Müzik Yaşlılarda Hafızayı Köreltiyor
Yeni bir araştırma, bazı kişilerin rahatlamasını sağlayan müziğin yaşlılarda odaklanma becerisini azalttığı, dolayısıyla isim ve yüzlerin hatırlanmasını zorlaştırdığı ortaya çıktı.ABD'de Georgia Üniversitesi'nden bilim insanları, farklı yaşlardan gönüllülere altında isimleri yazan birçok kişiye ait fotoğraflar gösterdi.Bilim insanları, birkaç dakika sonra fotoğrafların üzerine yazan isimlerin bazılarını değiştirerek sessiz bir ortamda, sözsüz rock parçaları, Eric Clapton, Jefferson Airplane ve Rush gibi şarkıcı ve grupların çok bilinmeyen şarkıları eşliğinde katılımcılara hangi eşleşmelerin doğru olduğunu sordu.Araştırmaya katılan üniversite öğrencileri müzikten biraz rahatsız olduklarını belirtse de yüz ve isim eşleştirme başarılarının bundan etkilenmediği görüldü. Ancak yaşlılarda dinletilen müziklerin hatırlamayı zorlaştırdığı, bu kişilerin isim ve yüzleri anımsamada daha az başarılı olduğu belirlendi.Bilim insanları yaşlıların ortamla ilgisi bulunmayan sesleri önemsememek ve odaklanmak konusunda gençlerden daha fazla zorlandığını belirtti.Bakım evlerinde çalışanların, yaşlılarla öğrenme çalışmaları yaparken ortamda müzik olmamasına dikkat etmesi ya da çalışan yaşlıların toplantıları sessiz bir yerde yapması önerisinde bulunan bilim insanları, ayrıca araba kullanırken kaybolunduğunda radyonun kapatılmasının yön bulmaya yardım edebileceğini vurguladı.Araştırmanın sonuçları ‘The Gerontologist’ dergisinde yayımlandı.AA
2014'te Bir Milyar Veri Çalındı
Siber güvenlik uzmanları tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, 2014'te 1500'den fazla siber saldırı yaşandı, bu saldırılarda bir milyardan fazla veri kaydı çalındı.Hollanda merkezli siber güvenlik firması Gemalto tarafından hazırlanan rapor, 2014'te hacker saldırılarında ciddi bir artış yaşandığına işaret etti. Raporda, 2013'e kıyasla güvenlik duvarlarını aşmayı başaran saldırıların yüzde 49 arttığı, çalınan veri oranında ise yüzde 78 artış yaşandığı belirtildi.Gemalto, saldırılarda şahsi bilgi hırsızlığının birinci sırada geldiğini ve saldırıların yüzde 54'ünü oluşturduğunu belirtti. Bu tür saldırılarda bireylerin e-posta adresleri, isimleri, şifreleri ve banka bilgileri gibi verilerin hedef alındığı ifade edildi.Gemalto yetkilisi Tsion Gonen, 'siber saldırılarda yöntem değişikliği yaşandığını ve hacker'ların uzun dönemli kimlik hırsızlığına daha fazla önem verdiğini' belirtti. Gonen, 'elde edilen şahsi bilgilerle hacker'ların çeşitli suçlarda kullanılmak üzere sahte kimlikle hazırlayabileceklerini' söyledi.Herkes tehdit altındaSiber saldırıların giderek büyük bir tehdit haline gelmesi üzerinde ABD hükümeti yabancı ülkelerle istihbarat paylaşımında bulunacak yeni bir ajans oluşturulacağını açıklamıştı. Facebook ise sadece siber güvenlik uzmanlarına yönelik bir platform kurulacağını duyurmuştu.Gonen, 'siber saldırıların daha kişisel hale gelmesiyle belli kişilerin değil, herkesin tehdit altına girdiğini' belirtti. Sony Pictures'ın Kasım 2014'te maruz kaldığı saldırıya da değinen Gonen, firmaların kimlik ve sistemlere erişim kontrolünün yanı sıra, şifreleme işlemlerine daha fazla önem vermesi gerektiğini vurguladı.AA ve Al Jazeera Turk
