onedio
Kobani'de Yaşam: Para Yok, İşe Yaramıyor
İtalyan La Repubblica gazetesi muhabiri Ivan Compasso, yaklaşık 3 aydır IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) ile Kürt savaşçılar arasında çatışmaların sürdüğü, Suriye’nin Türkiye sınırındaki Kobani kentinde bir hafta geçirerek izlenimlerini aktardı.İtalyan gazeteci, kentte halen 1,000'i çocuk 7,000 sivilin bulunduğunu yazdı.İtalya’nın en çok satan gazetelerinden La Repubblica’nın muhabiri Ivan Compasso, 6-12 Aralık tarihleri arasında Kobani’de Kürt savaşçılarla ve sivillerle görüşerek şunları yazdı:“İslam Halifeliği’nin ilerleyişine karşı direnişin sembolü haline gelen kente girmeyi başardık. Geriye 7 bin sivil kalmış, bunların 1000’i çocuk. Gittikçe azalan gıda malzemesi ve yerle bir olmuş hastaneler arasında kent halkı normal bir şekilde yaşamını sürdürmeye çalışıyor ve radikal IŞİD’lileri geri püskürtebileceklerine inanıyor. Çatışmalarda gittikçe daha fazla baş rol oynayan kadınların cesareti sayesinde…”Kobani’ye “yasa dışı olarak ve para ödeyerek” girdiğini yazan Compasso, “100 günlük kuşatma boyunca kapı sadece 29 Kasım’da açık kaldı, bu tarihte de Türk askerleri IŞİD’e ait bomba yüklü bir kamyonun geçmesine izin verdi” dedi. 29 Kasım’da Kobani’de düzenlenen bombalı saldırının ardından patlayıcıların Türkiye üzerinden sokulduğu iddia edilmiş ancak Türk yetkililer bu iddiaları yalanlamıştı.“Kuşatma sebebiyle boşaltılan kent hala yaşıyor. IŞİD propagandasında iddia edilenin aksine kentte sadece savaşçılar yaşamıyor” diyen Compasso, kentteki yaşamı şöyle aktardı:“16 Eylül’den bu yana kentte para yok, işe yaramıyor. Artık kimse bir şey satın almıyor, dağıtım yapılıyor. Kürtlerin savaşa ve yıkıma karşılık cevabı, örgütlenme ve işbirliği. Kentte ekmek ve su dağıtımı, jeneratörler aracılığıyla elektrik sağlanması ve hatta çöplerin toplanması garanti altına alınmış durumda. Bu sayede çatışma yaşanmayan kesimlerde hayat normal görünüyor. Geriye kalan her şey, herkesin kullanımına açık halde.”Habere göre, Kürt savaşçılar öldürdükleri IŞİD militanlarının silahlarına, kredi kartlarına ve belgelerine el koyuyor. Zaman zaman IŞİD militanlarının üzerinden amfetamin türü uyarıcı maddeler de çıkıyor. Bu maddelerin saldırılardan önce militanlara “cesaret vermek” amacıyla kullanıldığı belirtiliyor.La Repubblica’nın haberi, YPG'ye bağlı YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) komutanlarından Qada’nın sözleriyle son buluyor:“İttifak güçleri havadan bombardıman yapıyor ama bu pek işe yaramıyor. Kobani’nin kurtuluşu için esas mücadeleyi burada veriyoruz.”BBC Türkçe
Google Yeni Şeffaflık Raporunu Açıkladı
Google, yeni şeffaflık raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye'den 2013'te gelen içerik silme taleplerinin yıl sonuna doğru azaldığı belirtildi.İnternet arama motoru Google, devletlerin çıkarılmasını talep ettiği veriler hakkında bilgi sunan şeffaflık raporunun sonuncusunu açıkladı. Yeni raporda öncekilerden farklı olarak hükümetlerin çıkarılmasını talep ettiği bilgilere yönelik örnekler verildi.ABD hakkında verilen örnekte, tutukluların suistimal edildiği bir videonun, cinsel taciz nedeniyle tutuklanan bir eczacı hakkında dokümanıın ve polislerin itibarını düşüren bazı videoların çıkarılmasının talep edildiği ifade edildi. Google, bu taleplerin hiçbiri için kesin onay vermedi.Verilen bir diğer örnekte, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 20 Müslüman ülkenin, 'Müslümanların Masumiyeti' filmine ait videoların çıkarılmasını talep ettiği belirtildi. Google, talep üzerine Endonezya, Hindistan, Ürdün, Malezya, Rusya, Suudi Arabistan, Singapur ve Türkiye'de filmin YouTube videolarını kaldırırken, Mısır ve Libya'da geçici olarak erişimi engelledi.Genel istatistiklere bakıldığında, Google Temmuz 2013-Aralık 2013 döneminde devletlerden toplam 14 bin 367 veri parçasının silinmesi için 3 bin 105 talep aldı. Bir önceki 6 aylık dönemde yapılan başvurusu sayısı ise 2 bin 846 olmuştu. İlk şeffaflık raporunu 2010'da yayımlayan Google, 2013'e kadar veri silinmesi taleplerinin yüzde 60 attığını belirtti.Türkiye'den gelen talep yavaşladıGoogle, 2013'ün ilk yarısında gelen yüksek taleplerde Türkiye'nin etkisinin bulunduğunu, ancak sonradan Ankara'nın içerik silinmesi taleplerinin azaldığını belirtti. Türkiye'ye nazaran, 2013'ün ikinci yarısında İtalya ve Tayland'dan gelen tapler artarken, söz konusu yılda yapılan taleplerin yüzde 25'i Rusya'dan geldi.Raporda, Temmuz 2013-Aralık 2013 döneminde gelen taleplerin bin 66'sının blog, 841'inin arama motorları ve 765'inin de YouTube ile bağlantılı olduğu ifade edildi. Devletler verilerin silinmesi gerekçelerini ağırlıklı olarak 'hakaret' ve 'çıplaklık' ve 'mahemiyet' olarak belirtti.Rapora gözatmak için tıklayın.Al Jazeera Turk
'Kılıçdaroğlu Şişli'nin Hesabını Versin'
