‘O Gün Geldiğinde Molotofun ve Bonzanin Kim Olduğu Net Olarak Anlaşılacak’
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nun kendisine yönelik sözleri ile ilgili yazılı açıklama yaptı.Bahçeli, 'AKP Hükümeti Türkiye'nin hayati çıkarlarını ve temel milli tezlerini kalan siyasi ömründe muhafaza etmez ve PKK'yla yaptığı ortaklığı bitirmezse vatana ihanetten mutlaka hesap verecektir. O gün geldiğinde molotofun ve bonzanin kim olduğu net olarak anlaşılacak, bunların yanında hainin kimliği ve yüz hatları iyice yüzeye çıkacak, hukuken de somutlaşacaktır' dedi.'AKP HÜKÜMETİ TÜRK MİLLETİNİN YANINDA DURMAMIŞTIR'Bahçeli, 'AKP Hükümeti'nin bölücü teröre sağladığı geniş imkan, göstermiş olduğu tavizkar tutum ve kolaylıklar ülkemizi belirsiz ve riskli bir sürece mahkum etmiştir. PKK şehirlere konuşlanmış, teröristler hain provokasyonlarına yenilerini eklemiş ve bölücülük mevzi üstüne mevzi kazanmıştır. Yıllarca dillendirilen 'iyi şeyler olacak' söylemi adeta PKK'ya moral ve motivasyon sağlamış, böylece Türkiye bölünmenin sınır hattına kadar sürüklenmiştir. Hükümet'in bebek katilleriyle pazarlık masası kurarak her dayatmayı alttan alması milli bekamıza ve milli varlığımıza olağanüstü zararlar vermiştir. PKK bulduğu her fırsatı kanlı ve barutlu toplumsal olaylara, isyan ve ayaklanma provalarına tahvil etmiştir. Bölücülük Türk milletine meydan okuyup Türk devletinin egemenlik haklarını aşındırırken Başbakan ve Hükümeti kahredici bir şekilde terörden geçinen çevrelerin elini güçlendirmekle meşgul olmuştur. Açıktır ki, AKP Hükümeti Türk milletinin yanında durmamış, Türkiye'nin tarihsel ve kültürel mirasını layıkıyla savunmamıştır''TÜRK MİLLETİ HIYANETİN TEHDİT VE ŞANTAJLARINA BOYUN EĞEMEYECEKTİR'Bahçeli, 'Başbakan ve Hükümeti PKK'yla birlikte, bölücülüğün ortak paydasında, Türkiye hasımlığının ortak zemininde zillete bulaşmış, baştan ayağa işbirlikçiliğin kirine boyanmıştır. Önümüzdeki günlerde yeniden ısıtılan 'iyi şeyler ve güzel gelişmeler olacak' propagandası, dahası müzakereye geçileceğiyle ilgili beyanlar AKP'nin PKK'ya tam tesliminin adeta ispatıdır. PKK'nın sözde silah bırakacağıyla ilgili asılsız ve beyhude iddialara ilave olarak, yandaş ve kiralık kalemler tarafından, canibaşının serbest kalmasına kamuoyunun hazır olduğuna dair yüzsüzce ifadeler pazarlıkların hangi amaca dönük olduğunu da göstermiştir. Bununla birlikte İmralı canisinin 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanmasının yıldönümünde yurt genelinde çok vahim bir tahrik kampanyasının tezgahlandığı anlaşılmaktadır. PKK kitlesel eylem, saldırı, huzursuzluk çıkarma, kışkırtma ve ajitasyonlarla pazarlık gücünü yükseltmenin, yeni tavizler koparmanın peşindedir. 15 Şubat'ta güvenlik güçlerimiz terörün gövde gösterisine asla müsaade etmemeli, gerekli olan tüm tedbirleri acilen ve kademeli olarak almalıdır. Türkiye eşkıyanın oyuncağı olamayacak, Türk milleti hıyanetin tehdit ve şantajlarına boyun eğemeyecektir' dedi.'15 ŞUBAT'TA MUTLAKA SAĞDUYU HAKİM OLMALI, TÜRKİYE BU BADİREYİ ATLATMALIDIR'Bahçeli, 'Başbakan toplumsal huzur ve asayişi temin etmede birinci derecede sorumludur. Yarın için planlanan olayların şimdiden önü alınmazsa, unutulmasın ki AKP bunun vebaline katlanmak durumunda kalacak ve milli öfkenin hedefi olacaktır. Başbakan Davutoğlu'nun Kandil ve İmralı'yla aynı maksat ve hedefi yoksa, muhtemel eylemleri engellemek için devletin gücünü derhal harekete geçirmesi başlıca görevidir. 