ABD: 'Ürdün Uçağını IŞİD Düşürmedi'
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, Suriye'de düşürülen Ürdün uçağına ilişkin, delillerin, IŞİD tarafından düşürülmediğini açık bir biçimde gösterdiğini bildirdi.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'de düşürülen Ürdün Hava Kuvvetleri'ne ait uçağa ilişkin, delillerin, uçağın IŞİD tarafından düşürülmediğini açık bir biçimde gösterdiğini bildirdi.CENTCOM’dan yapılan açıklamada; Suriye’nin kuzeyindeki Rakka şehri yakınlarında Ürdün Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 uçağının düştüğü ve pilotun IŞİD güçlerinde esir alındığı belirtildi. Açıklamada, 'Deliller, terör örgütünün iddia ettiği gibi, uçağın IŞİD tarafından düşürülmediğini açık bir şekilde ortaya koyuyor' denildi.Koalisyon güçlerinin Suriye ve Irak’taki tüm askeri operasyonlarını yöneten CENTCOM Komutanı Lloyd Austin, 'Ürdünlüler, saygı duyulan ve değerli bir partnerdir. Onların pilotları ve mürettebatı, bu kampanya boyunca, görevlerini son derece iyi bir şekilde yerine getirdi. Pilotu esir alan IŞİD’in eylemlerini güçlü şekilde kınıyoruz' ifadesini kullandı.Pilotun güvenli bir şekilde kurtulmasını sağlamaya dönük çabaları destekleyeceklerini belirten Austin, IŞİD’in 'talihsiz uçak kazasını' kendi amaçları doğrultusunda kullanmalarına veya saptırmalarına müsamaha göstermeyeceklerini kaydetti.ABD Dışişleri, Ürdün hükümetiyle temas halindeÖte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki de yazılı açıklamasında, ABD’nin Ürdün hükümetiyle esir düşen pilota ilişkin yakın çalışma içerisinde olduğunu vurgulayarak, 'Dualarımız pilotla, onun ailesiyle ve Ürdün Silahlı Kuvvetleri’ndeki partnerlerimizle' ifadesine yer verdi.Suriye'nin Rakka kentinde, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait bir uçağın düşürüldüğü belirtilmiş, Ürdün ordusu da uçağın kendilerine ait olduğunu, pilotunun da rehin alındığını doğrulamıştı.Ürdün, koalisyon güçlerinin yaklaşık 3 aydır IŞİD'in Irak ve Suriye'deki karargahlarına yönelik hava saldırılarına katılıyor.AA
Akıllı Telefonlar Beynimizi Değiştiriyor
İsviçre'de yapılan bir araştırmada, insan beyninin dokunmatik akıllı telefon teknolojisine adapte olduğu sonucuna varıldı.Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada, beyin faaliyetlerini gözlemlemek için EEG (elektro-ensefalografi) yöntemi kullanıldı.Araştırma sonucu, eski moda telefon kullanıcıları ile akıllı telefon kullanıcılarının beyinlerinde belirgin farklar gözlemlendi.EEG incelemelerine göre, akıllı telefon kullananların parmakları daha uyumlu çalışıyor.Araştırmaya katılan 37 gönüllüden 26'sı dokunmatik ekranlı akıllı telefon, 11 kişi de eski moda telefon kullanıcısıydı.Beyin mesajları incelendiEEG yöntemiyle ellerden sinirler yoluyla beyine gönderilen ve beyinden gelen elektronik mesajlar inceleniyor.Gönüllülerin kafalarına yerleştirilen elektrotlarla duyulardaki değişimler kaydedildi.Araştırmacılar böylelikle, vücudun belirli bölgeleri için ne ölçüde beyin dokusu kullanıldığına dair bir resim çıkartabildiler.Çalışma sonuçlarına göre, akıllı telefon kullanan denekler baş, orta ve işaret parmaklarını ekrana dokundurduklarında daha yüksek EEG beyin ölçümlerine sahip oluyor.Sonuçlar dokunmatik ekranların ne sıklıkla kullanıldığına bağlı olarak değişiyor, daha sık kullananların EEG sonuçları daha yüksek çıkıyor.
Daha Az Uykuyla İdare Edebilir Miyiz?
