MART
3 Büyükler 19 Yıllık Rekoru Kırdı
Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, Süper Lig'de 20'nci haftalar itibarıyla toplam puan ve galibiyette son 19 yılın en yüksek performansına ulaştı. 1994-1995'ten beri 34 hafta olarak oynanan ligde 20'nci haftalar dikkate alındığında, Üç Büyükler, birlikte son 19 yılın en önemli derecesini yakaladı. **Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, 20. haftalar itibarıyla 1995-1996'dan sonra toplamda en çok galibiyete ve puana bu sezon ulaştı.TOPLAM 43 GALİBİYET Üç ezeli rakip, bu sezon 20'nci hafta sonunda toplam 43 galibiyet aldı. Lider Beşiktaş 15 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yenilgi sonunda 47 puana ulaşırken, Fenerbahçe 14 galibiyet, 4 beraberlik, 2 yenilgiyle 46 puanla ikinci sırada yer aldı. Galatasaray ise 14 galibiyet, 3 beraberlik, 3 yenilgiyle 45 puan toplayarak üçüncü sırada bulunuyor. RAKİPLERDEN 138 PUAN ALDILAR Şampiyonluk mücadelesinde son haftalarda az hata yapan üç ekip, diğer rakiplerinden şimdiye kadar toplam 138 puan alarak, 21 sezonun en iyi ikinci performansını da sergileme başarısı gösterdi.Sabah
Gazetelerde Bugün | 21 Şubat Cumartesi
Hürriyet: Dost UyarısıMilliyet: Prangaya VuruldukSabah: Liderlik SistemiPosta: Türkiye'yi Nasıl Bilirdiniz?Vatan: Son ÇareZaman: Alçakça İftiralarCumhuriyet: Gül Bayrak AçtıTaraf: Devlet Yurdunda Ak Genç KriteriYeni Şafak: O Kadın Tespit EdildiBirGün: 10 Emekçiyi Öldürebilirsiniz Ama Malum Kişiye 'Hırsız' DiyemezsinizAkşam: Hain Plana Soruşturma
FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) İfadesi Resmileşti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Gülen cemaatine yönelik soruşturma kapsamında hazırladığı fezlekede, PDY kısaltmasıyla 'paralel devlet yapılanması' ifadesinin yanı sıra FETÖ kısaltmasıyla 'Fethullahçı Terör Örgütü' ifadesini kullandı.100’e yakın polisin gözaltına alındığı ve emniyet müdürleri de dahil 26 polisin tutuklandığı soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü fezleke hazırladı. Belgede, PDY kısaltmasıyla “paralel devlet yapılanması” ve FETÖ kısaltmasıyla 'Fethullahçı Terör Örgütü' ifadeleri ilk kez kullanıldı.İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen son operasyon için hazırlanan fezlekede, yapılanmanın hedefleri şöyle açıklandı:“Yasal veya yasa dışı dinleme, izleme, raporlarla elde ettiği bilgileri tehdit-şantaj olarak kullanma ve Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirme, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelme.”Fethullah Gülen'in öz geçmişi ve faaliyetlerine de yer verilen fezlekede, Gülen’in görünen ve örtülü olmak üzere iki amacı olduğu ifadesi yer aldı:'Örgüt tabanına 'İlay-ı Kelimetullah' gayesi ile hareket edildiği, Türkiye ve Türk coğrafyası başta olmak üzere ahlaklı toplum yetiştirme arzusunda olunduğu vurgusu yapılmakta. Asıl amacın ise Türkiye'de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu anlaşılmıştır.'‘Hiyerarşik yapılanma’Fezlekede, Gülen'in devlete karşı savaş vermenin yıpratıcı olacağını fark ederek mevcut sistemi yıkmak yerine alternatif bir sistem kurmayı hedeflediği yazdı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü, örgütün yapılanmasında ‘dünya imamı’ unvanından cemaat üyesine kadar hiyerarşi izlendiğini belirtti. Ayrıca Gülen’e bağlı ‘Tayin Heyeti’, ‘İstişare Kurulu’, ‘Mollalar Grubu’ ve ‘Meclis’ adlı birimler olduğu yazıldı. Mali kaynakların idaresinin de 'mütevelli heyeti' tarafından belirlendiği ifade edildi.Örgütün kuruluşundan bu yana yasal görünümlü kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla faaliyetlerini yürüttüğü belirtildi. Dershane, özel kolej, yurt ve öğrenci evleri ile de gençlerin hedeflendiği yazıldı.‘Profesyonel örgütlenme’Fezlekede, örgütün medya ve eğitim organlarından edindiği gelirlerin yanı sıra, gruba sempati duyan iş adamlarından ‘himmet’ adı altında bağış topladığı ifade edildi. Ayrıca devlet kademelerindeki hassas görevlerde bulunan üyeleri yoluyla bağımsız dış politika izlediği yazıldı.İletişimin gizliliği için ulaklar kullanıldığını da belirten fezlekede, “Kod isim ve yemin uygulaması olan, kendine özgü ceza ve ödül sistemi bulunan profesyonel bir örgütlenme olduğu anlaşılmıştır” denildi.