Gitar çalmayı çok isteyen ancak bir koluna doğuştan sahip olamayan Diego Corredor'un yardımına 3 boyutlu aletler üreten 3D Gluck isimli firma yetişmiş. Kolombiya'da yaşayan Diego'nun yaşadığı yere giden firma gitar ile tam uyumlu bir protez kol geliştirip bunu da teknolojileri sayesinde üretmişler. Kola Linkin Park yazısını da eklemeyi ihmal etmeyen firmanın bu davranışı sayesinde Diego artık gitar çalabiliyor.
Kaliforniya'da bulunan Fresno itfaiyesinin bir evdeki yangına müdahalesi itfaiye erlerinin kafa kamerası ile kayıt altına alınmış. 1 yaşında erkek çocuk, 3 ve 4 yaşlarında da 2 kız çocuğu kurtarılmış yangında. İçerideyken ortamın karanlığı, sıcaklığı, camların patlama sesleri ve işin hayati önem taşıması da düşünülünce sonucun güzel olması insana bir oh çekirten cinsten.
Jeep'in Super Bowl reklamı ABD'den ve dünyadan manzaraları gösterirken bir yerde başörtülü kadını göstermiş. Yayınlandıktan kısa süre sonra müslüman bir kadının reklamda yer almasına tepkiler de gecikmemiş.
Eskişehir’de Gezi eylemleri soruşturmasına giren polis fezlekesinde skandal ifadeler kullanıldı. Ali İsmail Korkmaz’ın eylemlere katıldığı esnada öldürülmesini ‘iddia’ diye değerlendiren polis merdiven boyamayı dahi suç kapsamına aldıBirGün Gazetesi'nden Uğur Koç'un haberine göre; Eskişehir’de Gezi eylemlerine katılan yurttaşlar hakkında skandal suçlamalarla soruşturma açıldığı ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında bulunan polis fezlekesinde, Ali İsmail Korkmaz’ın “Gezi eylemleri esnasında yaralandığının iddia edildiği” savunuldu. Yasal kurumlar ‘marjinal’ diye nitelendirildi. ‘Forum’ların “örgütlü yapı” olduğu iddia edilen fezlekede bunların “eylem sürecini sıcak tutumak” için oluşturulduğu savunuldu; Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne dair Kayseri’de görülen duruşmaya katılmak ve çağrı yapmak ‘suç’ oldu.TEKNİK VE FİZİKİ TAKİPTM 10. Madde ile görevli Bursa Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan, ancak yasa değişiklileri sonrasında Eskişehir’e sevk edilen Gezi eylemleri soruşturmasında, skandal ifade ve değerlendirmeler yer aldı. Soruşturma dosyasında yer alan 562 sayfalık polis fezlekesine göre, ‘şüpheli’ olan şahıslar hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 135 ile 140. maddeleri kapsamında telefon dinlemesi ve teknik takip kararları alınmış. Dosya kapsamında soruşturulan Barış Erdinç Bilecen ve Can Büyükşahin adlı Özgürlük ve Dayanışma Partisi üyesi iki kişiye şu suçlamalar yapılmış:ÖRGÜTLÜ YAPI: FORUM- THKP-C/Devrimci Yol/Devrimci Gençlik terör örgütü üyesi olmak, örgütün açık alan yapılanmalarından Gençlik Muhalefeti isimli yapı adına eylemlere katılmak.- Gezi eylemlerine süreklilik kazandırılması amacı ile kurulan ‘Forum’ isimli örgütlü yapı içerisinde faaliyet yürütmek.- Gezi eylemleri sürecinde ‘Eskişehir Direniş Forumu’ isimli yapıyı kurmak, bu örgütlü yapıyı yönetmek ve örgütlü yapı adına faaliyet yürütmek.- Oluşturulan örgütlü yapının mali yapısını oluşturmak, para toplamak.- Gezi eylemleri kapsamında Eskişehir il merkezinde şiddet eylemleri, yol kapama eylemleri, adalet yürüyüşü ve adalet nöbeti eylemleri gerçekleştirmek, eylemlere katılmak, organize etmek, yönetmek, kişi ve grupları koordine etmek.GEZİ 'DARBE'YDİGezi eylemlerinin “hükümeti yıkmak” amacı taşıdığı iddia edilen polis fezlekesinde soruşturulan kişileri şu suçlama yöneltildi: “Seçimle iş başına gelmiş olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, terör örgütlerinin talimatları doğrultusunda sokak eylemleri ile yıkmak amacıyla marjinal gruplara mensup şahıslar tarafından ‘Gezi Eylemleri’ adı altında ülke genelinde gerçekleştirilen şiddet eylemleri kapsamında Eskişehir’de meydana gelen olaylara katılmak.”FİŞLEME DE İTİRAF EDİLDİFezlekede şüpheli olarak yer alan kişiler hakkında Emniyet’in bir çeşit fişleme yaptığı da itiraf edildi. Buna göre, şüpheliler hakkında soruşturmanın başlatıldığı tarihin öncesine ait belgeler de fezleke ekine konuldu. Belgeler, fezlekede Gezi eylemlerinin başlangıcı sayılan 31 Mayıs 2013’ten söz konusu soruşturmanın başlatıldığı 13 Eylül 2013 tarihini kapsadı.SICAK TUTULSUN DİYE!Fezlekede, Gezi eylemleri ardından yapılan forumların “Eskişehir’de gerçekleşen şiddet içerikli protesto eylemlerinin 19 Haziran 2013’te güvenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu sona ermesi” ardından “Eylem sürecinin sıcak tutulması, eylemlere katılan grupların/şahısların eylem bilincinden uzaklaşmaması, yapılması planlanan eylemler hakkında strateji belirlenerek uygulamaya konulması” gibi gerekçelerle oluşturulduğu savunuldu.Merdiven boyama, toplantıya çağrı suç kanıtı!Teknik ve fiziki takip sonucu hazırlanan fezlekede yer alan diğer bazı “suçlar” ise şöyle:- Forum adı verilen örgütlü yapı içerisinde alınan karar doğrultusunda ‘merdiven boyama’ eylemi yapmak.- Gezi eylemleri sürecindeki faaliyetlerinden dolayı Eskişehir Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali paşa Şanlı’nın Eskişehir ilinden Konya iline atamasının yapılmasını protesto etmek amacıyla örgütlü şekilde eylem gerçekleştirmek.- Kişileri aramak süratiyle örgütlü toplantılara (forum) katılım sağlamaya çalışmak.Ali İsmail’in eylemler sırasında öldürüldüğüne polis inanmadı!POLİS fezlekesinde, Eskişehir’deki gezi eylemleri sırasında polis ve sivil şahıslarca dövülerek öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz için de skandal ifadeler kullanıldı. Fezlekede, Ali İsmail Korkmaz’ın “Gezi eylemleri esnasında yaralandığının iddia edildiği” söylenirken, Korkmaz’ın ölümünün de bahane edildiği ve Eskişehir Direniş Forumu tarafından eylem düzenlendiği savunuldu.Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin davanın “Güvenlik gerekçesi ile Kayseri’ye alındığının” belirtildiği fezlekede, bu durumun “Eskişehir Direniş Forumu isimli örgütlü yapı içerisindeki şahıslar tarafından istismar edilerek yeni eylemler organize edilmesine ve düzenlenmesine” neden olduğu söylendi. Kayseri’de yapılacak duruşmaya yapılan çağrılar da fezlekeye şu şekilde geçti: “Davanın ilk duruşması esnasında Kayseri il merkezinde eylem organizasyonu yapmak, eylemlere ülke genelinde katılım için faaliyet yürütmek, bildiri dağıtmak.”Foruma ‘ikna için’ çağırdıForumlara katılan Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) gibi yasal faaliyet yürüten kurumlar ‘marjinal’ olarak tanımlandı. EMEP’in, ÖDP üyesi olan Can Büyükşahin tarafından toplantıya çağrıldığının tespit edildiği bir telefon konuşması tapesine dair değerlendirmede, çağrının “Gezi eylemleri sürecinde oluşan görüş farklılıklarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu” iddia edildi.Fezlekede yer alan bir başka tepenin değerlendirme kısmında ise, Can Büyükşahin’in telefonla konuştuğu şahısla yaptığı görüşemeye yönelik olarak “Forum toplantıları esnasında görüş belirttiğini beyan ettiği tespit edilmiştir” denildi.İlkokul öğrencileriyle ‘bilinçlenme faaliyeti’Eskişehir’de Yenikent ve Göztepe mahallelerinde, ihtiyacı olan öğrencilere verilen dayanışma dersleri de evlere şenlik bir değerlendirmeyle fezlekeye sokuldu. Dayanışma dersleri hakkında şu ifadeler kullanıldı: “Forum faaliyetlerine vatandaşın ilgisini artırmak, eylemlilik bilincini aşılamak amacıyla Dayanışma Dersi adı altında bilinçlendirme faaliyeti yapıldığı tespit edilmiştir.”Fezlekede yer alan Dayanışma dersleri, Gezi eylemleri sonrasında şehirdeki Yenikent ve Göztepe mahallerinde yaşan ilköğretim öğrencilerine yönelik olarak yapılmaya başlandı. Üniversite öğrencileri ve Eğitim-Sen üyesi öğretmenlerin verdiği dersler halen devam ediyor.
Avukat Yavuz Balkan, TBMM’ye dilekçe vererek kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların önlenebilmesi için bekâr erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödenek ayrılmasını istedi. Balkan, haftalık en fazla 75 TL verilmesini önerdi.HaberTürk'ten Saliha Çolak'ın haberine göre; TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuruda bulunan Avukat Yavuz Balkan, kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların önlenebilmesi için bekâr erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödenek ayrılmasını istedi. Balkan, haftalık en fazla 75 TL ödenek ayrılmasını önerdi.TBMM Dilekçe Komisyonu, dilekçeyi inceledi.Komusyon, bu tür ‘yasal düzenleme’ alanına giren bir konuda, komisyonun yapacağı herhangi bir işlemin olmadığını belirterek, dilekçeyi milletvekillerinin dikkatine sundu. HaberTürk, dilekçenin sahibi 25 yıllık avukat Yavuz Balkan’a ulaştı. Balkan’ın görüşleri şöyle:“Benim bu zamana kadarki gözlemlerime göre kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin yüzde 80’i toplumda erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının giderilmemesinden kaynaklanıyor. Yüzde 10’u da kocaların evden uzaklaştırılması kararından kaynaklanıyor. Kocalar evden uzaklaştırma kararını kendilerine yediremiyor. Artık bunlara tırnak içinde ‘erkek’ demek gerekiyor. Erkekliklerine yediremiyorlar.Âşık Veysel’in ‘Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa’ sözüne bakın. Yani, insanları âşık eden, hormonları. İnsanoğlunu kadın olsun, erkek olsun, tabiri caiz ise ‘çıldırtan’ hormonal faaliyetleri. Bir noktada bu hormonlardan kaynaklı ihtiyaçların giderilmesi gerekiyor. Bu ihtiyaç giderilmezse bu durumda ya kadına tecavüz ediyor ya elle sarkıntılık ediyor ya katlediyor.”TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuruda bulunan Avukat Yavuz Balkan, “Erkekler cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilse kadın cinayetlerinin yüzde 99’u önlenir. Bu konuda iddialıyım” dedi.‘Seksoloji ana bilim dalı kurulmalı’Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Adana Şube Başkanı Uzman Doktor Taner Canatar: Bekâr erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının karşılanması için ödenek ayrılması, kadına yönelik cinsel şiddet sorununu çözmez. Toplumda cinsel eğitim eksikliği var. Sorunlar bundan kaynaklanıyor. Cinsel eğitim eksikliğinin giderilmesi gerekir. Anaokulundan başlayarak eğitim verilmeli. Daha sonra da ergenlik dönemi, sonrasında evlilik öncesi eğitim, anne-baba eğitimi. Üniversitelerde de seksoloji ana bilim dalı kurulmalı. Bunları yapabilirsek ödenek ayırmaya gerek kalmaz. Cinsellik toplumda yasaklı ve tabu olduğu için bastırılıyor. Ben tıp fakültesini bitirdim, 31 yaşıma gelene kadar cinsel eğitimle karşılaşmadım. Cinsellikle seks farklıdır. Cinsellik, duygusal paylaşımı da içerir. Doğuştan gelen özelliktir. İnsanın kendini özgürce yaşamasıdır. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini yaşamasıdır. Cinselliğin bastırılması, sindirilmesi insanların kendini ifade edememesi sorunlara neden oluyor. Kısaca, güneş balçıkla sıvanamaz. Ödenekle olmaz, temellerine inmek lazım.‘Saygı duymayı öğrenecek’Cinsellik Uzmanı Doktor Haydar Dümen: Bu olayın nedenleri çok derin. Erkeklere kadın bulunmasıyla çözülecek bir sorun değil. Öncelikle töre var. Dini inançlardan kaynaklanan töreler var. Namusun kanla temizlenmesi gibi töreler var. Konunun duygusal boyutu var. Kişiler sorunlarını çözemeyince bir noktada irade bitiyor, gözü dönüyor. Yani sorun kadın temin edilerek bitmez. Eğitim çok önemli. Birbirlerine saygı duymayı, birbirlerinin insan olduğunu öğrenecekler.‘Evli erkek de yapıyor’AK Parti Ağrı Milletvekili, TBMM Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Kâtip Üyesi Mehmet Kerim Yıldız: Hükümetin evliliği teşvik eden uygulamaları var. Ancak şiddet sadece bekâr erkekten gelmiyor, evli erkeklerden de geliyor. Bekârlara ödenek vermek çare olmaz. Buna bir temel insan hakkı olarak bakmak gerekir. Aileyi korumaya yönelik çok sayıda yasal düzenleme yapıldı. Bunların sonuç vermesi için eğitim ve zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerekiyor.‘Fiziksel bakmak doğru değil’CHP Balıkesir Milletvekili TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Üyesi, Ayşe Nedret Akova: Bu sorunun sosyolojik, ekonomik nedenleri de var. Sadece erkeğin cinsel ihtiyaçlarının giderilememesinden kaynaklanan bir sorunla karşı karşıya değiliz. Sorunun tüm boyutlarıyla ele alınması lazım ki çözümünde etkili yöntemler geliştirilebilsin. O nedenle fiziksel ihtiyaç noktasında bakmak yeterli olmayacaktır.
Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.Davutoğlu'unun açıklamalarıdan satır başları:Tam da misakı milli haftasında, bizde kuvayi milliye halinde tarihe çıktığı şehirlerdeydik. Çok büyük bir coşkuyla kongrelerimizi yaptık ve 15 Mayıs 1919’da iki şahsı anmak istiyorum. Bir yiğit insan Hasan Tahsin, İzmir’de ilk mermiyi sıktı. Denizli’de de bir başka yiğit insan Ahmet Hulusi efendi düşmana karşı istiklal fetvası verdi. ÜÇ ÇAKIL TAŞI OLAN DAHİL..Silah sahibi olmamak bir mazeret değildir dedi Ahmet Efendi, elinizde üç çakıl taşı varsa atacaksınız ve mücadelede bulunacaksınız dedi. Bende buradan 95 yıl sonra çağrıyla bir şekilde yüzüncü yıla yürürken temel ilkemizi vurguluyorum. Herkes yeni misakı millide buluşmalı ve elinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı. Üç çakıl taşı olan dahil, Türkiye’nin yeniden inşa faaliyetine katılmalı. Bu çerçevede mücadelemizi sürdüreceğiz.İnşallah Ankara’dan sonra İstanbul’da başbakanlık ofisimiz vardı, bir başbakanlık ofisini de İzmir’de açıyoruz en kısa zamanda. Bu yolla, hükümet hizmetlerini ülkeye yaymak konusunda çok önemli bir adım atmış olacağız. Ayda birkaç günümüzü izmir’de geçireceğiz. Bütün Ege’de yapılacak faaliyetleri kontrol edeceğiz. Biz her bir şehrimize özel roller biçiyoruz. İzmir’e dönük olarak da İstanbul – İzmir otobanı 2017’de bütünüyle devreye girdiğinde 3,5 saate düşecek. Aynı şekilde Ankara – İzmir otoyolu tren yolu devreye girdiğinde, Ankara ve İzmir birleşmiş olacak. İzmir, Çandarlı Kuzey limanının devreye girmesiyle, izmir yine tarihin en büyük limanlarından biri haline gelecek.BU ÇERÇEVEDE DE İZMİR’E YÖNELİK OLARAK...Maalesef son 12 yıl içinde bütün şehirlerimizde çok büyük hamleler söz konusu olurken, İzmir’deki yerel yönetim anlayışı bu gelişmelere ayak uyduramadı ve izmir hak ettiği yeri bulamadı. Bundan sonra bizzat takip edeceğim. İzmir’i hak ettiği yere getireceğiz inşallah. Önümüzdeki mayıs ayında, konak tünelini açacağız. Manisa’yla İzmir arasındaki tünelin inşaatını bizzat devlet olarak üstlendik açacağız. Manisa’yla Denizli’yle Uşak’la bütün bir Ege’yle İzmir’i irtibatlandırarak Ege’de başlı başına ekonomik havza oluşmasına büyük önem veriyoruz. İstiyoruz ki Marmara’daki üretim yoğunlaşmasını ülkenin her tarafına yayalım. Bu çerçevede de İzmir’e yönelik olarak, ileri teknoloji ihtiva eden projelere beşinci bölge teşviği uygulayacağız.ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDAN İTİBAREN OKULLARIMIZDA...Yıllardır değişik şehirlerimizde yaşam biçimine müdahale gibi, Ak Parti’nin bu şehirlerle irtibatını koparmak isteyenlere sesleniyorum. Türkiye’de AK Parti’nin giremediği hiçbir köşe yoktur ve olmayacaktır. Biz kıyısıyla, dağlarıyla ovalarıyla deniziyle yaylalarıyla bütün Türkiye’nin partisiyiz. Ege bölgemize dönük olarak kalkınma stratejisi uygulamaya devam edeceğiz. Ege bölgemizin önümüzdeki kalkınma ve hamle döneminde öncü rol oynamasına önem veriyoruz. Bir müjde de manisa’da üzüm üreticileriyle paylaştım. Üzümdeki arz fazlasını almak üzere önümüzdeki haftalardan itibaren okullarımızda süt ile birlikte kuru üzümü de öğrencilerimize ikram edeceğiz inşallah. Bu bizim tarım ürünlerine daha önce de ilan ettiğimiz destek çalışmalarının başka aşamasını teşkil ediyor.AMA AÇIK SÖYLEYEYİM...Biz böyle milletimizle buluşurken ve omuz omuza 2015 Haziran seçimlerine yürürken, diğerleri de çok değişik koalisyon çabalarını sürdürüyorlar. CHP MHP HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi politikalarını anlatmak yerine sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir’e mi gittik, bir bakıyorsunuz Kılıçdaroğlu ertesi gün oraya gidiyor. Ama açık söyleyeyim hızımıza hiç kimsenin yetişmesi mümkün değil. Seçimlerde de ikinci turu yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler.ONLAR ÇATI ADAYLA KOALİSYONLA BİRLEŞİRKEN... Biz milletle geleceğe kararlı şekilde yürürken perde gerisinde ittifak çalışmalarını görüyoruz. Geçen sene 17-25 aralık kumpaslarından sonra 30 Mart’a giderken, AK Partiyi engellemek için paralel çete şunu yaptı, her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu destekleyeceğiz. Kuran kurslarını engelleyen tek parti zihniyetini desteklediler bunlar. MHP’nin durumu ise daha da ilginç. MHP de bu paralel çeteye karşı çıkmak yerine, çatı adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak adayla sahneye çıktılar. Ne oldu? Onlar çatı adayla koalisyonla birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onlara en büyük dersi verdik.ONLAR PARALELLE PARALEL YÜRÜMEYE DEVAM ETSİNLER...Şimdi sayın Bahçeli, yine geometri merakın sarmış. Piramitten bahsetmiş elipse döndürelim bunu demiş. Kendi iktidarları döneminde gelir dağılımını herkes biliyor. Şimdi bir doların üç dolarına altında yaşayan yok. Sayın Bahçeli elipsle üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin paralelle. Hep bunlar yanyana gidiyorlar, milletle yolları hiç kesişmiyor. Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimle yürümeye devam edeceğiz.Zaferin de bir tadı var. Tek tek gelmeyin hepiniz birlikte gelin hepinize karşı zafer kazanmak bizim için daha büyük zevk verici olacak. Benim anadolu’da gördüğüm heyecan 12 yıl boyunca AK Parti’ye ne yorgunluk bulaşmış, hep diriyiz hep iriyiz geleceğe yürüyoruz. Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler. İttifak hesap etsinler. Biz milli irade istikametinde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP MHP ve HDP’den Türkiye’nin temel meseleelrini duyuyor musunuz yok, ekonomi yaklaşımı var mı yok. Çipras’a ümit bağladılar.SAYIN ÇİPRAS’LA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIĞIMIZDA SÖYLEDİM...Sayın Çipras’la telefon görüşmesi yaptığımızda söyledim, kendisi de katıldığını söyledi. 2002’de nasıl ekonomi hale gelmişse, partilerden ümit kesilmişse, biz 12 yılda hasta adam denen bir ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipras da buna katıldığını ifade etti. Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alma telaşı içinde. Veya popüler gündem arayışı içinde. Onlara tavsiyem anadoluya trakyaya sığınsınlar. Siyasette omurgaları yok, duruşları yok. Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi, ertesi gün paralelcilerle iş birliği içinde. Önemli olan siyasette duruştur. Bu da sadece AK Parti’de var. AK Parti de bunu sürdürmeye devam edecek.1972’den 2002 yılına kadar, 30 yıl inşaat sektörümüzün dışarda aldığı proje tutarı 44 milyardı. 12 yılda alınan proje miktarı 260 milyar dolar. Aramızdaki fark bu. Bunu da yakın takiple bu imkanı müteahhitlerimize sağladık. Ülke içinde konut sektörü için dev adımlar attık. İnşallah yapacağımız düzenlemeyle yüzde 25 peşinat zorunluluğu var biliyorsunuz. İlk evi alan konut taliplisi için bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde 15’ini biz devlet desteği olarak vereceğiz. İki hafta önce bu salondan çeyiz hesabını aktarmıştım. Evleneceklere, evlilik hazırlıkları için ebeveynlerin yaptığı tasasrrufa yüzde 15 katkı. Hem evlenmek, hem konut sahibi olmak içinde yüzde 15 desteği verdik. İnşallah konut sahibi olmayan aile kalmayacak bu ülkede. İmar yasası noktasında düşüncelerimizi de paylaştık.BUNUN SOKAK PAFTA OLMASINA ÖZEN GÖSTERECEĞİZÇalışmakta olduğumuz inşaat imar yasasında herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları arazi arsa evin değer kazanması durumunda vergi gelmesi söz konusu değildir. Vergi yükü söz konusu değildir. Belediyelerimizin yaptığı düzenlemeler çerçevesinde olabilecek değer artışında değer artışı söz konusu olmayacaktır. Sadece herhangi bir vatandaş imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak, onun getirdiği ek değer, onunla ilgili bir düzenleme gelecek. Bireysel taleplerde de bir arsada imar değişiminin getireceği yüksek kazancın, yan arsada oluşacağı adaletsizlik için, bunun sokak pafta olmasına özen göstereceğiz. Bugün bir sektörümüzle ilgili iki önemli müjdemizi paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi turizm sektörüdür. Bacasız fabrika olarak bilinir. Fakat bu sene turizmde ciddi sıkıntıların olabileceği konuşuluyor. İki önemli gelişme önemli. Rusya başta olmak üzere oradan gelen misafirlerimiz diyeyim, ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan sorunlar var. İran’da da olabileceğini ön gördük. Erken rezervasyonlarda bir düşüş, iptal haberleriyle ilgili de gelişmeler olduğu haberini alınca. Geçtiğimizhafta içinde ilgili bakanlıklarımızla toplantı yaptık. Sektörü ikiÖnümüzdeki iki ay içinde, seyahat acentalarının organizasyonlarıyla, bu ülkelerden gelen yolu uçaklarına altı bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Dolayısıyla şimdiden uçuş iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur acentalarının yükünü hafifletmiş olacağız ve iptali de engellemeye çalışacağız. İkincisi tur operatörlerine hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız. Tur operatörlerine dönük olarak da ciddi kredi imkanı sağlayacağız.BAĞKUR SİGORTALILARINA İLETMEK İSTİYORUMBağkur sigortalılarına iletmek istiyorum. İki milyon 366 bin bağkurlunun prim borcu vardı. Bir milyonu borçlarını dün itibariyle yapılandırdı. Geriye 1 milyon 305 bin kardeşimiz kalmıştı. Prim borçları birikmiş. İki aylık prim borçları olunca sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Şu andan itibaren 12 aydan fazla borcu olarak kardeşlerimizin primlerini donduruyoruz. Sağlık yardımlarından yararlanması garanti altına alınmış oluyor. Bir şekilde borçlarını yapılandıramamış olan 1 milyon 305 kardeşimizin prim borcu donduruluyor. Bunlar dondurulduğu için de sağlık yardımlarından yararlanma imkanı sağlanıyor. Bu vatandaşlarımız tekrar primlerimi ödemek istiyorum dendiğinde, kaldıkları yerden bu süreç ihya edebilecek. Kimsenin de sağlık yardımından mahrum kalması söz konusu olmayacak. Ajanslar
Rugby sporu Türkiye'de icra edilen bir spor dalı değil. Ancak gönül istiyor ki bir an önce takımlar kurulsun ve gençler bu sporu yapabilsin. Buna ön ayak olması dileğiyle işte rugby sporuna gönül vermiş 25 güzide sporcu.
