Mısır'da Darbe Karşıtlarına İlk İdam
Mısır'da 2013'teki darbe sonrası olaylarda gözaltına alınan bir Müslüman Kardeşler destekçisi idam edildi. Ülkede ilk kez darbe karşıtları hakkında verilen bir idam cezası uygulanmış oldu.Resmi olarak darbe yönetimi tarafından 'terör örgütü' ilan edilen Müslüman Kardeşler'in bir üyesi olmayan Mahmud Hasan Ramazan'a verilen idam cezasının uygulanmasıyla ilk kez bir darbe karşıtı idam edilmiş oldu.İçişleri Bakanlığı'nın Facebook hesabından yayınladığı açıklamaya göre, Mahmud Hasan Ramazan 2013'ün Temmuz ayındaki darbeden sonra 6 Temmuz'da İskenderiye'de gerçekleşen olaylarda 'çocukların bir binadan aşağı atılması' olayıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle yargılanıyordu.Ramazan'ın, hakkında verilen idam cezasına yaptığı temyiz başvurusu ise reddedilmişti.Mısır'da son olarak 28 Şubat'ta Müslüman Kardeşler'in 4 üyesine 30 Haziran 2013'te Müslüman Kardeşler'in Kahire'deki merkezi yakınlarında gerçekleşen olaylardan ötürü idam cezası verilmişti.Mahkeme ayrıca Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Bedi, yardımcısı Hayrat Şatır, teşkilatın lider kadrosundan Muhammed Biltaci, İhvan'ın siyasi kolu Hürriyet ve Adalet Partisi lideri Saad Katatni ve yardımcısı Essam Erian'ın da aralarında bulunduğu 14 İhvan üyesine müebbet hapis cezası verdi.Binlerce İhvan destekçisi hapiste3 Temmuz 2013'te Abdulfettah Sisi’nin liderliğinde yapılan darbeyle, ülkenin demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi tutuklandı ve hapse atıldı. Mursi hakkında açılan farklı davalarda yargılanıyor.Darbe sonrasında sokağa dökülen göstericilere güvenlik güçlerinin çok sert müdahalesi sonucunda yüzlerce kişi hayatını kaybetti ve binlerce kişi gözaltına alındı.Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın yöneticileri darbenin ardından idam cezasına ve ağır hapis cezalarına mahkûm edildi.Kaynak: Al Jazeera ve Reuters
Kod Adı Ankaralı: Büyük Oyun
Sokak röportajlarını trollemesiyle fenomen olan genç, yerel bir televizyon kanal kameralarını Ankara'da yakaladı. Kameralara konuşan Amerikalı Mike Ankaralı gencin bir anda belirip kedisine laf atmasıyla neye uğradığını şaşırdı. Ankaralı genç Amerika'nın kirli oyunlarını su yüzüne çıkardı.Merak edenler için Ankaralı genç bu videolarla fenomen olmuştu:İsveç'i Trolleyen Ankaralıİsveç'i Trolleyen Ankaralı Genç Bu Sefer Memleketinde Kameralara YakalandıDaha fazlası için: https://www.youtube.com/channel/UCU1Fhn0o5S0_mdcgwCPuLDg
Şahin: 'Beyannamemizde İlk Sırada Başkanlık Sistemi Olacak'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, seçim beyannameleri açıklandığında ilk sıralarda yer alacak vaatlerinden birinin, başkanlık sistemiyle birlikte yeni anayasa olacağını söyledi.AK Parti olarak sık sık kamuoyunun nabzını tutmaya özen gösterdiklerini belirten Şahin, şu anda partilerine yüzde 48-52 bandında bir halk desteğinin söz konusu olduğunu ifade etti.Bir önceki genel seçimde partisinin yüzde 50'ye yakın oy aldığını anımsatan Şahin, bu oranın da üzerinde bir destek alabileceklerini kaydederek, 'AK Parti'nin, aziz milletimiz tarafından tekrar iktidara getirileceğini, 'yoluna devam et' diye oyları ile talimat vereceğini düşünüyorum' dedi.Yeniden iktidara gelme konusunda bir tereddütlerinin olmadığını belirten Şahin, halka güvendiklerini vurguladı.'CHP ve MHP darbe hukukuna sahip çıktılar'Genel seçimdeki amaçlarının anayasayı değiştirecek sayıya ulaşmak olduğunu kaydeden Şahin, şunları söyledi:'Darbe ürünü anayasayı değiştirmeyi, 2015 seçimlerine doğru giderken