İran Uzaya Uydu Gönderdi
İran uzaya yeni bir uydu gönderdiğini duyurdu.İran Savunma Bakanlığı, ‘Fecr’ adlı uydunun ‘Sefir-i Fecr ‘(Fecr Elçisi) adlı uydu taşıyıcısıyla uzaya gönderildiği ve başarılı bir şekilde yer yörüngesine yerleştirildiğini açıkladı.Yeryüzünden 450 kilometre kadar yüksekliğe yerleştirilen uydunun, yer küresi yüzeyinden net görüntü çekebildiği kaydedildi.İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, söz konusu uydunun tüm tasarım ve üretim aşamasının yerli mühendislerce yapıldığını belirtti.Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani söz konusu uydunun bugüne kadar İran’ın uzaya gönderdiği dördüncü uydusu olduğunu kaydederek, ülkesinin İslam dünyasında uzaya uydu gönderebilen ilk ülke olduğunun altını çizdi. DHA
Fethullah Gülen'den Erdoğan'a MOSSAD Yanıtı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'paralel yapı' olarak nitelendirdiği Gülen Cemaati'ni İsrail'in Dış İstihbarat Servisi MOSSAD'la işbirliği yaptığı suçlamasına Fethullah Gülen'den yanıt geldi.'Kendini yerden yere vurmayan bir insan, dışta suçlu arar ve onları yerden yere vurmaya çalışır. Kendi konumunu belirleyemeyen ve enaniyet girdâbı içinde çırpınıp duran kimseler kusurlarını, kabahatlerini, fezâetlerini ve fecâetlerini setretmek için sun’î gündemler oluşturarak dışta suçlular ararlar' diyen Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Erdoğan' için densiz imasında bulundu:'Böyle yapar ve sun’î mücrimler oluşturursak, milletin dikkatini onlar üzerinde yoğunlaştırmış oluruz ve bizi mesâvîmizle, densizliğimizle göremezler” mülahazaları hâkimdir onlarda. Bütün mücrimlerde, günahkârlarda fasl-ı müşterek, ortak düşünce, ortak payda bu evsaftır.Fethullah Gülen'in bugün yayımlanan sohbetinin ilgili kısmı şöyle:HASTALIĞA TUTULMUŞGerçek Müslümanlık adına tevâzu ve mahviyet çok önemli bir esastır. Kibir, şeytanı şirâzeden çıkardığı gibi günümüzde de şeytanın avenesini ve çıraklarını yoldan çıkarmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle, şeytan kendisini yoldan çıkaran kibir dinamiğini bugünkü çıraklarına karşı da kullanıyor. Onlar da kendilerini olduklarından büyük görüyorlar, büyük kabul edilmek istiyorlar, herkesten alkış bekliyorlar, “sen, sen” denmesini duymak arzuluyorlar. Evet, bu bir iç maraz, bir hastalıktır. Bir insan böyle bir hastalığa tutulmuş, bünyesine böyle bir virüs girmişse -muhakkikîne göre- dinde buna büyüklenme, kibir deniyor.TEPETAKLAK YUVARLANIRKibirli bir insanın iman dairesine girmesi, bir şekilde girmişse uzun süre o daire içinde kalması çok zordur. O, yerinde başını alır nifak vadilerinde dolaşır; hafizanallah, bir gün gelir tepetaklak küfür gayyâsına yuvarlanır.Nifak, bir yönüyle küfür ile iman arasında bir orta menzildir. Zâhiren, şeklen müslüman gibi görünürler; müslümanların yaptıklarını yaparlar; namaz kılarlar, oruç tutarlar. Fakat Allah ile münasebetleri yoktur; mağrurdurlar, kibirlidirler!Gurur, aldanmışlık demektir; mahiyetini görememe, bilememe, kendini tanıyamama ve menşeiyle kendini okuyamama demektir. Bunun insanın içine aksedişine “ucub” denir, “iç beğeni” diyebilirsiniz; dışa vuruşuna da “fahr” denir; böbürlenme. Bunlar İmam Gazzâlî hazretlerinin “Mühlikât” tabir ettiği “insanı helâkete götüren faktörler”dendir.