 1937’de askerî uçuş brövesi aldı.

Harekatın sonucunda çok insan öldürülmüştü. Bu da acı bir gerçekti. Sabiha Gökçen, yıllar sonra 1956’da Halit Kıvanç’a verdiği röportajda savaşın ortasında yaptıklarını şöyle açıklayacaktı: "Canlı ne görürseniz ateş edin! emirini almıştık. Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk".

Sabiha Gökçen, artık bir savaş pilotuydu ve şimdi de Atatürk'ün emri ile Hatay sınırında bir kez daha üniformasını giydi.

1937’de, Fransa’nın Hatay’ı Suriye’ye devretmeye hazırlandığı yönündeki haberler Ankara’ya kadar ulaşmıştı. Bu haber karşısında Atatürk’ün emriyle Sabiha Gökçen bir kez daha üniformasını giydi.

Sabiha, Fransız elçisinin önünde havaya üç el ateş etti ve kararlı bir şekilde “Hatay’ın vatana katılması için gerekirse silahlanırız” dedi. Yaşanan bu olayın ardından yine Atatürk’ün emriyle Sabiha tutuklandı ve mahkemeye çıkarıldı. Yasa gereği bir gün hapis dahi yattı.

Atatürk’ün planı tutmuştu. Sabiha Gökçen’in kararlı duruşu ile Fransızlara gözdağı verilmişti…

1938 yılında, beş gün süren Balkan turuna tek başına çıkan Gökçen, artık tüm dünyada 'Göklerin Kızı' olarak ün salmıştı.

Ankara’da bulunan Balkan Paktı heyeti üyeleri, Sabiha Gökçen ile tanıştıktan sonra, kendisini uçakla başkentlerine davet etti. Bu davet üzerine Sabiha Gökçen, 1938’de uçağıyla beş günlük bir Balkan Turu’na çıktı. Atatürk’ün özel arzusu üzerine bu turu yanına bir makinist dahi almadan, tek başına gerçekleştirdi.

Vultee tipi bir uçakla İstanbul’dan Atina’ya, ardından Sofya ve Belgrad’a ulaştı. Bu tur sırasında Sabiha Gökçen’e Yugoslav Genelkurmay Başkanı “Beyaz Kartal” nişanı verdi.

Özel istek üzerine Bükreş’te bir de gösteri uçuşu yaptı ve 22 Haziran’da turunun 6. Gününde İstanbul’a indi. Bu tur, basında büyük yer edindi. Her yerde Sabiha Gökçen’den “Göklerin Kızı” diye bahsediliyordu. Bu kez ünü tamamen dünyaya ulaşmıştı işte.

Aynı yıl Atatürk'ün ölümünden sonra Türkkuşu Uçuş Okulu’nda 'başöğretmen' olarak görev almaya başladı. Amacı ise kendi gibi cesur pilotlar yetiştirmekti.

10 Kasım 1938’de, tüm Türkiye’yi yasa boğan o haber alındı; Atatürk ölmüştü. Dünyada dahi yas oluşturacak bu haber Sabiha'yı derinden etkiledi.

Manevi babasının ölümünün ardından hayatını yeniden düzenlemeye karar verdi ve ilk iş kadınların orduda görev yapmasına ilişkin bir yasa çıkmadığından ordudan ayrıldı. Türkkuşu Uçuş Okulu’na 'başöğretmen' tayin edildi. Kendisi gibi pilotlar yetiştirmenin gayretine düştü. Bu görevi 1955’e kadar sürdürdü. Bu süreçte Türk Hava Kurumu Yönetim Kurulu’nun da üyesiydi. Tüm hayatı boyunca 22 değişik hafif bombardıman ve akrobatik uçakla uçtu.

Sabiha Gökçen 1940 yılında Üsteğmen Kemal Esiner ile evlendi ve kocasına kendi soyadını verdi.

Sabiha, Hava Okulu’nda Askerî Coğrafya ve Topoğrafya Öğretmeni Üsteğmen Kemal Esiner ile 1940’ta evlendi. Ancak evlilikleri sadece 3 yıl sürecekti. Sabiha, kocasını 12 Ocak 1943’te kaybetti.

Kariyeri boyunca pek çok ödül alan Sabiha Gökçen, 1996’da Amerikan Hava Kurmay Koleji “Kartallar Toplantısı”na onur konuğu olarak katıldı ve “Dünya tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri” seçildi. Üstelik bu ödüle layık görülen ilk ve tek kadın havacıydı.

Ödülleri:

- Türk Hava Kurumu'nun bir numaralı Övünç Madalyası ve beratı

- Yugoslav Ordusunun en büyük nişanı olan Beyaz Kartal Nişanı ve ordu brövesi

- Romanya Ordusu Havacılık Brövesi

Trakya ve Ege Manevraları'ndan dolayı verilen hatıra madalyalar,

- Türkkadınının seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 50. yılında TBMM'deki törende verilen mesleklerinde öncü kadınlar plaketi,

- Selçuk Üniversitesi'nin fahri doktorluk payesi,

- Türk Hava Kurumu tarafından 1989 yılında verilen altın madalya,

1991'de Uluslararası Havacılık Federasyonu'nun havacılığın bütün dallarında üstün başarı gösteren havacılara verdiği FAI altın madalyası

1996'da ABD'nin Maxwell Hava Üssü'ndeki törende "dünya tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri" ünvanı

- Ordu, çeşitli dernek ve kuruluşların verdiği 28 adet plaket.

Son uçuşunu 83 yaşındayken Fransız Pilot Daniel Acton eşliğinde Falcon 2000 uçağı ile yaptı.

Bu uçuş, 1996 yılında onuruna verilen Amerika gezisinde gerçekleşti.

Sabiha Gökçen 3 Mart 2001’de, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu. Geriye başarı ve zaferle dolu, tüm dünyaya özellikle de kadınlara ilham olan bir yaşam bıraktı.

Gökyüzünde ruhunun kanatları ile uçan, manevi babasını da kalbini de gururlandıran muhteşem bir insan geçti bu dünyadan. İyi ki doğdun Sabiha Gökçen...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gizemyeniklerr

❤️❤️❤️❤️

gokcen-sena-acar

Ne büyük onur.

jason-voorhees

nedense gözlerim doldu

Gizli Kullanıcı

idolümdür tanışmayı çok isterdim. aynı gün doğmuşuz. iyi ki doğdun sabiha gökçen❤️❤️

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriAnkaraBaşbakanBursaEdirneEskişehirFransaGenelkurmay BaşkanıHadiseHatayİstanbulOrduRomanyaSavaşSuriyeTHKTunceliTürkiye Büyük Millet MeclisiÜsküdarannekadınlar
Görüş Bildir