Başbakan Davutoğlu, Şişli'de belediye başkanından istifa etmesi yönünde kağıt alındığını belirterek, 'Şişli halkına bu saygısızlık değil mi? Kılıçdaroğlu'nun hesap vermesi lazım' dedi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Mazlumlara sahip çıkmak artık al bayrakla sembolleşti, bu al bayrak sadece istiklalimizin sembolü değil bu al bayrak, dünya mazlumlarının sembolüdür' dedi.Davutoğlu, Konya Kongre ve Spor Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi’nde partililere hitap etti.Salona eşi Sare Davutoğlu ile gelen Başbakan Davutoğlu, hazırlanan platformda partilileri selamlayarak, kırmızı karanfil dağıttı. Salondaki turunu tamamlamasının ardından Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal ile kucaklaşan Davutoğlu, Meşal ile el ele sahneye çıkarak salondakileri selamladı.Davutoğlu, konuşmasının başında, Konya’nın manevi mimarlarını ve tüm ilçelerini tek tek sayarak selamladı.Cumhurbaşkanlığı seçiminde büyükşehirler arasında Konya’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destekte birinci olduğunu anımsatan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da selamlarını Konyalılara getirdiğini söyledi.Erdoğan'ın Konyalı olduğunu her zaman söylediğini ve bunun gereğini yaptığını dile getiren Davutoğlu, 'Ben de ne kadar Konyalıysam, Sayın Cumhurbaşkanımız da o kadar Konyalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız ne kadar Rizeliyse ben de o kadar Rizeliyim. Her ikimizde Türkiye’nin 81 vilayetini aynı aşkla, muhabbetle seviyoruz. Allah bizdeki muhabbetle milletimizin muhabbetini hep bir ve beraber eylesin' diye konuştu.Geçen hafta Balkanlar'ı, Makedonya'yı ziyaret ettiğini ve orada kendisine teveccüh gösterenlerin 'Biz de Konyalıyız. Çünkü evladı Fatiha’nın çıktığı yer, kaynağı Konya’dır' dediklerini anımsatan Davutoğlu, Üsküp’ten selamlar getirdiğini ve orada isteyen herkese, Makedonya’da her eve, bir Türk bayrağı, bir Kur’an-ı Kerim ve bir de Türkçe sözlük hediye etme sözü verdiğini ve bu sözün en kısa zamanda yerine getirileceğini anlattı.Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Ankara, Edirne, İstanbul'da programlara katıldığını, şimdi de Konya'da bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bir hafta içinde 4 başkentimizi ziyaret ettim. 5 günde 4 mukaddes payitahtı ziyaret ettim. Baş şehirler bir kez başşehir oldu mu baş verirler, ama baş eğmezler. Başları diktir, vakurdur. Konya, Haçlılar karşışında baş eğmedi. Edirne 6 ay muhasara altında kaldı, ağaç köklerini yediler Edirneliler, aç kaldılar, susuz kaldılar Balkan Harbi'nde ama baş eğmediler. İstanbul işgal gördü, Meclis’i basıldı, şehitler verdi, ama baş eğmedi. Ankara, Meclisimizin ilk merkezi Ankara, İstikbal Harbi'nde Ankara yakınlarına kadar gelen düşman ordularına inat, bu milletin istikbalinin ve istiklalinin teminatı Ankara’da kuruldu. Baş şehirler baş eğmezler. Konya hiçbir zaman baş eğmedi, eğmeyecek.'Konyalıların, milli irade testi olduğunda da herkesten öne çıktıklarını, mücadele ettiklerini, zulüm görselerde baş eğmediklerini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:“Konya 27 Mayıs’a baş eğmedi, Konya tek parti zulmüne baş eğmedi, 12 Eylül’e baş eğmedi. Biraz önce Halid Meşal bir olaydan bahsettti, hatırlarsınız, 1980 yılında İsrail bizim Kudüsümüzü, hepimizin Kudüsünü kendi başkenti ilan ettiğinde, Konyalılar Eylül 1980’de Konya sokaklarına çıktılar ve ‘Kudüs bizim izzetimizdir, onurumuzdur, kıblemizdir’ dediler. Bu sebeple 12 Eylül ihtilalini yapanlar bu mitingi bahane ederek, bu mitingi de ihtilallerine gerekçe kılmaya çalıştılar. O mitingde bulunan rahmetli Necmettin Erbakan Hocamıza da Kudüs'e sahip çıkan bütün yiğitlere selam ediyorum, Allah rahmet eylesin diyorum.''Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet'Salondaki partililerin, 'Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet' tezahuratları üzerine Davutoğlu, 'Biz, inşallah dünyanın her yerinde mazlumlara yardım edeceğiz. Kudüs burada mı, Gazze burada mı, Filistin burada mı, Somali burada mı, Myanmar burada mı, Halep burada mı, Saray Bosna burada mı, Üsküp burada mı, Semerkant burada mı, Buhara burada mı, Mevlana’nın diyarı Merv burada mı' diye sordu.Partililerin, 'burada' cevabı üzerine de Başbakan Davutoğlu, 'Konya ayaktaysa bu milletin, davanın onuru ayaktadır. Allah sizlerden razı olsun, Allah Konyalıların ve bu ülkenin başını hiçbir zaman öne eğdirmesin. Nerede mazlum varsa onlara sahip çıkma gücünü, kudretini, şefkatini bize nasip eylesin' dedi.Başbakan Davutoğlu, partililerin Türk ve Filistin bayraklarını birlikte taşımasına işaret ederek, şunları kaydetti:'Nasıl Filistin bayrağıyla, al bayrak yan yana… Gazze’yi ziyaret ettiğimde, biraz önce resmini de gördüğünüz, Basil kardeşim, kızının cenazesinde, o nur yüzlü Yuşa’nın cenazesi önünde sarılmıştık. O resim bir sembol oldu, o resim sarılan Türk Dışişleri Bakanı ile Filistinli baba değildi. O resimde sarılan 77 milyon Anadolu ve Trakya insanı ile Filistinlilerin kucaklaşmasıydı. Hiç kimseden korkmadık, çekinmedik. O sarılmadan sonra düşünün ki Filistinliler nasıl aziz, onurlu millet ki hemen hastanenin önünde, bombalar atılırken Gazze’ye İsrail uçaklarından, Filistinliler al bayraklarıyla hastane önündeydi. Bir Filistinli elimi tuttu, hiç unutmayacağım. Şunu söyledi: 'Filistin'e biz sahip çıkarız, aman Arakanı yalnız bırakmayın.'Düşünün ki mazlumlara sahip çıkmak artık al bayrakla sembolleşti, bu al bayrak sadece istiklalimizin sembolü değil bu al bayrak, dünya mazlumlarının sembolüdür. Allah şahittir bu al bayrağı bir nebze dahi kalbimizden, gönlümüzden çıkarmayacağız, mazlumların sembolü yapacağız. Dünyanın her yerinde bu al bayrakla, Filistin, özgür Suriye bayrağı, tüm mazlumların bayrağı yan yana dalgalanacak.'AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Nasıl Kudüs'e sahip çıkıldığı için Konya mitingini bahane edip 12 Eylül darbesini yaptılar, aynı şekilde 'one minute' dediğimiz için, 'Kudüs bizim davamız' dediğimiz için her türlü darbe girişiminde bulundular. Kim