MART
O Haberi Okumadan Yapmamanız Gereken 23 Şey
Yaa gençler!! Bu haberi okumadan birşeyler yapabileceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Siz siz olun bu haberi okumadan facebook'a gireyim demeyin sakın. Mark Zuckerberg'den aldığımız istihbarata göre facebook'a girerken kullanıcı ad-şifrenin yanında bir de bu haberi okuyup okumadığınız sorulacak. Okumadığınız ortaya çıkarsa ve bunu üç kez yaparsanız hesabınız dondurulacak
Blur Hasreti 'The Magic Whip' ile Son Buluyor
Blur, yeni stüdyo albümünü Nisan ayında yayınlayacağını resmi sosyal medya hesapları aracılığıyla duyurdu. İngiliz popunun öncü gruplarından Blur, 12 yılın ardından yeni bir albüm yayınlayacak. Albüm “The Magic Whip” adını taşıyacak. Albümden servis edilen ilk şarkı “Go Out” hemen aşağıda.
20 Adımda Sabah 9'daki Derse Gelmeyeceğini Haber Vermeyen Hocadan İntikam Almak
Bu tip hocalar mevcuttur, maalesef.Sabahın köründeki derse gelmeyeceğini haber vermeyi bir türlü akıl etmez bu tipler. Yapması gereken tek şey Facebook'a girip sürekli makale ve 'şu gün şu yapılacak' tarzı şeyler paylaştığı sınıf grubuna 'ARKADAŞLAR YARIN DERS YOK' yazmaktır. Fakat bunu yapmaz. Derse gelmeyeceği günler öncesinden belli olsa bile bunu yapmaz. Ayıp değil mi? Siz hocalar sıcacık yatağınızda uyurken bizler sabah 7'de uyanıyoruz. Karlı çamurlu yollarda okula varma mücadelesi veriyoruz. Bir de bakıyoruz ki ders yok! NASIL YANİ? Biz şimdi sizle ne yapalım, ha? Bir dahaki sefere bir gün önceden haber vermeniz gerektiğini (kendi sağlığınız için) anlamanız için ne yapmalı? Bu durumdan muzdarip öğrencilere 20 adımlık bir öneri:
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
HABER şu:-Fuat Avni var ya Fuat Avni... İşte o Emre Uslu imiş...-Emre Uslu, CHP'li Umut Oran'la Twitter'da gizlice yazışıyormuş.-Emre Uslu, CHP'li Umut Oran'a gizli yazışmada şunları söylemiş: 'Hocaefendi emri verdi, ABD'den bir psikopat bulduk, Sümeyye'yi öldüreceğiz, Tayyip kızıyla uğraşırken, siz de seçimi alacaksınız.'-Umut Oran da buna karşılık... 'Sağ ol abi' demiş.-Emre Uslu 'Bu sefer seçimi alın da İsrail'le ABD'ye ayıp olmasın, tamam mı koç' diye de eklemiş.-Umut Oran da 'Tamam abi' demiş. *Eksiği var, fazlası yok.Haber bu. *Bunu 'haber' diye manşetlerine çakan gazeteler, yaptıklarıyla...-Halkın zekâsıyla alay etmektedirler.-Halka koyun muamelesi yapmaktadırlar.