15 Şubat'ta mutlaka sağduyu hakim olmalı, Türkiye bu badireyi atlatmalıdır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket her zaman olduğu gibi bütün tahrik ve oyunlara kapalı ve mesafeli duracaktır. Hiçbir dava arkadaşımız olası kavga ve gerilimin içinde, kıyısında, köşesinde bulunmayacak, sabır ve metanet çizgisinden ayrılmayacaktır. Hükümet ve bölücü mihraklar MHP'nin hızla yükseldiğinin, milletimizden teveccüh görüp takdir topladığının farkındadır. Bu maksatla Milliyetçi-Ülkücü Hareketi hedef alabilecek, MHP'ye yönelecek bir dizi karalama faaliyeti, olayların içine çekmek amacıyla sinsi tertipler gündeme gelebilecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin millet vicdanında yükselişini ve iktidara yürüyüşünü gören ve telaşlanan AKP-PKK'nın başını çektiği ihanet bloğu kesinlikle boş durmayacaktır. Bu itibarla adım adım projelendirilen iç huzursuzluk ve kavga ortamına hangi şartlarda olursa olsun düşülmeyecek, İmralı ve Kandil senaristliği altında körüklenen gerilime asla prim verilmeyecektir. AKP Hükümeti Türkiye'nin hayati çıkarlarını ve temel milli tezlerini kalan siyasi ömründe muhafaza etmez ve PKK'yla yaptığı ortaklığı bitirmezse vatana ihanetten mutlaka hesap verecektir. O gün geldiğinde molotofun ve bonzanin kim olduğu net olarak anlaşılacak, bunların yanında hainin kimliği ve yüz hatları iyice yüzeye çıkacak, hukuken de somutlaşacaktır' dedi. DHA
Dışişleri Bakanlığı'ndan Yemen Uyarısı
Dışişleri Bakanlığı, Yemen'de bulunan Türk vatandaşlarına ülkeden ayrılmalarını kuvvetle tavsiye etti ve zorunlu olmadıkça bu ülkeye seyahat edilmemesi uyarısında bulundu.Dışişleri Bakanlığı'nın seyahat duyurusunda, Yemen'de güvenlik durumundaki olumsuz gelişmeler nedeniyle bakanlığın 27 Ağustos, 30 Eylül 2014 ve 5 Şubat 2015 tarihli önceki duyurularında, Türk vatandaşlarının Yemen'e seyahatlerini iptal etmeleri, Yemen'deki vatandaşların da ülkeden ayrılmalarının tavsiye edildiği hatırlatıldı.Duyuruda, 'Mevcut şartlarda, halen Yemen'de bulunan vatandaşlarımızdan mücbir sebebi olmayanların bu ülkeden ayrılmaları ve vatandaşlarımızın zorunlu olmadıkça bu ülkeye seyahat etmemeleri kuvvetle tavsiye edilmektedir. Yemen'den ayrılmak isteyen vatandaşlarımızın, THY dahil halen devam eden tarifeli uçuşlarla ülkeden çıkışları mümkündür' denildi.Türkiye'nin Sana Büyükelçiliği'nin Yemen'i terk etmek isteyen vatandaşlara gerekli desteği vermek üzere tertip aldığı belirtilen duyuruda, 'Yemen'i terk etmek isteyen vatandaşlarımızın 15 Şubat günü Yemen yerel saati ile 15:00'e kadar Sana Büyükelçiliğimizin +967 1 432 890 (6 hat) veya + 967 733 21 77 49 numaralı telefonlarına şahsen başvurmaları gerekmektedir' ifadesi yer aldı.Duyuruda, 'Vatandaşlarımızın Bakanlığımız ve Sana Büyükelçiliğimizce yapılabilecek uyarı ve duyuruları takip etmeyi sürdürmeleri, her halükarda şahsi güvenlikleri için mümkün olan tüm tedbirleri almaları yerinde olacaktır' denildi.AA
Bakan İsmet Yılmaz: 'Bedelli Askerlik Süresinin Uzatılması Söz Konusu Değildir'
MİLLİ Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, dün sona eren başvurular ile 200 bin 308 kişinin bedelli askerlikten yararlandığını belirterek, gecikenler için başvuru süresinin uzatılmasının söz konusu olmadığını vurguladı.Günü Sivas'ta geçiren Mille Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bugün ise bazı ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Şarkışla ilçesine geçti. Burada basın mensuplarının bedelli askerlik ile ilgili soruları üzerine Bakan Yılmaz, telefonuna gelen son rakamlara bakarak, 'Dün 19.14 itibariyle bana gelen bedelliye son müracaat sayısı 200 bin 308. Bundan sonra sayı artmaz' dedi. Yılmaz, gecikme veya mazeret dolayısı ile başvuruda bulunamayanlar için bir çalışma olup olmayacağı yönündeki soru üzerine de şöyle dedi:'2 aylık süre içerisinde başvurmak lazım yasadaki emirdir. 