onedio
Fenerbahçe Avrupa'da İlk 5'te
Avrupa'nın önde gelen tüm liglerine göre Fenerbahçe, Avrupa’nın en az gol yiyen 5 takımından biri durumunda. Süper Lig’de geride kalan 20 haftada kalesinde 14 gol gören sarı-lacivertli takım, ligde oynadığı son 7 maçta ise kalesinde sadece 1 gol gördü. Maç başına 0.7 gol yeme ortalamasıyla oynayan Fenerbahçe, bu özelliğiyle İspanyol Real Madrid, İngiliz Chelsea, Fransız Lyon ve Hollanda ekibi PSV Eindhoven gibi önemli takımları geride bırakmayı başardı. Fenerbahçe, Almanya'dan Bayern Münih (9), Portekiz'den Benfica (9), İtalya'dan Juventus (12) ve İspanya'dan Barcelona’nın (13) gerisinde yer alıyor. Fenerbahçe’nin bu başarı tablosunda sakatlığının ardından 9.5 ay sonra sahalara dönen Egemen Korkmaz ile Alves’in uyumunun büyük payı var. Egemen'in sezon başında sakatlığı nedeniyle oynamadığı dönemde 13 maçta kalesinde 13 gol gören sarı-lacivertliler, milli futbolcunun dönüşünün ardından çıktığı 7 karşılaşmada kalesinde sadece 1 gol gördü. Fenerbahçe'de son 7 maçın 6'sında Egemen'in partnerliğini yapan Alves de başarılı performansıyla teknik direktör İsmail Kartal'ın vazgeçilmezleri arasına girdi.Kartal’ın yeni hedefi 5 maçta 15 puanFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, yeni bir hedef belirledi. Genç teknikadam, önlerindeki 5 maçlık periyodu kayıpsız geçmeyi hedefliyor. Başarılı hoca, Mart ayında oynayacakları derbi maçların şampiyonluğu belirleyeceğine inanıyor. Mart ayında Şükrü Saracoğlu’nda G.Saray, G.Birliği ve Beşiktaş ile oynayacaklarını hatırlatan İsmail Kartal, derbileri kendi sahalarında kazanmaları halinde şampiyon olacaklarına inanıyor. İsmail Kartal, “Önümüzdeki 5 maçta 15 puan alırsak şampiyonluk yolunda kimse bizi tutamaz. Beşiktaş ve G.Saray ile evimizde oynayacağız. Bu maçları kayıpsız geçersek rakiplerimizle aramızdaki puan farkını açarız” dedi.Kazanmayı öğretti!F.Bahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal kadro değişiklikleri ile kazanmayı alışkanlık haline getiren bir takım meydana getirdi. Bunu başarırken de sadece bir hoca olarak değil aynı zamanda bir ağabey gibi davranmasının büyük etkisi oldu. Kartal, zor günler geçiren oyuncuların her zaman yanında oluyor, onların dertlerini dinliyor. Kötü günlerinde ne yapmaları gerektiğini anlatıyor.Kanatlar çalışıyorF.Bahçe’nin son haftalardaki yükselen performansında bek oyuncuları Caner Erkin ile Gökhan Gönül’ün de payı büyük. Süper Lig'de 15 maçlık periyotta Caner'in 3 asisti bulunurken, Gökhan'ın ise hiç asisti bulunmuyordu. Ligde son 5 maçta ise Caner 1 gol 3 asistlik, Gökhan Gönül de 2 asist yaparak 2 gole katkıda bulundu.Yeni Şafak
İstanbul'da Kar Trafiğinin Bir Günlük Faturası 186 Milyon TL
Önceki gece yaşanan kar esaretinden dolayı yaşanan trafik kabusu, hem yolcuları üşüttü hem de ‘cep’leri yaktı. Trafikte 186 milyon TL’nin buhar olduğu bu gecede, kullanıcılar trafikten kaçmak için akıllı telefon uygulamalarına hücum etti.Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası geçtiğimiz gün İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilini esaret altına aldı. Durum böyle olunca ulaşım resmen durdu. İşe gidenler eve dönemedi, eve dönenler işe gidemedi. Milyonlarca kişi yolda kaldı. İstanbul’daki ana yollarda trafik kilitlendi ve yolcular 7 saate kadar trafikte kaldı. Bunun faturası ise yine araç sahiplerine çıktı. Yapılan hesaplamalara göre kar esaretinin bir gecelik faturası 186 milyon TL’ye ulaştı. Trafikten kurtulmak isteyenler akıllı telefonlardaki trafik durumu uygulamalarına sarıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ‘Cep trafik’, arama motoru Yandex’in Trafik servisi ve yerli yazılım şirketi Başarsoft’un BaşarTrafik gibi uygulamalar kar esaretinde en çok kullanılan akıllı telefon servisleri arasında yer aldı. Milyonlarca kişi bu uygulamalar aracılığıyla yol durumunu kontrol etti.KÖPRÜ TRAFİĞİ 7 SAATYandex Trafik Bilgi Ajansı ile Başarsoft’tan alınan bilgilere ve Hürriyet'ten Ahmet Can'ın haberine göre; önceki gece İstanbul’da son 12 ayın en fazla trafik yoğunluğu yaşandı. İstanbul’daki trafik öğleden sonra 15.45’te başladı ve gece 2.00’a kadar sürdü. Başka bir deyişle 10 saat 15 dakika boyunca İstanbul trafiği kitlendi. Trafik yoğunluğundaki araç konvoyları ise 13 kilometreyi aştı. En uzun araç konvoyu TEM otoyolu Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçişte yaşandı. Oluşan bu trafik yoğunluğu sonucunda 13.3 kilometrelik araç konvoyu oluştu. Söz konusu yoğunluk gece 1.15’te son buldu ve yaklaşık 7 saatte geçilebildi. Buna ek olarak Maslak ile Kozyatağı arası yaklaşık 5 saat, Bakırköy ile Mecidiyeköy arası da yaklaşık 3 saat sürdü.KARIN MALİYETİ 186 MİLYON TL2014 sonu itibariyle İstanbul’da yaklaşık 3.2 milyon araç bulunuyor. Yapılan hesaplamalara göre İstanbul yollarındaki bir araç yaklaşık günde 45 dakika trafikte kalıyor. Trafikte geçirilen bu zamandan dolayı yılda toplam 7.6 milyar TL buhar oluyor. İstanbul’daki trafiğin günlük maliyeti ise yaklaşık 20.8 milyon TL. Önceki gün yaşanan rekor trafik yoğunluğuyla araçların 7 saat trafikte kaldığı hesaba katılırsa, kar esaretinin 186 milyon TL’ye mal olduğu ortaya çıkıyor.6.5 SAATTE BAHÇEŞEHİRİSTANBUL’un en yoğun yerleşim yerlerinin başında gelen Bahçeşehir trafiği ise bölgede yaşayanları isyan ettirdi. Her geçen gün artan Bahçeşehir yönüne doğru olan trafik yoğunluğu kar esaretiyle en üst seviyeye çıktı. Paylaşılan verilere göre İstoç ile Bahçeşehir arasında 13.2 kilometreye ulaşan araç konvoyu oluştu. 6 saat 30 dakikada geçilebilen bu yoğunluk, gece 00.18’de bitti.TRAFİKTE 17 GÜN GEÇİYORİSTANBUL, Ankara ve İzmir’de yaşayanların trafikte bekleyerek geçirdiği süre günlerle ölçülecek seviyelere gelmiş durumda. Söz konusu şehirde sıkışık trafik yüzünden geçirilen toplam zaman ise 438 saat. Bu da 17 güne denk geliyor. Trafikte zaman geçirme rekoru ise tahmin edilebileceği gibi İstanbul’da. İstanbul’da yaşayan bir sürücü yılda fazladan ortalama 219 saatini trafikte geçiriyor. Bu 2013 yılına göre yüzde 6 artmış durumda. Yani 1 yılda trafikte geçirdiğimiz süre 13 saat daha artmış. Bu da İstanbullu sürücülerin yılda yaklaşık fazladan 9 gününü trafikte geçirdiği anlamına geliyor. Ankara ve İzmir’de ise durum İstanbul’a göre daha iyi gözükse de genel olarak bakıldığında bu iki şehrimizdeki trafik sorununun da azımsanamayacak ölçüde olduğu görülüyor. Ankaralı sürücüler yılda fazladan 105 saat, İzmirliler ise 114 saatlerini trafikte bekleyerek geçiriyor. Bu iki şehirde de sürücüler yılda yaklaşık fazladan 4 günü trafikte fazladan geçirmiş oluyor.