İnsan bu türlü virüslere yenik düşmüşse, camiye gelmesi, namaz kılması da onu kurtaramayabilir. Çünkü bu marazlar başka marazlara birer çağrı, birer davetiyedir. Bunlara yakalananlar marazdan maraza sıçrayarak/geçerek bir marazlar fâsid dairesi içinde dolaşır dururlar. Sıyrılamazlar bir türlü!..KENDİNİ SIFIRLAMAİster “hareket” deyin, ister “câmia” deyin, ister “cemaat” deyin; hususiyle bu meslekte yürüyenler için tevâzu ve mahviyet çok önemli bir faktördür. Hazreti Pîr üç kelime ile ifade ediyor: “Tevâzu, mahviyet ve hacâlet.” Yüzü yerde olma; kendini sıfırlama, hiç görme; aynı zamanda bir yönüyle hep bir mahcubiyet içinde bulunma, “Benden de müslüman olur mu?” mülahazasını taşıma…DENSİZLİĞİMİZİ GÖRMEZLERKendini yerden yere vurmayan bir insan, dışta suçlu arar ve onları yerden yere vurmaya çalışır. Kendi konumunu belirleyemeyen ve enaniyet girdâbı içinde çırpınıp duran kimseler kusurlarını, kabahatlerini, fezâetlerini ve fecâetlerini setretmek için sun’î gündemler oluşturarak dışta suçlular ararlar. Hiç olmayacak insanları suçlar, efkârı onlarla meşgul etmeye çalışırlar. Hakikatte, yaptıkları mesâvîden sıyrılmaları mümkün değildir fakat halkın dikkatini başka noktaya çekmek suretiyle, bir yönüyle ca’lî bir sıyrılma ameliyesine kendilerini salarlar. “Böyle yapar ve sun’î mücrimler oluşturursak, milletin dikkatini onlar üzerinde yoğunlaştırmış oluruz ve bizi mesâvîmizle, densizliğimizle göremezler” mülahazaları hâkimdir onlarda. Bütün mücrimlerde, günahkârlarda fasl-ı müşterek, ortak düşünce, ortak payda bu evsaftır.Cumhuriyet
Güney Sudan'da Yeniden Ateşkes Sağlandı
Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir ve isyancı güçlerin lideri Riek Machar, ülkeyi iç savaşa sürükleyen anlaşmazlığa son verilmesi konusunda anlaşma imzaladı.Ateşkes anlaşması Etiyopya'daki görüşmelerde imzalandı. Ancak gelecekte hükümetin ve iktidar paylaşımının nasıl oluşacağı gibi tartışmalı konularda temaslar sürecek.Aralık 2013'te başlayan anlaşmazlık 1,5 milyon insanın evini terk etmesine yol açmıştı. Daha önce de taraflar ateşkes anlaşmaları imzalamış olsa da bu anlaşmalar uzun süreli olmamıştı.Bölgesel Igad grubu adına ateşkes görüşmelerine katılan Seyum Mesfin, 'Bu sabahtan itibaren Güney Sudan'da çatışmaların tamamen durması bekleniyor' dedi.Anlaşma çerçevesinde Kiir'in cumhurbaşkanı olarak görevini sürdürmesi, Machar'ın ise cumhurbaşkanı yardımcısı olması öngörülüyor.BBC 'nin Addis Ababa muhabiri Emmanuel Igunza, tarafların yönetimin nasıl paylaşılacağını planlamaları için görüşmelerin Şubat ortasına dek askıya alındığını bildirdi.Güney Sudan'ın 2011 yılında Sudan'dan bağımsızlığını elde etmesinden bu yana dünyanın en yeni ülkesinin liderliğini yapan Kiir, Machar'ın darbe hazırlığında olduğunu savunarak 2013 Temmuz'unda hükümeti ve cumhubaşkanı yardımcısı Machar'ı görevden almıştı.Machar, bu iddiayı reddetse de hükümet güçlerine karşı çarpışan isyancı güçleri oluşturmuştu.Güney Sudan'daki çatışmalarda 10 bin kadar kişinin öldüğü tahmin ediliyor.BBC Türkçe
Syriza'dan Sonra Podemos
Yunanistan'daki SYRİZA hareketinin benzeri İspanya'da büyük ilgi görüyor.İspanya'da ekonomik krizin etkisiyle kendiliğinden ortaya çıkan ve siyasi parti haline dönüşen 'Podemos' (Yapabiliriz) adlı halk hareketi, başkent Madrid'de büyük bir gösteri düzenledi.İspanya'nın Endülüs özerk bölgesinde 22 Mart'ta, ülke genelinde ise mayıs ayında yapılacak yerel seçimler öncesi çalışmalara başladığını duyurmak için Podemos'un 'değişim yürüyüşü' adı altında düzenlediği gösteriye binlerce kişi katıldı.'Evet yapabiliriz', 'Tik tak tik tak, Rajoy için geri sayım başladı' sloganlarının atıldığı gösteride iktidardaki Halk Partisi'ne (PP) yerel seçimler ve arkasından kasım ayında yapılacak genel seçimler öncesinde gözdağı verilmeye çalışıldı.Ülkenin dört bir yanından gelen 260 otobüs dolu insanla birlikte gösteri sırasında çok sayıda Yunanistan bayrağı olması ve Yunanistan'da genel seçimler sonrası iktidara gelen Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) partisine ait bayrakların bulunması da dikkat çekti.Katılımcıların 'Şimdi tam zamanı' yazılı büyük bir pankart taşıdığı gösteride, İspanyol hükümeti dışında Troyka ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'i de eleştiren sloganlar atıldı.Milliyet
