İzmir’de Banliyö Treninde Elektrik Patlaması
İzmir'de, Aliağa–Cumaovası arasında sefer yapan İZBAN treninde, seyir halindeyken patlama meydana geldi. Korkan yolcular, duran trenden raylara atladı ve Alsancak Garı’na kadar yürüdü. Elektrik aksamında bir arklanmadan (kıvılcımlanma) kaynaklandığı belirtilen patlamada ve yaşanan izdihamda yaralanan 6 kişi, cankurtaranlarla hastaneye kaldırıldı.Hilâl İstasyonu'ndan Alsancak İstasyonu'na gidiş sırasında ilk vagonda, elektrik tesisatındaki bir arklanmadan dolayı patlama meydana geldi. Yolcular, trenden korkuyla raylara atladı. Bazı yolcular, çıkan izdihamda yaralandı. Alsancak Garı'na çok sayıda sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Bazı yolcuların vücudunda patlama sebebiyle küçük yanıklar oluşurken bazıları şoka girdi. Yürüyerek Alsancak Garı'na ulaşan yolculardan yaralı olanlara, sağlık görevlileri müdahale etti. Yolculardan Sema Cantürk Yavuz, 'Patlama sesi geldi, hareket halindeyken. Tren aniden durdu ve kapılar açıldı. Yüzünde yanıklar oluşan genç bir kız vardı, onun çığlıklarını duydum. Trenden inip Alsancak Gar'a kadar yürüdük, yaralılar da aynı şekilde. Kimisi yürüdü, kimisi yolda kaldı.' dedi. Alsancak Garı önüne gelen cankurtaranlarla Alsancak Devlet Hastanesi'ne kaldırılan altı yaralının sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Bir süre aksayan tren seferleri, arızanın giderilmesinin ardından normale döndü.İZBAN: PATLAMA ARKLANMADAN DOLAYI OLDUİZBAN yetkilileri, olayla ilgili açıklamada şunları kaydetti: 'İZBAN'ın, TCDD'den iki yıl önce sürücüsüyle birlikte kiraladığı 10 tren setinden birinin elektrik aksamında arklanma (kıvılcımlanma) yaşandı. Trenin Alsancak İstayonu'na girmesi esnasında yaşanan arklanma nedeniyle bazı yolcular, paniğe kapılıp set kapılarını manuel açarak raylara inmeye çalıştı. Anons ve yönlendirmeyi beklemeden yapılan bu hareket nedeniyle trenden atlayıp raylara düşen bir yolcunun bacağı kırılırken bir diğerinin ise yüzünde hafif yaralanmalar meydana geldi. İZBAN ekipleri, arklanmaya anında müdahale ederek olayı büyümeden önledi. Trenler, üst düzey ve teknolojik güvenlik önlemleriyle donatılmıştır. Yolcularımızın bu gibi durumlarda mutlaka anonsları ve yönlendirmeleri takip etmelerini, raylara hiçbir şekilde inmemelerini önemle hatırlatırız.'Tekin Gürbulak, CHA
Yarsuvat, Savcıya da ‘Duyum’ Dedi
Hukukçu kimliğine sahip olan Duygun Yarsuvat, savcılık ifadesinde Cemaat’in 50 milyon dolar istediği yönündeki ifadelerinin duyumdan ibaret olduğunu kabul etti.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat’ın Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dan Cemaat’in şike soruşturması öncesi 50 milyon dolar istediği yönündeki sözleri üzerine 13 Ocak 2015 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdiği ortaya çıktı.Hukukçu kimliğine sahip olan Yarsuvat, savcılık ifadesinde Cemaat’in 50 milyon dolar istediği yönündeki ifadelerinin duyumdan ibaret olduğunu kabul etti. Milliyet gazetesinde çıkan haberi doğrulayan Yarsuvat, söz konusu konuşmanın Galatasaraylılar Lokali’nde gündeme geldiğini açıkladı ve “Haberin bu şekilde çıkacağını bilseydim izin vermezdim.” şeklinde savunma yaptı. Yarsuvat’ın gündeme