Baransu'nun Eski Eşi, Emniyet'te 5 Saat İfade Verdi
Geçtiğimiz pazar günü tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu'nun eşi Esra Konur, polis tarafından evinde yapılan aramada el konulan klasörlerin Baransu'ya ait olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne çağrıldı.Gazeteci Mehmet Baransu'nun eski eşi Esra Konur, emniyet mensupları tarafından evinin kömürlüğünde bulunan evraklara ilişkin ifade verdi. Anadolu Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, polisler, 'Balyoz Planı' davasında yargılanan bazı sanıklara ''kumpas'' kurulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Baransu'nun eviyle eş zamanlı olarak, eski eşi Konur'un Kağıthane'deki evinde de arama yaptı. Aramada kömürlükte bulunan 3 klasöre el koyan ve mühürleyip emniyete götüren ekipler, söz konusu evrakların kime ait olduğunu tespit etmek için Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde, Konur'un ifadesine başvurdu.
Altın Şehir, Avrupa'nın Kalbi Denilen Masallar Şehri Prag'a Gitmeniz İçin 34 Neden
Geçmişte Çekoslovakya'nın başkentini yapmış günümüzde de 1 Ocak 1993 tarihinden itibaren Çek Cumhuriyeti'nin başkentliğini yapan Prag ortalama 1,3 milyon nüfusa sahip bir şehirdir. Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde Praha olarak adlandırılır.Vltava Nehri üzerinde yer alan şehir bu nehir tarafından ikiye bölünmüştür. Vltava Nehri üzerine inşaa edilen köprüler şehre mistik bir hava katmıştır.
Azerbaycan Eski Milli Takım Kaptanı: 'Türkiye Bize Şike Teklif Etti'
Azerbaycan Milli Takımının eski kaptanı Terlan Ehmedov 'dan şok sözler geldi!Ülkesinin basınına konuşan Ehmedov, Türkiye ile 2002 yılında oynadıkları ve millilerimizin 1-0 kazandığı maçtan önce 'şike teklifi' aldıklarını iddia etti.Ehmedov, ' Türkiye milli takımı o zaman bizden maçı satmamızı istedi. Bu iddialarımı o zamanki Azerbaycan Futbol Federasyonu (AFFA) başkanı Fuad Musayev de onaylayabilir. Azerbaycan Milli Takımının kaptanı olarak benim düşüncemi de sordu. Ben bu maçta şike olursa sahaya çıkmayacağımı bildirdim. Hatta o zamanki Azerbaycan milletvekillerinden bazıları da bana oyunda yenilmemiz için baskı yapıyordu.' dedi. Ehmedov ayrıca Türkiye'nin 2. sıra için çekiştiği Slovakya'ya karşı da Azerbaycan'ın puan kazanması yönünde baskı uyguladığını sözlerine ekledi.Azerbaycanlı futbolcu, ' Ben şike olaylarına karışan bir insan değilim . Kimse bana 'maç ver, maç sat' önerisinde bulunamaz ' diyerek yaşandığını iddia ettiği olaylara karşı olan tavrını anlattı.2002 Dünya Kupası Grup Elemelerinde 4. Grupta yer alan Türkiye, Azerbaycan'ı deplasmanda 1-0, Türkiye'de ise 3-0 mağlup etmişti. Gruptan 2. olarak çıkan Türkiye, Dünya Kupasını ise 3. olarak tamamlamıştı.Sporx
Nesli Tehlike Altındaki Pandaların Sayısı Artıyor