Aylık enflasyon artışı yüzde 1.10 oldu. Yıllık enflasyon ise düşerek yüzde 7.24'e geriledi. Düşüş 1 puanın altında kaldığı için Merkez Bankası faiz indirimi için ara toplantıya gerek görmedi.Ocak ayında enflasyon yüzde 1.10 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 7.24 olarak gerçekleşti. Bu oranlar beklentilerin üzerinde oldu. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, geçen hafta yaptığı açıklamada enflasyon 1 puan düşerse faiz indirimi için 'ara toplantı' konusunda görüşüleceğini söylemişti. Veri, Merkez Bankası'nın faiz indirimi için beklediği düşüşün üzerinde gelince, Merkez Bankası akıllardaki 'ara toplantı' olup olmayacağı sorusuna açıklama ile yanıt verdi. Buna göre Merkez Bankası faizi görüşmek için 'ara toplantı' yapmayacak. Para Politikası Kurulu faizi olağan 24 Şubat'taki toplantısında görüşecek. Merkez Bankası açıklaması ile enflasyon verisi öncesi 2.44'ü gören dolar, 2.40'a kadar geriledi.Zam şampiyonu patlıcanTüketici fiyatları bazında Ocak ayında en yüksek fiyat artışı görülen ürün yüzde 61,19 ile patlıcan oldu. Patlıcanı yüzde 56.68 ile çarliston biber, yüzde 51.93 ile kabak izledi. Aylık en yüksek artış yüzde 4,19 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Ana harcama grupları itibariyle 2015 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,52, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,52, ev eşyasında yüzde 2,01, eğlence ve kültürde yüzde 1,64 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde yüzde 6,98 ile giyim ve ayakkabı oldu.Beklenti yüzde 0.73'tü“Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistleri, Ocak ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,73 artacağını tahmin etti. AA Finans'ın 25 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği 'Enflasyon Beklenti Anketi'nde 2014 Aralık'ta yüzde 8,17 olan yıllık enflasyonun güçlü baz etkisiyle 1,32 puan azalarak yüzde 6,85'e gerileyebileceği ifade edildi.Enflasyonda 2014 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0.44 düşüş, bir önceki yıla göre de yüzde 8.17’lik artış yaşanmıştı.'Enflasyon yüzde 1 düşerse toplantı görüşülecek”Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Erdem Başçı, 27 Ocak Salı günü yılın ilk enflasyon raporu toplantısında, enflasyondaki gerileme ve buna bağlı olarak atılacak adımlara ilişkin sorular üzerine şu ifadeleri kullanmıştı:' Ocak enflasyonu 1 puandan fazla düştü diyelim, öngörülenden çok fazla düştü. Şu anda 8,17. 7,17'nin altına düştü diyelim. Çekirdeğe baktık iyi. 4 Şubat'ta dahi oturup parametreleri değerlendirebiliriz. 24 Şubat'ta yapacağımız Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çok vakit var. 24 Şubat'ta yapmayız, 4 Şubat'ta değerlendiririz. Bu parametreleri ayarlamak gerekiyor. Reel faiz çok yüksek kaldı; mesela fonlama faizi, onu enflasyonun hafif üzerine çekebiliriz. 24'ünde yapacağımız işi 4'ünde yapmış olabiliriz. Böyle bir esnekliğimiz de var. Bunu istikrarı bozmadan, dikkatli bir şekilde yapabiliriz.'Düşen petrol enflasyonu geri çekiyorGeçen yıl 'Ekim Enflasyon Raporu'nda yüzde 6,1 olan 2015 yıl sonu enflasyon tahmini, 0,6 puan aşağı güncellenerek yüzde 5,5'e çekildi. Bu güncellemenin petrol fiyatlarından kaynaklandığını belirten Başçı, 2014 yılına göre enflasyonda bekledikleri belirgin düşüşte, birikimli kur etkilerinin azalmaya devam edeceğine ve gıda enflasyonunun geçmiş yılların ortalamasına döneceğine dair öngörüleri ile gerileyen petrol fiyatlarının belirleyici olduğunu bildirmişti.Enflasyondaki düşüş eğiliminin Ocak ayından itibaren hız kazanacağını ve o nedenle faiz indirim sürecini de Ocak ayından itibaren başlattıklarını ifade eden Başçı, 'İndirim süreci boyunca da temkinli yaklaşımımızı korumamız halinde 2015 sonunda son 45 yılın en düşük enflasyonunu gerçekleştirmemiz mümkün görünüyor' demişti.Ağustos ayına kadar baz etkilerinin yıllık enflasyonu düşürücü yönde, yılın geri kalanında ise artırıcı yönde olacağını tahmin ettiklerini aktaran Başçı, 'Bu çerçevede yıllık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğine kadar düşüşünü sürdüreceğini, son çeyrekte ise baz etkisiyle bir miktar yükselerek yüzde 5,5 seviyesine geleceğini öngörüyoruz' açıklamasını yapmıştı.Kaynak: Al Jazeera, Anadolu Ajansı
2010’daki şaibeli KPSS’den sonra, aynı yıl düzenlenen Üniversitelerarası Dil Sınavı’nda da kopya şüphesi ortaya çıktı. Savcılığın dosyasında “kitapçığın türünü bize mesaj at, cevaplar yolda” ses kaydı var.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2010 yılındaki KPSS’de “Eğitim Bilimleri’, ‘Genel Kültür” ve ‘Genel Yetenek” sınav sorularının sızdırılması ile ilgili soruşturması devam ederken, aynı yıl yapılan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’nın da (ÜDS) savcılık tarafından mercek altına alındığı ortaya çıktı. 26 Aralık 2010 tarihinde yapılan sınava 60 bin 234 kişi girdi.Vatan Gazetesi'nden Kenan Butakın'ın haberine göre, sınavdan birkaç gün önce ise adı savcılık kayıtlarında yer alan bir akademisyen ÖSYM yetkililerine giderek ihbarda bulundu, “Ben bu sınava defalarca girdim ama başarılı olamadım. Bunun üzerine E.V. isminde bir tanıdığım bana cevap anahtarını 10 bin TL’ye satacağını söyledi.”Cevap anahtarı verecek olanın ses kaydıBu ihbar üzerine ÖSYM yetkilileri daha fazla delile ihtiyaç olduğunu, bunun sadece iddiadan ileriye gidemeyeceğini ifade etti. Bu iddia üzerine ihbarda bulunan kişi, sınavdan birkaç gün sonra ÖSYM yetkililerine E.V. ile yaptığı görüşmenin ses kaydını teslim etti. ÖSYM yetkilileri ses kaydını dinlediğinde E.V.’nin kopyanın nasıl çalışacağına dair uygulanacak sistemi anlattığını şahit oldu. E.V.’nin anlatımına göre kopya, kol saati şeklindeki telefon üzerinden yapılıyor. Sınava giren aday, kendisine daha önceden bildirilen bir cep telefonuna kitapçık türünü mesaj olarak atıyor. Mesajı attıktan yaklaşık yarım saat sonra ise soruların cevapları cep telefonuna mesaj olarak geliyor.İlk sınavda 15 kopyalı sınavda 75 doğru yaptıÖSYM, bu ses kaydını dinledikten sonra o yıl sınava giren E.V.’nin şimdiye kadar sınavlarda gösterdiği bütün performansını araştırdı. Yapılan incelemede E.V.’nin son 3 sınava girdiği tespit edildi. İlk sınavında 80 sorudan 15, ikinci sınavda ise 20 soruya cevap vererek başarısız olduğu saptandı. Son sınavında ise 80 sorudan 75’ine doğru cevap vermesi, üzerindeki şüpheleri kuvvetlendirdi. ÖSYM yetkilileri “Sadece bir kişi mi kopya çekti?” sorusunun cevabını aramak için de 60 bin 234 kişinin cevaplarını kontrol etti. Yapılan değerlendirmede, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir öğretim üyesinin de E.V. ile aynı sorulara doğru, aynı sorulara da yanlış cevap verdiğini saptadı. Bir başka ifadeyle fotokopi cevap anahtarı ortaya çıktı.Savcı değişti dosya raftan indiÖSYM elde ettiği verilerle, bu iki kişinin sınavlarını kopya çektikleri gerekçesiyle iptal ederken, savcılığa da suç duyurusunda bulundu. Aralarında ses kaydının olduğu deliller, dönemin KPSS soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a teslim edildi. Ancak bu ihbardan bir sonuç çıkmazken, sınavları iptal edilen iki kişi ise konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme tarafından sonuçların iptal edilmesi hukuka aykırı bulunarak, bu iki kişinin sınavı geçerli sayıldı. Ancak ÖSYM yetkilileri kopya iddiaları netlik kazanmadığı için KPSS Savcısı Sakınan’ın yerine Yücel Erkmen’in gelmesiyle birlikte konuyu tekrar savcılığa taşıdı. Erkmen tarafından da 2010 yılındaki ÜDS sınavıyla ilgili olarak dosya raftan tekrar indirilerek araştırma başlatıldı.