Türkiye, Sahte Üründe Çin'i Takip Ediyor
Türkiye, Sahtecilik ve Korsanla Mücadele İçin İş Dünyası Hareketi raporuna göre, ilaçtan, gıdaya, kozmetikten elektronik eşyaya kadar, 10.8 milyar dolara ulaşan sahte ve korsan ürün pazarıyla, Çin’in ardından bu alanda ikinci sırada yer alıyor.Kaçak kaçak akaryakıt ve sigaranın bu rakamı dahil olmadığnı hatırlatan Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, bunlara kaçak ev korsan ürünler eklendiğinde vergi kaybının ise 10 milyar doları bulduğuna dikkat çekti.Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, yalnızca Gümrük Muhafaza ekiplerinin 2014 yılında ele geçirdiği kaçak ürünlerin piyasa değerinin 1 milyar 584 milyon 787 TL olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, 'Dünyanın birçok ülkesinde olmadığı kadar kanun maddesi var. Kaçakçılık Kanunu diye bir kanunumuz var. Olayları, kanunla bağlantılı olarak görmemek lazım. Polisiye tedbirlerle, ceza maddeleriyle çözmek zor. Bu tür suçlarda, hapis cezasını tek başına yeterli görmüyoruz. Ekonomik suçlara ekonomik ceza ve hapis cezası, ikisi birlikte düşünülmeli. Kimse yasal olmayan ürünü almaktan çekinmiyor, asıl sorun burada. Yasalarımızda, insan sağlığına zararlı madde ticaretiyle ilgili hükümler de var. Bundan da ayrıca cezalandırılabilirler' dedi.Sahte ve korsan ürünlerin sadece ülke ekonomisi için vergi kaybı değil, aynı zamanda markalar için de büyük sorun olduğunu belirten Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu ise 'İnsanlar korsana yöneliyorsa bu da gelişen teknolojiyle alakalı. Örneğin, internetten film ya da müzik indirene ceza verilecek denildi. Ama nasıl takip edeceksiniz, birçok teknolojik yöntem var. Teknoloji hukuktan önde gidiyor, hukuk sonradan yakalamaya çalışıyor. Taklit suçunun şikayete bağlı olmaktan çıkarılıp, taklit markalı ürünlerin tıpkı fikir ve sanat eserleri kanununda olduğu gibi, emniyet güçlerince takip edilebilir hale getirilmesi suçu azaltabilir' şeklinde konuştu.İZMİR’DE KORSAN SAVAŞIİzmir Emniyeti de sahte, taklit, korsan ve kaçak ürünlerle mücadelesini sürdürüyor. 2014 yılında Güvenlik ve Kaçakçılıkla Mücadele şubelerince yapılan operasyonlarda çok miktarda ürün ele geçirildi. Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi bin 739 olayda 2 bin 226 kişi hakkında işlem yaptı. 3 milyon 827 bin paket sigara, 512 bin sahte bandrol, 970 bin 848 adet makaron,710 bin 894 litre akaryakıt, 3.5 ton çay, 4 bin 73 adet telefon, 249 bin adet de elektronik eşya ele geçirdi. Güvenlik Şube Müdürlüğü ise marka kanununa muhalefet suçuna yönelik 169 olayda 235 kişiye işlem yapıp 104 bin 651 adet sahte-taklit ürün ele geçirdi. Fikri ve Sınai Haklar Kanunu’na muhalefet suçundan ise 183 olayda 253 kişiye işlem yapıp toplam 37 bin 303 adet korsan CD, kitap gibi ürünler ele geçirdi. Ayrıca, 2014 ve 2015’in ilk ayında yaklaşık 180 bin adet sahte ilaç ve cinsel içerikli ürün ele geçirildi.TÜRKİYE’DE TAKLİT VE KAÇAK ÜRÜNLERGümrük Muhafaza ekiplerinin 2014 yılında ele geçirdiği kaçak ürünlerin piyasa değeri 1 milyar 584 milyon 787 TL’ye ulaştığı açıklandı. Çay ve akaryakıtta kaçak oranının yüzde 10’lar civarında olduğu tahmin edilirken vergi kaybının 10 milyar doları bulduğu belirtildi. 2013 yılında 17,4 milyon litre kaçak akaryakıt, 108,2 milyon paket kaçak sigara, 397 bin 490 adet kaçak cep telefonu 135 bin 191 şişe kaçak içki ele geçirildi.DHA
