Bir Zamanlar Ankara'da Yaşamış Olanların İçten İçe Özlediği Başkente Özgü 17 Şey
Ankaralı'nın yolu her zaman İstanbul'a çıkar derler... Peki anıları, geçmişine dair özledikleri ve kalbi de onunla birlikte İstanbul'a mı gider? Yoksa gri şehrin bol ağaçlı sokaklarında bir yerlerde, her zaman oraya ait olacak bir takım özlemler kalır mı dersiniz?Kim ne derse desin, bu şehrin kendine ait bir havası var. Sevilmez genelde Ankara, hele hala oradaysanız... Ama gün gelir de hayat sizi başka bir yerlere sürüklerse, işte içten içe özleyeceğiniz 17 şey;
Böyle Olur Geek'in Düğünü: Yeni Evleneceklere Fikir Verecek 13 Düğün Konsepti
Bir kere evleniyoruz kardeşim diyerek düğününüze ekstra özenip dilediğiniz konsepti yapmanız için gaz verici çalışmalar bunlar. Bakın elin oğlu ne güzel özenmiş etmiş şahane düğünler yapıp fotoğraflar çektirmiş. Neden sizin düğününüz de böyle olmasın? Gerçi Cem Yılmaz'ın dediği gibi bunlar pek bizde yemez ama yiyecek konseptler de çıkar illa.
Ahmet Nur Çebi: "Şampiyon da Olacağız 4. Yıldızı da Takacağız"
Liverpool ’u devirerek Avrupa ’da adım adım Varşova ’daki finale giden ve ligde de şampiyonluk yarışını sürdüren Siyah-Beyazlı yönetimde, bu iki arenada da önemli başarılar kazanılacağına güven tam... FANATİK ’e özel açıklamalarda bulunan Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi , bu konuda iddialı olduklarını söyleyerek, “Yer aldığımız kulvarlarda başarılı bir dönem geçiriyoruz. UEFA Avrupa Ligi’nde ve Süper Lig’de hedefimiz şampiyonluk” ifadelerini kullandı. Daha önceden yaptığı ‘4. yıldız’ açıklamasıyla olay yaratan Çebi, bu düşüncesinin hayal olmadığını ve gerçekleştirilebilir bir hedef olduğunu belirterek, “Rakiplerimizden önce 4’üncü yıldızı takabiliriz sözümü tekrar ediyorum. Beşiktaş büyük bir kulüptür ve bunu başarabilecek bir güce sahiptir” ifadelerini kullandı.‘Atiba’yla sözleşme yenileyeceğiz’Siyah-Beyazlılar’la sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Atiba Hutchinson ’ın adının ABD ve Kanada takımlarıyla anıldığı iddialarını da değerlendiren Çebi, “Oyuncumuzla görüşmelerimiz sürüyor. Acelemiz yok. Kulüp yönetimi olarak yoğun bir dönemdeyiz. Futbol takımının bir parçası olarak da o da öyle. Kendisiyle başka takımların ilgilendiği şeklinde ben bir duyum almadım. Bunlar menacerlerin yalanı... Kendisiyle sözleşme yenileyeceğiz” yorumunu yaptı.7 yıl üst üste şampiyonlukBeşiktaş’ın ligde kazandığı 13 şampiyonluğuyla beraber, formasında 2 yıldız bulunuyor. Siyah-Beyazlılar’ın, bu alanda 19’ar şampiyonluğu ve formasında 3’er yıldızı bulunan Galatasaray ve Fenerbahçe ’yi geçip 4’üncü yıldızı alabilmesi için 7 yıl üst üste zirveyi kimseye kaptırmaması gerekiyor.Fanatik
Irak'ta Bombalı Saldırılar ve IŞİD'e Operasyon: 102 Ölü
Irak’ta şiddet sürüyor. Irak’ın Bağdat, Selahattin, Diyale ve Anbar illerinde düzenlenen bombalı saldırılarda ve sonrasında IŞİD’e yapılan operasyonlarda 102 kişi öldü, 75 kişi yaralandı.Başkent Bağdat’ın güneyindeki El Beya bölgesinde yola yerleştirilen bombayla düzenlenen saldırı sonucu 3 kişi öldü, 10 kişi de yaralandı. Bağdat’ta bir sivile ait aracın altına yerleştirilen bomba patladı. Olayda 1 kişi öldü 1 kişi de yaralandı.Bağdat’ın kuzey kesimlerindeyse kimliği belirsiz kişilerce atılan 2 havan topunun sivil yerleşim bölgelere düşmesi sonucu 3 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı. Bağdat’ın doğusunda Diyale köprüsü bölgesinde düzenlenen silahlı saldırı sonucu 3 kişi hayatını kaybetti. Bağdat’ın 35 km güneyinde yer alan Yusufiye kasabasında yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü.Öte yandan Bağdat operasyonlar komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, başkentin çeşitli bölgelerinde emniyet güçleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 19 militan etkisiz hale getirildi. Selahattin iline bağlı Samarra ilçesinin kuzeyinde IŞİD militanları tarafından gönüllü halk askerlerine karşı düzenlenen 4 intihar eylemi sonucu 16 asker öldü 101 asker de yaralandı. Saldırılar sonrası havadan ve karadan IŞİD mevzilerine düzenlenen saldırılarda 65 IŞİD’linin öldürüldüğü duyuruldu. Samarra’nın güney batısında yer alan bölgede IŞİD’in keskin nişancıları tarafından hedef alınan 2 gazeteci ağır yaralandı.Diyale ilinde de şiddet olayları yaşandı. Bugün, Beledruz kasabasında bir pazar yerinde park halinde bulunan 2 bomba yüklü araç patladı. İki patlamada aralarında bir yargıcında olduğu 9 kişi öldü 55 kişi yaralandı. Anbar’da polis tarafından bir evde sıkıştırılan IŞİD militanı canlı bomba kendine havaya uçurdu, olayda 1 polis öldü 1 polis de yaralandı. DHA
Reklam
Beşiktaş Yeni Sezonda da Olimpiyat Stadı'nı Kullanmak İstiyor
Beşiktaş camiası, bu yıl ligdeki son maçında bile olsa Vodafone Arena’ya taşınmayı düşlerken, yönetim 2015-16 sezonunda da Atatürk Olimpiyat Stadı’nı kullanmak için ön başvuruda bulunduBelki yıllar boyunca unutulmayacak Liverpool zaferine ev sahipliği yaptı ama Beşiktaş bu sezon hiçbir şeyden çekmedi Olimpiyat Stadı’ndan çektiği kadar! Özellikle lig maçlarında passolig uygulamasının da etkisiyle boş kalan statta puanlar havaya uçtu. Olimpiyat’taki 5 lig maçında sadece Bursa’yı yenebilen, F.Bahçe ve G.Saray’a boyun eğen, Rize ve Eskişehir’le berabere kalan Kartal, 10 puan kaybetti. Hal böyle olunca, Siyah-Beyazlılar çareyi Osmanlı Stadı’na taşınmakta bulmuştu.PROTOKOL TALEBİHerkes, Vodafone Arena’ya taşınmak için sabırsızlanırken, ortaya çıkan şok bir belge şaşkınlık yarattı. Beşiktaş, 2015-16 sezonunda da Olimpiyat’ta oynamak için başvuru yaptı. ‘Beşiktaş Futbol Yatırımları Ticaret A.Ş.’ tarafından Beşiktaş Şirketler Grubu Genel Koordinatörü Gökhan Sarı imzasıyla İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu’na yapılan başvuruda “Profesyonel Futbol Takımımızın 2015-16 sezonunda Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA kupaları organizasyonlarında Olimpiyat Stadyumu’nu kullanması hususunda kurulunuz ile protokol anlaşması yapma talebimizi müsaadelerinize arz ederiz” ifadeleri yer aldı. UEFA’ya stat bildirimleri nisan ayında yapılıyor. Beşiktaş, sözleşmeyi bir an önce yapmak için elini çabuk tuttu. Bu başvuru, bir anlamda Arena’nın yeni sezona da yetişmesinin mucize olacağının da göstergesi kabul ediliyor.TEDBİR AMAÇLIBeşiktaş Yönetimi, başvurunun ‘tedbir amaçlı’ yapıldığını belirtiyor. Arena tamamlanmadan ve UEFA incelemesinden geçmeden stat onayı alma ihtimali yok. Bu nedenle Beşiktaş, UEFA’ya öncelikle Olimpiyat’ı bildirecek. Ancak başvuruyla ilgili ilk olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın onayı gerekiyor.ÇİM ZEMİNİ DEĞİŞECEKBeşiktaş ile Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu arasında yeni protokol imzalanması halinde Olimpiyat Stadı’na bir dizi makyaj yapılması planlanıyor. İlk olarak ligler tatil olunca oyunculardan çok şikayet alan çim zemin değişecek. Stat aydınlatması ve skorboardın da değiştirilmesi gündemde. Ancak bu düzenlemeler 3-4 ayı bulabileceği için stadın yeni sezona yetişip yetişmeyeceği soru işareti yaratıyor.HTSPOR / Fatih KUŞCU