Türkiye Yerli Çip Üretiminde Kararlı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 'Yerli çip üretimi konusunda kararlıyız, bu konudaki çalışmaları başlattık' dedi.ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında temeli atılan, ülkenin ilk galyum nitrat temelli çip üretimi yapacak fabrikasından sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı önderliğinde Türkiye'nin ilk büyük ölçekli seri üretim kapasitesine sahip silisyum temelli çip fabrikası için çalışmalar başladı.Işık, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Malezya'da AA muhabirine, Türkiye olarak, çip tasarımı yaptıklarını ancak şu ana kadar seri çip üretimi gerçekleştirilmediğini ifade etti. TÜBİTAK laboratuvarlarında çip üretildiğini vurgulayan Işık, 'Fakat seri üretim yapabilecek bir altyapımız yok. Malezya ileçip üretimi konusunda işbirliği yapmak istiyoruz. Bundan dolayı Silterra ve MIMOS'u ziyaret ettik. Yerli çip üretimi konusunda kararlıyız, bu konudaki çalışmaları başlattık' diye konuştu.Bu konuda yoğun çalışma yürüttüklerinin, açılacak fabrika için en doğru ölçeği belirlemek açısından Malezya'daki tesis gezilerini çok önemsediğinin altını çizen Işık, başka ülkelerde de incelemelerde bulunacaklarını dile getirdi.Işık, hazırlık sürecinde yerli silisyum temelli çip fabrikası için en iyi ve uygun teknolojinin hangisi olduğuna karar vereceklerine belirterek, 'Bundan sonra da inşallah ilk çip fabrikasını Türkiye'ye kazandırmış olacağız. Şu an için hazırlıklar sürüyor, gelişmeler olgunlaşınca ilk çip fabrikasının ne zaman açılacağını açıklayacağız' ifadelerini kullandı.'Çip üretiminde en ekonomik teknoloji, silisyum'Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Bahadır Tunaboylu da dünyada çip üretiminde tercih edilen silisyum, galyum nitrat ve galyum arsenitten olmak üzere 3 hammadde bulunduğunu ancak en yaygın kullanılanın silisyum olduğunu söyledi. Galyum nitratın en çok LED lamba ve sensör çiplerinde kullanıldığını belirten Tunaboylu, silisyumun ise bilgisayar, cep telefonu, hafıza çipi, dedektör ve amplifikatörler (yükselteç) gibi çok sayıda ürün çeşidinde kullanıldığını ifade etti.Tunaboylu, bu alanda Malezya'nın da entegre devre, paketleme ve elektronik endüstrisi bulunduğunu anlattı. Silterra'nın da bu konuda dünyada önemli oyunculardan olduğunu belirten Tunaboylu, 'Silisyum, dünyada çip üretiminde kullanılan en olgunlaşmış ve en ekonomik teknoloji. Dünyada üretilen çip, işlemci, hafıza ve cihazların yüzde 90 gibi çok büyük bir çoğunluğu silisyum tabanlı teknolojilerle üretiliyor. Türkiye'de bu konuda tasarımdan sonra aynı zamanda üretim konusunda da adımlarını atmak istiyor' değerlendirmesinde bulundu.Silterra ve MIMOSÇip Fabrikası Silterra, 1995'te kuruldu. Dünyanın 15. büyük silikon entegre devre üreticisi haline gelen Silterra, 2001-2013 yılları arasında 2 milyar dolarlık ihracat yaptı. Üretimin yüzde 99'unu ABD, Avrupa, Çin, Tayvan ve Kore'ye ihraç eden fabrika, ilk defa 2001'de silikon levha üretmeye başladı ve şu anda ayda 30 bin silikon levha imal ediyor.Bilgi İletişim Teknolojileri Ulusal Araştırma Merkezi MIMOS ise 1984'te kuruldu. Enformasyon teknolojileri üzerine çalışan MIMOS, Malezya'nın Milli Ar-Ge Merkezi olarak hizmet ediyor. Ülkelerindeki kurumların bilgi güvenliği açıklarını tespit ederek o yönde üretim yapan MIMOS, cihaz ve yazılım geliştiriyor.Mehtap Yılmaz, AA
Şenol Güneş: "Kazanan Biz Olmak İstiyoruz"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, pazar günü oynayacakları Beşiktaş maçını değerlendirirken, 'İki takımda ofansif oynuyor. Onlar daha sabırlı, biz ise sabırsızız. Görevimiz iyi futbol oynayıp kendimizi alkışlatmak' dedi.'FUTBOL SEVGİ OYUNU'Şenol Güneş, pazar günü İstanbul Olimpiyat Stadı’nda oynayacakları Beşiktaş karşılaşması için Özlüce Tesisleri'nde bir basın toplantısı düzenledi. Takımıyla ilgili genel bir değerlendirme yapan Şenol Güneş, futbolun sevgi oyunu olduğunu, adil olarak yönetilmesi gerektiğini, adil yönetilmezse ortaya nefretin çıktığını belirtirken şunları söyledi:''Ligde 4'üncü sıradayız. Kupada çeyrek finaldeyiz. Oyun olarak ta her hafta gelişme gösteriyoruz. Yarış devam ediyor. İkinci yarı başladı. İki maç oynadık. Bundan sonra zor maçlar olacak. Bunlardan biri de Beşiktaş karşılaşması.''KAZANAN OLMAK İSTİYORUZ'Pazar