Bazıları, uyuyarak geçirdiğimiz günün üçte birlik dilimini boşa geçen zaman olarak görür. Yapmayı planladığımız işlerimiz için gün kısa geldiğinde, neden daha az uykuyla yetinemediğimizi sorgularız. Örneğin İngiltere’nin eski başbakanı Margaret Thatcher’a günde dört saat uyumak yetiyormuş. Ressam Salvador Dali’ye de.Herkes için yeterli uyku süresi farklıdır. Uyku üzerine yazdığı kitabında Jim Horne, yüzde 80’imize 6-9 saatlik uykunun yettiğini, geri kalan yüzde 20’nin ise bundan daha az ya da çok uykuya ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.Peki alışılmış uyku düzeni kolaylıkla değiştirilebilir mi? Örneğin her sabah kendimizi normal saatimizden iki saat daha erken kalkmaya zorlasak vücudumuz sonunda bu duruma alışır mı? Malesef hayır.Uykusuzluğun etkileriYeterince uyumamanın vücudumuz üzerindeki ters etkilerine dair fazlasıyla veri var. Yani az uykuya alışılmıyor. Az uyumak kısa vadede konsantrasyonu azaltırken, aşırı durumlarda kafa karıştırıcı ve stres kaynağı olabilir; araç sürme bakımından sarhoşken araç kullanmaya eşdeğer etkileri olur.Uzun vadedeki etkileri ise çok daha ciddi boyuttadır. Yıllar boyunca ihtiyaç duyduğumuzdan daha az uyuma halinde obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp ve damar hastalıkları riski artar.Peki nasıl oluyor da bazıları diğerlerinden çok daha az uykuyla idare edebiliyor? Onlarda neden hastalık belirtileri görülmüyor?Her şeyden önce, bazı insanlar iddia ya da kabul ettiklerinden daha fazla uyuyor. Ama bazı nadir insanlar da herhangi bir ters etkisini görmeden günde beş saatlik uykuyla yetinebiliyor. Bu tür insanlara “uykusuz elitler” dendiği de oluyor.Genetik faktör2009’da California Üniversitesi’nden genetikçi Ying-Hui Fu, bir anne ile kızının az uyudukları halde her sabah dinlenmiş olarak kalktıklarını fark etti. Yapılan testlerde her ikisinde de hDEC2 adlı genin mutasyona uğramış olduğu görüldü. Fare ve sineklerde aynı genle oynandığında onlar da daha az uyumaya başlamıştı.Bu durum, uyku ihtiyacımızı belirlemede kısmen genetik faktörün de etkisi olduğunu gösteriyor. Yani bizdeki genler o “uykusuz elitler” gibi az uykuyla idare etmemize olanak tanımıyor (bu en azından bazılarımız için iyi bir bahane olabilir!).Ancak vücudumuzu az uyuma konusunda eğitmek mümkün olmasa da, askeri güçlerle çalışan araştırmacılar, önceden iyi planlandığı taktirde uyku stoku yapılabileceğini ortaya koydu. Denekler bir hafta boyunca her gece iki saat önce yatıp daha sonra uykudan mahrum bırakıldığında, uyku stoku yapmamış olanlara kıyasla uykusuzluktan çok fazla etkilenmedikleri görüldü.Kimi örnek almalı?Counting Sheep (Koyun Saymak) adlı kitabında Paul Martin vücudun doğal uyku ihtiyacını tespit etmek için şu yolu öneriyor: İki hafta boyunca her gece aynı saatte yatmaya gidip sabah kendiliğinden uyanana kadar uyumak. İlk bir-iki gece daha önceki uykusuzluk halini giderme ihtiyacı duyabileceğinizden onları hesaba katmamak gerekir. Diğer günlerdeki uyku sürenizden ise ideal uyku saati hesbını yapabilirsiniz.Vardığınız sonuç beklediğinizden fazla olabilir. Bunu boşa giden zaman olarak görmemek gerekir. Ömrümüzün üçte birini uykuya ayırmak zorunda olsak da diğer üçte ikilik zamanı en verimli şekilde kullanmak için gereklidir bu.Belki de uyku konusunda Margaret Thatcher’i değil de Winston Churchill’i örnek almalı. Churchill sabah kalkmaktan öylesine nefret edermiş ki, bazen yatağında çalışır, hatta bazı ziyaretçileri yatak odasında kabul edermiş.Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.BBC
G.Saray Mağlup Oldu, Ataman Çileden Çıktı
Türkiye Basketbol Ligi 'ndeki kritik karşılaşmada Galatasaray Liv Hospital, deplasmanda Pınar Karşıyaka ile kozlarını paylaştı.Sarı-Kırmızılı takım, kıran kırana bir mücadeleye sahne olan müsabakada Ege temsilcisine 84-77'lik skorla mağlup oldu.