ne derse desin, o topraklar, Miraç'a sahne olan topraklar, bizim için Konya kadar azizdir, Konya kadar mukaddestir'' dedi.Davutoğlu, Konya Kongre ve Spor Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi'nde partililere hitap etti.'Yükselen Türkiye'nin önünü kesmek isteyen herkes hesap verecek'İslam dünyasında ve dünyada her yere sahip çıkacak kudrette bir Türkiye Cumhuriyeti'nin, başı göklere ermiş, vakur tavrı ortaya çıktığında birilerinin rahatsız olduğunu belirten Davutoğlu, önce Gezi provokasyonlarının organize edildiğini, asırlık çınar ağaçlarına sessiz kalanların, Gezi Parkı odaklı olaylarda, 10 kadar ağacın taşınması sebebiyle Türkiye'yi kargaşa haline dönüştürmek istediğini söyledi.Uluslararası medyanın da onlarla yayın yaptığını belirten Davutoğlu, ''Vermek istedikleri imaj 'Türkiye'de kriz var' imajıydı. Sonra 17, 25 Aralık olaylarında düğmeye basılmış gibi içeride ve dışarıdaki hainler tam da biz Cumhurbaşkanımızla geçen sene buraya Şeb-i Arus'a hareket ederken, bir darbe girişiminde bulundular. Yolsuzluk görüntüsü altında tam bir darbe girişimiydi'' şeklinde konuştu.Davutoğlu, bu darbe girişimiyle susturmak istedikleri sesin, Türkiye'nin mazlumlara sahip çıkan, Türkiye'nin 'küresel adalet' diye haykıran sesi olduğunu vurgulayarak, ''Herkes hesap verecek, yükselen Türkiye'nin önünü kesmek isteyen herkes hesap verecek. Milletten almadığı iradeyi, desteği kapalı kapılar ardında almaya çalışan herkes hesap verecek'' şeklinde konuştu.''Tek tek gelmeyin topunuz birlikte gelin''Geçen sene MİT tırlarında yapıldığını, Dışişleri Bakanlığındaki toplantının dinlendiğini hatırlatan Davutoğlu, 'Bu hainler var ya, işte onlar istediler ki dışarıdan gelen telkinlerle içerideki işbirlikçileriyle 30 Mart seçimlerinde AK Parti sendelesin, Türkiye tökezlesin. Millet ise 30 Mart'ta AK Parti'ye sahip çıktığını gösterdi' dedi.Davutoğlu, 30 Mart seçimlerinden bir gün önce düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle gelemediği Konya Mitingi'ne değinerek, şunları kaydetti:''O mitingte, Dışişleri Bakanı olarak sizlere hitap etmiş, ve şunu söylemiştim, aynı şeyi bir daha söylüyorum. O zaman da 'AK Parti dışında, hatırlarsanız, kim varsa onu destekleyin' dediler bu dışarıdaki çeteciler. Koalisyonlar kurdular, çatı aday dediler, şimdi de 2015 Haziranı'na giderken aynı çağrıda bulunuyorlar. Bir kez daha söylüyorum, tek tek gelmeyin, topunuz birlikte gelin. Eğer birinizden korkarsak Allah bu emaneti alsın. Sizin verdiğiniz emaneti korumak konusunda, bir an tereddüt edersek, Allah can emanetini bizden alsın. Kim kimle işbirliği yaparsa, kim kimin yanında koalisyon yaparsa yapsın, milli iradeyi egemen kılacağız.''''Kudüs bizim davamız dediğimiz için...'Başbakan Davutoğlu, 'Nasıl 12 Eylül'de Kudüs'e sahip çıkıldığı için Konya mitingini bahane edip 12 Eylül darbesini yaptılar, aynı şekilde 'one minute' dediğimiz için, Kudüs bizim davamız dediğimiz için her türlü darbe girişiminde bulundular. Kim ne derse desin, o topraklar, Miraç'a sahne olan topraklar bizim için Konya kadar azizdir, Konya kadar mukaddestir' diye konuştu.Konyalılara seslenen Davutoğlu, 'Kudüs'ü uzaklarda aramayın, Kudüs sizin kalbinizdedir, bizim kalbimizdedir, 77 milyonun kalbindedir, kalbinize bakın o mukaddes diyarları görürsünüz'' şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan olarak son mitingini Konya'da yaptığını ve 10 Ağustos'ta Konya'dan aldığı desturla, izinle Cumhurbaşkanlığı makamına geldiğini belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:''Konya seninle gurur duyuyorum. Hem 30 Mart'ta hem 10 Ağustos'ta büyükşehirler arasında birinci geldin oyumuzu yüzde 70'e sonra da yüzde 75'e çıkardın. Şimdi soruyorum inşallah haziran seçimlerde yüzde 80'i aşmaya var mısın? Yüzde 80 ile bu hainlere demokrasi dersi vermeye, milli iradeye sahip çıkmaya var mısın? Nasıl 12 Eylül'e direndiysen, nasıl 27 Mayıs'a direndiysen, nasıl tek parti zulümlerine direndiysen, nasıl 28 Şubat'a direndiysen, bu darbecilere karşı da milli iradeyi ayakta tutmaya var mısın? Kimler içeride ve dışarıda ne kumpaslar kurarlarsa kursunlar, 'Yeter söz de karar da sadece milletindir' diye haykırmaya var mısın? İşte Konya, Selçuklu'nun payitahtı Konya, sen ayaktaysan evlad-ı Fatihan ayaktadır, sen ayaktaysan Ortadoğu ayaktadır, senin geldiğin, Horasan erenlerinin geldiği bütün ata yurtları ayaktadır. Allah senden razı olsun Konya.''''AK Parti'nin mayası tutmuştur''Büyük bir iftiharla 27 Ağustos'ta Olağanüstü Kongre'de görevi aldıktan sonra bir Konyalı olarak şehre gelerek, Konyalılara teşekkür ettiğini, Mevlana'dan destur aldığını anlatan Davutoğlu, şu ana kadar 35'e yakın ili, onlarca ilçeyi ziyaret ettiğini ve herbir il, ilçeye Konya'dan selam, irfan ve Mevlana'nın derin ilmini, maneviyatını götürdüğünü söyledi.Başbakan Davutoğlu, Konya'da olduğu gibi Türkiye'nin birçok şehrinde vatandaşların kendilerini bağırlarına bastığını ifade ederek, 'Bu demektir ki maya tutmuştur, AK Parti mayası artık milletin öz mayasıdır. Görevler alınır, görevler devredilir. Cumhurbaşkanımızdan ben aldım, benden sonra başkaları alacak. Ama mayası tutmuş olan bu AK Parti davasının bayrağı hiçbir zaman yere düşmeyecek'' diye konuştu.'Kılıçdaroğlu Şişli'nin hesabını versin'AK Parti olarak il il, ilçe ilçe milletle buluştuklarını belirten Davutoğlu, ''CHP neyle meşgul, bir de ona bakalım. Bakın biz Türkiye'yi harmanlıyoruz. Dünyayı harmanlıyoruz. Bir ay içinde Irak Başbakanını ağırladık, Rusya Devlet Başkanını ağırladık. Ben Yunanistan'a gittim, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı yaptık. Makedonya'ya ziyaretler yaptık. Cumhurbaşkanımız Papa'yı ağırladı ve daha bir çok ziyaretler yapıldı'' diye konuştu.''Biz içeride ve dışarıda tabiri caizse mekik dokurken, CHP Şişli ile meşguldü'' diyen Davutoğlu, CHP'nin dünyasının bir ilçe sınırlı olduğunu belirtti.Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Gerçekten demokrasimiz açısından bir ibret vesikası olayla karşı karşıyayız. Şimdi kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor. 30 Mart öncesinde görünen o ki eski belediye başkanı, yeni belediye başkanı seçilirken elinden bir kağıt almış. Bu kağıt da Hayri İnönü, seçilirken o taahhüt etmiş, seçimi kazansa bile daha sonra eski belediye başkanı Sarıgül'ün oğluna bu görevi istifa edip vereceğine dair. CHP bu demokrasiyi öğrenemeyecek. Milli iradeyi öğrenemeyecek. Halkoyu ne demek onu öğrenemeyecek. Birinci ders şu, kimin belediye başkanı olduğuna Şişlililer karar verir. Şişlililer karar verdikten sonra birtakım oyunlarla bu değişmez. Ama şimdi o aziz Şişlililer'e soruyorum, sizin oyunuza rağmen böyle bir kağıt verilmişse, yani kim belediye başkanı olursa olsun sonra oğluna bırakılacak denmişse, bunun o çok zikrettikleri saltanattan ne farkı var? Bu, Şişli halkına saygısızlık değil mi, bu milli iradeye saygısızlık değil mi? Şimdi Şişlililerin hesap sorması lazım. Neden böyle bir imzayla milli irade kapalı kapılar ardında devredildi?''CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hesap vermesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, ''Hesaptan kaçamaz. Daha Şişli'yi yönetemeyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi yönetmeye nasıl talip olabilir?'' diye sordu.Başbakan Davutoğlu, ''Vur vur inlesin CHP dinlesin'' sloganları üzerine, ''Zaten CHP'ye millet her seçimde vuruyor, her sandıkta vuruyor. Ama ders alan yok ki. Çünkü biliyor millet CHP'ye vurmazsa, CHP iktidara gelse ilk yapacağı iş millete vurmak olacak. CHP iktidara geldiğinde millet zulümden başka bir şey görmedi ki. İşte Kılıçdaroğlu şimdi hesap verme makamında. Başka işlere yönelmesin, kendi hesabını versin. Şişli'nin hesabını versin. Hangi imzalar atıldı, hangi taahhütler verildi? Kim kimi tehdit etti? Her türlü kumpasın olduğu bir örnek. İşte CHP'ye millet oy vermez, iktidar vermez ama hasbelkader istediği gibi dört yıl değil, dört gün verilse Türkiye'yi Şişli'ye çevirirler'' değerlendirmesinde bulundu.''Hesaplaşmaya kararlıyız''Davutoğlu, İstanbul'da Şişli'deki, Kadıköy'deki, Beşiktaş'taki vatandaşlara ve CHP teşkilatına seslendiğini belirterek, ''İstanbul'da hiç CHP İl Başkanı olacak kimse yok muydu da Ankara eski belediye başkanını İstanbul'a il başkanı yaptılar. Çünkü bunlarda dava misyonu ile ilgili bir tavır yok. Önemli olan günü idare etmek, idari maslahat. Ama biz görevi aldığımız andan itibaren tek bir rüya gördük, o da kalkınmış büyük Türkiye ideali. Bu idealin önüne kim engel çıkartırsa, onlarla hesaplaşmaya da kararlıyız'' ifadelerini kullandı.Şimdi hemen birtakım pazarlıkların başladığını anlatan Davutoğlu, ''2015 seçimlerine giderken, tekrar kapalı kapıların ardında bazı pazarlıklar yapıldığını görüyoruz. Bu pazarlıkların hepsinden bir şekilde hesap sorarız. CHP milletvekili açıkladı. Dedi ki, '30 Mart öncesinde paralel çeteyle işbirliği yapmakla hata yaptık.' Çıksın Kılıçdaroğlu açıklasın, başka işleri karıştıracağına, kendince Şişli'de birtakım oyunlara gireceğine çıksın açıklasın. Nedir paralel çeteyle yaptıkları işbirliği, neyi verdiler, neyi aldılar?'' diye konuştu.Türkiye'de birçok masum insanı, mağdur hale getiren bu çeteyle işbirliği yapanların hepsinin millet tarafından cezalandırılacağının altını çizen Davutoğlu, ''Çünkü millet, oynanan oyunu görmüştür. Milli iradeye ihanet eden herkes hesap verecek. Milletin hesabından kaçamayacaklar'' dedi.Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:''Onlar bu hesaplar içindeyken, bu kumpaslar içindeyken, biz üç ideali hayata geçirmeye kararlıyız. Tam ve mutlak demokrasi, milli irade egemenliği ve çözüm süreci üzerinden milli birlik ve beraberlik... Aslında Konya en güzel örnektir milli birliğe. Türk, Kürt ayrımı olmadan Cihanbeyli'de, Yunak'ta, Kulu'da, Konya'nın her bir yerinde bu milletin kardeşliğini gösteren bütün Konyalıları alnından öpüyorum, bağrıma basıyorum. Bütün Türkiye'de bu tabloyu görmek istiyoruz.''''Destan yazıldı''Ekonomik kalkınmanın aksatılmadan sürdürüleceğine dikkati çeken Davutoğlu, ''Bu kalkınmadan Türkiye payını aldığı gibi bir bütün olarak, Türkiye küresel bir güç olarak yükselirken, Konya da yükselecek. Konya bir merkez şehirdir. İlmin merkezidir. Maneviyatın, ticaretin, ticaret yollarının, ulaşımın, sanayinin merkezidir. Son 12 yılda Konya'da destanlar yazıldı. Hem milli irade bağlamında destan yazıldı hem de Konya'nın kalkınması bağlamında'' diye konuştu.Konya'ya 23 milyar liralık yatırım yapıldığını belirten Davutoğlu, ''Konya ulaşımın, yüksek hızlı trenin kavşak şehri haline geldi. Önce Ankara-Konya hattı açıldı. Sonra Eskişehir-Konya ve bu Şeb-i Aruz'da İstanbul-Konya hattı açıldı. Artık trenle 13 saatlik İstanbul, 4 saat 15 dakikaya indi. Konyaya hayırlı, mübarek olsun. Ankara 1 saat 45 dakika'' dedi.