günkü maçta bir kazanan bir de kaybedenin olacağına dikkat çeken Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Biz kazanan takım olmak istiyoruz. Beşiktaş, yöneticisi, futbolcusu, teknik kadrosu ve taraftarı ile büyük bir camia. Biz de öyleyiz. Rakibimizden oyun olarak aşağıda değiliz. Maç günü Olimpiyat Stadı'nda saha ve tribün şartları nasıl olacak bilemiyorum. Beşiktaş'ın bizim maçtan sonra UEFA Kupası’nda önemli maçı var. Hem Beşiktaş'a hem de Trabzonspor'a UEFA maçlarında başarı diliyorum.'Beşiktaş'tan sonra ligde Çaykur Rizespor, Mersin İdmanyurdu'ndan başka Ziraat Türkiye Kupası'nda üst üste 6 maç oynayacaklarını ifade eden Şenol Güneş, 'Bu mücadelelerde iyi sonuçlar almak istiyoruz. Futbolumuzu daha yukarı çıkarmak hedefindeyiz' diye konuştu.'PERFORMANS DALGALANMASI OLDU'Yoğun maç trafiği nedeniyle oynanan futbolla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Şenol Güneş, bu arada taraftarlarından da daha dikkatli olmalarını isterken şunları sölledi:'Yoğun bir maç trafiği yaşıyoruz. Sakatlıklar ve performans dalgalanması oldu. Taraftarlarımızın maçlarda verdiği destek mücadeleye olumlu yansıyor. Ben özellikle, olumsuz, zarar getirecek unsurlardan vazgeçmelerini istiyorum. Her maçta ceza alıyoruz. Bu parasal kayıptan çok, alınan cezaları itibarsızlık olarak görüyoruz. Biz iyi takım, iyi kulüp olmak istiyoruz. Taraftarlarımızın desteğini istiyoruz. Volkan cezalı. Emre’nin sakatlığı ciddi boyutta. Uzun süre bizimle olamayacak gibi. Belluschi, Şener ve Serdar Aziz’in ufak tefek sakatlıkları var. Serdar, bizimle çalıştı Oyuncularımızı Beşiktaş karşılaşmasına psikolojik olarak hazırlayacağız.''DÜŞMAN YARATILIYOR'Cezalar ve tribün kapatmalar konusundaki görüşlerini de açıklayan Şenol Güneş, Türkiye’de maalesef kötü görüntüler olduğunu, futbolun toplumsal bir olay olduğunun unutmaması gerektiğini anlatırken şöyle dedi:'Futbol herkesin ortak değeri. Ancak son günlerde yok etme savaşı içerisinde düşman yaratmaya başladı. Herkes kendisini haklı görüyor. Yetkililerin daha sorumlu ve dikkatli olmaları gerekiyor. Herkesi hapse, cezaevine atarak suçsuz bir toplum yaratılmaz. Birkaç kişi yapıyor, koskoca tribün ceza alıyor. Bence bu cezaları düzeltmek gerekiyor. Bu cezaların futbolumuzu düzeltmediği bir gerçek. Tribüne gelen taraftarları yeniden kaçırtmamak lazım. Para ve tribün kapatmanın doğru olmadığını bir kez daha gördük.''CEZALARA AKILCI ÇÖZÜM BULUNMALI'Davranışların düzeltilmesi gerektiğini, bu suçu kim yapıyorsa onun cezalandırılması gerektiğini, tüm tribünün kapatıldığını, böylece cezanın verildiği maça gelmeyenlerin de ceza almış olduğunu vurgulayan Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Daha akılcı çözüm uygulanmalı. Bu ceza kulübe mi, futbolculara mı, medayaya mı kime veriliyor. Çözmek lazım. İnsanlarla daha fazla ilişki kurmak lazım. Bence para cezası, tribün olaylarını önlemek için yeterli değil. İnsan olarak baktığımızda hepimiz hata yapıyoruz. Çocuğunu döverek düzeltemiyorsanız, yöneten olarak sizde hatalısınız, demektir.''İNSAN DEĞERLERİNİ UNUTTUK'Dilin kirletilmeden düzeltilmesi gerektiğini belirten Şenol Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Cezadan ders çıkartmayınca size nefretle bakıyor. Özellikle sevgiyi ön plana çıkartmalıyız. Bence başka bir yol denenmeli. Kahraman olmak yerine insan olmaya gayret edersek sorunu çözebiliriz. Toplum sevgi ile bir araya geliyor. Sevgi ile kaynaşmayı yaparken adaletli olmak gerekir. Biz insan değerlerini unuttuk. Olumsuz tezahüratı rakip ve hakeme yapılıyorsa bundan inanın ben de rahatsızlık duyuyorum.''TRİBÜNDEN GİDEN SEYİRCİ GELMEYECEKTİR'Son maçtan 250 bin liralık ceza alıp tribün geliriniz 100 binde kalıyorsa, bundan herkes zarar görür' diyen Şenol Güneş, entellektüel