İnsanın Karizmasını Tek Karakterde Tepetaklak Eden Yazım Hataları
'Kullandığınız, kelimelerin doğruluğundan emin misiniz?  Bazılarını sıklıkla yanlış kullanıyor olmayasınız?' Bazen öyle bir anda yaparız ki; bu basit hataları, o andan sonra işin geri dönüşü olmaz. Eşeği süremezsiniz Niğde'ye..   Biz de tam olarak bu noktadan yola çıkarak, en çok yapılan yazım hatalarını sizler için derledik.
Yandex, Google'ın Rusya'da Haksız Avantaj Sağladığı İddiasıyla Rekabet Kurumu'na Başvurdu
Rusya'nın en büyük arama motoru Yandex, Google hakkında 'haksız avantaj sağlayarak rekabet kurallarını ihlal ettiği' iddiasıyla Rusya Rekabet Kurumu'na başvurdu.İddiaya göre Google, bilgisayar üreticileri Android yazılımlarda 'Google Play' uygulamasını önceden kurmak istediklerinde 'Google'ı önceden saptanmış arama motoru olarak ayarlamalarında ısrar ediyor'. Yandex, bu durumun rakibine haksız avantaj sağladığını öne sürüyor.İddialarla ilgili Google'dan henüz bir açıklama gelmese de, şirketin üreticilerin önceden yazılımını kurmadıkları takdirde, rakip şirketlerin hizmetlerini kurabileceğini söyleyerek kendisini savunması bekleniyor.Şikayete konu olan Google Play, Android işletim sistemi için için en güvenli ve en fazla ürüne erişimi sağlayan uygulama olarak öne çıkarılıyor.Daha önce de şikayet konusu olduGeçmişte Microsoft ve diğer şirketler Avrupa Komisyonu'na Android'i şikayet etmiş, söz konusu yazılım sistemini 'Google'ın truva atı gibi hareket etmekle' suçlamıştı.Geçen yıl Avrupa Birliği (AB) Rekabet Kurumu, Google'dan 'uygun' bir yanıt almadığı takdirde iddialarla ilgili 'muhtemelen' resmi bir soruşturma açacağını söylemişti.AB Rekabet Kurumu ayrıca Google'ın arama ve reklam sektöründe rekabet kurallarını ihlal edip etmediğine dair ayrı bir soruşturma yürütüyor.Yandex, geçen Kasım'dan bu yana Prestigio, Fly ve Explay adlı şirketlerin kendisiyle iletişime geçerek, 'Google'ın kısıtlamaları nedeniyle artık Yandex uygulamalarını Android yazılımlı ürünlere yükleyemediklerini' söylediklerini ileri sürdü.Bu kısıtlamalara 'ya hepsi ya hiçbiri' uygulamasının da getirildiği öne sürüldü. Buna göre Google'ın tüm mobil hizmet uygulamalarının önceden kurulmasına izin verdiği, aksi takdirde hiçbirinin önceden ürüne kurulamayacağı şartını getirdiği belirtildi.Yandex bu kısıtlamalar nedeniyle Android sistemli ürünlerde kendi hizmetlerinin önceden kurulumuna imkan kalmadığını ileri sürdü.