Örgütün kolluk kuvvetleri ve yargı içerisindeki üyeleri tarafından sahte ihbarlar kurgulandığı, yasa dışı dinlemeler yapıldığı ve bu sayede “kendilerinden olmayanlara karşı” baskı ve sindirme yöntemleri kullanıldığı ifade edildi.'Yapılanmanın faaliyetleri göz önüne alındığında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. ve 7. maddelerinde ifade edilen şartlara uyduğunu' belirten İstanbul Emniyet Müdürlüğü, “Soruşturma konusu yapının ‘terör örgütü’ olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmektedir” ifadesini kullandı.‘Amaç yeni hükümet’Fezlekede adı geçen şüphelilerin, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarını yürüten Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki operasyonları yürüten şüphelilerle “amaç birliği içerisinde” hareket ettikleri ifade edildi.FETÖ ve PDY olarak kısaltılan yapılanmanın 'nihai hedefi' ise emniyetin fezlekesinde, 'yeni bir hükümet veya anayasal düzen' olarak ifade edildi:“Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti Başbakanı'nı, bakanlarını ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı'nı, sözde Kudüs Ordusu Terör Örgütü soruşturması kapsamında gözaltına almayı planladıkları ve bu sayede hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs ettikleri, Fethullah Gülen'in liderliğindeki Fethullahçı Terör Örgütü-Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PDY) güdümünde yeni bir hükümet veya anayasal düzen kurmayı amaçladıkları anlaşılmıştır.”Şüphelilerin telefon dinlemeleriyle ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçunu da işlediklerini kaydeden fezlekede, yasa dışı dinlemelerle temin edilen ses kayıtları hakkında da şunlar yazıldı:'Bahse konu tapeler ve ID'lerden ve şahıs tespit tutanaklarının tarihleri itibari ile belirli bir organik yapı içerisinde yapılan tüm eylemlerin, kamuoyunda 17-25 Aralık darbe operasyonları olarak bilinen hukuk dışı soruşturma dosyaları ile paralel şekilde, Aralık ayında yoğunlaşarak operasyonel safhaya ulaştırılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.”Kaynak: AA
Reklam
Başbakan Yardımcısı Arınç: 'En Ağır Cezaları Vermek Lazım'
Başbakan Yardımcısı Arınç, Özgecan Aslan'ın öldürülmesine ilişkin, 'Bunları çözmemiz lazım, bunlara imkan ve fırsat vermemek lazım, bunları yapanlara en ağır cezaları vermek lazım' dedi.'BURSABaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesine ilişkin, 'Böyle bir varlığı vahşice katleden, ona karşı şiddet kullanan, ona eziyet eden, onun haysiyetini, onurunu yerlerde sürükleyen vahşiler ve katillerin aramızda dolaşıyor olması, bizi çok üzüyor. Öldüğü, yaralandığı, yüzüne tokat, darbe yediği için hepimiz çok üzgünüz. Bunları çözmemiz lazım, bunlara imkan ve fırsat vermemek lazım, bunları yapanlara en ağır cezaları vermek lazım' dedi.Arınç, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) İşletmeler Üstü Eğitim Merkezi'nde düzenlenen 'Başarılı Esnaf Kadınlara Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, BESOB'un 105 oda ve 90 bin üyesiyle esnaf ve sanatkarları başarıyla temsil ettiğini söyledi.Her toplantıda esnaf ve sanatkarın korunması, perakende ticaretin düzenlenmesiyle ilgili kanunun çıkarması gerektiğini dile getirdiğini hatırlatan Arınç, şöyle devam etti:'İnanın 20 yıldır parlamentodayım. 20 yıldır takip ettiğimiz bu konuyu ne hikmetse özellikle AVM'ler, büyük alışveriş merkezleri, onların ödediği vergiler, yurt dışı, yurt içi lobileri böyle bir kanunun çıkmasına engel oluyordu ancak ısrarlarımız yerine geldi. Geçtiğimiz bayramlaşmada yine bu salonda 'Bunu mutlaka çıkaracağız' diye söz vermiştim. Gider gitmez Bakanlar Kurulunda ele aldık. Süratle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sevk etti. Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun da katkısıyla geçtiğimiz bir ay içinde bu kanun çıktı. Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanarak yürürlüğe sokulmuş oldu. Hayırlı olsun. Esnaf ve sanatkarımızı koruyan, onlara yeni imkanlar tanıyan, kolaylıklar temin eden bir kanun olarak yürürlükte.'Bursaspor'un gelirlerinin artırılmasıKestel ilçesinde, esnaf ve sanatkarlara ayrılan, Türkiye'de bir ilk olacak büyüklükteki iş yerlerinin telefon altyapısının Türk Telekom tarafından ücretsiz yapıldığını anlatan Arınç, bunun karşılığının 10 milyon lira olduğunu ifade ederek, Türk Telekom Bursa Bölge Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti.Arınç, Bursaspor'un şehrin en büyük değerlerinden biri olduğunu belirterek, 'Bursaspor'a maddi ve manevi sahip çıkılırsa o takım