getirdiği bu iftirayı, Aziz Yıldırım ve Fethullah Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak yalanlamıştı.3 Ocak 2015 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsav-cılığı’nda ifade veren Yarsuvat, Fenerbahçe ve Galatasaray ku-lüpleri arasındaki hasımlığın giderilmesi için Galatasaraylılar Lokali’nde bir grup arkadaşla toplandıklarını aktardı. Bu iftirayı basından duyduğunu kabul eden Yarsuvat, “Kamuoyundan ve çevreden duyduğum bu bilgileri dost  ortamında konuştum. Bu konuşmaların daha sonra Atilla Gökçe tarafından yayınlanacağını bilmiyordum. Birkaç gün sonra kendisi beni telefonla aradı. ‘Konuşmalarımızı yayınlayabilir miyim?’ dedi. Yazının asıl konusunun FB ve GS kulüpleri arasındaki dostlukla ilgili olacağını düşünerek evet dedim. Ancak sonradan bu şekilde çarpıcı başlıklı bir haber yayınlandı. Haberin bu şekilde çıkacağını bilseydim elbette izin vermezdim. Tamamen kendi duyumlarıma ve kamuoyundaki tevatüre dayanmaktadır.” sözleriyle de iddiaları çürütmüş oldu.Galatasaray başkanı olarak temsil ettiği 100 yıllık kulübün değerlerini bir kenara bırakarak açıklamalarda bulunan Duygun Yarsuvat’a Sarı-Kırmızılı camiadan da büyük tepki geldi. En büyük taraftar grubu UltrAslan “Galatasaray başkanlığınızı arka plana atıp “hukukçu” kimliğinde konuşma hakkını vermiyor! 3 senedir süren davada hukukçu olduğunuzu hatırlamadınız da bugün Galatasaray başkanlığı koltuğuna gelince mi aklınıza geldi?” sözleri dikkat çekti. Eski yöneticilerden oluşan Galatasaray Düşünce Derneği de Yarsuvat’ı eleştirerek şu açıklamayı yapmıştı: “Başkanlık makamı Galatasaray’ı temsil etmektedir ve camiamızda büyük rahatsızlık yaratan bu demeç hakkında bir yalanlama ve açıklama yapılmamıştır. Sn. Yarsuvat’ı iddiasının delillerini sunmaya ve tescillenmiş bir şike konusunu aklamanın Galatasaray’ımızı neden ilgilendirdiğini açıklamaya davet ediyoruz.” Kulübün eski yöneticilerinden Fatih Altaylı da “Duygun Yarsuvat, üzerine vazife olmayan konularda konuşup duruyor.” diyerek Sarı-Kırmızılıların hassasiyetini şöyle dile getirdi: “Yarsuvat avukat şapkasıyla Galatasaray başkanı şapkasını karıştırmış. Balyoz davası sanıklarından bazılarını savunuyor. Galatasaray başkanının söylemesi gereken şeyler değil bunlar.”Zaman
Burdur Gölü 'Ölüyor'
Su kapasitesinin 3'te 1'ini son 35 yılda kaybeden ve her yıl milyonlarca ton suyun yok olduğu Burdur Gölü'nde su seviyesi geçen yıla göre daha da azaldı. Korunması amacıyla Türkiye'de ses getiren etkinliklerin yapıldığı Burdur Gölü'ndeki su seviyesi DSİ 182'nci Şube Müdürlüğü verilerine göre 34 santim daha düştü. DSİ'nin her ay yaptığı ölçümlere göre Ocak 2014'te gölün kotu (deniz seviyesinden yüksekliği) 841 metre 92 santimken, Ocak 2015'te kot 841 metre 58 santime düştü. Burdur Gölü'nün su seviyesi, 2013 Ocak ayına göre ise 86 santim azaldı.'Buharlaşa buharlaşa çöl olur'Burdur Gölü'yle ilgili 5 yıldır çalışma yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi hidrobiyolog Doç. Dr. İskender Gülle, göldeki çekilmenin 1970'li yıllardan bu yana devam ettiğini söyledi. Yıllık su kaybının 50 milyon tonun üzerinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülle, bunun da yaklaşık 40 santime denk