Nesli tehlike altındaki panda sayısı son 10 yılda yüzde 16,8 oranında artarak panda sayısı 1864’e çıktı. Ancak kaçak avcılık tehdidi azalsa da madencilik, hidroelektrik santraller, turizm hala pandalar tehdit ediyor. Çin’de yapılan Dördüncü Ulusal Panda Araştırması’nın sonuçlarına göre, koruma çalışmalarının da katkısıyla panda sayısı 1864’e çıktı, 10 yıl önce doğada yaşayan panda sayısı 1596’ydı.Pandaların sayısı yükseldi, üstelik yaşam alanları da 2 milyon 577 bin hektara çıktı.Çin Devlet Orman İdaresi tarafından yürütülen araştırma, 2011’de WWF’in maddi ve teknik desteğiyle başladı. Bu çalışmalar, yeni doğa koruma alanlarının oluşturulmasıyla birlikte pandaların daha çok yiyecek bulabilmesine ve daha iyi üreyebilmesine olanak sağlayan orman alanlarını bambulukları ekolojik koridorlarla birleştiren korunan alan ağlarının oluşturulmasını da kapsıyor.Madencilik, santraller, turizm hala tehditWWF-Türkiye, yaptığı açıklamada araştırmanın popülasyon ve habitat açısından bazı artışları ortaya koyduğunu ancak doğada yaşayan dev pandaların hala ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.'Panda popülasyonunu tehdit eden kaçak avcılık tehdidi azalsa da madencilik, hidroelektrik santraller, turizm ve altyapı inşaatları gibi sorunlar türün yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor.'Dağ keçisi, altın maymun da korunduAçıklamada, panda koruma çabalarının başka türlerin korunmasına da katkıda bulunduğu belirtildi.'Çin’in Siçuan, Şaanşi ve Gansu eyaletlerinde yaşayan pandalar için oluşturulan korunan alanlarda, Çin’in güneybatısında yaşayan, Çin dağ keçisi, altın maymun, kızıl panda ve tepeli aynak gibi nesli tehlike altındaki diğer türler de yaşıyor. 'Türkiye de en çok pandayı destekliyorWWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Pandalar, WWF’in tüm dünyadaki doğa koruma çalışmaları için bir sembol. Korunmasıyla ilgili çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini görmekten çok mutluyuz. Çin’den gelen umut verici haberler bizleri diğer türlerin korunması konusunda da yüreklendiriyor” dedi.WWF’in doğa koruma çalışmalarına destek olmak için yürütülen ‘evlat edinme’ kampanyasının Türkiye ayağında da en çok tercih edilen tür panda.Bianet
Reklam
Valilik Doğruladı: IŞİD Komutanı Denizli’de Tedavi Görüyor
Denizli'de sosyal medyada dünden bu yana Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünde komutan olduğu ve Kobani'de, YPG ile girilen çatışmada yaralandığı belirtilen Emrah Ç.'nin, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi edildiği iddiaları, Denizli Valiliği tarafından da doğrulandı.Valilik, Emrah Ç.'nin, akrabaları olduğu için Denizli'ye geldiğini ve 'normal vatandaş' gibi sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı gereği tedavi işlemlerinin devam ettiği belirtildi. Aslen Muş'un Malazgirt İlçesi nüfusuna kayıtlı ve 6 aydır IŞİD saflarında komutan olduğu ve Kobani'de YPG ile girilen çatışmalarda yaralandığı iddia edilen Emrah Ç.'nin Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi edildiği sosyal medyada yer aldı. Baldırından bomba ile yaralandığı, daha önce Antakya'da bir hastanede tedavisinin yapıldığı ileri sürülen Emrah Ç.'nin, Denizli'de tedavi gördüğü iddialarını Valilik doğruladı. Denizli Valiliği'nden bugün yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'Sosyal medyada Suriye'deki çatışma bölgelerinde yaralanan E.Ç.'nin ilimizde tedavi edildiği şeklindeki haberler ile ilgili olarak, kamuoyunu doğru bilgilendirme adına açıklama yapılması uygun görülmüştür. E.