İstanbul ve Ankara'da Polis Müdahalesi
Yargıtay’ın Devrimci Karargah davasında verdiği onama kararını protesto eden gruplar sokakları savaş alanına çevirdi.Yargıtay’ın Devrimci Karargah davasında verdiği onama kararını protesto eden grup havi fişekler atarak Kadıköy Meydanı’nı savaş alanına çevirdi. Polis gruba biber gazı ile müdahale etti.Devrimci Karargah davasında Yargıtay’ın verdiği onama kararını protesto eden bir grup akşam 19.00 sıralarında Kadıköy Boğa Meydanı’nda bir araya geldi. Bir süre sloganlar atarak karara tepki gösteren yaklaşık 60 kişilik grup daha sonra Bahariye Caddesi’ne yürüdü.Burada basın açıklaması yapan grup bir süre slogan atmaya devam etti. Bazı grup üyelerinin polislere havai fişek atması üzerine polis gruba biber gazı ile müdahale etti. Kadıköy adeta savaş alanına dönerken bazı göstericiler gözaltına alındı.Polisin sıktığı biber gazı ile çevreden geçen bazı vatandaşlar etkilenirken polis ile göstericiler arasında ara sokaklarda gerginlik devam ediyor.BAŞKENT’TE DE MÜDAHALEDevrimci Karargah davasında Yargıtay’ın aldığı kararları protesto etmek için toplanan ve trafiği kapatan gruba polis müdahale etti.Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Partizan ve Devrimci Liseliler (Dev-Lis) üyeleri Yüksel Caddesi’nde toplandı. Buradan yürüyüşe geçen grubun önü İnkılap Sokak’ta çevik kuvvet ekipleri tarafından kesildi. İnkılap Sokak’ta basın açıklamasını yapan grup tekrar Yüksel Caddesi’ne yürüdü. SDP ve Dev-Lis’li grup ellerinde taşıdıkları bayraklarla önce Ziya Gökalp, daha sonra da Mithatpaşa Caddesi’ni trafiğe kapattı.Mithatpaşa Caddesi’ni trafiğe kapattıkları sırada bir sürücü hastanede çocuğunun tedavi altında olduğunu söyleyince eylemciler sürücüye yol verdi. Trafiği kapatma eylemlerine devam eden gruba polis ekipleri gazlı müdahalede bulundu. Müdahale sonrası eylemcilerin bir kısmı çevredeki binalara sığınırken, bir kısmı da ara sokaklara kaçtı. Müdahale sırasında bir kadın eylemci gözaltına alınarak emniyete götürüldü.İHA
Su Altı Videoları Çekebilen Drone
Su altında video çekebilmesiyle dikkatleri üzerine çeken HexH2o , yenilikçi özellikleriyle de farkını ortaya koymayı başarıyor.Karbon fiber gövdeye sahip olan bu drone, su geçirmez yapısı sayesinde su üzerinde durabiliyor. Su üzerindeyken kamerasını suyun altına yönlendirerek istediği görüntüleri alabilen drone, daha sonra istediği zaman tekrardan havalanabiliyor.Farklı bir motor yapısıyla gelen HexH2o , motorlarından birinde arıza çıksa dahi uçuşuna devam edebiliyor. Kendi içerisinde bir fan bulunduran drone, parçalarının aşırı ısınmasını önleyebiliyor. İçerisinde DJI Zenmuse H3-3D kamera bulunduran drone’un kamerası istendiği takdirde