Gözaltına Alınan Polislerden 9'u Serbest Bırakıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 ilde başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan polislerden 9'u serbest bırakıldı. Ankara Adliyesi'nde ifadeleri alınan polislerden 9'u serbest bırakıldı, 24 emniyet mensubu ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Operasyon kapsamında 54 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. 20 kişi emniyet ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Bir kişinin ise şehir dışında olduğu için henüz adliyeye getirilmediği öğrenildi.Cihan
Sow: "Eleştirilerin Tamamını Kabul Ediyorum"
Fenerbahçe'nin Konyaspor karşısında 1-1 berabere kalıp, lider Galatasaray'ın 4 puan gerisine düştüğü maçın ardından Moussa Sow LİG TV'ye açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe, Konyaspor ile berabere kalarak lider Galatasaray'ın 4 puan gerisine düştü.Maçın ardından açıklamalarda bulunan Senegalli Moussa Sow, eleştirilerin tamamını kabul ettiğini söyledi.2 maçtır forvetlerin gol atamaması nedeniyle yapılan eleştirilerin normal olduğunu dile geiten Moussa Sow, Gaziantepspor karşılaşmasından bu yana 2 maçtır forvet oyuncuları olarak golle buluşmayı başaramadık. Böyle bir durumda ilk olarak bizim eleştirilmemiz lazım, bu normaldir. Ben bir forvet oyuncusuyum, bu eleştirilerin tamamını kabul ediyorum ve üzerime alıyorum. Bizim ne kadar çalıştığımızı Allah bilir' dedi.Şampiyonluk için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ifade eden Sow, 'Taraftarımızın sinirini anlıyorum. Özellikle biz forvet oyuncularına karşı. Biz çok çalışıyoruz, hedefe ulaşmak için çabalıyoruz. Emin olsunlar biz bu çalışmalarımıza devam edeceğiz. Taraftarlarımız hiç endişelenmesi, şampiyonluk için elimizden gelen her şeyi yapacağız' diye konuştu.Konyaspor karşısındaki puan kaybının, gelecek hafta oynanacak Galatasaray derbisinde baskı yaratıp, yaratmayacağı sorusuna ise Sow, 'Sezon başından beri her maçı kazanmak zorundaydık, Fenerbahçe oynuyorsanız, her maçı kazanmak istersiniz. Sadece gelecek hafta için değil. Ligin sonuna daha çok süre var. Daha önümüzde çok uzun bir yol var' şeklinde konuştu.Eurosport
Fatih Terim: "Yaşar Kemal Türkiye'nin Yüreğinde Ölümsüz Kalacaktır"
Türkiye Futbol Federasyonu'ndan başsağlığı mesajı yayımlanırken, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de bir açıklamada bulundu.Türkiye Futbol Federasyonu, yazar Yaşar Kemal'in vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımlarken, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de bir açıklamada bulundu.Federasyonun internet sitesinden yapılan açıklamada, 'Edebiyatımızın en büyük değerlerinden Yaşar Kemal'i kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaşar Kemal'e Allah'tan rahmet, ailesi, sevenleri ve ülkemize başsağlığı dileriz' ifadeleri kullanıldı.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim tarafından yapılan ve federasyonun internet sitesinde yer alan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:'Ağabeyim, dostum, hemşehrim, ülkenin yetiştirdiği en önemli aydınlardan, Türk Edebiyatı'nın en büyük ustalarından Yaşar Kemal'i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Yaşar ağabeyimin ifadesi ile 'insan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar'. Biliyorum onun kapladığı yeri doldurmak mümkün olmayacak. Gövdesi ile aramızdan ayrıldı fakat benim ve tüm Türkiye'nin yüreğinde ölümsüz kalacaktır. Yaşar ağabeyime Allah'tan rahmet, kederli ailesi ile tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.'Eurosport
Başbakan Davutoğlu: ‘Türkiye'ye Herkes Selam Duracak’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye Cumhuriyeti’ne de herkes gücü ve kudretiyle selam duracak' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm sürecinin artık milletin malı olduğunu belirterek, 'Çözüm süreci milli bir süreçtir, yerli bir süreçtir, bu ülkenin bütün vatandaşlarının sahiplendiği bir süreçtir. Önümüzdeki günlerde çözüm süreci konusunda çok daha sağlam adımlar atılacağına inancımız devam etmektedir. Bütün vatandaşlarımızı da Türkiye’yi Suriye ve Irak gibi kaos ortamına sürüklemek isteyenlere karşı çözüm sürecini ve Türkiye’deki demokratikleşme sürecini sahiplenmeye davet ediyorum' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, televizyonlarda 'Yeni Türkiye Yolunda' adıyla yayınlanan halka seslenişinde, 'Şubat ayı yılın en kısa ayı, ama milletçe gurur duyduğumuz, heyecan duyduğumuz projeler yanında milletçe üzüldüğümüz olaylarda yaşadık. Şimdi muhtemelen her biriniz ya sofra başındasınız, ya akşam yemeğini bitirmiş kahve içiyorsunuz ya da nöbette değişik vesilelerle iş yerlerindesiniz. Sofranızın bereketli olmasını, sohbetinizin hep tebessümle dolmasını, işlerinizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gurur duyduğumuz olaylardan bahsetmiştim. Milletler kritik dönemlerde sınava çekilirler, tarih sınavından geçen milletle bir sonraki döneme gururla ve onurla girerler, bu sınavları kaybedenler ise sonraki dönemlerde zillet içinde yaşarlar.Böyle bir sınavı 21 Şubat’ı 22 Şubat’a bağlayan gece yaşadık, kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz eşzamanlı iki ayaklı operasyonla 21 Şubat’ı 22 Şubat’a bağlayan gece saat 21.00’de Suriye’ye girdi. Bir taraftan Süleyman Şah’ın yeni mekanı olacak olan Suriye Eşme’sindeki toprak kontrol altına alındı, diğer taraftan da 40 tank, 57 zırhlı araç, 572 kahraman askerimiz Birinci Dünya Savaşında terk ettiğimiz topraklara tekrar girdi ve Karakozak Köyü’ndeki Süleyman Şah Saygı Karakolu’na planlandığı gibi gece yarım sularında ulaştı. Ben de bu operasyonu gece 23:00’ten itibaren sabaha kadar aralıksız bir şekilde Genelkurmay Başkanımız, kuvvet komutanlarımız, kahraman subaylarımız ve askerlerimizle birlikte takip ettim. Emin olun, bütün gece gururla dakika dakika işleyen bir operasyona şahit olmak benim Türk Silahlı Kuvvetleri’ne olan güvenimi, ülkemizin kapasitesine olan inancımı bir kez daha artırdı. Operasyon esnasında bir kaza suretiyle şehit olan bir askerimiz, Halit Avcı kardeşimiz dışında hiçbir askerimizin burnu dahi kanamadı ve ülkemize salimen döndüler' ifadelerini kullandı.“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE DE HERKES GÜCÜ VE KUDRETİYLE SELAM DURACAK''Bu operasyondaki olağanüstü başarı dolayısıyla başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere kuvvet komutanlarımıza, Şah Fırat Operasyonunda yer almış bütün subaylarımıza, askerlerimize teşekkürü bir borç biliyorum' diyen Başbakan Davutoğlu, 'Onlarla gurur duyuyoruz, onların bu vatan aşkının ülkemizin geleceği için en büyük teminat olduğunu biliyoruz. Aziz milletim, nasıl Şah Fırat Operasyonu başarıyla tamamlanmışsa, aslında ekonomide ve diğer alanlarda da aynı disiplinle çalışmaya devam ediyoruz. Yükselen Türkiye’nin ayak sesleri artık her yerden duyuluyor, yurt içinde ve yurt dışında her yerden duyuluyor.Bu ayak seslerinin çarpıcı bazı mega projelerle nasıl hissedilmeye başlandığı da sizlerle paylaşmak istiyorum. 