başarıdan başarıya koşar. Hangi maça çıkarsa çıksın, 'Arkasında Bursa var' diyerek ona göre oynar. Eğer arkasında 3 milyonluk Bursa yoksa en zayıf takıma bile yenilir ama isterse Real Madrid ile oynasın, 'Bursa benim arkamda' diye düşünürse Allah'ın izniyle iki tane atar' diye konuştu.Bursaspor'u madden güçlendirmek gerektiğini vurgulayan Arınç, kulübün bu konuda ciddi bir desteğe ihtiyaç duyduğunu anlattı.Başbakan Yardımcısı Arınç, inşaatına devam edilen stadyumu anımsatarak, 'Türkiye'de örnekleri yoktur ama dünyadaki ilk 10 stadyumdan birini Bursa'ya kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanlığı inşallah 3-5 ay içinde bitecek Timsah Arena Stadyumu'nun olduğu gibi her şeyini Bursaspor'a devretti. Bunu başka bir belediye başkanı yapar mı bu kadar bilmiyorum ama Bursaspor hastası olursa bir adam yapar. Recep Altepe bunu yaptı ve belki 250-300 milyon liraya mal olan bu stadın kullanılmasını, gelir temin etmesini, Bursaspor'a bir kazanç yolu olarak gösterdi. Bu, örnek alınacak bir davranıştır' ifadesini kullandı.'Ailenin korunmasıyla ilgili gerekli tedbirleri alacağız'Başarılı girişimci kadınları teşvik ettiklerini, mikrokredi uygulamaları sayesinde 3-5 bin lira kredi alıp, ayda 500 lira ödeye ödeye kendi işinden para kazanan kadınları kutladığını söyleyen Arınç, mikrokredi uygulamasının dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Bangladeş kökenli Prof. Dr. Muhammed Yunus'un dünyaya tanıttığı bir sistem olduğunu ifade etti.Bu kredilerin geri dönüşünün yüzde 100 olduğu bilgisini veren Arınç, 'Çünkü kadınlar bu konuda çok daha dürüst erkeklere göre, çok daha çalışkan, sözüne çok daha bağlıdırlar' değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranının giderek arttığını vurgulayan Arınç, şöyle konuştu:'Biz de son 25 dönüşüm programı içinde en az 9 tanesini aile ve kadınlarla ilgili olarak ortaya koyduk. Mesela ailenin ve dinamik nüfus yapısının korunmasıyla ilgili bir tedbirimizi Başbakanımız geçtiğimiz günlerde açıkladı. Kadınlar çalışıyor, çocuk sahibi oluyor, çocuklarına daha fazla zaman ayırmaları, onların eğitimiyle hayatıyla daha çok ilgilenmeleri, eşlerine daha çok zaman ayırmaları gerekiyor. Maalesef Türkiye'de bir sosyal facia olarak evliliğin artmakta olduğu ama boşanmanın onun biraz daha önüne geçtiğini görüyoruz. Bu çok yanlış, çok üzücü bir olay. Boşanmaların onlarca sebebi olabilir ama bu sebepleri ortadan kaldırmak, mutlu bir aile yuvasını meydana getirmek zorundayız. Anayasanın bir maddesi ailenin, bir maddesi de gençliğin korunmasıdır. Ailenin korunmasıyla ilgili gerekli tedbirleri alacağız. Dolayısıyla çocuğun daha ilk yıllarda mutlaka anne şefkatine ihtiyacı vardır. Onu beslemek, büyütmek, annenin evladının yanında olması çok daha önemlidir. Bu yüzden çalışan kadınlar için Sayın Başbakanımızın açıkladığı program, gazetelerde, televizyonlarda belki yeteri kadar verilmemiş olabilir ama çok önemlidir. O yüzden biz çalışan kadın olacak ama çocuğuna, evine daha fazla zaman ayırabilecek, bunun imkanlarını hazırlıyoruz.'Arınç, çocuk sayısının artması konusunda da bir teşvik ve tedbir getirilmesi gerektiğini anlattı.'Memleketimiz eskiden böyle değildi'Bazı mesleklerin ölmeye yüz tuttuğunu anımsatan Arınç, 'Bunlar için de faizsiz krediler vereceğiz, miktarları da yüksek olacak. Halk Bankasının muslukları, esnaf ve sanatkarımız için Allah'ın izniyle daha çok açıldı, daha çok imkan var. Bunlardan hep beraber istifade etmeliyiz' görüşlerini iletti.Esnaf ve sanatkarların memleketin omurgası olduğunu dile getiren Arınç, esnaf ve sanatkar kitlesinin içinden bir tane bile hırsız, uğursuz, ırz düşmanı, memleket haini çıkmadığını, bundan sonra da çıkmayacağını ifade etti.Arınç, kadınların, kızların, hanımların çok mukaddes varlıklar olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:'Hepimizin hamdolsun annesi var, ölenlere Hak, rahmet etsin. Hepimiz onu çok severiz. Eşimiz, kendi kızımız, torunumuz, kardeşimiz var. Böyle bir varlık, bizim her zaman çok sevdiğimiz bir varlık olarak her zaman el üstünde tutulmaya değer. Böyle bir varlığı vahşice katleden, ona karşı şiddet kullanan, ona eziyet eden, onun haysiyetini, onurunu yerlerde sürükleyen vahşiler ve katillerin aramızda dolaşıyor olması, bizi çok üzüyor. Öldüğü, yaralandığı, yüzüne tokat, darbe yediği için hepimiz çok üzgünüz. Bunları çözmemiz lazım. Bunlara imkan ve fırsat