tüm siyasi partiler halka vadettiler. Uzlaşma Komisyonu kuruldu. Ama bazı siyasi partilerin bu konuda ne kadar samimiyetsiz olduğu ortaya çıktı. Darbecilerin anayasaya yansıtmış olduğu darbe ruhunu ve amacını aynen benimsediklerini masada ortaya koydular.'Biz ilk üç maddeyi' ya da 'Şu maddeyi asla değiştirtmeyiz, noktasına, virgülüne dokundurtmayız' demek suretiyle CHP ve MHP darbe hukukuna sahip çıktılar. O nedenle değiştiremedik. Şimdi milletimiz eğer bize gerekli desteği verirse, inşallah bu 25. dönemde yeni bir anayasa ile milletimizin huzuruna çıkmayı planlıyoruz. Bu tamamen milletimizin takdiridir. Gerekli desteği alırsak bunu yapabiliriz.Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Çünkü artık halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı görevdeyken, Türkiye aynı zamanda başkanlık sistemini de tartışmalıdır. Hatta bu anayasa değişikliği içinde mutlaka başkanlık sistemi de olmalıdır. Bizim seçim beyannamemiz açıklandığında, eğer tekrar iktidara gelirsek neler yapacağımızı halkımızla paylaşacağız. Belki ilk sıralarda yer alacak vaatlerimizden biri, yeni anayasa olacaktır, başkanlık sistemiyle birlikte.'Türkiye için uygulanabilir bir başkanlık sistemi'Dünyada başkanlık, yarı başkanlık gibi sistemlerin uygulandığını, ancak bu sistemlerin bir takım arızalarının da zaman içinde ortaya çıkabildiğini kaydeden Şahin, 'Bunları da göz önünde bulundurarak, oralardan da sonuçlar çıkararak, Türkiye için uygulanabilir bir başkanlık sistemini bizim anayasaya dercetmemiz gerektiği kanaatindeyim. Gerçi bizim Uzlaşma Komisyonu masasına getirdiğimiz başkanlık sistemi modeli teklifi vardı. Onu zannediyorum yeniden gözden geçirebiliriz. Geçirmemiz de gerekir. Artık Türkiye başkanlık sistemine geçtiğinde bir istikrar sorunu yaşamayacaktır. Kuvvetler ayrılığı sistemi çok daha çağdaş anlamda uygulanacaktır ve Türkiye'de işler daha çabuk görülecektir. Bu bakımdan Türkiye'nin başkanlık sistemine geçmesinde yarar olduğu kanaatindeyiz' diye konuştu.'Önceki seçimlerden daha fazla aday adayı müracaatı var'AK Parti'de aday adayları başvurularına ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Şahin, temayül yoklamalarının yapıldığını, 6 Mart Cuma gününden itibaren, 10 gün süreyle mülakat çalışmaları yapacaklarını belirtti. Şahin, İstanbul mülakatının, kendisinin başkanlık edeceği bir komisyon tarafından gerçekleştirileceğini söyledi.Mehmet Ali Şahin, çalışmaları, 'hangi adaylarla milletin karşısına çıkarsak en başaralı sonucu alırız?' sorusunun cevabını araştırarak yürüteceklerini dile getirdi.AK Parti'ye, önceki seçimlerden daha fazla aday adayı müracaatı olduğuna dikkati çeken Şahin, 'Bundan da ayrıca memnunuz. Bu, şu demektir: Partimiz hala çok güçlü şekilde Türkiye'de halkımızın itibar ettiği bir siyasi partidir. O bakımdan bu destek, yani aday adaylığı desteğinin halkımızda da olduğu kanaatindeyiz. 7 Haziran'da sandıklar açıldığında bu açık şekilde inşallah görülecektir diye temenni ediyorum' dedi.Çok sayıda kadın aday adayı da bulunduğunu kaydeden Şahin, 'Başı açık, kapalı fark etmez. Çünkü biz o sorunu da Türkiye'nin gündeminden çıkardık. Kimsenin kılık kıyafetiyle uğraşacak halimiz yok. Parlamentoda başı örtülü, tesettürlü milletvekillerimiz de görev yapıyor' diye konuştu.Şahin, aday adayları ile ilgili son kararın, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki kurul tarafından verileceğini belirtti.'Yetkili kurullarımızda değerlendireceğiz'Şahin, bazı gazetelerde yer alan üçüncü dönemini dolduran bazı AK Parti milletvekillerinin akrabalarının aday adaylık için başvuruda bulunduğuna ilişkin haberleri değerlendirdi.