Facebook Oculus VR İçin Kendi Uygulamasını Geliştiriyor
Facebook geçtiğimiz yıl 2 milyar dolara satın aldığı Oculus VR için yeni bir uygulama geliştireceğini açıkladı. Kısacası pek yakında gözünüzde Oculus VR varken Facebook kullanabileceksiniz!Facebook’ta Chief Product Officer olarak çalışan Chris Cox’un yaptığı açıklamayla kesinleşen uygulamanın, sanal gerçeklik teknolojisiyle yapılan ilk sosyal ağ uygulaması olması bekleniyor. Cox’un katıldığı Code/Media konferansında paylaştığı bu bilgi, Oculus’un kendi uygulama ekosistemini oluşturacağının da bir habercisi gibi gözüküyor.Son dönemde sanal gerçeklik uygulama örneklerini artarak görmeye başlamıştık. Gerçeklikle sanal dünyayı karıştıranlardan tutun porno deneyimine kadar ilginç bir yelpazede örnekleriyle karşılaştığımız sanal gerçeklik örneklerini Facebook Oculus uygulamasının nasıl kullanacağını hep birlikte göreceğiz.Her geçen gün son kullanıcıyla buluşacak olan final versiyonuna yaklaşamaya devam eden Oculus’u yöneten ekibin başında satın almayla birlikte Facebook’tan Oculus’a geçen Facebook’un eski baş mühendislerinden biri olan Cory Ondrejka yer alıyor. Ondrejka, daha önce Second Life adlı sanal gerçeklik oyununu yapan şirketin CTO koltuğunda oturuyordu. Bu açıdan, bir sosyal ağ ve sanal gerçeklik konusunda tecrübeli olduğunu söyleyebiliriz.Webrazzi
Reklam
İstanbul'da Son 28 Yılın Kar Rekoru Kırıldı
İstanbul'da son 28 yılın en yüksek kar kalınlığı ölçüldü. Çatalca'nın köylerinde kar kalınlığı 70 cm'ye ulaştı. Kentte 1987 yılının mart ayında 63 santimetre kar kalınlığı ölçülmüştü.İstanbul'da salı gününden bu yana etkili olan kar yağışı nedeniyle son 28 yılın en fazla kar kalınlığı ölçüldü. Çatalca'nın köylerinde kar kalınlığı 70 cm'ye ulaştı. Mahmutbey-Hadımköy bölgesinde ise kar kalınlığı yer yer 75 cm'e ulaştı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), salı gününden bu yana etkili olan kar yağışıyla ilgili açıklama yaptı. İstanbul'da etkili olan şiddetli kar yağışı gece boyu tipi şekelinde devam ettiği belirtilen açıklamada, TEM otoyolu Büyükçekmece-Mahmutbey arasında zincirsiz TIR’ların yolda kalması nedeniyle otoyol geçici süre ile trafiğe kapandığı belirtildi. İBB, Karayollarının kontrolündeki bölgeye takviye olarak kar küreme araçları, itfaiye araçları ve çok sayıda vinç gönderdiği ve bariyerleri keserek ters istikametten bölgeye ulaşan ekipler TIR’ları çekerek yolun trafiğe açılmasını sağladığı ifade edildi. Vinçlerin yanı sıra Koca Yusuf, Hızır Güç Doğal afet itfaiye araçları çok sayıda TIR'ı çekerek yolların açılmasına destek verdi. Açıklamada yarıca TIR’ların içinde uyuyan sürücülerin Zabıta ekipleri tarafından anons yapılarak uyandırıldığı ve TEM Mahmutbey-Hadımköy gişeler arası her iki yönde trafik kontrollü olarak sağlandığı belirtildi. Bölgede kar kalınlığının ise yer yer 75 cm ölçüldüğü ifade edildi.189 AĞAÇ DEVRİLDİİBB'nin açıklamasında, son iki günde tipi ve kar ağırlığı nedeniyle bir çok semtte 189 ağaç devrildiği, ağaçlar itfaiye ve Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri tarafından kaldırıldığına dikkat çekilere şu ifadelere yer verildi:'Trafikte kalan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için bölgelere mobil büfeler gönderildi. Mobil büfeler vatandaşlara sıcak çorba, kumanya, çay ve su dağıttı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, İTFAİYE, Zabıta, Park ve Bahçeler ve Atık Yönetim Müdürlüğü ekipleri kışla mücadele çalışmalarını 4.815 personel 1.028 araç ile sürdürüyor. Ekipler yolların açık tutulması ve buzlanmayı önlemek için son 24 saatte 18 bin 543 ton tuz ve 926 ton solüsyon kullandı. Atık Yönetim Müdürlüğü ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri meydanlarda, ana arter yaya üst geçitleri ile metrobüs yaya üst geçitlerinde elle küreme, tuzlama ve saçakları temizleme çalışması yapıyor. Sokakta kalan 437 vatandaş İBB Zeytinburnu Spor Kompleksi'nde misafir ediliyor.'İLÇELERDE KAR KALINLIKLARIÇatalca'nın köyleri, Bınkılıç, Aydos 50- 70 cmÇatalca, Esenyurt, Beylikdüzü, Hadımköy,Selimpaşa, Başakşehir, Beylikdüzü, Arnavutköy, Uğur Mumcu: 35- 70 cmÇavuşbaşı, Maltepe, Beykoz, Sancaktepe, Polenezköy: 30-50 cmÇekmeköy, Ümraniye, Maslak, Göktürk, Kemerburgaz: 20-33cmKağıthane, Beşiktaş, Şişli, Kadıköy, Beşiktaş, Üsküdar: 20-32 cmCaddebostan, Suadiye, Bakırköy, Florya: 12-21 cm DHA
Gözaltına Alınan ÖDP Manisa İl Başkanı Serbest
Akhisar Adliyesi önünde Birleşik Haziran Hareketi adına yaptığı açıklamada ve elinde tuttuğu dövizde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan ÖDP Manisa İl Başkanı Fadıl Gezen, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Manisa’nın Akhisar ilçesinde 14 Şubat tarihinde Birleşik Haziran Hareketi’nin yaptığı basın açıklamasında Tayyip Erdoğan’a hareket ettiği gerekçesiyle Şafak Kurt’un tutuklanmasını protesto etmek için dün öğle saatlerinde Akhisar Birleşik Haziran Hareketi ilçedeki adliyenin önünde basın açıklaması yaptı.Birleşik Haziran Hareketi adına açıklamayı yapan ÖDP Manisa İl Başkanı Fadıl Gezen, Şafak Kurt’un tutuklanmasında haksızlık yapıldığını ileri sürerek, “Erdoğan, milyonlarca liralık serveti nasıl elde ettiğinin izahı olmayan, çocuklarıyla yaptığı telefon görüşmelerinde ‘sıfırlama’ talimatları verdiği bu servetin kaynaklarına ilişkin tüm soruşturmaların engellenmiş bir kişidir. Ali İsmail Korkmaz’ı tekmeleyerek öldüren polisin talimatı günün başbakanından aldığı yolundaki açık savunması ortadadır. Öldürme talimatı veren bir başbakan için söylenebilecek söz de bellidir. ‘Hırsız, katil Erdoğan’ sözü bu açıdan bir hakaret olarak görülemez” diye açıklamada bulundu.Gezen daha sonra elindeki “Hırsız, Katil Erdoğan” yazılı dövizle birlikte diğer Birleşik Haziran Hareketi üyeleriyle birlikte oturma eylemi yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret iddiasıyla Akhisar Savcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında çağrılmasına rağmen ifadeye gitmediği için gözaltına alınmıştı. Savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Gezen, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.AA
Reklam
Kobani’den Çekilen IŞİD Türkiye’ye Sızmış