geldiğini aktardı. Yaşanan durumun 'buharlaşa buharlaşa çöl olur' diye özetlenebileceğini kaydeden Doç. Dr. Gülle, su miktarındaki azalmanın mevcut durumda ekosistem üzerinde çok fazla etkisini göstermediğini, ancak gelecekte Burdur Gölü'nü ölümcül bir tehlikenin beklediğine dikkati çekti.'Burduricus tuza dayanamayabilir'Su miktarındaki azalmanın karşısında göldeki tuzluluk oranının arttığını kaydeden Doç. Dr. Gülle, 'Burdur Gölü'ndeki tuzluluk oranı şu anda 20 gram/litre seviyesinde. Bu tuzluluk 30 gram/litre seviyesine ulaşırsa göldeki tatlı suya orjinli canlılar üzerinde çok önemli yıkıcı etkisi olacaktır. Keza göldeki yegane endemik balık türü olan Aphanius Burduricus'un 35 gram/litre üzerindeki tuzluluk oranına dayanabileceği konusunda şüphelerim var. Bunların deniz suyuna dayanan tek türü var. Burdur ve Salda Gölü'ndeki türdeşleri ise tatlı su balıklarıdır' dedi.'Tuzluluk oranı denizdeki değere ulaşacak'Burdur Gölü'ndeki su miktarının 5- 10 metre daha düşmesi halinde tuzluluk oranının 35 gram/litreye çıkacağına işaret eden Doç. Dr. Gülle, şöyle dedi:'Göldeki suyun azalması bu şekilde devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Burdur Gölü'nün tuzluluk değeri kesinlikle deniz suyunun tuzluluk değerine ulaşacaktır. Bununla birlikte göldeki bazı bitkisel organizmaların gelişimleri duracak, çiçekli bitkiler var göl suyu içerisinde, muhtemelen bunların tuza dayanımları da sona erecek ve gölün altındaki çiçekli su bitkileri kuruduktan sonra bunlarla beslenen çok sayıda ördek, dikkuyruk, sakar mekeler besin yetersizliğinden dolayı büyük ihtimalle başka bölgelere göçmek zorunda kalacaktır.''Damlama sulamaya geçilmeli'Göl kenarındaki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca ise bu yılki yağış miktarı artmış olmasına rağmen göldeki çekilmenin sürdüğünü kaydetti. Bazı dönemlerde 1 metreyi bulan çekilmeler yaşandığına işaret eden Sarıca, 'Bu da su tüketiminin azaltılmış olmasına rağmen buharlaşmayla su kaybedildiğini gösteriyor. Artık kritik noktalara gelinmeden bir an evvel su tüketimi konusunda damlama sulama sistemlerine ve su tüketmeyen bitkilere geçilmesi gerektiğini gösteriyor. Kritik noktalara ulaştığımızda göl için özellikle 830 metrelere indiğimizde artık suyun çekildiği alanlarda kimyasal tozların ve kimyasal çamurların insan sağlığını tehdit eder boyuta geldiğini görmeye başlayacağız. O noktalara gelinmeden tedbir alınması gerekli' diye konuştu.Mesut Madan / Burdur / DHA
Kolu Çıkan Çocuğun Gittiği Hastaneden Cenazesi Çıktı
Erzurum'un Pasinler İlçesi'nde omzu çıkan ortaokul 8'inci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Ebru Odabaşı, kaldırıldığı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesinde yaşamını yitirdi.Hastane ve doktorlardan şikayetçi olacağını belirten Ebru'nun babası İsrafil Odabaşı, 'Kolu, bacağı kopan hastaneye gelip sağlam çıkıyor. Ben kızımı ayakları ile getirdim, şimdi cenazesini alıyorum. Allah böyle acıyı düşmanıma yaşatmasın. Çiçek gibi kızımı getirdim solmuş götürüyorum. Ebru'nun ölümünü Sağlık Bakanlığı duysun' dedi.Pasinler'de çiftçilik yapan Münire- İsrafil Odabaşı çiftinin 4 çocuğundan en büyüyüğü olan Ebru Odabaşı, geçen 4 Şubat'ta evde altındaki