Şahin, şunları söyledi:'Kimsenin aday adaylığına karşı koyamazsınız. Falan milletvekilinin, bizde aktif siyasette bulunmuş olan bir arkadaşımızın yakını, oğlu olabilir. Buna yönelik, 'siz onun yakınısınız, oğlusunuz, siz aday adayı olamazsınız' diye bir beyanımız olmadı. Ancak bunu yetkili kurullarımızda değerlendireceğiz.Bizim tüzüğümüze göre, teşkilatlarda görevli arkadaşlarımızın ikinci dereceye kadar yakınları, bizim teşkilatlarımızın başka birimlerinde görev alamıyorlar. Mesela bir il başkanımızın kardeşi belediye başkan adayı olamaz bizde. Bir ilçe başkanımızın kardeşi belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi olamaz. Bizim tüzüğümüzde var bu. Ancak milletvekilliği adaylığı ile ilgili olarak tüzüğümüzde böyle açık bir hüküm yok. Ama kıyasen emsal olarak belki üst kurulda bunları görüşürken, gündemimize alabiliriz. Şu anda bir şey söyleyecek durumda değilim. Çünkü tek başıma bu konuda bir karar verecek noktada değilim. Bunlar, nihai karar verilirken mutlaka üst kurulda değerlendirilecek olan hususlardır.'AA
Kadıköy'de Dev Koreografi Hazırlığı
Fenerbahçe, derbi öncesi yapılacak görsel şovla rakibinin psikolojisini bozmayı planlıyor. Lazer gösterisinde, 6-0 vurgusunun yanı sıra bir aslanın mezara konulduğu anlar da resmedilecek. Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında kritik önem taşıyan yarınki Galatasaray karşılaşması için özel hazırlık içinde. Derbi öncesi Şükrü Saracoğlu Stadı'nın tribünlerinde yapılacak görsel şölen ile kendi futbolcularını motive etmeyi planlayan sarılacivertliler, ezeli rakibini de psikolojik baskı altına almayı hedefliyor. Yönetim bunun için özel bir organizasyon şirketiyle anlaşma yaptı. Çok konuşulacak bir koreografiye imza atılmasını isteyen sarı-lacivertli yönetim, bunun için şirkete talimat verdi. BAŞKANIN ONAYI BEKLENİYORLazer projeksiyon ile yapılacak şovda, sarıkırmızılı takımı çok kızdıracak görseller de olacak. 6-0 hatırlatması, 16 yıllık Kadıköy yenilmezliği ve şampiyonluk vurgularının yanı sıra, bir aslanın mezara konulduğu anların da Kadıköy'de tribünlere yansıtılacağı öğrenildi. Görsellerin şirket tarafından hazır edilerek kulübe gönderildiği ve başkan Aziz Yıldırım'ın onayına sunulduğu kaydedildi. Galatasaray taraftarı yok, Kadıköy kapalı gişe Kulüpler arasındaki anlaşma gereği konuk Galatasaray taraftarlarının statta izleyemeyeceği derbi öncesi satışa sunulan biletlerin tamamına yakınının tükendiği açıklandı. Kadıköy'de bu sezon ilk kez bir maç kapalı gişe oynanacak. Radyospor
Reklam
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2015 Parkuru Açıklandı
Uluslararası bisiklet takviminin en dikkat çekici bisiklet müsabakaları arasında yer alan ve 2014'te 50 yılı geride bırakan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, kısa adıyla 'TUR', yüzyılın ikinci yarısı için start vermeye hazırlanıyor.Basına duyurulan 2015 parkuru sprinterleri kışkırtan düz etaplara ek olarak genel klasman liderliği için önemli avantaj sağlayan zorlayıcı tırmanış etaplarını bir arada sunuyor.Sprinterler için bir cennetTUR Dünya'nın en önemli sprinterlerini kendisine çeken bir mıknatıs gibi sprint finişi fırsatları ile son yıllarda önemli sporcuların zaferine tanıklık etti.2014 yılında 4 etap kazanan Mark Cavendish, 2013 yılında 3 etap zaferine ulaşan Marcel Kittel, ve 2010 yılından bu yana 9 etaba imza atanAndre Greipel TUR tarihinde gönülleri fetheden sprinterler listesinde başı çeken isimler