değiştirilebiliyor. Zenmuse’un uzaktan kontrol edilebilen yapısı sayesinde su yüzeyindeyken su altını görüntüleyebilmek mümkün oluyor. Tamir edilmesi ve taşınması kolay olan cihazın tek şarjla 25 dakika boyunca uçabildiği dile getiriliyor.3.658 dolar fiyat etiketiyle satılan drone’un kontrol cihazı dahil olmak üzere birçok önemli parçası kutu içeriğinde bulunuyor. Ancak GoPro ve pilleri ayrı olarak satın almak gerekiyor. Eğer tüm drone’u kendiniz birleştirmeyi planlıyorsanız 895 dolara parçaları satın almak da mümkün.Ocak ayının ikinci haftasından itibaren ön siparişleri kabul etmeye başlayacağı söylenen drone’un bu tarihten sonra 3 ile 4 hafta arasında kullanıcılara ulaştırılacağı ifade ediliyor.LOG
Erdoğan'dan 2 Kanuna Onay
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu’nu onayladı.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanan söz konusu kanunlar, Anayasa'nın 89'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 104'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nda, 2015 bütçesinde 520,4 milyar lira gider, 499.5 milyar lira gelir öngörüldü. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 464 milyar 163 milyon 399 bin lira, özel bütçeli idarelere 53 milyar 69 milyon 588 bin lira, düzenleyici ve denetleyici kurumlara 3 milyar 212 milyon 692 bin lira olmak üzere 520 milyar 445 milyon lira ödenek verildi.Genel bütçenin gelirleri 442 milyar 586 milyon 345 bin lira, özel bütçeli idarelerin gelirleri 7 milyar 789 milyon 211 bin lirası öz gelir, 45 milyar 894 milyon 85 bin lirası Hazine yardımı olmak üzere 53 milyar 683 milyon 296 bin lira belirlendi. Düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleriyse 3 milyar 192 milyon 332 bin lira öz gelir, 20 milyon 260 bin lira Hazine yardımı olmak üzere 3 milyar 212 milyon 692 bin lira öngörüldü. Bütçede gelir toplamı 499 milyar 482 milyon lira hesaplandı. Özel bütçeli idarelerin net finansmanı ise 55 milyon 964 bin lira tahmin edildi.DHA
21 Nostaljik Fotoğrafla 1960'ların Suriyesi
Suriye, neredeyse dört yıldır bir savaşın içinde. Bugün Suriye denildiğinde akla sadece bombalanmış binalar, enkaz yığınları ve yerlerinden edilmiş çok sayıda vatandaş geliyor.Gezgin ve amatör fotoğrafçı Charles W. Cushman tarafından çekilen fotoğraflardan oluşan fotoğraf dizisi ise tam tersine işaret ediyor.Suriye, 1960'lar öncesinde ve sonrasında birçok hükümet darbesi görmesine karşın, Cushman'ın 1965'te Şam'ın ünlü çarşılarında çektiği fotoğraflarda gezinen aileler, eşekle taşımacılık yapan tüccarlar ve kalabalık pazarlarda satış yapan satıcılar gibi daha sıradan, daha olağan görüntüler mevcut.Fotoğraflar, Indiana Üniversitesi Arşivi izniyle paylaşılmaktadır.