Sürücüsüz Otomobiller Film Oluyor
Yakın geleceğin merak edilen teknolojisi, sürücüye ihtiyaç duymadan çalışacak otomobiller, Karayip Korsanları yönetmeni Gore Verbinski tarafından sinemaya konuk edilecek.Geleceğin en dikkat çekici ve en heyecan uyandıran teknolojilerinden biri olarak görülen sürücüye ihtiyaç duymayan otomobiller şimdiden gündeme oturuyor. Güvenlik açısından özellikle öne çıkacağı söylenen araçlar ilginç bir şekilde sinema sektöründe kendine yer bulacak. Bir başka deyişle sektörün devleri şimdiden sürücüsüz arabalar için ortam hazırlamaya çalışıyor.Deadline'ın haberine göre çok yakın bir tarihte merkezinde sürücüsüz otomatik otomobillerin olduğu çok farklı bir film izleyeceğiz . Sıradan bir yarış ve aksiyon filminden öte, araçların güvenli yönünü de ortaya çıkartacak olan projenin bolca komedi öğesi içereceği de not düşülüyor.Şimdilik kod adı ' Driveless Car Race ' (Sürücüsüz Araba Yarışı) olan filmin başındaki isim ise oldukça tanıdık. Karayip Korsanları filmi ile büyük çıkış yakalayan ve aksiyon - komedi türündeki yeteneğini kanıtlayan Gore Verbinski filmin yönetmeni olacak.Tehlike dolu bir yarı filmi değil, aksiyon soslu bir komedi olacağı tekrarlanan yapımın senaryosu ise The Secret Life of Walter Mitty adlı başarılı yapımın hikayesini yazan Steve Conrad'a emanet. Verbinski bir de küçük ekleme yapmış: 'Filmin başrolleri günümüz komedi oyuncularının en iyilerinden olacak!'Belki de bir başka Johnny Depp'li şaheser bizleri bekliyor.ShiftDelete
Can Dündar'a ‘Erdoğan'a Hakaret'ten Soruşturma
Can Dündar hakkında 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması savcısıyken soruşturmadan el çektirilen Celal Kara ile röportajında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.Cumhurbaşkanı’nın suç duyurusu dilekçesinde, Can Dündar’ın savcı Kara’yla yaptığı röportajda ‘hakaret edildiği’ ileri sürüldü. Soruşturma davaya dönüşürse Dündar’ın 9 yıl hapsi istenecek. Ayrıca Emniyet İstihbarat’ın Mihraç Ural’ın Türkiye’de bir dizi eylem planladığını bildirerek gazeteci Ahmet Şık uyarıldı.Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması savcısıyken soruşturmadan el çektirilen Celal Kara ile röportajında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Avukat Ahmet Özel dilekçesinde şikâyetçi olduğu röportajla yetinmeyerek Dündar’ın önceki yazılarında da amacının sadece haber yapmak olmadığını, Erdoğan’a karşı suçlayıcı bir tutum aldığını ileri sürdü.Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından kaleme alınan suç duyurusu dilekçesinde, Dündar’ın röportajında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı suçlayıcı ağır ithamlarda bulunularak Erdoğan’ın kişilik haklarının ihlal edildiği öne sürüldü. Dilekçede, Dündar’ın röportajın içeğinde Erdoğan’ın örgüt lideri olduğu izlenimi yaratma çalıştığı belirtildi. Dündar’ın röportajla basın özgürlüğünün sınırlarını aştığı iddia edilerek suça ortak olduğu savunuldu. Dündar’ın