minderi kaldırmak isterken sol kolu omuzundan çıktı. O an evde bulunan babası müdahale edip çıkık kolu yerine yerleştirmeye çalıştı. Ardından Pasinler Devlet Hastanesi'nde ilk müdahale yapılan Ebru, saat 14.00'de Erzurum'daki Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE ÖLDÜAcil Serviste film çekilen Ebru'nun kolunun yerinde olduğu tespit edildi ve müşahade altına alındı. Burada yaklaşık 4.5 saat kalan Ebru Odabaşı'nın kolundaki morarmanın artması üzerine doktorlar, genç kızı yakındaki Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi'ne sevk etmek istedi. Ancak karşı hastanede yer olmadığı belirtildi. Bunun üzerine İsraifil Odabaşı, kızını acilden çıkararak taksiyle Yakutiye Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Acil Servis'te bir doktorun müdahale ettiği Ebru, Ortopedi Servisi'ne yatırıldı. Ancak Ebru Odabaşı, 5 Şubat sabahı yaşamını yitirdi.Pasinler 13 Mart Ortaokulu 8'inci sınıfın takdirli öğrencisi Ebru'nun ölüm nedeni hakkında doktorlar bir şey söylemezken, Adli Tıp Kurumu'nda otopsi yapıldı. Alınan örneklerden bir bölümünü Trabzon Adli Tıp Kurumu, diğer bölümünü ise Erzurum Adli TIp Kurumu değerlendirecek ve Ebru'nun kesin ölüm nedenini belirleyecek.BABA YAŞANANLARI ANLATTIAdli Tıp Kurumu önünde gözyaşı döken baba 42 yaşındaki İsrafil Odabaşı, ayakları ile getirdiği kızının cenazesini aldığını belirterek şunları anlattı: 'Ebru, 4 Şubat sabahı ders çalışırken minderi altından alıp yan tarafa koyarken kolu çıktı. Omuzundan çıkan kolunu yerine yerleştirdim. Sonra annesi ile birlikte Pasinler Devlet Hastanesi'ne götürdük. Orada röntgen çektiler ve ambulansla Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk ettiler. Filme bakanlar 'kolu yerinde' dedi. Bizi üniversite hastanesine sevk etmek istediler. Aralarındaki konuşmadan anladığım kadarıyla üniversite hastanesi kabul etmedi. Yaklaşık 4.5 saat kadar kızım sedyede sevk edilmeyi bekledi. Taksi tutarak kızımı üniversite hastanesinin acil servisine götürdüm. Acildeki doktor kızımın ismine bakınca 'Sizi kabul etmedik biz. Buraya niye geldin?' dedi. Ben de sevkle değil, kendi imkanlarımla geldiğimi söyledim. Bir başka doktor müdahaleyi yapıp filmlerini çektirdi. Saat 21.30'da ortopedi servisine aldılar. Gece hastanede kalacağını söylediler. Eşimi de kızımın yanında bırakıp Pasinler'e döndüm. Saat 04.00 sıralarında eşim beni arayarak kızımın durumunun iyi olmadığını bildirdi. Yoğun bakıma almışlar. Saat 09.00'da kızım öldü. Doktorlara neden ölüğünü sordum. Bilmediklerini, teşhis koyamadıklarını belirttiler. Benim çocuğum ilgisizlikten öldü. Bir insan 4.5 saat hastanede bekler mi? Kolu, bacağı kopan hastaneye gelip sağlam çıkıyor. Ben kızımı ayakları ile getirdim, şimdi cenazesini alıyorum. Nasıl oldu bu? Çiçek gibi kızımı getirdim solmuş götürüyorum. Ebru'nun ölümünü Sağlık bakanlığı duysun.''DOKTOR OLMAK İSTİYORDU'Okulunda başarılı bir öğrenci olan Ebru'nun okuyup doktor olmak istediğini vurgulayan baba İsrafil Odabaşı, 'Kızım çok başarılı ve zekiydi. Burs kazanmıştı. Bir soruyu çözemediği zaman öğretmenlerini uykudan uyandırıp yaptırırdı. Böyle bir acı olamaz. İhmali olan doktorlardan şikayetçiyim, onlardan davacı olacağım' diye konuştu.
