Gözaltına Alınan Akyürek: 'Görevimi Layıkıyla Yaptığım Kanaatindeyim'
Hrant Dink suikastına ilişkin 'kamu görevlilerinin ihmali' olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek 'İhmali davranış sebebiyle ölüme sebebiyet vermek','Resmi evrakta sahtecilik' ve 'Görevi kötüye kullanma' iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturma savcısı Gökalp Kürkçü, şüpheli sıfatıyla ifadesini aldığı Akyürek'e 4 saatte 17 soru yöneltti. Akyürek, savcının 17 sorusunu, 15 sayfada yanıtladı.Doğan Haber Ajansı'nın elde ettiği bilgilere göre, Savcı Kürkçü, daha önce soruşturma kapsamında ifadesi alınan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın ifadesini okuyarak sorular sordu. Cerrah'ın ifadesi'nde Dink Cinayeti işlendiği sırada İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ile Belçika'da olduğunu, ölüm haberinin Güler'e verilmesi üzerine bilgi sahibi olduğunu, ilk uçaklada İstanbul'a döndüğünü söylediği öğrenildi. Cerrah, İstanbul'a geldikten sonra direkt emniyetteki makamına geçtiğini, yardımcılarının kendisine Ogün Samast'ın fotoğrafını gösterdiğini ve başka delil olmadığını söylediği ifade edildi. Cerrah ifadesinde, 'Dink cinayetine ilişkin emniyette yapılan toplantıya İç İşleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, MİT Bölge Başkanı, İstanbul Alay Komutanı, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve Terör Daire Başkanı Selim Akyıldız ve İstanbul Valisi Muammer Güler oradaydı. Ben de elimdeki fotoyu basına vermek istediğimizi söyledim. Görüşlerimi aktardım. Ramazan Akyürek'te oradaydı. 'Siz de bir gelişme var mı?' diye sordum. Ramazan Akyürek 'Yok' dedi. Ramazan Akyürek, Hrant Dink'in, Yasin Hayal tarafından 'Ne pahasına olursa olsun mutlaka öldürüleceği' konusundaki kesin istihbari bilgi içeren F4 raporundan hiçbir zaman bilgi vermedi' dediğini aktaran savcı, 'Cinayetin çözülmesinde neden yardımcı olmadınız, niçin bilgilerinizi paylaşmadınız?' diye sordu.'DAİREMİN DESTEĞİNİ VERMEK ÜZERE İSTANBUL'DAYDIM' 'Cinayetin çözülmesine yardımcı olmadığı' iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, olaydan sonra bakanlarla beraber olay yerine gittiklerini belirten Akyürek, 'Yalnızca olay öncesi istihbari bilgilerle desteklemek olan görevimin ötesinde adli işlemler de de dairemin desteğini vermek üzere İstanbul'daydım' dedi.'GÖREVİMİ LAYIKIYLA YAPTIĞIM KANAATİNDEYİM'Cerrah'ın ifadesinde 'Yasin Hayal'in cinayetin azmettiricisi olduğu yönünde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bilgi aktarılmadı. Ne zaman ki Erhan Tuncel sorguda 'Ben yardımcı istihbarat elemanıyım' demesi üzerine Ramazan Akyürek'i aradım. Ramazan'a 'İstanbul'a gel. Bunu kim yardımcı İstihbarat elemanı yapmış, onlar da gelsin. Sorguda yardımcı olsunlar' dedim. Ramazan, 'Abi sen onu kendine yardımcı istihbarat elemanı yap' dedi. Ya kardeşim cinayet işlenmiş yardımcı elemanı mı kalmış, gelin gereğini yapın' dedim. Anlam veremediğim bir konuşmaydı. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'yu aradım. Ramazan Akyürek gelmiyor. Erhan Tuncel'i de pazartesi diğer şüpheliler ile birlikte mahkemeye gönderilmesi gerekiyor. Ramazan'ın mutlaka gelmesi lazım. Ondan bilgi almam lazım' dedim. Hatırladığım kadarıyla pazartesi biz şüphelileri adliyeye sevk ettikten sonra akşam saatlerinde geldi. Yani iş işten geçtikten sonra geldi' dediğini hatırlatan savcı, 'Failler hakkında önceden bilgi sahibi olmanıza rağmen sahip olduğunu bilgileri gizlemekteki kastınız nedir?' diye sordu. Sahip olduğu bilgileri gizlemediğini söylediği öğrenilen Akyürek'in, 'Gizleyecek olsam Trabzon Emniyet Müdürüyken cinayetle ilgili alınan bilgiyi İstanbul'a gönderilmesine engel olabilirdim. Aynı zamanda İstihbarat Daire Başkanlığı'na da göndermeyebilirdim. Emniyet Müdürü olarak her iki ilgili makamada cinayetle ilgili bilgi verdim. Emniyet Müdürü olarak bilgi sakladığım şeklindeki soruya katılmıyorum. Poliste yazışma esastır. Görevimi layıkıyla yaptığım kanaatindeyim' ifadelerini kullandı.'RAMAZAN AKYÜREK'İ SUÇLAYARAK ASILSIZ İSNADLARDA BULUNARAK KENDİNİ KURTARMAYA ÇALIŞMAKTADIR''Paylaşmadığım hiçbir bilgi yoktur' dediği öğrenilen Akyürek'in Cerrah'ın kastederek 'İl Emniyet Müdürünün tavrı istihbari olarak aldığı bilgilerin dışında cinayeti önlemek için daha bir çok bilgilere sahip olmasına rağmen önleyemediği cinayetin failinin yakalanmasında kendisine ve il emniyet müdürlüğüne tüm bilgi ile destek olan Ramazan Akyürek'i suçlayarak asılsız isnadlarda bulunarak kendini kurtarmaya çalışmaktadır' dediği öğrenildi. 'CİNAYET ÖNLENMİŞ OLACAKTI'Akyürek ifadesinde, 'Trabzon İl Emniyet Müdürü olduğum dönemde 'Ne pahasına olursa olsun Yasin Hayal'in, Dink'i öldürme kararlılığı' İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'a gönderilmiştir. Bir eksiklik var ise Sabri Uzun dönemine aittir. Cinayetle ilgili haberi anında İstanbul Emniyeti ile paylaşmış olsaydı anlaşılan o ki görevini yapmış olacak, bu yazı ile ilgili cinayet sonrası bir eksiklik hiçbir zaman mevzu edilmeyecek ve cinayet önlenmiş olacaktı' dediği belirtildi.'MUHATAPLARI TARAFINDAN NE KADAR CİDDİYE ALINDIĞI....''Polis vazife ve salahiyetleri kanununda yer alan 'halkın ırz ve canını korumak bakımından polis görevlilerine garantörlük yükümlülüğü yüklenmiştir. Hrant Dink'e karşı tasarlanan cinayet planı ile ilgili birçok bilgiye vakıf olmanıza rağmen Hrant Dink'in yaşam hakkını korumak bakımından yasanın verdiği garantörlük yükümlülüğünü ne için yerine getirmediniz' sorusuna Akyürek, 'Ben Trabzon Emniyet Müdürü olarak istihbarat şubesinin yapmış olduğu çalışma sonucunun İstanbul'a gönderildiğini ve imzamla İstihbarat Dairesi Başkanlığı'na gönderildiğini biliyorum. Ayrıca istihbarat başkanı iken de Ermeni vatandaşlarımıza yönelik tehdit algısının yoğunlaşmasına istinaden 81 il emniyet müdürlüğümüzü uyardığımı biliyorum. Yukarıdaki iki paragrafta belirttiğim hususlar muhatapları tarafından ne kadar ciddiye alındığı müessif olay sonucu ortaya çıkmıştır' dedi.DHA