Erdoğan’ı suç işlemek için örgüt kurmak ve yönetmek ile itham ettiği, toplum nezdinde algı oluşturulmaya çalıştığı kaydedildi. Dilekçede Kara’nın röportajda yer alan “Doğrudan ismi olmasaydı. Tapelerde bilgi olmasaydı da iddianamede adı geçecekti” açıklamasıyla savcının sadece kendi kanaatiyle sanığı belirlemeye çalıştığı kaydedildi. Kara’nın beyanı ile ilgili “17 Aralık’ın bir yolsuzluk soruşturması olmayıp sivil şahıslardan bakanlara, oradan da Erdoğan’a ulaşılarak adeta hükümeti devirme operasyonunun bir parçası olduğunu göstermektedir” denildi.MAZLUM ROLÜRöportajın yayınlanmasının “Celal Kara’nın oynadığı mazlum rolü ile birtakım çevrelerce kahraman ilan edilmesi için” olduğu suçlamasında bulunan Avukat Özel, Dündar’ın yazılarıyla ilgili bir de genelleme yaparak “Şüphelinin önceki yazıları da dikkate alındığında amacın sadece haber yapmak olmadığı, müvekkilime karşı almış olduğu suçlayıcı tutum anlaşılacaktır” dedi.Soruşturma davaya dönüştüğü takdirde Dündar, Cumhurbaşkanı’na hakaret ve iftira iddiasıyla toplamda 2 yıl 4 aydan 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.AHMET ŞIK’A GÜVENLİK UYARISIİstihbarat Daire Başkanlığı, Suriye/ Esad rejimi ve THKP/C Acilciler terör örgütü ile irtibatlı Mihraç Ural’ın Türkiye’de bir dizi eylem planladığını belirtti. Emniyet, örgütün hedefleri arasında gazetemiz muhabiri Ahmet Şık’ın da bulunduğunu bildirdiCumhuriyet
Reklam
Tarihin En Pahalı Boks Maçı 2 Mayıs'ta Yapılacak
Dünya'da son dönemdeki en iyi iki boksörü olarak gösterilen Floyd Mayweather JR ile Manny Pacquiao'nun 250 Milyon dolarlık dev maçının 2 Mayıs 2015 Cuma günü Las Vegas'ta yapılacağı açıklandı.Şu ana kadar çıktığı 47 maçın hepsini kazanan Floyd Mayweather, sosyal medya hesabından kontratın fotoğrafıyla birlikte yaptığı açıklamada; 'Taraftarlara söz verdiğim gibi, anlaşma yapıldı ve maça çıkacağız' diyerek 2 Mayıs tarihini belirtti.8 kez Dünya Şampiyonu olan Manny Pacquiao ile görüştüklerini ve anlaştıklarını belirten Mayweather; 'Manny ile yaptığımız toplantı sonrası bu kararı aldığım için mutluyum ve detaylar konusunda da anlaştık' ifadelerini kullandı.Mayweather, bu maçta kazanacağını iddia ederek; 'Ben gelmiş geçmiş en iyisiyim ve bu maç da benim yeteneklerimi, ne kadar iyi olduğumu göstermek için bir diğer fırsat. Manny, daha önceki 47 kişinin amacını deneyecek ama başaramayacak. O benim 48 numaram olacak' diyerek sözlerini noktaladı.250 milyon dolarlık ödülün %60'a %40 şeklinde paylaşılacağı müsabaka, boks tarihinin en pahalı maçı olarak tarihe geçecek.Sporx
Kadına Yönelik Fiziksel Şiddette Nispi Bir Düşüş Varmış
Mersin’de 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın vahşice katledilmesinin ardından sosyal medyada istifaya çağrılan, Aslan’ın ailesini taziye ziyaretinde kadınların protestosuyla karşılaşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, kadına yönelik fiziksel şiddette nispi bir düşüş olduğunu savundu.