Anadolu'nun En Eski El Aleti Bulundu
Uluslararası araştırma ekibi Gediz Nehri civarında insanlık tarihine ışık tutacak taş keski buldu. 1.2 milyon yıllık keski Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya göçün bilinenden eski başladığını ortaya koydu.TÜRK, İngiliz ve Hollandalı bilim adamları, Manisa'nın Kula ilçesi sınırlarındaki Gediz Nehri civarında Anadolu’nun en eski el yapımı aletini buldu. Kuvarsitten yapılan taş keskinin 1.2 milyon yaşında olduğu belirlendi. Harran Üniversitesi’nden Profesör Tuncer Demir, İngiliz Royal Holloway Üniversitesi’nden Profesör Danielle Schreve ile Hollandalı bilim adamlarının da katıldığı kazıda bulunan aletin yaşı yüksek duyarlılığa sahip radyometrik ve paleomagnetik ölçüm cihazlarıyla tespit edildi. İnsanlık tarihine ışık tutucak keşifle ilgili Science Daily adlı bilim dergisine açıklama yapan Danielle Schreve, 'Taşın yaşı bize Asya ve Afrika kıtalarından Avrupa'ya göçün tahmin edilen tarihlerden çok daha önce gerçekleştiğini gösteriyor. Taş keski, Anadolu'da yerleşik yaşamın 1.24 ila 1.17 milyon yıl önce başladığını kanıtladı' dedi. Bilim dünyası büyük göçün 350 bin ila 200 bin yıl önce olduğuna inanıyordu. Dünyanın en eski insan fosili de 2007'de Denizli'nin Kocabaş ilçesinde bulunmuştu. Bilim adamları batı Türkiye'nin insanlık tarihi için önemli bulgular barındırdığını açıkladı. Kaynak: Rusya'nın Sesi
'İnsan Beyninin Yerini Yapay Zeka Alacak'
Amerikalı önde gelen bazı biliminsanlarına göre süper akıllı robotlar tüm evrende biyolojik yaşam formlarına üstünlük sağlayacak.Gelişen teknolojiyle araştırmacılar her geçen gün yeni ve yaşanılır gezegenler bulmaya devam ediyorlar. Uzmanlar birgün buldukları yaşanabilir gezegenlerden birinde akıllı yaşam formlarıyla karşılaşabileceklerini de belirtiyorlar. Araştırmacılara göre, büyük bir ihtimalle de bu akıllı yaşam formaları yapay zekaya sahip olacak.Uzmanlar ayrıca çok da uzak olmayan bir gelecekte, biyolojik yaşamla yapay yaşamın bir noktada birbirlerine entegre olabileceğini düşünüyorlar. Bu yolla da yapay zekanın yeryüzünde de gelişeceğinin altını çiziyorlar.
TBL Maçları 3 Yıl Digitürk ve NTV Spor'da
Türkiye Basketbol Ligi'nde maçlar 2015-2016 sezonundan itibaren 3 yıl boyunca Digitürk ve NTV Spor'dan yayınlanacak.Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Turgay Demirel, Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem ve Doğuş Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erman Yerdelen, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen törenle, Türkiye Basketbol Ligi'nin (TBL) 2015-2016 sezonundan itibaren 3 yıllık yayın haklarıyla ilgili anlaşmayı imzaladı.TBF Başkanı Turgay Demirel, TBL'nin kalitesiyle ve geldiği noktayla çok büyük gurur duyduklarını belirterek, şöyle konuştu:'Bu sene başladığımız yeni iş beraberliğinde, özellikle pazarlama ve yayıncılık anlamında gelişmek için kendimize seçtiğimiz dünyanın en önde gelen spor pazarlama firmalarından bir tanesiyle basketbol ligimizi, kulüplerimizi ileri götürmek ve her bakımdan daha başarılı kılmak amacıyla birlikte çalışıyoruz. Bunun bir neticesi olarak bugün burada Doğuş Yayın Grubu ve Digitürk, bir araya gelerek TBL'nin önümüzdeki 3 yıllık yayın hakları anlamında işbirliği yaptı. Son 10-15 yıl içinde Türk basketboluna en büyük desteği vermiş bu iki yayın kuruluşu, güçlerini birleştirerek basketbolu daha yukarı taşıyacaklardır.'TBL'nin Avrupa'nın en önde gelen ligi konumuna geldiğini vurgulayan Demirel, 'İspanya Ligi'nde bile ligimizdeki kadar çekişme yok. Burada en önemli pay kulüplerimizin yöneticilerine, sponsorlarımıza ve basketbolumuza emek veren antrenör ile sporculara düşüyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Yayıncı kuruluşlara başarılar diliyorum. Maçlar hem açık kanaldan hem şifreli kanaldan yayınlanacak' diye konuştu.12 milyon avroluk anlaşmaDemirel, anlaşmanın bedeliyle ilgili bir soru üzerine, 'Önümüzdeki 3 yıl için 12 milyon avroluk toplam bir anlaşma yapıldı. Hem maç sayısı hem yayın ücreti olarak geçtiğimiz yıldan önemli oranda kulüplerimize artış sağlanmış oluyor' dedi.Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem ise 7 sezondur Türkiye Basketbol Ligi'ni yayınladıklarını, şimdi 3 yıl daha devam edeceklerini kaydederek, 'Basketbolda iyi yayıncılık yapmak için teknoloji ve ekibe yatırım yapmak lazım. THY Avrupa Ligi'nin de yayın haklarını 5 yıllığına aldık. Ekibe de yatırım yaptık. Yayıncılıkta ilklerin ve enlerin platformu olduk. Yeni ortağımız Doğuş Yayın Grubu ile TBL yayın haklarını paylaşmak bir onurdur. Birlikte bu hizmeti çok iyi sunacağımızı düşünüyorum' diye konuştu.Doğuş Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erman Yerdelen ise Digitürk'e teşekkür ederek, şunları söyledi:'Doğuş Yayın Grubu olarak bütün sporlara ağırlık veriyoruz. Basketbol bizim hayatımızda çok önemli. Türkiye'de de önem kazandı. Basketbol Birinci Ligi'ne yeni bir takım hediye ettik. Darüşşafaka Doğuş'u birinci lige çıkardık. Türk basketbolu hem dünyada hem Avrupa'da çok önemli yere geldi. Teknik olarak her şeyimiz hazırdır. Milletimize, basketbolseverlere, Türk spor camiasına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.'Konuşmaların ardından Demirel, Özerdem ve Yerdelen, TBL'nin 3 yıllık yayın hakları sözleşmesine imza attı. Anlaşmaya göre, 2015-2016 sezonundan itibaren haftada 2 maçın Digitürk'ten, 2 maçın da NTV Spor'dan yayınlanacağı bildirildi.AA - Muhabir: Alim Tunçay
3D Yazıcıyla Titanyum Malzemeden Protez Üretildi
3D yazıcıların en çok işe yaradığı alanlardan biri olan protezler, hastaların hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Geliştirilen yeni bir protez ise kolaylık sağlamasının yanı sıra estetik görüntüsüyle de dikkat çekiyor.Araştırmalara göre Amerika ‘da 2 milyonu aşkın sayıda herhangi bir uzvunu kaybetmiş insan bulunuyor. Bu sayıya maalesef her yıl 185 binden fazla kişi dahil oluyor. Bu kişilerin yüzde 90’ını ise bacaklarını kaybeden kimseler oluşturuyor. 3D yazıcıyla üretilen protezlerin ucuz olması, bu protezlerden edinmek isteyenlerin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Ayrıca birçok protezin aksine şık bir görüntü sunmasıyla da hastanın psikolojisine olumlu yönde katkı yapıyor.Endüstriyel tasarımcı William Root tarafından geliştirilen bu protez, hastanın ölçülerine uygun olarak geliştiriliyor ve özelleştirilebiliyor. Kişinin bedeni 3D olarak taranıyor ve böylece tam olarak ihtiyaca yönelik bir protez üretmek mümkün hale geliyor. Bilgisayar ortamında hazırlanan tasarım 3D yazıcıda titanyum malzeme ile üretiliyor. Üretim esnasında protezde kalan pürüzler ise lazer ile gideriliyor. Daha sonrasında, üretilen parçalar bir araya getirilerek doğal görünümlü bir protez elde edilmiş oluyor.Şu anda prototip aşamasında olan proteze ilgi oldukça büyük. Root’un bu aşamadaki hedefi, tam anlamıyla çalışabilen bir prototip hazırlamak. Geriye kalan tek şey ise büyük bir firmadan veya protez üretimi yapan dev bir şirketten destek gelmesini beklemek olacak.LOG
Dünya Bankası Raporu: Türkiye Ekonomisinin Performansı Kaygı Verici