Önümüzdeki dönemde iki hat ile Konya'yı Akdeniz'e ve Türkiye'nin diğer bölgelerine bağlayacaklarını ifade eden Davutoğlu, Antalya, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri hızlı tren hattıyla Antalya turizminin Kapadokya'ya, Kayseri'ye bağlanacağını söyledi.''En büyük lojistik merkezi kuracağız''Konya'da Türkiye'nin en büyük lojistik merkezini kuracaklarını belirten Davutoğlu, 5 üniversitenin olduğu Konya'nın ilim, irfan diyarı olacağını söyledi. Organize sanayi bölgesi sayısının 7'ye çıkarıldığını aktaran Davutoğlu, 'Konya ve Türkiye bizimle ve sizlerle tarih yazacak' şeklinde konuştu.Türkiye'yi dünyada yükselen küresel bir güç olarak yeni yerine, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına oturtmayı hedeflediklerini anlatan Davutoğlu, 2023'e doğru bu kararlılıkla yürüdüklerini bildirdi.Davutoğlu, 'Konya'nın gücü, Sayın Halid Meşal'in de dediği gibi Türkiye'nin gücüdür, Filistin'in gücüdür, bütün İslam dünyasının, Türk dünyasının gücüdür. Bu gücü inşallah en zirve noktasına getireceğiz' dedi.2015 Haziranında 81 vilayetimize örnek olacak şekilde yüzde 80'i aşacak mıyız?' diye soran Davutoğlu, Konya arkalarında olduğu sürece dava bayrağının yükseklerde olacağını kaydetti.Hamas lideri Meşal, AK Parti Konya İl Kongresi’ndeKongreye Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Abdülhamit Gül, Ekrem Erdem, AK Parti Konya ve çevre illerin milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve çok sayıda partili katıldı.Salona, 'Bu toprakların sevdalısı Davutoğlu', 'Konya’nın gururu Davutoğlu, dualarımız seninle', 'Bilge adam, sen mazlumlara yardım et. Konya bize emanet', 'Davutoğlu, ümmetin dostu, mazlumların umudu' ifadeleriyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu’nun posterlerinin yer aldığı, 'milletin sevdalıları' yazılı pankartlar asıldı.Kongre salonunda AK Parti ve Türk bayraklarının yanı sıra Filistin, Suriye ve Mısır bayraklarının taşıması da dikkati çekti.Davutoğlu’nun konuşması, işitme engelliler için işaret diliyle de aktarıldı.Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, salona girişlerinin ardından yanlarına gelen yeğenleri Mehmet Çalık'ın oğlu Eren Alp Çalık'ı sevdiler.Davutoğlu ile Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ni ziyaret ettiBaşbakan Ahmet Davutoğlu ile Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ni ziyaret etti.AK Parti Konya 5. Olağan İl Kongresi'nin ardından Başbakan Davutoğlu ile Halid Meşal, Mevlana Müzesi'ne hareket etti.Burada Konya Valisi Muammer Erol tarafından karşılanan Başbakan Davutoğlu ile Meşal, müzeyi ziyaret etti.Müzede dua eden Davutoğlu ile Meşal, yetkililerden bilgi aldı.Mevlana Müzesi çevresinde bekleyen vatandaşların sevgi gösterileri ile karşılanan Başbakan Davutoğlu ile Halid Meşal'e, müzeyi ziyaret eden Malezyalı turistler de yoğun ilgi gösterdi.Başbakan Davutoğlu ile Meşal, burada yerli ve yabancı turistlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.AA
Muharrem İnce: 'İktidar, Zaman ve STV'ye El Koymak İstiyor'
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, iktidarın Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonuna el koyup kendi borazanı yapmak istediğini söyledi. Dershanelerin kapatılmak istenmesine de tepki gösteren İnce, “Bugün Cemaat’ten hıncını almak için dershaneleri kapatıyor, yarın CHP'den hıncını almak için dernekleri kapatır, öbür gün MHP’den hıncını almak için odaları kapatır.” dedi.Silivri Belediyesi fuaye salonunda düzenlenen ‘Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?’ konulu panele katılan Muharrem İnce, panelin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Özgür medyayı hedef alan 14 Aralık operasyonuyla ilgili soruya İnce, “Operasyonun amacını herkes biliyor. Türkiye'de herkes Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonuna yapılanların amacın ne olduğunu biliyor. Geçmişte el koydukları gazeteler, televizyonlar vardı. İktidarın borazanı olacaktı, olmuşlardır. Bugün de yapılmak istenen; bu yapılara el koyup kendi borazanları yapmak istemektedirler. Hukuksuzluktur, doğru değildir, yakışmamıştır. Ama millet bunların farkındadır, hiç kimse merak etmesin.'' ifadelerini kullandı.Dershanelerin kapatılmasının fakir çocukları mağdur edeceğini ve sektörün kayıtsız nitelik kazanabileceği uyarısında bulunan Muharrem İnce, 'Birilerinden intikam almak için, bir eğitim öğretim kurumunu kapatamaz. Türkiye'de bu konu için eğitimcileri tartışıyoruz, bu doğru değildir. Bugün Cemaat’ten hıncını almak için dershaneleri kapatıyor, yarın CHP'den hıncını almak için dernekleri kapatır, öbür gün MHP’den hıncını almak için sivil toplumda odaları kapatır. Böyle bir kafa sağlıklı değildir. Polisiye tedbirlerle eğitim kurumu kapanmaz, eğitim kurumların kapanması gerekiyorsa eğitimde bir takım düzenlemelerle olur. Yer altına iner bu işler, söyleyeyim. Özel derse iner, olan fakir fukara çocuğuna olur, zengin çocuklar bu işi özel dersle çözerler.'' şeklinde konuştu.'ÖZGÜR İRADENİZLE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN SAVCILARISINIZ SİZLER'Konya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan liseli gencin durumu hakkında da konuşan İnce, geçmişte de benzer olaylar yaşandığını hatırlattı. İnce, 'Geçmişte 16 yaşındaki bir çocuğu Kenan Evren astırmıştı, şimdi Recep Paşanın döneminde de 16 yaşındaki çocuk gözaltına alınıyor. Bir takım kamuoyu baskılarıyla serbest kalmış. Ben o hakimlere savcılara diyorum ki; kimsenin önünde eğilmeyin! unutmayın ki sizin cübbelerinizin düğmesi yok, kimseye düğmenizi iliklemeyin özgür iradenizle bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin savcılarısınız sizler.'' diye konuştu.