bir şehir olan Bursa'nın çirkin gösterilmemesi isterken de şöyle dedi:'Öyle insanların çok olmadığını da biliyorum. Az olanlar da buna dikkat etmesi lazım. Seyirciyi sahaya getirmek için çabalarken, şimdi cezalar seyirciyi tribünden kaçırıyor. İnanın giden seyirci, tribüne gelmeyecektir. Ben de şiddeti andıran tezahüratları kabul etmiyorum. Beni motive edip coşturmuyor. Bütün kulüplerin ceza kurullarına gittiği, yöneticilerin gergin ve çaresiz olduğu ortamdayız. Bu sorun ceza ile çözülemez. Hapise atmak yerine eğitmek lazım. Biz kulüp olarak rahatsısız, Türkiye'de rahatsız.''BEŞİKTAŞ SABIRLI OYNUYOR'Sorulara da cevap veren Şenol Güneş, lig lideriyle oynayacaklarını, Beşiktaş'ın son 2 yılda gerek yönetim, gerekse futbol anlayışıyla iyi yere geldiğini anlatırken de şunları söyledi:'En az hatayı yapan takım. Futbol adına renkli takım. Fenerbahçe ve Galatasaray’a oranla tecrübesiz görüntüsü var. Ama renkli bir takım. Biz daha tecrübesiz takımız. İki takımda ofansif futbol oynuyor. Onlar daha sabırlı, biz ise sabırsızız. Görevimiz iyi futbol oynamak. Seyircimiz olmayacak. Beşiktaş taraftarı da bizi alkışlamalı. Futbolda hücum kadar savunmada var. Gol işin rengi. Sadece hücum değil, savunma da yapacağız. Volkan’ın olmaması için bizim için kayıp. 11 kişi ile sahaya çıkıyoruz. Çıkan en iyi onbir en iyisidir.'YOĞUN TRAFİK YIPRATTIŞenol Güneş, 3 günde bir maç oynadıklarını, bunun da çok yıpranmalarına sebep olduğunu, özellikle kupadaki sert futbolun takımını yıprattığını anlatırken de şunları söyledi:'İnanın futbol oynamak isteyen takımın oyuncuları tekme yiyince, onlarda bu kez atmak düşüncesine gidiyor. Karagümrük maçı çok zor, sıkıntılı geçti. Menajer arkadaşımız ceza aldı. Karabük’te neler gördük, neler yaşadık. Bizim aldığımız cezayla onların aldıkları cezalar arasında büyük farklılıklar var. Cezalarda bize bakış açısı gerçekten çok farklı. Kadromuz geniş değil. 19-20 oyuncumuz var. Serdar, Bakaye, Ozan İpek var. Maçların yoğunluğunu düşünürken, hızlı tempo için fizikselden zihinselde hazırlanmak önemli. İstanbul Başakşehir maçı, moral motivasyonumuzu arttırdı. Her şey iyi sunduğunuzda aynısı olmayınca eleştir elbette gelecektir. Biz düşüşü görmek istemiyoruz. Ancak sürekli iyi oynamak, onun üzerine çıkmak mümkün değil. Patlayıcı gücünüz iyiyse becerilerinizi daha iyi kullanırsınız. Türkiye herkesin beğeni kazandığı takımın istikrarlı şekilde ligi sürdürmesini arzuluyorum. Bunu başarmak için çaba harcayacağız.'Kaynak: DHA
Beşiktaş'ta Opare Sevinci
Teknik direktör Slaven Bilic yönetiminde, BJKNevzat Demir  Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda kondisyon ve taktik  çalışmalar yapıldığı bildirildi. Sakatlığı geçen Daniel Opare'nin takımla çalıştığı antrenmana, izinli  olan Alexander Milosevic ile bugün atroskopi yapılacak İsmail Köybaşı, boğaz  enfeksiyonu geçiren Mustafa Pektemek, gribal enfeksiyonu olan Ersan Adem Gülüm,  tedavisi süren Ramon Motta ve bireysel çalışan Cenk Tosun'un katılmadığı  açıklandı. Kulüp başkanı Fikret Orman'ın yanı sıra, ikinci başkan ve futbol  şubesi başkanı Ahmet Nur Çebi ile futbol A takımından sorumlu yönetim kurulu  üyesi Mete Vardar'ın da idmanı izlediği duyuruldu. Beşiktaş, Bursaspor maçının hazırlıklarını yarın akşam yapacağı  antrenmanla tamamlayarak kampa girecek.Sampiy10
Reklam
Star Wars Kahramanları 80'lerde Yaşasalardı Nasıl Görünürlerdi?
Profesyonel çizgi roman çizeri ve illüstratör Denis Medri, 1985 yapımı The Breakfast Club  (Kahvaltı Kulübü) adlı filmden yola çıkarak Star Wars kahramanlarını 80'lerde geçen bir lise hikayesine yerleştirmiş. Ve sonucunda ortaya oldukça eğlenceli bir çalışma çıkmış. Bize göre de, şayet Star Wars kahramanları 80'lerde lisede olsalardı; kesinlikle böyle görünürlerdi...