vermemek lazım. Bunları yapanlara en ağır cezaları vermek lazım. Biz bunları yapıyoruz. Aklımızın erdiği bütün tedbirleri de alıyoruz. Ne var ki öyle bir rüzgar esiyor ki bunlar, hala devam ediyor. Aklımızın ermediği, sizin bildiğiniz bir şey varsa ne olur söyleyin, onu da yapalım. Bu hepimizin meselesidir çünkü. Hepimiz bu toplulukta kadınımızla erkeğimizle çocuklarımızla akrabalarımızla mutlu, huzurlu yaşamak isteriz. Herkes birbirinin yüzünün gülmesini ister. Bu memleketimiz eskiden böyle değildi. Sokağın ortasında anlatamayacağınız vahşeti işleyen insanlar, eskiden bu ülkede yoktu, yetişmemişti, yetişmiyordu. Ne oldu bize ki hangi değerlerimizi kaybettik ki bu vahşiler bugün her gün gazete sayfalarında, televizyonlarda bizleri üzüyor ve mahcup ediyor? İnşallah son bulması temennisiyle bütün kadınlarımıza, şiddet gören, mutsuz olan, aile bağlarından kopan korunma altına alınan bütün kadınlarımıza da mutluluklar diliyorum.'Başarılı girişimci kadınlara Arınç tarafından ödüllerinin verilmesiyle sona eren törene, Bursa Valisi Münir Karaloğlu, İl Müftüsü Mehmet Emin Ay, Bursaspor Kulübü Başkanı Recep Bölükbaşı, BESOB Başkanı Arif Tak, Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve rektör adayı Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Türk Telekom Bursa Bölge Müdürü Ahmet Yanbay katıldı.Muhabir: Büşra Nur ÖzcanAA
Reklam
IŞİD ve Bonzai Araştırma Önergeleri AK Parti Oylarıyla Reddedildi
Meclis Genel Kurulu'nda, MHP tarafından verilen bonzai ile mücadelenin araştırılması önergesi, AK Partili vekillerin hayır oyları ile reddedildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nun 59. Birleşimi yoklama ile açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yönetirken, katip üyelikleri Burdur Milletvekili Bayram Özçelik ve Erzincan Milletvekili Muharrem Işık yaptı.Başkanlığın Genel Kurula sunuşları tek tek ele alındı. Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge okunmaya başlandı. HDP Grubunun, IŞİD'in Türkiye'deki faaliyetlerinin araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü. HDP Grubu önerisi AK Partili üyelerinin hayır oyu vermesi üzerine kabul edilmedi. Birleşime bir saat ara verildi.MHP Grubunun, bonzai ile mücadelenin araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi görüşülmeye başlandı. Önerge üzerinde ilk sözü MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri aldı. MHP önerisi üzerine AK Parti Milletvekili İsmail Tamer söz aldı. Ardından CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan önerge üzerine görüşlerini dile getirdi. AK Parti Ali Erçoşkun’da önerge üzerine konuştu.Konuşmaların ardından MHP’nin önergesi oylandı. Önerge AK Partili vekillerinin hayır oyları üzerine reddedildi. Cihan
Albayrak: "Gönlümdeki Aslan; Ali Dürüst"
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak Ali Dürüst 'ün başkanlığa aday olmasını istediğini açıkladı.Sivas'ta NTV Spor'un sorularını yanıtlayan Albayrak, Dürüst'e güvenini dile getirdi. Albayrak, 'Benim gönlümde yatan bir tane aslan vardır. O da Ali Dürüst'tür. Benim çok özel bir yakınım ve abimdir. Ali Dürüst'ün başkan olmasını çok fazla istiyorum. Olması için de elimden gelen her şeyi yapacağım' dedi.Tecrübeli yönetici, eski başkan Ünal Aysal 'a bir tek konuda kırgın olduğunu açıkladı. Albayrak, 'Galatasaray 4. yıldızı geçtiğimiz yıl takamadı, onun için kırgın ve üzgünüm' şeklinde konuştu.Abdurrahim Albayrak, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu 'nun uzun yıllar takımı çalıştırması gerektiğini de kaytetti. Albayrak, 'Hamza Hoca'nın ismi Hamzarelli veya Cesare Hamzaoğlu olsaydı devre arasında 15 ya da 20 milyon Euro'luk transfer yaptıracaktı. Onu çok eskiden beri tanıyorum ve onunla çalışmaktan dolayı da çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Biz gideriz ya da kalarız, hiç önemli değil. Ancak Hamza hocanın Galatasaray'a uzun yıllar hizmet etmesini istiyorum' dedi.Fanatik
Reklam
Arda Turan ve Fernando Torres'in Çinli Çocuklarla Buluşması