Reklam
Dünyanın Gizlerinde Saklanmış 28 Olağanüstü Mikroskobik Detay
Her gün gördüğümüz ve kullandığımız nesnelerin, en yakın dostlarımız hayvanların ve bizlere nefes olan bitkilerin, dahası kendi bedenlerimizi oluşturan uzuvların detaylarına saklanmış, yalnızca mikroskopik seviyede gözlemlenebilen oldukça ilginç bir yaşam var. Bu yaşamı görebilmek ve ona ortak olabilmek, aslında bizlere dünyanın ne kadar uçsuz bucaksız ve aynı zaman harikalarla dolu bir yer olduğunu hissettiriyor. İşte evrenin gizlerinde saklanmış oldukça ilginç detaylar;
Stephen Hawking: 'Dünya'nın Sonu Yakın'
Amerika'dan gelen konuklarına Londra Bilim Müzesi'ni gezdiren Stephen Hawking'e basın mensupları da eşlik etti. Ünlü fizikçi, 'İnsanlığı kurtarmak için başka gezegenlerde koloniler kurmalıyız' dedi.Yaşayan bilim insanları arasında dünyada en çok tanınan isimlerden Stephen Hawking, müze gezisi esnasında, 'İnsanlığı kurtarmak için başka gezegenlerde koloniler kurmak zorundayız' dedi.Hawking, 'Bu saldırganlık, medeniyetin ve insanlığın sonunu getirebilir. Ancak uzayda yolculuk bizi başka bir yöne götürebilir. Bu insanoğlunun geleceği için gerekli. Başka bir gezegende koloni kurma olasılığını, canlılar için bir tür 'hayat sigortası' olarak algılamalıyız' dedi.Londra Bilim Müzesi'ni gezen Amerikalı konuklardan Adaeze Uyanwah, insanlığın sonunun nasıl geleceğini sorunca Hawking şunları söyledi:'İnsanoğlunun saldırganlığı nükleer savaşlara yol açabilir. Böylece medeniyet sona erer ve insanlık biter. Hiçbir problemimizin çözümü Dünya'da yok. Ama Dünya bize başka bir perspektif sunuyor. İnsanoğlunun geleceğinin uzayda olduğuna inanıyorum. İnsanlar başka gezegenlerde koloni kurarak soylarını devam ettirebilirler.'Hawking ayrıca 'yapay zeka'nın da insanlığın sonunu getirebileceğini söyledi.CNN Türk
Reklam
Reklam
Bu Kadınların Golf Oynama Şekli Ezber Bozan Cinsten
San Diego Şehri Kadın Golf Takımı'nın antrenmanı. Sahil şehri olan San Diego'nun kadın oyuncularının golf topu ile yaptıkları çok güzel hareketleri daha önce benzerine tanık olmadığımız şekilde.
Reklam
Yapılaşmaya Açılmak İstenen İztuzu, Dünyanın 25 Şahane Plajından Biri Seçildi
Seyahat önerilerinin yer aldığı dünyaca ünlü internet sitesi TripAdvisor, dünyanın en iyi plajları listesinin yayınladı. Listenin ilk sırasında Brezilya’daki ‘Baia do Sancho‘ var.Karetta karettalara ev sahipliği yapan ve yapılaşmaya açılma girişimi şimdilik önlenen Muğla’nın Dalyan ilçesindeki ‘İztuzu Plajı‘ da listenin 20’inci sırasında.
Bursa'da 100'e Yakın Araç Birbirine Girdi
Bursa’da buzlanma nedeniyle zincirleme kaza oldu. Çok sayıda kişinin hafif yaralandığı bildiriliyor, yol trafiğe kapandı.Bursa-Mudanya karayolunun kent merkezine geliş istikametinde buzlanma ve yoğun sis nedeniyle iki zincirleme kaza meydana geldi. Yaklaşık 600 metre aralıkla iki ayrı noktada gerçekleşen kazalara 100 civarında araç karıştı.08.30'da Osmangazi İlçesi'ne bağlı Bademli Kavşağı ile Geçit Mevkii arasındaki 2 kilometrelik bölümde meydana gelen zincirleme kazaya karışan araçlar arasında ambulanslar da var.İlk bilgilere göre çok sayıda kişinin hafif yaralandığı kaza nedeniyle Bursa-Mudanya karayolu trafiğe kapandı.Yaralılardan bazılarına olay yerinde müdahale edildi, kimileri ise ambulanslarla ya da kendi imkânlarıyla hastanelere gitti.Kaynak: DHA ve AA
