onedio
AKP Manisa Milletvekilinden Yırca Açıklaması: 'Santral Aynı Yere Yapılacak'
Manisa’nın Soma ilçesi ve çevresinde 60.000 zeytin ağacı dikeceğini taahhüt eden Kolin şirketler grubu, 2.500 fidan dikti. 7 Kasım’da santral yapacağı alanda 6.666 zeytin ağacını kesen Kolin’e destek veren AKP Manisa Milletvekili Recai Berber, Danıştay iptal kararına rağmen, “Bu santral Soma’ya ve aynı yere yapılacak” dedi.Soma’nın Yırca köyünde, termik santral yapılması için Bakanlar Kurulu’nun aldığı acele kamulaştırma kararının yürütmesi geçen 7 Kasım’da Danıştay tarafından durduruldu. Ancak, Kolin Şirketler Grubu, yürütmeyi durdurma kararından saatler önce buradaki 6.666 zeytin ağacını kesti. Danıştay, son olarak acele kamulaştırma kararının esastan iptaline karar verdi. Bu karar çevreciler ile Yırca’daki köylüleri sevince boğdu. Tüm bu gelişmelerin ardından Kolin Şirketler Grubu, daha önce dikmeyi taahhüt ettiği 60.000 zeytin ağacı için çalışmalara bugün başladı.Aşağı Avdan Mahallesi, Kurtyeri Mevkisi’ndeki belediye ait 80 dönümlük alanda ilk etapta 150 fidan dikildi. İlk etap kapsamında toplam 2.500 fidanın daha dikileceği bildirildi.“SANTRAL VE ZEYTİN ARASINDA SEÇİM YAPMA NOKTASINDA OLMADIK”Kolin Şirketler Grubu Enerji Başkanı Murat Zekeriya Aydın, törendeki konuşmasında, hiçbir zaman maden, santral ve zeytin arasında herhangi birini seçme veya öteleme noktasında olmadıklarını savundu. ‘Termik santral ihalesini kazanınca, çevreye uyum bakımından dünyada emsal gösterilecek, Türkiye ‘de de ilk olacak yüksek teknoloji ürünlü santral yatırımını kazandırmayı Soma’ya ve ülkeye kazandırmayı hedeflediklerini’ söyleyen Aydın, 1 milyar dolarlık yatırımla projenin hayata geçirilmesiyle inşaat boyunca 2.000, santralin çalışacağı 30 yıl boyunca da 1.000 kişiye istihdam sağlayacaklarını ifade etti.“Hiçbir zaman, zeytincilik ve santral yatırımı arasında tercih yapma noktasında olmadık, eş zamanlı olarak ikisinin de geliştirilebileceği inancıyla projelerimizi geliştirdik” ifadesini kullanan Aydın, bu doğrultuda, santral sahasında bulunan zeytin ağaçlarının 10 katı anlamına gelen 60.000 fidanı, çok daha sağlıklı gelişim gösterecekleri uygun ortamlarda dikmeyi taahhüt ettiklerini kaydetti. Aydın, istihdamın, Soma’nın en büyük sorunu olduğunu öne sürerek, “İstihdam sıkıntısını aşabilmek için bu ve benzeri projeler, bir an önce hayata geçirilmeli. 1.500 kişinin işsiz kalması, binlerce kişinin bundan etkilenmesi, kişisel menfaatleri bakımından belli azınlığa fayda sağlıyor olabilir. Bu yatırımları durdurmak belli kişilerin menfaatine gelse de Soma ve ülkenin menfaatine değildir” diye konuştu.“NE ZEYTİN AĞACI NE DE BU YATIRIMDAN VAZGEÇECEĞİZ”AKP Manisa Milletvekili Recai Berber ise şunları söyledi:“Türkiye’nin ekonomisine büyük katkı sağlayacak olan ve Soma’ya yapılması kararlaştırılan termik santral alanındaki zeytin ağaçları kesildi. Muhalefet partisi ve nereden geldikleri belli olmayan güçler sanki burada çok önemli konular varmış gibi vatandaşları kışkırttılar. Bizi zeytin ağacı düşmanı olarak gösterdiler. Bizim dönemimizden önce Türkiye genelinde dikilen zeytin ağacı ile şu andaki zeytin sayısında çok büyük fark var. Ayrıca muhalefet partilerin yapmış olduğu kışkırtıcı olaylara vatandaşlarımız inanmıyorlar. Akhisar-Soma arası ve Gemlik-İstanbul arası yapılmakta olan yol esnasında yine binlerce zeytin ağacı sökülüp, başka yerlere dikildi. O zaman muhalefet partisi neredeydi? Biz artık muhalefet partisinin ve bu güçlerin bu tür tahriklerine kapılmıyoruz. Bu santral Soma’ya ve aynı yere yapılacak. Vatandaşlarımızı da şimdiye kadar mağdur etmedik, şimdiden sonra da mağdur etmeyeceğiz. Kolin büyük bir firma. Hepimizin de gördüğü gibi kesilen 6.666 ağacın yerine 60.000 zeytin fidanı dikiyorlar ve ihtiyaç duyulduğu takdirde bu sayının daha da artacağını belirtiyorlar.”Milletvekili Berber, “İnsanımıza, toplumumuza fayda sağlayacak, ülkemizi daha ileri noktalara taşıyacak her türlü yatırımın önündeki engeli kaldıracağız ama ne zeytin ağacından ne de bu yatırımlardan vazgeçmeyeceğiz. Manisa ve çevresindeki zeytinlerimizi Türkiye’de bir marka haline getireceğiz. Türkiye’yi zeytinde birinciliğe taşıyacağız” diye konuştu.Ak Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir de “AK Parti iktidarları olarak geldiğimiz günden itibaren 3 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Sadece Manisa’da 53 milyon fidan diktik. İktidara geldiğimiz günde 80-90 milyon olan zeytin ağacı şimdi 170 milyona taşındı. Manisa, zeytinde Türkiye’nin başkenti. Türkiye’nin zeytininin yüzde 70′ini Manisamızda üretiyoruz. Bu 60.000 zeytinle birlikte başkent olma yolunda kendimizi pekiştireceğiz” dedi.“60.000 FİDANIN DİKELECEK OLMASI GÜZEL”Soma’da yatırımı düşünülen termik santralin ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu belirten Soma Kaymakamı Bahattin Atçı da, “Ancak bu yatırımlar yapılırken mutlaka doğayı gözeten bir anlayışla yaklaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Mümkünse hiç ağaç kesmeden bunları yapmamız gerekiyor. Mutlaka ağaç kesilmesi gerekiyorsa da bu şekilde telafi edilecek projeler ile uygulamak lazım. 60.000 zeytin fidanının dikiliyor olması güzel bir gelişme” dedi.Soma Belediye Başkanı AKP’li Hasan Ergene de dikilecek 60.000 fidanla termik santralin olumsuz etkilerinden uzak noktalarda zeytinciliği başlatmış olduklarını söyledi.Konuşmaların ardından yağan yağmura rağmen temsili olarak protokol üyeleri tarafından ilk etapta dikilecek 2.500 zeytin fidanından 150′si toprakla buluşturuldu.DHA
Yeni Yılda Trafik Cezaları Zamlanıyor
Trafik cezaları 1 Ocak'tan itibaren yüzde 10,11 oranında zamlanıyor. Cezalar ihlale göre şekilleniyor. Emniyet kemeri takmamak 88 liraya, uyuşturucu madde alıp araç kullanmak bin 3 liraya mal oluyor.Maliye Bakanlığı, 2015 için yeniden değerleme oranını yüzde 10,11 olarak belirledi. Vergi ve para cezalarında karşılık bulan oran için Vergi Usul Kanunu gereği Ekim’de açıklanan 12 aylık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artışı esas alınıyor. Buna göre Ocak ayında emniyet kemeri takmamanın, trafik levhalarına uymamanın cezası 80 liradan 88 liraya çıkıyor. Kırmızı ışıkta geçmenin, ehliyet bulundurmamanın, hız sınırını 10 kilometreden 30 kilometreye kadar aşmanın cezası 172 liradan 189 liraya yükseliyor.Bundan böyle resmi plaka şeklinde plaka taktırmanın, diğer sürücüleri rahatsız edecek farlar taktırmanın bedeli de 88 lira. Hız sınırını 30 kilometreden fazla aşanları 392 lira, alkollü araç kullanıp ilk yakalananları 800 lira, ikinci defa yakalananları bin 3 lira, uyuşturucu madde alıp araç kullananları 4 bin 119 lira ceza bekliyor.Trafik kural ihlali ve 2014-2015 ceza miktarları şöyle:Kırmızı ışıkta geçme, tescilsiz trafiğe çıkma, ehliyet bulundurmama, resmi plaka şeklinde plaka taktırma, diğer sürücüleri rahatsız edecek şekilde far taktırma2014: 172 lira2015: 189 liraAlkollü araç kullanma (ilk yakalanma)2014: 727 lira2015: 800 liraAlkollü araç kullanma (ikinci yakalanma)2014: 911 lira2015: bin 3 liraUyuşturucu madde alarak araç kullanma2014: 3 bin 741 lira2015: 4 bin 119 liraHız sınırını yüzde 10’dan 30’a kadar aşma2014:172 lira2015: 189 liraHız sınırını yüzde 30’dan fazla aşma2014: 356 lira2015: 392 liraEmniyet kemeri takmama, trafik levhalarına uymama, takip mesafesine uymama2014: 80 lira2015: 88 liraEngelli yerine park yapma2014:160 lira2015: 176 liraEgzoz emisyon ölçümü yaptırmama2014: 875 lira2015: 963 liraBuğra Kardan, CİHAN
Ağca, İtalya'ya 'Kaçak' Girdi