arasında yer aldı. Bu yıl da sprinterlerin gözdesi olmaya aday 5 etap yer alıyor.Yakın tarihinde Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu unutulmaz kaçışlar ardından gelen zaferler ile adından söz ettirdi.Bunlardan en önemlisi şüphesiz 2012 yılında Iljo Keisse'nin nefesleri kesen İzmir zaferiydi. Finiş düzlüğü öncesi son dönüşteki talihsiz düşüşü ardından hızla toparlanıp yoluna devam etmiş, hemen arkasından amansızca atak yapan pelotonun başını çeken Marcel Kittel'in önünde santimetreler farkla zafere ulaşmıştı.Nefes kesen tırmanış etaplarıTırmanış etapları bu yılda genel klasman liderliği için belirleyici olmaya aday. Deniz seviyesinden 1850 m yükseklikteki Göğübeli geçidine uzanan Elmalı tırmanışı TUR'un yine en zorlu etabı. Efes antik tiyatroya komşu Meryem Ana evine doğru tırmanışçılara atak fırsatı sunan ve geçtiğimiz yıl Orica-green Edge takımından Adam Yetes'in ilk sırada tamamlamasıyla dikkatleri çeken Selçuk finişi bu yıl da parkurun ayrılmaz parçası.İlk kez 2010-2011 yıllarında TUR rotasına dahil olan, Dünya mirası listesindeki eşsiz traverten oluşumları, tarihi dokusu ve termal suları ile öne çıkan Pamukkale 2015 parkurunun önemli değişikliklerinden birisi.Selçuk'tan İzmir'e uzanan ve geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sprint finişi ile sonlanması beklenen 7.etap bu yıl ilk defa Manisa'dan geçecek. Karşıya iskelesine uzanan finiş öncesinde, İki uzun tırmanış anlamına gelen Manisa ziyareti etabın zorluk derecesini önemli ölçüde artıran bir değişiklik olarak öne çıkıyor.Marka haline gelen final etabıÖnceki yıllarda olduğu gibi İzmir etabının hemen ardından sporcular ve tüm organizasyon ekipleri bisiklet Dünyasının en görkemli finişlerinden birisi olan kıtalar arası final etabı için İstanbul'a taşınıyor.İstanbul'un önde gelen turistik çekim noktasında, Sultanahmet ve Ayasofya Camileri arasında başlayan son etap, Boğaziçi köprüsü geçişi ile heyecanı bir kıtadan diğerine taşıyor. Bağdat Caddesi sahil yolu güzergâhında 8 turun sonunda final sprinti izleyenlere yine coşkulu anlar vadediyor.Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşen, Cumhurbaşkanının ödülleri takdim etmek üzere final etabına şahsen katılımı ve yüksek organizasyon standartları ile uluslararası arenada prestij kazanan TUR dünyanın önde gelen sporcularının favori yarışması olmayı sürdürüyor.Türkiye güzellikleri yine görücüye çıkıyorHer yıl olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu doğal güzelliklerle çevrili, tarihi değerlerimiz ile iç içe bir rota sunuyor. Roma dönemi kalıntıları, Hristiyan ve İslam dünyasının önemli değerleri, yol boyunca sporculara eşlik eden kumsallarıyla Akdeniz'den Ege'ye uzanan sahil şeridi, gökyüzünde eksik olmayan güneşi her zaman olduğu gibi yarış heyecanını turistik ilgi odakları ile buluşturuyor.Alanya-Antalya arasındaki sahil şeridi, Demre'de bulunan Noel Baba evi, Marmaris'in turkuazın her tonunu barındıran koyları, Bodrum kalesi, Efes antik tiyatro, Meryem Ana Kilisesi ve Sultanahmet meydanının çevreleyen tarihi doku TUR rotası boyunca öne çıkan doğal ve tarihi değerlerin başında geliyor.2015 Parkuru51. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu etapları;1.Etap, 26 Nisan: Alanya-Alanya2.Etap, 27 Nisan: Alanya Antalya3.Etap, 28 Nisan: Kemer - Elmalı4.Etap, 29 Nisan: Fethiye-Marmaris5.Etap, 30 Nisan: Muğla - Pamukkale6.Etap, 1 Mayıs: Denizli - Selçuk7.Etap, 2 Mayıs: Selçuk-İzmir8.Etap, 3 Mayıs: İstanbul-İstanbulEurosport
Ara Güler'den Yaşar Kemal'e: ‘Öleceğini Ne Bilelim Ulan?’