59 gün durmuş 60'ıncı günü 'Biraz daha süre versin' böyle bir şey makul değildir. Dolayısıyla biz vatandaşa şunu diyoruz, 2 ay süre verilmişse verildiği ilk gün yerine getirmek lazım, son günü beklememek lazım. 200 bin 308 bedelliyi tercih eden vatandaşlarımızın son sayısı, hayırlı uğurlu olsun. Biz bu rakamı beklemiyorduk. Bir önceki uygulamada 400 bin kişi hak sahibi olabilecekken veya bu kapsam içine girebilecekken 70 bin kişi başvurmuştu. Bu sefer 200 bin 308 kişi başvurdu. Bu kadar beklemiyorduk. Yararlananlara hayırlı olsun.'Halife YALÇINKAYA/ ŞARKIŞLA, (Sivas), (DHA)
Kopenhag'ta 3 Saldırgan Charlie Hebdo Toplantısını Bastı
Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da 'ifade özgürlüğü' konulu bir toplantının yapıldığı kafeye ateş açıldı. Saldırıda 40 yaşındaki bir adam öldü, 3 polis de yaralandı. Saldırganların bir araçla kaçtığı ve polis tarafından arandıkları açıklandı.Söz konusu toplantının, daha önce Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.s.) yönelik hakaret çizimleriyle bilinen İsveçli karikatürist Lars Vilks (68) tarafından organize edildiği ve toplantıya Fransa'nın Kopenhag büyükelçisinin de katıldığı belirtildi. Vilks ve büyükelçi, saldırıdan yara almadan kurtuldu.FRANSA, SALDIRIYI KINADIKonuyla ilgili açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, saldırıyı kınadı.Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Fransa'nın Kopenhag büyükelçisinin de toplantıya katıldığı ve saldırıdan yara almadan kurtulduğu belirtildi.Hollande'ın Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt'i arayarak kendisiyle dayanışma içinde olduğu mesajını verdiği belirtildi. Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve'nin de en kısa zamanda Kopenhag'a gideceği kaydedildi.Hakaret karikatürlerine sayfalarında yer veren Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'ya geçtiğimiz ay düzenlenen terör saldırısında 12 kişi hayatını kaybetmişti.Cihan
Reklam
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Mektup: 'Basit ve Sıradan Bir Terör Olayı Olarak Değerlendirilemez'
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, ABD'de öldürülen 3 Müslüman gencin ailesine taziye mektubu gönderdi.ANKARAGörmez, taziye mektubunu, ailelere, Diyanet İşleri Başkanlığının ABD'de bulunan Din Hizmetleri Müşaviri Yaşar Çolak aracılığıyla ulaştırdı.Mektuba, 'Değerli kardeşlerim' diyerek başlayan Görmez, 'Sevgili yavrularımız Deah Barakat, eşi Yusor Muhammed Ebu Talha ve baldızı Razan Muhammed'in tüm insanlığı sarsan bir cinayete kurban gitmesinden tarifi kabil olmayan büyük bir üzüntü duyuyor, Allah'tan sizlere sabır, sekinet ve metanet lütfetmesini niyaz ediyorum' ifadesini kullandı.Görmez, bu elim hadisenin tüm dünyada ve Türkiye'de özellikle Müslümanlar arasında derin bir infiale ve üzüntüye yol açtığını vurguladı.Mehmet Görmez, 'Yardımseverlikleriyle, iffet ve onurlarıyla çevrelerinde çok sevilen ve saygın birer Müslüman olarak iz bırakan evlatlarınızın, gençliklerinin baharında meşum bir saldırıyla hayatlarını kaybetmelerinden Türkiyeli kardeşleriniz olarak derin üzüntülerimizi ve taziyelerimizi ifade etmek isteriz. İnşallah çocuklarınız, Cenabı Allah'ın rahmetine mazhar olanlar arasında cennette yerlerini alacaklardır' değerlendirmesinde bulundu.Tüm dünyayı üzüntüye boğan saldırı karşısında sessiz kalan yığınların vurdumduymazlığının, Müslümanlar arasında derin bir teessüre yol açtığını dile getiren Görmez, Müslümanlar olarak kendilerini yaralanmış hissettiklerini kaydetti.'Basit ve sıradan bir terör olayı olarak değerlendirilemez'Bu ve benzeri eylemlerin, Müslüman olarak sorumluluklarını artırmakla birlikte İslam karşısında