Mehmet Ali Ağca, 13 Mayıs 1981'de Vatikan'daki San Pietro Meydanı'nında vurarak ağır yaraladığı eski Papa 2. Jean Paul'ün mezarını ziyaret etti.Ağca, 2005’te ölen 2. Jean Paul’ün San Pietro Bazilikası’nda bulunan mezarına iki demet beyaz gül bıraktı.Saldırının ardından Ağca, Roma’daki Rebibbia cezaevinde tutulurken 27 Aralık 1983’te Papa 2. Jean Paul tarafından ziyaret edilmişti. Ağca, bu görüşmenin 31. yıldönümü nedeniyle 2. Jean Paul’ün mezarını bugün ziyaret etmeye karar verdiğini söyledi.Mezar ziyareti sırasında Ağca’nın yanında bulunan Aki (Adnkronos International) ajansı, Ağca’nın mezar ziyareti sırasında “duygulandığını” yazdı. Ağca da ajansa yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Bu jesti yapma ihtiyacı hissediyordum. Bugün buraya geldim çünkü 27 Aralık Papa ile görüştüğüm gündü. Mucizenin gerçekleştiği yere döndüm. Fatima’nın 3. mucizesi burada gerçekleşmişti. Ben Papa’ya suikast girişiminde bulunarak bir mucizeyi yerine getirmiştim.”Vatikan basın ofisi de Ağca’nın herhangi bir sorunla karşılaşmaksızın mezarı ziyaret ettiğini doğruladı.Peder Ciro Benedettini, “Ali Ağca 2. Jean Paul’ün mezarına çiçek bırakmak istiyordu ve bunu sorunsuz olarak yaptı. (Ağca’nın) Vatikan’la açık kalmış bir husumeti bulunmamaktadır. Bazilika’da çok kısa bir süre kaldı” dedi.La Repubblica gazetesi, Ağca’nın şimdiki Papa Francesco ile de görüşmek istediğini belirtirken, Vatikan Sözcüsü Peder Federico Lombardi, “2. Jean Paul’ün mezarına çiçek koydu. Bunun yeterli olduğunu düşünüyorum” dedi.'Vizesiz girdi, karakola götürüldü'Bu arada Mehmet Ali Ağca’nın Cuma günü Avusturya üzerinden otomobille İtalya’ya geldiği ve ülkeye vizesiz olarak girmiş olabileceği belirtiliyor.İtalyan polisi belgelerini kontrol etmek üzere Ağca’yı karakola götürdü. Vizesiz olarak ülkeye girdiği tespit edilirse Ağca İtalya’dan sınır dışı edilebilir.La Repubblica gazetesi, yıllardır Vatikan’a gelmek istediğini söyleyen ancak İtalyan topraklarında bulunan Vatikan’a girmesi için gerekli vizeyi almayı başaramayan Ağca’nın “Vize aldınız mı?” sorusuna, “Ne vizesi, kendim girdim” diye cevap verdiğini yazdı.Övgü Pınar, BBC Türkçe
Kartal: "Forvete Transfer Yapabiliriz"
Spor Toto Süper Lig'de Mersin İdman Yurdu'nu 1-0 yenen Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal maçın ardından açıklamalarda bulundu.Mersin karşısında çok coşkulu oynadıklarını vurgulayan Kartal, 'Maça çok iyi hazırlandık, Mersin takımı son haftalarda yükselişteydi ve Galatasaray maçında da çok iyiydiler. Mersin'i iyi analiz ettik ve ne yapmamız gerektiğini bulduk. Maça çok coşkulu başladık, baştan sona kadar oyunun kontrolünü elimize aldık. Biz çok iyi oynadığımız için Mersin kötü gözüktü, g eçen haftaki gibi değildi. 1-0 bu oyunun hakkı değildi, bunu gördük. Kalbim çok fazla attı, 2-3'ü bulmamız gerekiyordu, malesef 1-0 tamamladık. Oyuncularımızın coşkusu ve heyecanından dolayı teşekkür ediyorum' dedi.Devre arasında belki forvet transferi yapacaklarını ifade eden Kartal, 'Belki, devre arasında bir forvet transferi yapabiliriz . Bizim takımımızın kaptanı Kuyt ve Emre'dir. Eğer, Emre penaltıyı başkasının attığını istediyse onun dediği olur' şeklinde konuştu.Sporx
"Fenerbahçe Karşısında Şok Olduk"
Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe'ye 1-0 kaybeden Mersin İdman Yurdu'nda teknik direktör Rıza Çalımbay açıklamalarda bulundu.Galatasaray karşısında oynadıkları futbolu Fenerbahçe karşısında sahaya yansıtamadıklarını ifade eden Çalımbay, 'Biz iyi oynamadık, çok kötü oynadık. Bu kadar kötü oynayacağımızı tahmin etmiyordum, pas yapamadık. Şok oldum, böyle bir şey beklemiyordum. Galatasaray maçında çok iyi oynamıştık, bizim takımımız bu değil. Sonra yaptığımız değişiklikler oldu ancak onlar da istediğimizi veremedi, mağlubiyeti hak ettik. Galatasaray karşısında oynadığımız futbolu Fenerbahçe karşısında sahaya yansıtamadık. Kaleye kadar geldik ancak son pasları yapamadık. Fenerbahçe'ye oynatmamak istiyorduk ancak bu da olmadı. İleride çoğalamadık, defansta da çok basit hatalar yaptık.' şeklinde konuştu.Sporx
Reklam
Cizre'de Cenaze Gerilimi: 3 Ölü
Cizre’de PKK yanlıları ile Hüda-Par’lılar arasındaki çatışmalarda 3 kişi öldü. Olayların başlamasıyla ilgili iki taraf birbirini suçluyor. Cizre sokakları akşam saatlerinde sakinleşti. Şırnak Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre Cizre Devlet Hastanesine yaralı olarak getirilen Barış Dalmış yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Böylece ölenlerin sayısı 3'e yükseldi. Olaylarda Yasin Özer ve Abdullah Deniz de hayatını kaybetmişti. Abdullah Deniz'in Hüda-Par'ın Cizre ilçe yöneticisi Aziz Deniz’in babası olduğu öğrenildi. Yasin Özer ise YDGH'lilerin bulunduğu bölgede hayatını kaybetti. Cizre'de bulunan Al Jazeera muhabiri Abdülkadir Konuksever'in aktardığı bilgilere göre saat 16.30 itibariyle çatışmalar durdu. Sokaklar boş. Olayların meydana geldiği Nur Mahallesi'nde de durum sakin. Havanın kararmasıyla birlikte ilçede yaşayanların büyük bölümü evine çekilmiş durumda. Polis de yoğun güvenlik önlemleri aldı. Konya'da bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu da İçişleri Bakanı Efkan Âlâ ile telefonla görüşerek Cizre'de yaşananlara ilişkin bilgi aldı.  Gerginlik gece başladıOlaylar Şınak’ın Cizre ilçesi Nur Mahallesi'nde gece saat 03:00 sıralarında silah sesleri duyulmaya başladı. Gerginlik Irak’ın Sincar bölgesinde IŞİD ile çatışırken ölen bir kişinin cenazesinin Cizre’ye getirileceğinin duyulmasıyla tırmandı. PKK'nın gençlik yapılanması olarak bilinen 'Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi' (YDGH) üyeleri ile Hür- Dava Partisi (Hüda-Par) üyeleri arasında silahlı çatışma çıktı. Şırnak Valiliği saat 03.00 sıralarında Nuh Mahallesi'nden silah seslerinin gelmesi üzerine bölgeye ekiplerin sevk edildiğini belirtti. Açıklamada zırhlı araçlar ve helikopter vasıtasıyla gerekli çalışmaların yürütüldüğü vurgulandı. Karşılıklı suçlamalarHüda-Par yöneticileri Nur Mahallesi'nde kendilerine yakın kişilerin evlerine saldırıldığını ve bazı evlerin ateşe verildiğini söyledi. Hüda-Par Diyarbakır İl Başkanı Şehmuz Tanrıverdi, Al Jazeera'ye Nur Mahallesi'nde saldırganların sokaklarda hendek kazarak evlere ateş açtığını, bunun sabaha kadar sürdüğünü anlattı. Tanrıverdi sabah saat 10.00 sıralarında polisin mahalleye girdiğini söyledi.  Al Jazeera Türk’e konuşan HDP’ye yakın bir kaynak ise saldırıyı ilk olarak Hüda-Par’lıların gerçekleştirdiğini öne sürdü ve evlerin yakıldığı iddiasını reddetti.İlçede gerginlik halen devam ediyor. Zaman zaman uzun namlulu silah sesleri duyuluyor. İlçe merkezine sevk edilen polis ekipleri sokaklara kazılan hendekler sebebiyle olaylara müdahale etmekte zorlanıyor.Cizre’de bu sabah esnaf işyerlerini açmadı.Hüda-Par: Silahlarla ateş ettiler, evleri yaktılarHür Dava Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz  bir yazılı açıklama ile olaylar hakkında şunları söyledi:'Gece 03.00 sıralarında Şırnak’ın Cizre ilçesi Nur Mahallesi’nde hendekler kazıldıktan sonra bu mahallede bulunan Hür Dava Partisi üyelerinin evlerine yönelik PKK - YDGH’liler tarafından uzun namlulu silahlarla başlatılan saldırılarda evler saatlerce ateş altında tutulmuş, bunun sonucunda bir parti üyesi hayatını kaybetmiş, birden fazla ev de yakılmıştır. Cizre ilçesinde dindar Kürtlere yönelik saldırılar ilk değildir. Geçtiğimiz haftalarda da üyelerimizin ve mütedeyyin kişilerin evlerine yönelik silahlı saldırılarda bulunulmuştu. Bu saldırılarda da emniyet güçleri iş işten geçtikten sonra müdahalede bulunmuştu. Hükümettin kamu düzeninden anladığı kamu kurumlarının ve kamu görevlilerinin güvenliğidir. Halkın can ve mal güvenliğinin sağlanmadığı bir ortamda kamu düzeninden söz edilemez. Son saldırıda da ilk andan itibaren emniyet müdürlüğü ve diğer yetkililere haber verilmesine rağmen müdahale edilmemiş, durum basında yer aldıktan sonra gündüz saat 10.00 sonrası, yani 7 saat sonra müdahale