Reklam
Fenerbahçe'ye Egemen'den Kötü Haber
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Gaziantepspor'a konuk olacak Fenerbahçe'de Egemen Korkmaz sürprizi yaşanaıyor.Fanatik'in haberine göre, 9 aylık sakatlığının ardından takıma fırtına gibi bir dönüş yapan ve formayı Bekir'den devralan Egemen Korkmaz'a nazar değdi. Sarı Lacivertlilerin bugün gerçekleştirilen idmanına sağ üst adelesindeki sertleşme nedeniyle katılmayan başarılı defans oyuncusu, takımın Gaziantepspor kadrosuna dahil edilmedi. Egemen'in yokluğunda stoperdeBekir İrtegün'ün görev alacağı öğrenildi. Fenerbahçe bugün saat 16.00'da özel uçakla Gaziantep'e hareket edecek.Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım da takımla birlikte Gaziantep'e gideceği belirtildi.Eurosport
Beşiktaş: "Kimseyi Satmıyoruz"
Beşiktaş Kulübü, kadrosunda yer alan hiçbir oyuncuyu satmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını açıkladı.Siyah-beyazlı kulüpten açıklamada, medyada 'İki yıldızı satabiliriz'  başlığıyla yayımlanan haberin tamamen gerçek dışı olduğu belirtilerek, şu  ifadeler kullanıldı: 'Yönetim kurulu üyelerimiz ile teknik direktörümüz Slaven Bilic  arasında böyle bir konuşma yaşanmamıştır. Kulübümüzün şu an itibarıyla,  kadromuzda yer alan hiçbir oyuncuyu satmak gibi bir düşüncesi yoktur.' Beşiktaş'ın şampiyonluk yolunda önemli maçları öncesinde bu haberlerin  maksatlı olarak yapıldığının savunulduğu açıklamada, 'Bu haberlere  taraftarlarımızın ve kamuoyunun itibar etmemesini rica ederiz' denildi. Sampiy10
Jose Marti'ye ‘Kalas’ Desteği!
Erdoğan, Havana’daki yabancı bir devlet başkanına ait tek büst olan Atatürk büstüne çiçek bıraktı. Ardından da Küba’nın ulusal kahramanı Jose Marti anıtını ziyaret etti. Aynı zamanda büyük bir ozan da olan Jose Marti’nin de Türkiye’de iki büstü var. Bunlardan biri İstanbul Esenyurt’ta, diğeri ise Ankara’da. Çankaya Belediyesi 2006’da içinde büstünün de bulunduğu Jose Marti Parkı’nı açmıştı. Parkın içindeki büst, Kasım 2013’te bazı kişilerce tahrip edilmiş ancak büstü yapan heykeltıraş Metin Yurdanur yenisi yapmıştı. İstanbul’daki Jose Marti büstü ise bakımsızlıktan dökülüyor.Esenkent Mahallesi’ndeki Havana Parkı’nda Atatürk’ünkiyle yan yana bulunan büstteki mermer plaka dökülmüş. Düşmek üzere olan büst ise çevredeki inşaatlardan alınan ince bir kalas ile desteklenerek ayakta duruyor.‘İnönü değil mi o?’Jose Marti’ye ait büstte isim yazmadığı gibi ünlü şair hakkında bir bilgi de bulunmuyor. Çevredeki vatandaşlar onu tanımıyor. Bölgede yaşayan ve torununu okula götürürken devamlı parkın önünden geçen 79 yaşındaki Fatma Güneş, “Parka hem torunumu hem de köpeğimizi gezdirmek için sık sık geliyoruz. Büstlerden biri Atatürk’e ait. Yanındaki de İsmet İnönü’ye benziyor yavrum. Jose Marti kim bilmiyorum hiç duymadım” diye konuşuyor. yani Esenyurtlular Jose Marti’yi İsmet İnönü olarak bağırlarına basmış durumda. Tek tük hatırlayanlar ise 3-4 yıl öncesine kadar ünlü şairin doğum günlerinde program düzenlendiğini yerel yetkililer ile Kübalı temsilcilerin törenlere katıldığını belirtiyor. Ancak bir süredir ziyarete gelen olmadığını anlatıyorlar.
Reklam
Öldükleriyle Kaldılar
Torunlar GYO’nun eski Ali Sami Yen Stadı arazisine inşa ettiği ve 10 işçiye mezar olan Torun Center ruhsatını aldı. Arazinin tapusu TOKİ tarafından Torunlar İnşaat’a devredildikten sonra şirket yeni ruhsat için Şişli Belediyesi’ne başvuruda bulunmuştu. 4 aylık incelemenin ardından planları da davalık olan inşaata yasal şartlara uyduğu gerekçesiyle yeni ruhsatı verildi. Faciadan sonra Torunlar GYO yöneticileri hakkında başlatılan soruşturmada da takipsizlik kararı çıkmıştı.TOKİ tapuyu devrettiAli Sami Yen Stadı ve yanındaki tarihi likör fabrikasının üzerinde bulunduğu 60 bin metrekarelik arazi TOKİ tarafından gelir paylaşımı yöntemi ile ihaleye çıkarılmıştı. 2010 yılının Nisan ayında açılan ihaleyi Nurol Gayrimenkul ve Aşçıoğlu İnşaat ortak girişimi 416.5 milyon lira ile kazandı. TOKİ verilen teklifi az bulduğu için ihaleyi iptal etti.Mayıs 2010’da ikinci kez açılan ihaleye tek başına girerek 461.5 milyon teklif veren Aşçıoğlu aldı. Aşçıoğlu aynı yılın ekim ayında Torunlar Gıda ve Kapıcıoğlu İnşaat ile ortak oldu. Daha sonra Torunlar büyük ortak konumuna geldi. TOKİ, Mart 2013’te 520 milyon lirasını peşin alarak projeden çekildi. Arazinin tapusu 6 Eylül 2014’te meydana gelen asansör faciasından sonra sorumluluğun kimde olduğu tartışmaları sürerken TOKİ tarafından kasım 2014’te Torunlar GYO’ya devredildi.Cumhuriyet'ten Özlem Güvemli'nin haberine göre; Projenin tek sahibi olarak kalan Torunlar GYO, tapuyu alınca neredeyse hiç durmayan inşaat çalışmaları için ruhsatını yenilemek üzere hemen Şişli Belediyesi’ne başvurdu. İlçe belediyesi de yaptığı incelemeler sonucunda tartışmalı inşaata geçen günlerde ruhsatını verdi.Engeller tek tek aşıldı10 işçiye mezar olan inşaatın önünde artık hiçbir engel kalmadı. Faciayla ilgili dava sürüyor ancak firma yetkilileri yargılanmıyor. Çünkü olayın ardından başlatılan soruşturmada Torunlar GYO’nun sahibi, Tayyip Erdoğan’ın imam hatipten arkadaşı Aziz Torun ile Mehmet Torun ve Emre Torun’un da aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında takipsizlik verilmişti.Ali Sami Yen Stadı’nın yıkılarak yapılması planlanan rezidanslar için gerçekleştirilen imar planı değişiklikleri de mahkemelik olmuştu. 2007 tarihli plan değişikliğine Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 2008 yılının Mart ayında dava açtı. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kararda yapılaşma yasağı bulunan ve afet sonrası bölgenin tek toplanma alanı olan parselin plan değişikliği ile inşaata açılması sakıncalı bulundu. Ancak plan değişikliğine gidilerek yargı kararı geçersiz hale getirildi. Yeni plana açılan dava da sürüyor. İmar planının değiştirilmesinin gündeme geldiği 2008’den beri arazinin yeşil alan ve deprem sonrası toplanma alanı olarak değerlendirilmesi için mücadele veren dönemin CHP’li Şişli Belediyesi meclis üyeleri de konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme 2011’de yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ancak sonrasında yapılan plan hülleleri ile proje kılıfına uyduruldu. 2008’den beri bu projeye karşı 10’a yakın dava açan eski meclis üyesi Dursun Çaltı’nın ruhsatın iptali için Şişli Belediyesi’ne açtığı dava sürerken belediye, değişen tapu ile birlikte ruhsatı da yenilediği için bu dava da konusuz kaldı.
Erdenay Başkanlığa Aday
Eski milli basketbolcu ve TBF yönetim kurulu üyesi Harun Erdenay, olası bir olağanüstü genel kurulda federasyon başkanlığına aday olacağını söyledi.Erdenay, yaptığı açıklamada, Türkiye Basketbol Ligi'nin Avrupa'nın en iyi liglerinden biri haline geldiğini söyledi.Milli takımların, özellikle altyapılarda üç yıldır önemli şampiyonluklar kazandığına dikkati çeken Erdenay, 'Başkanımız Turgay Demirel, Avrupa Basketbol Federasyonu Başkanı olduktan sonra buradaki görevini de ileride daha genç, yapabilecek arkadaşlara bırakabileceği sinyalini vermişti. Ben de olası bir olağanüstü genel kurulda adayım. Şu an için böyle bir gündem yok fakat yakında olabilir. Böyle bir gündem olduğunda da adaylığımı koyacağım' diye konuştu.Yabancı oyuncu sayısıErdenay, TBF'nin, ligde 3+2 olan yabancı oyuncu kontenjanının 5+0 olarak değiştirilmesi kararının, kulüplerden gelen talep doğrultusunda alındığını anlattı.Avrupa'da da yabancı oyuncu kontenjanının artırıldığını dile getiren Erdenay, 'Dünyada basketbol çok yayılıyor. Böyle olunca da globalleşiyor ve yabancılar da sistemin bir parçası oluyor. Biz bu kararı iki senelik olarak aldık. Türk oyuncularımız da o yabancı oyuncularla mücadele edebilecek kalitede. Şu anda da bazı takımlarımızda oynayan gençlerimizi görüyoruz' ifadesini kullandı.Kaynak: AA
Sevgililer Günü'nde Kalp Şekli Verebileceğiniz 13 Şey
Sevgililer günü demek aslında her yerden kırmızı kalpler fışkırması demek. Gittikçe simgeselleşmesinden sonra; reklam panolarından, pastanelerdeki keklerin tipine kadar her yer kırmızı ve kalp şeklinde olyor 14 Şubat'ta. Peki sizin gücünüz neleri kalp şekline getirmeye yeter?