Yaya Yolundan Giden Arabaların Önünü Kesmek
Rusya'da Trafik kurallarına uymayıp trafikte beklemektense yaya yolundan giderim diyen araç sürücülerinin önlerini kesip ''Burası yaya yolu lütfen geri dönün'' diyen bir grup eğer sürücü kabul etmezse araça sticker yapıştırıp görüş alanını kapatıyorlar...İyi Seyirler
Avrupa Yunanistan İçin 'Program Dışı' Toplanıyor
Euro bölgesi maliye bakanlarının, Yunanistan'a finansal destek konusunda nasıl bir yol izleneceğini görüşmek üzere 11 Şubat'ta program dışı bir toplantı yapacakları bildiriliyor.Toplantının Avrupa Birliği liderlerinin bir gün sonra aynı konuyu görüşecekleri toplantı için hazırlık niteliğinde olacağını belirtiliyor. Reurters'in verdiği bilgiye göre, Brüksel'de yapılacak maliye bakanları toplantısında, 25 Ocak'taki seçimle iktidara gelen yeni Yunan hükümeti, önceki hükümetlerin kabul ettiği yükümlülüklere de saygı göstermek şartıyla yapmak istediği ekonomik reformlara dair planını sunacak.Kaynak: Reuters
Reklam
"Bülent Yıldırım'ı Aradım"
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hakem Bülent Yıldırım'la görüştüğünü açıkladı.'Maçın hakemi Bülent Yıldırım'ı aradım ve maçı hakkaniyetli yönetmesi konusunda görüşümü bildirdim'Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, takımın İstanbul'a hareketinden önce havaalanında yaptığı açıklamada Fenerbahçe-Trabzonspor maçının hakemi Bülent Yıldırım'ı telefonla aradığını ve maçı hakkaniyetli yönetmesi konusunda görüşünü bildirdiğini basın mensuplarına açıkladı.Şampiy10
Reklam
Office Uygulamaları Windows 10 Teknik Sürümü İçin Yayınlandı
Dokunmatik ekranlar için ekstra optimizasyonlar içeren Word,Excel ve PowerPoint Windows 10 teknik ön izleme sürümü için yayınlandı.Tüm Windows 10 yüklü cihazlarda çalışabilen sürüm yalnızca henüz ön izleme sürümü de yayınlanmayan Windows 10 mobil sürümünü için henüz kullanılabilir değil. Akıllı telefonlar için kullanılacak sürümün ise önümüzdeki günlerde yayınlanacağı açıklandı. Yayınlanan sürümde dokunmatik cihazlarda daha rahat kullanıma olanak sağlayan özelleştirmelere yer verildiği de duyuruldu.Outlook ve Calender uygulamaları henüz yayınlanmadı, ancak yayınlanan programlarda dokunmatik ekranlarda daha rahat kullanım sunulurken yapılan açıklamada yeni Office sürümünün Office 2016 ismini aldığı da kesinleşti. Windows 10 teknik ön izleme sürümü kullanıcıları Windows Mağaza Beta aracılığıyla Office uygulamalarını indirebilirler.
Dünyanın En Çok Selfie Çekilen Telefonları Samsung'dan
Samsung , yeni Galaxy A serisi telefonlarını tanıtmak için ilginç bir yöntem seçti. Teknoloji devi, aslında yabancı olmadığı bir yöntemi, “çağımızın hastalığı” selfie’yi kullanarak bir dünya rekoruna imza attı.Samsung, Galaxy A3 ve Galaxy A5 modellerini tanıtma adına sansasyonel bir yol seçerek “24 saat içinde en çok selfie çekme” dalında Guinness Rekorlar Kitabı ‘na girdi. Düzenlenen selfie etkinliğinde, Samsung’un şimdiye kadarki en ince akıllı telefonlarından tam 12.803 selfie çekildi. Samsung böylece selfie konusunda bir kez daha adından söz ettirmeyi başardı. Hatırlayacağınız üzere Güney Koreli şirketin Galaxy S5 modeliyle çekilen Oscar selfie’si yılın olayı olmuştu.LOG
CHP'nin Seçim Vaatleri Ne Olacak?
CHP’nin seçim bildirgesinde sosyal devlet, sosyal adalet ve özgürlüklere vurgu yapılacak. Emeklilere dini bayramların birinde bir maaş ikramiye verilmesi, sosyal yardımların iki katına çıkarılması, taşeron sisteminin kaldırılması ve üreten ekonomi modeli ile işsizliğin azaltılması CHP’nin seçim vaadleri arasında yer alacak. CHP seçim bildirgesi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce seçime hazırlık çalışması çerçevesinde hazırlanan ‘Adalet, Özgürlük ve Kalkınma Vizyonu’ başlıklı yeni ‘siyasi tutum belgesi’  taslağına partinin yetkili organlarında son şekli verilecek.Al Jazeera Turk'ten Sibel Demirci Erdem'in haberine ve CHP kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Sosyal devlet ve özgürlükler  seçim bildirgesinde öne çıkan mesajlar olacak. Buna göre CHP’nin seçim bildirgesinde yer alacak başlıklar şunlar:‘Sosyal devlet güçlendirilecek’Sosyal devletin güçlendirilmesi CHP’nin öncelikli mesajlarından biri olacak.  CHP’nin hazırladığı taslak metinde “ Sosyal devlet güçlendirilecek, sosyal adalet sağlanacak. Gerçekten özgür bir rejimin kurulması ancak sosyal adaletin sağlanması ile mümkündür” deniliyor.