ABD'den Türkiye'ye 'İç Güvenlik Paketi' Eleştirisi
Ankara'da temaslarda bulunan ABD İnsan Hakları ve Çalışma Hayatından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Melia, Türkiye'nin gündemindeki 'İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin olarak kaygılarını ilettiklerini söyledi.ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Hayatından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Thomas O. Melia, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.Melia, Türkiye'de bulunduğu üç günlük sürede hükümet yetkilileri, STK temsilcileri, gazeteciler ve avukatlarla görüştüğünü söyledi.'ENDİŞELERİ PAYLAŞIYORUZ'TBMM'de görüşmeleri devam eden 'İç Güvenlik Paketi'nin sorulması üzerine Melia, paket çerçevesinde polisin silahlı gücün arttırılması ve gözaltılar konusunda ABD'nin endişelerini iletti. Melia, mecliste görüşülen paketin barışçıl gösterilere karşı aşırı müdahaleye ve güvenlik soruşturmalarında aşırı uygulamalara neden olabileceğine işaret ederek, 'Uluslararası toplum ve Türk vatandaşlarının duyduğu endişeyi paylaşıyoruz' dedi.Melia, insan hakları savunucularının sosyal medyada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren ifadeler kullandığı gerekçesiyle yaklaşık 80 kişinin soruşturma altında olduğunu söylediklerini ifade ederek, 'Özgür bir toplumda herkes liderini eleştirerek performansını sorgulama hakkına sahiptir. Bu konuda çok endişeliyim. Taksi şoförü ya da 16 yaşında bir öğrenci düşüncesini açıkladığı için endişelenmesi problemli. Uluslararası toplumda başkaları da bu endişeleri yaşıyorlar' dedi.'ABD'DE KONTROL VE DENGE SİSTEMİ VAR'Türkiye'de tartışmaları devam eden Başkanlık sisteminin sorulması üzerine Melia, sadece ABD'de değil dünyanın pek çok bölgesinde değişik başkanlık sistemlerinin bulunduğunu belirterek, 'ABD sisteminde başkanın yetkilileri, kontrol ve denge sistemine dayanır' diye konuştu.'FIRSATI DEĞERLENDİRİN'ABD Başkan Barack Obama'nın Ermeni olaylarına ilişkin tutumunun sorulması üzerine Melia, 'ABD hükümeti, 1915 olaylarının aydınlatılması çerçevesinde tarihi kayıtların açılmasıyla Türk ve Ermeni halkların uzlaşmasını bekliyor. Türk toplumunun ve Türk devletinin bu yıl dönümünü tarihi bir uzlaşı için fırsat olarak kullanmasını umuyoruz' diye konuştu.KADINA YÖNELİK ŞİDDETHükümet yetkilileriyle görüşmesinde 'Kadına yönelik şiddet' konusuna yoğunlaştıklarını belirten Melia, bunun önlenmesi çerçevesinde hükümetin attığı adımları ve temel insan haklarına yönelik gelişmeleri ele aldıklarını dile getirdi.Kadına şiddet probleminin sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde yaşandığını söyleyen Melia, kadına yönelik şiddetin kapalı kapılar ardında işlenen gizli suçlar olduğunu, aile kurumunun en savunmasız bireyi olan kadının kanun güçleri tarafından koruma altına alınarak suçlulara gereken cezaların verilmesi gerektiğini kaydetti. Bu konuda eğitimin önemine işaret eden Melia, yapılması gerekenler hakkında hükümet yetkileri ile görüş alışverişinde bulunduklarına değindi.Sputniknews
'Savcılık, ‘Yeterli Delil Var’ Dediği ‘Kabataş’ Dosyasına Bir Yıldır Bakmıyor'
‘Kabataş’ iddiaları hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla gazeteci Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında yapılan suç duyurusunun bir yıldır bekletildiği ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘dosyada yeterli delil’ var demesine rağmen işlem yapılmadığını kaydeden CHP Milletvekili Oğuz Oyan, “Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?” diye sorduCHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında savcılığın, yerli El-Kaide unsurlarının şikâyet başvurularını adeta emir telakki ederek derhal operasyon başlatırken, ‘Kabataş komplosu’ ile ilgili yaptığı başvuruyu 12 aydır sümen altında tuttuğunu savundu. “Türkiye’de savcılık müessesi galiba iktidardan bir işaret bekliyor. Yani ‘evet artık bunu açabilirsiniz’ işareti.” diyen Oyan, Zehra Develioğlu, Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında suç duyurusunu yinelediklerini kaydederek şunları söyledi: “Yani ‘ben yanlış yapmıştım’, ‘kusura bakmayın’ demekle bu işlerin içinden kolayca sıyrılamayacağını herkesin anlaması gerekiyor. Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yazdığı suçlamanın, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Hiç kimsenin yanına kâr kalmamalıdır. Aylarca üzerine yazı yazmış insanlardan bahsediyoruz. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?”“HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK, İFTİRA VE SUÇ UYDURMA”Gezi olayların yurt çapında devam ettiği Haziran 2013 başında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabataş İskelesi’nde başörtülü bir kadının kucağında bebeğiyle birlikte 70-100 civarında vücutlarının üst tarafı çıplak, elleri deri eldivenli bir grup erkek tarafından salt başörtülü olduğu için saldırıya uğradığını TBMM’deki grup toplantısında dile getirmişti. Yaşananlara dair görüntülerin olduğu ancak infial yaşanmaması adına bunları basına yansımadığı da iddia edilmişti. 