‘MATEMATİK ÖĞRENMELERİNİ TAVSİYE EDERİM’Muharrem İnce, son dönemde yaşanan Osmanlıca tartışmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, parti olarak Osmanlıca öğrenimiyle ilgili bir sıkıntıları olmadığını, yapılmak istenen şeyin politik manevralar olduğunu belirtti. İnce, 'Osmanlıcıyla bir bizim bir sıkıntımız yok, Osmanlı bizim ecdadımız. Hiçbir itirazım yok buna öğrensinler. Fakat ben matematik öğretmelerini tavsiye ederim. Ben çocuklara fizik öğretmelerini isterim. Yani Osmanlıcayı uzmanlarla öğrensin bilsin. Geçmişimizi bilelim ama bunlar politik manevralardır. Bunlar din iman edebiyatı Osmanlı ecdat edebiyatıyla hırsızlığı, yolsuzluğu, rüşveti, kapatma taktikleridir bu millet bunu anlayacaktır diye düşünüyorum.' şeklinde konuştu. BUGÜN
Cüneyt Çakır 33 Gün Sonra Yeşil Sahalarda
Spor Toto Süper Lig'de İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor arasında oynanan karşılaşmayı yöneten FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, 33 gün sonra yeşil sahalara çıktı.Süper Lig'in 10. haftasında, 23 Kasım'da Ankara'da oynanan Gençlerbirliği-Kardemir Karabükspor maçında geçirdiği rahatsızlık sonrası hastaneye kaldırılan başarılı hakem, akciğerindeki hava birikmesi nedeniyle cerrahi operasyon geçirmişti.Sonraki 4 lig maçında görev alamayan FIFA kokartlı hakem, rahatsızlığının geçmesiyle 33 gün aradan sonra İstanbul Başakşehir ile Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında düdük çaldı.Karşılaşmada Cüneyt Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yaptı.CNNTürk
Reklam
Ali İsmail'e Tekme Atan Polisin Avukatı: 'Gezi, Darbe Amaçlı Terör Eylemidir'
Ali İsmail'in kafasına tekme atarak öldüren polisin avukatı yazılı savunmada Gezi'nin darbe girişimi olduğunu iddia ederken, polisin değil eylemcilerin yargılanması gerektiğini söyledi.Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterileri sırasında Ali İsmail Korkmaz’ın kafasına tekmeler atarak ölümüne yol açan polis memuru Mevlüt Saldoğan’ın avukatı Mutlu Karayılan, mahkemeye sunduğu esas hakkındaki yazılı savunmasında, Gezi eyleminin ‘darbe amaçlı bir terör eylemi’ olduğunu iddia ederek, katılanların da masum olmadığını öne sürdü. Polisin avukatı polislerin değil eylemcilerin yargılanması gerektiğini iddia etti. Eskişehir’de, bu yönde hiçbir bulgu olmadığı halde, eyleme katılanların molotofkokteyli, patlayıcı madde ve ateşli silah kullandığını savunan Karayılan, “polislerin değil, eylemi tertip edenlerin yargılanması gerektiğini” ileri sürdü. Karayılan, ayrıca polislerin düşünme yetisi kaybettiğini savunarak “Gezi Parkı eylemlerinde görev alan, hem de 72 saat aktif olarak görev yapan, saldırıya uğrayan, biber gazına maruz kalan polis memurlarının kendisine yapılan haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet sonrasında muhtemel işleyebilecekleri suçlar haksız tahrik altında işlenmiş kabul edilecektir. Yine 72 saat aktif şekilde polislerin görev alması nedeniyle iradeleri sakatlanmış ve düşünme yetileri ortadan kalkmıştır” ifadesini kullandı.'GEZİ'NİN AMACI DARBE'Radikal’de yer alan habere göre, Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin dün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya; tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan ile avukatı Karayılan, mazeret bildirerek, katılmamıştı. Karayılan mahkemeye sunduğu esas hakkındaki savunmasında, Gezi Parkı eylemlerinin “özünde” demokratik eylem olarak başladığını fakat “ilerleyen süreçte terör eylemi olarak kendisini gösterdiğini” ileri sürdü. Karayılan, Gezi Parkı eylemlerinin temel amacının “meşru yolla elde edilemeyen siyasi iktidarın gayri yasal yoldan elde edilmesi ve meşru hükümetin ortadan kaldırılması” olduğunu iddia etti. Eyleme katılanların, “masumluğundan söz edilemeyeceğini” savunan Karayılan, şunları kaydetti:“Öyle tencere tava çalarak yahut da 30 yıldır ezberletilmiş sloganların atılması suretiyle yapılmış bir eylem değildir. 60 yaşındaki teyzelerin bile elinde sapanla, demir bilyalarla polis avına çıktığı bir eylemin meşruluğundan ve bu eyleme katılanların masumluğundan söz edilemez.”'POLİS DEĞİL EYLEMCİLER YARGILANMALI'Karayılan, ülke çapında ve Eskişehir’de bu yönde bir bulgu ve belge bulunmadığı halde “yasadışı terör örgütleri ve kanlı terör örgütü PKK’nın bu eylemleri provoke ettiğini” ileri sürdü. Aynı şekilde, eylemlerde kesici delici aletler, patlayıcı maddeler, ateşli silahlar ve “özellikle eylemlerde kullanılmak üzere hazırlatılmış onluk demir parçaları, demir bilyalar, cam şişeler, demir ve ağaç sopalar ve molotofkokteylinin kullanıldığını ileri sürdü. Polis Mevlüt Saldoğan’ın “böylesi bir saldırı karşısında orantılı bir müdahalede bulunduğunu” iddia eden Karayılan, “Bugün yasadışı bir eylemi tertip eden ve bu eylemlerde bir kısım eylemcilerin ölmesine ve yaralanmasına sebebiyet verenler yargılanmalı iken toplumun huzur, sükun ve emniyetini tesis edenler sanık sandalyesinde bulunmaktadır “ dedi.'POLİSİN DÜŞÜNME YETİSİ YOKTU'Polis Mevlüt Saldoğan’ın 15 yıldır TEM Şubesi’nde çalıştığını, başarılı bir memur olduğunu iddia eden Karayılan, “Yaptığı işin ehemmiyetinin bilincinde olan müvekkilim gerek kendisine, gerek başkasına yönelik, gerek kamu mallarına, gerek özel mülkiyete yönelik saldırıları önlemek için kendisine tevdi edilen görevleri hukukun