Çin'in yeni yıl kutlamaları nedeniyle Madrid'de bulunan Çinli çocuklar için Atletico Madrid'in iki yıldızı Arda ve Torres bir etkinlikte yer aldı.Kulübün düzenlediği bir etkinliğe katılan Atletico Madrid'in iki futbolcusu önce mutfağa girdiler ve futbolcu adayları için Çin yemeği yaptılar. Arda Turan hamur açarken, Torres ocağın başına geçti.Ardında futbolcular etkinliğin sürpriz kısmında Çinli çocuklarla bir araya geldiler ve sohbet edip, resim çektirdiler.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Arzumuz 2015'İn Kıbrıs'ta Çözüm Yılı Olması'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 'Arzumuz, 2015 yılının Kıbrıs'ta çözüm yılı olması. Bu konuda da Türkiye ile KKTC arasında hiç bir görüş ayrılığı yok' dedi.ANKARADışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2015'in Kıbrıs'ta çözüm yılı olması için çaba sarf ettiklerini belirterek, uluslararası topluma KKTC üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve bu konudaki haksızlıklara son verilmesi çağrısında bulundu.Bakan Çavuşoğlu ve KKTC'li mevkidaşı Özdil Nami, Bakanlıkta yaptıkları baş başa ve heyetler arası görüşmeler sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.Nami'nin Ankara'ya gelmeden önce Londra'da olduğunu ve orada önemli temaslarda bulunduğunu dile getiren Çavuşoğlu, yaptıkları görüşmede, 14 Ocak'ta Lefkoşa'daki görüşmelerinde gündeme gelen konuların takibini yaptıklarını söyledi.Türkiye'nin her zaman KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, 'Bizim arzumuz 2015 yılının Kıbrıs'ta çözüm yılı olması. Bunun için samimi gayretlerimizi devam ettiriyoruz. Bu konuda da Türkiye ile KKTC arasında hiç bir görüş ayrılığı yok. KKTC içinde de cumhurbaşkanından hükümete ve muhalefete kadar bir uyum var. Tüm siyasi partiler arasında adeta bir konsensus var' diye konuştu.Rum kesiminin samimi bir şekilde müzakere masasına dönmesini arzuladıklarını ifade eden Çavuşoğlu, hep birlikte bu yılı çözüm ve müzakere yılı yapmak istediklerini dile getirdi.'Maaselef Rum kesimi çeşitli bahanelerle bu samimiyet testinden bu güne kadar geçemedi ve müzakerelerden çekildi' diyen Çavuşoğlu şöyle devam etti:'Ortada bir tablo var. Bir tarafta Annan Planı'nı destekleyen ve aynı şekilde bugüne kadarki yakınlaşmaları kabul eden ve de şimdi hala masada olan KKTC, diğer tarafta da maalesef Annan Planı'na hayır diyen, yakınlaşmaları bile bugün kabul etmek istemeyen ve masada olmayan Rum kesimi. Bu konuda da dünyanın bakışı, özellikle Avrupa'nın ve Birleşmiş Milletler'in bakışı da nettir. Bizim dünyaya da çağrımız şudur: Artık KKTC üzerindeki kısıtlamaları kaldırmamız lazım. Bu haksızlıklara son vermemiz lazım.'KKTC'nin uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması ve KKTC'ye yönelik kısıtlamaların kaldırılması konusunda KKTC ile koordineli bir şekilde çalıştıklarının ifade eden Çavuşoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Nami'nin Cidde'de İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni ile bir araya gelecek olmasından ve Katar'da da önemli görüşmeler yapacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti.KKTC'nin İİT'nin yanı sıra diğer uluslararası örgütlere de üye olmasını arzu ettiklerini ifade eden Çavuşoğlu, bu konudaki çalışmaları en üst düzeyde devam ettirdiklerini dile getirdi.Doğu Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol rezervleri konusunda Türkiye ve KKTC'nin ortak bir anlayışa sahip olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, tek taraflı sondaj çalışmalarına karşı olduklarını, KKTC halkının haklarını garanti altına alacak her türlü girişimi de desteklediklerini vurguladı.'Bu konuda çok samimi ve yapıcı önerilerimiz oldu ama bugüne kadar o önerilerimiz maalesef askıda kaldı' diyen Çavuşoğlu, KKTC halkının hakkının korunması için her zaman KKTC ve halkının yanında olacaklarını ve söz konusu gelişmelerden dolayı mağdur olmalarına izin vermedikleri gibi, bundan sonra da izin vermeyeceklerinin altını çizdi.KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami ise KKTC'nin haklı mücadelesinde Türkiye'nin verdiği desteğin hayati önem taşıdığını dile getirdi.Zor koşullar altında çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Nami, 'Şu anda müzakere masasını terk etmiş bir Rum liderle karşı karşıyayız. Kendisinin müzakere masasına, ön şart koymadan geri dönmesi için çalışmalarımızı her gün yoğun bir şekilde devam ettiriyoruz. Ancak bu sorumluluğun sadece Türk tarafına yüklenmesi doğru değildir' dedi.Kıbrıs konusunun uluslararası boyutları olduğunun bilindiğine işaret eden Nami, şunları söyledi:'Bu konuda uluslararası camianın da artık daha yakın ilgi göstermesi ve Rum lidere gereken telkinleri daha da fazla gecikmeden yapması gerektiğini düşünüyoruz ve bu çağrıyı kendilerine iletiyoruz. Bu