Ç., Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne bizzat kendisi müracaat etmiş ve tedavisine başlanılmıştır. Yaralanmasıyla ilgili olarak adli işlemler ülkemize girişi sırasında sınır vilayetimiz tarafından yapılmış ve halen devam etmektedir. Her vatandaşımız gibi sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı gereğince tedavi işlemleri devam etmektedir.' Emrah Ç.'nin Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne geçen 28 Şubat'ta başvurduğu ve yatışının yapıldığı, plastik cerrahi bölümünde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Osman Nuri BOYACI/DENİZLİ, (DHA)
İddaa Derbi Oranlarını Açıklandı
Süper Lig'in 23. haftasında oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin iddaa oranları açıklandı.İddaa Risk Yönetimi, Spor Toto Süper Lig'de lider Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye konuk olacağı maçın bahis oranlarını açıkladı.Derbide Fenerbahçe'nin kazanma oranı 1,70, Galatasaray'ın kazanma oranı ise 3,10 ve beraberlik oranı da 3,50 olarak belirlendi.2.5 gol altı oranı 1.85, 2.5 gol üstü oranı ise 1.50. Karşılıklı gol var oranı 1.50, yok oranı da 1.85.Dev maç için özel etkinlik bahisleri de açıldı. İşte oranlarKırmızı kart olur: 2.15Kırmızı kart olmaz: 1.30Penaltı Olur: 2.70Penaltı Olmaz: 1.20İLK GOL NE ZAMAN GELİR?1-10 DK: 4.0011-20 DK: 5.0021-30 DK: 6.0031-40 DK: 7.0041-50 DK: 8.0051-60 DK: 12.0061-70 DK: 15.0071-80 DK: 18.0081-SON DK: 20.00DERBİDE İLK GOLÜ KİM ATAR?Fenerbahçe: 1.35Diego Ribas: 5.00Emmanuel Emenike: 5.00Moussa Sow: 5.00Pierre Webo: 5.50Dirk Kuyt: 6.00Galatasaray: 2.15Aurelien Chedjou: 25.00Olcan Adın: 15.00Wesley Sneijder: 8.00Burak Yılmaz: 6.00Umut Bulut: 8.00Mackolik
Reklam
2014'te 234 Bin 932 Öğrenci Okulu Terk Etti...
Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS), Millî Eğitim Bakanlığı 2014 İdare Faaliyet Raporu’ndaki okula devam etmeyen öğrenci sayısını değerlendirdi. 2013 yılında 174 bin 625 öğrenci İlköğretim kurumlarını (ilkokul ve ortaokul) terk ederken, 2014 yılında İlköğretim kurumlarında öğrenim gören 234 bin 932 öğrenci okulu terk etti. Millî Eğitim Bakanlığı'nın 2013 İdare Faaliyet Raporunda okula devam etmeyen (Okul terki)  öğrenci sayısını 90 bin olarak belirlediğini; ancak bu sayının 174 bin 625 olduğunu söyleyen TÖS, 2013'teki okul terklerine göre 2014'teki terklerin (ilkokul ve ortaokul) yüzde 35 artış gösterdiğini ve 234 bin rakamının korkunç bir rakam olduğunu söyledi.TÖS’ün soruları235 bin okulu terk eden öğrencinin sınıflarına, cinsiyetlerine göre dağılımı nedir? Yine bu öğrencilerin kaçı ilkokul, kaçı ortaokul öğrencisidir?4+4+4  zorunlu eğitim uygulamasının bu okul terklerindeki payı nedir?Bakanlık, okulu terk eden öğrencilere yönelik ne gibi çalışmalar yapmıştır ve yapmaktadır? Bilindiği gibi ilkokul ve ortaokul zorunlu eğitim kapsamındadır. Bu sonuca göre devlet zorunlu eğitimi uygulayamamakta mıdır? Öyle olduğu görülmektedir.TÖS’ün konuya ilişkin görüş ve önerileri ise şöyle:Eğitim, toplumun hem bir aynası hem de temel belirleyicisi olduğu için ailelerin sosyo-ekonomik durumunun okul terklerinin temel sebebi olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda çocukların ve ailelerinin çeşitli fonlar ve burslarla daha fazla desteklenmesini olumlu bir seçenek olarak görmek ve uygulamak gerekir.TÖS olarak zorunlu ilköğretim çağı öğrencilerine verilen karşılıksız desteğin artırılmasının okula terki azaltacağı düşüncesindeyiz. Ayrıca aileleri bilinçlendirme gibi diğer tedbirlerin de belirlenip uygulamaya geçirilmesi, bu konuda özel çalışmalar yapılması gerekmektedir.Sonuç olarak 4+4+4 biçiminde çarpıtılmış 12 yıllık zorunlu eğitimin uygulamada gerçekleşmemesi (hatta 4+4+4 olarak bölünmüş olmasının okul terkini daha da artırdığı düşünülmektedir) ülkemiz için büyük bir sorundur. 