Reklam
Merkez Bankası'ndan Kritik Toplantı
Piyasaların odağında Merkez Bankası'nın erken indirim yapıp yapmayacağı var. Başkan Erdem Başçı, yarınki enflasyon verisinin açıklanmasının ardından ara toplantı yapılıp yapılmayacağına karar verileceğini söyledi. Bu açıklamayla kur 2.43’ün altına indi.Geçen hafta rekor seviyeye çıkan dolar bu haftaya sakin başladı, 2,43’ün altına indi. Doların gerilemesinde Merkez Bankası Başkanı’ndan gelen açıklama etkili oldu. Budapeşte’de konuşan Erdem Başçı, yarınki enflasyon verisi sonrasında toplantı yapılıp yapılmayacağına karar verileceğini söyledi. Açıklama öncesi kur 2,44'ün altındaydı.Piyasaların gündeminde enflasyon verisinin ardından Merkez Bankası’nın vereceği tepki olacak.Gündemdeki sorular ise şunlar: Merkez Bankası bu hafta olağanüstü toplanıp erken faiz indirimi mi yapacak? Yaparsa TL'deki değer kaybını da dikkate alarak faiz indirimini sınırlı mı tutacak? Ya da faiz indirimini 24 Şubat'taki olağan toplantısına mı bırakacak?Al Jazeera'ye konuşan GCM Forex Araştırma Müdürü Erdoğan Turan'a göre şu an piyasada faiz indirimi için uygun koşullar var ancak Merkez Bankası'nın ne yapacağını önceden ilan etmesi kurda yükseliş yarattı:'Merkez Bankası Başkanı Sayın Erdem Başçı’nın enflasyon raporunu sunarken 2015 yılı enflasyon beklentilerinde iddialı açıklamaları ve ocak ayı enflasyonunun 1 puan gerilemesi halinde Merkez’in acil toplantı yapabileceği açıklaması ciddi bir faiz indirim beklentisi doğurdu. Düşen petrol fiyatı, baz etkisi, yumuşayan gıda fiyatları faiz indirimi için uygun bir döneme işaret ediyor. Enflasyonun gerileyeceği beklentisi yanında diğer merkez bankalarının para politikaları da 2015 yılının ilk 3 ayı için faiz indirim beklentisini güçlendiriyor. Ocak enflasyonu %7 seviyesine yakın açıklanırsa ki Aralık 2014 enflasyon rakamı %8,17 idi, faiz indirimi kaçınılmaz olabilir. Bugüne kadar Merkez’i faiz indiriminde temkinli tutan 2 koşul vardı, piyasa koşulları ve enflasyon beklentileri. Enflasyon düşüyorsa ve Sayın Başçı’nın dediği gibi 2015 yılında son 45 yılın en düşük seviyesini göreceksek faiz indirimi beklenebilir. Fakat Merkez Bankası’nın yapacağını önceden ilan etmesi, kartlarını açık oynaması kurda yükselişe sebep oldu.Peki Merkez Bankası'ndan gelecek bir faiz indirimiyle kurda sert bir yükseliş yaşanır mı? Turan'a göre 100 baz puanlık bir indirim kuru 2.50'ye taşıyabilir:'Faiz indirimi elbette TL’yi diğer para birimlerine karşı zayıflatabilir. Fakat Dolar/TL kuru Cuma günü 2,45 seviyesine dayanınca Merkez’den gelen açıklama, Merkez’in acil toplantısına ve faiz indirimine dair soru işaretleri doğurdu. Yükselen, yükselmeye devam eden kurun enflasyonu yükseltici etkisi biliniyor. Salı günü enflasyon %8,20 seviyesinden %7 seviyesine yaklaşırsa bir faiz indirimi beklenir. Eğer Merkez Bankası kurun seyrinden rahatsızsa 50-75 baz puanlık bir indirim söz konusu olabilir. Bu durumda Dolar/TL kurunda 2,40-2,45 aralığında seyir devam edebilir. 100 baz puanlık indirim kuru 2,50 seviyesine taşıyabilir. 