süreç içerisinde çözümsüzlüğün faturasının Kıbrıslı Türklere çıkarılmasının artık durdurulması gerektiğini söylüyoruz. İzolasyonların kaldırılması gerektiğinin altını çiziyoruz. Bu yönde de çok ciddi çalışmalarımız var. Eğer dünya verdiği bu taahhütleri, aldığı bu kararları hayata geçirirse o zaman Kıbrıs Rum liderinin müzakere masasına geri dönmesi için somut adımları onlar da atmış olacaklardır.'Kıbrıs sorunu konusunda üzerlerine düşen sorumlulukları ve bugüne kadar Kıbrıslı Türklere verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri yönünde dünyaya çağrıda bulunan Nami, 'Bunu yaparlarsa bizim de çözüm irademizin ne kadar güçlü olduğu ortada. O zaman 2015 yılının kapsamlı bir çözüm yılı olmaması için ortada hiç bir neden kalmaz' diye konuştu.Dışişleri Bakanı Nami, Kıbrıs Rum kesiminin hakimiyetçi bir zihniyetle, başta doğalgaz konusu olmak üzere AB ve diğer unsurları çözümü kolaylaştıracak değil de müzakere masasında taraflardan birinin diğeri aleyhine kullanacağı bir koz olarak görmeye devam etmesi ve dünyanın buna göz yumması durumunda, 2015'in kaçırılmış bir fırsat yılı olarak tarihte yerini alacağını söyledi. Nami, 'Arzumuz bu değil. Arzumuz gerek doğalgaz konusunun, gerek AB'nin gerekse diğer tüm konuların kapsamlı çözüme hizmet edecek şekilde kullanılmasıdır' ifadesini kullandı.'Mücadeleye devam edilecek'Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'de eğitilen ve donatılan muhalif gruplara ilişkin, 'Hem DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle, hem de rejim unsurlarıyla mücadele edecekler' dedi.Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Türkiye ve ABD arasında imzalanan Suriyeli muhaliflere yönelik eğit-donat programı mutabakatında, muhaliflerin kiminle savaşacağına ilişkin soru üzerine, eğitilen ve donatılan muhalif grupların hem terör örgütleriyle hem de rejim unsurlarıyla mücadele edeceğini söyledi.Eğit-donat programı konusunda ABD ile imzalanan mutabakat belgesi konusunda detaylı bilgiler verdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye'de eğitilen ve donatılan muhalif grupların, dünyada 114 ülkenin tanıdığı Suriye Ulusal Koalisyonu'na bağlı gruplar olduğunu hatırlattı.'Kendilerine tehdit unsuru olan herkesle mücadele edecekler' diyen Çavuşoğlu, 'Bir tarafta DAEŞ ve diğer terör örgütleri, diğer tarafta da 200 binden fazla insanı öldüren ve Halep'e de sürekli saldırılar yaparak sivil insanları öldürmeye devam eden rejim unsurları vardır. Bu kişiler hem DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle, hem de rejim unsurlarıyla mücadele edecekler' ifadesini kullandı.Çin'den alınacak füze savunma sisteminin NATO'ya entegre edilmesine dair soruya cevaben Çavuşoğlu, Savunma Bakanlığı ve Savunma Müsteşarlığı'nın süreci takip edeceğini, atılacak adımların ve alınacak kararların değerlendirmesini birlikte yapacaklarını ifade etti.'Kıbrıs'ta tüm siyasi partiler arasında ortak bir akıl oluştu'KKTC Dışişleri Bakanı Nami, Rum tarafının tavrını Kıbrıs müzakerelerinin geleceği açısından nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya cevaben, Kıbrıs Türk tarafında özellikle 11 Şubat 2014 anlaşmasıyla birlikte tüm siyasi partilerin arasında ortak bir akıl oluştuğunu söyledi.Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin 11 Şubat 2014 belgesinde tarif edilen şekilde, iki bölgeli, iki toplumlu, iki kurucu devletli siyasi eşitliğe dayanan federal bir çözüm için bir vizyon birlikteliği bulunduğunu ve bunun çok güçlü bir şekilde sürekli ifade edildiğini söyleyen Nami, şöyle devam etti:'Rum tarafında bugün toplanan ulusal konseyin 11 Şubat 2014 belgesine atıf yapamaması, 'iki toplumlu iki bölgeli federal bir çözüm' ifadesini dahi kullanamaması son derece anlamlıdır ve endişe vericidir. Özellikle uluslararası camianın dikkatli bir şekilde not etmesi gerekir. Eğer Rum tarafının üzerinde gereken telkinleri yapmakta imtina ederlerse ve bir takım unsurları, doğalgaz, AB üyeliği gibi kozları Rum tarafının tekelinde bırakan, kapsamlı çözüme hizmet etmeyen tek yanlı kozlar olarak kullanılmasına yol açan unsurlar olarak gündemde tutarlarsa, Rum tarafının çözüm iradesi gittikçe daha da zayıflayacaktır. Biz bundan endişe ediyoruz. Rum tarafındaki çözüm iradesinin mutlaka aklın gerektirdiği yola gelmesi, uluslararası caminanın da oradaki gelişmeleri not edip gerekeni yapması lazım.'Doğalgaz konusunda