edilmiştir. Saat 09.00 sonrası Şırnak il valisi durumu yeni öğrendiğini basına söylemiştir. Sadece bu durum bile yaşananların ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.'Saldırıların görüntü kaydı var'Yılmaz, sözünü ettiği saldırılara ilişkin görüntü kaydının bulunduğunu söyledi:'Saldırılar kameralar tarafından kaydedildiği halde DBP eş başkanı kendisine yakışan bir şekilde olayları tersyüz ederek partililerimiz tarafından saldırı yapıldığını iddia etmiştir. Bu tür sorumsuz ve ateşe benzin dökmekle eş anlamlı açıklamaların faydasının olmayacağını ve gerçeğin üzerini örtemeyeceğini artık kendileri de anlamalıdır.'DBP: Bütün güçler provokatif girişimden uzak durmalıDemokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Diyarbakır'da olaylara ilişkin bir açıklama yaptı. Bu tarz gelişmelerin uzun süredir bölgede yaşandığını belirten Yüksek, 'Olaylarda partili kardeşimiz hayatını kaybetti. Ancak buna karşılık şiddet ve silahla bir karşılık verilmemelidir' dedi.Yüksek, 'Bütün güçlerin böylesi bir provokatif girişimden uzak durmalarını istiyoruz. Bunun yaratacağı sonuç hiçbir güce ve kesime yaramayacaktır. Biz Kürtlerin arasında bir iç çatışmanın yaşanmasını istemiyoruz. Silahlı hiçbir çatışmanın yaşanmasını tasvip etmiyoruz' diye konuştu. Açıklamaya HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile partililer katıldı.HDP'li Yüksekdağ: Karanlık bir provokasyon tezgâhlandıHDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da partisinin Muğla İl Kongresi'nde, Cizre'deki olaylara değindi; 'Yine karanlık bir provokasyon tezgahlandı. İki insanın yaşamını yitirmesine neden olan bir karanlık tezgahla, bir kışkırtma ve provoke etme saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Cizre'de bugün yaşanan budur' dedi. Yüksekdağ, 'Kendisine Hüda-Par adı veren ve kendisini bir siyasi parti olarak adlandıran bir mekanizmanın, bir yapının bir kışkırtma makinesi gibi devreye sokulmasıyla yaşanmış bir olaydır bu gelişmeler' ifadesini kullandı. 6-7 Ekim olayları ile artan gerilimGüneydoğu'da PKK yanlıları ile Hüda-Par arasındaki gerilim 40'tan fazla kişinin hayatını kaybettiği 6-7 Ekim olayları sırasında zirveye çıkmıştı. Kobani'ye destek eylemleri sırasında 9 Hüda-Par üyesi de öldürülmüştü.Ölenlerden 16 yaşındaki Yasin Börü ile arkadaşları Riyad Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökguz Diyarbakır'da linç edilmişti. Olayla ilgili soruşturmada 26 kişi tutuklanmış durumda.  Al Jazeera Turk
Kadıköy Yenilmezi Kanarya
Fenerbahçe Süper Lig’in 15.haftasında konuk ettiği Mersin İdmanyurdu’nu 1-0 yenerek maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Sonradan maça dahil olan Diego Ribas maçın 84.dakikasında penaltı kaçırdı.Kadıköy'de 30 maçlık yenilmezlik unvanını korumak ve ligi şampiyon bitirip dördüncü yıldızı takmak için sahaya çıkan Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 15.haftasında Mersin İdmanyurdu ile karşı karşıya geldi. Şükrü Saracoğlu'nda oynanan karşılaşmada Sarılacivertliler Mersin'i 1-0 yenerek yenilmezlik serisini sürdürmeyi başararak 33 puana ulaşarak maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu.Etkili bir futbol ortaya koyan Fenerbahçe golü 32.dakikada Mehmet Topal'ın ayağından buldu. Ceza sahasının sağ tarafından Raul Meireles'in içeri çevirdiği pası Mersin defansı uzaklaştıramayınca ceza sahası içinde topla buluşan Moussa Sow pasını sol tarafında bulunan Mehmet Topal'a verdi. Topu önünde bulan Topal kalecinin sağından meşin yuvarlığı ağlarla buluşturdu.Büyük umutlarla gelen yedek kalmasıyla tepkilere neden Sarılacivertlilerin 10 numarası Diego Ribas yedek başladığı karşılaşmaya 59.dakikada Raul Meireles'in sakatlanarak çıkmasıyla dâhil oldu. Diego 84.dakikada ceza sahasında kaleciyi geçmeye çalışırken düşürülünce hakem Yıldırım penaltı noktasını gösterdi. Tribünlerinde de 'Diego' seslerinin yükselmesi ve kaleci Volkan'ın Sow'u uyarmasıyla topun başına geçen Diego Ribas topu ağlara gönderemedi. Penaltıyı gole çeviremeyen Ribas'a taraf 'Diego' tezahüratlarıyla sahip çıktı.Karşılaşmada kaleyi en çok yoklayan isim Sow olurken meşin yuvarlağı bir türlü ağlarla buluşturamadı. Mücadelenin son anlarında iki tarafında kalelerde bulduğu etkili pozisyonlar gole dönmeyince maç 1-0 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sona erdi.MAÇTAN NOTLARFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, geçen hafta lig maçındaki 11 kişilik kadrosundan Emenike'nin yerine Alper Potuk değişikliğiyle takımını sahaya sürdü. Kanarya, geçen hafta deplasmanda karşılaştığı Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 yenen kadroda, Emenike'nin cezası nedeniyle sahada yer alamadı. Nijeryalı futbolcunun yokluğunda şans bulan Alper Potuk, ligde 3 maç sonra 11 kişilik kadroya girdiEmenike'nin yanı sıra sakatlığı bulunan Webo'nun yokluğunda Fenerbahçe'nin forvetinde Sow görev yaptı. Sarı-lacivertlilerin maç kadrosunda Serdar Kesimal da yer almadı.Mersin İdman Yurdu takımında ise sakatlığı bulunan; Cem Sultan ve kart cezası bulunan Nihat Şahin karşılaşmada yer alamayan isimlerdi.Tribünlerde büyük boşluklarFenerbahçeli taraftarlar, bu sezon diğer maçlarda da olduğu gibi karşılaşmaya fazla ilgi göstermedi.Kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin çağrısına rağmen Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı tribünlerinin yine büyük bölümü boş kaldı. En çok boş kalan tribün, bilet satışı yapılmayan okul tarafındaki kale arkası tribünü oldu.Karşılaşmayı az sayıdaki Mersin İdmanyurdu taraftarı da misafir seyirci tribününden takip etti.Bu arada, Fenerbahçe 21 Yaş Altı Takımı Teknik Sorumlusu Şenol Çorlu, okul laboratuvarında meydana gelen patlama sonucu gözünden yaralanan Fenerbahçe taraftarı öğrenci Mert Öztoprak'ı maça getirdi. Öztoprak, ağabeyi ve Çorlu ile karşılaşmayı tribünden izledi.Fotomaç
Reklam
Genel Müdür - CEO - Yönetim Kurulu Başkanı Arasındaki 7 Fark
Sis perdesi aralandı ve asansörün hiç çıkamadığı katlardaki yöneticilerle ilgili yıllardır merak edilen farklar netleşti, tabi hayalgücümüzün sınırlarını biraz zorlayarak:) İşbu haberde Genel Müdür GM, CEO CEO, Yönetim Kurulu Başkanı da YKB olarak adlandırılacaktır.
Hollywood'u Aratmayacak Güzellikte 12 Yeşilçam Romantik Komedisi
Birbirlerine komşu üç evli çiftin öyküsü. Leyla ile Mecnun adlı evli çiftlerin yaşantıları sürekli olarak darılma ve barışmalarla geçer. Bu evli üç çiftin ayrılmaları ve barışmaları giderek ülkede büyük bir olay haline dönüşür. Erkekler Mecnun'dan, kadınlar Leyla'dan yana çıkarlar. Oyuncular : Halit Akçatepe ,  Kadir İnanır ,  Hülya Koçyiğit ,  Neriman Köksal ,  Şemsi İnkayaYönetmen  : Şerif GörenYapım Yılı : 1978Imdb Puanı : 6.6
Reklam
Nexus 6 Satışına Motorola da Katılıyor
Google'ın Motorola ile beraber ürettiği Nexus 6, beraberinde bir çok yenilikle beraber geldi. İlginin yoğun olduğu telefonu bulmak zorlaşınca satışına Motorola da katılma kararı aldı.Google'ın yeni nesil Nexus'u Motorola işbirliği ile üretildi. Nexus 6, daha önceki Nexus modellerine kıyasla adeta devasa bir ekrana sahip olmasıyla çok dikkat çekti. Oldukça etkileyici özelliklere ve başarılı tasarımına ek olarak fiyatında uygun olmasıyla beraber yoğun ilgi kaçınılmaz oldu.Ancak Nexus 6'yı bulmak maalesef o kadar kolay olmuyor. Google Play üzerinden hali hazırda satışına devam edilen ürün, stok sıkıntısı yaşıyor. Durum böyle olunca Motorola işe el attı ve cihazı kendiside satma kararı aldı.Motorola, duruma çare olabileceğini düşündüğü bu kararı 6 Ocakta harekete geçiriyor. Bu tarihten itibaren kendi web sitesi üzerinden Nexus 6 satışına başlayacak olan firma, 32 GB Nexus 6 modeli için 649 dolar, 64 GB Nexus 6 içinse 699 dolar talep ediyor.Nexus 6'nın dikkat çeken özelliklerine ise oldukça şık bir aluminyum çerçeve, Qualcomm'un en iyi işlemcilerinden Snapdragon 805, 6 inçlik büyük ekranına rağmen inç başına 493 piksel sunan Quad HD ekran, 3 GB RAM, ön tarafa konumlandırılmış çift stereo hoparlör ve başarılı bir 13 MP ana kameraya ek olarak 2 MP ön kamera diyebiliriz. ShiftDelete.Net