MİT, ABD bombardımanı, Peşmerge desteğinde savaşan PYD’nin silahlı güçleri karşısında Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yerleşimi Kobani’den çekilmek zorunda kalan IŞİD militanlarının Türkiye’ye sızdığı uyarısında bulundu.Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberine göre; MİT, emniyet birimlerine “Bombalı ve canlı bomba eylemlerinde uzman militanların, Suriye’ye askeri müdahale eden koalisyon güçlerinin daha önceden keşif ve istihbaratı yapılan Ankara ve İstanbul’daki büyükelçilik ve konsolosluk hedeflerine silahlı, bombalı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilmekte” uyarısında bulundu.Hücre evlerine yerleştilerMİT, 3 Şubat’ta Emniyet ve Jandarma ile ilgili güvenlik birimleriyle bir uyarı mesajı paylaştı. Yazıda, ocak 2015 itibariyle Suriye ve Irak’ta IŞİD için faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin militanın kontrolsüz olarak bölgede bulunduğu, Suriye-Türkiye sınırından başta Hatay, Adana, Ankara ve İstanbul gibi kentlere geçiş yapmak istediği, bazı militanların ise geçiş yaptığının değerlendirildiği belirtildi. IŞİD militanlarının hücre evlerine yerleştirildikleri, içlerinde saldırıları planlayan terörist liderlerinin de bulunduğu kaydedilirken, bunların diplomatik hedeflere eylem hazırlığında olabileceği uyarısı yapıldı. Suriye ve Filistin uyruklu 17-25 yaş arasında ve Türkiye’ye geçiş yapan militanların bir kısmının ise göçmen maskelemesi ile Bulgaristan üzerinden AB ülkelerine geçerek koalisyon güçlerine ait temsilciliklere saldırı yapmayı planladıkları değerlendirildi ve duyarlı olunması istendi.Sınırda yasak bölgeMİT’in bilgilendirilmesi üzerine, ülke genelinde güvenlik birimleri acil kodlu uyarıldı. Suriye sınırında üst düzey önlem alınırken, Suruç’taki Tekçe ile Ziyaret Hudut Komutanlığı bölgesinde yer alan sınır hattı da “askeri yasak bölge” ilan edildi. Şanlıurfa Valiliği de yasak bölgeyle ilgili geçtiğimiz günlerde yaptığı yazılı açıklamada, “İlimiz Suruç ilçesinin doğusunda ve batısında DEAŞ ve PYD/YPG arasında çatışmalar devam etmektedir. Bu nedenle; 13-14 Şubat 2015 tarihlerinde Suruç ilçesi sınırında doğuda Tekçe Hudut Karakolu bölgesinden, batıda Ziyaret Hudut Karakolu bölgesine kadar; vatandaşların can ve mal emniyetini sağlamak, olası tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için Valiliğimizce Askeri Yasak Bölge ilan edilmiştir” denildi.Yaşanan bu gelişmelerin ardından da Suriye sınırındaki Suruç ilçesi girişindeki Suruç-Aligör karayolu üzerindeki polis noktası yakınındaki çöp konteynerine konulan bomba, uzaktan kumandayla infilak ettirilmişti. Büyük gürültüyle patlayan bomba nedeniyle, kontrol noktasındaki zırhlı polis aracının yanında bulunan bir özel harekât polisi ile vatandaşlar yaralanmıştı.
Bir Annenin İntikamı: Kızının Katilinin Evini Yaktı
ABD'li anne Diana Thompson, 7 yaşındaki kızına tecavüz ettikten sonra öldüren Jarred Harrel'in evini itfaiyenin yardımı ile ateşe verdi.Florida eyaletinde 2009 yılında meydana gelen olayda Diana Thompson'un kızı Somer, Jarrel Harrel tarafından tecavüz edildikten sonra öldürülmüştü.ABD'de büyük yankı uyandıran bu olay sonrasında yakayı ele veren Harrel, mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkûm edilse de anne Thompson, içindeki acıyı hafifletmek için kızının vahşice öldürüldüğü evi ateşe verdi.Cinayetin yaşandığı ev, ömür boyu hapse mahkûm olması sonrasında Harrel'ın borç taksitlerini ödeyememesi nedeniyle banka tarafından açık artırma ile satışat sunuldu.Satın aldı, itfaiyecilere bağışladıFlorida'nın Orange Park kasabasındaki ev için açık artırmaya tek başına giren Diana Thompson, kızı Somer Thompson adına kurduğu vakıf adına evi bankadan satın aldı. Daha sonra da yakılması ve aynı zamanda Orange Park İtfaiyecileri için eğitim sahası olması için de kuruma bağışladı.İftaiyeci kıyafeti ile evin önüne gelen Thompson, basın, dostları ve mahalle sakinlerinin hazır bulunduğu sırada itfaiyecilerin kendisine verdiği meşaleyi kızının katledildiği evin camından içeriye attı.Gözyaşları içinde evin yanışını seyreden Thompson, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Bu defa evlerini ben yaktım. Bu defa öteki gibi değil, kapını çalan kötü kurt benim. Artık bu mahalleden geçip bu çöplüğü görmeyeceğimi bilmek gerçekten çok iyi bir duygu' diye konuştu._CNN Türk_
Faruk Süren: "Tek Adayda Birleşelim"
Faruk Süren, mayıstaki seçim öncesi konsensus oluşturulması gerektiğini belirterek, 'Bir adayın ismi altında birleşip seçime girilmeli.Galatasaray camiasının bu birlikteliğe fazlasıyla ihtiyacı var' açıklamasını yaptıGalatasaray 'da mayıs ayında yapılacak seçim öncesi hareketlilik başlamış durumda... Kulislerde en çok konuşulan konulardan birisi de, efsane başkan Faruk Süren 'in aday olup olmayacağı... Şu ana kadar Adnan Öztürk aday olduğunu açıklarken, Dursun Özbek 'in de seçim çalışmalarına başladığı belirtiliyor. Camianın gözünü çevirdiği Faruk Süren ise karar aşamasında olduğunu söyledi.BANA BİR TALEP GELMEDİ TAKVİM 'e konuşan Süren , 'Başkanlık için henüz kararımı vermiş değilim. Zaten bana aday olmam yönünde herhangi bir talep de şimdilik gelmiş değil. Çıkan haberler sanırım bir temenni' ifadesini kullandı. Galatasaray'ın mayıs ayındaki seçimde en çok ihtiyacı olan şeyin tek bir adayın ismi altında birleşmek olduğunu da belirten Faruk Süren , 'Bir konsensus oluşturulmalı. Tek bir başkan adayı desteklenmeli' açıklamasını yaptı.KOLLARI SIVAMADIM! Faruk Süren , 'Ali Dürüst, Abdurrahim Albayrak, Dursun Özbek ve Hakan Üstünberk'le kolları sıvadığınız söyleniyor' sorusu üzerine de gülerek 'Kolları sıvamadım ama şu da var, kolları sıvamış olsaydım bu isimlerle elbette çalışmak isterdim. Çünkü bu yöneticilerin hepsi Galatasaray için son derece faydalı isimler' yanıtını verdi.Takvim
Reklam
Yollar Kapandı, Araçlar Yolda Kaldı
İstanbul'da son yılların en etkili kar yağışı nedeniyle araçlar yollarda kaldı. Sadece kara değil, deniz ve hava trafiği de olumsuz etkilendi. İstanbul'u felç eden kar iç ve doğu illeri etkisine aldı.İstanbul'daki yoğun kar yağışı ve şiddetli rüzgar nedeniyle Avcılar Denizköşkler mevkisinde yüksek gerilim hattının iki teli koparak yola düştü. Bu da D-100 karayolu ve yan yolun İstanbul istikametinin trafiğe kapanmasına neden oldu.Yaklaşık bir saat trafiğe kapanan yol, kabloların geçici olarak vinçlerle askıya alınmasının ardından tek şeritten kontrollü olarak yeniden trafiğe açıldı.Trafiğe kapanan yol nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu. Yüksek gerilim hattının düşmesi nedeniyle Küçükmekmece mevkisinde trafiğe kapanan D-100 Karayolu, çalışmaların tamamlanmasının ardından açıldı.