13 Şubat 2014 tarihinde bir televizyon kanalında yayınlanan MOBESE görüntülerinde iddia edildiği gibi herhangi bir saldırının olmadığı gibi söz konusu ‘mağdure’ Zehra Develioğlu’nun hiçbir müdahaleye uğramadan eşiyle buluştuğu görüldü. Ertesi gün Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’, ‘iftira’ ve ‘suç uydurma’ suçlarını işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan CHP Milletvekili Oğuz Oyan, dosyanın bir yıldır işleme konmadığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi ve Star Gazetesi yazarı Elif Çakır ve Zehra Develioğlu hakkında suç duyurusunda bulunan Oyan, başvuru tarihinden bir hafta sonra Savcılıktan Erdoğan’ın dokunulmazlığı olduğu için kovuşturmaya yer olmadığı yönünde bir mektup aldığını anlattı.“DOSYA KAYIP, SAVCILIK SABAHTAN AKŞAMA KADAR DOSYA ARADI”Geçen bir yıla rağmen diğer üç isim hakkında herhangi bir işlemin yapılmadığını kaydeden Oyan, “Ben en son ‘bir sene oldu, ne oldu’ bakalım iki gün önce, 25 Şubat’tan itibaren meselenin peşine düştüm. Cumhuriyet Başsavcı Vekili Kemal Demirdön, telefonuma dahi çıkmadı. Bir Cumhuriyet Başsavcı vekili, bir milletvekilinin telefonuna döner. O an çıkmasa bile. Danışmanımı yolladım, dosya kayıp. 25 Şubat’ta sabahtan akşama kadar dosyayı aradılar. Üç kişi ile ilgili bize şunu söylediler, ‘üç kişiyle ilgili ek delile ihtiyaç yok’ diyorlar. ‘Dosyanızda kesinlikle yeterince delil var’ diyorlar. Bizim yaptığımız 7 sayfalık suç duyurusunda ayrıca 36 sayfalık da basın özeti koyduk. Pekiyi, niye eyleme geçmiyorsun, soruşturma başlatmıyorsun?” diye konuştu.“DOSYAYI NİHAYET BULDULAR, YENİDEN İŞLEME KOYUYORLAR”‘Kabataş’ dosyasının savcılığın gündeminden çıktığını, unutulduğunu kendilerinin ikinci kez başvurmasının ardından dosyanın bulunarak raftan indirildiğini kaydeden Oyan, “Biz de bir şeyler yapılıyor sanıyorduk. Bir yıl geçince ben de merak ettim ne durumda diye. Nihayet buldular dosyayı. Şimdi yeniden işleme koyuyorlar. Biz de yeniden dilekçe yazdık.” dedi.ABDÜLKADİR SELVİ VE ELİF ÇAKIR’A ‘KABATAŞ’ SUÇ DUYURUSU YİNELENDİBir yıldır dosyanın neden bekletilmiş olabileceğinin sorulması üzerine CHP’li Oyan, “Türkiye’de savcılık müessesi galiba iktidardan bir işaret bekliyor. Yani ‘evet artık bunu açabilirsiniz’ işareti. Bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmiş bir hukuk sisteminden bahsediyoruz.” diye konuştu. Zehra Develioğlu, Abdülkadir Selvi ve Elif Çakır hakkında suç duyurusunu yinelediklerini kaydeden Oyan, “Yani ‘ben yanlış yapmıştım’, ‘kusura bakmayın’ demekle bu işlerin içinden kolayca sıyrılamayacağını herkesin anlaması gerekiyor. Herkes, gazetecilik sorumluluğunu yaparken yazdığı yazının, yazdığı suçlamanın, yaptığı kışkırtmanın ne gibi sonuçlara yol açabileceği sorumluluğunu taşımalıdır. Hiç kimsenin yanına kâr kalmamalıdır. Aylarca üzerine yazı yazmış insanlardan bahsediyoruz. Bu toplumu birbirine kışkırtmaya kimin hakkı var?” diye sordu.Cihan
Google Kendi Kendine Öğrenen Bilgisayar Programı Yaptı
Bilişim şirketi Google'da çalışan araştırmacılar, ilk kez bir bilgisayar programının çok sayıda karmaşık görevi aynı anda yapmayı 'kendi kendine öğrendiğini' açıkladı.'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Google'ın DeepMind bölümü araştırmacılarının insan beyninden esinlenerek yaptıkları 'Al' adlı bilgisayar programı, 40 klasik Atari oyununun nasıl oynanacağını kendi kendine öğrendi. Program, oyunların yarısında profesyonel oyunculardan daha iyi sonuçlar elde etti.DeepMind Başkan Yardımcısı Dr. Demis Hassabis, 'Şimdiye kadar kendi kendine öğrenen sistemler, nispeten daha basit problemler için kullanılmıştı. İlk kez programı, insanlar için bile zorlayıcı olan görevleri tamamlaması için kullandık. Şimdi Al'e bir oyun ve yeni bir ekran veriyoruz, birkaç saat oynadıktan sonra ne yapacağını kendi kendine öğreniyor' dedi.Hassabis, programın 'Space Invaders' oyununda ustalaştığını, 'Pac-Man'de ise henüz zorlandığını söyledi.Daha önce 1997'de IBM'in 'Deep Blue' adını verdiği satranç oyunu programının dünya şampiyonu Garry Kasparov'u yendiğini anımsatan Hassibis, 'Deep Blue, satrançta ustalaşması için gerekli tüm yönergelere sahipti. Bizim programımıza ise sadece oyunla ilgili en temel bilgi yükleniyor. Sisteme verdiğimiz tek bilgi, ekrandaki ham pikseller ve oyunda yüksek puan alması gerektiği. Geriye kalan her şeyi kendisinin bulması gerekiyor' diye konuştu.İNSANLARDAN DAHA İYİ PERFORMANS SERGİLİYORBoks, tenis ve araba yarışının da aralarında bulunduğu 49 farklı oyun verilen makinenin, bu oyunlardan 29'unda insanlardan daha iyi performans sergilediği kaydedildi.'Video Pinball', 'Boxing' ve 'Breakout' oyunlarında profesyonel oyuncuları geride bırakan makine, en çok 'Pac-Man', 'Private Eye' ve 'Montezuma's Revenge' oyunlarında zorlandı.Öğrenen makineler, teknoloji firmalarının son yıllarda en çok yatırım yaptığı alanlardan birini oluşturuyor.Google, 'DeepMind Teknologies' şirketini geçen yıl yaklaşık 620 milyon dolara satın almıştı.Sputniknews
Vural: 'Doğalgaz Formül Kazığını Milletimize Atan AKP'dir'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın Rusya’nın doğalgaza yaptığı yüzde 10’luk indirimin vatandaşa yansıtılamayacağı açıklamasıyla ilgili değerlendirmeler yaptı. “Doğalgaz formül kazığını milletimize atanı AKP’dir.” diyen Vural, “Zamanın formülü ile 109 dolar olan doğalgaz fiyatı 129 dolara çıkarılmıştır. Yüzde 22 zam yapılmıştır. Soçi’de Başbakanın 7,5 saat Putin’le yaptığı görüşmeden sonra doğalgaz formül kazığı ile yüzde 22 Rusların fiyatı artırılmıştır. Daha sonra yüzde 10’luk bir indirim yapılıyor vatandaşa müjde olarak verdiniz. Ama bunun aslında AKP’nin Rusya ile birlikte hareket ederek attığı kazığın devamından başka bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Millet kandırılmıştır aldatılmıştır.” diye konuştu.