Reklam
ABD'li Gazeteci David Carr Hayatını Kaybetti
ABD’li ünlü gazeteci David Carr gazetesinde ölü bulundu.New York Times gazetesinin köşe yazarlarından David Carr , kurumun haber merkezinde yere yığılmış halde bulundu. Manhattan’daki bir hastaneye kaldırılan David Carr’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Carr’ın ölüm nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.
10 Başlıkta Üstün Zekalı İnsanları Biz Sıradan Fanilerden Ayıran Temel Özellikleri
etiket
Tarih boyunca insanların yaşamlarını değiştiren, medeniyet dediğimiz gelişimi sağlayan, hiç şüphe yoktur ki üstün düşünme ve eylem becerisi sahibi insanlardır. Üstün zeka; his ve duygular, düşünme ile sezgi ve ilham gibi beyin fonksiyonlarının yüksek düzeyde ve hızlı bir şekilde beraber çalışmasının sonucunda ortay çıkar. Bu fonksiyonlar; çabuk ve doğru düşünebilme, yenilikçi üretkenlik, akademik kabiliyet, liderlik ile görsel ve uygulamalı sanat kabiliyetleri şeklinde karşımıza çıkar.Dünya Üstün Zekalılar Birliği Başkanı Taisir Subhi Yamin üstün zekâlı çocukların keşfedilmemesi halinde normal zekalı hale geleceklerini söylüyor. O halde biz de üstün zeka belirtisi gösteren çocuklarla galerimize başlayalım..
Reklam
Kitap Okuyan Erkeklerin Oldukça Seksi Olduklarını Gösteren 12 Fotoğraf
Sıkı Instagram takipçileri bilecektir, yakın zamanda HotDudesReading (Kitap okuyan seksi erkekler) diye bir Instagram hesabı açıldı ve takipçi sayısı bu kısa süreye rağmen 200 bine dayandı. Hesabı açanlar gizli kalmayı tercih ediyorlar. Ama takipçileriyle metroda gördükleri kitap okuyan seksi erkeklerin fotoğraflarını paylaşıyorlar. Kadınlar, görünüme önem verdikleri kadar, zekaya da önem verirler sözünü kanıtlar nitelikte bu fotoğraflar. Ayrıca fotoğrafların altına eklenen açıklama yazıları da bir harika. Vakit kaybetmeden, hesapta fotoğrafları paylaşılan yakışıklılara geçelim:
Uzay-Zamanın Var Olamayacağı Boyutta Kara Delikler Oluşamaz
Herhalde kara deliklerin en bilinen özelliği kara delikten dönüşün olmaması ya da teknik olarak olarak olay ufkudur. Bir yıldız, bir nesne ya da bir insan bu sınırı geçerse devasa ışığın bile kaçamayacağı bir çekim yaratır. En azından bilindik kara delik modelleri genel görelilik tabanlı ve genelde olay ufku kara deliklerin çoğu tuhaf fenomeninden sorumludur. Interstellar filminde kara deliğe ilerleme sahnesi oldukça ilginç aslında. Tabi bu sahne belki daha da gerçekçi olabilirdi.Fizikçi Ahmed Farag Ali, Mir Faizal ve Barun Majunder tarafından yeni yayınlanan araştırmada, Einstein yerçekimi teorisinin ” yeni genelleştirilmesiyle,teorinin olay ufkunun pozisyonun rastgele duyarlılığını tanımlayamayacağını gösterdiler. Bu durumda olay ufku olmayan bir kare deliğin etkin olarak mevcut olması mümkün değil.“ uzan muhtemel minimum uzunluğun altında oluşamaz, zaman minimum zaman aralığının altında oluşamaz. Bu nedenle uzayda mevcut tüm cisimler belli bir uzunluk ve zaman aralığının altında olamazlar (Planck skalası). Olay ufku uzayda zamanın bir noktasında bulunabilir, ayrıca bu boyutun altında oluşamaz, “ diyor Zewail Bilim ve Teknoloji Şehri ve Benha Üniversitesi’nden fizikçi Ali .Ali tüm cisimler derken, biz dahil her şeyden bahsediyor. “Biz fiziksel olarak belli bir zaman aralığı ve uzunluğun altında olamayız. Buna rağmen evimiz, arabamız,telefonumuz vb. uzay ve zamanın herhangi bir noktasında biz var olmadıkça hiçbir şey ifade etmez. Öyle ki, zaten biz belli bir aralığın ötesinde varız. Buna rağmen olay ufku için bu önemlidir, hesaplamalarımızda çok büyük farklılıklara yol açabiliyor.Yerçekimin gökkuşağı aslında genel rölativite ve kuantum mekaniğinin birleştirmeye kalkışan bir teori. Kara deliklerle ilgili veya evrenin başlangıcına dair problemleri çözmek için fizikçilere kuantum yerçekimi teorisi gerekiyor.