'Milletvekilleri Kadınlığı Neredeyse Provokasyon Unsuru Olarak Kullanıyor'
Meclis’teki İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde yaşanan kavgayı gülünç olarak niteleyen Başbakan Davutoğlu, “HDP ile MHP, HDP ile CHP birlikte hareket ediyor. Kaostan nasıl bir medet umma” dedi... Gezi, 17-25 Aralık ve Kobani olaylarının üç kesimin kaos denemeleri olduğunu ileri süren Davutoğlu, “Ne zaman çözüm sürecini bir olgunluğa getirmişsek gerginlik çıkardılar. İki kadın milletvekili (HDP’li Buldan ve Tuncel) kürsüyü işgal ediyor. Kadınlığı neredeyse bir provokasyon unsuru olarak kullanıyorlar' diye konuştu. Başbakan Ahmet Davutoğlu Pakistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretten dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Milliyet gazetesinden Serpil Çevikcan'ın haberine göre Davutoğlu’nun açıklamaları şöyle:ÇOK TEHLİKELİ BİR TRENDAk Parti’nin bir önemli misyonu travmatik unsurlar taşıyan dönüşümde istikameti belli bir çizgide tutmak. 12 yıl içinde her türlüsünü gördük. Cumhuriyet mitinglerinden paralel yapıya kadar. Şimdi de bütün bu çevreler, bir şekilde koalisyon yapma çabası içinde. Çok gülünç, arkadaşlar anlatınca Meclis’teki tabloyu. HDP ile MHP, HDP ile CHP birlikte hareket ediyor. Kaostan nasıl bir medet umma. 3 ay sonra bir seçim var. Varsa bir iddian bir değişim gerçekleştirebilirsin. Aslında Gezi, 17-25 Aralık ve Kobani olayları farklı üç kesimin kaos çıkarma denemeleriydi. Şimdi bunları bir zeminde, bir araya getirmeye çalışanları görüyoruz. Çok tehlikeli bir trend. Ama bir bakıma da toplum açısından öğretici bir ders. Allah aşkına iç güvenlik paketinin hangi unsuruna, özgürlüklerin korunması açısından, niye muhalefet ediyorlar? HDP, MHP neye karşısın sen? MHP ve CHP 6-7 Ekim olaylarında ne diyorlardı? Niçin müdahale edilmiyor? HDP, JİTEM teziyle 20 yıl bir argüman geliştirdi. Burada jandarma, doğrudan İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Bu kısmı görmüyor.KONTROL İÇİN GEREKLİBakın şimdi, İngiltere’de polis 36 saat, Almanya’da 24 saat muhafaza amaçlı, 48 saat adli amaçlı gözaltında tutuyor. Yani polis tutuyor savcı değil. İspanya, polis 3 gün. Danimarka’da 4 güne kadar çıkarabiliyor. Bizde polis gözaltısı yok. Savcı tek kişiyi 24 saat, toplu suçlarda azami 4 gün. Şimdi düşünün niye buna ihtiyaç hissediliyor? Kobani olaylarında elimizde görüntüler var. Polis birini tutuyor, biri molotof kokteyli atmış, Yasin Börü’yü öldürürken, polis tutuyor, savcıya sevk ediyor. Savcı, şu veya bu gerekçeyle bıraktığı zaman ki gördük bunu paralel yapıdan, başka faktörden, yüzlercesini anında bırakıyor. Tekrar aynı kişiler sokağa gidip, molotof kokteyli atmaya devam ediyor. Kitlesel bir olayda yüzlerce insan alanda, karşı karşıya gelmiş. Alıyorsun hepsini içeri. Savcı bazı yerlerde olay yerine gelmedi. Adam bir kapıdan geliyor diğer kapıdan çıkıyor. Bu da diğerlerine cesaret veriyor. En azından 24 saat polis, savcıyla birlikte gözaltını 48 saate çıkarmamız o anda olayı kontrol altına almamız için gerekli.İSTİHBARATLAR VAR(Seçim döneminde olaylar çıkacağına yönelik istihbaratlarınız mı var sorusu üzerine) Elimizde bazı istihbaratlar var. Zaten açıklamalar var. HDP ‘kilitleyeceğiz’ dedi. Kılıçdaroğlu ‘direnin’ dedi, MHP onların yanında olacağını ifade etti. Bence bu partiler seçimle bir netice elde edemeyeceklerini düşünüyorlar. Öyle ümitsiz haldeler ki gerginliğe odaklanıyorlar. 6-7 Ekim olayları olmadı mı bu memlekette? Biz buna karşı tedbir almayacak mıyız? Seçim güvenliği için bizim bunu çıkarmamız lazım. Ta ki seçim suhuletle yapılabilsin. Allah muhafaza devlet 6-7 Ekim olaylarında basiretli davranmasaydı olay nerelere kadar gidebilirdi. Bunlar tecrübe edilerek genelde düzenlemeye ihtiyacımız var. Tabii istihbarat da var. Basına yansıyan şeyleri de gördünüz. CHP ile paralel arasındaki ilişkiler. Bunlar hep bizim önümüze geliyor.SENARYO YAZILMAYA ÇALIŞILIYORPerde gerisinde bir senaryo yazılmaya çalışılıyor. Bu senaryoda hep şu intiba var; toplumu geren Ak Parti. Kobani olayını kim çıkardı, HDP. Sokağa milleti kim çağırıyor CHP, bunlara kim destek veriyor, MHP. Yani seçimle bunu şimdi bir olağanüstülük çıkarmazsak bir de kendi kitlelerini konsolide etme çabası var. Bazı oy kaymalarını onlar görüyorlar. CHP’de özellikle bu yalpalama, ulusal kesimle diğerleri arasındaki gerginlikler. HDP’de ne yapacağını bilememe hali. Çözüm sürecine mi devam edeceksin yoksa toplumu kutuplaştırarak Kürt oylarını kendilerince konsolide mi edeceksin? MHP’de daha da bir kafa karışıklığı. Bunun getirdiği bu olaylarda bir hikaye çıkarma çabası var.KOBANİ TECRÜBESİ PEKİŞTİRDİ(Jandarmanın İçişleri’ne bağlanmasına Genelkurmay’ın itirazı var mı, paralel yapıyla ilgisi var mı sorusu üzerine) Bakanlar Kurulu’ndaki bütün arkadaşlara bir çalışma yapmalarını söyledim. Devleti nasıl basitleştiririz