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Vural gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Rusya doğalgazda indirim yaptı, enerji bakanı bunu tüketiciye yansıtamıyoruz açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Vural, “Doğalgaz formül kazığını milletimize atan AKP’dir. Zamanın formülü ile 109 dolar olan doğalgaz fiyatı 129 dolara çıkarılmıştır. Yüzde 22 zam yapılmıştır. Soçi’de Başbakan’ın 7,5 saat Putin’le yaptığı görüşmeden sonra doğalgaz formül kazığı ile yüzde 22 Rusların fiyatı arttırılmıştır. Daha sonra yüzde 10’luk bir indirim yapılıyor, vatandaşa müjde olarak verdiniz. Ama bunun aslında AKP’nin Rusya ile birlikte hareket ederek attığı kazığın devamından başka bir anlam taşımadığı ortaya çıktı. Millet kandırılmıştır aldatılmıştır. Millete müjde diye sunulan hususun aslında bugüne kadar AKP’nin doğalgazdan Rusya’nın lehine bize doğalgaz kazığı olarak yaptığı bu fiyat artışının aslından kabul edildiği anlamını taşır. Çünkü yüzde 10’luk bir fiyat düşüşü milletimizin beklentilerinden uzaktır ve bununda milletimize yansıtılmaması AKP’nin aslında milleti nasıl aldatıp kandırdığını gözler önüne seriyor. Benzin ve motorinin fiyatları petrol düşmesine rağmen aynı oranda millete yansıtıldı mı? Yansıtılmadı. Bugün gelinen bu noktada Taner Yıldız’ın ifadesiyle millet kazığı yemeye devam edecektir. Rusya’nın menfaatiyle attıkları kazığın bedelini millet ödemeye devam edecektir. Bunun anlamı budur.” cevabını verdi.Başka bir gazetecinin, “68 AK Partili vekil 3 dönem kuralı ile ilgili Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmüş bu kural kaldırılsın diye bu konuda neler söyleyeceksiniz?” sorusuna Vural şu cevabı verdi: “AKP’nin eş Genel Başkanı olarak hareket eden bir cumhurbaşkanı olduğunu ortaya koyuyor. Bununla ilgili bir ziyareti adres olarak Davutoğlu’na gösterdiği iddiasını bir safsata olduğunu düşünüyorum. Çünkü ortada iradesi olan bir AKP Genel Başkanı bir Başbakan yok ki. Bakanlar kurulunun ne zaman toplanacağını bile cumhurbaşkanı açıklıyor. Cumhurbaşkanı böyle siyasi konulara girmiş olması halen AKP’yi yönettiği ve namusu ve şerefi üzerine yemin ettiği tarafsızlık ilkesine sahip çıkmadığını gayet açık ve net ortaya koyuyor. Partiyi yönetmeye devam ediyor. Recep Tayyip Erdoğan partinin siyasi kampanyasını yürütmeye devam eden bir Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı seçilmiştir ama Cumhurbaşkanı olamamıştır. Halen Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı olarak hareket etmekte, bu yönde siyasi kararlar vermektedir. 68 milletvekilinin adres olarak onu görmeleri de açıkçası bununla ilgili uygulamanın bu şekilde olduğunun ispatıdır.”'ECDADA KÜFÜR BURADA, HAKARET BURADA, CUMHURİYETİ AÇIKÇASI BİR REKLAM ARASI OLARAK GÖREN ZİHNİYET BURADA'“AK Partili Tülay Babuşçu’nun paylaştığı twitter mesajını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise Vural, “Ne bekliyordunuz Cumhuriyeti reklam arası gören bir zihniyetten. Bununla ilgili özür dilediler ama zihniyetin arkasındaki zihniyetin Cumhuriyetle hesabı var. Milletin değerleri ile bir hesabı var. Bu zihniyet fiilen Türkiye’yi işgal etmek isteyenlerin işgal ettiği zihniyettir. Fiilen işgal edemeyenler Türkiye’yi yönetenlerin zihinlerini işgal ederek bu noktaya gelmiştir. Ecdada küfür burada, hakaret burada, Cumhuriyeti açıkçası bir reklam arası olarak gören zihniyet burada. HDP’nin yaptığı işareti bozkurt şeklinde foto montaj yapıp yayınlayan milletvekili burada AKP’nin içinde küfür eden burada, hakaret eden burada, saldıran burada. Atatürk’e dil uzatan burada, Cumhuriyete dil uzatanlar burada. Bunu bir kişinin yaptığı bir girişim ki özür dilemiştir buna da şahsi olarak diyeceğim yoktur ama bu kişileri çevreleyen zihniyet budur. Bu zihniyet AKP’ye oy verenleri temsil etmediğini gayet açık ve net biliyoruz.” cevabını verdi.YASAL Cihan
Aslan Derbiye Lider Gidiyor
Spor Toto Süper Lig'in 22. haftasının açılış maçında Galatasaray ile Kayseri Erciyesspor karşı karşıya geldi.Türk Telekom Arena'da oynanan mücadele sarı-kırmızılıların 3-1'lik üstünlüğü ile sona erdi.Galatasaray'ın gollerini 5. dakikada Umut Bulut, 63'te Aurelien Chedjou ve 90'da Wesley Sneijder atarken, Erciyesspor'un tek golünü 32'de Vleminckx attı.Alınan bu sonucun ardından Hamza Hamzaoğlu'nun öğrencileri puanını 51 yaparak liderliğini perçinledi. Mehmet Özdilek'in talebeleri ise 20 puanda kaldıLigin bir sonraki haftasında Galatasaray deplasmanda Fenerbahçe ile mücadele edecek. Kayseri Erciyesspor sahasında Gençlerbirliği'ni konuk edecek.HAMZAOĞLU KADROYU BOZMADISpor Toto Süper Lig'in 22. haftasında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u konuk eden Galatasaray'da teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, Medicana Sivasspor maçının kadrosunu bozmadı.Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, ligin 21. haftasında deplasmanda karşılaşılan ve 3-2 kazanılan Medicana Sivasspor maçının ilk 11'inde yer alan oyunculardan 10'unu Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında da sahaya sürerken, tek değişikliği ise bu maçta sakatlanan Burak Yılmaz'ın yerine Umut Bulut'u sahaya sürerek yapmak zorunda kaldı.Sarı-kırmızılı ekipte, sakat olan Burak'ın yanı sıra, hafta içi bel fıtığı ameliyatı geçiren Felipe Melo ile sakatlıktan yeni çıkan ve 21 yaş altı takımıyla Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'a karşı oynayan Semih Kaya da kadroya giremedi.GALATASARAY'DAN HIZLI BAŞLANGIÇGalatasaraylı oyuncular maçın başlamasıyla birlikte rakip yara alana yerleşti. Sarı-kırmızılılar Bruma'nın sağ kanattan getirdiği top sonrasında henüz 5. dakikada skor üstünlüğünü ele geçirdi.Galatasaray atağında Sabri'nin pasında topla buluşan Bruma, ceza alanına girer girmez sert şutunu çekti. Kaleci Zülküf'ten dönen topa