üretilen korkuları, nefret ve çarpıtmaları suç ortağı haline getirdiğine dikkati çeken Görmez, mektubuna şöyle devam etti:'Evlatlarınızın hayatlarının baharında bir elim cinayetle aramızdan ayrılmaları basit ve sıradan bir terör olayı olarak değerlendirilemez. İslam'ın dünya ölçeğinde gelişen ve insanlığa hayat veren kutsiyyetinden rahatsız olanlar, Müslümanlar'a her fırsatta zarar vermek, onların huzurunu kaçırmak, onu bir nefret objesi olarak lanse etmekten kaçınmıyorlar. Hepimizi derinden üzen bir başka husus da bu tür eylem ve cinayetler karşısında popüler medyanın sessiz kalması ve ilgili siyasi kurumların olayı görmezden gelerek bu vahim suça ortak olmasıdır.Yükselen İslamofobi'ye ve doğurduğu tehlikelere duyarsız kalan devletler karşısında bir taraftan İslam'ın barış ve rahmet mesajını hikmetli bir dil ve uslupla yaymaya devam ederken, diğer taraftan biz Müslümanlar'ın sesimizi daha fazla duyurmamız, zulme uğrayan kardeşlerimizden yana tavrımızı ve tepkimizi açık biçimde ortaya koymamız gereklidir. Hiç kuşkusuz bu hususta yüce dinimiz İslam'ın bize öğrettiği ölçü ve ilkelerin her daim takipçisi olacağımızı dünya kamuoyuyla da paylaşmak isterim.''Tüm Müslümanlar dualarıyla yanınızda'Türkiye'deki tüm Müslümanlar'ın dualarıyla yanlarında olduğunu ifade eden Görmez, bu tür elim cinayetlerin hiç yaşanmadığı bir dünya için dua ve niyazda bulunduğunu bildirdi.Görmez, mektubuna, 'Tekrar değerli evlatlarınıza Allah'tan engin rahmetler niyaz ediyor, siz kederli ailelerine ve sizin şahsınızda Amerika'da yaşayan Müslüman topluluğa başsağlığı diliyorum' ifadeleriyle son verdi.Muhabir: Duygu CanAA
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Cenaze namazını kadınların ön safta kılmak istemesi üzerine tartışma yaşandı. İmam tartışmaya müdahale etti. Daha sonra ise cenaze namazı kadın ve erkeklerin karışık şekilde saf tutmasıyla kılındı. Bu arada, törene katılan kadınlar, 'Kadın cinayetlerini durduracağız, Özge'ye uzanan eller kırılsın, Özge için adalet istiyoruz, kadınlar için özgürlük' sloganları atarak alkışlarla cenazeyi mezara kadar götürdü. Özgecan'ın tabutunu da kimseye bırakmayarak omuzlarında kendileri taşıdı.
Reklam
Erdoğan'ın 'Neredesin Başkan' Çağrısına ABD'den Yanıt
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Başta Obama olmak üzere ABD'li yetkililerin sessiz kaldığı' eleştirilerini kesinlikle kabul etmediklerini söyledi.ABD Başkanı Barack Obama, geçtiğimiz salı günü, North Carolina eyaletine bağlı Chapel Hill Kasabası'nda üç Müslüman gencin öldürülmesi ile ilgili 72 saat sonra açıklama yaparken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın, 'Başta Obama olmak üzere ABD'li yetkililerin sessiz kaldığı' eleştirilerini kesinlikle kabul etmediklerini söyledi. Psaki, başkent Washington'da düzenlediği basın toplantısında kendisine yöneltilen bir soru üzerine, 'Dualarımız ve düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve dostları ile birlikte. Chapel Hill toplumunun acılı ailelere gösterdiği destek bizi derinden etkiledi. Olay elbette ki araştırılıyor. Ancak, hiç kimse Bakan Kerry'nin, bu binada çalışanların, insan olarak, kayıplar ve aileleri için neler hissettiklerini sorgulamamalı' dedi. Psaki, 'Erdoğan'ın sözlerine ne diyeceksiniz' sorusuna da, 'Az önce söylediklerimi' yanıtı verdi. Psaki, 'Yani Erdoğan'ın eleştirilerini kabul etmiyor musunuz' sorusunu 'Doğru' diye yanıtladı. OBAMA'DAN 72 SAAT SONRA AÇIKLAMAÖte yandan, ABD Başkanı Barack Obama, 3 Müslüman gencin öldürülmesini 'vahşi ve zalimce' olarak niteledi. Obama, olaydan 72 saat geçtikten sonra yaptığı yazılı açıklamada, 'Federal Soruşturma Bürosu FBI, Yusor Mohammad