Dünya Bankası’nın aralık ayı raporuna göre Türkiye’nin 2014 yılındaki performansı kaygı verici. Uzmanlar 2015 yılında da kaygı verici durumun devam edeceğini düşünürken, Dünya Bankası göreli düzelme bekliyor.Dünya Bankası'nın düzenli olarak yayınladığı “Ekonomi Notu” raporunun Aralık ayı notlarına göre 2014 yılında Türkiye’nin ekonomik performansı zayıf bir çizgi izledi. Uluslararası sermaye kurumlarının “düşük büyüme dönemine geçildi” tezine uyumlu bir rapor yazan Dünya Bankası, 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 3.5’ten 3.1’e çekti.“EKONOMİK BÜYÜME HAYAL KIRIKLIĞI”Ekonominin ayrıntılı durumunun incelendiği raporda stok birikiminden stokların eridiği bir döneme geçildiği belirtilirken, Türkiye’nin üçüncü çeyrekteki performansının zayıf olduğu ifade edildi. Büyüme oranlarının “hayal kırıklığı” yaratıldığı bildirilirken, buna karşın büyümenin “dengeli bir çizgide” olduğu ifade edildi. İşgücünün artmasıyla beraber işsizliğin arttığına işaret eden rapor, tarım dışı işsizlik oranının Eylül ayında yüzde 12.8’e yükseldiği belirtildi. Öte yandan bu durumun orta vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı ifade edildi.Dünya Bankası raporu petrol fiyatlarındaki düşüş ile birlikte enflasyon ve dış açığın azaldığına dikkat çekerken, döviz kurundaki yaşanan zayıflamanın ise para politikalarında Türkiye’nin sınırlı bir hareket alanına sahip olduğu belirtildi. Bununla birlikte Dünya Bankası AB’nin zayıf büyüme trendi ile jeopolitik risklerden ötürü Türkiye’nin ihracat performansının azalacağını belirtti. Bununla birlikte cari açığın yüzde 4.5 olacağı tahmin ediliyor.DÜŞÜK BÜYÜME BEKLENTİSİ SÜRÜYOR2015 yılında büyüme oranını yüzde 3.5 olacağını tahmin eden Dünya Bankası özel sektörün yatırımlarının büyümedeana belirleyen olacağını belirtti. Rapor 2012 yılından itibaren zayıflayan özel sektör yatırımlarının Türkiye’nin büyüme performansına olumsuz etkilediğini, açıklanan yapısal dönüşümlerin orta vadede olumlu etkide bulunabileceğine dikkat çekti.UZMANLAR KÖTÜMSERÖte yandan İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği’nin “Hocaların Gözüyle 2015 yılında Türkiye Ekonomisi” raporuna göre ekonomi uzmanları Türkiye’nin 2015 yılı performansının olumsuz olacağını belirtiyor. Raporda araştırmaya katılan uzmanların yüzde 56.5’i ekonomik performansın zayıf olacağını düşünüyor. Bununla birlikte araştırmaya katılanların önemli bir çoğunluğu yüzde 2 ile yüzde 4 arasında büyüme bekleniyor.Dünya Bankası 2015 yılında yapılacak seçimlerin olumlu etki yaratacağını düşünürken, ekonomi uzmanları ise bunun tersini düşünüyor. Her iki araştırmada işsizlik ve durgunluğun ekonominin zayıf karnı olacağı belirtilirken, özellikle uluslararası sermaye çevrelerinin “yatırımlarda bağımsızlık” istemi ile “istikrar” taleplerinde örtüştüğü, hükümetin de bu yönde adımlar atacağı bekleniyor. İleri haber
TFF'den Belgeli Yanıt
Almanya Futbol Federasyonu'nun, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan talebi tartışmalara ve farklı yorumlara yol açtı. TFF, konuyla ilgili olarak açıklama yaptı, belgeleri yayınladı.Almanya Futbol Federasyonu'nun (DFB), geçtiğimiz dönemlerde Türkiye'de oynanan hazırlık maçlarında hile yapıldığı gerekçesiyle Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) kendi takımlarının oynadığı maçlar için Alman hakem başvurusu yaptığı iddia edildi. Türk futbolunun gündemine bomba gibi düşen Alman Futbol Federasyonu'nun şok talebinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.Almanya Futbol Federasyonu'nun TFF'ye 'Sizin hakemlerinize güvenmiyoruz, onun için Alman kulüplerinin Türkiye'de oynayacağı maçları Türk hakemlerinin yönetmesini istemiyoruz' şeklindeki iddasının Bild gazetesi tarafından çarpıtılarak yayınlandığı belirlendi.Olayın aslının, Alman Futbol Federasyonu'nun bu yıl devre arasında eğitimleriniAntalya'da yapacak ve gelecek vaadeden genç hakemlerinin eğitimi içimi TFF'den hazırlık maçlarında bu isimleri görevlendirilmesi talebi olduğu ortaya çıktı.