Umut yakın mesafeden kafa vuruşunu yaptı ve top ağlarla buluştu.ERCİYES 'BEN DE VARIM' DEDİHamza Hamzaoğlu'nun ekibi sağlı sollu ataklarla rakip kaleyi abluka altına alırken, Bruma, Sneijder ve Umut ile gol aradı.Dakikalar 32'yi gösterdiğinde Galatasaray'a cevap geldi. Pozisyonları değerlendiremeyen sarı-kırmızılılar kalesinde golü gördü. Galatasaray yarı alanın ortalarında topla buluşan Drenthe, topu alıp sol çapraza doğru gidip, sağ çaprazdan ceza alanına giren Vleminckx'e pasını attı. Vleminckx, topa gelişine çok sert vurdu ve topu ağlara gönderdi.Kalan dakikalarda başka gol olmazken ilk devre 1-1 sona erdi.CHEDJOU SAHNE ALDIMücadelenin ikinci yarısının hemen başlarında üstünlüğü yeniden ele geçirmek isteyen Galatasaray'ın bu çabası uzun sürmedi. Sarı-kırmızılıların Kamerunlu savunmacısı Aurelien Chedjou, takımını öne geçiren golü attı. 53'te Galatasaray, rakip yarı alanın ortalarından hafif sağ çaprazdan serbest vuruş kullandı. Selçuk'un sol direk yakınlarına ortasında Chedjou, kafa vuruşunu yaptı ve topu ağlara yolladı.SNEIJDER DİREĞİ SALLADI!Galatasaray'ın Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder, sarı-kırmızılıların 3. golünü getiren isim oluyordu... Dakikalar 83'ü gösterdiğinde rakip ceza alanı dışı sol çaprazında topla buluşan Sneijder'in kaleye mükemmel şutunda kaleci Zülküf'ü geçen top üst direkten döndü. Sneijder'in resitali direğe takılmış oldu...WESLEY BİTİRİŞİ YAPTIMaçın 90. dakikasında Erciyesspor gole çok yaklaştı. Sylla'nın ceza alanı dışından kaleye sert şutunda Muslera gole izin vermedi. Pozisyonun devamında Sneijder farkı 2'ye çıkardı. Sol kanattan gelişen Galatasaray kontra atağında Sneijder ceza alanına girip dar açıdan kaleye şutunu gönderdi. Zülküf'ten dönen topa Sneijder daha dar açıdan yerden çok sert vurdu ve top ağlara gitti ve maç 3-1 sona erdi.Sporx
Reklam
Aktivite Takip Bilekliği Jawbone UP3 Yine Ertelendi
Başarılı aktivite takip cihazlarıyla tanınan Jawbone‘un uzun süredir merakla beklenen bilekliği UP3‘ten uzun süredir ses seda çıkmıyordu. Şirketten gelen açıklamayla üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle UP3’ün bir kez daha ertelendiği duyuruldu.Daha önce 2014 yılının sonlarında piyasaya sürüleceği açıklanan ancak sonradan 2015 yılının başlarına ertelenen  UP3, gelen açıklamayla birlikte mayıs ayına kadar ertelendi. Ertelemeden üretimi sorumlu tutan Jawbone, cihazların istenen kalite seviyesine ulaşamadığını ve bu nedenle de zamana ihtiyaç duyduklarını belirtti. Bir diğer yandan Jawbone UP3’ün ön siparişlerinin halen devam ettiğini de hatırlatalım. Ayrıca ilk ön sipariş veren kullanıcıları üzmek istemeyen Jawbone, bu kullanıcılara 40 dolar para iadesi yapacağını veya Jawbone Move hediye edeceğini de açıklamış durumda.Aslında Jawbone bu türdeki sorunlara çok da yabancı bir firma değil. Bundan 4 yıl önce Jawbone UP piyasaya sürüldüğü sıralarda cihazda sorun yaşandığı için firma kullanıcılara geri ödeme yapmış ve cihazların buna rağmen kullanıcılarda kalmasına izin vermişti.Log
Reklam
Kriz Çözüldü, Yardım Parası Soma'ya Gönderildi
Galatasaray Kulübü Soma için toplanan yardım paraları tartışmalarına son noktayı koydu.Galatasaray resmi sitesinden yapılan açıklama şu şekilde;'Soma faciasında yaşamını yitirenlerin ailelerine yardım amacıyla Galatasaray ile Atletico Madrid arasında İspanya Ligi’nin LFP World Challenge programı çerçevesinde oynanan maça ilişkin anlaşmazlık giderilerek, maçtan Kulübümüzün payına düşen net hasılat olan 453.220,24 TL, hayatını kaybeden madencilerimizin ailelerine ulaştırılmak üzere Soma Kaymakamlığı'na ulaştırılmıştır.Kamuoyunun bilgisine sunulur.Galatasaray Spor Kulübü'Eurosport
Adalet Bakanından ’Fethullah Gülen’ Açıklaması
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Fethullah Gülen hakkındaki yakalama kararına ilişkin, 'Fethullah Gülen hakkında İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği yakalama kararı Adalet Bakanlığına gelmemiştir. Gelince yasal süreç ne ise o işletilir' dedi.HSYK toplantısına katılmak üzere Erzurum’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Erzurum Adliyesini ziyareti sırasında Fethullah Gülen hakkındaki yakalama kararını değerlendirdi. Bozdağ, “Yakalama kararlarının ilgili ülkeler ulaştırılması süreci Adliye bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Fethullah Gülen hakkında İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği yakalama kararı Adalet Bakanlığına gelmemiştir. Gelince yasal süreç ne ise o işletilir” diye cevap verdi.İHA
Hamzaçebi: 'Merkez Bankası Ekonominin Yapısal Sorunları Nedeniyle Faizi İndiremiyor'
Hamzaçebi : MB faizi indiremiyorsa, senin 12 yıllık Başbakanlık süresince çözemediğin ekonominin yapısal sorunları nedeniyledirCHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın konuşmalarının dolar lobisine hizmet ettiğini belirterek, 'Merkez Bankası eğer faizi indiremiyorsa, senin 12 yıllık Başbakanlık süresince çözemediğin ekonominin yapısal sorunları nedeniyledir' dedi.Hamzaçebi, düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın bağımsızlığını sürekli olarak problem haline getirdiğini savunarak, 'Merkez Bankası üzerinde Cumhurbaşkanı tarafından uygulanan sistemik bir tacizin olduğunu' söyledi.Erdoğan'ın her konuşmasında doların yükseldiğini ve birilerinin yükselen dolar üzerinden para kazandığını ileri süren Hamzaçebi, her konuşmasında Merkez Bankası'na yönelik 'faizi indir' yönlü baskıyı içeren konuşmasının sonrasında Dolar'ın mutlaka yükseldiğini belirtti. Bunu ancak dolar lobisine hizmet edenlerin yapabileceğini ifade eden Hamzaçebi, 'Yükselen dolar ile birlikte, daha önce satın almış olanlar satıyor, düşünce tekrar dolar alıyor. Cumhurbaşkanı tekrar konuşunca tekrar yükseliyor ve tekrar satıyor. Yeni bir yatırım alanı doğdu, Cumhurbaşkanı'nın konuşmaları sayesinde... Cumhurbaşkanı o gün nerede konuşacak, bunu herkes biliyor. Sabah doları alıyor, Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından sonra gidip satıyor. Bunu büyük miktarlı yapanlar var. Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir yatırım alanını, bedavadan kazanç alanını milletin önüne koymuş durumda. Dolar lobisi var. Sayın Cumhurbaşkanı'nın konuşmaları dolar lobisine hizmet ediyor' dedi.Hamzaçebi, 'bağımsız Merkez Bankası' kavramının Erdoğan'da takıntı haline dönüşmüş durumda olduğunu kaydederek, şöyle konuştu: 'Bağımsız Merkez Bankası'na Türkiye, 2001 krizinden sonra gelmiştir. Demokrasilerde, gelişmiş ülkelerde, ekonomisi güçlü olan ülkelerde hükümetlerin gücü sadece yasa ve Anayasalar ile değil, Merkez Bankası bağımsızlığıyla da sınırlandırılır. Bu bir tecrübenin sonucudur. Bağımsız Merkez Bankası ile ülkeler daha iyi bir ekonomik performans ve daha iyi bir ekonomik büyüme kazanıyorlar. Bu gelişigüzel ulaşılmış, uygulamaya konulmuş bir kavram değil. Cumhurbaşkanı istiyor ki Merkez Bankası'nın bağımsızlığı kağıt üstünde kalsın, ben 'faizi indir' dediğimde faizi indirsin. Merkez Bankası eğer faizi indiremiyorsa, senin 12 yıllık başbakanlık süresince çözemediğin ekonominin yapısal sorunları nedeniyledir. İç tasarruflar 12 yıllık yönetiminde dibe vurdu, dibe vuran iç tasarruflar nedeniyle ekonomi büyüyemiyor, şimdi diyorsun ki 'faizi indir, yatırım artsın, ekonomi büyüsün.' Bir ekonomi cahili... Gerçekten, enflasyonu faizin sonucu olarak gören kişiler, ekonomi cahilidir. Bilmediği alanda hüküm, ahkam kesiyor.'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bazı tarihlerde yaptığı konuşmalardan örnekler veren Hamzaçebi, 12 Aralık 2014'ten bugüne kadar konuşmaları sonucu Türk Lirası'nın Dolar karşısında yüzde 9,7 oranında değer kaybettiğini söyledi. Hamzaçebi, 'Eğer Türkiye'de kontrollü kur rejimi uygulanıyor olsaydı, bunun adı devalüasyondu. Recep Tayyip Erdoğan nedeniyle 12 Aralık'tan bu yana Türk Lirası, dolar karşısında yüzde 10 değer kaybetmiştir. Ayşe Teyze'nin bankadaki 10 bin lirası, 9 bin liraya inmiştir. Halk fakirleşmiştir.Erdoğan'ın konuşmaları Türk halkını fakirleştiriyor. Türk lirasının istikrara kavuşmasının önündeki en büyük engel bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisidir. Parasal istikrar, ekonominin istikrara kavuşması için Erdoğan'ın kendi sınırlarına çekilmesi , ekonomi konularında konuşmaması gerekir' dedi.Anket şirketi 'Gezici'ye yapılan Maliye baskısının üzerinde önemle durulması gereken bir olay olduğunu belirten Hamzaçebi, 'Demokraside nerede olduğumuzu, Hükümet ya da Cumhurbaşkanı'nın baskısının nasıl sonuç yarattığını göstermesi açısından çok önemlidir' dedi.Gezici Anket Şirketi'ne Maliye ekiplerinin baskın yaptığını ifade eden Hamzaçebi, 'Baskının nedeni AKP'nin oylarını yüzde 39'da, anketlerin Başkanlık Sistemi'ne desteğin son derece düşük olduğunu söylemesidir. Sonrasında yaşananlar daha ilginç. Şirketin yetkilisi, 'beni başka anket şirketlerinden arayanlar oldu, (biz AKP'yi yüzde 40'ın altında gösterecek kadar akılsız değiliz) dediler. Bu çok önemli. Elbette düzgün anket yapan şirketleri bundan ayırıyorum, Türkiye'de şirketlerin nasıl anket yaptığını bizim gözümüzün önüne seriyor. Demek ki bir kısım anket şirketleri, besleme şirketler farklı yöntemle anket yapıyor. Onların yöntemi her şartta AKP'nin oylarını yüksek gösterecek yöntemlerdir' diye konuştu.Hamzaçebi, şirkete baskın konusunda Maliye Bakanı'nın bir talimat verebilmiş olabileceğini düşünmek istemediğini belirterek, 'Sayın Maliye Bakanı işini düzgün yapmaya çalışan bir bakandır. Ama hem birileri gücü kullanacak hem hayatımızın her alanını kontrol edecek, hem faizi kontrol etmeye çalışacak, her alanda topluma emirler, talimatlar verecek, toplum mühendisliğine soyunacak, anket şirketlerini takip edecek, onların anketlerine bakacak ve sonuçta Maliye ekiplerine talimat verip 'gidin şu anket şirketi inceleyin.' Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetlerinin yönetimindeki Türkiye'de demokratik devletin zor kullandığı en geniş alan olan vergi, bir Hükümet silahı haline dönüşmüştür' görüşünü savundu.Maliye'nin denetim birimlerine ve elemanlarına çağrıda bulunan Hamzaçebi, 'Hükümet'in bu kanundışı talimatlarıyla ilgili görevlerinizi doğru yapın. Maliye'nin, denetim elemanlarının ruhu, o kültür Hükümet'in tetikçiliğini yapmaya izin vermez. Ben o denetim elemanlarına güveniyorum. Onlar Hükümet veya yetkili kişilerin verdiği yasadışı baskı içeren talimatlarını gereğini yerine getirmeyecek kadar sağduyu sahibidirler' dedi.ANKARA (DHA)
Reklam
Savcı: 'Ergenekon Terör Örgütü' Diye Bir Örgüt Yok