Abu-Salha, Deah Shaddy Barakat ve Razan Mohammad Abu-Salha'nın Chapel Hill North Carolina'da vahşice ve zalimce öldürülmeleri konusunda, yerel yetkililerin soruşturmasına ek olarak başka bir soruşturma başlattı. FBI, federal yasaların ihlal edilip edilmediğini belirlemek için araştırma yapacak. ABD'deki hiç kimse, kim olduğu, nasıl göründüğü, ya da neye ibadet ettiği yüzünden kesinlikle hedef alınmamalı. Michelle ve ben, kurbanların sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Bu genç Amerikalıların cenazelerine katılan kalabalıkta gördüğümüz gibi biz tek bir Amerikan ailesiyiz. Nereden geldiğinin bir önemi yok. Farklı geçmiş ve dinlere sahip birçok değişik yerden birçok değişik insan var ama burada hepimiz biriz' dedi.Cumhuriyet
Büyükşehirlerde Otopark Sorunu Tarihe Karışacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde yaşanan otopark sorununu kökten çözmeye hazırlanıyor.Türkiye'de ilk olacak 'otopark sertifikası' uygulamasından, belediyelerin 'otopark hesabı' oluşturmasına kadar getirilecek birçok düzenlemeyle, Türkiye'de park yeri sorununun yaşanmadığı yeni bir dönem başlayacak.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin 'otopark sorununu çözmek için devrimci nitelikte' olduğunu belirttiği düzenlemeye ilişkin ayrıntılar netleşiyor.Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmayla, bugünün koşullarına göre yetersiz kaldığı ifade edilen İmar Kanunu'ndaki otopark maddesi revize edilecek, bu kapsamda yeni bir yönetmelik çıkarılacak.Otoparklara ilişkin mevcut tebliğde 'üç konut için bir otopark' şartı yer alırken, bu durum bugün 'Hemen her ailenin bir aracı bulunduğu, hatta ikinci ve üçüncü araçların da kullanıldığı' göz önüne alınarak değiştirilecek.Düzenlemeye göre, yeni yapılarda, otopark sorununun kendi parseli içinde çözülmesi gerekecek. Sorunun binanın parselinde çözülmesinin mümkün olmadığı durumlarda 'otopark sertifikası' uygulaması devreye girecek.Türkiye'de ilk olacak uygulamayla, bölgeden ya da belediyelerce işletilen yol boyu otoparklardan her daire için bir yer ayrılacak, bu bölüm tapuda tescillenerek daireyle birlikte alınıp satılacakUygulamayla, parselinde otopark yeri ayrılamayan daireler için, bölgeden ya da belediyelerce yol boyu otopark işletmeciliği çerçevesinde tescillenen yerlerden bir alan ayrılacak. Tapuda, bu alanın belirlenen bağımsız bölüme tescili kaydıyla sertifika düzenlenecek. Konut, sertifikayla bir bütün olarak alınıp satılacak.Kontrolsüz otopark işletmeciliğine sonBelediyelerin, otoparkla ilgili düzenleme yetkileri bulunmasına karşın işletmeciliğine yönelik kanundan gelen yetkileri bulunmuyor. Düzenlemeyle, artık otoparkların tasarımından yapımına ve işletmesine kadar bütün yetkiler belediyelere verilecek. Böylece bu konudaki boşluk giderilerek, kontrolsüz otopark işletmeciliği ortadan kaldırılacak.Kanunda, belediyelerin otopark hesabı oluşturmasına yönelik bir düzenleme de bulunacak. Otopark işletmeciliğinden elde edilen tüm gelirler bu hesapta toplanacak. Bu gelirin de sadece yeni otopark alanları oluşturulması, kamulaştırma yapılması ve otoparkların inşası ile işletmesinde kullanılması zorunlu tutulacak.Planlama aşamasında da ana arterlerin kesişme noktasına 500 metre mesafede, oradaki yoğunluk göz önünde bulundurularak otopark alanları oluşturulması gerekecek.'Yatak odası modeli uygulanabilir'Yetkililer, bu çalışma kapsamında, Japonya'dan Hong Kong'a, İngiltere'den İspanya ve Amerika'ya kadar birçok ülkedeki otopark uygulamaları ve yönetmeliklerin incelendiğini vurguladı.Hong Kong modelinde 'bir evdeki yatak odası sayısı kadar otopark' zorunluluğu bulunduğunu belirten yetkililer, hastane binalarında ise metrekare, yatak ve poliklinik sayısının devreye girdiğini bildirdi.Hangi tür yapı ve konutun ne kadar otopark ihtiyacı olduğunun, bu yönetmelik çalışmasında netlik kazanacağını ifade eden yetkililer, Hong Kong'taki 'yatak odası modelinin' de uygulanabileceğini kaydetti. Yetkililer, 'Ancak şu an kesin bir şey var, şimdiki gibi 3 haneye bir otopark olmayacak. Bir hanenin en az bir otoparkı olacak' ifadelerini kullandı.Esra Altınmakas, Duygu Can - AA