12 Şubat’ta İstanbul’da 3’üncü havalimanı projesini inceleme ziyaretinde bulundum. Nasıl Genelkurmay karargahında 21 Şubat’ta gururla o çalışmaları takip etmişsem, aynı şekilde 3’üncü havalimanı projesinde sağlanan gelişmeleri, ilerlemeleri de aynı gururla takip ettim, brifingler aldım. Bu projeyle birlikte İstanbul dünyanın en büyük havalimanına kavuşacak. Dört fazda ilerleyecek çalışmalar; Birinci fazda 2017 29 Ekim’ine kadar 2 pistte 90 milyon kapasiteli havaalanı inşa edilecek, 2018 yazında 3’üncü pist inşa edilecek, daha sonraki 3’üncü aşamada kapasite 120 milyona, 4’üncü aşamada 150 milyona çıkacak, 150 milyonla dünyanın en büyük havalimanı İstanbul’da inşa edilmiş olacak.10 milyarı aşkın yatırım projesi, 22 milyarlık kira bedeliyle 32 milyon 390 milyonluk müthiş bir finansal altyapıya sahip gerçek bir mega proje. Artık doğudan batıya, kuzeyden güneye kim nereye seyir ediyorsa etsin, seyir edenler mutlaka İstanbul’a inecekler, İstanbul’da intikallerini yapacaklar ya da kalacaklar, ama mutlaka İstanbul’a selam duracaklar. Nasıl hava ulaşımında İstanbul Havalimanı üzerinden İstanbul’a selam durulacaksa, Türkiye Cumhuriyeti’ne de herkes gücü ve kudretiyle selam duracak' şeklinde konuştu.“İSTANBUL’U BİR ANLAMDA İKİ KITAYLA BİRLİKTE BÜTÜN KANATLARIYLA TEK BİR UZUV HALİNE GETİRİLİYORUZ”Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Yine bu projeyi bütünleyen bir başka projeyi de dün İstanbul’da İstanbullu hemşehrilerimizle, hem de bütün vatandaşlarımızla paylaştım, bu da 3 katlı İstanbul tüneli, bu da dünyada bir ilk. İlk defa dünyada 3 katlı bir tünelle bir Boğaz geçişi, bir geçiş sağlanmış olacak. Ortadaki metro geçişi, üst ve alt katlarda ise kara yolu geçişi ile İstanbul Boğaz’ını bir kez daha denizin 110 metre altından geçeceğiz.Bu proje bütüncül bir proje, yani İstanbul’a makro düzeyde bakıldığında 9 raylı sistemi birbirine bağlayan, bunlar arasındaki irtibatları sağlayan bir halka olacak, tabiri caizse tespih dizileri gibi yürüyen projeler bu adımla birlikte birbirine irtibatlanacak. 3 boğaz geçişi, 3 köprü, 3 havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu bu projeyle birbirlerine kenetlenecekler, İstanbul’u bir anlamda iki kıtayla birlikte bütün kanatlarıyla tek bir uzuv haline getiriliyoruz. 6 bin 500 metrelik geçişle bir kez daha Avrupa ve Asya birbirine irtibatlanırken, İncirli, Topkapı, Okmeydanı, Mecidiyeköy, Altunizade, Söğütlüçeşme hattıyla metro üzerinden bu uzun geçiş yolu 40 dakikaya inecek.Boğaziçi Köprüsü raylı sistemle entegre olacak, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de otoyolla entegre olmuş olacak. Hasdal kavşağından Ümraniye Çamlık’a kadar gidiş 14 dakikada sağlanabilecek. Gördüğünüz gibi, İstanbul bu projeyle tek bir bütün, makro bir planlamayla birbirine entegre hale gelecek. Beni bu projede en fazla heyecanlandıran hususlardan biri de projenin çevre dostu niteliği. Bunun için hiçbir yeni arazi kullanılmayacak, hepsi deniz altından, kara altından yürüyecek ve çevreyi kirleten gaz salınımlarında da büyük bir tasarruf sağlanacak, İstanbul’un siluetine de hiçbir şekilde zarar verilmeyecek. Ulaşım yeraltına indikçe yerin üstünde İstanbul’un bir medeniyet merkezi olarak ihya edilmesinin de önü açılmış olacak.Yine İstanbul’umuzun özellikle Ankara, İzmir bağlantıları da bu entegre sistemle daha kısa sürede sağlanmış olacak.''ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE GAP YENİ EYLEM PLANI'NI DA AÇIKLAYACAĞIZ'GAP'ın dünyanın en önemli kırsal kalkınma projelerinden biri olduğunu hatırlatan Davutoğlu, 'Önümüzdeki günlerde GAP yeni eylem planını da açıklayacağız. Ama bunun yanında DAP ve KOP ve DOKAP’ı da geliştirdik. Geçtiğimiz ay içinde DOKAP eylem planını Ordu’da hem Karadenizli hemşehrilerimizle, hem vatandaşlarımızla paylaştım. DOKAP ile birlikte, Doğu Karadeniz Kalkınma Planıyla birlikte Doğu Karadeniz’in gayrisafi milli hasılası Türkiye ortalamasının üstüne çıkartılacak, istihdam artacak ve bu havza gerçek bir turizm havzasına dönüşecek.Yeşil yol projesiyle Doğu Karadeniz’de 2500 kilometrelik toplam yolun şu anda 490 kilometresi bitti, bu yol tamamlandığında Karadeniz sahil yolunu tamamlayan Karadeniz yaylarını birbirine birleştiren büyük bir proje gerçekleşmiş olacak.Ayrıca, yine bütün dünyada bir ilk niteliği taşıyan Ordu-Giresun Havalimanını da bu yıl hizmete açıyoruz. Niye dünyada bir ilk? Çünkü deniz doldurularak havalimanı yapıldı. Eğer hayal ediyorsanız, eğer rüyalarınız varsa, bu rüyaları gerçekleştirecek, inancınız, düşünceniz ve milletinize güveniniz varsa her şeyi yaparsanız. Denizi doldurur hava limanı yaparsanız, Boğaz’ın 110 metre derinine iner 3 katlı tünel yaparsanız, dünyanın en büyük havalimanını İstanbul’a kazandırırsınız. Ama rüyanız yoksa, hayaliniz yoksa, iddianız yoksa, bu toprakların altında da, üstünde de barınamazsanız. Biz iddiamız olduğu için Şah Fırat Operasyonunu nasıl başarıyla yaptıysak, bugün bu ekonomik mega projeleri de adım adım başarıya götüreceğiz' diye konuştu.G-20 DÖNEM BAŞKANLIĞIBaşbakan Davutoğlu, uluslararası finans kuruluşlarıyla 8 Şubat’ta İstanbul’da bir araya geldiğini hatırlatarak, G-20 dönem başkanlığını kendileriyle tartıştık. Türkiye’nin uluslararası finans piyasalarında artan itibarını kendilerinden dinledi, ayrıca Türkiye’nin geleceğe dönük projeleri konularında da bilgi verdim. Özellikle 25 öncelikli dönüşüm programı bütün dünyada büyük ilgiyle takip ediliyor. Bu programın bütün Türkiye sathına yayılması için valilerimize talimat verdim. Valilerimizle bir araya geldiğimizde hem asayiş konularını, hem de ekonomik kalkınma konularını ele aldık' dedi.'FAİZLERİN DE DAHA AŞAĞIYA İNECEĞİNE DAİR İNANCIMIZ TAMDIR'Bu ay içinde enflasyonun düşme trendini sürdürerek 7,3’e düştüğünü belirten Davutoğlu, 'İstikrarlı yönetimle bundan sonra enflasyonun da, faizlerin de daha aşağıya ineceğine dair inancımız tamdır. Ekonomi kalkınırken geniş halk kitlelerimizin de bundan istifade etmesi gerektiği inancıyla birçok müjdeyi bu ay içinde de vatandaşlarımızla paylaştım.Belediye başkanlarımızla yaptığımız toplantıda, özellikle Büyükşehir Yasasıyla birlikte kapanan belediye borçları konusundaki şikâyetleri daha önce dinlemiştim, bu şikâyetleri göz önüne alarak kapanan belediyelerin borçlarını 1 yıl erteledik.Yani bir belde belediyesi kapanmışsa, ilçe belediyesine borç devredilmişse, bu borç 1 yıl süreyle erteleniyor. Bu belediyelerimizin üzerindeki borç yükünü almak bakımından önemli bir hamleydi. Yine BAĞKUR mensuplarını yakından ilgilendiren önemli bir kararı daha aldık. Bildiğiniz gibi, BAĞKUR borçlarının yeniden yapılandırılması imkanı sağlamıştık, büyük bir vatandaş kitlemiz bu yeniden yapılandırmayı gerçekleştirdi, ancak yaklaşık 1 milyon 305 bin kişi bunu yapamadığı için sağlık hizmetlerinden yararlanamıyordu. Aldığımız kararla hem hizmetleri, hem primleri dondurarak 1 milyon 305 bin vatandaşımızın sağlık hizmetlerinden diğerleri gibi eşit şartlarda faydalanmasının önünü açtık. Bu büyük bir sosyal hizmet anlayışının yansımasıydı' şeklinde konuştu.TURİZM SEKTÖRÜNDEKİ YENİ ADIMLARDavutoğlu, turizm sektöründe özellikle Rusya ve İran’da yaşanan gelişmeler dolayısıyla düşme trendine giren turist akışını engelleyebilmek ve Türkiye’yi turizm açısından cazip bir ülke olma niteliğini korumak için devrim mahiyetinde 2 adım daha attıklarına dikkati çekerek, 'Tur operatörlerinin maliyetlerini azaltabilmek için önümüzdeki 2 ay içinde Türkiye’ye sefer yapacak olan turizm amaçlı uçuşlarda bu ülkelerden gelen uçuşlara 6 bin dolarlık yakıt katkısı sağladık. Ayıca, tur operatörlerine Hazine destekli