Milli Piyango Büyük İkramiyesi Görüntülendi
Milli Piyango İdaresi'nin yılbaşı özel çekilişinde vereceği 50 milyon liralık büyük ikramiye görüntülendi.Büyük ikramiye, 500 bin adet 100 liradan oluşuyor. 1 destenin ağırlığının bin 130 gram olduğu hesaplandığında, 100 liralık 500 deste, 550 kilogram ağırlığa karşılık geliyor.Sözkonusu 100 liralık banknotlar, uç uca eklendiğinde ise 77 kilometre uzunluğa ulaşılıyor.50 MİLYON LİRAYA NELER ALINIR?Büyük ikramiye olan 50 milyon lirayla yaklaşık 90 bin adet Cumhuriyet altını, 178 bin adet yarım altın ve 375 bin adet çeyrek altın alınabiliyor.Söz konusu ikramiye ile dünyanın en pahalı arabası olarak gösterilen ve 7 milyon liralık satış fiyatı olan Lübnan yapımı LykanHyperspot'tan 7, 13 milyon liradan satılan Falcon 2000 uçağından 3 tane alınabiliyor. Ayrıca 250 bin lira değerinde 200 lüks daire, 500 bin lira değerinde 100 villa ya da 10 milyon liradan 5 yalıya sahip olunabiliyor.İkramiye bankaya yatırılmak istendiğinde ise ortalama yüzde 8,7 faiz oranı ile günlük yaklaşık 10 bin lira, aylık 330 bin lira ya da yıllık 4 milyon lira faiz geliri elde edilebiliyor.BÜYÜK İKRAMİYE ÇEYREĞE ÇIKIYORMilli Piyango İdaresi tarafından her yılbaşında düzenlenen ''Özel çekiliş'', son 10 yılda 40 kişiyi zengin etti. Milli Piyango İdaresi verilerine göre, bu yıl 50 milyon lira olan büyük ikramiye, son 10 yılda büyük artış gösterdi. Büyük ikramiye, 2005 ve 2006 yıllarında 20 milyon lira, 2007 ve 2008 yıllarında 25 milyon lira olmuştu. Bu rakam 2009'da 30 milyon lira, 2010'da 35 milyon lira, 2011'de 40 milyon lira, 2012'de 45 milyon lira, geçen yıl 50 milyon lira olarak belirlenmişti. Çekilişlerde büyük ikramiyelerin tamamı çeyrek bilete çıkarken, 10 yılda 40 kişi büyük ikramiye sayesinde zengin oldu.EN ŞANSLI İL İSTANBULSon 10 yıldır yapılan çekilişlerde dörde bölünen büyük ikramiyeyi en çok kazanan il İstanbul oldu. 14 kez büyük ikramiyeye ortak olan İstanbul'u, 4'er kez ikramiye çıkan Ankara ve Adana ile 3 kez ikramiye çıkan İzmir takip etti. Son 10 yılda yılbaşı çekilişlerinde en çok çıkan rakam ise '3' oldu. Toplam 12 kez çıkan '3' rakamını, 10 kez çıkan '2', 9 kez çıkan '1', 7 kez çıkan '7' ve 6 kez çıkan '4', '5' ve '6' takip etti. AA
Reklam
16 Yaşındaki Mehmet'i Tutuklayan Hakim Hakkında Suç Duyurusu
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A. hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan tutuklama kararı veren 1'inci Sulh Ceza Hakimi Nayim Durak hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na görevini kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Kart, 'Burada HSYK'nin re'sen devreye girmesi gerekir. Suç duyurusu olmadan devreye girmesi gerekir' dedi.CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, partisini il başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Meram Endüstri Meslek Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi M.E.A.'nın katıldığı 'Asteğmen Kubilay'ı anma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hakaret suçundan tutuklanması ve itiraz sonucu tahliye olduğu sürece değindi.'SULH CEZA HAKİMLİKLERİ HÜKÜMETİN EMİRLERİYLE GÖREV YAPIYOR'Sulh Ceza Hakimliklerini eleştiren Kart, şunları söyledi:''Türkiye'de artık Sulh Ceza Hakimlikleri, bu yargıçlar, doğrudan hükümetin tavsiye, telkin ve kanunsuz emir ve talimatlarıyla görev yapar konuma gelmiştir. Mevzuat son derece açık. Çocuk Koruma Kanunu'nun 4'üncü maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocuk Suçluluğunu Önlenmesine Dair Riyad İlkeleri, hepsi bir arada değerlendirdiğinde çocuklar acısından ancak ağır cezalık suçun olması ve suç üstü halinin bulunması, Allah korusun bir toplu ölümün, benzeri saldırının gerçekleşmesi halinde belki tutuklama kararı söz konusu olabilir. Bu gibi olaylarda söz konusu olmayacağı ilgili mevzuat çok açık bir şekilde görülüyor. 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Nayim Durak'ın, bütün mevzuatı göz ardı ederek görev ve yetkisini kötüye kullanarak bu tutuklama kararını verdiğini görüyoruz.''''BU YARGIÇLAR, SİYASİ İKTİDARIN SOPASI MİSYONUNU ÜSTLENMİŞLERDİR''Sulh Ceza Hakimleri'ne yönelik eleştirilerini sürdüren Kart, ''Bir diğer kabul edilemez husus her nasıl tesadüfse aynı yargıç, 17 Aralık yolsuzluğunu protesto eden CHP'nin Konya İl Başkanlığı binasında arama kararı veriyor. Aslında yargıçlık misyonuyla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını gösteriyor. Demokrasiyi hançerliyor. Bir siyasi partinin binasına girmek ne demek, kimin haddine. Böyle bir düzeni, böyle bir sistemi yaşıyoruz. Geldiğimiz nokta şu ortaya çıkıyor. Sulh Ceza Hakimlikleri siyasi iktidar odaklı, haksız tutuklama, arama ve gözaltılar için bir idari mekanizmaya dönüşmüştür. Türkiye'nin tüm illerindeki genel tablo bu yöndedir. Bu yargıçlar siyasi iktidarın sopası misyonunu üstlenmişlerdir. Bu yargıçlar artık siyasi iktidarın kanunsuz emir ve talimatlarını yerine getiren bir idari merci konumundadır. ''HAKİM HAKKINDA SUÇ DUYURUSU1'inci Sulh Ceza Mahkemesi hakimi Nayim Durak hakkında görevi kötüye kullanmaktan HSYK'ya suç duyurusunda bulunacağını belirten Kart, ''Bir yargıç kanunun ve Anayasa'nın, uluslararası sözleşmelerin açık hükümleri ayaklar altına alınıyorsa, bir yargıç görevini doğru ve tarafsız yapmadığı kanısı yaratıyorsa, elbette o yargıç hakkında işlem yapılmalıdır. O sebepledir ki 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68'nci maddesinin a,b, c bentlerine dayanarak, görevini kötüye kullanan hakim hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na suç duyurusunu pazartesi itibarıyla yapacağımı bilmenizi istiyorum. Bu ülke kimsenin çiftliği değil. Herkes görevini yasalar, Anayasa ve hukuk çerçevesinde yapacak. Onun için kimsenin yanına yaptığı kalmayacak. Bunları elbette dile getireceğiz. Burada HSYK'nin re'sen devreye girmesi gerekir. Suç duyurusu olmadan devreye girmesi gerekir. Ama nerede o HSYK. Umarım HSYK bizi yanıltır ama yanıltmayacağını biliyorum.''diye konuştu.BAŞBAKAN'A ELEŞTİRİKart, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, lise öğrencisi M.E.A.'nın olayını farklı içerikler yükleyerek saptırma gayreti içinde olduğunu gördüğünü öne sürdü. Kart, ''Bizler sayın Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın ve hükümet üyelerinin aile bireylerine ve şahıslarına hakaret ve küfür anlamına gelebilecek hiç bir söylemin içinde olmayız. Buna izin vermeyiz. Bunu doğru bulmayız. Bunu yapanları kınarız, tavrımızı tepkimizi koyarız'' dedi. Kart, ''Burada ne yapılıyor. Hükümetin, Cumhurbaşkanı'nın yolsuzluk uygulamalarına, icraatlarına, faşizme varan uygulamalarına tepki var. Cumhurbaşkanı'nın şahsına hakaret anlamında bir tavır söz konusu değil. Bunları kesinlikle birbirine karıştırmamak gerekir. Orada sayın Başbakan, sanki çocuk durup dururken olayın bu boyutu hiç yokmuş gibi, sanki o evladımız doğrudan Cumhurbaşkanı'nın gerçek kimliği hedef almış gibi bir değerlendirme yapıyor. Onun da ötesinde ailesi içinde hoş olmayan imalar yapıyor. Sayın Başbakan bunlara tenezzül etmesin. Buradan da yeni bir ayrımcılık, haksızlık yaratmasın. Umarım sayın Başbakan, bir bilim adamı kimliğiyle, Başbakan sorumluluğuyla olayda yeni tartışma unsurları yaratacak ve devamında da aileyi rencide edecek söylemler yerine temel gerçeği görür ve üstüne düşeni yapar'' diye konuştu.Hasan Dönmez, DHA
'Bütün Dünyanın Gavuru, Müslümanı Seyrediyor, Moda Programları Caiz Değil!'
Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü , televizyonlardaki moda programlarını “büyük bela” olarak nitelendirerek, “Bu tarz programlar kadınlar başörtülü, çarşaflı bile olsa caiz değil. Bu programları yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkâr” dedi.İslam’a göre kadınların başörtüsüz olarak ancak babaları, eşleri ve erkek kardeşleri tarafından görülebileceğini yazan Ünlü yazısında “Bu televizyonu seyredenler kim? Beynelmilel bütün dünyanın gâvuru Müslümanı küllün seyrediyor. İyisi kötüsü herkes seyrediyor. Sen burada nasıl böyle program yaparsın?! Başörtülü ve çarşaflı bile caiz değil. Çünkü çarşaflı da olsa erkekler seyrediyor. Sen sokağa zaruret miktarı çıkabilirsin. Kur’an “Evlerinizde yerleşin” (Ahzâb Sûresi:33) diyor. Kadınlara söylüyor bunu bana söylemiyor. Ben şimdiki kadınlardan daha fazla evde duruyorum gerçi. Fitneden sakınıyorum, oturuyorum aşağı” ifadelerine yer verdi.Ahmet Mahmut Ünlü’nün Vahdet gazetesinin bugünkü (27 Aralık 2014) nüshasında yayımlanan, “Moda cehennemden bir oda” başlıklı yazısı şöyle:Moda programları büyük bela. Bu tarz programlar kadınlar başörtülü, çarşaflı bile olsa caiz değil. Bu programları yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkâr.Öyle bir büyük bela ki anlatmak kabil değil. Allah-u Teâlâ Müslüman kadınlara ne emrediyor, bunlar bu programlarda neler yapıyor ve yaptırıyor?!“Ey peygamberi zişan. Eşlerine söyle, kızlarına söyle ve bütün inananların kadınlarına söyle başlarından aşağı üzerlerine cilbablarını yanaştırsınlar.” (Azhab Sûresi:59)Siz Müslüman değil misiniz? Size de söyleniyor. Allah elçi gönderdi ve ona emrediyor. Senin ebedi ahiretini kurtarmak için o da vazifesini tebliğ ediyor.“Başörtülerini yakalarının üstünden aşağı vursunlar.” Yani göğüs kısmını mutlaka kapatsınlar.“Ziynet mahallerini açık vermesinler.” Ancak zaruret için görünen yüz ve el müstesna diyor. Bunun dışında ziynet mahalleri kapalı olması lazım. Ayağına halhal takıyorsun ziynet mahali, göğsüne bakıyorsun gerdanlık ziynet mahali, kulağına bakıyorsun küpe ziynet mahalli, onun için kadının bütün bedeni avrettir. Erkek gibi değil, erkeğin bir tarafı beş para etmiyor.Ancak kime gösterebilir? Nur Sûresi babaları, kocaları, erkek kardeşleri... diye tek tek açıklıyor.Bu televizyonu seyredenler kim? Beynelmilel bütün dünyanın gâvuru Müslümanı küllün seyrediyor. İyisi kötüsü herkes seyrediyor. Sen burada nasıl böyle program yaparsın?! Başörtülü ve çarşaflı bile caiz değil. Çünkü çarşaflı da olsa erkekler seyrediyor. Sen sokağa zaruret miktarı çıkabilirsin. Kur’an “Evlerinizde yerleşin” (Ahzâb Sûresi:33) diyor. Kadınlara söylüyor bunu bana söylemiyor. Ben şimdiki kadınlardan daha fazla evde duruyorum gerçi. Fitneden sakınıyorum, oturuyorum aşağı.“Sakın evvelki cahiliyet dönemlerinin süslenip açılıp saçılması gibi meydana çıkmayın.” (Ahzâb Sûresi:33)Tam da bu moda programları teberrüctür işte. Yani süslenip püslenip meydana çıkmak.“Ey benim peygamberimin hanesinin halkı ben sizden pislikleri gidermek istiyorum. Sizi arındırmak, tertemiz etmek istiyorum. Kötü bakışlardan, kötü düşüncelerden sizleri münezzeh tutmak istiyorum.” (Ahzâb Sûresi:33)Kâinatın Efendisi’nin kadınlarına buyurduğu, bütün ümmetin kadınlarına buyrulanla aynı değil mi?!Allah-u Teâlâ seni Rasûlüllâh (Sal­lâllâhu Aleyhi ve Sellem)in eşi gibi korumak istiyor. Seni tertemiz yapmak istiyor.Bu demektir ki bu düstura uymayanlar temiz kalmaz. Temiz kalmak demek illede namussuzluk anlamında değildir.Amma velakin Mevla seni kıskanıyor, seni sakınıyor. Bakanlar da kötü gözler olabilir. Bu kadar televizyona çıkan bir programa kim baktı, kim bakmadı kontrolü mümkün değildir. O yüzden bu caiz değildir. Çarşaflı bile olsa caiz değil. Ama şimdikilerin kolu, bacağı açık. Bu da haram üstüne haram.Kötü gözle bakan bir adamın nazarına maruz kalan bir kadının yüzünün güzelliğinin, canlılığının pörsüdüğü söyleniyor. Fiziki olarak da ispatlandı bu. Nazar çok önemli. Sen bu kadar milletin bakışına kendini nasıl maruz bırakırsın. Allah bizi de temiz tutmak istediği için bu emirleri veriyor.Bu şartlara riayet edilmezse pislenir derken namussuzluk anlamında söylemiyorum. Mânen pislenirsin.Bir de insanları günaha sokma meselesi var. “Ee bakan ne diye bakıyor?” diyor kadın. Öyle ama sen de baktırıyorsun. Hayra delalet eden hayrı yapan gibidir, şerre delalet eden şerri yapan gibidir.Adamın günah işlemesine olanak sağlıyorsun. Nerden bakarsak bakalım hiç çıkar yolun yok.“Moda cehennemden bir oda” derdi Efendi Hazretleri...Müslümanların bu programları yapacak, kurgulayacak kadar akılları çalışmaz. Hep gâvurların kanallarında ne varsa bunlara bulaşıyor. Daha bir program ihdas edip de gâvurlara bulaştırdığımız yok.Hep gâvurlardan kötü tesirlenmeler var. Gâvurlar uzaya çıkmış, fen bulmuş, fizik bulmuş, ilaç bulmuş...Bunlardan da etkilendiğimiz yok. Çünkü bunlarda hiç reyting yok. Bütün hepsi şehveti tahrik, günahlara teşvik, cehenneme doğru insanları sel gibi götüren programlar. Yapanlar da, yaptıranlar da, kanal sahipleri de, razı olanlar da, seyredenler de günahkârdır. 104 kitaba baksanız bu işe fetva verecek adam bulamazsınız.Ebû Nüceyh (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Evlenmeye imkânı olup da evlenmeyen benden değildir.” (Abdurrezzak, el-Musannef, no:10376, 6/168)Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh) şöyle buyurmuştur: “Üç kişi Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in evine gelerek Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ne kadar ibadet ettiğini sordular.Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ibadeti kendilerine haber verilince, bu ibadetleri sanki azımsayarak: ‘Biz nerede, Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) nerede?! Allâh-u Te‛âlâ O’nun geçmiş ve gelecek(de işlenmesi muhtemel olan) bütün günahlarını muhakkak affetmiştir, (dolayısıyla ona bu kadar ibadet yeterse de bizim hakkımızda böyle bir mağfiret sözü olmadığı için bizim daha fazla ibadet etmemiz gerekir)’ dediler.Onlardan biri: ‘Bana gelince, ben geceleri daima namaz kılacağım (hiç uyumayacağım)’ dedi. Diğeri ise: ‘Ben her zaman oruç tutacağım ve iftar etmeyeceğim (oruçsuz olmayacağım)’ dedi. Bir diğeri de: ‘Ben de kadınlardan uzlet edeceğim (ayrı yaşayacağım, hiç evlenmeyeceğim)’ dedi.O sırada Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) (onların yanına) çıkageldi ve: ‘Şöyle şöyle söyleyen kimseler siz misiniz? Dikkat edin! Allâh’a yemin ederim ki, sizin Allâh’tan en çok korkanınız ve O’na karşı en çok takvâ sâ­hibi olanınız benim. Bununla beraber ben (bazen) oruç tutarım, oruçsuz da bulunurum (geceleyin nafile) namaz kılarım, (gecenin bir kısmında) uyurum, kadınlarla da evlenirim. Her kim benim sünnetimden (bu yaşantı şeklimden) yüz çevirirse o benden değildir’ buyurdu.” (Buhârî, Nikâh:1, no:4776, 5/1949; Müslim, Nikâh:1, no:1401, 2/1020)Ebu Zerr (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: “Akkâf ibni Bişr et-Temîmî adında bir adam Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in huzûruna girdiğinde Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ona: ‘Ey Akkâf! Senin eşin var mı?’ diye sordu.O: ‘Yok’ diye cevap verince, ‘Câriyen var mı?’ diye sordu, o yine: ‘Yok’ diye cevap verince, ‘Sen mal bakımından zengin misin?’ diye sordu. O: ‘Evet, maddî durumum iyi’ deyince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):‘O zaman sen şeytanların kardeşlerindensin. Hristiyanlar arasında bulunsaydın onların ruhbanlarından olurdun. Bizim sünnetimiz nikâhtır. Sizin en şerlileriniz bekârlarınızdır, ölülerinizin en kötüleri de bekârlarınızdır. Yoksa siz şeytanın faaliyetini mi yürütüyorsunuz?! (Şeytanın vesvesesine kapılıp evlenmeyerek yabancı kadınlarla mı ilişkiye girmek istiyorsunuz.) Sâlih kimseleri bozmak için şeytanın kadınlardan daha üstün bir silahı yoktur. Ancak evli olanlar müstesna, çünkü onlar zinâ gibi müstehcen işlerden uzak tutulan temiz kalmış kimselerdir. Yazık sana ey Akkâf! Gerçekten kadınlar Eyyûb’un, Dâvûd’un, Yûsuf’un ve Kürsüf’ün (başına bela olmuş) arkadaşlarıdırlar’ buyurdu.Bunun üzerine Bişr ibni Atiyye: ‘Yâ Rasûlellâh! Kürsüf de kim?’ diye sorunca, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):‘O, deniz sahillerinden birinde gündüzleri oruç tutup, geceleri teheccüd kılarak üç yüz sene Allâh’a ibadet etmiş bir adamdı, sonra âşık olduğu bir kadın sebebiyle Yüce Allâh’ı inkâr ederek evvelce sahip bulunduğu Allâh-u Azze ve Celle’ye ibadet halini terk etti.Ama daha sonra evvelce yaptığı bazı iyilikler nedeniyle Allâh-u Te‛âlâ ona yetişip tevbe (ve îmân) nasîb etti.Yazık sana ey Akkâf! Hemen evlen, yoksa sen (iyilerle-kötüler arasında) bocalayan kimselerden sayılırsın’ buyurdu.Bunun üzerine Akkâf: ‘Yâ Rasûlellâh! Sen beni evlendir’ deyince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Muhakkak seni Gülsüm el-Himyerî’nin kızı Kerîme ile evlendirdim’ buyurdu.” (Ahmed ibni Hanbel, el-Müsned, no:21488, 5/163; Abdurrezzak, el-Musannef, no:10387, 6/171)T24
Reklam
Uludere Üç Yıldır Adalet Bekliyor
Üç yıl önce 28 Aralık'ta savaş uçaklarının bombalaması sonucu 34 kişinin yaşamını yitirdiği Uludere’de aradan geçen zamana karşın acılar hâlâ taze. Olay günü oğlunun gidişini izlediği pencerenin önünden ayrılmayan Felek Encü gibi Uludere'de yakınların kaybedenler adalet bekliyor.Felek Encü üç yıldan beri neredeyse tüm zamanını evin penceresi önünde, yol boyunca uzanan boşluğa bakarak geçiriyor.'Kaçağa’ giderken el sallayarak uğurladığı oğlunun bu yoldan geriye cenazesi döndü...28 Aralık 2011, yakın dönem tarihine 'Uludere olayı' olarak geçti.Türkiye’nin Irak sınırında bulunan Uludere ilçesine bağlı Gülyazı ve Ortasu köylerinden 40 kişi katırla Irak’a geçmek üzere yola çıktı. Qehniblaw köyüne gidecek; mazot, sigara, çay ve gıda maddelerini katırlara yükledikten sonra geri döneceklerdi. Köylülerin anlatımına göre, bir insansız hava uçağı bölge üzerinde keşif uçuşu yaptı. Bunu gören iki kişi vazgeçip, geri döndü. Kalanlar Irak sınırını geçti, dönüş yolundaysa F-16 savaş uçaklarıyla hava bombardımanı yapıldı. Olayda 34 kişi yaşamını yitirirken 4 kişi de yaralı kurtuldu.Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada PKK’lılarca kullanılan yolda tespit edilen grubun vurulmasına karar verildiğini belirtti. Olayla ilgili soruşturma askeri savcılığa sevk edilirken, dava ile ilgili takipsizlik kararı verildi. Avukatların Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun sonucu bekleniyor. Al Jazeera olayların yıldönümünde Uludere'ye gitti, ölenlerin yakınlarıyla konuştu, dava süreciyle ilgili beklentilerini sordu.