Bursa-Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR'lar, lodosun etkisi altında kaldı.Bursa İnegöl ilçesine yakın Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR saatte 120 km hıza ulaşan şiddetli fırtınanın etkisine dayanamayıp yan yattı. Devrilme anı sürücü tarafından cep telefonuna kayıt altına alınırken daha önce devrilen kamyon ve TIR'lar yoğun trafik oluşturdu.
Hamburg'dan 450 bin euro'ya alınan genç yıldız Tolgay Arslan sözleşmesine '5 milyon euro'ya serbest kalır' maddesi koydurdu.Fotomaç'ın haberine göre; Siyah-beyazlıların ara transfer döneminde renklerine bağladığı Tolgay Arslan'ın, sözleşmesini özel bir madde koydurduğu ifade edildi.Tolgay'ın, Beşiktaş'la yaptığı sözleşmede 5 milyon euro getirmesi durumunda serbest kalma maddesinin yer aldığı bildirildi. Siyah-beyazlı yönetimin bu rakamı 8 milyon euro olarak yazmak istediği ama Tolgay'ın menajerinin bunu kabul etmediği fakat gurbetçi oyuncunun sözleşmesinde 5 milyon euro'yu getirecek takımın 'yurt dışında olma' maddesinin yerleştirildiği bildirildi.Radyospor
Son günlerde çok izlenen bir filmle uzun tartışmalara neden olan 'kara delik' hakkında Türkiye sokaklarında yaşayanlar ne biliyor, ne düşünüyor? Sokakroportajlari.com iftiharla sunar; 'Kara delik nedir?'
Bursaspor'da devre arasında kendilerine kulüp bulamayan Ozan İpek ile Onurcan Piri kadro dışı bırakıldı.Yeşil-beyazlı kulübün devre arasında göndermek istediği Ozan İpek ve Onurcan Piri kendilerine takım bulamayınca elde kaldı. Teknik Direktör Şenol Güneş'in bu sezon gözüne giremeyen Ozan İpek ve Onurcan Piri, teknik heyetin raporu doğrultusunda kadro dışı bırakıldı. İki futbolcunun da bundan sonra antrenmanlarını Vakıfköy Tesisleri'nde yapacağı öğrenildi.ŞAMPİYON TAKIMIN YILDIZIYDIÖte yandan Bursaspor'un şampiyon olduğu 2009-2010 sezonundaki futboluyla herkesin takdirini toplayan Ozan İpek, bu süreçten sonra kariyerinde önemli bir düşüş yaşadı. 2012-2013 sezonunda teknik heyet tarafından kadro dışı bırakılan ve Mersin İdmanyurdu'na kiralanan yıldız futbolcu, 2013-2014 sezon başında takıma tekrar geri dönmüştü. O sezon başında sakatlanarak eski performansını kaybeden kabeliyetli futbolcu ile yeşil-beyazlı yönetim geçen sezon 2017 yılına kadar sözleşme imzalamıştı. Bu sezon Güneş'in gözüne giremeyen İpek kadro dışı bırakıldı.Haber Türk
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için, 'Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusu ve şerefi üzerine' ant içerek görevine başladı.Anayasamızın Cumhurbaşkanı ile ilgili maddesi de şu ara başlıkla başlıyor: 'Nitelikleri ve tarafsızlığı!'Seçilmek için gerekli nitelikler kadar, seçildikten sonra tarafsızlığının da önemine vurgu yapan bir şey bu.Ama Erdoğan, görevine başladığından beri bir partili gibi davranmaya devam ediyor.Adeta seçim konuşmaları yapıyor, eski partisine oy istiyor, eski partisinin yöneticileriyle toplantılar yapıp ne yönde hareket etmeleri gerektiği konusunda talimatlar veriyor.Haziran ayındaki genel seçim için AKP'nin milletvekili listelerinin bile son şekline Erdoğan'ın karar vereceği artık bir sır değil, uluorta konuşuluyor.Cumhurbaşkanı, Anayasa'ya göre sorumsuz.
Adı kimi zaman Berkay olur, kimi zaman Yarkın, kimi zaman Kaya, kimi zaman da Can. Hiç fark etmez, bunlar sevdiğiniz her kadının hayatında mutlaka bir şekilde arz-ı endam eder ve sizi delirtir. Belki ayrılığınızın sebebi olurlar belki nezarethaneye düşmenizin. Siz gidersiniz onlar kalır. İşte elimizin uzanamadığı adamlar; Berkay'lar...
Cristiano Ronaldo’nun menajeri Jorge Mendes, Portekizli yıldızın fiyatının tam 300 milyon sterlin (1 milyar 89 milyon lira) olduğunu açıkladı.Real Madrid forması giyen Cristiano Ronaldo’nun menajeri Jorge Mendes, Portekizli yıldız oyuncunun geleceği ve olası transfer hakkında açıklama yaptı.BBC’den Dan Roan’ın sorularını yanıtlayan menajer dünyaca ünlü menajer, “Eğer olur da herhangi bir sebepten dolayı Real Madrid, Cristiano Ronaldo’yu satmayı düşünürse, alacak kulübün 300 milyon sterlin ödemesi gerekecek” dedi.“RONALDO EŞSİZ BİR YETENEK”29 yaşındaki başarılı hakkında övgü dolu ifadeler kullanan Jorge Mendes, Cristiano Ronaldo’nun eşşsiz bir yetenek olduğunu ve ayrıca gelmiş geçmiş en iyi sporcu olduğunu savundu.MANCHESTER CITY’DEN LIONEL MESSI’YE 400 MİLYON EUROJorge Mendes, Cristiano Ronaldo’nun yanısıra Jose Mourinho, Luiz Felipe Scolari, Radamel Falcao, Angel Di Maria, James Rodriguez, David De Gea, Victor Valdes ve Diego Costa gibi oyuncuların da menajerliğini yapıyor.Başarılı menajerin Portekizli süperstar için biçtiği 300 milyon sterlin, Türk Lirası değerinden yaklaşık 1 milyar 89 milyon TL’ye denk geliyor. sporx
Jüpiter'in uydusu Europa'nın buz kabuğu altındaki okyanusta olası bir yaşam nasıl mümkün olabilir?Görselde, gel-gitler yoluyla okyanusun yükselip yüzeye taştığı çatlakların böylesi bir yaşamı nasıl etkileyebileceği gösterilmiş. Europa'nın yüzeyi bu çatlaklarla doludur ve çoğunun boyu onlarca, yüzlerce kilometreyi aşabilir: Kuyruklu yıldızlar ve meteorlar yoluyla yüzeye yağan madde, bu çatlaklardan okyanusa sızabilir. Sızıntının olduğu bölgeler aynı zamanda güneş ışığı da alabileceğinden, fotosentez yapan bitkiler bu maddeleri besin olarak değerlendirebilirler. Daha derinlerde yer alan sıcak okyanusta yaşayan canlılar ise, yükselen gel-git yoluyla çatlakların üst kısımlarına ulaşıp, bu bitkilerden faydalanabilir. Böylelikle hayatın devamı için bir besin zinciri oluşabilir.