kredi imkânları açtık. Turizmde bu imkânları verirken, gözümüzün bir diğeri de tarım sektöründeydi. Bu hafta içinde tarımda dünyada yine bir ilk niteliğinde, devrim mahiyetinde bir projeye imza attık, tarım sektörü entegre yönetim bilgi sistemi, kısa adıyla TARSEY’i devreye soktuk.Niye dünyada bir ilk? Çünkü ilk defa bir ülke dünyadaki bütün tarım bilgilerini tek bir sistem içinde topladı ve bu sistemle tarımı en etkin şekilde yönetme kapasitesi kazandı. Birçok dost ülkenin tarım bakanının da katıldığı törende bu özellikleriyle yeni sistemi halkımıza ve dünyaya tanıttık. Bu yolla yapacağımız ürün planlaması, tarım planlaması, havza planlamalarının alandaki yetkinliğini kontrol etme imkânına sahip olacağız, 10 bin ziraat mühendisi alandan bilgileri doğrudan aktaracak ve sistem içinde her an Türkiye’nin bütün tarım alanlarındaki üretim şartlarını görme imkanına sahip olacağız. Çiftçilerimiz ise artık e-devlet uygulamasıyla tanışacak ve bürokratik işlemler doğrudan bu sistem üzerinden yapılarak müracaatlar, tahsisler, bütün ödemeler, prim destekleri de yine bu sistemle koordine edilecek' ifadelerine yer verdi.TARIM DESTEKLERİTürkiye'nin ilklerin ülkesi olduğunu belirten Davutoğlu, 'Türkiye öncü ülkedir, Türkiye ar-ge konusunda artık hamle yapan bir ülkedir. Bu konuda emeği geçen bütün görevlilerimize bir kez daha teşekkür ediyor, çiftçilerimize hayırlı olsun diyorum. Ayrıca, bugün tarım desteklerinin 2 milyar Türk Liralık kısmı da çiftçilerimize ödendi, hayırlı, bereketli olsun.Bu ay içinde geçtiğimiz aylarda olduğu gibi vatandaşlarımızla ve değişik kesimlerle buluşmalara devam ettik' dedi.Davutoğlu, 11 Şubat günü gayrimüslim kanaat önderleriyle biraraya geldiğini hatırlatarak, 'Gayrimüslim vakıfların, derneklerin temsilcileriyle yaklaşık 5 saat süren bir toplantıda ülkemizle ilgili genel meseleleri ve bu vakıfların, derneklerin sorunlarını tek tek ele aldık. Bir kez daha ifade ediyorum, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı söz konusu olduğunda hiçbir dini, mezhebi, etnik ayrım söz konusu olamaz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bir tarağın dişleri gibi birbirine eşit ve omuz omuzadır. Bu toplantıya katılan gayrimüslim kanaat önderlerine de teşekkür ediyorum. Son yıllarda sağlanan dini özgürlükler ortamından ve bu cemaatlere sağlanan imkânlardan büyük bir sitayişle bahsettiler ve kadirşinaslıklarını gösterdiler.19 Şubat’ta ise beni çok memnun eden bir başka buluşma da yerel medya temsilcileriyle biraraya geldim. Ulusal medya hepimizin yakından takip etmesi bakımından daha çok bilinir, maruftur eski tabirle. Yerel medya ise toplumun kılcal damarlarına kadar ulaşan, belki daha az görünen, ama daha fazla etkili olan çok geniş bir kanaat önderi camiasıdır. O programda 100’ü aşkın kanala aynı anda bağlanıp düşüncelerimi Anadolu’nun ve Trakya’nın her köşesindeki yerel medyayı izleyen vatandaşlarımıza iletme imkanı buldum. Yerel medya temsilcilerine de tekrar teşekkür ediyorum. Yerel ve yerli medya aslında düşünce özgürlüğünün de, ortak aklın üretilmesinin de en önemli araçları olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim' diye konuştu.YURT İÇİ VE YURT DIŞI SEYAHATLERİGeçtiğimiz ay içinde yurt içi seyahatlerine devam ettiğini hatırlatan Davutoğlu, 'Afyon, Denizli, Kastamonu, Sakarya, Kocaeli, Sivas, Ordu, Giresun ve Antalya’yı ziyaret ettim, birçok açılışlar yaptık, toplantılarda sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik.Sadece birini zikredeyim, Antalya’da 365 milyon Türk Lira değerinde 152 tesisi hizmete açtık. Bütün vatandaşlarımızla bundan sonra da kucaklaşmaya devam edeceğim. Yurt içinde yoğun faaliyetlerimiz devam ederken, yurt dışı temaslarımız da aksamadı. Türkiye’de hiçbir şeyi eksik, yarım bırakamazsınız, içeriye yoğunlaşıp dışarıyı ihmal ederseniz dünya gündeminden düşerseniz, dışarıya yoğunlaşıp içerdeki gelişmeleri ihmal ederseniz Türkiye’de etkin bir yönetim sağlama imkânınız kalmaz. Bu ay içinde 2 dost ülkeyi ziyaret ettim, Pakistan ve Macaristan’da yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyleri toplantısı yaptık.Pakistan bizim can kardeşimizdir, İstiklal Harbinde bize verdikleri desteği hiç unutmadık. Ne zaman Türkiye’nin başı derde girse Pakistan, ne zaman Pakistan’ın başı derde girse Türkiye daha hiçbir talep olmadan devreye girer ve gereğini yapar. Aynı şekilde Macaristan’la da çok köklü ilişkilerimiz var, tarihi derinliğe haiz ilişkilerimiz var. Orta Avrupa’nın bu önemli ülkesiyle de son derece önemli anlaşmalara imza attık ve Avrupa siyasetinde Türkiye’yle Macaristan’ın beraber hareket etmesi konusunda da prensip kararına vardık. Yine Macaristan’da biraz önce de zikrettiğim gibi Gül Baba türbesini, Galiçya şehitlerini ziyaret edip huzurlarında divana durdum. Yurt dışından misafirlerimiz oldu, Irak Kürt Bölgesel Yönetim Başkanı Neçirvan Barzani, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi Türkiye’ye geldiler, dost ve kardeş Irak’taki gelişmeleri onlarla istişare imkânı buldum. Ayrıca Irak Başbakanı Sayın Abadi’yle bir telefon görüşmesinde de Irak’ın birliği, beraberliği için nelerin yapılabileceğini istişare etme imkânı da elde ettim' dedi.'ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YURT DIŞI SEYAHATLERİM DEVAM EDECEK'Önümüzdeki günlerde yurt dışı seyahatlerinin devam edeceğini belirten Davutoğlu, 'Önümüzdeki hafta Pazartesi günü Portekiz’e giderek orada da yüksek düzeyli işbirliği konseyi toplantısı yapacağım. Oradan New York’a geçeceğim, New York’ta Türkiye’ye bir yatırım ülkesi olarak bakmalarını teşvik etmek üzere uluslararası yatırımcılarla buluşacağım. Uluslararası yatırımcılara Türkiye’deki ekonomik gelişmeyi, siyasi istikrarı anlatarak yükselen Türk ekonomisinin daha da cazibeli bir yatırım ülkesi haline gelmesi içini elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.Ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’la görüşeceğim ve Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna da hitap edeceğim. Gördüğünüz gibi, Şah Fırat Operasyonundan 3’üncü köprüye, İstanbul’un mega projelerinden Ordu-Giresun Havalimanına kadar değişik alanlarda heyecan verici projelerle dolu bir ay geçirdik, ama birlikte üzüldüğümüz olayları da yaşadık, yüreğimizde acıyla hissettiğimiz hatıraları Şubat ayında geride bıraktık. Malatya’da eğitim uçuşu esnasında iki uçağımızın düşmesi sonucunda 4 kahraman pilotumuz şehit oldu. Kabil’de bir terör saldırısında yine kahraman bir askerimiz şehit oldu. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Büyük milletler dünyanın her yerinde biraz önce de zikrettiğim gibi sınamalarla karşı karşıya kalırlar. Ama büyük milletin fertleri olmak onur verici bir geçmişe, onur duyulan bir geleceğe hazırlanmak kadar bazı fedakârlıklar da yapmayı beraberinde getiriyor' ifadelerine yer verdi.