25 baz puanlık indirim yapılır veya indirim yapılmazsa kursa 2,35 seviyesine yaklaşılabilir.'Al Jazeera'ye konuşan Destek Menkul Değerler Araştırma Müdürü Engin Kılıç ise 100 ve 125 baz puanın üzerinde bir indirimin kuru zıplatacağını düşünüyor. Kılıç'a göre Merkez Bankası'nın bir toplantı hazırlığında olması bir faiz indirimi beklentisi yaratıyor. Kılıç, ' Faizler az oranda düşerse kur artmaz' diyor:'Faiz indirimine karşı değilim ama zorla faiz indirimi ile karşılaşıldığında piyasa buna reaksiyon verir. Faiz inmeli mi? İnmeli ama zamanında. Merkez Bankası '1 puan enflasyon düşerse faiz indiririm'diyince bu Merkez Bankası ciddi faiz düşünüyor diye algılandı. Zamanlama piyasa tarafından hoş karşılanmadı. ''Enflasyon yüzde 1'in üzerinde düşerse, 4 Şubat'ta faizi indirebilir'Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 27 Ocak’ta yılın ilk enflasyon raporu toplantısında, enflasyondaki gerileme ve buna bağlı olarak atılacak adımlara ilişkin sorular üzerine şu ifadeleri kullanmıştı:'Ocak enflasyonu 1 puandan fazla düştü diyelim, öngörülenden çok fazla düştü. Şu anda 8,17. 7,17'nin altına düştü diyelim. Çekirdeğe baktık iyi. 4 Şubat'ta dahi oturup parametreleri değerlendirebiliriz. 24 Şubat'ta yapacağımız Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çok vakit var. 24 Şubat'ta yapmayız, 4 Şubat'ta değerlendiririz. Bu parametreleri ayarlamak gerekiyor. Reel faiz çok yüksek kaldı, mesela fonlama faizi, onu enflasyonun hafif üzerine çekebiliriz. 24'ünde yapacağımız işi 4'ünde yapmış olabiliriz. Böyle bir esnekliğimiz de var. Bunu istikrarı bozmadan, dikkatli bir şekilde yapabiliriz.'Merkez Bankası, Cuma günü de “Piyasa hareketlerinin öngörülen faiz indirim sürecinin temkin düzeyiyle uyumlu olmadığı” yönünde açıklama yapmış, tarihi zirvesini test eden dolar/TL 2,33'ün altına inmişti. Fakat açıklamanın tam olarak faiz indiriminden vazgeçildiğini göstermemesi nedeniyle kur yeniden yükselmiş ve 2,4483 ile tarihi zirvesini gördü.Ekonomistler enflasyonda düşüş bekliyorMerkez Bankası’nın alacağı karar enflasyon verisine kitlenmişken ekonomistler veriden son iki yılın en büyük düşüşünü bekliyor.AA Finans'ın 25 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği 'Enflasyon Beklenti Anketi'ne göre ekonomistler, Ocak ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,73 artacağını tahmin ediyor. Yıllık bazda ise enflasyon Başçı'nın istediği 1 puanın üzerine çıkabilir.Ekonomistlerin aylık yüzde 0,73 artış yönündeki beklentileri baz alınarak yıllık enflasyon değişimi hesaplandığında, 2014 Aralık'ta yüzde 8,17 olan yıllık enflasyonun güçlü baz etkisiyle 1,32 puan azalarak yüzde 6,85'e gerileyebilir. Enflasyondaki bu gerileme 2012 Kasım ayından sonraki en hızlı düşüş olacak. Enflasyon yüzde 7'nin altına inerek yüzde 6,85'e gerilerse, bu son 20 ayın en düşük yıllık enflasyonu olacak.Gram altın iki yıl sonra 100 TLDünyada petrol fiyatlarının gerilemesiyle altına talep artıyor. İç piyasada altının gram fiyatı iki sonra 100 TL oldu. En son Kasım 2012'de 100 TL'yi gören gram altın fiyatı, son günlerde dolardaki yükselişin de etkisiyle yeniden bu rakamı yakaladı. 2011 ve 2012 yıllarında büyük yükseliş kaydeden altın fiyatları son iki yılda düşüşe geçmiş, 2011'de 108 TL'nin üzerini gören gram altın, 2013'ün Haziran ayında 75 TL'ye kadar gerilemişti. Ancak altın fiyatları son günlerde yeniden yükselişte. Dolar/TL kurunun rekor kırarak 2.44'ü geçmesi ve altının ONS fiyatının 1.300 dolara yaklaşması gram altının fiyatını yükseltti. Bu sabah serbest piyasada 100 TL'yi geçen gram altın 100.3 TL'den işlem görüyor.AA, CNBC-e, Al Jazeera Turk
FIFA Başkanlığı Adaylığından Çekildi!