2014 yılı faaliyet raporunda açıkça ifade edilen bu sonuç, bize Milli Eğitim’in sınıfta kaldığını bir kez daha göstermiştir. Siz istediğiniz kadar eğitimde çağı yakaladığınızı,  göz boyayıcı projelerle göstermek isteyin, istatistik veriler açıktır; 235 bin korkunç bir rakamdır. Ülkemiz için büyük bir ayıp ve kayıp olan bu duruma karşı tedbirler alınıp, gerekenler yapılarak acilen düzeltilme yoluna gidilmelidir.Kaynak: Tüm Öğretmenler Sendikası
Kaplan ‘Meclis'te Angarya Var’ Diyerek AİHM'e Başvurdu
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan iç güvenlik paketinin uzun ve yorucu görüşmelerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdı. Kaplan devletten 1 Cent talep etti.HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine kötü muamele ve angaryadan dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunduğunu; TBMM Başkanlık Divanı kararlarının iptali için de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunacağını açıkladı.Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Kaplan 'Meclis'in itibarı bir Cent'e indirildiği için' bir Cent talepli, angarya ve kötü muameleden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bugün itibariyle başvuru yaptığını söyledi:'İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerinde yaşanan kavgaların, uyuklamaların, yaralananların görüntü ve fotoğraflarını da dosyaya koydum. Bundan haz almıyorum ama zorbalığın ve çoğunluk diktasının da esiri değiliz. İçtüzük yerine geçen düzenleyici işlemler ve TBMM Başkanlık Divanı'nın, tasarının görüşmeleriyle ilgili yapılan itirazlar nedeniyle aldığı kararlara ilişkin de Anayasa Mahkemesi'ne bugün bir kuruşluk bireysel başvuru yapacağım.''Kilitleyeceğiz'Kaplan, iç güvenlik paketinin geri çekilmesi için genel kurulu kilitleyeceklerini anlattı:'Demokratik geciktirme muhalefetimizi bir üst aşamaya geçiriyoruz. Meclis'i sarsacağız. Meclis'i genel görüşme ve gensoru önergeleriyle kilitleyeceğiz. Ya bu paketi geri alacaklar ya da burunlarında fitil fitil getirmiş olacağız.'Kaplan, gazetecilerin sorusu üzerine, AK Parti ile paketle ile ilgili hiçbir temasın olmadığını, AK Parti'nin 'tekriri müzakere' diyerek oyalama taktiği uyguladığını savundu.Kaplan, '132 maddeyi birden geçirmeye yürekleri yetmez. Göreceksiniz 67 maddeden sonra geri kalan maddeleri komisyona çekecekler' ifadesini kullandı.Meclis'in pazartesiye kadar çalışmalara ara vermesinin nedeninin paketle ilgili olmadığını, AK Parti'nin gündeminde özel işlerin bulunduğunu kaydeden Kaplan, 'Paketin yeniden değerlendirilmesi için tek şartımız geri çekilmesi. Biz pazarlık yapmıyoruz' dedi.Elitaş: Önümüzdeki haftadan sonra tamamı biterAK Parti Grup Başkanvekili Elitaş ise iç güvenlik paketiyle ilgili 'Biz bu yasayı