Yaşar Kemal’in ardından, yakın dostu, fotoğraf sanatçısı (kendi adlandırmasıyla foto-muhabir) Ara Güler’le, onun ‘Yaşarı’nı konuşmak için Ara Kafe’de buluşuyoruz. Yanımda Berge (Arabian) var. Berge, birkaç yıl önce Ara Güler’le tanışmış, fotoğrafını çekmiş. Yeniden ustayla buluşacağı için en az benim kadar heyecanlı... Masaya, Yaşar Kemal’in ‘Röportaj Yazarlığında 60 Yıl’ adlı kitabını koyuyorum. Kitapta, yazarın çeşitli şehirlerde, farklı farklı yıllarda çekilmiş 26 müthiş fotoğraf ve portresi bulunuyor. Kemal’in yaşamını, derinliğini, algısını, acısını ifadesinde ölümsüzleştiren bu fotoğraflar, yakın dostu, Ara Güler’e ait...Masaya oturur oturmaz kitaba uzanıyor Ara Güler... Tek tek anlatıyor: ‘Bu fotoğrafları ben çektim. Bu Paris’te. Yanımızda da James Baldwin var. Burada görünmüyor. Üçümüz keyfediyoruz. Hah, bu Kalafat yerinde, İstanbul’u dolaşırdık birlikte… Bu da kahvede, gençlik yılları.” Bir başka fotoğrafta Yaşar Kemal, bahçede köpekle oynuyor, bir diğerinde tavla oynayanların arasında, sonra bir camide... ‘Sayısız fotoğraf var daha bende. Yol uzundu’ diyor Ara Güler.“Yanyana gelsek isyan çıkarırız belki..”“O yolun başını hatırlar mısınız?” diye soruyorum. “Çok oldu” diyor, “20’li yaşlardaydık. O zaman ben Hayat Mecmuası’nda foto muhabiriyim. Yaşar’ı ipleyecek durumda değilim ki! E başlarda tabii. Anadolu’dan yeni gelmiş. İlk tanıdığı kişi de benim burada. Anadolu p.çleriyiz işte.”Bir süre Hayat Mecmuası’nda birlikte çalışmış iki usta. Birbirilerinin kimliklerine şakayla takılacak kadar yoğun çalışmış ve paylaşmışlar hayatı. ‘Ben Ermeni’yim o Kürt. Yanyana gelsek isyan çıkarırız belki’ deyip kahkahayı basıyor. Az konuşuyor, hatırlamadığını söylüyor yer yer, ancak gözlerinde ve gülüşünde yaşanmışlığın taze hafızası var besbelli.En son ne zaman gördünüz onu?Hastaneye gitmiştim. Yoğun bakıma kimseyi almıyorlardı.Burada buluşur muydunuz?Burada. Yukarıda. Ben onların evine giderdim. Onun evi çok güzeldir. Boğazın üstündedir. Yaşar’la benim güzel bir geçmişimiz vardır.Siz onu gazeteci kimliğiyle tanıdınız...O gazeteciydi zaten. Sonradan romancı oldu. Çok iyi gazetecidir. Mesleğe yenilik getirmiştir. Ahtamar’ı o kurtarmıştır, yıkımını o durdurmuştur.Peki ya edebiyatının sizdeki yeri?Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi edebiyatçısıdır Yaşar. Ben en çok ‘Ağrı Dağı Efsanesi’ ve ‘İnce Memed’i severim. Mesela bu ‘Demirciler Çarşısı Cinayeti’ kitabı var... Bir kan damlatacak, 50 sayfa yazıyor. Düşünebiliyor musun?Birlikte gittiğiniz yerleri düşündüğünüzde, ilk hangi kare geliyor gözünüzün önüne?Menekşe diye bir yerde otururdu, bilir misin? Yeşilköy’den biraz ileride, küçücük bir köydür. Orada balıkçılar vardır, sahilde insanlar tavla oynar. Onlarla ahbaptı. Beni de götürürdü. Tavla oynardık. O konuşurdu, ben fotoğraf çekerdim.Birlikte Anadolu’nun çeşitli yerlerinde de gittiniz. Birlikte yolculuk etmek nasıldı? Yol hatıralarınız var mı?Bir sürü yere. Erzurum’a, Adana’ya. Ama şimdi hatırlamam. Eğlencelidir Yaşar. O sana anlatır, sen ona anlatırsın. Hoş vakit geçer. En son Hemite’ye gittik. Çukurova’da. Doğduğu köydür. Orada heykelini de yaptık. Açılış yapıldı. Halet Çambel onun için bir yemek verdi. Bir sürü mühim adam da vardı.Bazı bazı Ermenice konuşuyoruz Ara Güler’le. Söyleşi içerisinde birkaç kere iyi arkadaş, iyi dost olduklarını vurguluyor; bir kez de Ermenice olarak: ‘Ağek paregam er’ diyor.‘Benimle röportaj yapmak da zor iştir’ diyor gülümseyerek sonra. Masada duran kitabı karıştırıyoruz birlikte yeniden. Yaşar Kemal’in röportaj üzerine yaptığı bir söyleşiyle açılıyor kitap. Şöyle diyor usta yazar: ‘...Röportaj bal gibi edebiyattır. Onu haberden ayıran nitelik onun edebiyat gücüdür. Haber bir yaratma değildir, bir taşımadır. Röportaj bir yaratmadır. Gerçeğe, gerçeğin, yaşamın özüne yaratılmadan varılamaz.’Ara Güler, kitabı kapatarak, ‘Edebiyatın da gazeteciliğin de ustasıydı Yaşar’ diyor bir kez daha. ‘Yaşar Kemal’de en çok sevdiğiniz özellik neydi?’ diye soruyorum en son, vedalaşmadan. ‘Dobra dobra konuşurdu. Kimseden korkusu yoktu’ diyor, ‘Ha bir de kafa dengiydi. Matraktı. Öleceğini ne bilelim ulan?..’Maral Dink / Agos