Eski FIFA Genel Sekreter Yardımcısı Jerome Champagne, FIFA başkanlığı adaylığından çekildiğini açıkladı.Fransız futbol adamı Champagne yaptığı açıklamada, FIFA başkan adaylığı için gereken 5 ülkenin futbol federasyonlarının desteğini alamadığını belirtti.FIFA'nın 29 Mayıs'ta yapılacak genel kurulu öncesi, 1998'den bu yana FIFA başkanlığı görevine devam eden Sepp Blatter, FIFA Başkan Yardımcısı ve Ürdün Prensi Ali Bin el-Hüseyin, Hollanda Futbol Federasyonu Başkanı Michael van Praag ve Portekizli eski futbolcu Luis Figo başkanlık için adaylıklarını duyurmuştu.Daha önce Fransız eski futbolcu David Ginola da gerekli desteği sağlayamadığı gerekçesiyle adaylıktan çekilmişti.Diğer yandan, federasyonlardan gereken desteği alan Sepp Blatter, Ali Bin el-Hüseyin, Michael van Praag ve Luis Figo'nun adaylıkları, FIFA Seçim Komitesi ve FIFA Etik Kurulu Soruşturma Komisyonu tarafından değerlendirildikten sonra 10 gün içerisinde resmiyet kazanacak.Adamspor
Reklam
'Şampiyon Olursak Taraftarları Sultanahmet Camii'ne Bekliyorum'
Beşiktaş'ın yıldız golcüsü Demba Ba, FourFourTwo dergisine ilginç açıklamalar yaptı. Sengalli yıldız, “Şampiyon olursak Beşiktaş taraftarını Sultanahmet Camii’nde sabah namazına bekliyorum!” dedi.Sıradan bir günün nasıl geçiyor?Gün doğarken namaz kılmak için uyanıp camiye gidiyorum. Eve dönüp biraz daha uyuyup antrenman için yeniden kalkıyorum. Antrenmandan dönüp uyuyorum, uyandığımda eşimle ve çocuklarımla vakit geçiriyorum. Arada namazlar var tabii ki. Akşam eve dönüyorum ve tabii ki yine uyuyorum!Twitter’dan bir takipçin sana “Sabah namazına kalkamıyorum, beni uyandırır mısın?” demişti. Sen de “Numaranı ver” dedin. Onu aradın mı?Aradım (gülüyor)! Sabah namazına çok yakın bir vakitte kalktım. Aklıma hemen o geldi. Apar topar evden çıktım, hızlı hızlı camiye yürürken verdiği numarayı sürekli aradım. Aradım, aradım, aradım, cevap vermedi! Galiba yanlış bir numara yazmış.Beşiktaş’ın şampiyonluk yolundaki avantajları neler?Takımın oyun ve oyuncu kalitesi. Bir de ona iyi görünmek için söylediğimi düşünebilirsin ama Slaven Bilic bence ligin en iyi teknik direktörü. Onu da, Beşiktaş’ı da çok sevdim. Beşiktaşlıların haricinde bizim şampiyon olacağımıza inanan kimse yok. Bence hak ettiğimiz saygıyı görmüyoruz. Galatasaray ve Fenerbahçe yaptıklarıyla daha fazla takdir görüyor. Stat konusunda yaşadıklarımız düşünüldüğünde daha fazlasını hak ettiğimizi düşünüyorum.Bütün bunlara rağmen şampiyon olursanız nasıl kutlayacaksın?Şampiyon olursak taraftarlarımızı Sultanahmet Camii’nde sabah namazına bekliyorum! Ama özellikle sabah namazına. Biz o kadar uğraşıp şampiyon olduktan sonra onlar da bir sabah erken kalksın artık!Bir maç sonu röportajında “Topun bana geldiğini görünce kaleye baktım ve bu topun kaleye girmesi gerektiğini düşündüm” demiştin. Maç sonu oyunu açıklamak absürt mü geliyor?Saha içinde olan biten şeyler o kadar açık ve net ki onların üzerine yeniden konuşmak çok saçma. Sivasspor maçındaki ikinci golde elle oynadım. Maçtan sonra muhabir bana “O pozisyonda elle mi oynadın?” diye soruyor. Buna ne cevap verebilirim? Zaten görüntülerde elle oynadığım görülüyor. Orada ne dememi bekliyorlar ki!Sana iki cümle kurmak saçma gelirken pozisyonların televizyon kanallarında sabahlara kadar tartışıldığını biliyor musun?Ooo hem de nasıl (ıslık çalıyor)! Çıldırmışlar. Bir futbolcunun yaptığı bir hareketi göstermeye başlamışlardı. Saydım, aynı şeyi 11 defa gösterdiler. Yok artık! Beni gösterdiklerinde ne dediklerini anlamıyorum. Uyumak için iyi oluyor! Televizyonun karşısında uyumayı severim.Her gün yediğin, içtiğin bir şey var mı? Sana iyi geldiğini düşündüğün bir şey...Takıntılı olduğum tek bir şey yok ama bir şeyi çok seversem en az bir hafta boyunca aynısını yerim. Bir haftanın sonunda keserim, daha da yemem.Türkiye’de hangi yemeklere takmıştın?Geldiğimde yaklaşık bir 10 gün sadece döner yedim. Sonra Mersin deplasmanına gittiğimizde tantuniyi keşfettim. İstanbul’a dönünce bir hafta tantuni yedim!Eurosport
Edirne'de Taşkın Riskine Karşı Tahliye Önlemi
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, akşam saat 21.00 sıralarında Meriç nehir debisinin 2500 metrekübe çıkmasının beklendiğini ve bu nedenle Karaağaç Mahallesi'ndeki 500 kişinin spor salonuna, Tunca Nehri kenarında bulunan Değirmenyeni Köyü'nün de tamamının güvenlik gerekçesiyle tahliye edilmesine karar verildiğini açıkladı.Edirne'de aralık ayında 10 gün süren taşkın tehlikesinin ardından dün bir anda yükselen nehir debileri özellikle Karaağaç Mahallesi'nde ulaşımı zorlaştırdı. Dün, gündüz saatlerinde 500 metreküp olan Meriç Nehri'nin debisi, Bulgaristan'daki aşırı yağışların ardından 15 saatte yaklaşık 900 metreküplük rekor artış görerek 1415'e çıktı. Tunca Nehri'nde ise 150 metreküp/saniye olan su seviyesi kısa sürede 370 seviyesine yükseldi. Dün saat 24.00'te Edirne Valiliği'nde toplanan kriz merkezi ' güvenlik gerekçesiyle' Karaağaç Mahallesi'ne ulaşımı sağlayan tarihi Tunca ve Meriç köprüsü ile alternatif olarak kullanılan Süvari köprülerini trafiğe kapattı. Gece saatlerinden itibaren mahalleye geçişler askeri araçlarla sağlandı. Sabah işlerine gitmek için evlerinden çıkanları ise kent merkezine köprü ayaklarına dolan sular nedeniyle traktör, kepçe ve askeri araçlar getirdi.