ve devlet ile vatandaş arasındaki ilişkileri nasıl daha sevimli hale getirebiliriz çalışıyoruz. İçişleri Bakanlığı’na yapacağım ziyarette esasında bunları nihayete bağlayıp yapacaktım. Jandarma konusu da vardı. Bir-iki senedir yürüyen bir çalışmaydı. Kobani olaylarındaki tecrübe bu kanaatimizi iyice pekiştirdi. Kılıçdaroğlu diyor ki; Davutoğlu bilmiyor mu paketi. Öyle bir intiba veriyorlar ki sanki bunlar Cumhurbaşkanımızla daha önce yani böyle otoriterleşme iddiasını kendilerince teşvik etmek için bu çalışma böyle yapıldı gibi bir hava oluşturmaya çalışıyorlar. Öyle hesapsız, afaki bir paket değil bu. Molotof konusuna karşı çıkıyorlar. Amerika’da bir mahkeme ömür boyu hapis verdi molotof kokteyline. Polisin arama ve gözaltında tutma yetkisi ve maske meselesi. Onun dışında bir ciddi bir şey gördünüz mü, hayır.KÜRT KARTI YENİDEN KULLANILMAK İSTENİYOR(Çözüm süreci türbülansta mı sorusuna karşılık) Valla bu konuda bizim tutumumuz hem açık hem de sonuç alıcı. 2013 Nevruz’unda yapılan açıklama silahlı mücadele bırakılacak anlamına geliyor. İki sene geçti bu yapılmadı. Aksine 6-7 Ekim olaylarıyla şiddet kırsaldan kente indirilmeye çalışıldı. Hükümet ise yasal çerçeveyi hazırladı. Şimdi sürekli şöyle bir hava var uluslararası alanda. Açıkçası Suriye ve Irak’taki gelişmeler dolayısıyla Kürt kartı, tekrar birileri tarafından kullanılmak isteniyor bölgeyi dizayn etmek için. Türkiye’de demokratik bir çözümle neticeye ulaşılması güzel bir örnek. Türkiye’deki demokrasi birçok planı bozuyor. Bölgede otoriter yapının devamını isteyenlerin planını, İslam’ı terörle özdeşleştirme çabalarını Türkiye bozuyor. Kürt sorunu üzerinden bir etnik çatışma çıkarma planı demokratik siyaset bozuyor. Enerji politikalarıyla ilgili dizayn verme çabalarını, Kuzey Irak’la geliştirdiği ilişkilerle bozuyor. Çözüm süreci bu bağlamda önemli, sadece Türkiye bağlamında değil.TÜRKİYELİ OLARAK DÜŞÜNSÜNLER2012-2013’ten bugüne olan değişim, bölgesel konjonktürdeki her dalga KCK ve diğer taraflarda değişik tepkilere sebep oluyor. Bir bakıyorlar ki Kobani olayları üzerinden tahrik yapabiliriz, tahrike yöneliyorlar, süreci baltalıyor tam ivme kazanırken. Şimdi muhtemelen Kobani’de başarı kazandık diye başka bir psikolojiye giriyorlar. Halbuki bizim bu taraflardan beklediğimiz Türkiyeli olarak düşünmeleri. Türkiye, Suriye değil Irak değil. Türkiyeli olarak Türkiye içinden düşünseler, nasıl HDP’nin milletvekilleri TBMM’de görev yapıyor, Irak’ta dağda değiller, Irak’ta Meclis’te de değiller veya Suriye’de değiller. Türkiye realitesi üzerinden konuşmaları lazım.SİLAH BIRAKMAYI ŞARTA BAĞLIYORLARDikkat edin tarih vermiyor, denilmeye çalışılıyor ki ben karar veriyorum, sürekli tarih ortaya koyuyorum. Peki kendi verdiğin tarihe niye uymadın? 20 Mart 2013 Nevruz’da iki ay içinde mayıs ve haziranda unsurlar çekilmeye başladı dedin peki nerede o unsurlar şimdi. İki yıl geçti şimdi yine silah bırakmayı şarta bağlamaya çalışıyorlar. Şunlar olursa bırakırım. Doğal bir parçası bütün bu sürecin. ‘Efendim müzakere başlasın’. Peki İmralı’ya gidenler gelenler ne yapıyor, bir süreç yürüyor. Müzakere zemini denilmişse Meclis bir müzakere zemini. Getirirsin her şey konuşulur. İmralı’ya giden, gelenlerin ne konuştuğunun detaylarını biz biliyoruz. Ama mesele üzüm yemek değil de bağcıyı dövmekse tabiri caizse halkı dövmekse şantaj dili üzerinden halkı baskı altında tutmak çabasıysa buna izin vermeyiz. Tarih vermeyi, çözüm sürecini eğer istemiyorlarsa, onun zeminini hazırlamaya çalışıyorlar.‘Yeni kralla değişiklikler olabilir’Davutoğlu, Suudi Arabistan’ta yeni kralla birlikte ülkenin bölgesel politikalarında ve Türkiye ile ilişkilerinde bir değişiklik olup olmayacağı yolundaki soruya karşılık ise, “Tabii bu tür yönetim değişikliklerinde ya esasta ya üslupta değişiklikler her yerde olabilir. Bu yönde de Suudi Arabistan’da da bazı yeni yaklaşımlar söz konusu olabilir ama daha bunun üzerine bir şey bina etmek için daha erken. Suudi Arabistan’la ilişkilerimizde herhangi bir olumsuzluk yok, bazı görüş ayrılıkları da olsa. Tabii yeni bir değerlendirme olur, nasıl bir sonuç doğurur, bunları hep beraber görürüz. Türkiye her zaman, her türlü iş birliğine açık” yanıtını verdi.‘Gül’den talep yok’Davutoğlu, “Abdullah Gül’e milletvekilliği adaylığı teklif etmeyi düşünüyor musunuz, temas oldu mu aranızda?” sorumuz üzerine, “Geçen hafta kendisiyle bir vesileyle görüştük Sayın Cumhurbaşkanımız da görüşüyor, ben de görüşüyorum ama öyle bir talep söz konusu olmadı” dedi. Davutoğlu, “Sizin öyle bir düşünceniz var mı?” sorusuna ise şu karşılığı verdi:“Bunun şu anda konuşulması için erken veya en azından böyle bir talep ve ortam oluşmuş değil. Abdullah Bey ve bütün Ak Partili kurucu kadroları her zaman bu siyasetin içindedirler, dışında değiller zaten. Hiçbir zaman Abdullah Bey’den Ak Parti’nin dışındaymış gibi bir tavır, tutum sergilediğini görmediniz herhalde. Ak Parti bu anlamda geleneği oturmuş, kültürü oturmuş bir parti. Kim emek vermişse yani bu konuya da o kadar çok milletvekili ve tabiri caizse bir siyasi tabaka oluşmuş ama hiç kimse de Ak Parti’den ne gönül olarak kopuyor, ne fiilen siyaset anlamında kopuyor. O anlamda da Abdullah Bey Ak Parti’nin önemli kurucularından biri; bu hareketin kurucularından, dolayısıyla şu anda da eski Cumhurbaşkanı olarak hiçbir zaman Ak Parti tabanından ya da kadrolarından uzaklaşmış kopmuş değil. Ama siyasetin o kendi doğası var, onun içinde değerlendirmek lazım.”