sınırları içinde yerine getirmiştir” dedi. Eylemcilerin AKP il örgütüne saldırmak istediklerini, polislerin de bunu önlemek için yetkilendirildiklerini savunan Karayılan, eğer bir suç varsa ‘haksız tahrik’ altında işlendiğini ileri sürdü. Karayılan, şöyle dedi:“Gezi Parkı eylemlerinde görev alan, hem de 72 saat aktif olarak görev yapan, saldırıya uğrayan, biber gazına maruz kalan polis memurlarının kendisine yapılan haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet sonrasında muhtemel işleyebilecekleri suçlar haksız tahrik altında işlenmiş kabul edilecektir. Yine 72 saat aktif şekilde polislerin görev alması nedeniyle iradeleri sakatlanmış ve düşünme yetileri ortadan kalkmıştır. Yargılama sürecinde bunca baskı ve saldırı karşısında 72 saat görev yapan birinin psikolojisinin sağlam olup olmadığı, tavır ve davranışları ile düşünme yetisine sahip olup olmadığı hususunun tartışılması...”İleri Haber
Reklam
Rusya'dan Dijital DNA Bankası
Moskova Devlet Üniversitesi, dünyadaki tüm canlı türlerinin DNA'larının saklanacağı veri tabanı oluşturulacağını açıkladı. Dijital veri tabanında Rusya'da yaşayan ve nesli tükenmiş tüm canlılara ait DNA bilgisi yer alacak.Rus bilim insanları, ülke sınırlarında yaşayan tüm canlı türlerinin DNA'sını saklamak için kurulacak veri tabanı için büyük bir bütçe aldıklarını açıkladı.Rus basınına açıklama yapan Moskova Devlet Üniversitesi'nden Viktor Sadivnichy, 'Nuh'un Gemisi' adını verdikleri projede dünyada yaşayan ve yaşamış olan tüm canlıların bilgilerini içeren veritabanı oluşturacaklarını söyledi. Moskova Devlet Üniversitesi'nin merkez kampüsünde kurulacak olan veritabanı, 430 kilometre karelik bir alan kaplayacak.Sadivnichy, 2018'de tamamlanması beklenen proje sayesinde hücresel materyalleri yeniden üretebileceklerini, aynı zamanda merkezde bilişim sistemleri yer alacağını da belirtti. Moskova Üniversitesi'nin botanikten zoolojiye kadar tüm bölümlerinin katkı göstereceği çalışmada, mümkün olan tüm nesli tükenmiş ve yaşayan canlılardan biyomateryal toplanacak. Projenin 194 milyon dolara mal olması bekleniyor.İnşa edilecek dijital DNA bankası, Rusya içindeki diğer bilimsel tesislerle bağlantılı olacak. Sadivnichy veritabanının gelecekte yurtdışından alınacak bilgileri de saklayabileceğini belirtti.Rusya'nın planladığı projenin benzerini yürüten Norveç, Svalbard Takımadaları'nda bulunan Svalbard Küresel Tohum Kasası'nda 100 milyondan fazla tohum saklıyor.RT ve Al Jazeera
Ataköy Sahili AVM İçin Yok Edilecek
Ataköy Turizm Kompleksi olarak bilinen proje içinde için deniz sahilden itibaren 600 metre doldurulacakAtaköy Turizm Kompleksi olarak bilinen proje denizde hayata geçti. Denize ulaşamamaktan ve kıyının kamuya kapatılmasından şikayet eden Ataköylüler artık denizi uzaktan seyredecekler. Mega yat limanı için deniz doldurulmaya başlandı. Ataköy sahil kıyıdan itibaren 600 metre doldurulacakAtaköy Turizm Kompleksi olarak bilinen proje içinde Galleria Alışveriş Merkezi, Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, Ataköy Marina Hotel, Ataköy Marina ve Ataköy Marina Park yer alıyor. Bunun ön tarafına da deniz doldurularak büyük bir kruvaziyer gemilerin de yanaşabileceği Mega Yat limanı inşaatına başlandı.Radikal’den Ömer Erbil’in haberine göre; Ataköy Turizm Kompleksi, halen Türkiye denizcilik sektörünün önde gelen isimlerinden Şadan Kalkavan, Fuat Miras, Gündüz Kaptanoğlu, Eşref Cerrahoğlu ve Metin Kalkavan tarafından kurulan Dati-Denizciler Ataköy Turizm ve İnşaat A.Ş. tarafından yönetiliyor. Üst kullanım hakkı Dati Holding’de olan arazinin sahibi ise TOKİ. 2005 yılında 200 milyon dolara özelleştirmeden 49 yıllığına satın alındı. Burada 144 bin metrekarelik Hazine mülkü, 10 bin 241 metrekarelik DATİ’nin mülkü var. Ayrıca 378 bin metrekarelik megayat limanı projesi gerçekleştirilebilecek bir alan var. Toplam 670 bin metrekareyi buluyor.Ataköy Turizm Kompleksi projesi içinde neler var. Mega Yat limanı, turistik oteller, rezidanslar ve yeni AVM’ler yapılacak. Galeria, İstanbul Göz hastanesi, benzin istasyonu, Sheraton tarihe karışacak. Deniz 600 metreye kadar doldurulacak. Ataköy’deki diğer izin verilen inşaatlarda olduğu gibi yükseklik 70 metre olacak. Böylelikle sahil ile Ataköy evleri arası tamamen kapanacak. Şimdiye kadar bu proje için açılmış bilinen bir dava bulunmuyor.Sendika.Org
Reklam
Xiaomi Redmi Note 2 Ortaya Çıktı
Çin'in en büyük mobil cihaz üreticisi olan Xiaomi'nin orta seviye için 2015'te duyuracağı Redmi Note 2, özellikleri ve iki görseli ile ortaya çıktı. İşte Xiaomi Redmi Note 2.Çin'in en büyük mobil cihaz üreticisi olan Xiaomi , 2014 yılında büyük başarılar elde etti.İlk olarak çok yüksek satış rakamları ile gündeme gelen Xiaomi , Samsung'u geride bırakarak, Çin'in en büyük akıllı telefon üreticisi oldu.Aylar sonraysa Dünya çapındaki rekabette boy gösteren Xiaomi , ilk olarak Dünya'nın en büyük üçüncü telefon üreticisi olmuş, daha sonra Lenovo 'nun Motorola 'yı satın alması sonrası dördüncü sıraya gerilemişti.Ancak Xiaomi , 2015 yılında başarılarını arttırmaya devam edecek gibi görünüyor. Xiaomi , 2014 yılında en çok satan modellerinden Redmi Note 'un ikinci sürümü üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.Bir süre önce Redmi 2S ile gündeme gelen Xiaomi Redmi Note 2 , görselleri ve özellikleriyle ortaya çıktı.Görsellerde sadece arka kapağı görülen Redmi Note 2 , gelen bilgilere göre 2015 'in ilk çeyreğinde duyurulacak.