Reklam
2015 Yılı İçin Etohum Girişimleri Belli Oldu
Türkiye’nin önde gelen girişim hızlandırma programlarından Etohum, 2015 yılı için bünyesine katılan girişimleri açıkladı. Geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen ve Hasan Aslanoba, Fırat İşbecer, Selçuk Saraç, Erdil Yaşaroğlu gibi isimlerin konuşmacı olarak yer aldıkları Girişimcilik Zirvesi 2015 etkinliğinde Etohum’un 2015 yılı girişimleri de duyuruldu.Etohum 15’te daha önce sektörde adı geçen çok sayıda girişime rastlamak mümkün. Diğer yandan girişimler arasında yalnızca bir tane e-ticaret projesi yer alıyor, 2 girişim de ‘sosyal ağ’ kategorisinde değerlendirilebilir. Geriye kalan 13 girişimin tamamının online bir servis ya da hizmet olduklarını söyleyebiliriz.Etohum 15 girişimini haberimizin devamında bulabilirsiniz, bunun dışında Etohum 40‘a giren girişimlerse 2015.etohum.com adresinde listeleniyor. Etohum’un yatırım ekosistemine girmeye hak kazanan girişimler, aynı zamanda Startup Turkey etkinliğinde de yer alacaklar.
Nissan'dan Karla Mücadele Aracı: Juke Nismo RSnow
Eğer karlı bir yolda mahsur kaldıysanız, Nissan’ın yeni canavarı Juke Nismo RSnow size bu konuda yardımcı olabilir. Japon otomobil şirketi Nissan’ın karlı yollarda kullanılmak amacıyla tasarladığı Juke Nismo RSnow, Nismo modelinin özel bir versiyonu olarak karşımıza çıkıyor.Finlandiya’da gerçekleşecek buzda sürüş etkinliği için geliştirilen Juke Nismo RSnow, tank  benzeri devasa büyüklükteki lastikleriyle göze çarpıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan bu araçta,  Xtronic CVT (Continuously Variable Transmission) otomatik şanzıman kullanılıyor. American Track Truck’ın Dominator Track sistemini kullanan araç, turbo benzinli 1,6 litre DIG-T motorla 218 beygir güç ve 280 Nm tork üretiyor. Juke Nismo RSnow’un saatteki maksimum hızı ise 100 km.
Reklam
Reklam
"Küçük Emrah"ın Cimri Olmasının 12 Sebebi
Gerçekte durum nedir, ne değildir bir bilgimiz yok. Emrah'tan borç isteyip de alamadık gibi bir durum söz konusu değil, ancak medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Emrah'ta bir cimrilik söz konusu. Sırf aylık kira geliri, reklamlardan aldığı paralar dudak uçuklatıyor ancak harcamaları bununla doğru orantılı değil. Peki Emrah neden bu kadar cimri? Sizler için konunun detaylarına indik.
İsveç'te Çipli İnsan Dönemi Başladı
İsveçli bir şirket tarafından geliştirilen yeni teknolojiyle birlikte 'çipli insan' devri başladı. Artık şirket çalışanları vücutlarında bulunan çiplerle işe giriş çıkış yapacak ve birçok işini bu çipler sayesinde halledecekİsveç'te bir teknoloji şirketi çipli insan dönemini başlattı. Şirket geliştirdiği elektronikçipi insanın derisinin altına yerleştiriyor. Deri altına yerleştirilen çiple birlikte kişi birçok işini halledebiliyor. Ancak çipin yakılmasından sonra kişinin tüm hareketleri takip edilebiliyor. Şirket müşteri bulmaya da başladı.