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve Sırrı Süreyya Önder’in açıklamaları tarihsel öneme sahip. Türkiye siyasetinde ve Ortadoğu’da yeni bir sayfa açılıyor. Süreç bu noktaya kolay gelmedi. Ancak bugün zorlukları konuşma zamanı değil. Tüm yazılanlar arşivlerde duruyor.Dünkü çağrı aslında HDP heyetinin 4 Şubat görüşmesinde İmralı’dan alındı. Öcalan, PKK’nın kongre toplayıp ‘Türkiye’de silahlı çağrıyı bırakmasını’ istiyordu. Ancak Kandil bu çağrıya olumlu yanıt vermedi. Geride kalan 25 günün hikayesi yazıldığında nasıl bir aksiyon yaşandığını okuyacaksınız. Nefes kesen görüşmeler sonunda peş peşe dünkü açıklamalar geldi.Yalçın Akdoğan’ın perde arkasında yaptıkları olmasa sürecin bu noktaya gelmesi zor olacaktı. Hakan Fidan’ın tarihsel hakkını teslim etmek gerekiyor. Ayrıca Muhammed Dervişoğlu’nun son dönemde sessiz ve derinden yürüttüğü trafiğin altını çizmek lazım. Başbakan Davutoğlu’nun cesur ve kararlı tutumu olmasa süreç bu tarihi noktaya gelemeyecekti.2005’ten 2015’e ilerleyen süreçTayyip Erdoğan’ın 2005 Diyarbakır konuşmasıyla başlayan süreç on yıl sonra finale geldi. Geçen on yıl içinde büyük badireler atlatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın risk alarak ileri hamleler yapması ve en son Başbakan Davutoğlu hükümetinin programına girmesi tarihi adımlar oldu. Bugün artık yeni bir tarih başlıyor. Eski Türkiye’nin ve eski rejimin prangalarından biri olan sorunun çözümü konusunda kritik günler yaşanıyor.
Reklam
18 Yaş Altı Cinsel İlişkiyi Tecavüz Sayan Yasaya İptal Davası Açıldı
Sivas 2.Ağır Ceza Mahkemesi 16 yaşındaki erkekle 14 yaşındaki kız çocuğunun cinsel ilişkisi kararında zorlandı. Mahkemenin, erkek çocuğa son yasaya göre en az 16 yıl ağır hapis vermesi gerekiyordu. Ancak, mahkeme ilişkinin gönülle yaşandığını dikkate aldı ve çocuk yaştaki birine 16 yıl ağır hapis verilmesinin adalete ve eşitliğe aykırı olacağı görüşüne vardı.Mahkeme, bu nedenle de çocuklara yönelik nitelikle cinsel saldırı (tecavüz) suçunun cezasını 8 yıldan en az 16 yıla çıkaran TCK maddesinin iptali için AYM’ye başvurdu. AYM de davayı gündemine aldı ve ilk incelemeyi 5 Mart’ta yapmaya karar verdi.Çocuklara yönelik cinsel saldırı suçlarında cezaları önemli miktarda artıran, ancak yaşı küçük olan çocuklarla her ilişkiyi de tecavüz kabul eden son kanuna, bir yıl geçmeden iptal davası gündeme geldi.ÜST SINIR 15 YILDIAdnan Keskin’in Taraf’taki haberine göre ; TCK’nda cinsel istismar (çocuklar dahil) suçlarını düzenleyen maddeler, geçen Haziran ayında çıkarılan 6545 sayılı Torba Kanun’la sil baştan değiştirilmiş, cezalar misli oranda artırılmıştı. O tarihe kadar TCK 103.maddesinin 2.fıkrasında çocuğa nitelikli cinsel istismar suçuna (tecavüz) 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor idi.Torba kanun ile bu fıkradaki ceza da dikkat çekici şekilde çok ağırlaştırılmıştı. Fıkra şu hale getirilmişti: Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur”.Mahkeme, iptal başvurusunda çocuğa bu nedenle en az 16 yıl ağır hapis verilmesinin Anayasanın hukuk devletiyle ilgili 2 ve eşitlikle ilgili 10. maddelerine aykırı olacağı sonucuna ulaştı.GEREKÇE; İKİSİ DE ÇOCUK CEZA ADALETSİZMahkeme, 15 yaşından küçüklerle cinsel ilişkiye giren büyük yaştakiler için bu ağır cezanın uygulanabileceğini, bunda sorun olmayacağını, ancak 14 yaşındaki kız çocuğuyla cinsel ilişkiye giren 16 yaşındaki erkek çocuğa da bu cezanın verilmesinin sonuçlarının çok ağır olacağı sonucuna ulaştı.103/2.fıkrada ceza alt sınırı 16 yıl iken üst sınır belirtilmemesi de Mahkemenin eleştirdiği diğer nokta oldu. Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin gönüllü olarak ilişkiyi girdiklerini, fakat kanunun cinsel ilişkide 15 yaşından küçüklerin rızasını kabul etmediğini dikkate alan mahkeme, bu koşulda 16 yaşındaki çocuğa en az 16 yıl ağır hapis verilmesinin hakkaniyetli ve adaletli olmayacağı görüşünü oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan İhrama Girdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Suudi Arabistan'da umre yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'ndaki Kraliyet Misafirhanesi'nde ihrama girerek karayoluyla Mekke'ye geldi.Suudi güvenlik güçlerinin oluşturduğu daire içerisinde gece yarısı Mescid-i Haram'a giren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, Kabe'de önce umre tavafını yaptı. Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra Merve ve Safa tepeleri arasında umre sayını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra umresini tamamlayarak, Cidde'de, Mescid-i Haram'ın yanında yer alan Suudi Arabistan Kraliyet Konukevi'ne geçti.
Gazetelerde Bugün | 1 Mart Pazar
Hürriyet: Yaşar Kemal'i kaybettik yer gök ağlasınMilliyet: PKK'ya silah bırakma çağrısıSabah: Şimdi barış zamanıPosta: Barış çok yakınVatan: Silahı bırakınZaman: Neyin gururunu duyuyorsunuz?Cumhuriyet: Yer Yaşar Gök KemalTaraf: Silahlara veda çağrısıBirGün: Silah bırakma süreciStar: Barış baharı
Reklam
Murat Gezici: 'Halk Meclis'e İntikal Edene Kadar Yolsuzluğa İnanmadı'
AKP oylarını yüzde 39 gösteren anket sonrası basılan Gezici Araştırma Şirketi’nin sahibi konuştuAKP oylarını yüzde 39 gösteren anketin ardından mali müfettişler tarafından teftiş edilen Gezici Araştırma Şirketi'nin sahibi Murat Gezici , 'Vatandaş uzunca bir süre yolsuzluk yapıldığına inanmadı. Ta ki yolsuzluk Meclis’e intikal edene kadar… Bu sürecin uzaması ve Yüce Divan için oylamaya sunulması şu etkiyi yarattı: 'Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demek ki yolsuzluk iddiaları doğru” dedi.Gezici, 'Mesela halkın yüzde 75’i daha önce 700 bin liralık bir saatin olabileceğine inanmıyordu. Ancak şimdi böyle bir saat olabileceğinden haberdar. Bu noktada AKP’ye bir daha oy vermeyecek olanların yüzde 25’i yolsuzluğun olduğuna inanıyor. Eğer Yüce Divan oylaması yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce gerçekleşmiş olsaydı, ne Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilebilir, ne de AKP yüzde 30’un üzerinde oy alabilirdi' diye konuştu.Gezici, geçen yıl yapılan yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sonuçlar hakkında en yakın tahminleri yapan araştırma şirketi olmuştu.