çıkaracağız. Önümüzdeki hafta sonuna itiraz edilen kısımlar, sonraki hafta da tamamı bitmiş olur' dedi.Elitaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tasarının itiraz edilen bölümlerinden sonra geriye nüfusla ilgili, halkın işini kolaylaştıracak çok önemli düzenlemelerin yer aldığı 60 küsür maddelik bir bölümün kalacağını söyledi. Elitaş, bu maddelere de muhalefet partilerinin artık 'direnmeyeceğini' belirtti:'Eğer dirençleri devam ederse o zaman farklı şeyler yapılabilir. Ama biz muhalefet partileri nüfusla ilgili 60 küsür maddelik kısma itiraz etmezler diye düşünüyoruz. Biz bu yasayı çıkaracağız. Bundan sonraki süreçte de eğer günde 5 madde, 8 madde civarında olursa önümüzdeki haftanın sonuna itiraz edilen kısımlar, bir sonraki hafta da tamamı bitmiş olur.'Elitaş Meclis'ten 5 Nisan'a kadar çeyiz hesabı ve çocuk yardımlarını da içeren Aile Paketi'ni geçirmeyi hedeflediklerini söyledi.AA
Reklam
'Dolardaki Yükseliş Ekonomi İçin Kalıcı Bir Tehdit Değil'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, dolar kurundaki yükselişin, Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturmadığını söyledi.Işık, Marriott Otel'de düzenlenen TEPAV-SAP Türkiye 'Basit Düşün, Fark Yarat' Forumu öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Döviz kurundaki gelişmeleri değerlendiren Işık, konunun temelinde, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz arttırımı beklentileri ve gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkışının olduğunu söyledi. Bunların bir dalgalanma oluşturduğunu dile getiren Işık, şunları kaydetti:'Ülkemize etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorum. Bunun 3 temel sebebi var. Bir kere Türkiye döviz cinsinden borcu olan bir ülke değil, kamu açısından risk teşkil eden bir durum yok. İkincisi, Türkiye'de hanehalkının borcu dolar veya döviz cinsinden değil, yani hanehalkının dövize talebini gerektiren bir durum yok. Bu da riskin minimize olmasını sağlıyor. Bir başka açıdan da Türkiye'de şirketlerimizin döviz borcu var ama döviz borcu olan şirketlerimizin neredeyse tamamının geliri de döviz cinsinden. Dolayısıyla kurun artmasının, zannedildiği gibi şirketlerimizde büyük sıkıntılara sebep olmasını beklemiyoruz. Biz de zaten bunu Girişimci Bilgi Sistemimiz aracılığıyla yakinen takip ediyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturduğunu düşünmüyoruz.'Dolar kurunun daha ne kadar yükselebileceğine ilişkin hükümetin bir öngörüsünün olup olmadığının sorulması üzerine de Işık, Türkiye'nin serbest kur rejimini uyguladığını ve dünyadaki gelişmelerden etkilendiğini ifade etti.Bakan Işık, Merkez Bankasının, kurdaki hareketleri yakından takip ettiğini belirterek, 'Gerekli gördüğü zaman, gerekli enstrümanları kullanarak, gerekli görürse müdahalesini yapar' diye konuştu.Konya'daki askeri uçak kazasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Işık, kendi aldığı bilgiye göre, kazanın sebebinin henüz belirlenemediğini bildirdi. Işık, şehit olan 2 pilota Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.Recep Demir, AA
Malezya Uçağı 1 Yıldır Kayıp