ÖZGECAN ASLAN CİNAYETİ'Yine bu ay içinde bizim yüreğimiz yakan bütün bir milleti infiale sevk eden birtakım cinayetlere de şahit olduk' diyen Davutoğlu, 'Özgecan Aslan kızımızın hunharca katledilmesine bütün bir millet olarak tepki verdik. Şu anda sizler televizyonları başında beni izlerken hepiniz sağınızda belki kızınız, solunuz oğlunuz veya kardeşiniz oturuyor, herkesi bir muhasebeye davet ediyorum; bu toplumda şiddet kültürünü tümüyle yok etmeliyiz. Özgecan Aslan’ın ölümü üzerinden uyanan ortak bilinç, bu ölümün acı hatırasına rağmen hepimizde bir ümit yeşermesine de yol açtı, bu ortak bilinci harekete geçirmeliyiz. Bu ortak bilincin sözcüsü olan Özgecan’ın babası Mehmet Aslan’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Hiçbir intikam hissi duymaksızın yaptığı çağrılar hepimizin kulağında ve kulağımızın ötesinde yüreğimizde derin izler bıraktı, işte Anadolu irfanına sahip yiğit bir insanın sözleriydi bunlar.Cinayetin işlendiği günün hemen ertesi günü Antalya’da bir gençlik merkezine Özgecan’ın adını verdik ta ki Özgecan’ın hatırası unutulmasın, ta ki bir daha kadınlarımız, kızlarımız, çocuklarımız şiddete maruz kalmasınlar. Dışişleri Bakanlığı kariyerimde en fazla gurur duyduğum olaylardan birisi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Başkanlığını yaptığım 2012 başında İstanbul Sözleşmesi adını verdiğimiz kadına yönelik şiddet konusunda uluslararası bir sözleşmeyi hazırlamış ve Avrupa Konseyi’ne kabul ettirmiş olmamızdı. Hem uluslararası alanda, hem de ulusal alanda kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda mücadele etmeye kararlıyız; hepimiz için bu ulvi bir görevdir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak da en önemli görevlerimin başında şiddet kültürünü bu toplumda mümkün olduğunca tasfiye etmek, özellikle de kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda her türlü tedbiri almak olacaktır' şeklinde konuştu.GENÇLERE ŞİDDETE YÖNELMEMELERİ KONUSUNDA ÇAĞRIBaşbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Yine acı bir olay da Ege Üniversitesi’nde Fırat Çakıroğlu kardeşimizi kaybettik. O gün onun da babasıyla görüştüğümde derin evlat acısını telefondaki sesinden hissettim. Gençlerimize burada seslenmek istiyorum, sadece bu ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlenmiş bin devlet adamı olarak değil, bir hoca olarak, bir baba olarak, hayatında öğrencileri arasında hiçbir zaman ideolojik ya da siyasi ayrım yapmamayı en temel ahlaki ilke edinmiş bir öğretim üyesi olarak, 70’li yıllarda kutuplaşmalardan çok acı çekmiş, gençliğini o yıllarda yaşamış bir üniversite öğrenci hareketi lideri olarak da, gençlerimizden her türlü konuda görüşlerini tartışmaya açmalarını, medeni bir şekilde tartışmalarını, görüş ayrılıkları konusunda ihtilaf etmekten çekinmemelerini, ama zinhar şiddete yönelmemelerini tavsiye ediyorum.Üniversite gençliğinin farklı kanaatlere sahip olmasından daha doğal hiçbir şey olamaz, üniversite geçlerinin heyecanlı tartışmalarından daha doğal da bir şey olamaz, ama bu farklı kanaatler aranızdaki dostluğu, bu ülkenin vatandaşı olmaktan gelen ortak kader bilincini yok etmesin. Birbirinize yönelik şiddet sözleri sarf etmektense, fikirleri konuşturun. Şiddet yöntemlerine başvurmaktansa muhabbet yöntemleri kullanın. Emin olun, şiddetin yol açabileceği hiçbir başarı muhabbetle gönüllere girmenin başarısını örtemez. Yine çok acı bir olayda hayatını kaybeden gazeteci Nuh Köklü’ye rahmet diliyor, ailesine taziyelerimi sunuyorum.'Hiçbir şekilde şiddet ve şiddete yönelik gidebilecek herhangi bir eylem içinde olunmaması gerektiğine dikkati çeken Davutoğlu, 'Özgürlüklerin korunması ve iç güvenlik reformunda temel amacımız, özgürlüklerin güvenlikle birlikte gerçekleşmesidir. Kesinlikle toplantı, gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğü de dahil hiçbir özgürlüğe herhangi kısıtlama gelmeyecektir, böyle bir niyetimiz söz konusu olamaz. Ancak, toplantı ve gösteri yapmak özgürlüğünü istismar ederek 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi şehirlerimizde şiddeti hakim kılmak, tahripkarlık yapmak, vandalizme yönelmek isteyenlere karşı da tedbir almak devlet görevidir. Bu tedbirlerin hepsi Avrupa standartlarındadır, defaatle bunlarla ilgili bilgi verdim. Farklı kanaati olanları dinlemeye hazırız, ancak Avrupa Birliği standartlarında güvenliği sağlayan, güvenliği temin ederek özgürlüklerin en iyi şekilde yaşanmasını garanti altına alan bir düzenleme söz konusu. Bu paket içinde nüfus işleriyle ilgili devrim mahiyetinde adımlar var, Jandarma Genel Komutanlığımızın İçişleri’ne bağlanması var, emniyet teşkilat yapısının demokratikleşerek yeniden yapılanması var, kolluk kuvvetlerine tanınan yetkiler dışında kolluk kuvvetlerinin denetimi de var. Dolayısıyla, Türkiye demokratik bir ülke olarak geleceğe yönelik attığı her adımda evresel insan hakları ve özgürlükleri esas alır' şeklinde konuştu.ÇÖZÜM SÜRECİ'Hazır bu şiddet ortamı üzerinde konuşmuşken, bu şiddet ortamını ve Türkiye’de geçmişte ortaya çıkan birçok yarayı sarmak üzere başlattığımız hayati bir sürece de tekrar atıfta bulunmak istiyorum' diyen Davutoğlu, 'Hemen anladınız herhalde, çözüm süreci. Çözüm süreci, bu milleti bir kardeşlik bağıyla birbirine irtibatlandıran bir süreçtir. Çözüm süreci, demokratik haklar üzerinden vatandaşların eşitlik içinde birarada yaşama kültürünü ortaya koyacağı bir süreçtir. Çözüm süreci, 2005 Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır konuşmasından bu yana çok ciddi merhalelerden geçti, büyük engellerle de karşılaştı. Türkiye’nin etrafındaki ateş çemberine Türkiye’yi sokmak isteyenler, Türkiye’de terörün yaygınlaşması ve şiddet ortamının derinleşmesi için çok çaba sarf ettiler.Çözüm süreci artık milletin malıdır, çözüm süreci milli bir süreçtir, yerli bir süreçtir, bu ülkenin bütün vatandaşlarının sahiplendiği bir süreçtir. Önümüzdeki günlerde çözüm süreci konusunda çok daha sağlam adımlar atılacağına inancımız devam etmektedir. Bütün vatandaşlarımızı da Türkiye’yi Suriye ve Irak gibi kaos ortamına sürüklemek isteyenlere karış çözüm sürecini ve Türkiye’deki demokratikleşme sürecini sahiplenmeye davet ediyorum.Hangi mezhep veya etnik kökenden olursa olsun, bütün vatandaşlarımız bizim için azizdir, bütün vatandaşlarımızın can güvenliği, hayat hakkı kutsaldır, bütün vatandaşlarımızın özgürlükleri insanlık onurunun bir parçasıdır. Bu özgürlükleri ve Türkiye’nin demokrasisini teminat altına almak için hep beraber 7 Haziran seçimlerine yürüyoruz' ifadelerini kullandı.'TÜRK DEMOKRASİSİNE, SEÇİLMİŞ BİR HÜKÜMETE KARŞI YÜRÜTÜLEN ÖRTÜLÜ BİR DARBE FAALİYETİNİN YILDÖNÜMÜNDEYİZ'Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti:“Bugün aslında bu açıdan son derece anlamlı bir gün, 28 Şubat, Türk demokrasisine, seçilmiş bir hükümete karşı yürütülen örtülü bir darbe faaliyetinin yıldönümündeyiz. Artık 28 Şubat ve onun dayandığı eski Türkiye mantığı zihniyeti tamamıyla devre dışıdır. Yeni Türkiye’de bir daha meşruiyetini ve gücünü halktan almayan hiçbir hareket bu milletin kaderine hükmedemeyecek. Çok emin bir şekilde demokrasimiz sağlam temellerde ilerliyor. 7 Haziran bu anlamda büyük bir şanstır. Hangi partiye oy verirse versin, verecek olursa olsun bütün vatandaşlarımızı 7 Haziran’da sandık başına gitmeye davet ediyoruz. Ülkenin geleceği ancak ve ancak halkın iradesini yansıtan sandıklardan çıkar. Ülkeyle ilgili, ülkenin geleceğiyle ilgili söz sahibi olmak isteyen herkes demokratik seçimler üzerinden aday olmalı ya da aday olanlara oy vermeli. Seçme ve seçilme hakkı bir insanlık hakkıdır, bir insanlık onurudur.Bu anlamda vatandaşlarımızın, her zaman demokrasiye sahip çıkmış vatandaşlarımızın 7 Haziran’da da sandığa sahip çıkacağına inancım tamdır. Herkes demokratik hakkını kullanmalı ve Türkiye bir demokrasi destanı daha yazmalı. Aziz milletim, dünyadaki ekonomik küresel krizi takip ediyorsunuz, çevremizdeki ateş çemberini de görüyorsunuz, ama Türkiye’nin bu ekonomik kriz içinde yükselen bir ekonomiye, çevredeki ateş çemberi içinde istikrarlı bir yönetim sahip olmasını da hep beraber gururla izliyorsunuz. Hiç merak etmeyiniz, Türkiye geleceğe emin adımla yürüyecektir, hiçbir şekilde kaos ortamına sürüklenmeyecektir, ekonomisi hiçbir şekilde kriz ortamına girmeyecektir. Geleceğe emin bir şekilde yürüyünüz, geleceğe güvenerek bakınız. Türkiye 2023’e yürürken yükselen ekonomisi, sağlam demokrasisiyle parlak bir geleceğe de yürüyor. Hepinize hayırlı akşamlar diliyorum.'ENİSE YAPARİHA