Şirket, hafta içinde de yaptığı son anketin detaylarını medya ile paylaştı. AKP’nin yaklaşan genel seçimlerde yüzde 40’ın altında oy alabileceğini duyurmasından hemen sonra şirketin merkezine mali müfettişler gönderildi.Taraf gazetesinden Tunca Öğreten , Gezici Araştırma Şirketi'nin sahibi Murat Gezici'yle konuştu.Tunca Öğreten'in Murat Gezici'yle yaptığı söyleşi şöyle:Yayınladığınız anketten sonra şirketiniz mali teftişten geçirildi. Bunun, AKP’nin oy oranının düşük çıkmasıyla ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?Gerçekten AKP’nin oy oranı yüzde 39 dediğim için mi geldiler, yoksa rutin yoklama mıydı bilmiyorum. Biz denetime açık bir şirketiz. O yüzden şirketimize yapılan bu ziyarete saygı duyuyorum. Kesin olarak söyleyebileceğim tek şey zamanlamanın manidar olduğu. Anketin yayınlanmasından ardından 24 saat geçmeden bir teftiş yapıldı ve yoklama fişiyle şirketi yokladılar. Normalde bir şirket kurulduktan 15 gün sonra yerinde adres tespiti yapılır fakat bize dört yıl sonra, anketin hemen ardından bu kontrol yapıldı. Bizden istenen tüm belgeleri kendilerine verdik, tutanaklar da bu yönde tutuldu ve herhangi bir usulsüzlük bulamadılar.Belgelerinizde eksiklik olsaydı, yapılan ankette çıkan sonuçlar meşru sayılmayacak mıydı?Evet. “Bu şirkette şu belgeler eksik” diyerek itibarsızlaştıracaklardı belki de. Amacın ne olduğunu bilmiyorum. Ancak kurumumuz bu denetlemeden açık ve net bir şekilde eksiksiz, ceza almadan çıktı. Teftişten sonra görüşmeler yaptım. Kiminle konuştuysam, “Senin üzerinden diğer araştırma şirketlerine mesaj verildi” dedi. Yine de yaşanan olayı böyle okumak istemiyorum ben.Türkiye’de daha önce bir araştırma şirketi, yayınladığı anketten hemen sonra bu tür bir incelemeye tabi tutulmuş muydu?Bildiğim kadarıyla kimseye yapılmadı. Ofisimizin mal sahibiyle görüşmek ve ne kadar kira verdiğimizi bile öğrenmek istediler.Geçen yılki yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de en yakın tahmini şirketiniz yapmıştı. Gezici Araştırma’yı diğerlerinden ayıran farklı bir yöntem mi kullanıyorsunuz?Diğer araştırma şirketleri bir noktayı atlıyor ve kararsızların ve seçime katılmayanların oylarını görmezden geliyor. Sandığa gitmeyenler; gelir ve eğitim seviyeleri çok yüksek bir kesim. Örneğin Cihangir ve Gümüşsuyu’ndaki seçmenlerin yüzde 80’i sandığa gitmedi. Gitselerdi, Beyoğlu’nu CHP kazanacaktı. Sandığa gitmeme durumu seçmenlerin adayları beğenmemesinden değil, kendi partisinin adayının kazanamayacağına olan inancından kaynaklanıyordu. Anket firmaları seçmene, adayının kazanamayacağına inandırdı. İnsan haklarına ve demokrasiye kafa yoran eğitimli kesimi anket sonuçları çok etkiledi. Bu yüzden tatillerini yarıda kesip oy vermeye gitmediler.Sandığa gitmeyen kesimin tümü CHP’li miydi, AKP’liler de yok muydu?Vardı, sandığa gitmeyen kesimin yüzde 20’sini AKP’liler oluşturuyor. Onlar da adaylarını ve Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak görmek istemiyorlardı. Zaten kamuoyu yoklamalarında sorulan “Kimi Cumhurbaşkanı olarak görmek istersiniz” sorusuna cevaben öne çıkan isim hep Abdullah Gül oldu. Eğer anket firmaları da, Gül’ün daha çok istendiğini yayınlasalardı, şu anki Cumhurbaşkanı belki de Abdullah Gül olacaktı. Bizim anketlerimizde Gül, AKP tabanında çok isteniyordu. Yüzde 70 ila 80 bandında AKP seçmeni Gül’ü isterken, yüzde 55’i Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını istemiyordu.Sizce, teftişe girmeyen diğer anket firmaları bugüne dek hep iktidarın hoşuna gidecek anketler mi yaptı?Buna cevap vermek zor ama şuna bakılmalı, Türkiye’deki araştırma şirketleri devletten ne kadar ihale aldı? Şu bir gerçek, bir araştırma firması olarak AKP’nin oylarını ne kadar çok gösterirseniz, medyada o kadar sık yer alıyorsunuz. Ne kadar düşük gösterirseniz de o kadar dışlanıyorsunuz. Hükümete