Reklam
CHP Heyeti Silivri'de Hidayet Karaca'yı Ziyaret Edecek
Balyoz ve Ergenekon davaları sürecinde, Silivri'de tutuklu bulunan pek çok ismi ziyaret eden CHP yine Silivri'ye gidiyor.Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre, CHP heyeti, bu kez Fethullah Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Samanyolu Yayın Grubu'nun başkanı Hidayet Karaca'yı, Silivri'de ziyaret edecek.Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve savcı kökenli İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'den oluşacak CHP heyeti, Pazartesi günü Silivri'de Hidayet Karaca'yı ziyaret etmek için, Adalet Bakanlığı'na resmen başvuruda bulundu.Başvuru sonucunun, bugün öğleden sonra alınması bekleniyor.
Taner Yıldız: ‘Fatura Konusunda Şirketleri Uyardık’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik fiyatlarına Aralık ve Ocak aylarında açık veya gizli zam yapmadıklarını belirterek, 'Onları (elektrik dağıtım şirketlerini) uyardık. Aralık ayında kesmediğiniz faturayı, ocakta müşteriye kestiniz. Bu doğru bir şey değil. Her ay kesmeniz lazım. Onlar da bunu telafi edeceklerini söylediler' dedi.Yıldız, bakanlık toplantı salonunda Ankara Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi üyelerinin sorularını yanıtladı.''Benzin fiyatları, Türkiye'de daha düşük seviyelere inebilir mi?'' sorusu üzerine Yıldız, 'Benzin ve motorin fiyatları dünyada neredeyse aynı. Fakat ülkelere göre uygulanan vergiler farklılık gösteriyor. Fiyat farkı da buradan kaynaklanıyor' diye konuştu.'VATANDAŞIN CEBİNDEN ARTI BİR PARA ÇIKTI MI?'Türkiye'de elektrik fiyatlarında bir artış olup olmadığı yönündeki soru üzerine de Yıldız, şunları kaydetti:'Bundan üç ay, beş ay önce hangi birim fiyattan elektrik ödüyorsak, şimdi ondan ödüyoruz. Vatandaşın cebinden artı bir para çıktı mı? Hayır, artı bir para yok. Önceki ay aynı birim miktarda elektriği kullanmışsa, ona 65 lira ödemişse, yine bu ayda 65 lira ödeyecek. Bundan yana sıkıntı yok. Biz denetlemelerimize devam ediyoruz. Uyarılarımızı yapıyoruz. Her şirketin görevini doğru yapmasını temin ediyoruz.''Piyasada ''gizli zam, açık zam var mıdır'' denildiğine işaret eden Yıldız, aralık ve ocak aylarında elektrik fiyatlarına açık veya gizli zam yapmadıklarını söyledi.'TELAFİ EDECEKLERİNİ SÖYLEDİLER'Taner Yıldız, elektrik dağıtım şirketlerinin faturaları geç kestiklerini ifade ederek, şirketleri bu konuda uyardıklarını bildirdi. Türkiye'de 21 dağıtım şirketinin olduğunu hatırlatan Yıldız, 'Aralık ayında fatura kesmemişler, biz onları uyardık. Siz aralık ayında kesmediğiniz faturayı ocak ayında müşteriye kestiniz. Bu doğru bir şey değil. Her ay kesmeniz lazım. Onlar da bunu telafi edeceklerini söylediler' dedi.Yıldız, 'Ülkemizde enerji sektörü hangi meslekleri öne çıkaracak?' sorusu üzerine, gelecekte enerji mühendisliği ve enerji hukuku alanlarında önemli gelişmeler olacağını söyledi. Yıldız, 'Biz kamunun bir kısım özelleştirmelerini, kamuyla özel sektör arasında düzenleyerek yapıyoruz. Karşımıza hukuki konular çıkıyor. Bu yüzden enerji hukuku konuları önemli. Elektrik-elektronik mühendisliğini tavsiye ediyoruz. Nükleer mühendisliğini tavsiye ediyoruz. Bu dallarda sizin gibi gençlerimizi görmek istiyoruz' değerlendirmesine bulundu.Nükleer santrallerin çevreye zarar verip vermediği yönündeki soru üzerine Yıldız, çevreye en az zararı olacak şekilde güvenlik önlemlerini aldıklarını belirtti. Yıldız, 'Nükleer kazalar, yalnızca bulunduğu ülkeye değil aynı zamanda komşularına ve dünyaya da zararı olan kazalar. O yüzden bu kazaların önlenmesi için de çok güvenlikli tesisler yapmaya gayret ediyoruz' dedi.AA
Reklam
Yeni Kartallar'da Korkulan Oldu!