Geçen yıl gizemli bir şekilde 239 yolcusu ile kaybolan yolcu uçağının hâlâ hiçbir yerde izine rastlanmadı. Arama çalışmalarına son verileceğinin açıklanması, kaybolanların yakınlarının acılarını ikiye katladı.Kuala Lumpur sahilinde bir otel odasında yas tutan bir grup. Burada, yaklaşık bir yıl önce 8 Mart 2014 tarihinde Kuala Lumpur'dan Pekin'e hareket ettikten sonra kaybolan Malezya Havayollarına ait uçağın kabin ekibinin yakınları bir araya geliyor.Acılı aileler, birbirlerine destek olmak ve acılarını paylaşmak için buluşuyorlar. Ancak son buluşmada herkesin sinirleri alt üst olmuş durumda. Zira Avustralya Başbakan Yardımcısı Warren Truss, MH370 sefer sayılı Malezya Havayollarına ait kayıp uçağın arama çalışmalarının yakında durdurulacağını duyurdu.Truss, Avustralya, Çin ve Malezya arasında konuya ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirtti ve 'Kayıp yakınlarının çoğu bir sonuca ulaşana kadar arama çalışmalarının devam etmesini istiyor. Biz de bunun için elimizden geleni yapıyoruz ancak bu durum böyle devam edemez, bir uzlaşma bulmamız gerekiyor' dedi.Acılı ailelerCalvin Shim’in uzun yıllar Malezya Havayollarında hosteslik yapan karısı da kaybolan 239 kişiden biri. Shim, 'Bizim bir açıklamaya ihtiyacımız var, yoksa tüm bu acıyla nasıl başa çıkacağız' diye konuşuyor. Shim 'Tabii ki olanlara bir cevap arıyorum, hatta uçağın enkazının kendisini. Bir açıklamaya, bir yanıta ihtiyacım var. Yoksa bir insanın yası bitmez' şeklinde konuşuyor.Jaquita Gonzales ise kabin ekibindeki kocasının yasını tutuyor. Ancak arama çalışmalarının pahalı olması gerekçesi ile durdurulmasını, o da kabul etmek istemiyor.Şimdiye kadarki arama çalışmalarına 120 milyon Avustralya doları, yani 83 milyon euronun harcandığı belirtildi. Boeing 777 serisi uçağın enkazına ulaşmak için, 4 özel gemi tarafından fırtınaların alt üst ettiği Güney Hint Okyanusu’nda 60 bin kilometrekarelik alan tarandı. Ancak şimdiye dek hiçbir sinyale veya enkaza ulaşılamadı.Yine de Jaquita Gonzales pes edilmemesi gerektiği görüşünde. Gonzales, 'Malezya hükümeti bize uçak bulunana kadar arama çalışmalarına devam edileceğine dair söz verdi. Şimdi biz ne yapalım? Başka hükümetlerden bütçe ayırmalarını mı isteyelim? Uçağı bulana kadar aramaya devam etmeliler' diyor.'Hassaslıktan yoksunluk'Uçağın kaybolmasının yıldönümü yaklaşırken arama çalışmalarına son verileceğinin açıklanmasını, birçok kişi 'hassaslıktan yoksunluk' olarak değerlendirdi. Gelen tepkiler üzerine Warren Truss’un sözcüsü, bir düzeltme yaptı ve arama çalışmalarına mayıs ayı sonuna kadar devam edileceğini duyurdu.8 Mart Pazar günü, geçen yıl gizemli bir biçimde radardan çıkıp kaybolan uçaktaki, 239 kişi için anma töreni düzenlenecek. Yine birçok komplo teorisi ortaya atılacak. Zira şimdiye dek uçağın izine hiçbir yerde rastlanamadı, kara kutusu bulunamadı. Ancak Kuala Lumpur’daki acılı aileler hiçbir komplo teorisine inanmamak konusunda hemfikir. Onlar sadece sevdiklerinin nerede olduğunu bilmek istiyor, o kadar.Deutsche Welle Türkçe
Son 7 Yılda Kadına Şiddet Yüzde 1400 Arttı