yakın ve AKP’nin oy oranlarını ciddi anlamda yüksek gösteren beş, altı büyük araştırma şirketi var.Sonuçlar doğru bir şekilde yansıtılmıyor mu yani?Sonuçları yaptıkları ankete bağlıyorlar. Benim yaptığım anketlerdeyse sonuçlar onlarınki gibi çıkmıyor.Neden?Türkiye’deki araştırma şirketleri kararsızlara özel bir soru sormuyor. “Sandığa gitmek zorunda kalsanız, hangi partiye oy verirsiniz” diye sormuyorlar. Ancak görüştüğümüz insanlardan en az bir parti söylemelerini rica ediyoruz. Aldığımız cevabı da oy dağılımı ağırlığına göre dağıtıyoruz. Bu da sonuçların gerçeğe çok daha yakın çıktığını gösteriyor bize.Araştırma şirketlerinin devletten ihale alması sonuçların tarafsızlığına gölge düşürür mü?Devletin araştırma şirketlerine ihaleyle anket yaptırması normal karşılanabilecek bir durum. Mutlaka araştırma şirketleri de devletten iş almalı. Ancak bunun ne boyutta olduğunu daha şeffaf ve objektif olarak göstermeleri gerekiyor. Devletin bu tür ihaleleri şirketlere dağıtmak için geliştirdiği bir sistem var. Bu şartların da bize uymadığını söyleyebilirim. Zaten devlet ihaleyi vereceği firmayı şartnamede tarif ediyor. “Sakalı ve saçı olsun, gözleri de kahverengi olsun” diyor mesela. Biz ihaleye girmek istesek bile o şartnameye uygun olmadığımızı görüyoruz yani devlet böylece kendine yakın, önceden belirlenmiş şirketlere iş vermiş ya da gerçekten bu şartlar bazı şirketlere çok uygun olarak hazırlanmış oluyor. Biz, onlarca defa ihalelere katılmak istedik ancak bu durum yüzünden şansımızın olmadığı gördük. O kadar yorulduk ki artık takip etmiyoruz bile.Batı’da araştırma şirketleri nasıl bir yol izliyor?Batı’da firmalar tek bir sonuç yayınlamazlar yani “A partisinin oyu kesinlikle bu olacaktır” demezler. Sandığa gitmeyenler ve kararsız olanlar ayrı ayrı gösterilir. “Demokratlar kararsız” ya da “Milliyetçilik şu noktaya doğru kayıyor” şeklinde sonuçlar paylaşılır. Türkiye’de bunun tam tersi yapılıyor ve kamuoyu yoklamaları medyaya kesin sonuç olarak servis ediliyor. Batı’da araştırma şirketleri devletten ihale almanın peşinde de olmazlar ayrıca. Zaten bu anket çalışmaları orada daha dar bir alanda, daha az insanla yapılıyor. Örneğin ABD’de Obama, 996 kişiyle anket yapabildi. Türkiye’de düzensiz ve dağınık bir adres yapısı olduğu için daha geniş bir alanda beş, altı bin kişiyle anket yapmak gerekiyor. Türkiye’de denek sayısı fazla olduğu için araştırma şirketlerine ödenen paralar inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Pazar son yıllarda o kadar büyüdü ki, yıllık bir milyar dolar civarında rakamlara ulaştı şirketlerin kazandığı paralar.Yaptığınız anketin sonucunda AKP’nin oylarında ciddi bir düşüş olduğunu görüyoruz. Bu düşüşün en belirleyici etkeni nedir?Bunun en başında ekonomi geliyor. Gelişmiş ülkelerde seçmenler hep ekonominin gidişatına göre oy vermişlerdir. Türkiye gelişmiş bir ülke olmadığı için ekonomik krizler hiçbir zaman seçim sonuçlarını etkilemedi. Bu defa gelişmişliğinden değil fakat ekonomik gidişatın gerçekten kötü olmasından dolayı seçmen tercihini farklı yönde yapacak. Vatandaşın cebindeki para azaldığı, insanları geçim derdinin sardığı, çocuğuna harçlık verirken düşündüğü, emeklilerin yüzde 80’inin borcu olduğu ve arabasına benzin koyarken kilometre hesabı yaptığı bir dönem bu.1998 ve 2001 ekonomik krizlerinden daha vahim bir durumda olduğumuzu mu söylüyorsunuz?Evet. Ekonomi Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı’nın