Savcı, bu tespiti 5’i Profesör ünvanlı 8 sanığın, “Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne üye olmadan yardım etme” suçlamasıyla yargılandığı davada yaptı. Ortada mahkeme kararıyla tespit edilmiş silahlı terör örgütü olmayınca, ona yardım etmenin de mümkün olamayacağını belirten savcı 15’er yıl hapis istemiyle yargılanan sanıkların tamamının beraat etmesini istedi.CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın “Ergenekon” davası kapsamında tutuklu bulunduğu sırada İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde tedavi görürken taburcu edilmesine yönelik hazırlanan heyet raporunun işleme konulmayarak gizlendiği iddiasıyla, 5’i profesör toplam 8 enstitü çalışanı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme” suçundan açılan davada, savcı mütalaasını verdi, tüm sanıklar için beraat kararı verilmesini istedi.PROFESÖR ÜNVANLI SANIKLAR DURUŞMADA EKSİKSİZ HAZIR BULUNDUİstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuksuz sanıklar, Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Erhan Kansız ve Prof. Dr. Nuh Nazmi Gültekin ve Muhammet Lütfullah Hüsrev ile avukatları hazır bulundu. Diğer sanıklar Şengül Ari, Hatice Sezer Karcıer ile Erkan Özhun ise katılmadı.SAVCI İDDİALARI HATIRLATTIDuruşma Savcısı Sait Kunt, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcılık mütalaasında, Mehmet Haberal’ın “Ergenekon” soruşturması kapsamında 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklandığını, cezaevine sevk edildiğini ve aynı gün rahatsızlanarak önce Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne ardından da İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’ne nakledilerek tedavisinin başlatıldığı hatırlatıldı. Mütalaada, “Daha sonra yapılan araştırmada bu kişinin bir süre sonra taburcu edilmesine yönelik heyet raporu düzenlendiği halde bu rapor işleme konulmayarak saklandığı ve daha sonra farklı tarihlerle yatarak tedavisinin hayati öneme haiz olduğunu gösterir raporlar düzenlendiği” belirtildi. Mütalaada,Haberal’ın sağlık durumuna ilişkin düzenlenen raporun, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden ve Adli Tıp Kurumu’ndan gizleyen yetkililer hakkında yapılan suç duyurusu üzerine Kardiyoloji Enstitüsü görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Heyetin, raporun kamuoyunda duyulmasının ardından, Haberal ile ilgili yeni raporlar düzenleyerek Adli Tıp Kurumu’na sevkini önlemeye yönelik yeni raporlar hazırladıkları ancak Adli Tıp heyetince yapılan incelemeler sonucu Haberal’ın Kardiyoloji Enstitüsü’nden taburcu edilerek cezaevine konulduğu anlatıldı. Mütalaada, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde sağlık durumu ile ilgili kanaat bildirme ve karar vermeye yetkili kişilerden ana bilim dalı başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Erhan Kansız, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, servis doktoru Nuh Nazmi Gültekin ile Mehmet Haberal’ın refakatçisi olduğu belirtilen Muhammet Lütfullah Hüsrev ile hareket ettiği belirtilen Erkan Özkum ve bu kişilerle ilgili işbirliği halinde olduğu belirtilen servis hemşiresi Şengül Ari’nin terör örgütüne üye olmaksızın bilerek yardım ettikleri iddiasıyla cezalandırılmalarının talep edildiği belirtildi.SAVCI: ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN VARLIĞI MAHKEME KARARIYLA TESPİT EDİLMEDİYaşanan sürecin anlatıldığı mütalaanın sonuç kısmında, “Ergenekon silahlı terör örgütünün varlığının herhangi bir mahkeme kararıyla sabit olmadığı ve bugün itibariyle de kapatılan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının temyiz aşamasında bulunduğu, herhangi bir idari kararla bir yapının silahlı terör örgütü olarak adlandırılmasının mümkün olmadığı ve bu örgütün ilk kez belirtilen dosyada örgüt olarak adlandırıldığı” belirtildi.“OLMAYAN ÖRGÜTE YARDIM DA EDİLEMEZ”Bu itibar ile suç tarihinde mahkeme kararı ile sabit olan bir örgüt yapısından bahsedilemeyeceğinin vurgulandığı mütalaada, sanıkların örgüte yardım etmelerinin fiilen mümkün olmadığı, öğretim üyesi ve kamu görevlisi olan şüphelinin eylemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunması halinde bu eylemlerinin görevin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebileceği belirtildi.“SANIKLAR BERAAT ETSİN”Dosyada öğretim görevlisi ve kamu görevlisi olan kişiler ile ilgili olarak görevi kötüye kullanmak açısından da herhangi bir ön soruşturma sonucu davanın açılmadığına dikkat çekilerek, “Tüm sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verimesine kamu adına talep olunur” denildi.Mütalaanın okunmasının ardından savunma yapan sanıklar ve avukatları mütalaa doğrultusunda beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti oy birliği ile dosyanın incelenmesi üzere duruşmayı erteledi.İddianamede, şüpheliler Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr.Erhan Kansız, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, Prof. Dr. Nazmi Gültekin, Erkan Özhun, Songul Arı ve Muhammet Hüsrev’in “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi isteniyor. DHA
AYM'den Tuncel'in Yeniden Yargılanması Kararı
HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in yaptığı bireysel başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi, Tuncel'in hakkaniyete uygun ve makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verdi.Terör örgütüne üye olma suçundan mahkum olan İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in yaptığı bireysel başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi, Tuncel'in, hakkaniyete uygun ve makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderdi.AA
Milli Eğitim 'Taciz Timi'ni Sızdıran Öğretmeni Arıyor
Antalya'da Kepez Atatürk Anadolu Lisesi müdür yardımcısı Filiz G.'nin kısa etek giyen kız öğrencileri engellemeleri için 'erkek timi' oluşturmak istediğine yönelik sözlerinin yer aldığı toplantı tutanaklarını sızdıran öğretmeni belirlemek için soruşturma başlatıldı.Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'nde, kısa etek giyen kız öğrencileri engellemeleri için 'erkek timi' oluşturmak istediği, Öğretmenler Kurulu toplantısının tutanaklarına yansıyan müdür yardımcısı Filiz G., olayın medyaya yansıması sonucu geçen hafta idari görevinden alınarak başka bir okula Almanca öğretmeni olarak görevlendirilmişti.Doğan Haber Ajansı'ndan Süleyman Ekin'in haberine göre, basın toplantısı düzenleyen Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim- Bir-Sen) Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay'ın talimatıyla Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'nde konuyla ilgili soruşturma açıldığını söyledi. Soruşturmanın toplantı tutanaklarının sızdırılmasını kapsadığını söyleyen Çoban, 'Okuldaki tutanakların dışarı çıkarılması suçtur. Okulda birileri bu suçu işlemiş. Şimdi bu suçu işleyen öğretmeni bulmak için soruşturma kapsamında 52 öğretmenin ifadesi alınıyor' dedi.DHA