Gaziantep Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Günay Kaplan, kadına yönelik şiddetin giderek arttığını söyledi. Kaplan, son 7 yıl içerisinde kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 arttığını ifade ederken, cinayetlerde sanıklara tahrik indirimi uygulanmasını eleştirdi.8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi adliye binasında toplanan avukatlar, kadına yönelik şiddetin son bulması ve eşitliğin sağlanması çağrısında bulundu.Etkinlikte avukatlar adına konuşan Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Günay Kaplan, son günlerde kadına yönelik şiddetin giderek arttığını söyledi.Kadının çoğunlukla eşi ya da sevgilisi tarafından şiddete maruz kaldığını anlatan Kaplan, 'Kadına yönelik şiddete ilişkin resmi rakamları incelediğimizde son 7 yılda yüzde 1400 arttığını görüyoruz. Ülkemizde kadınlar, yaşamın her alanında şiddete maruz kalmaktadır' dedi.Boşanan ve ayrılan kadınların yüzde 78'i şiddet mağduruBoşanmış veya ayrılmış kadınların yüzde 78'inin şiddete maruz kaldığını ve bunun en çarpıcı örnek olduğunu anlatan Kaplan, şöyle konuştu:'Hayatı boyunca eşinden en az bir kez fiziksel şiddet görmüş kadınların oranı Türkiye genelinde yüzde 39'dur. Boşanmış ve ayrılmış kadınların yüzde 78'i fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Eğitim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların oranı azalmaktadır. Okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 43 iken, yüksek öğrenim görmüş kadınlar arasında bu oran yüzde 12'dir.'Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan haksız tahrik indirimlerinin kaldırılmasını isteyen Günay Kaplan, açıklamasının ardından Baro Kadın Komisyonu eski başkanı Mehlika Özpolat'a kadın hakları konusunda yaptığı çalışmalar nedeniyle plaket verdi.DHA
Reklam
Bize Karşı Beli Kıldan İnce Olan Bu Narin Hanımla Tanışın: 23 Fotoğrafıyla Betty Brosmer
Photoshop'un icat edilmediği yıllardan kalan bir ince bel; Betty Brosmer. Belki başka mükemmel meziyetleri de vardır fakat 1950li yıllarda onu Time dergisine kapak yaptıran ve o dönemlerin en meşhurları arasında gösteren tek şey tabiki 45 cm'lik beliydi. Bu incecik bele baktıkça bir hilesi olduğunu düşünmemizin sebebi bu çağlarda yaşıyor olmamız, ölçülerini ise akıl mantık almıyor; 96-45-92. Betty şu an 79 yaşında olsa bile, belinden hiç bir şey kaybetmemiş;
Reklam
'Önce Çözüm, Sonra Silah Bırakma'
Kandil Dağı'nda bulunan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, hükümet ile HDP heyeti toplantısında Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma çağrısı yaptığının açıklanmasının ardından, ilk kez değerlendirmelerde bulundu.Ortak açıklamanın önemli olduğunu, silahların bıraktırılması beyanına karşılık hükümetin adım atması gerektiğini belirten Bayık, 'Tüm dünyada bu tür sorunlar için şöyle bir çözüm gelişiyor. Önce çözüm, daha sonra silah bırakılıyor' dedi.Hükümet ve HDP heyetinin yaptığı ortak açıklama ve Abdullah Öcalan'ın silahlı mücadelenin bırakılması çağrısını Kürtçe yayımlanan 'Azadiya Welat' gazetesindeki köşesinde değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, ortak açıklamanın Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunun çözümü için çok önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Bayık şunları yazdı:'Bu ortak açıklama ile bir Kürt sorunu geniş çerçevede gündeme oturdu. Bir kez daha görüldü ki, Türkiye'deki siyasi ve toplumsal gündemin ana