“Devlet Fabrika Kurmalı mı?” Sorusunun Yanıtı Burada: Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün Kurduğu Fabrikalar

-

“Dışarıdan aldıklarımızı şimdi kendimiz yapıyoruz” sloganıyla yola çıkılan ve 386 sanayi kuruluşunu 10 yılda 1087’ye çıkaran bir dönem; cumhuriyetin ilk yılları… 

1924 yılında fişek fabrikasının kurulmasıyla başlayan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığı boyunca temelleri atılan sanayi hamlesiyle birlikte toplam üretim yüzde 80 arttı. Kömürde yüzde 100, kromda yüzde 600, diğer madenlerde yüzde 200 artış yaşandı. Demir üretimi 0’dan, evet sıfırdan 180 bin tona çıktı ve şeker üretimi 200 kat arttı. Atatürk’ün dehası ve ileri görüşlülüğüyle kurulan kömür, çimento, şeker, uçak, ipek ve deri fabrikaları sayesinde Kurtuluş Savaşı’ndan henüz çıkmış Türkiye kalkındı. 

Sonra ne mi oldu? Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan bu fabrikaların çoğu ya kapatıldı, ya özelleştirildi ya da satıldı. Çok uzağa gitmeye gerek yok, geçtiğimiz aylarda 14 şeker fabrikasının satışa çıkarılması çok tartışıldı; yine geçtiğimiz yıllarda havagazı fabrikasının yıkımı sonrası yaşananları da hatırlarsınız. Cumhuriyetin ilk yıllarında ağır sanayi üretimini yüzde 152 artıran ve kalkınmamızın anahtarı olan bu fabrikaların bir kısmının yerinde artık yeller esiyor.

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, dün gece 24 Haziran 2018 günü gerçekleştirilecek seçimlere yönelik olarak HaberTürk’te yayınlanan Türkiye’nin Nabzı programına konuk oldu ve gazeteci Nagehan Alçı’nın bir sorusuyla karşı karşıya kaldı: “Devlet fabrika kurmalı mı?” 

Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz…

1. Ankara Fişek Fabrikası (1924)

2. Gölcük Tersanesi (1924)

3. Şakir Zümre Fabrikası (1925)

4. Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

5. Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

6. Uşak Şeker Fabrikası (1926)

7. Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

8. Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)

9. Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)

10. Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (1928)

11. Ankara Çimento Fabrikası (1928)

12. Ankara Havagazı Fabrikası (1929)

13. İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)

14. Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)

15. Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Fabrikası (1930)

16. Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

17. Turhal Şeker Fabrikaları (1934)

18. Konya Ereğli Bez Fabrikası (1934)

19. Bakırköy Bez Fabrikası (1934)

20. İzmit Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1934)

21. Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)

22. Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)

23. Isparta Gül Yağı Fabrikası (1934)

24. Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1935)

25. Kayseri Bez Fabrikası (1934)

26. İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1934)

27. Nazilli Basma Fabrikası (1935)

28. Bursa Merinos Fabrikası (1935)

29. Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935)

30. Ankara Çubuk Barajı (1936)

31. Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936)

32. Malatya Sigara Fabrikası (1936)

33. Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937)

34. Divriği Demir Ocakları (1938)

35. Sivas Çimento Fabrikası (1938)

Bunların yanı sıra fotoğraflarına ulaşılamayan Bursa Süt Fabrikası, Zonguldak Taş Kömür Fabrikası, Barut, Tüfek ve Top Fabrikası, Bitlis Sigara Fabrikası, Malatya Bez Fabrikası ve İzmir Klor Fabrikası da Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ileri görüşlülüğü ve dehasıyla kurulmuştur.

🙏

Not: Fotoğrafların bir kısmı temsilidir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gulcin-akhan

En güzel Mustafa Kemal Atatürk sözleri

corpse-bride

derste anlatıyorum bu ulke endemık bıtkı turunde cografyasının en zengını dıye ama utanıyorum .bır tane dunyaya mal olmus kozmetık markamız yok, bır tane dunyaca tanınmıs parfumumuz yok uzakdogu ulkelerıyle bıle yarısamıyoruz avrupayı gectım bu konularda . keza tekstıl ulkesıyız dıye övündük yıllarca ama moda devlerının arasına gıremıyoruz bı ara ayyıldız zorluyordu ama son yıllarda onlardanda bısey duymaz olduk bız ımkanları hıc degerlendırememısız

oguz-han13

Savaştan yeni çıkmış, yeni kurulan bir devlet için büyük işler bunlar. Devlet o yıllarda itici rolünü yerine getirmeliydi ve Mustafa Kemal önderliğinde bunu yerine getirdi. Devletçilik ilkesi de bunu gerektirir. Devlet teşvik eden, öncü olan olmalıdır. Yoksa şimdi kumaş, kremit, şarap, mobilya, cam fabrikası kuracak değil. Cumhuriyetin ilk yılları bunları kurmak için elzem günlerdi. Devlet yeni teknolojileri, yeni fikirleri, enerji yatırımlarını teşvik eden, durumunda olmalı. Bireysel be şirketsel düzeyde ki büyük yatırımlara güç yetmedi takdirde devlet bunu teşvik etmeli.

alperen-a.kaya

hey gidi küheylan koşmana bak sen senin kurduğun fabrikaları satan şerefsizler utansın. elbet bir gün devran değişecek.

ahbap

Az çok ekonomi mezunu olup az çok anlayan biriyim. Devletin ya da özel sektörün tekel olmasının getirdiği sosyal sıkıntıların farkını anlamak gerekir. Devlet bazen itici olmak durumundadır yani denetleyici, düzenleyicidir. Tam liberal bir ekonomi modelindense kamu payının olduğu karma model anlayışı günümüzün uyguladığı bir modeldir. Amerika'da hala Monetaristler, Keynesçiler bunu tartışır (bkz. Stiglitz, Friedman, Krugman) ve birbirlerine bazen hakaret ederler ama bir bakarsın ki TESLAYA, NASA çalışmalarına devlet ciddi bir gideri yüklenir ;). Herhangi bir "BABAYİĞİT" bu ülkede motor, araba, uçak, ağır savunma sanayi ürünleri üretmeye durduk yere soyunmaz. Sabit sermaye yatırımları büyüktür ve başabaşa ulaşma vadeleri uzundur. Üstelik bu ürünlerin çok ciddi pazar sorunları vardır (dünyada rekabet etmek gibi). Perakende, inşaat, toptancılık, giyim sektörü dururken diğerlerini devlet eliyle yönlendirmek bir zorunluluk halini alır, markalaşana kadar devlet sübvanse eder.

Görüş Bildir