IŞİD'in Rehin Aldığı Başkonsolos Yılmaz: 'Prangaya Vurulduk'
IŞİD’in konsolosluk binası ‘baskınında’ personeliyle birlikte alıkonan Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Yılmaz, Ankara’da başlatılan soruşturmada verdiği ifadesinde 101 günlük esareti anlattı. IŞİD’in Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na “baskını” sonrasında tüm konsolosluk ekibiyle birlikte alıkonulan Başkonsolos Öztürk Yılmaz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan soruşturmada ifade verdi. İfadesinde alıkonulma sırasında IŞİD militanlarınca götürüldükleri adresleri tek tek anlatan Yılmaz, baskın sırasında IŞİD militanlarının, bütün personeli silahla tarayacak şekilde bir alanda topladıklarını ve diz üstü çöktürdüklerini, kendi başına da silah dayandığını belirtirken “İntikallerde mutlaka araçların camları perdelendi ve bazen ilave olarak gözlerimiz bağlandı ve prangaya vurulduk” dedi.Milliyet Gazetesi'nin haberine göre Musul’da, 11 Haziran 2014’te yaşanan baskın ve 101 gün süren alıkonulma sonrasında MİT’in yürüttüğü operasyonla Türkiye’ye getirilen Başkonsolos Yılmaz, geçen günlerde savcılıkça açılan adli soruşturma kapsamında ifade verdi.‘Efendim sarıldık, yetişin’11 Haziran 2014’te, saat 11.30 sıralarında muavin konsolos Faruk Deniz’in “Efendim, sarıldık, yetişin” diye odasının kapısını vurmasından 30 saniye sonra koşarak 20 metre uzaklıktaki çalışma ofisine geçtiğini ve görevli polislere “Ne kadar kuvvet var etrafımızda ve çatışma durumumuz nedir?” diye sorduğunu belirten Öztürk, kendisine ilk olarak kameraların silahla patlatıldığı bilgisinin verildiğini söyledi.Öztürk görevlilerin “Başkonsolosluğa girmeye çalışıyorlar, kapıyı tekmeliyorlar ve bir saat süre tanıyorlar” sözleri üzerine “Sakın kapıyı açmayın, zorlayan olursa vurun ve Ankara’yla yapacağım görüşmeye kadar sakın içeriye kimseyi almayın” diye talimat verdiğini kaydetti. Bu sırada IŞİD içinde Türkçe konuşan bir Türkmenin 10 dakika süre tanıdığını ve terk etmezlerse binayı havaya uçuracaklarını söylediğini belirten Öztürk, bunun üzerine tekrar kesinlikle içeriye silahlı kimse alınmaması ve ateş açılırsa karşılık verilmesi talimatı verdiğini anlattı. Öztürk, özetle şöyle devam etti: ‘Binayı uçuracaklardı’“Her geçen an IŞİD, süreyi kısaltarak 7 dakikalık süre tanıdıklarını bildirdi. Terk etmememiz halinde saldırıda bulunacaklarını tercüman vasıtasıyla ilettiler. Abdulsettar isimli emniyet görevlimiz aracılığıyla IŞİD’in tercümanına ‘Bize dokunmamaları kaydı ile araçlarımız ve silahlarımız ile birlikte binayı terk edeceğimizi’ söylemesini istedim. Tercüman önce ‘evet’ dedi ve akabinde IŞİD mensuplarının silahlarıyla birlikte başkonsolosluğumuza girip benimle görüşmek istediklerini aktardı. Bu arada benim Dışişleri Bakanlığı ile görüşmelerim sürüyordu. Ofisimin dışına çıktığımda karşı binanın çatısında 5 veya 6 örgüt mensubunun bize silahlarını doğrulttuğunu gördüm. Bu arada etraftan sesler yükselmeye başladı ve IŞİD’in binayı uçuracağını dillendirmeye başladıklarına şahit oldum. O anda; daha önceden kıymetli evrakları yok ettiğimiz ve içi boş olan bütün