Reklam
Metroda Kalçasına Demir Giren Güvenlik Görevlisi Şikayet Etmedi, İşe Alındı
Seyrantepe Metrosu’nda 29 Eylül’de kalçasına demir profil saplanan güvenlik görevlisi Fatih Çoban, metroyu işleten İBB şirketlerinden Ulaşım AŞ’de işe başladı.Seyrantepe'de oturan güvenlik görevlisi Fatih Çoban, 29 Eylül sabahı yaşanan metro kazasında yaralandı. Rayların kenarındaki levhalara çarpan metro vagonuna saplanan bir demir parçası, Çoban’ın kalçasına saplandı. Günlerce konuşulan kaza sonrası Çoban, hastaneye kaldırılırken, babası emekli komiser Şeref Çoban, şikâyetçi olup olmayacaklarını soran gazetecilere, “Akacak kan damarda durmaz. Belediye ilgilendi. Dava açmayacağız” dedi.Ertesi gün hasta yatağında konuşan Fatih Çoban ise mağdur olduğunu ve artık metroya binmeyeceğini belirterek, “Bu korkuyu yaşadığım ve mağdur olduğum için şikâyetçiyim” diye açıklama yaptı.Ancak Fatih Çoban’ın dediği değil babasının dediği oldu. Fatih Çoban kazayla ilgili soruşturma kapsamında ifadesini alan savcıya kimseden şikâyetçi olmadığını söyledi. Ocak 2015’te de metroyu işleten İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) şirketi Ulaşım AŞ’de işe başladı. Babası Şeref Çoban oğlunun Ulaşım AŞ’de işe başladığını doğrulayarak, “Biz savcıya ifade verdik. Şikâyetçi olmadığımızı söyledik. Daha sonra kamu davası açıldı mı bilmiyorum. Oğlum güvenlikçi idi, orada da güvenlikçi olarak işe başladı” dedi. Metroyu işleten ve çalışmayı yapan şirket adına yürütülen savcılık soruşturması ise halen sürüyor.O metro bir daha çalışmadıSanayi Mahallesi Seyrantepe arasında çalışan metro bağlantısı kazadan 4 ay önce kapatılmış ve yeni bir yolla entegrasyon çalışmaları başlatılmıştı. Kazadan bir hafta önce metro hizmete açıldı ancak çalışmalar sürüyordu. Kazanın ardından seferler durduruldu ve metro bir daha Seyrantepe’ye çalışmadı. Seyrantepe-Sanayi Mahallesi arasında ücretsiz otobüs seferlerikonuldu. Ancak bölgede oturanlar otobüslerin çok kalabalık olduğundan şikâyetçi.Cumhuriyet
Bakanlar, Ermenek'te Tapu Dağıtımı Töreninde Protesto Edildi
Ermenek'te düzenlenen törene katılan Taner Yıldız ve Lütfi Elvan'ın AKP'liler tarafından sloganlar ve alkışlarla karşılanmasına tepki gösteren madenci eşleri, AKP'lilere 'Neyle gurur duyuyorsunuz?' diyerek tepki gösterdi.Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde geçen yıl 28 Ekim günü, terk edilen ocağa dolan suyun yanındaki ocağı basmasıyla yaşamını yitiren 18 madencinin ailesine verilecek evlerin tapuları dağıtılacağı törene katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, konuşmak için kürsüye çıktıklarında partililer tarafından slogan atılması ve alkışlanması üzerine, ölen madencilerin eşleri tepki gösterdi.BAKANA DESTEK SLOGANINA MADENCİ EŞLERİNDEN TEPKİDHA'da yer alan habere göre Taner Yıldız, konuşmasını yapmak için kürsüye çıktığı sırada davetliler arasındaki AKP'liler, 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganı atmaya başladı. Bunun üzerine ölen madencilerden Mehmet Tokat'ın eşi Zeynep Tokat, oturduğu yerden ayağa kalkıp, 'Neyle gurur duyuyorsunuz? Bizim acımız var. Canlarımız gitti. Ne demek gurur duyuyorsunuz' diyerek tepki gösterdi.Bu sırada babasının cenaze törenine yırtık ayakkabıyla gelmesi geniş yankı uyandıran ölen madenci Tezcan Gökçe'nin eşi Ayşe Gökçe de tezahüratta bulunanlara sert tepki gösterdi. Ayşe Gökçe, 'Ne verdiniz de gurur duyuyorsunuz siz? Bize bir şey verdiğiniz yok. Biz bir şey istemiyoruz' dedi. Gökçe, sakinleştirmek isteyen bakanların korumalarına da, 'Benim iki acım var. Sakin olamam ben. İki yiğidimi yitirdim ben. Aklımı yitireceğim' dedi.
Reklam
Aykut Kocaman: "Tribün Beni Oldukça Rahatsız Etti"
Evinde Fenerbahçe ile berabere kalan Konyaspor'da, eski Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman açıklamalarda bulundu.Maçı kazanamamanın ne kadar üzüntü verici olsa da umut verdiğini belirten Kocaman 'Skor açısından bir kayıp olabilir ama bizim açımızdan kendi değerlerimizi kazanmamız açısından iyi bir maç oldu. Önümüzdeki haftalar için bize umut veren bir maç oldu. Öne geçtiğimiz bir maçı kazanmak isterdik ama olmadı.' dedi.Fenerbahçe Teknik Direktörü hakkında ve Konyaspor taraftarının tezagüratı hakkında da konuşan Kocaman, 'İsmail Hoca ile 30 yıllık arkadaşız ama maçta herkes kendi derdindeydi. Tribündeki tepkiler beni oldukça rahatsız etti. Her şeyden evvel ben oradaydım. Ben Konya taraftarının daha önce böyle bir davranışta bulunduğuna şahit olmadım canımızı yakacak hareketlerden uzak durmalıyız, İnsanlarımızın en büyük sıkıntısı, diğer insanların canını acıtmayı çok seviyoruz' diyerek sözlerini bitirdi.Turkfutbol
İsmail Kartal: "Oyuncularımı Tebrik Ediyorum"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, deplasmanda 1-1 berabere kaldıkları Torku Konyaspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.İsmail Kartal'ın maç sonu ilk açıklamaları şöyle'Eksiklerimiz vardı, sakatlarımız vardı, ama iyi performans ortaya koyduk. Pozisyonlar vardı, değerlendiremedik. Fizik ve oyun olarak takımın performansından memnunum. İnşallah bu şanssızlığımızı kısa sürede kıracağız. Oyuncularımı performansından dolayı tebrik ediyorum. Önümüzde önemli bir Galatasaray derbisi var. Oyuncularım ile çalışmaya başlayarak yolumuza devam edeceğiz.'Skorer
Brugge'de Bilet Satışı Yok
Beşiktaş Kulübü, Belçika ekibi Club Brugge ile deplasmanda oynanacak UEFA Avrupa Ligi son 16 turu maçı için 1350 bilet ayrıldığını ve sayının yetersiz olması nedeniyle bilet satışı yapılmayacağını duyurdu.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, Club Brugge ile 12 Mart Perşembe günü Belçika'da oynanacak ilk müsabaka için 1350 adet bilet ayrıldığı aktarılarak, 'Türkiye'den ve Avrupa'dan çok sayıda taraftarımızın bu önemli müsabakada Beşiktaşımızı desteklemek için tribünde olmayı arzuladığını görüyor ve bundan gurur duyuyoruz. Ancak elimizde olmayan nedenlerden dolayı, sınırlı sayıdaki bilet ile bu talebi karşılamak mümkün olmayacaktır' denildi.Kulübe ayrılan 1350 biletin, kurum içi ihtiyaçlar, resmi seyahat organizasyonu BJK Travel, dernekler ve taraftarların yoğun talepleri düşünüldüğünde çok yetersiz kalacağının aşikar olduğu vurgulanırken, 'Elimizde olmayan bu üzücü durum nedeniyle deplasmandaki Club Brugge maçı için bilet satışı yapılmayacağını, taraftarlarımızın ve kamuoyunun dikkatine sunarız' ifadeleri kullanıldı.TRT Spor
Reklam
Fenerbahçe'den 'Kocaman' Kayıp
Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe, Galatasaray derbisi öncesi Konya'da iki puan bıraktı. Mutlak galibiyet parolasıyla çıktığı Konya deplasmanında berabere kalan sarı lacivertliler ile lider Galatasaray olan fark dörde çıktı.Spor Toto Süper Lig'de Torku Konyaspor ile Fenerbahçe 1-1 berabere kaldı.Fenerbahçe'de Torku Konyaspor maçı öncesi sakat ve cezalı oyunculardan dolayı 4 eksik bulunuyordu. Sarı-lacivertlilerde cezalı olan Volkan Demirel ve Caner Erkin, sakatlıkları bulunan Alper Potuk ve Hasan Ali Kaldırım Konya temsilcisi karşısında forma giyemedi. Ayrıca sarı lacivertlilerde maç öncesi ayağında ağrılar hisseden Emre Belözoğlu ilk 11'den çıkartılırken, onun yerine Meireles kadroya dahil edildi. İsmail Kartal yabancı sınırlamasına takıldığı içinde Alves'in yerine Bekir'e görev verdi.Sakatlığı nedeniyle Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında forma giyemeyen Torku Konyaspor Djalma, iyileşmesinin ardından Fenerbahçe maçında ilk 11'de forma buldu.Maçın hemen başında Selçuk ile net bir fırsatı tepen Kanarya önünde 8. dakikada Torku Konyaspor golü buldu. Çalımlarla sağ kanattan hızlı atağa çıkan Ömer Ali'nin ortasında topu kaleci Mert uzaklaştırdı. Sol kanatta meşin yuvarlağı kontrol eden Torje'nin ortasında top, ceza sahasında defanstan sekti. Meşin yuvarlağı önünde bulan Mahlangu'nun sert şutunda top ağlarla buluştu: 1-0. İlk yarıda pozisyon bulmakta zorluk çeken sarı lacivertliler, 45. dakikada Gökhan Gönül ile net bir gol kaçırdı. İlk yarı Konyaspor'un 1-0'lık üstünlüğüyle sona erdi.İkinci yarıda dakikalar ilerledikçe rakip kalede baskısını artıran Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, Emre ve Webo'yu oyuna aldı. 67. dakikada sarı lacivertliler eşitliği yakaladı. Emre'nin kullandığı köşe vuruşuna iyi yükselen Egemen skora dengeyi getirdi.Kalan dakikalarda skor değişmedi ve karşılaşma 1-1 sona erdi. Son 4 haftada 7 puan kaybeden Fenerbahçe 47 puanla haftayı tamamladı. Torku Konyaspor ise 24 puana yükseldi.Lig Tv
Madrid'de Sanat Galerisinde Yarım Bardak Suya 20 Bin Avro
İspanya 'nın başkenti Madrid'de başlayan ve dünyanın en önemli çağdaş sanat fuarlarından biri olarak gösterilen ARCO,42'de sergilenen yarım bardak suya 20 bin avro fiyat biçildi. Kübalı sanatçı Wilfredo Prieto'nun fikir babası olduğu yarım bardak su fikri fuarı gezen sanatseverlerin büyük ilgisini çekiyor.ARCO,42 fuarında özel bir galeride sergilenen suya 20 bin avro veren müşteriler olduğu belirtildi. Yarım bardak suyun sergilendiği galerinin sahibi Alex Nogueras, sanatın talep ve fiyat meselesi olduğuna dikkat çekerek Kübalı sanatçı Prieto'nun kendileri ile 10 yıldır çalıştığını ve ürettiği sanat eserlerine büyük talep olduğuna işaret etti. Fuarda sergilenen suyun çalınmaya karşı sigorta edildiği de vurgulandı. Kübalı sanatçı Wilfredo Prieto daha önce de plastik bardaklara doldurduğu meşrubatlardan ve içkilerden koleksiyonlar yapmış ve bunların hepsinede alıcı bulunmuştu.Madrid'deki ARCO Sanat Fuarında 33 ülkeden 300 koleksiyoner ile 42 ülkeden 285 profesyonel eserlerini sergiliyor. ARCO'da fuarda ayrıca tek Türk sanatçısı olan ressam Ahmet Güneştekin'in Marlborough sanat galesinde sergilenen tablosu 53 bin 500 avrodan satışa sunuldu. Mehmet Çiftçi - DHA
Google'dan Apple'a: Fiyatlarınız Sorumsuzca
Google'ın ürün birimi başkanı Sundar Pichai, Android hakkında eleştirilerde bulunan Apple CEO'su Tim Cook'a cevap verdi. Pichai, Apple'ın her ürünü pahalı satmasının sorumsuzluk olduğunu söyledi.Forbes'a röportaj veren Google ürün birimi başkanı Sundar Pichai, mobil işletim sistemi Android hakkında eleştiride bulunan Tim Cook'a cevap verdi. Android birimini yöneten Pichai, Android ile Apple iOS arasında belirgin farklılıklar buluduğuna dikkat çekerek, 'Kullanıcılar ürünlerimizi tercih ederse kullanıyor. Çok sevilen ve bir milyardan fazla kullanıcısı olan ürünlerimiz var. Çok büyük fayda sağlayan bu ürünlerin büyük kısmı da bedava' ifadesini kullandı.Bedava ürünleriyle kullanıcılara daha fazla fayda sağladıklarını savunan Pichai, 'Apple'da olduğu gibi her ürünün yüzlerce dolar değerinde olması sorumsuzluk' dedi.Tim Cook, sıkça eleştirdiği Android işletim sistemi hakkında geçtiğimiz yaz 'zehirli cehennem yahnisi' ifadesini kullanmıştı. Cook, Android'in güvenlik açıklarının kullanıcıları tehlikeye attığını savunmuştu.Apple'a ilk eleştiri değilPichai'nin eleştirilerinden kısa süre önce, Motorola Başkanı Rick Osterloh da Apple'ı hedef almıştı.Apple'ın baş tasarımcısı Johny Ive'ın Motorola hakkındaki sözlerine cevap veren Osterloh, 'Apple fiyatlarını olağandışı' olarak yorumlamıştı.Al Jazeera Turk
Reklam
Zekeriya Öz: '25 Aralık'ı Engelleyen Güç, İsteseydi Başbuğ'u Tutuklatmazdı'
Türkiye’yi sarsan yolsuzluk ve Ergenekon soruşturmalarıyla gündeme gelen Savcı Zekeriya Öz, “İnternet andıcı davasında sanık askerler İlker Başbuğ’u suçlamasalardı Başbuğ dosyaya girmezdi. 25 Aralık soruşturmasını durduran güç, isteseydi İlker Başbuğ’un tutuklanmasını engelleyemez miydi?' dedi.Bugün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak’a konuşan Zekeriya Öz, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklu yargılanması ve futbolda şike davasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Röportajın bugün bölümünden satırbaşları şöyle:“….'Yaptıklarımdan pişman değilim. Çok huzurluyum. Milletin verdiği yetkiyi, kendileri, aile çevreleri ve yakınları için yolsuzluk amacıyla kullananlar pişman olmalı, utanmalı ve tarih huzurunda milletten özür dilemeli.'‘SANIK ASKERLER ALEYHTE İFADE VERMESEYDİ BAŞBUĞ SANIK OLMAZDI’“…Başbuğ’un tutuklanması konusunda Erdoğan’ın ısrarlı bir isteği olduğunu duydum ama bu istek bana yapılmadı. Doğrusunu ilgilisi bilir. İlker Başbuğ soruşturmasını ben yürütmedim. İnternet andıcı olarak bilinen soruşturmanın başlangıcında Başbuğ’un kendisinin dosyada olmadığını, hatta bu konuda açılan davada kendisinin sanık sıfatını taşımadığını biliyorum. Yargılama aşamasında, sanık pozisyonundaki asker kişilerin beyanları ve İlker Başbuğ’u suçlamaları üzerine, mahkeme suç duyurusunda bulundu ve o zaman İlker Başbuğ soruşturma kapsamına alındı. Yani süreç tamamen hukuki olarak, doğal yolunda ilerledi. Eğer internet andıcı olarak bilinen dosyada asker sanıklar İlker Başbuğ’u suçlayan beyanlarda bulunmasalardı, Başbuğ soruşturma kapsamına bile girmezdi.”“…Size şunu sormak isterim: 25 Aralık soruşturmasında, işadamlarının mahkeme kararına rağmen gözaltına alınmasını engelleyen ve soruşturmayı durduran bir güç, isteseydi İlker Başbuğ’un tutuklanmasını engelleyemez miydi? Bence sorduğunuz sorunun cevabı burada gizli.”KONGREDE AZİZ YILDIRIM’A RAKİP ADAYI ÇIKARAN İNCELENİRSE ANLAŞILIR“…Aziz Yıldırım’la geçmişte, isteği üzerine odama geldiğinde tanışmıştık. Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nda hukukçu kökenli olan kişilerle, özel yetkili mahkemelerde çalışan hâkim ve savcılardan, sınıf arkadaşı olup tanışanlar vardı. Bu vesileyle birkaç maç yapmıştık, birkaç yemek yemiştik.Aziz Beye, hakkındaki soruşturmayı haber verseydim suç işlemiş olurdum. Yolsuzluk operasyonunu 24 saat içinde durdurup hukuku askıya alma gücüne sahip olanlar, isteselerdi Şike operasyonuna da engel olmazlar mıydı? Demek ki hukuki delillerle başlayan bu soruşturmada, siyasi destek de vardı sonucu çıkıyor. Fenerbahçe Kulübü’nde yapılan en son kongrede, Aziz Yıldırım’a karşı aday çıkarılması konusu ve bunu kimlerin desteklediği bir bütün halinde incelenirse, mesele daha iyi anlaşılabilir.”Cihan