“Bu gibi bir teoriyi kimse oluşturamasa da, bazı adaylar mevcut. Bu fikirler uzay ve zamanı temelde ayırarak veya bazı matematiksel döngüler ve temel nicelikler kullanarak uzay –zamanı yeniden oluşturarak hatta bazı ufak sicimler ve bir çok egzotik fikirleri yerleştirebiliyorlar,” diyor Ali .“Bu modellerin çoğunda ortak nokta ise parçacığın enerjisi olabileceği kadar çok olabilir ama her zaman parçacığın ulaşabileceği bir maksimum var. Bu sınırlama kolayca Einstein’ın özel görelelik teorisiyle birleştirilerek, son olarak özel görelelik teorisinin iki misli yani DSR olarak adlandırılıyor.Fizikçilerin açıkladığı gibi DSR’ye yerçekimini de ekleyerek genelleştirmek mümkün. İşte bu teori yerçekiminin gökkuşağı teorisi olarak isimlendiriliyor.“Genel göreleliğin maddenin varlığındaki uzay-zaman eğrilerinin geometrisini tahmin etmesi yerçekimine neden oluyor. Yerçekimi gökkuşağının bu eğimi tahmin etmesi ise gözlemcinin ölçtüğü enerjiye bağlı. Bundan dolayı, yerçekimi gökkuşağında yerçekimi parçacıklara farklı davranarak farklı enerjilerde parçacıklar gibi davranır. Bu fark Dünya gibi maddelerde çok küçüktür ama kara deliklerde bu fark çok büyük önem kazanır,” diyor Ali.Bilgi ParadoksuBu çalışma sadece kara deliği tanımlayan özelliklerden birini ihlal etmekle kalmıyor, Stephen Hawking ’in 1970 ’lerde kara delik bilgi paradoksunu da yeniden çözebiliyor. Hawking o zamanlar kara deliklerin dönerek radyasyon yaydığını , bunun da onların kazandıklarından daha hızlı kütle kaybetmeleri nedeniyle, zamanla buharlaşarak herşeyle beraber yok olacağını öne sürmüştü.Hawking radyasyonu temelde kara deliğe düşen nesnelerin kütlelerinden kaynaklansa da, teoride bu radyasyon bu nesnelerin tüm bilgisini taşımaz. Sonunda bu radyasyonun kara deliğin tümüyle buharlaşmasına neden olması umulur. İşte burada bir soru ortaya çıkıyor : bütün bu nesnelerin bilgisi nereye gitti?Günlük hayatımızda bir belgeleri yırtarak veya yakarak bilgiyi yok ederken, kuantum teorisinde bilgi asla tümüyle yok edilemez. Prensip olarak bir sistemin başlangıç hali, her zaman son halindeki bilgi kullanılarak belirlenir. Fakat Hawking radyasyonu hiçbir şeyin başlangıç halini belirleyemiyor.Pek çok iddia bu paradoksu çözeceğini iddia ediyor, buna bir miktar bilginin zamanda yavaşça sızma ihtimali de dahil ki, bu bilgi kara deliği derinliklerinde depolanıyor ve Hawking radyasyonu gerçekten tüm bilgiyi içeriyor.Bu paradoksun en gelişmiş açıklamalarında biri de kara delik bütünleyiciliği adı verilen kara deliğe düşen gözlemcinin ve bunu uzaktan gözleyenin tümüyle farklı şeyler görmesine dayanıyor. Kara deliğe doğru giden gözlemci olay ufkunu geçerken kendi formunda bilgiyi görüyor fakat uzaktaki gözlemci kara deliğe doğru ilerleyen gözlemcinin genel görelilikteki garip etki yüzünden asla olay ufkuna ulaşamadığını görüyor. İşte uzak gözlemci olay ufkunda yansıyan radyasyon formundaki bilginin yansımasını gözlemliyor. Bundan dolayı bu iki gözlemci iletişim kuramıyor, burada paradoks yok (çoğu insan için bu çözüm paradoksun kendisinden bile tuhaf karşılanıyor)
Ahmedinejad'ın Acı Günü
İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad'ın geçtiğimiz gün annesi vefat etti.Büyük üzüntü yaşayan Mahmut Ahmedinejad üzüntüsünü gizlemedi.Annesinin cenazesinde defin işlemleri yapılacağı sırada mezara girerek bir süre duran Mahmut Ahmedinejad gözyaşlarına boğuldu.Yapılan cenaze törenine halk ve yakın arkadaşları Mahmut Ahmedinejad'ı yalnız bırakmadı.Cenazeye binlerce kişi katıldı.Cenazede herkesin gözyaşları sel oldu aktı.Cenazede büyük bir matem vardı.Bir zamanlar dünya devletlerine meydan okuyan Mahmut Ahmedinejad annesinin acısına dayanamayıp göz yaşı döktü.Annesine düşkünlüğü ile bilinen Eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad uzun süre mezar başında oturdu.Bugunkuhaberler.com
Reklam