‘Hangi saik sizi bir araya getirdi?’TALİMATLA OLAY ÇIKARIYORLARBakın çok ilginç o talimat üzerine Meclis’te olay çıkarıyorlar ve bu olaya da CHP sahip çıkıyor MHP destek veriyor. Ne zaman çözüm sürecini bir olgunluğa getirmişsek gerginlik çıkardılar. Habur’u, Oslo’yu düşünün. Şu anda bu şeyi yapan ve bazı dış unsurlarla, paralel örgüt içine sızmış unsurlar birlikte bu süreci sabote ettiler. Tesadüf mü Allahaşkına? Silahlı unsurlar çekilecekken Gezi üzerinden ajitasyon yapıldı, Diyarbakır’da bir momentum oldu.Barzani geldi, Cumhurbaşkanımız Kürtçe konuştu, 17 Kasım oldu. 17-25 Aralık’ta bir anda ülkenin psikolojisi değişti. Cumhurbaşkanlığı’na Başbakanımız geldi. Bu sefer 6-7 Ekim; tam çözüm sürecinde ivme beklerken. Şimdi bir yere gelindi bu sefer iç güvenlik.Burada doğal bir süreç yok, yönlendirilmiş bir tepki var. Paralelle ilgili bazı unsurların nerede hangi örgüt mensubuyla konuştuğunu da biz biliyoruz, bilinmediği sanılmasın. Kimin kimle konuştuğunu, CHP’nin paralelle ne yaptığını, örgütün ne ilişkiler kurduğunu, paralelin nerelerde ne tahrikler yaptığını. 24 Nisan’a giderken Ermeni meselesini tahrik edecek şekilde New York Times’ta yayınlanan makalenin aynısı Pakistan’da Urduca makalede yayınlanıyor.KADINLIĞI PROVOKASYON UNSURU OLARAK KULLANIYORLARVe ultra birbirine karşı olan, hiç diyaloga geçmemiş MHP ve HDP, iç güvenlikte işbirliği yaptılar. Şimdi hangi saik sizi bir araya getirdi de Meclis’te ortak gerilimi oynadınız? Dogmatik bir tavır içinde değiliz, getirin değiştirelim dedik ama bulamadılar. Öyle planlı bir şey ki.Özgecan olayından sonra öyle bir intiba vermek istiyorlar ki iki kadın milletvekili (HDP’li Buldan ve Tuncel) kürsüyü işgal ediyor. Kadınlığı neredeyse bir provokasyon unsuru olarak kullanıyorlar. Özgecan olayından psikoloji yükselmişken Ak Parti Grup Başkanvekili kadına saldırdı diye haber yapıyorlar. Peki Meclis Başkanlığı’nda oturan Ayşenur Bahçekapılı kadın değil mi? Ona saldırarak elindeki çekici almaya çalışıyorsun. Mahmut Tanal’ın paralel yapıyla ilişkisi bilinmiyor mu? Bank Asya olayı oluyor o gidiyor konuşuyor. Meclis’in bir adabı var. Meclis’in çoğunluğunu bir parti oluşturacak ama küçük bir azınlık Meclis kürsüsünü işgal edecek. Böyle şey olur mu? Dikkat edin nasıl bir algı operasyonu. Yani kadın milletvekilleri üzerinden, tekrar şiddet uygulanıyor kadına Meclis’te gibi bir algı oluşturma çabası, tesadüf değil bu.ÇÖZÜME SARILMALI(Gerilimi seçime kadar sürdürme çabası mı var sorusunu üzerine) Bu ihtimal söz konusu ama bu partiler için ikilem var burada. HDP, hem batıdaki oylara da talip olacaksın örgüte yakın unsurların dışında, hani Syriza örneği diyeyim, hem de şiddeti benimseyeceksin. Türkiyelileşecek ve her kesime açılacak, o zaman şiddet dilini kullanamaz yani çözüm sürecine daha fazla sarılması lazım. Ya da şiddet dilini kullanacak tekrar dar bir siyasi kitleye mahpus olacak ve yüzde 10’u aşamayacak.CHP’NİN AYARI BOZULUYORŞimdi yalpalıyorlar. CHP ulusalcı bir dille kendi geleneksel tabanına hitap etse HDP’nin tabanı gibi daralıyor, açıldığı zaman Bekaroğlu’ydu, Yaşar Nuri’ydi bu bu sefer de kendi geleneksel kitlesi tepki vermeye başlıyor ve partinin ayarı bozuluyor tabiri caizse. HDP de bu ayar bozulmasından kaçmak için geleneksel kitleye yöneliyor oyu daralıyor, genişlettiği zaman da geleneksel kitlesiyle iletişime geçemiyor. CHP de aynı. Çünkü biri Türk BAAS’ı, diğeri Kürt BAAS’ı. İkisi de dar kitleyle örgütçü bir yapı.SÜRECİ SONA ERDİRMEK ELLERİNDE DEĞİLMHP’nin ikilemi daha da büyük. Çünkü bir taraftan devleti sürekli üzerinden muhafaza etmeye çalışıyor diğer taraftan iç güvenlik, bu yolla Ak Parti’yi zayıflatamıyor çünkü ülke bütünlüğü diye bir şey varsa Ak Parti’de var. MHP de o dar, eski kitlesine hapsolunduğunda belli bir oranı aşamıyor, açılmaya başladığında ülke bütünlüğünü savunan Ak Parti realitesiyle karşı karşıya kalıyor. CHP’nin düzenini kursanız Şişli düzeni olur, birbirlerine girerler. Bunların hepsinin tek dertleri Ak Parti. Çözüm sürecini sona erdirmek onların elinde değil. Halkın sahiplendiği bir süreç bu. Biz yolumuza devam ederiz. Demokratik siyasetin karşısında terörü ve silahlı mücadeleyi savunan bir şey artık Türkiye’de taban bulamaz.