AKP'nin Yeni Seçim Şarkısı Ayna'dan: 'Bir Yiğit Adam'
AK Parti'nin 2015 seçimlerinde kullanacağı seçim şarkısı belli oldu. Bugün Konya'da gerçekleştirilen AK Parti İl Kongresi'nde Halid Meşal sürprizinin ardından yeni seçim şarkısının da duyurulması sürpriz oldu.Başbakan Ahmet Davutoğlu memleketi Konya'da AK Parti Konya 5. Olağan Kongresi'ne katıldı. Hamas Lideri Halid Meşal'in kongreye katılması sürprizinden sonra bir sürpriz daha gerçekleşiyor.
Kuzey Kore'den, Obama'ya 'Maymun' Benzetmesi
Kuzey Kore hükümeti, ABD Başkanı Barack Obama'ya 'maymun' dedi.Kuzey Kore Ulusal Savunma Komisyonu, iki ülke arasında gerilime neden olan 'The Interview' (Röportaj) adlı filmin ABD'de gösterime girmesi üzerine sert bir bildiri yayımladı.İki gazetecinin Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) taşeronu olarak, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a suikast planlarını konu alan komedi filmi, Kuzey Kore Hükümeti'nin tehditleri üzerine son anda gösterime sokulmamış, ABD Başkanı Barack Obama, yapımcı firma Sony'yi eleştirmişti.Kuzey Kore Ulusal Savunma Komisyonu'nun açıklamasında, 'Obama, her zaman tropikal ormandaki bir maymun gibi sözleri ve eylemleriyle pervasızca davranıyor. Eğer ABD, Kuzey Kore'nin uyarılarına rağmen ganster tarzı keyfi uygulamalarına devam ederse, siyasi ilişkilerinde önlemez ölümcül darbelerle karşı karşıya kalacak' denildi.
Reklam
'Saraçoğlu'nda Veda Maçı Yapmak Düşüncesi Bile Beni Heyecanlandırıyor'
Sarı-Lacivertliler’in unutulmaz ismi Alex, BUGÜN’e konuştu. Fenerbahçe’ye aşık olduğunu belirten Brezilyalı yıldız, “Kadıköy’de Saraçoğlu’nda Fenerbahçe taraftarının önüne yeniden çıkmak ve veda maçı yapmak düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor” dedi.Fenerbahçe taraftarlarının kalbine taht kuran ve ülkesinde forma giydiği Coritiba’yla aktif futbola veda eden Alex de Souza, Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda da bir veda maçı yapmayı istiyor.Son şampiyonluk kutlamasında ‘Alex’ tezahüratlarına tepki gösteren Aziz Yıldırım'ın itirazı beklenmiyor. “1 milyon doları getiren jübile yapabilir” demişti.Yayın geliri, sponsorluklar aracılığıyla sezon sonunda bu organizasyonun hayata geçirilmesi için fikirler üretilip, adımların atılmaya başlandığı da kaydedildi.Bu gelişmeler üzerine Alex, gazeteniz BUGÜN’e özel açıklamalar yaptı.- Türkiye'de sizin için bir veda maçı organizasyonu girişimi var. Bu konuya ne diyorsunuz?Bunu gerçekten çok istiyorum. Şu anda durum nedir bilmiyorum. Kadıköy Saracoğlu’nda Fenerbahçe taraftarının önüne yeniden çıkmak ve veda maçı yapma düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor.- Fenerbahçe'de bulunduğunuz süre içerisinde hangi an, maç ya da olay aklınızda yer etti?Yaşadığım her şeyi hatırlıyorum. Hiçbiri hafızamdan silinmedi. Her şeyi hatırlıyorum. Fenerbahçe'ye aşığım.- Lefter gibi heykeliniz dikildi. Bir Fenerbahçe efsanesisiniz. Bu size nasıl hissettiriyor?Hayır; ben bir efsane değilim. Sadece kulübün parçası olmuş bir futbolcuyum.- Diğer takım taraftarları da size büyük saygı duyuyor...Beni gururlandırıyor. Herkesin saygı duyduğu bir sporcu olmak kazanılabilecek en büyük başarıdır. Ben de Türkiye'deki bütün takımlara ve taraftarlara büyük saygı duyuyorum.  - Türkiye'de, özellikle de Fenerbahçe'de teknik direktör ya da idari bir görevde, yönetici olarak çalışmayı amaçlıyor musunuz?Bunlar güzel fikirler. Ancak şu anda sadece tatil yapmak istiyorum. Çocuklarımla ilgileniyorum. Onlarla vakit geçirip, dinlenmek şu anda istediğim şey.Bugün
Oyun Tableti Wikipad Türkiye'ye Geldi
Playstation Mobile sertifikasına sahip oyun tableti Wikipad, duyurulmasından uzun süre sonra, nihayet Türkiye'ye geldi.Hem tablet , hem oyun konsolu olan Wikipad , oyunseverlerin demek isteyebileceği bir tablet olarak, uzun süre önce duyurulmuştu.Duyurulması sonrası uzun süre hakkında bilgi edinilemeyen ve bir süre sonra satışa sunulan Wikipad , uzun bir aradan sonra, nihayet Türkiye 'de de satışa sunuldu.
Reklam
Hastalığı Nedeniyle Göz Bandı Takmak Zorunda Olan Küçük Kızını Mutlu Etmeye Çalışan Baba
etiket
Bu minik kızın adı Layla, küçük bir katarakt ile doğduğu için sağ gözünün görüşü biraz bulanık. Hastalıklı gözünün iyileşebilmesi için, her gün en az iki saat sağlıklı gözünü bir bant ile kapatmak zorunda. Bu sayede gelecekte yaşanabilecek ambliyopi veya görme tembelliği gibi sorunların önüne geçilmiş olacak.Layla göz bandı takmaktan nefret ediyormuş haliyle ve babasının söylediğine göre, küçük kıza bandı takmak hiç de kolay olmuyormuş. Gfgrubb takma adını kullanan genç baba, bu sorunu çözmek amacıyla göz bantlarının üzerine küçük sevimli şekiller çizmeye başlamış. Sonuç aşağıdaki gibi: Layla artık göz bandı takmak için sabırsızlanıyor ve hatta babasını bu konuda zorluyormuş. Küçük kızının problemini bu denli olumlu bir yaklaşımla çözen babayı tebrik etmek lazım.Umuyoruz ki küçük Layla sağlığına bir an önce kavuşur ve bir daha asla göz bandı takmak zorunda kalmaz.
Reklam