Güney Kıbrıs Rum kesiminin yaptığı anlaşmaların sorulması üzerine Nami, doğalgaz ve hidrokarbon konusunun kapsamlı çözümü destekleyen bir unsur olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Tüm uluslararası camianın da bu doğrultuda görüşlerini dile getirdiğini kaydeden Nami, 'Rum tarafı ısrarla Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını gözardı ederek, tek yanlı adımlar atmaya devam etmektedir' diye konuştu.Kıbrıs Türk halkınının meşru hak ve çıkarlarını korumakla ilgili herhangi bir tereddüte girmeyeceklerini belirten Nami, 'Kıbrıslı Türkler bugüne kadar bu konuda hiç şüpheye yer vermeyecek net iradelerini ortaya koymuşlardır' ifadesini kullandı.Türkiye'nin de verdiği güçlü destekle Kıbrıs Türk halkının haklarını korumaya devam edeceğiz' diyen Nami, Kıbrıs Rum yönetiminin hiçbir şekilde Kıbrıslı Türkleri temsil etme yeteneği olmadığını vurguladı.Kıbrıslı Türklere de ait olan bu haklar konusunda tek yanlı adım atılmayan daha yapıcı bir dönem görmek istediklerini ifade eden Nami, şunları ekledi:'Bu konu yüzünden kapsamlı müzakere masasından kalkan Rum liderinin tavırlarında ısrarcı olması, elbette yapıcı bir tavır olarak algılanamaz. İleriki dönemde Kıbrıslı Türkleri hiçbir şekilde temsil etme yeteneği olmayan Kıbrıs Rum yönetiminin, bizlere de ait olan bu konularda tek yanlı adım atmayacağı, daha yapıcı bir dönem görmek istiyoruz. Bizim arzumuz budur.'Muhabir: Ahmet Esad Şani, Sinan PolatAA
Reklam
Anadolu Efes, Finalde Fenerbahçe'nin Rakibi Oldu
Royal Halı Türkiye Kupası'nda Darüşşafaka Doğuş'u 88-73 yenen Anadolu Efes, finale yükseldi.Maçın ilk sayısı Anadolu Efesli Doğuş Balbay'dan geldi. Müsbakanın ilk 5 dakikası 13-12 Anadolu Efes'in üstünlüğüyle sonuçlandı. İstanbul temsilcisi Anadolu Efes, farkı açmaya çalışsa da bundan başarılı olamadı ve ilk çeyreği 28-26 önde bitirdi.İkinci periyodun ilk bölümünde Ersin Dağlı ile skoru 37-37'e getiren Darüşşafaka Doğuş maça dengeyi getirdi. Yaklaşık 2 dakika boyunca takımlar sayı bulamadı. Periyodun kalan bölümünde Anadolu Efes farkı 9 sayıya çıkarsa da devreye 48-45 önde girdi.Üçüncü periyotta perdeyi Anadolu Efes'ten Saric 3 sayılık atışla açtı. Bu çeyreğin ilk 5 dakikasında Darüşşafaka Doğuş üst üste top kaybedince, 10 sayı geriye düştü. Periyodun kalan bölümlerinde iyi savunma yapan, Perperoglou ve Saric ile dışarıdan sayılan bulan Anadolu Efes, çeyreği 68-57 önde tamamladı.Son çeyrekte Anadolu Efes aradaki farkı korumasını bildi. Periyodun son 5 dakikasına 77-64 önde giren Anadolu Efes, karşılaşmadan da 88-73 galip ayrıldı.Final biletini alan Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker'in rakibi oldu.Bu arada, maçın yıldızı Anadolu Efes'ten Perperoglou seçildi.Kaynak: AA
G.Saray'dan Soma Açıklaması
Galatasaray, resmi sitesi aracılığı ile Soma'ya yardım amacıyla yapılan Atletico Madrid maçının hasılatının ne olduğu ile ilgili bilgilendirme yaptı. Sarı-kırmızılılar, LFP'ın (Liga de Fútbol Profesional) ile bir ihtilaf olduğunu, bu nedenle henüz yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamadığını açıkladı.'Soma faciasında yaşamını yitirenlerin ailelerine yardım amacıyla 06.08.2014 tarihinde Galatasaray ile Atletico Madrid arasında İspanya Ligi’nin LFP World Challenge programı çerçevesinde oynanan maçla ilgili olarak son günlerde medyada çıkan haberler dolayısıyla kamuoyunun bilgilendirilmesi zorunlu olmuştur.İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan Galatasaray ile Atletico Madrid maçı sonrası elde edilen hasılat, LFP'ın (Liga de Fútbol Profesional) resmi biletli seyirci sayısını kabul etmemesi sonucu ortaya çıkan ihtilaf nedeniyle bloke edilmiştir.İhtilafın halledilmesinin ardından söz konusu yardım ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacaktır.Galatasaray Spor Kulübü'Sporx
Reklam
'7 Haziran Sonrası İlk İşimiz Bu Kirli Gazetelere El Koymak Olacak'