Kobani'de Yaşam: Para Yok, İşe Yaramıyor
İtalyan La Repubblica gazetesi muhabiri Ivan Compasso, yaklaşık 3 aydır IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) ile Kürt savaşçılar arasında çatışmaların sürdüğü, Suriye’nin Türkiye sınırındaki Kobani kentinde bir hafta geçirerek izlenimlerini aktardı.İtalyan gazeteci, kentte halen 1,000'i çocuk 7,000 sivilin bulunduğunu yazdı.İtalya’nın en çok satan gazetelerinden La Repubblica’nın muhabiri Ivan Compasso, 6-12 Aralık tarihleri arasında Kobani’de Kürt savaşçılarla ve sivillerle görüşerek şunları yazdı:“İslam Halifeliği’nin ilerleyişine karşı direnişin sembolü haline gelen kente girmeyi başardık. Geriye 7 bin sivil kalmış, bunların 1000’i çocuk. Gittikçe azalan gıda malzemesi ve yerle bir olmuş hastaneler arasında kent halkı normal bir şekilde yaşamını sürdürmeye çalışıyor ve radikal IŞİD’lileri geri püskürtebileceklerine inanıyor. Çatışmalarda gittikçe daha fazla baş rol oynayan kadınların cesareti sayesinde…”Kobani’ye “yasa dışı olarak ve para ödeyerek” girdiğini yazan Compasso, “100 günlük kuşatma boyunca kapı sadece 29 Kasım’da açık kaldı, bu tarihte de Türk askerleri IŞİD’e ait bomba yüklü bir kamyonun geçmesine izin verdi” dedi. 29 Kasım’da Kobani’de düzenlenen bombalı saldırının ardından patlayıcıların Türkiye üzerinden sokulduğu iddia edilmiş ancak Türk yetkililer bu iddiaları yalanlamıştı.“Kuşatma sebebiyle boşaltılan kent hala yaşıyor. IŞİD propagandasında iddia edilenin aksine kentte sadece savaşçılar yaşamıyor” diyen Compasso, kentteki yaşamı şöyle aktardı:“16 Eylül’den bu yana kentte para yok, işe yaramıyor. Artık kimse bir şey satın almıyor, dağıtım yapılıyor. Kürtlerin savaşa ve yıkıma karşılık cevabı, örgütlenme ve işbirliği. Kentte ekmek ve su dağıtımı, jeneratörler aracılığıyla elektrik sağlanması ve hatta çöplerin toplanması garanti altına alınmış durumda. Bu sayede çatışma yaşanmayan kesimlerde hayat normal görünüyor. Geriye kalan her şey, herkesin kullanımına açık halde.”Habere göre, Kürt savaşçılar öldürdükleri IŞİD militanlarının silahlarına, kredi kartlarına ve belgelerine el koyuyor. Zaman zaman IŞİD militanlarının üzerinden amfetamin türü uyarıcı maddeler de çıkıyor. Bu maddelerin saldırılardan önce militanlara “cesaret vermek” amacıyla kullanıldığı belirtiliyor.La Repubblica’nın haberi, YPG'ye bağlı YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) komutanlarından Qada’nın sözleriyle son buluyor:“İttifak güçleri havadan bombardıman yapıyor ama bu pek işe yaramıyor. Kobani’nin kurtuluşu için esas mücadeleyi burada veriyoruz.”BBC Türkçe
Google Yeni Şeffaflık Raporunu Açıkladı
Google, yeni şeffaflık raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye'den 2013'te gelen içerik silme taleplerinin yıl sonuna doğru azaldığı belirtildi.İnternet arama motoru Google, devletlerin çıkarılmasını talep ettiği veriler hakkında bilgi sunan şeffaflık raporunun sonuncusunu açıkladı. Yeni raporda öncekilerden farklı olarak hükümetlerin çıkarılmasını talep ettiği bilgilere yönelik örnekler verildi.ABD hakkında verilen örnekte, tutukluların suistimal edildiği bir videonun, cinsel taciz nedeniyle tutuklanan bir eczacı hakkında dokümanıın ve polislerin itibarını düşüren bazı videoların çıkarılmasının talep edildiği ifade edildi. Google, bu taleplerin hiçbiri için kesin onay vermedi.Verilen bir diğer örnekte, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 20 Müslüman ülkenin, 'Müslümanların Masumiyeti' filmine ait videoların çıkarılmasını talep ettiği belirtildi. Google, talep üzerine Endonezya, Hindistan, Ürdün, Malezya, Rusya, Suudi Arabistan, Singapur ve Türkiye'de filmin YouTube videolarını kaldırırken, Mısır ve Libya'da geçici olarak erişimi engelledi.Genel istatistiklere bakıldığında, Google Temmuz 2013-Aralık 2013 döneminde devletlerden toplam 14 bin 367 veri parçasının silinmesi için 3 bin 105 talep aldı. Bir önceki 6 aylık dönemde yapılan başvurusu sayısı ise 2 bin 846 olmuştu. İlk şeffaflık raporunu 2010'da yayımlayan Google, 2013'e kadar veri silinmesi taleplerinin yüzde 60 attığını belirtti.Türkiye'den gelen talep yavaşladıGoogle, 2013'ün ilk yarısında gelen yüksek taleplerde Türkiye'nin etkisinin bulunduğunu, ancak sonradan Ankara'nın içerik silinmesi taleplerinin azaldığını belirtti. Türkiye'ye nazaran, 2013'ün ikinci yarısında İtalya ve Tayland'dan gelen tapler artarken, söz konusu yılda yapılan taleplerin yüzde 25'i Rusya'dan geldi.Raporda, Temmuz 2013-Aralık 2013 döneminde gelen taleplerin bin 66'sının blog, 841'inin arama motorları ve 765'inin de YouTube ile bağlantılı olduğu ifade edildi. Devletler verilerin silinmesi gerekçelerini ağırlıklı olarak 'hakaret' ve 'çıplaklık' ve 'mahemiyet' olarak belirtti.Rapora gözatmak için tıklayın.Al Jazeera Turk
'Kılıçdaroğlu Şişli'nin Hesabını Versin'
Başbakan Davutoğlu, Şişli'de belediye başkanından istifa etmesi yönünde kağıt alındığını belirterek, 'Şişli halkına bu saygısızlık değil mi? Kılıçdaroğlu'nun hesap vermesi lazım' dedi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Mazlumlara sahip çıkmak artık al bayrakla sembolleşti, bu al bayrak sadece istiklalimizin sembolü değil bu al bayrak, dünya mazlumlarının sembolüdür' dedi.Davutoğlu, Konya Kongre ve Spor Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi’nde partililere hitap etti.Salona eşi Sare Davutoğlu ile gelen Başbakan Davutoğlu, hazırlanan platformda partilileri selamlayarak, kırmızı karanfil dağıttı. Salondaki turunu tamamlamasının ardından Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal ile kucaklaşan Davutoğlu, Meşal ile el ele sahneye çıkarak salondakileri selamladı.Davutoğlu, konuşmasının başında, Konya’nın manevi mimarlarını ve tüm ilçelerini tek tek sayarak selamladı.Cumhurbaşkanlığı seçiminde büyükşehirler arasında Konya’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destekte birinci olduğunu anımsatan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da selamlarını Konyalılara getirdiğini söyledi.Erdoğan'ın Konyalı olduğunu her zaman söylediğini ve bunun gereğini yaptığını dile getiren Davutoğlu, 'Ben de ne kadar Konyalıysam, Sayın Cumhurbaşkanımız da o kadar Konyalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız ne kadar Rizeliyse ben de o kadar Rizeliyim. Her ikimizde Türkiye’nin 81 vilayetini aynı aşkla, muhabbetle seviyoruz. Allah bizdeki muhabbetle milletimizin muhabbetini hep bir ve beraber eylesin' diye konuştu.Geçen hafta Balkanlar'ı, Makedonya'yı ziyaret ettiğini ve orada kendisine teveccüh gösterenlerin 'Biz de Konyalıyız. Çünkü evladı Fatiha’nın çıktığı yer, kaynağı Konya’dır' dediklerini anımsatan Davutoğlu, Üsküp’ten selamlar getirdiğini ve orada isteyen herkese, Makedonya’da her eve, bir Türk bayrağı, bir Kur’an-ı Kerim ve bir de Türkçe sözlük hediye etme sözü verdiğini ve bu sözün en kısa zamanda yerine getirileceğini anlattı.Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Ankara, Edirne, İstanbul'da programlara katıldığını, şimdi de Konya'da bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bir hafta içinde 4 başkentimizi ziyaret ettim. 5 günde 4 mukaddes payitahtı ziyaret ettim. Baş şehirler bir kez başşehir oldu mu baş verirler, ama baş eğmezler. Başları diktir, vakurdur. Konya, Haçlılar karşışında baş eğmedi. Edirne 6 ay muhasara altında kaldı, ağaç köklerini yediler Edirneliler, aç kaldılar, susuz kaldılar Balkan Harbi'nde ama baş eğmediler. İstanbul işgal gördü, Meclis’i basıldı, şehitler verdi, ama baş eğmedi. Ankara, Meclisimizin ilk merkezi Ankara, İstikbal Harbi'nde Ankara yakınlarına kadar gelen düşman ordularına inat, bu milletin istikbalinin ve istiklalinin teminatı Ankara’da kuruldu. Baş şehirler baş eğmezler. Konya hiçbir zaman baş eğmedi, eğmeyecek.'Konyalıların, milli irade testi olduğunda da herkesten öne çıktıklarını, mücadele ettiklerini, zulüm görselerde baş eğmediklerini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:“Konya 27 Mayıs’a baş eğmedi, Konya tek parti zulmüne baş eğmedi, 12 Eylül’e baş eğmedi. Biraz önce Halid Meşal bir olaydan bahsettti, hatırlarsınız, 1980 yılında İsrail bizim Kudüsümüzü, hepimizin Kudüsünü kendi başkenti ilan ettiğinde, Konyalılar Eylül 1980’de Konya sokaklarına çıktılar ve ‘Kudüs bizim izzetimizdir, onurumuzdur, kıblemizdir’ dediler. Bu sebeple 12 Eylül ihtilalini yapanlar bu mitingi bahane ederek, bu mitingi de ihtilallerine gerekçe kılmaya çalıştılar. O mitingde bulunan rahmetli Necmettin Erbakan Hocamıza da Kudüs'e sahip çıkan bütün yiğitlere selam ediyorum, Allah rahmet eylesin diyorum.''Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet'Salondaki partililerin, 'Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet' tezahuratları üzerine Davutoğlu, 'Biz, inşallah dünyanın her yerinde mazlumlara yardım edeceğiz. Kudüs burada mı, Gazze burada mı, Filistin burada mı, Somali burada mı, Myanmar burada mı, Halep burada mı, Saray Bosna burada mı, Üsküp burada mı, Semerkant burada mı, Buhara burada mı, Mevlana’nın diyarı Merv burada mı' diye sordu.Partililerin, 'burada' cevabı üzerine de Başbakan Davutoğlu, 'Konya ayaktaysa bu milletin, davanın onuru ayaktadır. Allah sizlerden razı olsun, Allah Konyalıların ve bu ülkenin başını hiçbir zaman öne eğdirmesin. Nerede mazlum varsa onlara sahip çıkma gücünü, kudretini, şefkatini bize nasip eylesin' dedi.Başbakan Davutoğlu, partililerin Türk ve Filistin bayraklarını birlikte taşımasına işaret ederek, şunları kaydetti:'Nasıl Filistin bayrağıyla, al bayrak yan yana… Gazze’yi ziyaret ettiğimde, biraz önce resmini de gördüğünüz, Basil kardeşim, kızının cenazesinde, o nur yüzlü Yuşa’nın cenazesi önünde sarılmıştık. O resim bir sembol oldu, o resim sarılan Türk Dışişleri Bakanı ile Filistinli baba değildi. O resimde sarılan 77 milyon Anadolu ve Trakya insanı ile Filistinlilerin kucaklaşmasıydı. Hiç kimseden korkmadık, çekinmedik. O sarılmadan sonra düşünün ki Filistinliler nasıl aziz, onurlu millet ki hemen hastanenin önünde, bombalar atılırken Gazze’ye İsrail uçaklarından, Filistinliler al bayraklarıyla hastane önündeydi. Bir Filistinli elimi tuttu, hiç unutmayacağım. Şunu söyledi: 'Filistin'e biz sahip çıkarız, aman Arakanı yalnız bırakmayın.'Düşünün ki mazlumlara sahip çıkmak artık al bayrakla sembolleşti, bu al bayrak sadece istiklalimizin sembolü değil bu al bayrak, dünya mazlumlarının sembolüdür. Allah şahittir bu al bayrağı bir nebze dahi kalbimizden, gönlümüzden çıkarmayacağız, mazlumların sembolü yapacağız. Dünyanın her yerinde bu al bayrakla, Filistin, özgür Suriye bayrağı, tüm mazlumların bayrağı yan yana dalgalanacak.'AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Nasıl Kudüs'e sahip çıkıldığı için Konya mitingini bahane edip 12 Eylül darbesini yaptılar, aynı şekilde 'one minute' dediğimiz için, 'Kudüs bizim davamız' dediğimiz için her türlü darbe girişiminde bulundular. Kim ne derse desin, o topraklar, Miraç'a sahne olan topraklar, bizim için Konya kadar azizdir, Konya kadar mukaddestir'' dedi.Davutoğlu, Konya Kongre ve Spor Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi'nde partililere hitap etti.'Yükselen Türkiye'nin önünü kesmek isteyen herkes hesap verecek'İslam dünyasında ve dünyada her yere sahip çıkacak kudrette bir Türkiye Cumhuriyeti'nin, başı göklere ermiş, vakur tavrı ortaya çıktığında birilerinin rahatsız olduğunu belirten Davutoğlu, önce Gezi provokasyonlarının organize edildiğini, asırlık çınar ağaçlarına sessiz kalanların, Gezi Parkı odaklı olaylarda, 10 kadar ağacın taşınması sebebiyle Türkiye'yi kargaşa haline dönüştürmek istediğini söyledi.Uluslararası medyanın da onlarla yayın yaptığını belirten Davutoğlu, ''Vermek istedikleri imaj 'Türkiye'de kriz var' imajıydı. Sonra 17, 25 Aralık olaylarında düğmeye basılmış gibi içeride ve dışarıdaki hainler tam da biz Cumhurbaşkanımızla geçen sene buraya Şeb-i Arus'a hareket ederken, bir darbe girişiminde bulundular. Yolsuzluk görüntüsü altında tam bir darbe girişimiydi'' şeklinde konuştu.Davutoğlu, bu darbe girişimiyle susturmak istedikleri sesin, Türkiye'nin mazlumlara sahip çıkan, Türkiye'nin 'küresel adalet' diye haykıran sesi olduğunu vurgulayarak, ''Herkes hesap verecek, yükselen Türkiye'nin önünü kesmek isteyen herkes hesap verecek. Milletten almadığı iradeyi, desteği kapalı kapılar ardında almaya çalışan herkes hesap verecek'' şeklinde konuştu.''Tek tek gelmeyin topunuz birlikte gelin''Geçen sene MİT tırlarında yapıldığını, Dışişleri Bakanlığındaki toplantının dinlendiğini hatırlatan Davutoğlu, 'Bu hainler var ya, işte onlar istediler ki dışarıdan gelen telkinlerle içerideki işbirlikçileriyle 30 Mart seçimlerinde AK Parti sendelesin, Türkiye tökezlesin. Millet ise 30 Mart'ta AK Parti'ye sahip çıktığını gösterdi' dedi.Davutoğlu, 30 Mart seçimlerinden bir gün önce düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle gelemediği Konya Mitingi'ne değinerek, şunları kaydetti:''O mitingte, Dışişleri Bakanı olarak sizlere hitap etmiş, ve şunu söylemiştim, aynı şeyi bir daha söylüyorum. O zaman da 'AK Parti dışında, hatırlarsanız, kim varsa onu destekleyin' dediler bu dışarıdaki çeteciler. Koalisyonlar kurdular, çatı aday dediler, şimdi de 2015 Haziranı'na giderken aynı çağrıda bulunuyorlar. Bir kez daha söylüyorum, tek tek gelmeyin, topunuz birlikte gelin. Eğer birinizden korkarsak Allah bu emaneti alsın. Sizin verdiğiniz emaneti korumak konusunda, bir an tereddüt edersek, Allah can emanetini bizden alsın. Kim kimle işbirliği yaparsa, kim kimin yanında koalisyon yaparsa yapsın, milli iradeyi egemen kılacağız.''''Kudüs bizim davamız dediğimiz için...'Başbakan Davutoğlu, 'Nasıl 12 Eylül'de Kudüs'e sahip çıkıldığı için Konya mitingini bahane edip 12 Eylül darbesini yaptılar, aynı şekilde 'one minute' dediğimiz için, Kudüs bizim davamız dediğimiz için her türlü darbe girişiminde bulundular. Kim ne derse desin, o topraklar, Miraç'a sahne olan topraklar bizim için Konya kadar azizdir, Konya kadar mukaddestir' diye konuştu.Konyalılara seslenen Davutoğlu, 'Kudüs'ü uzaklarda aramayın, Kudüs sizin kalbinizdedir, bizim kalbimizdedir, 77 milyonun kalbindedir, kalbinize bakın o mukaddes diyarları görürsünüz'' şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan olarak son mitingini Konya'da yaptığını ve 10 Ağustos'ta Konya'dan aldığı desturla, izinle Cumhurbaşkanlığı makamına geldiğini belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:''Konya seninle gurur duyuyorum. Hem 30 Mart'ta hem 10 Ağustos'ta büyükşehirler arasında birinci geldin oyumuzu yüzde 70'e sonra da yüzde 75'e çıkardın. Şimdi soruyorum inşallah haziran seçimlerde yüzde 80'i aşmaya var mısın? Yüzde 80 ile bu hainlere demokrasi dersi vermeye, milli iradeye sahip çıkmaya var mısın? Nasıl 12 Eylül'e direndiysen, nasıl 27 Mayıs'a direndiysen, nasıl tek parti zulümlerine direndiysen, nasıl 28 Şubat'a direndiysen, bu darbecilere karşı da milli iradeyi ayakta tutmaya var mısın? Kimler içeride ve dışarıda ne kumpaslar kurarlarsa kursunlar, 'Yeter söz de karar da sadece milletindir' diye haykırmaya var mısın? İşte Konya, Selçuklu'nun payitahtı Konya, sen ayaktaysan evlad-ı Fatihan ayaktadır, sen ayaktaysan Ortadoğu ayaktadır, senin geldiğin, Horasan erenlerinin geldiği bütün ata yurtları ayaktadır. Allah senden razı olsun Konya.''''AK Parti'nin mayası tutmuştur''Büyük bir iftiharla 27 Ağustos'ta Olağanüstü Kongre'de görevi aldıktan sonra bir Konyalı olarak şehre gelerek, Konyalılara teşekkür ettiğini, Mevlana'dan destur aldığını anlatan Davutoğlu, şu ana kadar 35'e yakın ili, onlarca ilçeyi ziyaret ettiğini ve herbir il, ilçeye Konya'dan selam, irfan ve Mevlana'nın derin ilmini, maneviyatını götürdüğünü söyledi.Başbakan Davutoğlu, Konya'da olduğu gibi Türkiye'nin birçok şehrinde vatandaşların kendilerini bağırlarına bastığını ifade ederek, 'Bu demektir ki maya tutmuştur, AK Parti mayası artık milletin öz mayasıdır. Görevler alınır, görevler devredilir. Cumhurbaşkanımızdan ben aldım, benden sonra başkaları alacak. Ama mayası tutmuş olan bu AK Parti davasının bayrağı hiçbir zaman yere düşmeyecek'' diye konuştu.'Kılıçdaroğlu Şişli'nin hesabını versin'AK Parti olarak il il, ilçe ilçe milletle buluştuklarını belirten Davutoğlu, ''CHP neyle meşgul, bir de ona bakalım. Bakın biz Türkiye'yi harmanlıyoruz. Dünyayı harmanlıyoruz. Bir ay içinde Irak Başbakanını ağırladık, Rusya Devlet Başkanını ağırladık. Ben Yunanistan'a gittim, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı yaptık. Makedonya'ya ziyaretler yaptık. Cumhurbaşkanımız Papa'yı ağırladı ve daha bir çok ziyaretler yapıldı'' diye konuştu.''Biz içeride ve dışarıda tabiri caizse mekik dokurken, CHP Şişli ile meşguldü'' diyen Davutoğlu, CHP'nin dünyasının bir ilçe sınırlı olduğunu belirtti.Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Gerçekten demokrasimiz açısından bir ibret vesikası olayla karşı karşıyayız. Şimdi kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor. 30 Mart öncesinde görünen o ki eski belediye başkanı, yeni belediye başkanı seçilirken elinden bir kağıt almış. Bu kağıt da Hayri İnönü, seçilirken o taahhüt etmiş, seçimi kazansa bile daha sonra eski belediye başkanı Sarıgül'ün oğluna bu görevi istifa edip vereceğine dair. CHP bu demokrasiyi öğrenemeyecek. Milli iradeyi öğrenemeyecek. Halkoyu ne demek onu öğrenemeyecek. Birinci ders şu, kimin belediye başkanı olduğuna Şişlililer karar verir. Şişlililer karar verdikten sonra birtakım oyunlarla bu değişmez. Ama şimdi o aziz Şişlililer'e soruyorum, sizin oyunuza rağmen böyle bir kağıt verilmişse, yani kim belediye başkanı olursa olsun sonra oğluna bırakılacak denmişse, bunun o çok zikrettikleri saltanattan ne farkı var? Bu, Şişli halkına saygısızlık değil mi, bu milli iradeye saygısızlık değil mi? Şimdi Şişlililerin hesap sorması lazım. Neden böyle bir imzayla milli irade kapalı kapılar ardında devredildi?''CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hesap vermesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, ''Hesaptan kaçamaz. Daha Şişli'yi yönetemeyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi yönetmeye nasıl talip olabilir?'' diye sordu.Başbakan Davutoğlu, ''Vur vur inlesin CHP dinlesin'' sloganları üzerine, ''Zaten CHP'ye millet her seçimde vuruyor, her sandıkta vuruyor. Ama ders alan yok ki. Çünkü biliyor millet CHP'ye vurmazsa, CHP iktidara gelse ilk yapacağı iş millete vurmak olacak. CHP iktidara geldiğinde millet zulümden başka bir şey görmedi ki. İşte Kılıçdaroğlu şimdi hesap verme makamında. Başka işlere yönelmesin, kendi hesabını versin. Şişli'nin hesabını versin. Hangi imzalar atıldı, hangi taahhütler verildi? Kim kimi tehdit etti? Her türlü kumpasın olduğu bir örnek. İşte CHP'ye millet oy vermez, iktidar vermez ama hasbelkader istediği gibi dört yıl değil, dört gün verilse Türkiye'yi Şişli'ye çevirirler'' değerlendirmesinde bulundu.''Hesaplaşmaya kararlıyız''Davutoğlu, İstanbul'da Şişli'deki, Kadıköy'deki, Beşiktaş'taki vatandaşlara ve CHP teşkilatına seslendiğini belirterek, ''İstanbul'da hiç CHP İl Başkanı olacak kimse yok muydu da Ankara eski belediye başkanını İstanbul'a il başkanı yaptılar. Çünkü bunlarda dava misyonu ile ilgili bir tavır yok. Önemli olan günü idare etmek, idari maslahat. Ama biz görevi aldığımız andan itibaren tek bir rüya gördük, o da kalkınmış büyük Türkiye ideali. Bu idealin önüne kim engel çıkartırsa, onlarla hesaplaşmaya da kararlıyız'' ifadelerini kullandı.Şimdi hemen birtakım pazarlıkların başladığını anlatan Davutoğlu, ''2015 seçimlerine giderken, tekrar kapalı kapıların ardında bazı pazarlıklar yapıldığını görüyoruz. Bu pazarlıkların hepsinden bir şekilde hesap sorarız. CHP milletvekili açıkladı. Dedi ki, '30 Mart öncesinde paralel çeteyle işbirliği yapmakla hata yaptık.' Çıksın Kılıçdaroğlu açıklasın, başka işleri karıştıracağına, kendince Şişli'de birtakım oyunlara gireceğine çıksın açıklasın. Nedir paralel çeteyle yaptıkları işbirliği, neyi verdiler, neyi aldılar?'' diye konuştu.Türkiye'de birçok masum insanı, mağdur hale getiren bu çeteyle işbirliği yapanların hepsinin millet tarafından cezalandırılacağının altını çizen Davutoğlu, ''Çünkü millet, oynanan oyunu görmüştür. Milli iradeye ihanet eden herkes hesap verecek. Milletin hesabından kaçamayacaklar'' dedi.Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:''Onlar bu hesaplar içindeyken, bu kumpaslar içindeyken, biz üç ideali hayata geçirmeye kararlıyız. Tam ve mutlak demokrasi, milli irade egemenliği ve çözüm süreci üzerinden milli birlik ve beraberlik... Aslında Konya en güzel örnektir milli birliğe. Türk, Kürt ayrımı olmadan Cihanbeyli'de, Yunak'ta, Kulu'da, Konya'nın her bir yerinde bu milletin kardeşliğini gösteren bütün Konyalıları alnından öpüyorum, bağrıma basıyorum. Bütün Türkiye'de bu tabloyu görmek istiyoruz.''''Destan yazıldı''Ekonomik kalkınmanın aksatılmadan sürdürüleceğine dikkati çeken Davutoğlu, ''Bu kalkınmadan Türkiye payını aldığı gibi bir bütün olarak, Türkiye küresel bir güç olarak yükselirken, Konya da yükselecek. Konya bir merkez şehirdir. İlmin merkezidir. Maneviyatın, ticaretin, ticaret yollarının, ulaşımın, sanayinin merkezidir. Son 12 yılda Konya'da destanlar yazıldı. Hem milli irade bağlamında destan yazıldı hem de Konya'nın kalkınması bağlamında'' diye konuştu.Konya'ya 23 milyar liralık yatırım yapıldığını belirten Davutoğlu, ''Konya ulaşımın, yüksek hızlı trenin kavşak şehri haline geldi. Önce Ankara-Konya hattı açıldı. Sonra Eskişehir-Konya ve bu Şeb-i Aruz'da İstanbul-Konya hattı açıldı. Artık trenle 13 saatlik İstanbul, 4 saat 15 dakikaya indi. Konyaya hayırlı, mübarek olsun. Ankara 1 saat 45 dakika'' dedi.Önümüzdeki dönemde iki hat ile Konya'yı Akdeniz'e ve Türkiye'nin diğer bölgelerine bağlayacaklarını ifade eden Davutoğlu, Antalya, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri hızlı tren hattıyla Antalya turizminin Kapadokya'ya, Kayseri'ye bağlanacağını söyledi.''En büyük lojistik merkezi kuracağız''Konya'da Türkiye'nin en büyük lojistik merkezini kuracaklarını belirten Davutoğlu, 5 üniversitenin olduğu Konya'nın ilim, irfan diyarı olacağını söyledi. Organize sanayi bölgesi sayısının 7'ye çıkarıldığını aktaran Davutoğlu, 'Konya ve Türkiye bizimle ve sizlerle tarih yazacak' şeklinde konuştu.Türkiye'yi dünyada yükselen küresel bir güç olarak yeni yerine, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına oturtmayı hedeflediklerini anlatan Davutoğlu, 2023'e doğru bu kararlılıkla yürüdüklerini bildirdi.Davutoğlu, 'Konya'nın gücü, Sayın Halid Meşal'in de dediği gibi Türkiye'nin gücüdür, Filistin'in gücüdür, bütün İslam dünyasının, Türk dünyasının gücüdür. Bu gücü inşallah en zirve noktasına getireceğiz' dedi.2015 Haziranında 81 vilayetimize örnek olacak şekilde yüzde 80'i aşacak mıyız?' diye soran Davutoğlu, Konya arkalarında olduğu sürece dava bayrağının yükseklerde olacağını kaydetti.Hamas lideri Meşal, AK Parti Konya İl Kongresi’ndeKongreye Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Abdülhamit Gül, Ekrem Erdem, AK Parti Konya ve çevre illerin milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve çok sayıda partili katıldı.Salona, 'Bu toprakların sevdalısı Davutoğlu', 'Konya’nın gururu Davutoğlu, dualarımız seninle', 'Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet', 'Davutoğlu, ümmetin dostu, mazlumların umudu' ifadeleriyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu’nun posterlerinin yer aldığı, 'milletin sevdalıları' yazılı pankartlar asıldı.Kongre salonunda AK Parti ve Türk bayraklarının yanı sıra Filistin, Suriye ve Mısır bayraklarının taşıması da dikkati çekti.Davutoğlu’nun konuşması, işitme engelliler için işaret diliyle de aktarıldı.Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, salona girişlerinin ardından yanlarına gelen yeğenleri Mehmet Çalık'ın oğlu Eren Alp Çalık'ı sevdiler.Davutoğlu ile Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ni ziyaret ettiBaşbakan Ahmet Davutoğlu ile Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ni ziyaret etti.AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi'nin ardından Başbakan Davutoğlu ile Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ne hareket etti.Burada Konya Valisi Muammer Erol tarafından karşılanan Başbakan Davutoğlu ile Meşal, müzeyi ziyaret etti.Müzede dua eden Davutoğlu ile Meşal, yetkililerden bilgi aldı.Mevlana Müzesi çevresinde bekleyen vatandaşların sevgi gösterileri ile karşılanan Başbakan Davutoğlu ile Halid Meşal'e, müzeyi ziyaret eden Malezyalı turistler de yoğun ilgi gösterdi.Başbakan Davutoğlu ile Meşal, burada yerli ve yabancı turistlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.AA
Reklam