Reklam
Yazılımcılarının Nasıl Düşünemedik Demeyi Bırakıp Acilen Instagrama Eklemesi Gereken 15 Filtre
Yakın zamanda 4 yaşına giren Instagram'ın şüphesiz ki en sevdiğimiz özelliği sıkıcı fotoğraflarımızı, filtreleri sayesinde bakmaya doyulmaz hale getirmesi. Ama eminim ki, siz de tıpkı benim gibi bu filtrelerle tatmin olmuyor, fazla mal göz çıkarmaz aslında diyerek, çok daha fazlasını istiyorsunuz. Sizi bilmem ama, Elite Daily'nin benimle aynı fikirde olduğu aşikar. İşte onların yaratıcılığıyla ortaya çıkmış, 15 eğlenceli filtre önerisi;
Kitapların Sadece Okunmak İçin Var Olmadığını Düşünen Ressamın 24 Harika Eseri
Mike Stilkey sıra dışı bir ressam. Onu farklı kılan ise kağıt ya da kanvas yerine eski kitap kapakları üzerine resim yapıyor olması. Sanatçı renkli kalem, mürekkep, yağlı boya kullanarak eski kitapları adeta canlandırıyor. Çizimlerinde şiirsel çizgiler, detayları yakalayan ince bir zeka ve gizem göze çarpıyor. Sizi, Stilkey'in göz alıcı çalışmalarıyla baş başa bırakıyoruz...
Reklam
İstisnasız Her "Eller Havaya" Barında Çalan 25 Şarkı
Bir akşam kalabalık bir arkadaş grubunuzla dışarı çıkmak istediniz. Nereye gideceğiniz konusunda da bir fikriniz yok ne de olsa herkesin müzik zevki farklı ve ortak bir şeyler bulmanız gerek. Aradığınız yer işte o mekan, binlerce benzeri olan ve her zaman istisnasız aynı şarkıları çalan.
Dünyanın En Uzun ve En Hızlı Lunapark Treni Fury 325'ten Test Sürüşü
Amerika'da yapımı tamamlanan Fury 325 isimli lunapark treninin test çalışmaları devam ediyor. Dünyanın en büyük ve en hızlısı olması planlanan trenin herhangi bir aksaklık çıkmaması halinde bahara doğru kullanıma sunulması düşünülüyormuş. Uzunluğu yaklaşık 2 km ve en yüksek yeri de 99 metre olan Fury 325'in saatteki hızı da 153 km'yi buluyor imiş. 😲😲😲
Bebek Dünyaya Getirmenin Harika Bir Olay Olduğunu Doğrulayan, 11 Ödüllü Doğum Sonrası Fotoğrafı
Uluslararası Profesyonel Doğum Fotoğrafçıları Derneği, her sene düzenlediği 'Yılın Fotoğrafı' yarışmasının bu seneki sonuçlarını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Birçok profesyonel doğum fotoğrafçısının, bebeklerini farklı yöntemlerle dünyaya getirmiş annelerin, bebekleriyle ilk buluşmalarını ölümsüzleştirdikleri fotoğrafları yarıştı. Teknik, duygu ve kompozisyon kategorilerinden puanlama yapılan fotoğraflara bir bakalım:
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
GEZİ direnişi sırasında eyleme katılan veya yoldan geçen çok insan gaz fişeğiyle gözünü kaybetti.Beyin kanaması geçirenler, kalp krizinden ölenler, başına kapsül, çenesine fişek saplananlar, yüzü parçalananlar, defalarca ameliyat masasına yatanlar, dalağı alınanlar, psikolojik ve nörolojik tedavi görenler, fişlenenler, kalabalık fobisi geliştirenler oldu.Polisin orantısız güç kullanımı nedeniyle binlerce insan yaralandı.Yüzbinlerce gaz bombası atıldı, binlerce ton su sıkıldı.Biber gazı tüfekleri insanları yaralamak veya öldürmek üzere hedef gözetilerek kullanıldı. Çivili sopalarla millete saldıran siviller olduğu ortaya çıktı.Eylemlere katıldı diye insanlar işlerinden atıldı, yeni iş bulamaz oldu.Gencecik çocuklar, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Medeni Yıldırım, Mustafa Sarı, Ahmet Atakan canından oldu. Babalar ağladı, analar 'Adalet!' diye haykırdı.