ofis kapılarının kapanması talimatlarını verdim. Bakanlığımız herhangi bir çatışma yaşanmamasını, silahların teslim edilmesi talimatını verdi. Bu arada Abdülsettar aracılığı ile bütün personelin araç ve silahlarla binayı terk edeceğimizi iletmesini ve bütün sivil personeli araçlara binmesini istedim.Personel alanda toplandıBu arada bir anda teröristler içeriye girdi ve bizi araçlardan indirip silahları aldılar. Bütün personeli silahla tarayacak şekilde bir alanda topladılar ve diz üstü çöktürdüler. ‘Başkonsolos kim?’ diye sordular. Beni gruptan ayırıp makam odamın önüne götürdüler. Üç kişi vardı. Birinci şahıs, IŞİD’in baskını yapan komutanıydı. Daha sonra kendisini müteakip defalar gördüm.”‘Gururumuzu çiğnemek istediler’Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, ifadesinde konsolosluk binasından çıkarıldıktan sonra yaşananları şöyle anlattı:“Yolda önce camiye götürmek istediler, namaz kılmaya zorladılar. İradem dışında camiye girmeyi reddettim. Bunun üzerine şahsımdan iyice nefret ettiler. Camiye zorla sokma işini daha ilk dakikada, bize esaret duygusunu yaşatma ve gururumuzu çiğnemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. Zira her noktada kendi istediklerini yaptırdıkları zaman bunu görüntüleyerek ülkemiz aleyhine dünyaya yayacakları izlenimini veriyorlardı.Nitekim sonra başka bir yerde de ülkemizi aşağılayan bir metnin tarafımdan kameraya okunması baskısına maruz kaldım. Reddedince bu kez telefonla okumam istendi, bunu da reddedince bu defa bütün sorumluluğun ve hataların güya ülkemizden kaynaklandığını belirten bir mektuba imza atmaya zorlandım. Hiçbirini yapmadım. Benzer tehditler başka vesilelerle de doğrudan veya dolaylı olarak yapıldı.Öztürk, tüm personele “Şahsımla ilgili her türlü muameleye razıyım, ancak ülkemizin aleyhine hiçbir konuya izin veremeyiz, bu benim kırmızı çizgimdir, eğer öleceksek onurlu bir şekilde ölmeliyiz, döneceksek de başımızı eğecek bir davranışın içine girmeyiz” dediğini belirtti.‘Gözlerimiz bağlı prangaya vurulduk’IŞİD’in üst düzey mensuplarıyla iki-üç görüşmesinin dışında tüm ihtiyaçlarının alt düzeydeki teröristlerin karşılandığını belirten Öztürk, bu militanların eşkâli konusunda fikir sahibi olduğunu ancak kimlik bilgileri konusunda birbirlerine takma  isimle seslendikleri için bilgileri olmadığını söyledi. Öztürk, “Üst düzey kadrolarından 2-3 defa heyet geldi. Bunlar ile tercüman vasıtasıyla yaptığım görüşmelerde gerçek kimliklerini öğrenemedim. Ancak kim olduklarına ilişkin daha sonra verilen bilgilerden birinin sözde Musul Valisi, diğer iki kişiden birinin Musul bölge komutanı ile örgüt lideri terörist Bağdadi’nin koruması ve başdanışmanı olduğunu öğrendim” dedi.Öztürk şöyle devam etti:  “Başka bir görüşmede gelen iki kişiden birinin Musul askeri sorumlusu olduğunu öğrendim. 