Şehit Askerler Toprağa Verildi
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde cinnet getiren bir askerin piyade tüfeğiyle aynı nöbet mevzisinde şehit ettiği askerler memleketlerinde toprağa verildi.Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde cinnet getiren bir askerin piyade tüfeğiyle aynı nöbet mevzisinde şehit ettiği askerlerden Piyade Er Akın Buluş'un (23) cenazesi, Edirne'nin Keşan ilçesinde toprağa verildi.Terhisine 12 gün kala şehit edildiği bildirilen Buluş'un cenazesi, Çorlu Askeri Havaalanında düzenlenen törenin ardından askeri konvoy eşliğinde ambulansla Keşan'daki baba ocağına getirildi.Yenimesçit Mahallesi'ndeki evinin önünde komşularından ve yakınlarından helallik alınmasının ardından şehidin cenazesi, İki Şerefeli Çarşı Camisi'ne götürüldü. Buluş'un Türk bayrağına sarılı tabutu, askerlerin omuzlarında caminin yakınındaki tören alanına konuldu.Törene, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Keşan Kaymakamı Bekir Dınkırcı, CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, 2. Kolordu Komutanı Korgeneral Yıldırım Güvenç, Keşan 4. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Halil Tamer Gedik ve vatandaşlar katıldı.Askeri araçla Keşan Asri Mezarlığına getirilen Buluş'un cenazesi, buradaki şehitlikte toprağa verildi.Şehit askerlerden Piyade Çavuş Muhammet Can'ın (23) cenazesi, Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde toprağa verildi.Şehit Can'ın cenazesi, Ankara'dan askeri helikopterle ilçeye bağlı Orta Hacıahmetli köyünde hazırlanan alana getirildi.Şehidin babası Mustafa Can ve yakınları, helikopterin, evlerinin karşısındaki tepeye inişini gözyaşları ile izledi. Baba Can'ı, taziye çadırını ziyaret ederek başsağlığı dileyen Vali Necati Şentürk, Kırıkkale Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Kaya, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bulut, teselli etmeye çalıştı.Şehidin naaşı, kardeşleri ve askerlerin omuzlarında evlerinin önünde bulunan taziye çadırına taşındı. Burada aile fertlerinin şehidin cenazesini görmesine izin verildi. Aile üyelerinden bazıları, şehidin naaşını gördükten sonra fenalık geçirdi.Daha sonra şehidin naaşı kardeşleri ve askerlerin omuzunda köy meydanında oluşturulan tören alanına taşındı. Buradaki törene şehidin babası, annesi Hacer Can, yedi kardeşi ve akrabalarının yanı sıra Vali Necati Şentürk, AK Parti Kırşehir Milletvekili Abdullah Çalışkan, Kırıkkale Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Kaya, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bulut, İl Emniyet Müdürü Sıtkı Akgül, diğer ilgililer, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.Cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanı sıra İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına çelenkler gönderildi. Köydeki birçok eve Türk bayrakları asıldı.İl Müftüsü Mehmet Şahin'in kıldırdığı namazın ardından şehidin naaşı, bir süre omuzlarda taşıdıktan sonra cenaze aracıyla köy mezarlığına getirildi. Bu sırada Türk bayrağı açarak cenazenin ardından yürüyen vatandaşlar, 'şehitler ölmez' diyerek slogan attı ve tekbir getirdi. Can'ın cenazesi daha sonra burada toprağa verildi.Şehit Piyade Uzman Çavuş Uğur Gülmez'in cenazesi de memleketi Erzurum'un Horasan ilçesinde toprağa verildi.Fatih Sultan Mehmet Mahallesi'ndeki babaevinde ailesinin taziyeleri kabulünün ardından Gülmez'in Türk bayrağına sarılı naaşı, Merkez Orta Cami'ye getirildi.İl Müftü Yardımcısı Celal Büyük'ün kıldırdığı namazın ardından Gülmez'in cenazesi, Müftülük Caddesi'nde bir süre askerlerin omuzlarında taşındı. Şehidin naaşı, omuzlara alındığı sırada yakınları fenalık geçirdi.Gülmez'in cenazesi, daha sonra ilçe mezarlığındaki şehitlikte toprağa verildi.Cenaze törenine şehidin babası Sadrettin, polis memuru kardeşi Ercan Gülmez ile Vali Ahmet Altıparmak, 9'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay, Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ali Lapanta, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Jandarma Komutanı Albay Uysal Ağaoğlu, Hava Meydan Komutanı Piyade Albay Fatih Tacaloğlu ile çok sayıda vatandaş katıldı.AA
Reklam
Muharrem İnce: 'Cumhurbaşkanı Konuşacakmış; Doları Ona Göre Alın'
CHP Yalova Milletvekili ve milletvekili aday adayı Muharrem İnce, seçim çalışmaları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulunurken girdiği döviz bürosunda vatandaşlarla şakalaşarak, 'Cumhurbaşkanı konuşacakmış birazdan. Doları ona göre alın. Biraz sonra konuşacak' dedi.CHP Yalova il merkezi önünde partililerle bir araya gelen Muharrem İnce, Gazipaşa Caddesi, Fatih Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi’ndeki esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Fatih Caddesi üzerindeki köprüden martılara simit atan İnce, esnaf ziyareti sırasında bir döviz bürosuna da girdi. Vatandaşlarla şakalaşan İnce, 'Cumhurbaşkanı konuşacakmış birazdan. Doları ona göre alın. Biraz sonra konuşacak' dedi.Döviz bürosunda öğrencisiyle karşılaşan Muharrem İnce, 'Dolar mı alıyorsun?' diye de espri yaptı.Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA, (DHA)
iOS 8.2 Pazartesi Günü Gelebilir
Apple'ın 2 Mart Pazartesi günü iOS 8.2'nin Final sürümünü kullanıcılara sunacağı iddia ediliyor. İşte iOS 8.2 ile gelecek yenilikler.Apple, geçtiğimiz günlerde 9 Mart tarihinde düzenleyeceği etkinliği duyurmuş ve bizleri heyecanlandırmıştı. Apple Watch odaklı olması beklenen bu etkinlikte ayrıca, sürpriz yenilikler ile de Apple'ın kullanıcılarının karşısına çıkması tahmin ediliyor.BGR'nin iddialarına göre Apple, büyük sürprizi etkinlikten 1 hafta önce yani 2 Mart Pazartesi gününde patlatacak. Kaynaklara göre; uzun bir süredir Beta sürümü test edilen iOS 8.2'nin, 2 Mart tarihinde son kullanıcıya sunulma ihtimali çok yüksek. iOS 8 sürümü ile kullanıcılarını hatalar ile meşgul eden Apple'ın, iOS 8.2 ile sistemdeki bütün hataları gidereceği tahmin ediliyor.Apple etkinliğinin Apple Watch odaklı olacağı için iOS 8.2 ile Apple Watchuygulamasının sisteme eklenmesine ise kesin gözüyle bakılıyor. iPhone 6ve iPhone 6 Plus'ta yaşanan RAM optimizasyon sıkıntısının da bu yeni güncelleme ile çözüleceğini umuyoruz. Bakalım Apple bizi şaşırtıp iOS 8.2 ile sisteme yeni özellikler ekleyecek mi?ShiftDelete.Net
Topraktan Geldik, Toprağa Gideceğiz: Tohumlara Defnedilme Yöntemi
Öncelikle bu yöntemin İtalya'dan çıktığını belirtelim. The Capsula Mundi adını verdikleri projenin tasarımcıları Anna Citelli ve Raoul Bretzel. İkili, ölü bedenleri ağaçlar için besleyici maddelere dönüştürebilen organik ve geri dönüştürülebilir bir defin kapsülü geliştirdi. Ölü bedenler, cenin şeklinde kapsüllendirildikten sonra defnediliyor ve kapsüllerin üstlerine de ağaç tohumları ekiliyor. Projenin sitesinde farklı ağaç alternatifleri mevcut. Proje henüz hayata geçirilemedi. Çünkü İtalya'da şimdilik bu tür bir defin yöntemi yasak. Eğer yasalardan geçerse, projenin amacı mezarlıklar yerine binlerce ağacın bulunduğu 'anıt parklar' oluşturmak. Projenin tasarımcıları, tabutlar için ağaçların yok edilmesinin yerine, böyle bir yöntemle ölü bedenlerimizin bile doğaya bir katkıda bulunacağını belirtiyorlar. Bu tür bir defin şeklinin, Türkiye dahil olmak üzere, Müslüman insanların çoğunlukta olduğu ülkelerde büyük dini tartışmalara yol açacağı kesin.