Reklam
'Asansör Faciasında Tazminatları Olması Gerekenin Üstünde Ödedik'
GYODER Başkanı Torun, geçen yıl yaşanan asansör faciasında ölen işçilerin ailelerinin maddi anlamda mağdur olmalarını önlediklerini söyledi.Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, geçen yıl yaşanan asansör faciasında ölen işçilerin ailelerinin maddi anlamda mağdur olmalarını önlediklerini belirterek, 'Hukuki olarak sonuçta çıkacak olanın çok üstünde meblağları ödedik ama manevi olarak elbette giden geri gelmiyor' ifadelerini kullandı.Geçen yıl Mecidiyeköy'de yıkılan Ali Sami Yen Stadı arazisindeki Torunlar şantiyesinde, 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin görüşleri sorulan Torun, 'Bir iş adamı için hayatta hiçbir zaman duymak istemediği bir haber. Bizim çalışanlarımız aile fertlerinden gibidir. Çünkü yakın akrabalarımızla, kan bağımız olan insanlarla o derece haşır neşir değiliz. Ama çalıştırdığımız insanlarla o anlamda sürekli beraberiz ve bir kader birliği yapmışızdır. O projeyi onlarla birlikte hayata geçiriyoruz. Aile fertlerinden birisi olarak gördüğümüz insanlar… Böyle bir kazanın yaşanması elbette bir iş adamı için hayatında hiç unutamayacağı en büyük acıdır' dedi. 'GİDEN GERİ GELMİYOR'Faciaya ilişkin mahkeme sürecinin hala devam ettiğini belirten Torun, 'Kusurluların, sorumluların cezalandırılmasının yanındayız, bunun da bir anlamda takipçisiyiz. Ama bu elim kazadan sonra bize düşen sorumluluk olarak, Türkiye'de belki çok sınırlı firmaların yaptığı bir şeydir, sigorta kapsamındadır bizim bütün çalışanlar. Bizim kendi bordromuzda olmadığı halde bu çalışanlar da bu sigorta kapsamında idi. Biz sigortanın sürecinde, hukuki süreci de beklemeden hızlı bir şekilde bu insanların mahkemeye müracaatlarını sağlayarak yine mahkemede hakim nezdinde feragatlerini davadan alarak tazminatlarını olması gerekenin üstünde hukuki olarak sonuçta çıkacak olanın çok üstünde meblağları ödedik. Onların en azından maddi olarak mağdur olmamalarını sağladık. Şu anda yapabileceğimiz bu olduğu için… Ama manevi olarak elbete giden geri gelmiyor. Onların üzüntülerini paylaşmaktan başka… Arzu ederiz ki hiçbir inşaatta, işyerinde böyle bir kaza yaşanmasın' ifadelerini kullandı.'İLK GÜNDEN İTİBAREN YANLARINDAYDIK'Bir soru üzerine kardeşi olan Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Torun'un bizzat acılı ailelerle irtibat kurduğunu söyleyen Torun, 'Hepsiyle konuştuk, o konuşmaların sonunda zaten ilk günden itibaren yanlarındaydık. Tazminatların ödenmesi süreci de tamamlanmış oldu' dedi.AA
Turistlerden Hamamda Taciz İddiası
İstanbul'da iki Fransız turist, erkek arkadaşları ile gittikleri hamamda ayrı bir bölüme alınarak taciz edildiklerini öne sürdü. Dört kişi gözaltında.Olay, iki gün önce İstanbul Karaköy'deki Tersane Caddesi üzerinde bulunan bir hamamda yaşandı. Fransız turistlere kapıda hamamın 'karma' olduğu söylenince, erkek arkadaşları ile içeriye girdiler. Ancak daha sonra kadınlar, erkek arkadaşlarından ayrılıp, başka bir bölüme alındı.Turistlerin iddiasına göre, burada dört erkek masaj yapmak bahanesiyle taciz etti. İki Fransız kadın, olayı sosyal medya üzerinden duyurdu.Bunun üzerine, turistler ve İstanbul'da yaşayan yabancılardan oluşan 20 kişilik grup saat 17.00'de basın açıklaması yapmak üzere hamamın önünde toplandı.