Erdoğan'a Hakaretten Bir Tutuklama Daha
İzmir’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanan Onur Kılıç’a destek amacıyla Edirne’de Birleşik Haziran Hareketi üyeleri tarafından düzenlenen eylemde aynı ifadelerini kullanarak basın açıklaması yapan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Kadir Yavaş da mahkemece tutuklandı.Edirne'de dün yapılan eylemin ardından Güvenlik Şubesi ekiplerince dün gece savcılık talimatıyla gözaltına alınan Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü 3’ncü sınıf öğrencisi Kadir Yavaş, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edildi. Birleşik Haziran Hareketi üyesi ve Kadir Yavaş'ın arkadaşları da Edirne Adliyesi önünde toplanarak çıkacak kararı bekledi. Edirne Emniyet Müdürlüğü de panzerli ve Çevik Kuvvet ekipleriyle adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.Savcılık sorgusunda Onur Kılıç’ın tutuklanmasına neden olan cümleleri basın açıklaması sırasında okuduğunu söyleyen Yavaş, savcılık tarafından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemede de ifade veren Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret suçundan tutuklanarak Edirne Kapalı Cezaevine konuldu. Engin Özmen, DHA
Reklam
Biz Aç Değiliz, Yalnızca Üzgünüz: Duygusal Yemek Yeme Hastalığını Anlamanın 5 Yolu
Acaba bu yazıyı okuyan kaç kişi sevgilisiyle ayrıldıktan sonra dört tane acılı lahmacunu nefes almadan mideye indirdi? Ya da belki de işten çıkarıldığınızı öğrendiğinizde kendinize büyük boy bir pizza ısmarlamıştınız?Yemekler bize bir konfor alanı sunabilir; zorlu bir günün ardından ihtiyacımız olan o kocaman ve sıcak kucağı bize yemekler açabilir. Bu nedenle stres durumlarında bedeninize bir ödül veriyormuşsunuz hissiyatıyla yemeklere saldırmak gayet çekici görünebilir. İşte buna literatürde 'duygusal yeme' deniyor.Stres, üzüntü, yalnızlık, sosyal bunalımlar ve dahası, bizleri 'duygularımızı' yemeye sürükleyebiliyor. Ne yazık ki, duygusal yemek yeme duygusal problemlerimizi çözmüyor, ne kadar yersek yiyelim sorunlarımız orada öylece bekliyor. Fakat bunun ayrımını nasıl yapacağız? Gerçekten aç olduğumuz anlar ile duygusal açlık durumunu nasıl ayırt edeceğiz? İşte gerçek fiziksel açlık ile duygusal nedenlerden kaynaklanan açlığı birbirinden ayırt etmenin 5 yolu;
IŞİD, Rehin Peşmergeleri Kafeste Gezdirip Gövde Gösterisi Yaptı
IŞİD, peşmerge olduğu iddia edilen 17 kişiyi kafeslerin içine koyarak sokak sokak gezdirdi. Terör örgütünün, rehineleri Ürdünlü pilot Muaz Kesasibe gibi yakarak öldüreceği öne sürüldü.Ürdünlü pilot Muaz Kesasibe'yi yakarak infaz eden IŞİD, korkunç bir video daha yayınladı.Hürriyet'in Daily Mail'den aktardığı habere göre, dört dakikalık videoda IŞİD, rehin aldığı 17 peşmergeyi, beyaz araçların çektiği kafeslerin içinde sokak sokak gezdirerek gövde gösterisi yapıyor.Her bir rehinenin arkasında ise kalaşnikoflu militanlar bayrak sallıyor. Geçişi izleyen insanlar ise tutsakları yuhalıyor.Sosyal medyadan paylaşılan mesajlara göre; örgüt, 17 peşmergeyi kameralar önünde hunharca katlettiği Ürdünlü pilot Muaz Kesasibe gibi yakarak öldürmeyi planlıyor.Videonun, Kerkük yakınlarındaki Hawija bölgesinde çekildiği tahmin ediliyor.