Milli Eğitim Bakanlığı 'E-Sınavı' Tanıttı
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, tüm öğrenciler tablet sahibi olduğunda, ders sınavlarının tablet aracığıyla güvenli şekilde yapılacağını bildirdi.ANKARAMilli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, tüm öğrenciler tablet sahibi olduğunda, ders sınavlarının tablet aracığıyla güvenli şekilde yapılacağını bildirdi.Kurt, Başkent Öğretmenevi'nde, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülen 'e-sınav'lara ilişkin basın toplantısı düzenledi.Bakanlık olarak, teknolojik değişimi yakalamak için etkili ve kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini, Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerler Sınavı'nı (MTSK) Haziran 2011'den beri Ankara'da tek merkezde, e-sınav olarak yaptıklarını anlatan Kurt, artık başkentte 3 e-sınav merkezi bulunduğunu söyledi.Haftada 840, ayda 3 bin 360 kursiyerinin elektronik ortamda sınava alındığını aktaran Kurt, 'Gelişen teknolojiyi, Milli Eğitim Bakanlığı halkımıza açmıştır. Özellikle, sınavlarda da e-sınav sistemine geçerek bir ilke imza atmıştır. Bu sınav, her şeyden önce çok hızlı. Ayrıca, sınav evrakı basmamıza gerek kalmıyor. Böylece, evraklarının sevkıyat sürecini ortadan kaldırmış ve maliyeti de düşürmüş oluyoruz. Aynı zamanda çok çevreci birsınav olarak nitelendirebiliriz' diye konuştu.Sınav salonlarında, kursiyerlerin oturacağı masadaki tabletlere, kimlik bilgilerinin yansıtıldığını ifade eden Kurt, ekranındaki fotoğraf ve bilgilerinin, sınav görevlisi tarafından kontrol edilerek kimlik tespitinin yapıldığını belirtti.Kurt, öğrencilerin, sınav sonrası, sonuç alma ekranından, sonucunu da anında öğrenebildiğini anlattı.e-Sınavı, Türkiye'de yaygınlaştırmak için harekete geçtiklerinin altını çizen Kurt, yıl sonuna kadar aralarında Eskişehir, Bursa ve İstanbul'un da bulunduğu 30 ilde, 110 merkez açmayı ve MTSK'yı elektronik ortamda yapmayı planladıklarını ifade etti.Kurt, öğrencilerin, internetten e-sınav modülünden, aldıkları randevularla, saatinde gelerek sınava gireceklerini anlattı.Ortaöğretim okullarında geçen yıllarda yaklaşık 742 bin tablet dağıttıklarını, bu yıl da 700 bin tableti öğrencilere ulaştıracaklarını anımsatan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:'İleriye dönük olarak, tabletlerde öğrencilerimize sınav yapma imkanına da sahibiz. Bütün öğrencilerimiztablet sahibi olduklarında, okullardaki ders sınavlarımızı bile tablet aracığıyla güvenli bir şekilde yapmamız mümkün olacak. Dolayısıyla ileride, birsınav tarihi, bir sınav takvimi, bir sınav saati olmayacak. Her öğretmen istediği zaman, kendi sınıfında ders sınavlarını da elektronik ortamda, güvenli bir şekilde yapabilecek.'Biyometrik fotoğraflarla kimlik tespiti yapılacakMTSK'larda, uygulanan e-sınavın, çok güvenli olduğunun ve kimlik bilgilerinin ekranlarda yer aldığının altını çizen Kurt, ilerleyen süreçte tabletlerdeki ön kameralarla, sınava giren kişilerin biyometrik fotoğraflarının çekilerek kişinin aday olup olmadığının sistem üzerinden tespit edeceğini kaydetti.e-Sınavlar sonrası, Türkiye'nin gelecek politikalarına yön verecek ciddi istatistiki verilere ulaşacaklarını dile getiren Kurt, 2015-2016 eğitim öğretim yılında, okullarda tabletlerin çok etkin şekilde kullanılacağını ve yıl sonuna kadar bütün ortaokul ve liselere, etkileşimli tahtaların dağıtılmış olacağını belirtti.Açık lise sınavları da e-sınav olarak yapılacakHer ilde elektronik altyapısı tamamlanmış uzaktan eğitim merkezlerinin (UZEM) bulunduğunu anımsatan Kurt, ilerleyen dönemde, bu merkezlerde öncelikle MTSK'ları, daha sonra da açık lise sınavlarını e-sınav olarak yapmayı planladıklarını aktardı.Bütün öğrencilerin tabletleri tamamlandığında okullarda da çok rahat şekilde e-sınavların gerçekleştirileceğini ifade eden Kurt, şunları kaydetti:'Dolayısıyla, tableti olan bütün okullarda, bu sınavı yapma imkanımız var. 110 UZEM dışında, istediğimiz okulu açarak, öğrencileri sınıfa alarak, önlerine birer tablet koyarak Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerler Sınavı'nı, açık lise sınavlarını çok rahat yapabiliriz. Bununla ilgili, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz, ciddi bir çalışma yapıyor. Son çalışmaları da şu: Açık uçlu sorular üzerinde çalışıyorlar. Bunun testlerini yapıyorlar. Önümüzdeki ayda, bununla ilgili birkaç sınav uygulayacaklar.'700 bin tablette kalem şartıKurt, elektronik ortama ve tablete geçmelerinin 'kalem-kağıdı bir kenara ittikleri' anlamı taşımadığını ve bu yıl alacakları 700 bin tablete özellikle kalem şartı koyduklarını ifade etti.İleride, öğretmenler açık uçlu sınav yapmak veya ödev vermek isterlerse bunların da tabletler üzerinden yapılabileceğini söyleyen Kurt, ihalenin tamamlanmasının ardından mayıstan itibaren okullara tabletlerini dağıtılacağını kaydetti.'Okullar için biraz zamana ihtiyacımız var''e-Sınavın okullarda ne zaman hayata geçirileceği' sorusuna Kurt, şu yanıtı verdi:'Okullarda yapılabilmesi için biraz zamana ihtiyacımız var. Çünkü okullarımızdaki tabletlerimiz tamamlanmış değil. Biliyorsunuz 10 milyon 600 bin tablet dağıtacağız. Her sene 9 . sınıflara ve 5. sınıflara olmak üzere tablet vermeyi planlıyoruz. Bu 700 bin tablet ihalesi bittikten sonra YEĞİTEK Genel Müdürlüğümüz tablet ihalesi için çalışmalara başlayacak. İnşallah, 2016'dan itibaren bu 10 milyon 600 tablet dağıtımı, planlanmakta. Dolayısıyla herhalde birkaç sene içerisinde de böyle bir sisteme geçme imkanı olur diye düşünüyorum.'Kapalı devre sistemden, sorular ekrana yansıtılıyorKurt ve beraberindekiler daha sonra Başkent Öğretmenevi'ndeki e -sınav merkezini basın mensuplarına gezdirdi.Sınav salonlarında, her öğrencinin önünde, sadece Bakanlığın soru bankasına, kapalı devre Güvenli İnternet (VPN) ağı üzerinden bağlanabilen birer tablet yer alıyor.Öğrencinin sınava başladığı anda, şifre ile soru bankasından rastgele seçilen 50 soru öğrencinin yanıtlaması için ekrana geliyor. Her öğrenci için ayrı sınav sorusu ekrana yansıtılıyor. Sınav salonlarında iki ayrı kamerayla kayıt yapılıyor. Öğrenci sınavını bitirdikten sonrasınav salonunun dışında yer alan, KİOSK sonuç alma ekranından, T.C. kimlik numarasını girerek, sınav sonucunu öğrenebiliyor ve çıktısını alabiliyor. Sonra kursa giderek direksiyon sınavına giriyor.Muhabir: Yıldız Seçil AktaşAA
Reklam