doğru düzgün açıklamalar yaptığını göremiyoruz. Demek ki ters giden bir şeyler var. AKP’nin oylarının düşmesinin ikinci sebebi de çözüm süreci. “Barış” vatandaşın kulağına hoş geliyor. “Çözüm süreci” güzel bir anahtar kelime. Vatandaş çözüm sürecine karşı değildi ama ne konuşulacak, neyin pazarlığı edilecek bilmiyordu. O yüzden kamuoyuna mal olmuş sanatçılar ve yazarlar akil insan olarak kullanıldı. Siyasilerin değil de sanatçıların sözlerine halk daha fazla itibar edecekti.Öyle mi oldu?Anketlerimizde “Barış istiyor musunuz” diye sorduğumuzda; yüzde 92 oranında “evet” cevabı aldık. “Kürt sorunu çözüme ulaşsın mı” sorusuna karşılıksa yüzde 65 “evet” cevabı verildi. “PKK lideri Abdullah Öcalan’la MİT’in müzakere etmesini doğru buluyor musunuz” sorusuna da, halkın yüzde 76’sı “hayır” dedi. Bu da vatandaşın çözüm sürecini sürdürülebilir bulmadığını ve kalitesiz olduğunu gösteriyor.Evet…AKP 13 senedir iktidarda. Ancak 2002’den önce olduğu gibi bugün de eğitim, Türkiye’nin hâlâ en büyük üçüncü sorunu. Dolayısıyla 13 yılda eğitim alanında hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Hatta son eğitim yılı başında birçok vatandaş güne başladığında çocuğunun İmam Hatiplere yerleştirildiğini gördü. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 62’sinin tercih etmedikleri okullarda okudukları görülüyor. Bu olayın farkında olan aileler, sorumlunun AKP iktidarı olduğunu biliyor ve seçimde de cezasını kesecek. AKP’nin oy kaybetmesine neden olan bir diğer etken de aslında literatürümüze yeni giren bir konu…Nedir o?Medyaya baskı. AKP’ye oy vermiş vatandaş bile son kamuoyu yoklamamıza göre medyaya baskı olduğunu düşünüyor. 2002’de seçmenin yüzde 22’si medyaya baskı yapıldığını düşünürken şu an bu oran yüzde 69’da. 2012’de yüzde 41, 2013’te 44,7, 2014 Ocak’ta yüzde 48 ve Aralık’taysa yüzde 61,6’ya çıkıyor oran. İktidarın medyaya yaptığı baskı, vatandaşta önemli bir etki oluşturdu. Vatandaş adil bir yargı sistemi olmamasından ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın giderek diktatörleşmesinden dolayı da endişe duyuyor. Gelişmiş ülkelerde seçmen, Türkiye’nin aksine demokrasi, insan hakları ve ekonomiyi baz alarak oy kullanır. Önümüzdeki seçimlerde Türkiye’de ilk defa bu konular dikkate alınarak oy kullanılacak. Bundan dört yıl önce insan hakları ve özgürlüğü baz alarak oy kullananların oranı Türkiye’de yüzde 14’lerdeydi. Yaptığımız son araştırmada seçmenin yüzde 30’u, “Bu konular benim için önemli. Bu sebeplerden ötürü oyumun rengini değiştirebilirim” diyor.AKP iktidarının medyaya baskı yaptığı kanısının özellikle geçen Aralık 2014’ten bu yana arttığını söylediniz. Bu tarih; 17 ve 25 Aralık yolsuzluk iddiaları ve sonrasında medyaya yapılan baskıyı akıllara getiriyor. Bu durum seçmenin yolsuzluk iddialarının da doğru olduğunu düşündüğü anlamına mı geliyor?Vatandaş uzunca bir süre yolsuzluk yapıldığına inanmadı. Ta ki yolsuzluk Meclis’e intikal edene kadar… Bu sürecin uzaması ve Yüce Divan için oylamaya sunulması şu etkiyi yarattı: “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demek ki yolsuzluk iddiaları doğru.” Mesela halkın yüzde 75’i daha önce 700 bin liralık bir saatin olabileceğine inanmıyordu. Ancak şimdi böyle bir saat olabileceğinden haberdar. Bu noktada AKP’ye bir daha oy vermeyecek olanların yüzde 25’i yolsuzluğun olduğuna inanıyor. Eğer Yüce Divan oylaması yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce gerçekleşmiş olsaydı, ne Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilebilir, ne de AKP yüzde 30’un üzerinde oy alabilirdi. AKP de sürekli seçim araştırması yaptığı ve bunun farkında olduğu için yolsuzluk soruşturmasını seçim sonrasına erteledi.T24