Ziraat Türkiye Kupası'nda dün akşam Çaykur Rizespor ile oynanan maçta sakatlık geçiren Alexander Milosevic ve Daniel Opare'nin MR'ı çekildi.Beşiktaş'tan yapılan açıklamada, MR sonucuna göre Milosevic'in sağ ayak 5. tarak kemiğinde kırık olduğu tespit edildi ve ameliyat olmasına karar verildi.Opare'nin ise sol arka adalesinde 1. derece yırtık tespit edildi ve tedavisine başlandı.LİGTV
Reklam
ABD Başkanı Obama, iPhone'u İlk Gören Kişilerden Olmuş
ABD Başkanı Barack Obama’nın şefi David Axelrod’un yazmış olduğu Believer isimli kitaba göre Obama 2007’deki seçim kampanyası sırasında iPhone’u ilk defa gören şanslı kişilerden olmuş. Kitaba göre Obama, Steve Jobs ile özel bir görüşme yapmış ve Steve Jobs kendisine iPhone’u gösterdikten sonra;“Eğer yasal olsaydı bir geminin alabileceği kadar Apple hissesi alırdım. Bu şey gerçekten büyük bir şey olacak.”demiş. Her ne kadar henüz başkan olmasa da, Apple’da iPhone projesi dışında çalışanların bile üründen haberinin olmadığını düşündüğümüzde Obama’nın daha iPhone tanıtılmadan önce onu ilk gören kişilerden biri olması gerçekten büyük bir şans. Obama’nın ilk gördüğü anda iPhone’un gerçekten büyük bir etki yaratacak olduğunu söylemesi ise kendisinin vizyonerliğini öne çıkarıyor.Applefanatigi.com - 9to5Mac
Bazen Hayvanlarla Uğraşılmaması Gerektiğini Gösteren 19 Komik Fotoğraf
Her canlı gibi hayvanlar da zaman zaman agresifleşebiliyorlar.. Eğer doğal yaşam alanlarına girip, onları rahatsız ederseniz yandınız! 'Ölü taklidi yapmak' ayılar üzerinde etkili olabilir ama akbaba gibi leş yiyen hayvanlara yakalanmayın.. İşte doğada, bir grup sinirli hayvana yakalanan insan ve komik fotoğrafları.
Türkiye 3 Yıl Sonra Eurovision'a Dönüyor
Türkiye'nin 1975 yılından bu yana katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması'ndaki oylama sistemindeki adaletsizlik gerekçesiyle TRT yönetimi 2013 yılında yarışmaya katılmama kararı almıştı. Yarışmaya 2014 ve 2015 yıllarında da katılmayan TRT yönetimi ile yarışmanın organizasyonunu yapan Avrupa Yayın Birliği (EBU) arasında son dönemde yeni görüşmeler yapıldı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Mahmut Lıcalı'nın haberine göre TRT, oylama sistemindeki adaletsizliği eleştirerek 2013 yılından bu yana katılmama kararı aldığı Eurovision Şarkı Yarışması'na organizasyonu gerçekleştiren EBU ile yapılan görüşmelerin ardından 2016 yılında katılma kararı aldı.Eski TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin döneminde EBU yönetiminin Türkiye'den özür dilemesine karşın eleştirilen konularda herhangi bir adım atılmaması nedeniyle gerilen ilişkiler yeni TRT Genel Müdürü Şenol Göka, döneminde yapılan görüşmeler neticesinde düzeldi. TRT yönetiminin yarışmaya katılmama gerekçesi olan oylama sistemindeki adaletsizlikle ilgili olumlu adımlar atıldı. Bu kapsamda 2015 yılındaki başvuru süresinin geçmiş olması nedeniyle TRT yönetimi 2016 yılındaki yarışmaya tekrar katılma kararı aldı.Eurovision'da Türkiye 2003'te Sertap Erener'in 'Everyway That I Can' adlı şarkısıyla birinci olmuştu. 2014'te gerçekleştirilen son Eurovision müzik yarışmasında Avusturyalı transeksüel şarkıcı Conchita Wurst birinci olmuştu.
Reklam