Parti grubunda konuşan MHP Lideri Bahçeli, Erdoğan için 'Ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır' dedi.Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.Erdoğan'ın Cumhurbaşkanılığı yeminine sadık kalmadığını belirten Bahçeli 'Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır' dedi.Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları;Sözümüz söz herkesim kucaklayacağız. Sözümüz söz Türkiye'yi kurtaracağız. 17-25 diliyle konuşanlara 29 Ekim kudretiyle cevap vereceğiz. Sömürge kayışlarıyla bağlanan Türk milleti küllerinden yeniden doğrulduysa en önemli pay tarihten aldığı güçtür. Türk milleti tarih içinde kademe kademe mesafe almıştır. 139 yıl önce ilan edilen birinci meşrutiyetle birlikte parlamento oluşmuştur. 1920 bir bakıma milli bir yorumdur. Gazi Mustafa Kemal ilhamını Türk milletinden almıştır.'GÖZÜMÜZÜ DÖRT AÇALIM'Ruh köküne düşman iç ve dış tehlikelere karşı kötü bir duruma düşmüştür. Gözümüzü dört açalım. Bereket versin ki zalime karşı koyma gücümüz yüksektir. Artık Recep Tayyip Erdoğan kendisini Türk milletinin önünde görmektedir. Yan tesirler Erdoğan'ın basiretine bulaşmıştır. Anayasa taşıyamaz bir şahsiyetle yüzyüze kalınmıştır. Erdoğan demokrasi sayesinde gelmiş ama en büyük zararı yine Erdoğan vermiştir.'AKP'YE OY DİLENMİŞTİR'Cumhurbaşkanı makamıyla meydanlara inmiştir, günlük politikaya girmiştir. Erdoğan 30 Ocak'ta Kırşehir'de AKP'ye oy istemesi hukuki bir travmadır. Kırşehir'de destek aramış ve AKP'ye oy istemiştir. AKP'ye oy dilenmiştir.'NAMUS VE ŞEREF KRİSTALLERİNİ...'Erdoğan TBMM'de demişti ki ' Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak yüceltmek ve görevimi tarafsızlıkla yerine getirmek için büyük Türk milleti huzurunda namusum ve şerefim üzerine and içerim.' Hayret etmemek elde değildir. Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır. Şeref gibi derdi olmayanın Türkiye'nin şerefini korumaktan bahsetmesi beyhudedir. Türk milletinin birliğini temsil etmesi de akla hakarettir.'BİZİ İLGİLENDİRMEZ'Türkiye'de iki sıcak gündem var. Birincisi PKK'nın yan kuruluşu HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı diğeri de Erdoğan'ın başkanlık için algı operasyonlarıdır. HDP'nin Syriza'ya benzeyip benzemediği kendi karanlık gündemlerinin ana konusu olup bizi ilgilendirmez. Ama Yunanistan'da iktidara gelen SYRİZA'nın bölücülük yaptığına dair bir emare yoktur. Çipras'ın Yunan tezlerinden vazgeçtiğine dair bir kanıt da yoktur. Kıbrıs'taki açıklamaları çok yeni. 7 Haziran'da bizden bir Tsipras çıkacağını düşünenler darı ambarındadır. Bunlar Tsipras değil de çıban başı olabilir.'TÜM YATIRIMINI 7 HAZİRAN SONRASINA YAPMIŞTIR'Gündemin ikinci sıcak konusu başkanlık modelidir. Erdoğan tüm yatırımını 7 haziran sonrasına yapmaktadır. Eğer AKP TBMM'de anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa erişirse başkanlık modelini getirecektir. Türkiye'de rejim değişecektir. Erdoğan'ın asıl gayesi başkan olabilmektedir. Bu yolla anayasal sınırlarını aşmıştır. Erdoğan AKP, PKK İmralı arasında tam teşekküllü bir al ver süreci kurulmuştur.'AKLINA NE GELMİŞSE...'Erdoğan seçimlerde rakibine vazo saksı demiştir. Rahmetle andığımız Arif Nihat Asya'dan mülhem diyebilirim ki vazo ile saksıyı bırakalım da çiçekler itiraf etsin. Millet herşeyi görmüş anlamıştır. Vazo ve saksının kim olduğu şahlık rüyası görenlerin kimliği iyice anlaşılmıştır. Erdoğan hızlı gitmekten bahsediyor demek ki bugüne kadar yavaş kalmış. Türkiye başkanlıkla yönetilirse muasır medeniyetler seviyesine çıkacakmışız. Çok başlılık prangaymış. Başkanlık olsaymış ülkemiz bugünkü noktanın çok ilerisinde olurmuş. Mevcut sistemde üçlü kararname ile iktidarın istediği kişiyi belli makama getirmeye yargı engeli varmış. Başkanlık gelirse hepsi aşılacakmış. Erdoğan aklına ne gelmişse esmiş savurmuştur. G20 ülkeleri içinde 10'unun başkanlık sistemiyle yönetildiğini söyleyen Erdoğan'dır. Erdoğan başkanlık sistemini geçmişten bugüne savunmuştur.'NEREDE BU SEROK AHMET DİYECEK MİSİN?'Doğrudur biz Erdoğan'ın beyaz dediğine siyah, siyah dediğine beyaz deriz. Aksi halde kendimizle çelişiriz. Çünkü Erdoğan'ın beyazı aldatma siyahı ise vahim bir tuzaktır. Başkanlığı savunan ABD'yi örnek gösteren Erdoğan ya hafızasını sildirmiş ya da yabancıların pili olmuştur. Erdoğan başkanlıkla ilgili soruya bakın ne diyor? Başkanlık sisteminin ortayaa çıkışı bir özentinin sonucu ya da ABD emperyalizminin bize bir tavsiyesidir demiş. Erdoğan hala yüzün kızarmayacak mı? Hala aldatmalarından vazgeçmeyecek misin? Hala başını duvara vurup nerede bu Alo Fatih, nerede bu Serok Ahmet demeyecek misin?'HANGİ ERDOĞAN'A İNANALIM?'Biz hangi Erdoğan'a inanalım. Başkanlık emperyalizmin tavsiyesidir diyen Erdoğan'a mı yoksa ABD'de Fransa'da var ne olacak diyen Erdoğan'a mı? Biz hangi Erdoğan'ı dikkate alalım? Başkanlık özentidir