Reklam
Obama: 'Savaşımız İslam'la Değil'
ABD Başkanı Barack Obama, ABD'nin 'İslam'la değil, İslam'ı kendi hedefleri için saptıranla savaştığını' söyledi.Fransa ve Danimarka'daki saldırıların ardından, 60 ülke temsilcisinin katılımıyla düzenlenen radikal şiddet zirvesinde konuşan Obama, dünyanın insanları radikalleştiren ideolojilerle mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.Obama, IŞİD gibi örgütler için savaşanların 'dini liderler olmadığını, terörist olduklarını' söyledi.Muhaliflerin son saldırıları 'İslamcı radikallerin işi' olarak tanımlamadığı için eleştirdiği Obama, IŞİD ve El Kaide'yi İslam'la bağdaştırmanın bu tip örgütlerin propagandalarına kanmak olacağını ifade etti.ABD Başkanı, IŞİD'in Irak ve Suriye'deki mevzilere yönelik askeri güç kullanımı için Kongre'den de resmi yetki istedi. ABD ve koalisyon ortakları geçen yıldan bu yana IŞİD mevzilerine hava saldırısı düzenliyor.Obama, radikal şiddetin yalnızca askeri güçle üstesinden gelinemeyeceğini belirtip 'Bu teröristler her şeyden önce hedeflerindeki topluluklara tehdit oluşturuyor' diye konuştu.Washington'da düzenlenen üç günlük zirveye, İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May ve Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo da katıldı.Los Angeles Times gazetesi için kaleme aldığı yorum yazısında da Obama, El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerin 'adaletsizlik ve yozlaşma nedeniyle hayatlarını iyiye götürme şansı bulamayanların öfkesinden' istifade ettiklerini kaydetti.Obama, 'Dünyanın bugünün gençlerine daha iyi bir şey sunması lazım, insan haklarını inkâr eden hükümetler bu radikallerin ekmeğine sağ sürüyor' yorumunu yaptı.Hem zirvedeki konuşmasında hem de gazete makalesindeki yazısında Kuzey Carolina'da öldürülen üç Müslüman'dan da bahseden Obama şöyle devam etti:'Bu üç Müslüman Amerikan gencin Chapell Hill'de vahşice öldürülme nedenlerini henüz bilmiyoruz. Fakat bildiğimiz şey, ülke genelindeki Müslüman Amerikanların endişeli olduğu ve korktukları.'BBC Türkçe
Reklam
Gökhan Zan: "Yatarım, Paramı da Alırım" Demedim
Galatasaray'da forma şansı bulamayan Gökhan Zan, artık patlama noktasına geldi.Hâlâ Galatasaray kadrosunda bulunmasına rağmen maçlarda esamesi bile okunmayan Gökhan Zan, artık patlama noktasına geldi. Yakın çevresine dert yanan tecrübeli futbolcu, “Göreve ilk geldiğinde Hamza hoca benimle konuşup, ‘Merak etme, bundan sonra oynayacaksın’ demişti. Ama sonra ne oldu hiç bilmiyorum. Abdurrahim abi çok ağır ifadeler kullandı. Halbuki ben asla ‘Yatarım, paramı da alırım’ gibi sözler sarf etmedim. Her zaman çalışmalarımı yaptım ve şans bekledim. Olanlardan dolayı kırgınım ama hâlâ bir şans bekliyorum. Umarım en kısa sürede bu yaşananlar geride kalır ve ben de şampiyonluk yarışında takıma katkı sağlarım” dedi.Sampiy10
Cumhurbaşkanına Hakaretten Yeni Tutuklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan ÖDP Merkez İlçe Başkanı Önder Konuk, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Tokat'ta Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Merkez İlçe Başkanı Önder Konuk, sosyal paylaşım sitesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındı.ÖDP Tokat Merkez İlçe Başkanı Önder Konuk, sosyal paylaşım sitesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube ekipleri tarafından bugün gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Konuk, buradaki ifadesinin ardından önce sağlık raporu için Devlet Hastanesi'ne ardından ise adliyeye sevk edildi. Adliye girişinde gazetecilerin 'Neden gözaltına alındınız?' sorusuna Konuk, 'Cumhurbaşkanına hakaret ettiğim söyleniyor. Ama hakaret etmedim. Türkiye'de yaşayan binlerce, milyonlarca vicdanı olan insanların içlerinden geçeni söyledim. Gerçekleri söyledim, kimseye hakaret etmedim' dedi.TUTUKLANDICumhuriyet'te yer alan haberine göre, Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadesi alınan Önder Konuk daha sonra tutuklanma talebi ile nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Konuk çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Çamlıbel T Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.
Rolls-Royce Tarihinde İlk Kez Arazi Aracı Üretecek
Dünyanın önde gelen lüks otomobil üreticilerinden Rolls-Royce müşteri kitlesini genişletiyor. İngiliz firma, tarihinde ilk kez arazi sınıfı bir otomobil üretmeye hazırlanıyor.LOG'un haberine göre; Rolls-Royce tarafından yayınlanan basın bildirisinde şirket patronu Peter Schwarzenbauer ve CEO Torsten Müller-Ötvös, ilk ağızdan her türlü arazi koşuluna uygun bir araç üreteceklerini doğruladı. Farklı bir tasarım anlayışıyla geniş gövdeli bir otomobil üretecek olmalarından duydukları heyecanı basınla paylaşan ikili, gündelik hayatın gerekliliklerine ve kullanıcılarının beklentilerine cevap vermek için sabırsızlandıklarını ifade etti.Arazi aracı fikri her ne kadar Rolls-Royce’un otomobil çizgisiyle bağdaşmasa da Schwarzenbauer ve Müller-Ötvös kendilerinden emin. Mühendis ve tasarım ekibine olan güvenlerinin tam olduğunu belirten ikili, çok kısa bir süre sonra yeni konseptlerini geliştirmeye başlayacaklarını müjdeledi. LOG Dergisi olarak Rolls-Royce’un Goodwood’daki fabrikasına davet edildiğimiz gezide ilk ağızdan yeni araç hakkında bilgi edinme şansına da sahip olduk. Yaklaşık bir buçuk yıl önce ilk fikirleri ortaya atılan araç  yeni bir kasaya sahip olacak. Henüz tasarım aşamasında olan aracı daha en az bir sene konsept görsellerini göremeyebiliriz. Fakat Rolls-Royce yetkililerinin ısrarla vurguladığı en önemli nokta yeni aracın SUV sınıfında olmadığı.
Ramsey'nin Galatasaray'a Attığı Gol, Şampiyonlar Ligi Grup Aşamasının En İyi Golü Seçildi
Şampiyonlar Ligi D Grubu 6. hafta maçında Arsenalli Aaron Ramsey'in Galatasaray'a attığı gol, Şampiyonlar Ligi grup aşamasının en iyi golü seçildi.İkinci tur aşamasındaki Şampiyonlar Ligi'nde geride kalan grup aşamasının en güzel golü Aaron Ramsey'nin Galatasaray'a attığı gol seçildi.Şampiyonlar Ligi sponsorlarından otomobil markası Nissan'ın internet sitesinde düzenlenen gol yarışmasında en çok oyu Aaron Ramsey'nin 9 Aralık 2014'te Türk Telekom Arena'da savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa yaptığı sert vuruşla kaydettiği gol aldı. Ramsey maçtan sonra kariyerinin en güzel golünü attığını söylemişti.Yarışmada ikinciliği Cristiano Ronaldo'nun Anfield'da Liverpool'a attığı gol alırken, üçüncü de Francesco Totti'nin Manchester City deplasmanında yaptığı aşırtma golü seçildi.Eurosport
Reklam