Reklam
Trabzonspor'dan Mali Kriter Açıklaması
Trabzonspor Kulübü, resmi internet sitesinden yaptığı açıklama ile UEFA’nın mali kriterlerinin yerine getirildiğini açıkladı.Bordo mavili kulüpten konuyla ilgili şu açıklama yapıldı;Mayıs /2014 Döneminde UEFA Mali Fair Play Komitesi ile Kulübümüz arasında akdedilen sözleşmeyle UEFA’ya karşı tüm taahhütlerimizi yerine getirdiğimiz, bu sebeple sözleşmenin tamamlandığı bilgisi, UEFA tarafından bugün yazılı olarak tarafımıza bildirilmiştir.Böylelikle kulübümüz, gerek geçtiğimiz sezon ve gerekse de içinde bulunduğumuz dönem itibari ile UEFA Mali Fair Play koşullarını yerine getirmiştir.Kamuoyunun bilgisine duyurulur.AMK
Reklam
AKP'nin Adaylık Geliri 28.5 Milyon TL
AK Parti'de en çok aday adaylığı başvurusu İstanbul 1. Bölge için yapıldı. Şanlıurfa başvuru sayısında Ankara 2. Bölgeyi bile geçti. Aday adayları arasında 21 ev hanımı, 10 sanatçı, 2 diplomat, 2 de gazi var. Başvuru sayısı bir önceki seçime göre 600 kişi civarında arttı.AKP’ye 7 Haziran 2015 seçimlerinde milletvekili adayı olabilmek için 6 bin 223 kişi başvurdu. Başvuranların 5 bin 183’ü erkek, bin 40’ı kadın 584’ü de engelli. Erkek adaylardan 5 bin TL, kadın adaylardan 2 bin 500 TL aday adaylığı ücreti talep eden parti, engellilerden ücret almadı. Başvurulardan AK Parti kasasına 28 milyon 515 bin TL girdi.En çok başvuru İstanbul için alındı. 3 seçim bölgesinden toplam 88 milletvekili çıkaracak olan İstanbul için AKP’ye bin 166 başvuru yapıldı. İstanbul Birinci Bölge için 479, İkinci Bölge için 335, Üçüncü Bölge için 352 başvuru alındı.En çok başvuru yapılan ikinci il ise Ankara. İki seçim bölgesinden toplam 32 milletvekili çıkaracak olan başkentten aday adaylığı için AKP’ye 536 başvuru yapıldı. Ankara Birinci Bölge’den seçilmek için 293, İkinci Bölge’den seçilmek için 243 kişi başvurdu.Şanlıurfa Ankara 2. Bölgeyi geçtiAday adaylığı başvurularında en çok rağbet edilen illerin üçüncü sırasında Şanlıurfa geliyor. 12 milletvekili çıkaracak olan Şanlıurfa’dan AKP milletvekili olabilmek için 281 kişi başvuru yaptı. Başvuru sayısındaki yükseklik ile Şanlıurfa Ankara 2. Bölge, İzmir,Adana, Antalya, Diyarbakır gibi illeri geride bıraktı.Şanlıurfa’yı Bursa, Konya, Diyarbakır, Adana, Gaziantep, Van, Mardin, Erzurum, Mersin ve Antalya izledi.Kadınların olmadığı illerAKP'de bin 40 kadın milletvekili aday adaylığı için başvuru yaptı. Ancak Amasya, Ardahan, Bartın, Bayburt, Bolu, Karaman ve Tunceli'den kadınlar adaylık başvurusu yapmadı. Çankırı, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karabük, Kırklareli, Kırşehir, Osmaniye, Sinop ve Yalova'dan ise sadece 1'er kadın milletvekilli için başvuru yaptı.Meslek grubuna göre dağılımAK Parti’den aday adaylığı başvurusunda bulunanların mesleklerine göre dağılımında ise birinci sırayı serbest meslek sahipleri aldı. bin 669 başvuru ile ilk sırada olan bu meslek grubunu, 787 mühendis ve mimar, 714 hukukçu, 654 öğretim görevlisi / öğretmen / eğitmen, 522 yönetici / müdür / şef izledi.Aday adayları arasında 227 emekli, 116 gazeteci yazar, 76 işçi, 62 çiftçi, 37 öğrenci, 34 sosyolog ve psikolog, 16 müezzin, hafız, imam gibi din görevlisi, 15 ilahiyatçı, 10 sanatçı / müzisyen, 9 subay, astsubay gibi ordu mensubu, 6 polis, 5 emniyet müdürü, 2 diplomat ve 2 gazi yer aldı.Yaş grubuna göre dağılımYaş grubuna göre dağılıma bakıldığında ise AKP’ye yapılan adaylık başvurularının en çok 41 – 45 yaş aralığında yoğunlaştığı görüldü. 41 – 45 yaş aralığında bin 265 kişi, 46 – 50 yaş aralığında ise bin 188 kişi başvuru yaptı. ‘Genç’ olarak tanımlanan 30 yaş ve altındaki başvuru sayısı 263, 65 yaş üstünde ise 151 başvuru alındı. Seçim tarihi itibariyle yaşı tutmadığı halde 5 kişi de aday adaylığı başvurusu yaptı.Eğitim durumuna göre dağılımAKP’ye aday adaylığı için başvuranların büyük kısmı üniversite mezunu. İkinci sırada lisans üstü mezunları var. En az başvuru ise yüksekokul mezunlarından geldi. Aday adayları arasında 187 ilkokul mezunu bulunuyor.Kaynak: Al Jazeera
Ankara Üniversitesi'nde Çıkan Olaylarda Tutuklama Kararı
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde dün çıkan olaylarda silah kullanan bir kişi tutuklandı.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde dün çıkan taşlı, sopalı, silahlı kavgada silahı kullanan kişinin D.A olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen D.A tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Namoğlu'ndan Aziz Yıldırım'a Cevap
Süper Lig'de yaşanan hakem hataları sonrası hedef adam haline gelen MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, Lig TV yayınında suçlamalara yanıt verdi. Namoğlu, geçtiğimiz günlerde Samandıra'da basın mensuplarına açıklama yaparken, 'Özgür Yankaya bir daha Şükrü Saracoğlu'na gelmesin, yoksa stattan çıkamaz' diyen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a da yanıt verdi.MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, 'Merkez Hakem Kurulu Başkanı olduğum sürece her hakem her stada gidecek' ifadesini kullandı.Namoğlu, Gaziantepspor-Galatasaray maçında Galatasaray'ın golü esnasında ayağını savuran Özgür Yankaya'nın hareketini de yorumladı. Namoğlu, 'Özgür'le konuştum. Bana 'Dönüş halindeyken bir refleks hareketiydi' dedi. Bu da gayet doğal' diye konuştu.Sporx
Reklam