Reklam
Tanju Çolak AKP'den Milletvekili Aday Adayı
Samsun'da açıklama yapan eski milli futbolcu ve Avrupa gol kralı Tanju Çolak, Ak Parti'den milletvekili aday adayı olduğunu söyledi.Türk futbolunun unutulmaz golcülerinden eski milli futbolcu Tanju Çolak bugün Samsun Dernekler Federasyonu (SADEF) 6'ncı Bölge Başkanı Köksal Akman ve yönetim kurulu üyeleriyle bir kafeteryada basın toplantısı düzenledi. Gittiği her yerde gördüğü ilgiden dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Tanju Çolak, 'Futbolumla, aldığım ödüllerle insanları nasıl mutlu ettiysem bundan sonra da milletimize yardım ederek mutlu etmek istiyorum. Millete hizmet etmek istiyorum. Ben de milletvekili adayı olmak istiyorum. Ak Parti'ye üyeliğim var. Ak Parti'den aday adayı olmak istiyorum. Ama hangi ilden olacağım önümüzdeki hafta sonuna kadar netlik kazanacak. İstanbul veya Samsun'dan aday adayı olmak istiyorum. Ben Samsun ve Samsunspor'un askeriyim. Samsunlu olmaktan gurur duyuyorum ama milletvekili aday adaylığım Samsun mu olur İstanbul mu olur bilmiyorum. Yapacağımız istişarelerle bunu belirleyeceğiz' dedi.İlker Aktaş, DHA
Reklam
Karabük'te Kazanan Yok
Spor Toto Süper Lig'de 20. haftanın açılış maçında Kardemir Karabükspor Kasımpaşa'yı ağırladı. 90 dakika boyunca gol pozisyonu bile üretilmeyen müsabaka başladığı gibi 0-0 sona erdi.Ligde kötü günler geçiren iki takım da sahaya iyi bir futbol yansıtamazken, maç genel anlamda orta saha mücadelesi şeklinde geçti.Bu skorun ardından Kasımpaşa punaını 24'e, Kardemir Karabükspor da 17'ye çıkarttı.LİG TV
Bakan Avcı'dan 'Özgecan' ve 'Boykot' Açıklaması
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili, 'Biz zaten eğitim müfredatında yaptığımız düzenlemelerle özellikle şiddet konusunda, cinsiyet eşitsizliği konusunda, demokratik eğitim konusunda, farklı görüşlere, tutumlara hoş görüyle yaklaşma konusunda gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Daha da yapmamız gereken şeyler var. Ama ne kadar tedbir alırsanız alın zaman zaman bu tür müessif olaylarla da karşılaşılabiliyor' dedi.Nabi Avcı, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1. Üsküdar Kitap Fuarının açılışına katıldı. Bakan Nabi Avcı açılış töreninde ardında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avcı, dün gerçekleştirilen, 'laik ve bilimsel eğitim' için boykot konusunda sorulan soruya, '2 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı yapan, 13 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğunu üstlenen bir kadronun üyesi olarak böyle bir iddiayı kabullenmemiz mümkün değil. Zaten vatandaşlarımızda, velilerimizde bu iddiayı paylaşmıyor olmalılar ki boykot girişimine gerek cevabı, çocuklarını okullarımıza göndererek verdiler' dedi.Bakan Avcı, bir iki ilde dikkate alınabilir bir katılım olduğuna dikkat çekerek, 'Tunceli ve Diyarbakır'da katılım oldu. Ama onunda başka nedenleri yani laik ve bilimsel eğitim olmadığı için değil, başka nedenleri de işin içine katarak bir organizasyon yapıldığı anlaşılıyor. Ben her şeyden önce çocukların, çocuklarımızın, ilkokul, orta ve lise öğrencilerimizin, gerekçesi ne olursa olsun haklı veya haksız gerekçelerle, iddialarla siyasetin nesnesi haline getirilmesini doğru bulmuyorum. Çocuklarımızı bu işlere karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Bütün öğretmen sendikalarımıza da bunu müteaddit defalar yani tekrar tekrar hatırlattım. Sendikal faaliyetlerini yürütmeleri en doğal haklarıdır. Ama ilk okulu, orta okul, lise öğrencilerimizi çok haklı gerekçelerle düzenledikleri sendikal faaliyetlere dahi karıştırmamalarını, onların güvenliğini tehlikeye atacak eylemlerden ve söylemlerden kaçınmaları gerektiğini müteaddit defalar söyledim. Bir kere daha söylüyorum' diye konuştu.ÖĞRETMEN NÖBETLERİNabi Avcı, son dönemde bütün sendikaların dile getirdiği nöbet konusuyla ilgili bir çalışma yaptıklarını ifade ederek, 'Öğretmenlerimizin tuttukları nöbetin karşılığını bir şekilde lamları konusunda bizim çalışmalarımız var. Bu taleplere duyarlıyız. Ama onun ayrıntılarını Maliye Bakanlığıyla görüşüyoruz. Ayrıca ülkenin hangi yöresinde, hangi koşullarda ne tür imkanlar sağlanabilir, ona bakıyoruz. Dolayısıyla talep, duyarlılık ama henüz ayrıntılı bir cevap verebilecek durumda değilim' dedi.