maddesi, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümüdür. Açıklanan ortak belge ve 10 madde, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununum çözümünün başlangıcıdır. Bu belge şu anlama geliyor. Geçen kasım ayında Kürt halk önderi Abdullah Öcalan tarafından devlete ve bize sunduğu demokratik çözüm taslağının legalleşmesidir. Bu belgeden bir söz ya da bir maddenin çıkartılması, ya da birbirinden ayrılması olmaz. Belge tek parçadır.''AKP'NİN ADIM ATMASI GEREKİR'Bayık, Kürt sorunun çözümü ve Türkiye'de silahların bırakılması konularının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini kaydederek şöyle devam etti:'Tüm dünyada bu tür sorunlar için şöyle bir çözüm gelişiyor. Önce çözüm, daha sonra silah bırakılıyor. Bu aşamaya gelmeden önce ateşkesin ve eylemsizliğin oluşturulması gerekiyor. Zaten belgede de bu gösteriliyor. Bugüne kadar biz adım attık, fakat hükümet sorumluluklarını yerine getirmedi. Önder Apo şimdi de tarihi bir adım atıyor. Eğer AKP, 2013 yılı gibi yaklaşırsa ve atılan adımları cevapsız bırakırsa, büyük bir yanlışlık yapmış olacaktır. Silahların bıraktırılması beyanına karşılık AKP'nin adım atması gerekir.'Ferit ASLAN/DİYARBAKIR, (DHA)
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta, usta kalem Yaşar Kemal'i, iki ay içinde 80'den fazla kişi hakkında Erdoğan'a hakaretten dava açılmasını, barış süreci ve 'İç Güvenlik Paketi'ni kapaklarına taşıdı.
AP'de 4 Milletvekili, Metal Grevi Yasağını Sordu
Avrupa Parlamentosu'ndan (AP) dört milletvekili, Avrupa Komisyonu'na Türkiye'deki metal grevlerinin yasaklanmasına ilişkin soru önergesi verdi.Avrupa Komisyonu'na verilen yazılı soru önergesini, Sol Grup ve İstihdam ve Sosyal İşler Komitesi üyeleri AP milletvekilleri Neoklis Sylikiotis, Paloma Lopez Bermejo, Kostadinka Kuneva ve Ines Zuber imzaladı.Birleşik Metal-İş Sendikası'ndan yapılan açıklamaya göre, AP milletvekilleri önergede, Birleşik Metal-İş'in 29 Ocak'ta başlattığı ancak Bakanlar Kurulu tarafından yasaklanan grev hatırlatılarak, şöyle dediler: 'Birleşik Metal İş Sendikası ve MESS arasında süren görüşmeler, MESS'in işçilerin haklarında hiç bir ilerleme getirmeden ve özellikle de düşük ücretli işçilerde hiç bir düzeltme yapılmadan, üç yıllık bir sözleşmeyi dayatmasının sonucunda tıkanmış ve ardından metal sektöründe tarihsel bir grev çağrısı yapıldı.Aralarında çokuluslu şirketlerin de olduğu 42 şirkette, yaklaşık 15 bin işçi 29 Ocak itibariyle greve çıktılar. Birleşik Metal-İş üyeleri çalışma koşullarını ve ücretlerini iyileştirmek için, özellikle de düşük ücretli işçilerin ücretlerini iyileştirmek için mücadele ediyorlar.30 Ocak'da Türkiye Hükümeti, grevin 'milli güvenliğe' aykırı olduğunu iddia ederek grevi 60 gün erteleme kararı aldı. Eğer bu tarihten önce bir anlaşma olmazsa, taraflardan herhangi birinin 6 gün içinde başvurusu sonucunda Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığa bir çözüm getirecek. Aksi durumda, işçi sendikasının yetkisi geçersiz olacaktır. Bu ertelemenin aslında bir yasaklama olduğu anlamına geliyor.Komisyon, ILO üyesi olan ve bir AB üyeliğine aday ülke olan Türkiye'nin, grev hakkı başta olmak üzere, işçi haklarına saygı göstermesini sağlamak amacıyla neler yapacaktır?' Evrensel
Reklam