diyen Erdoğan'a mı inanalım? Türk milleti kaç Erdoğan ile muhataptır? Yazık değil mi yapılanlar? Bunlara başkanlığın ne olduğunu kerrat cetvelini öğretir gibi öğretsinler yoksa rezil olacaklar.'KAFASI BASMAMIŞTIR'Erdoğan sayın Burhan Kuzu'nun kitabını referans göstermiştir. Yine çuvallamıştır. Bize göre Erdoğan bu kitabı kesinlikle okumamış, okuduysa da kafası basmamıştır. Sayın Kuzu Her yönüyle Başkanlık Sistemi adlı eserinde şunu söylüyor: 'Bazı ülkeler başkanlık rejiminden esinlenerek bazı kurumsal düzenlemeler öngörmüşlerse de bunların hiçbiri ABD'deki sürekliliği sağlamamıştır. Rejim ya hükümet darbeleriyle son bulmuş ya da otoriterleşmiştir. Başkancı rejimlerin en belirgin özelliği devlet başkanlarının etkinliği ya da iktidarın kişiselleşmesidir. Güney Amerika'da kurulan başkancı sistemler Kuzey'den farklı dizayn edilmiştir. Güney'de diktatörlüğe dönüşmüştür.'Yüce divana evet deseydik siyasi hayatımız biterdi diyen Kuzu kitabıyla ters düşmüş ve Başkanlığın tadına doyum olmaz demiştir. Erdoğan'ın istediği Kuzu'nun kitabında itiraf ettiği Başkancı sistemdir. Erdoğan erkleri elinde toplamak istemektedir. İstedikleri bu sistem diktatörlüktür.'DİNİMİZİ SÖMÜRÜYOR'Erdoğan üniter yapıyı tasfiye ederek bebek katiline ve kandildeki terör şeflerine eyalet yönetimi yani özerkliğin senedini vermiştir. Erdoğan Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz derlerse diye başlayan soruya şu cevabı vermiştir: 'Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapabilir'. Erdoğan bu toprak üzerinde bağımsız bir yapıyı kurma kudreti varsa kurar türünden hiçbir vatan evladının kabul etmeyeceği şekilde tıpkı PKK'lı gibi cevap vermiştir. GOP'un süvarileri Türkiye'yi çatır çatır bölmeye çalışyıor. Dinimizi sömürüyor. Aziz millet yeter artık demek için neyi bekliyorsun? Görmüyor musun felaket kapımızda uçurum dibimizde. İhanetin tahta kuruları tıkır tıkır etrafımızda. Erdoğan haramı yedi demokrasiyi yedi özgürlükleri yedi tarihi yedi milli kimliği yedi dur demezsek devleti ve milleti de yemek üzeredir.'TÜRKİYE'Yİ SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNDÜRDÜN'Fason ve fotokopi başbakan ise üç maymunu oynamakta ve orada burada selamla vakit kaybetmektedir. Seçimden sonra İzmir'de başbakanlık ofisi açmaktan bahsetmektedir. Mahçup danışmanı cumhuriyetin bu haliyle devam etme ihtimali yoktur demektedir. Kamçı yemiş gibi konuşmaya devam ederek PKK'nın yüksek pazarlık gücü olduğunu ve Öcalan'ın tarihe geçecek bir lider olduğunu söylemiştir. Bu ehli salip kadorsuna işgal artıklarına diyorum. Kuruluşunda paıyınız olmadığı Türkiye cumhuriyetini size yıktırmayız böldürmeyiz. Hukuk mu kanun mu ben hukuk diyorum. Erdoğan tasalanma hukuk karşısında iki büklüm olacağın günler elbette gelecektir. Bu da çok uzak değildir. Başkanlık sistemi olsaydı Türkiye uçardı diyosun. 12 yıl Türkiye'yi sürüm sürüm süründürdün dert etme faturası önüne koyulacaktır.''ERDOĞAN NEREDE MİTİNG YAPARSA...'8 Şubat 2015 Pazar günü Kırşehir'de nefesimiz ensenizde olacak temalı açık hava toplantısında milletle kucaklaşacak AKP'nin oyunlarını bir bir anlatmak için Anadolu bozkırlarına çıkacağız. Erdoğan nerede miting yaparsa biz orada olacağız ve bunu karşılıksız bırakmayacağız. Endişeye mahal yoktur. Türk milletinin verdiği mesaj hepimizin ruhunu ısıtmaktadır. Bu vatanın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlar vardır. Küfre karşı duracağız batıla susmayacağız. Ağızları küresel merkezlerde mühürlenip aramıza truva atı gibi sokulanlara eyvallah etmeyeceğiz. Bütün memleketi tutsaklıktan kurtaran milli ruh hamdolsun MHP'de hakim olmuştur. Türkiye himayesiz başı boş değildir. Himaye edecek milleti ufuklara çıkaracak irade MHP'dir.Son olarak Erdoğan'ın bir sözüne daha temas edeceğim. Bu zihniyet 24 Ocak'ta muhtarlarla yaptığı toplantıda 'Türkçü parti zannediyorsunuz ama üst akla çalışıyorlar' demiştir. Erdoğan bu üst aklın hüviyetini aydınlatmazsa bizim üst akla çalıştığımız iddiasını ispatlamazsa namerttir. Üst aklın kucağında yıllar geçiren Erdoğan söylediği sözleri ispatlamazsa müfteridir.'Haberler.com
IŞİD’in kısa bir süre önce infaz görüntülerini yayınladığı iki Japon gazeteciden biri olan 47 yaşındaki Kenji Goto’nun 2010 yılında attığı tweet, paylaşım rekorları kırıyor: “Gözlerimi kapatıyorum ve kıpırdamıyorum. Öfkelenir ya da bağırırsam bu her şeyi bitirir. Bu duaya yakın bir şey. Nefret insanlar için değil. Ancak tanrı yargılar. Ben Arap kardeşlerimden bunu öğrendim”IŞİD’in kısa bir süre önce infaz görüntülerini yayınladığı iki Japon gazeteciden biri olan 47 yaşındaki Kenji Goto’nun twitter hesabında 4 yıl önce yayınladığı mesaj sosyal medyada paylaşım rekorları kırıyor.Talihsiz gazetecinin sosyal medya hesabında Fransız şarabından bahsediyor, yorgun gözlerinden şikayet ediyor ve Suriye’deki yaşamından bahsediyor.