Usta İsim Yaşar Kemal İçin 'Yas' Beklentisi
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yaşar Kemal, bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Sosyal medyada usta isim ile ilgili çok sayıda tweet atan kullanıcılar yas ilan edilmesini istiyor.Yas ile ilgili çağrı yapan kullanıcılar, #YasarKemalİçinYasİlanEdilsin etiketi altında yorumlarını paylaşıyor ve bazı ünlü isimlerden de destek geliyor. Türkiye’de en son Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın vefatndan dolayı 24 Ocak’ta 1 günlük yas ilan edilmişti.Pazartesi toprağa verilecekYaşar Kemal'in cenazesi, 2 Mart Pazartesi günü Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Reklam
Dünyanın En Kötü Asansör Şakası
Bu şaka farklı bir şaka! Hem gülecek daha sonra tiksineceksiniz. Asansöre binen midesi bozulmuş adamın gaz çıkartma sorunu karşısında çılgına dönen insanları izliyoruz..
Reklam
AB'den Silah Bırakma Çağrısına Destek
AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin basın ofisinden yapılan açıklamada, PKK'ya yönelik silah bırakma çağrısını memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.Avrupa Birliği (AB), Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde bir araya gelmesi sonrası yapılan ortak açıklamayı memnuniyetle karşıladı.AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin basın ofisinden yapılan açıklamada, ' AB bugün hükümet ve HDP'nin ortak basın toplantısında Abdullah Öcalan'ın PKK'yasilah bırakma kararı için baharda olağanüstü kongre düzenleme çağrısı yaptığının açıklanmasını memnuniyetle karşılıyor' ifadesi kullanıldı.Açıklamada 'Başbakan Yardımcısı Akdoğan'ın da belirttiği gibi bu çözüm sürecinde olumlu bir ileri adımdır. Umarız tüm taraflar fırsatı demokratikleşme ve barışma yönünde kararlı ilerleme sağlamak için kullanır. AB her zaman yaptığı gibi bu sürece en güçlü siyasi destek vermektedir ve katılım öncesi fonlar dahil uygulamalı yardıma hazır olduğunu tekrarlar' denildi.Feyzullah Yarımbaş, AA
Silah Bırakma Çağrısına İlk Yorumlar...
Çözüm sürecinde 'PKK'yı silah bırakmak için kongreye çağıran' tarihi açıklamaya yorumlar gelmeye başladı.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP Heyeti, Dolmabahçe Başbakanlık Ofisin'deki görüşme sonrası ortak açıklama yaptı. İşte çözüm süreci ile ilgili önemli açıklamaların yapıldığı ve HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in 'PKK'yı silah bırakma için kongre toplamaya çağırıyoruz' dediği o görüşmeye ilk tepkiler şöyle:
Gözaltına Alınan Polislerden 9'u Serbest Bırakıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 ilde başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan polislerden 9'u serbest bırakıldı. Ankara Adliyesi'nde ifadeleri alınan polislerden 9'u serbest bırakıldı, 24 emniyet mensubu ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Operasyon kapsamında 54 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. 20 kişi emniyet ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Bir kişinin ise şehir dışında olduğu için henüz adliyeye getirilmediği öğrenildi.Cihan
Reklam