İşletmecinin polislerle birlikte içeriye aldığı iki kadın, kendilerini taciz ettiklerini iddia ettikleri dört erkeği teşhis etti. Kadınlar, polise şikayetçi oldular. Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri de dört şüpheliyi gözaltına aldı.Duvara 'Burada taciz var' yazıldıHamamın önünde toplanan gruptan biri, duvara “Burada taciz var' diye yazdı. Bina önüne çıkan işletmeci ile grup arasında tartışma yaşandı. Sinirlenen işletmeci, “Ben 78 yaşındayım. 50 senedir buradayım. Böyle bir şey olmadı. Olmaz da' dedi.Tepki gösteren bir kadın ise, “Taciz eden kişi size anlatacak mı? Güzel güzel saklanarak yapıyor. Size gelecek, ben bu kadınları taciz ediyorum mu diyecek?' diye cevap verdi.'Peşini bırakmayacağız'Grup adına hamamın önünde açıklama yapan Fulya Dağlı da, 'Taciz eden dört kişiyi tespit ettik. Yüz yüze tespit ettik. İki gün önce iki turist kadının burada taciz edilmesi üzerine biz buraya geldik. İki gün önce burada yaşananlar ne münferit bir olaydır ne de bir kazadır. Sistematik bir şekilde yabancı kadınlara, Erasmuslu kadınlara uygulanan tacizin, tecavüzün, şiddetin bir parçasıdır. Bizler kadınlar olarak her zaman onların yanında olacağız. Kadın dayanışmasını yükselteceğiz ve bunun gibi peşlerini bırakmayacağız' dedi.Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.Kaynak: DHA
Nemtsov Cinayeti Sanıkları Gözaltında
Rus Federal Güvenlik Servisi (FSB) muhalif siyasetçi Boris Nemtsov'un öldürülmesiyle bağlantılı olarak iki kişinin gözaltına alındığını duyurdu.FSB direktörü Alexander Bortnikov ulusal televizyonda yaptığı açıklamada, Anzor Gubashev ve Zaur Dadayev'in Cumartesi günü gözaltına alındığını söyledi.Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de gözaltılardan haberdar olduğunu ekledi.Liberal politikacı cinayet geçen hafta Kremlin yakınlarındaki bir köprü üzerinde öldürülmüştü.BBC Türkçe ve Sputniknews
Osmanlı Tarihinde Pek Bilinmeyen Küçük ve İlginç 78 Bilgi
Eski zamanlarda Fatih ve Bayezid Camilerinin avlusunda sergi kurulur ve bu avlular yiyecek v.s. satan küçük dükkanlarlar dolardı.Topkapı Sarayı bu ismini Eski Sarayın sahilindeki toplu kapısından almıştır. Bu sarayın, Fatih zamanındaki adı Yeni Saray idi.Çadıri Osmanlıların ilk hanesi, ilk sarayı, ilk taht evidir. Osmanlı sarayı, pek muhteşem ve çok odalı idi. Hele havaya dayanıklılığı ve ihtişamı pek meşhurdu.II. Süleyman kadınlarla meşgul olmazdı. Saraylılar harem ağalarıyla rezalete başladılar. Bu yüzden hizmeti olmayan ağaların içeri girmesi men edildi.Sultan Orhan zamanında Bizans’ta taht kavgaları oluyordu. Kantakuzinus’un yardımına giden Türkler, Bizans’ta büyük bir itibar kazanmışlardı. Saraya serbestçe girip çıkabiliyor, Bizanslılara hakim sıfatını takınıyorlardı.Osmanlı şehzadeleri babaları ile beraber harbe giderlerse ihtiyat kuvvetlerini kumanda ederlerdi.
Reklam