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, İzmir'de düzenlediği basın toplantısında ''Şimdi de Kılıçdaroğlu için yazıyorlar. Kılıçdaroğlu cam gibidir. 8-9 Haziran'da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır'' dedi.CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin İzmir’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hurriyet.com.tr'de yer alan habere göre, Tekin, gazetecilerin CHP Milletvekili Umut Oran hakkında ortaya çıkan iddialarla ilgili  sorularına “Hepsi kirliliktir, bu kirliliklerin hesabını soracağız. Hele Umut Oran gibi bildiğimiz bir kardeşimizin bu kirli işlerde olmayacağını hepimizin bilmesi lazım. Bu pis işler tuzak işler hep bunların işleri olduğu için zannediyorlar ki CHP’liler de bu işlerin içinde. CHP’liler bu işleri beceremez, CHP’liler çalma çırpma ve tuzak işleri beceremez” yanıtını verdi. İşte Gürsel Tekin'in açıklamaları:BU UÇAĞI KİM DÜŞÜRDÜ CEVABINI VERECEKSİNİZDaha önce Urfa’da kamuoyuna paylaşmış olduğum Süleyman Şah Türbesi ve düşürülen uçağımızla ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.  Düşen uçağımızla ilgili AKP yöneticilerinin tamamı bütün televizyonları işgal ettiler. Bırakın uçağımıza, bizim coğrafyasında uçacak kuşun kanadına dokunursanız bedeli ağır olur. Tutmayı bizi dediler. Sakin olun dedik. E tutmadık sizi? Bir soru soruyorum. Bu milli mesele, siyasi parti meselesi değil. Bu ülkenin uçağı düşüyorsa 76 milyon olarak bunu dert edinirizBasit soru sorduk. Hangi gerekçe ile hava sahasını ihlal ettiniz, pilotun ısrarına rağmen hava sahasısını ihlal edin diyen kim? Bu uçağı kim düşürdü. Bana Savunma Bakanı cevap göndermiş. Daha öncede siz dinleniyorsunuz demiştim. Bana cevap verdiler bizi kimse dinleyemez. Sonra rezillikler çıktı ortaya.SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ'NDE 8 AYDIR PERSONEL DEĞİŞİMİ OLMUYORŞimdi de dosyada gizlilik var cevap veremeyiz. Türkiye’nin uçağı düşmüş bu millet meselesi. Bu uçağı kim düşürdü cevabını vereceksiniz. Süleyman Şah’ta 8 aydır personel değişimi olmadığını söyledik. Konya ne kadar Türkiye’nin toprakları ise Süleyman Şah da Türkiye’nin parçasıdır. 8 aydır personel değişimi olmuyor. 7 aydır lojistik destek, yani personelin yiyeceği içeceği desteği yapılamıyor. Hodri meydan. Binelim uçağa gidelim Süleyman Şah Türbesi'ne.EN ÇOK GÜVENLİĞE İHTİYACI OLAN PARTİ CHPGelelim İç Güvenlik Paketi'ne.  Ak Parti’nin bir cahil grup başkanvekili şunu söyledi: Buna kim karşı çıkarsa vatan hainidir. En çok güvenliğe ihtiyacı olan parti CHP'dir. Utanmadan arlanmadan Almanya modeli diyorlar. Almanya'da iktidarın valisi, polisi, yargıcı var mı? 81 tane il valisi AKP il başkanı gibidir.ABDULLA GÜL'E TEŞEKKÜR EDİYORUMBir öğrenci kardeşimiz neden 18 ay yattı. Poşu taktığı için yattı. Terör Yasası'nda var zaten. Molotof dahil var. Neden yalan söylüyorsun. Bu bir sıkı yönetim yasasıdır. Gecikmiş bir açıklama olsa da sadece Abdullah Gül’e teşekkür ediyorum. Gül bir şey daha söyledi. Başkanlık sistemi tartışılıyor. Talan tipi başkanlık sistemi olmaz dedi.CHP İLE İLGİLİ OLAĞANÜSTÜ KAMPANYA VARSon dönemlerde CHP ile ilgili olağanüstü bir kampanya var. Biz CHP’yiz. Taşeron siyasi partiler geliyor gidiyor. Bir siyasi parti ayakta. Neden? Çünkü kirliliklere bulaşmamış. Önce benimle ilgili, bir gazeteyi açtım Alman ajanları Gürsel Tekin’e bilgi veriyor. Fotoğrafa baktım ben de şaşırdım, Burası neresi. Sözde belge açıklıyorlar Almanların gözleri kapalı benim gözlerim açık. Şimdi yargı yoluyla hesabını sorup burunlarından fitil fitil getireceğim.8-9 HAZİRAN'DA İLK İŞİMİZ BU KİRLİ GAZETELERE EL KOYMAK OLACAKŞimdi de Kılıçdaroğlu için yazıyorlar. Kılıçdaroğlu cam gibidir. Ama Davutoğlu’na AKP’lilere bakın nedene bakarsanız bakın kirliliği görürsünüz.  8-9 Haziran'da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır. Sadece el mi koyacağım, buna bulaşmış bütün iş adamlarından hesabını soracağız. Konuşulması gereken önemli meseleler var. IŞİD meselesi, Süleyman Şah Türbesi tartışılması gerekirken bu tartışmaların önünü neyle keseceksiniz. Kirli gazetelerinizin başka haberleriyle keseceksiniz.BU SIKIYÖNETİM YASASIİç Güvenlik Paketi demeyin, sıkıyönetim paketi. Biz sadist miyiz. Bizim güvenli yerlerde yaşamaya ihtiyacımız var. Bu sıkıyönetim yasası. Bu sadece AKP’lileri ilgilendiren mesele midir. Hayır 2-3 aileyi kurtarmak için.Erdoğan 400 vekil isterken onu CHP için istemiş. Parti adı verdi mi. Vermedi. Başta CHP olmak üzere 3 parti siyasi mücadele veriyor. Yetmiyor eski cumhurbaşkanı dahil oluyor buna. Bu yasayı uygulaması gereken kurumlar bunan neresinde diye soruyoruz. Asker, jandarma, polis bunun neresinde. Bunu cebren buradan geçirebilirler. Ama Anayasa Mahkemesi'nden yüzde 100 dönecektir.MECLİS'TEKİ SALDIRILARIN HESABI SORULACAKMeclis’teki saldırıların hesabı sorulacaktır. Biz mücadele alanlarından geliyoruz. Kimse merak etmesin.Hürriyet
Reklam