'Kanser Hücrelerini Temizlemeliyiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Akademisi'nde yargı içine sızmış çetelerden bahsetti, 'Yeni Türkiye için tüm toplumu bu kanser hücrelerinden hep birlikte temizlememiz gerekiyor' dedi.Adalet Akademisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, isim vermeden adalet yapısına sızdığını söylediği Fethullah Gülen Cemaati'ne tepkisini sürdürdü. Cumhurbaşkanı'nın sözleri şöyle:'Ülkemiz 17-25 Aralık 2013 tarihlerine bir felaketi yaşadı. Emniyet ve adalet teşkilatları içinde yuvalanmış bir çete ülkenin güvenliği ve adaletin tesisi için kendilerine emanet edilmiş imkanları kullanarak bir darbe yapmak istedi. Adalet, bir kısım savcı ve hakim aracılığıyla, ülkesine ve milletine ihanet içindeki bir çete tarafından istismara dönüştü. Kul iradesini Allah’tan başka kimseye teslim etmemelidir, asla. Ne cumhurbaşkanı, ne başbakan, ne elinde sermayeyi tutan para babalarına... asla. Teslim etmediğimiz sürece yaratılmışların en şereflisi olan insan oluruz. Hukuk dediğimiz kavram hakla bütünleşiyor.''Hukuk mu kanun mu derseniz...''Hukuk mu kanun mu derseniz, benim savunacağım şey hukuktur. Kanun önüne gelenin istediği gibi, nefsi neyi emrediyorsa buna göre hazırladığı yasalar manzumesidir. Benim hukukumu bir yasal düzenleme koruyamıyorsa ben ona hukuk diyemem. Bunları yaşadık. Şahsımda yaşadık. Talim Terbiye Kurulu'nun tasvip ettiği bir dörtlüğü okudum diye hapse girdim. Birincil mahkemeden üst mahkemeye kadar ne yazık ki, baktık ki bir çok şeyler oralarda dönüyor. Avukatlarıma talepler, teklifler geliyor. Vicdanla cüzdan arasında dolaşan bir yapı var, anladım. 17-25 Aralık'ta o da aşıldı. Orada da bir yerlerden gelen talimatla hareket eden bir kesim var. Adaletin asgari şartlarda işlemesi için hakimlerimizin ve savcılarımızın zihnen ve vicdanen bağımsız olması gerekiyor. Siyasi görevlerde bulunanlar yaptıklarının hesabını veren kişilerdir. Adalet sisteminde görev yapanların ise muhakemesini vicdanları yapar.''İzin vermedik, vermeyeceğiz''Vicdanları adalete değil de başka yerlere açılanların yaptıkları zulümdür. Büyük Türkiye, yeni Türkiye için tüm toplumu bu kanser hücrelerinden hep birlikte temizlememiz gerekiyor. 2023 hedeflerimizi hayata geçirmek için ortak ideallerde kenetlenmiş kurumlara ihtiyacımız var. En büyük desteği soruşturmalarını hukuk adına yapan savcılaırmızın, hükümlerini millet adına veren hakimlerimizin vermesi gerekiyor. Gücünü milletten almayan hiçbir kesimin bu millete hükmetme çabasına izin vermedik, vermeyeceğiz.''Yasama-yürütme-yargı ahengini sağlamak görevim''Siyasetçi işini hukukçu da işini yapacak. İtibarı olmayan adalet sisteminin gerçek anlamda işlerliğinin kalmayacağı da açıktır. Biz yıllarca siyasetçinin itibarını yükseltmek için çalıştık, her türlü fedakârlığı yaptık. Cumhurbaşkanı olarak yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkinin ahengini sağlamakla da hükümlüyüm. Yaşadığımız son hadiseler, yargının da ülkenin tüm renklerini yansıtan bir yapıya kavuşması gereğini ortaya koydu.'Erdoğan, yetkililere Adalet Akademisi'nin en az bin kişilik bir konferans salonunun olması gerektiğini de söyleyerek, 'Bir yıl içinde bir müteahhit bunu Adalet Akademisi'ne kazandırır' dedi.Al Jazeera Turk
Başbakanlık Ofisi Önünde 'Sahte Dolarlı' Eylem
'Harçlar kaldırılsın' eyleminde yanlarında getirdikleri sahte dolarları atan eylemci öğrencilere polis müdahale etti. 9 eylemci gözaltına alındı.Beşiktaş'taki Başbakanlık çalışma ofisinin önünde harçların kaldırılması için eylem yapan öğrencilere polis müdahale etti. Yanlarında getirdikleri sahte dolarları fırlatan 9 eylemci öğrenci gözaltına alındı.
Reklam