8 ayrı yerde tutulduk. Musul’daki görevim nedeniyle bu yerlerin; 17 Temmuz mahallesinde bir ev, Olimpiyat merkezinde bir bina, Sur kale içerisinde bir ilköğretim okulu, Olimpiyat merkezinde aynı bina, IŞİD mensuplarının ve ailelerinin kaldığı bölgedeki bir bina, Kültür merkezi, Hıristiyan mahallesinde iki ayrı bina şeklinde olduğunu net biliyorum. Esasen bu yerlerle ilgili bütün bilgileri devletimiz ilgili birimleri ile yanımda bulundurduğum ve sadece bir iki arkadaşımın bilgi sahibi olduğu ve desteği ile saklayabildiğim telefonumla paylaşmış bulunmaktayım.Bu yerler arasında nakillerimiz IŞİD’in güvenlik tehdit algılamasına göre bazen otobüsle toplu halde, bazen ayrı ayrı dörder - beşerli araçlarla yapıldı. İntikallerde mutlaka araçların camları perdelendi ve bazen gözlerimiz bağlandı ve prangaya vurulduk ve her defasında sıkı aramalardan geçirildik. Gittiğimiz yerlerde odalarımız dışarıdan kapatıldı, ilave güvenlik demirleri monte edildi ve dış dünya ile iletişim sağlamamamız üzerine güvenlik düzenlemeleri yapıldı. Aç kaldığımız zamanlar oldu, daha ziyade tek tip gıda verildi. En basit ihtiyaçlarımızın karşılanmasına bile engel olundu. Aklımda kalan bazı isimler Şakir, Ebu Türkmanı, Khalit, Ebu Ömer, İmam diye anılan baskını yapan komutan Emir, Ebu Davut gibi takma isimleri hatırlayabiliyorum.‘IŞİD’den şikâyetçiyim’Irak’ın tüm kesimlerine eşit mesafede hizmet sunan ve bu hizmet Irak halkının büyük çoğunluğu tarafından takdirle karşılanan Başkonsolosluğumuza bu çirkin saldırıyı gerçekleştiren terör örgütü IŞİD ile bu baskın öncesinde ve sonrasında ev sahibi ülke olarak sorumluluklarını yerine getirmeyen Irak Merkezi hükümetinden şikâyetçiyim. Uğradığımız bu alçak muamelenin mutlaka yasal bir zeminde karşılığının ödetilmesini talep ediyorum.”'Videoya konuşmaktansa orada ölmeye razıydım'Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, binada açık alanda diz üstü çöktürüldükten sonra IŞİD komutanıyla araladında geçen konuşmayı ifadesinde şöyle anlattı:“Komutan basit İngilizcesi ile makam odamı açmamı, orada Türkiye aleyhine konuşacağım bir video çekimi yapılmasını ve akabinde resimler çekeceklerini ve benim buna gönüllü bir şekilde razı olmamı istedi. Sözde komutana odamın basit bir kapısının olduğunu ve istemesi halinde tekmeyle kırabileceğini, ancak beni böyle bir şeye asla razı edemeyeceğini, ölmeye de razı olduğumu belirttim. Akabinde bunu gönüllü yapmamın bir anlamı olacağını, zira videoyu yayına verdiklerinde, benim bu demeci gönüllü verdiğim imajı yaratmaları gerektiğini söyledi. Kendisine bu ihaneti asla kabul etmeyeceğimi ve beni derhal öldürebileceklerini ilettim.Bunun üzerine, silahın namlusunu alnıma vururcasına dayadı. Tekrar reddedince boş olan eline ikinci silahını aldı. Aramızda itişme yaşanırken sivil bir memurumuz yarım yamalak Arapçası ile bir şeyler söyledi. Bu defa silahı indirdi, ancak içeride patlayıcı madde olabileceği endişesiyle kapıyı açmakta tereddüt etti. Bu arada Abdülsettar ve güvenlik görevlilerinden birkaç kişi geldi ve hep birlikte bahçeye çıktık.‘Onurumuz için haykırdım’“Dört ve beş kişilik araçlarla personelimizin yarısı götürülmeye başlanınca, tercümana komutana söyleyeceklerimi kelime kelime çevirmesini söyledim. ‘Bayrağımıza, kadınlarımıza, çocuklarımıza ve onurumuza en ufak bir halel getiremeyeceklerini ve böyle bir şey olacaksa bizi öldürmelerini’ bağırarak haykırdım. IŞİD’in terörist komutanı bunun üzerine bir şey yapmayacaklarına beni ikna etmeye çalıştı. Kadınların ve çocukların başına bir şey gelebileceği endişesiyle en son seferi bekledim ve birlikte yola çıktık.”Milliyet
Reklam