ÖZGECAN'IN ÖLDÜRÜLMESİBakan Avcı, Mersin Tarsus'ta öldürülen Özgecan Aslan'ın ile ilgili de değerlendirme yaparak şunları söyledi:'Her ölüm acıdır, genç ölümler daha acıdır. Kadınlarımıza, gençlerimize, çocuklarımıza yönelik şiddetin kaynağında eğitimsizliğinde yattığı söylenebilir, doğdur. Ama pek çok başka nedenlerde var. Biz zaten eğitim müfredatında yaptığımız düzenlemelerle özellikle şiddet konusunda, cinsiyet eşitsizliği konusunda, demokratik eğitim konusunda, farklı görüşlere, tutumlara hoş görüyle yaklaşma konusunda gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Daha da yapmamız gereken şeyler var. Ama ne kadar tedbir alırsanız alın zaman zaman bu tür müessif olaylarla da karşılaşılabiliyor'YAZARLARI TEK TEK SAYDIBakan Avcı, 1. Üsküdar Kitap fuarına gelecek yazarların isimlerini tek tek sayarak, 'Üsküdar 1. Kitap fuarında; Nuri Pakdil, İhsan Süreyya Sırma, Banu Avar, Ahmet Ümit, İsmail Kılıçarslan, Heydar Ergüler, Mustafa Armağan, Erhan Kalyoncu, Kemal Sayar, Tuna Kiremitçi, Mario Levi, Ahmet Taşgetiren, Sibel Eraslan, Tarık Tufan, İskender Pala, Yavuz Bahadıroğlu, Bülent Parlak, Beşir Ayvazoğlu, Murat Menteş, Bejan Matur, Mehmet Niyazi, Cihan Aktaş, İbrahim Tenekeci. Bu yazarlarımız bir hafta 10 gün boyunca burada kitaplarını imzalayacaklar. Öğrencilerimizin, öğretmelerimizin buraya gelmelerini, yazarlarımızla tanışmalarını, söyleşmelerini özellikle öneriyorumö'dedi.BEJAN MATUR'A ÖZÜRBejan Matur'a Milli Eğitim Bakanlığı olarak bir özür borçları olduğunu ifade eden Bakan Avcı, 'Bir okulumuzda öğrencilere 'Dağın Arkasına Bakmak' kitabını öğretmenlerimiz tavsiye etmiş. Sadece kitabın kapağına bakarak sakıncalı bir kitap olduğu izlenimine kapılmışlar ve öğrencilere verdikleri kitapları toplamışlar. Bu doğru bir davranış değildir. O zaman ben kendisiyle konuştuğumda da bu düşüncelerimi kendisine ilettim. Ama kitap fuarı vesilesiyle bir kere daha, Milli Eğitim Bakanlığı'nda ki bu uygulama nedeniyle özür diliyoruz. Yanlışlık yapılmış yanlışlığı düzeltiyoruz. Avcı soruların ardından fuarı dolaştı. Açılışı ayrıca Ak Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, yazar Nuri Pakdil'de katıldı. Fuar 22 Şubat tarihine kadar ziyarete açık olacak.DHA
Çin'in Yeni Lideri ABD'ye Geliyor
Çin'in bir numaralı akıllı telefon markası olmayı başaran Xiaomi, ABD piyasasına girme hazırlığı yapıyor. Xiaomi, ana ürün satışından önce ilk olarak çevrimiçi mağaza açılacağını belirtti.Samsung'u geride bırakarak geçtiğimiz yıl Çin'de en çok satış yapan akıllı telefon üreticisi olan Xiaomi, birkaç ay içinde ABD'de çevrimiçi mağaza açmaya hazırlandığını duyurdu.Aynı zamanda dünyanın en değerli genç firması unvanına sahip olan Xiaomi, ABD'ye akıllı telefon ve tablet satışı öncesinde aksesuar satarak hazırlık yapacak. Forbes'ta yer alan habere göre, Çinli firma ABD piyasasına ilk olarak kulaklık, Mi fitness bilekliği ve batarya sunacak.Xiaomi, Aralık 2014'te gerçekleştirilen kitle fon yardımıyla 1.1 milyar dolar almış ve toplam değerini 45 milyar dolara çıkarmıştı. Bu değeriyle San Francisco merkezli özel şoför hizmeti sunan Uber'i bile geride bırakan Xiaomi, Mi 4 ve Mi Note gibi cihazlarıyla bir yıl içinde Çin piyasasını ele geçirmeyi başardı. Akıllı telefon ve tablet fiyatları 95 dolara kadar düşen Xiaomi, bugüne kadar 61 milyon telefon satmayı başarırken 2014'te gelirlerini yüzde 224 artırdı.Xiaomi uluslararası başkan yardımcısı Hugo Barra, ABD'ye henüz mobil cihazla giriş yapmamalarının sebebini 'gerekli sertifikaların alınması ve lojistik operasyonların ayarlanması için gereken zaman' olarak ifade etti. Barra, e-ticaret sitesinin açılmasının ana ürünlerin ABD'ye sunulacağını söyledi.Barra ve Xiaomi CEO'su Bin Lin, ABD'de karşılaşabilecekleri telif hakları davalarından çekinmediklerini belirtmişti. Xiaomi, iPhone benzeri tasarımları nedeniyle birçok eleştiriye maruz kalmıştı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam