MART
Kılıçdaroğlu: 'Kardeşin Kardeşi Öldürmesine İzin Vermeyeceğiz'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti CHP'dir. Kardeşin kardeşi öldürmesine, Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz' dedi.TEKİRDAĞCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Ortadoğuluyu kurtarmak, Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir, herkes bunu çok iyi bilsin. Çünkü biz kardeşin kardeşi öldürmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz' dedi.Kılıçdaroğlu, Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesindeki İsmet İnönü Spor Salonu'nda düzenlenen 'Tekirdağ Halk Buluşması' etkinliğinde yaptığı konuşmada, Tekirdağ'ın sosyal demokratların kalesi olduğunu ve Tekirdağ'da olmaktan, Tekirdağlılarla beraber olmaktan onur duyduğunu söyledi.2014 yerel seçimlerinde Tekirdağ'da CHP'nin başarısının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Beni mutlu eden bir şey daha var, 12-0 yaptınız. Birilerinin uykusunun kaçtığını biliyorum. Önümüzde haziran ayında seçim var. Hepimiz hazırlıklı olacağız, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarına bütün Türkiye hazır olsun. Sözüm söz, Türkiye Cumhuriyeti'nde yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Yoksul hiçbir ev olmayacak. Çünkü biz yoksulluğu yönetmeyeceğiz, yoksulluğu bitireceğiz. Ahdımızdır bu, göreceksiniz' diye konuştu.Türkiye için güzel projelerinin olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'Çiftçi ektiği ürünün karşılığını, alın terinin karşılığını Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında alacak. Huzur içinde alacak. Çiftçinin tükettiği mazottan KDV'yi ve ÖTV'yi almayacağız. Bunun sözünü veriyoruz, bu söz Cumhuriyet Halk Partisi'nin namus sözüdür. Emekli de hayatından memnun değil. Geçinemiyorlar, 'sıkıntımız var' diyorlar. Emekli dernekleriyle bir araya geldik, oturduk, konuştuk ne istiyorsunuz dedik. Hesabını kitabını yaptık. Emeklilere de söyledik, yine söylüyorum, yine söyleyeceğim. Bütün emekliler bütün Türkiye'de söylesinler. CHP iktidarında emeklilere Ramazan Bayramı'nda ve Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye vereceğim. 10 milyon emekli var, 10 milyon emekli kardeşimize sesleniyorum. Ramazan Bayramı'nda, Kurban Bayramı'nda torunları ile çoluk çocukla huzurlu bir bayram geçirmek istiyorsan adresin belli, yerin belli Mustafa Kemal'in partisi, Atatürk'ün partisi, Cumhuriyet Halk Partisi. Ha, şunu söylüyorsan, 'aldığım aylık benim için çok iyi, sürünüyorum ama böyle idare edeceğim' diyorsan onun da yeri belli, gidersin oyunu oraya verirsin ama 'ben adam gibi yaşamak istiyorum, Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulundum ben, alın teri döktüm, fabrikalar kurdum, tarlada çalıştım, esnaftım çalıştım şimdi emekli oldum geçinemiyorum' diyorsan yerin belli, yurdun belli, adresin belli. CHP'ye geleceksin, halkın partisine geleceksin.'Bunları söylediğinde 'Parayı nereden bulacaksın' dediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'En son 17-25 Aralık olaylarını hepiniz biliyorsunuz, yaşadınız ve gördünüz. Bakanların çocuklarının yatak odalarında paraların nasıl istif edildiğini gördünüz. Kaçak saraya bir trilyon civarında elektrik faturasını gördünüz. Onların tamamını keseceğim, o hortumları keseceğim, emekçiye vereceğim, çiftçiye vereceğim, işçiye vereceğim, halka vereceğim. Onların iktidarında onlar zenginleşti, halk fakirleşti. Halkın iktidarında halk zenginleşecek, onlar fakirleşecek. Bunun sözünü veriyorum, hiç kimse bundan endişe etmesin. Çiftçi için mazotun fiyatını düşüreceğiz deyince 'nasıl yapacaksınız' diyorlar, biz onu yaparız. Biz halkı düşünürüz, halk için çalışırız biz. Söyledim, devlette 27 buçuk yıl çalıştım, devletin en büyük bütçesini yönettim. Vergi denetimi yaptım, çalıştım, vergi nasıl toplanır, para nasıl harcanır ama halk için, cep için değil, halk için nasıl harcanır onu çok iyi bilirim. Hesap uzmanlığını yaptım ben bu işin. Tabi para nasıl toplanır deyince onların yürekleri atıyor, çünkü ben parayı onlardan alacağım halktan değil. Onlar ödeyecekler bedelini.''Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti CHP'dir'İşsizliğin Türkiye'de çok temel bir sorun olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:'Türkiye'nin bütün illerinde işsizlik var. Yetmezmiş gibi 1 milyon 700 bin de Suriyeli kardeşimiz var. Şanlıurfaya git, 60 liraya saati belli olmayan sürede çalışmaya hazır Urfalı kardeşim var. 60 lira, bir günde, 8 saat, 10 saat bana sadece 60 lira ver, akşam eve giderken çocuklara yiyecek götüreyim ama Suriyeli geliyor diyor ki 60 lira ne gerek sen bana 20 lira ver ben 20 liraya çalışacağım. Şimdi diyor ki bakan, 'Suriyeli kardeşlerimize iş vereceğiz' diyor. Başbakan da gitti Davos'ta orada açıklama yaptı, efendim Avrupa'da işsizlik var ne kadar işsiz varsa Türkiye'ye gelsin onlara iş vereceğiz diyor. Hani derler ya ayranı yok içmeye... gibi. Kardeşim senin memleketinde dünya kadar işsiz var. 5,5 milyon insan işsiz. Biz ne yapacağız, Suriye politikasını bitireceğiz, izin vermeyeceğiz. Suriye'deki savaşı da bitireceğiz. Ortadoğu'daki karmaşayı da bitireceğiz. 1 milyon 700 bin Suriyeli kardeşimize de diyeceğiz, savaş bitti kendi ülkene dön, huzur içinde dön diyeceğiz.Diyorlar ki 'dış politikayı böyle yapabilir misiniz', elbette yaparız. Halk Partisiyiz biz yaparız, bizim yapma gücümüz ve irademiz var. Ortadoğuluyu kurtarmak, Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir, herkes bunu çok iyi bilsin. Çünkü biz kardeşin kardeşi öldürmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Türkiye'den kardeşini öldürmek için bekleyen insanların eline silah vermeyeceğiz, çünkü biz Katar'dan gelen paraları teröristlerin cebine koyan bir anlayışı asla savunmayacağız. Bizim ilkemiz, bizim hedefimiz belli. Kim koydu, Mustafa Kemal Atatürk, ne dedi, 'Yurtta barış, dünyada barış' dedi. Aynı şeyleri söyleyeceğiz.''İlk mücadele edeceğimiz alan işsizlik''Bizim iktidarımızda ilk mücadele edeceğimiz alan işsizlik. İşsizlik belasını ortadan kaldırmaya karalıyız. Herkesin işi, herkesin aşı olacak. herkes mutlu olacak, her evde huzur olacak' şeklinde konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Şimdi huzurunuz yok, gerginlik var toplumda. Diyor ya birisi, dışarıya çıkıyoruz, yüzde 50 bize düşman gibi bakıyor. Yüzde 50'yi sen düşman gibi görüyorsan o rakam yüzde 50 değil, yüzde 80'i düşman gibi bakıyor. Hem memleketi soyacaksın hem de dost görüneceksin. Kimse kusura bakmasın, biz 17 Aralık olayında bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Onun için CHP iktidarının ilk 3 ayda çıkaracağımız kanunun adı temiz ahlak yasası olacak. Siyasette ahlakı egemen kılacağız. Parlamento zenginleşme aracı değil, halka hizmet aracıdır. Oraya gidecek insanlar, parlamentoda hizmet verecekler, halk için, halkın çıkarı için görev yapacaklar orada. Türkiye Büyük Millet Meclisinde hırsızlara yer yok, hırsızlara yer vermeyeceğiz, bunun yasasını çıkaracağım. Yine ilk 3 ayda çıkaracağımız kanunun adı aile sigortası kanunu olacak. Hiçbir aile bir başkasına muhtaç olmayacak, sosyal devletin güvencesinde olacak. Onun ayrıntılarını da sizlere daha sonraki süreçlerde anlatacağım.''Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir siyasal gelenekten geliyoruz'Kılıçdaroğlu, kentte vatandaşlarla bir araya geldiğini, güzel bir sohbet yaptığını ifade etti.Kadın kardeşlerine seslendiğini, bir rejim değişikliğinde en büyük zararı görecek olanların kadınlar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:'Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir siyasal gelenekten geliyoruz. Bu kadın erkek eşitliğini onlar kabul etmiyorlar. Fizyolojik eşitlikten bahsediyorlar, biz onu kastetmiyoruz. Hukukun önünde, yasaların önünde, kentte, kültürde, sanatta her alanda eşitlikten bahsediyoruz. Neşet Ertaş ne diyor, 'kadın insandır, biz insanoğlu' diyor. Ne kadar güzel değil mi. Neşet Ertaş kimdir? Anadolu'nun mayasıdır, bizim kültürümüzdür Neşet Ertaş, kadın insandır biz insanoğlu diyor. Ana dili vardır, ana kültürü. İlk dili ondan öğreniriz, ilk kültürü ondan öğreniriz. Babamızdan bir şey istemeyiz, annemizden isteriz. Ağlarken anne diye ağlarız. O nedenle annelerin bizim gönlümüzde de bizim kültürümüzde de ayrı bir yeri vardır. Anneleri yüceltecek olan kültür sosyal demokrat kültürüdür. Kadınlara önem verecek olan kültür, sosyal demokrat kültürdür. Kadını insan olarak görüp, yücelten kültür sosyal demokrat kültürdür. Kadını eve hapsedeceksin, bu bizim kültürümüzde yoktur.Tarlaya gidin, kadın erkek beraber çalışırlar, kentte gelince niye beraber çalışmasınlar. Tarlada çalışıyorlar, omuz omuza çalışıyorlar. Omuz omuza mücadele ediyorlar, beraber mücadele ederek güzel bir hayat kuruyorlar. Kente gelince neden eve hapsediyorlar, ben bunu kabul etmiyorum, eminim hiçbir kadın bunu kabul etmiyor. Onun için 2015 seçimlerinde en büyük beklentim kadınlarda. Nasıl çocuğunuza sahip çıkıyorsanız, bu ülkenin de geleceğine sahip çıkın. Bu ülkenin geleceği için mücadele edin.''4 yıllık yetki verin'Konuşması sırasında salonda bulunanlardan bir kişinin 'emeklilerden biraz da bahsedin' demesi üzerine Kılıçdaroğlu, emekliler, atanamayan öğretmenler, çiftçiler, işsizler, sanayiciler, esnaflar, hayatın her kesimine dokunduklarında bin ah işittiklerini söyledi.Daha önce söylediği bir şeyi yine dile getireceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan kendisine sadece 4 yıl yetki vermelerini isteyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'4 yılda yeni bir Türkiye çıkacak ortaya. 4 yılda bütün komşularıyla barışan bir Türkiye çıkacak ortaya. 4 yılda hiçbir üniversite öğrencisi 'yurdum yoktur' diyemeyecek, her öğrencinin yurdu olacak. 4 yılda işsiz kimse bırakmayacağım. 4 yılda yoksulluğu tarihe gömeceğim. Bu ülkede hiçbir aile ben yoksulum demeyecek. 4 yılda Türkiye'yi uçuracağım, sözünü veriyorum size. Uzun süre değil, 4 yıl. Neden güveniyorum? Biz bu ülkeyi namusumuzla yöneteceğiz. Biz bu ülkeyi kul hakkı yemeden yöneteceğiz. Biz bu ülkenin bütün yurttaşlarına sen ben demeden, benden ondan demeden hepsine hizmet edeceğiz. Bizim amacımız bu, biz bunu yapacağız. Onun için söylüyorum, kadın erkek demeden, doğu batı kuzey güney demeden, bu ülkeye barışı getireceğiz. 4 yıllık süre istiyorum. Namusumuzla 4 yıl yöneteceğiz bu ülkeyi. Avrupalı da görecek, 4 yılda Türkiye nereye geliyor.''Birinci sınıf demokrasi getireceğiz'Gidip Avrupa Birliği'nde, Brüksel'de 'yeni bir sayfa açalım' demeyeceklerini, Avrupa'da birinci sınıf demokraside ne varsa onlar sormadan kendilerinin ülkeye getireceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Benim ülkemin vatandaşı birinci sınıf demokrasiye layık değil mi? Niye onlar dayattığı zaman demokrasi geliyor, niye biz yapmıyoruz. Bakın çok ilginç, esaslı bir örnek vereceğim. Batıya karşı mücadele ettik, Kurtuluş Savaşı'nı verdik ama ne yaptık gittik İsviçre'den Medeni Kanun'u getirdik, onlar kadına seçme ve seçilme hakkını vermeden önce Türkiye Cumhuriyeti kadına seçme ve seçilme hakkını getirdi. Dayattılar mı? Hayır. Çünkü insana değer vermek lazım, kadına değer vermek lazım, kadın erkek eşitliğini savunmak lazım. Bunun için yapıyoruz, birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz.'Türkiye, zengin ülkeTürkiye'nin zengin ülke olduğunu, bütün kaynaklarının mevcut olduğunu, havasının, suyunun, tarlarının, her şeyinin olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamları:'Konya'dan küçük bir ülke Hollanda. 102 milyar dolar tarım ürünü ihraç ediyor, biz ne kadar tarım ürünü ihraç ediyoruz 15 milyar dolar. Konya'dan küçük bir ülke Türkiye'deki tarım ihracatının kat kat fazlasını yapıyor. Neyimiz eksik? Çiftçimiz tembel mi hayır. Toprağımız mı yok, hayır, güneşimiz mi yok, hayır, suyumuz mu yok, hayır. Olmayan ne? Olmayan bir şey var ahlaklı siyaset, temiz siyaset, olmayan bu. Onun için diyorum, her şey var her şeyi yapacağız. Namusumuzla yapacağız, ayrılık gayrılık yapmayacağız. Bölmeyeceğiz toplumu, bir arada dost ve düşman görecek imrenecek. Türkiye'de sosyal demokrat bir parti var diyecekler. İnsan hakları ihlallerinin olmadığı bir Türkiye, herkesin düşüncesini özgürce dile getirdiği bir Türkiye herkesin ürettiği ama hakça bölüştüğü bir Türkiye, çocukların yatağa aç girmediği bir Türkiye yurt dışına giden her vatandaşımın onurla 'Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' dediği bir Türkiye, böyle bir Türkiye istiyoruz biz.'Konuşmanın ardından Kılıçdaroğlu'na isminin yazılı olduğu Tekirdağspor forması ve çiçek verildi.Muhabir: Yavuz Karaduman, Emrah GökmenAA
'Osmanlı'yı İstiyoruz' Yürüyüşü | Ehlisünnet TV
Birbirinden farklı röportaj ve videoları ile daha öncesinden bir çok kez dikkat çeken Ehli Sünnet TV yapmış olduğu yeni bir röportajla bir kez daha çok konuşulacak gibi duruyor. Sakarya'nın Sapanca ilçesinde konuk olduğu bir dergahta kendisini Derviş Mustafa Sakaryevi olarak tanıtan kişinin vermiş olduğu röportaj sosyal medya gündeminde konuşulmaya başlamış durumda. Zira bahsi geçen isim Pazar günü şehir meydanında bir açıklama yapacaklarını ve her kesimden insanı 'Osmanlı'yı İstiyoruz' mitingine beklediklerini dile getirdi.
Kadına Yönelik Nefreti, Şiddeti, Ayrımcılığı Körükleyen Çağdışı Deyim, Deyiş ve Atasözlerimiz
Bugün ilkellik olarak adlandırdığımız, ülkemize ve çağa yakışmadığını düşündüğümüz, birçok yaşanmışlığın temelinde, sözel kültürümüzün etkisi olduğu gerçeğini görmemiz gerekir. Hastalığı doğru teşhis etmek; tedavi için gerekli ilk adımdır. Galerimizde, sözel kültürümüzde cinsiyetlere atfedilen 'çağdışı' roller, kadınlara yönelik - artık kurtulmamız gereken- söylem ve vurgular gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.
Barcelona'dan Vilanova'ya Vefa
Barcelona Kulübü, Joan Camper Spor Tesisleri'ndeki bir sahaya, geçen yıl vefat eden teknik direktörleri Tito Vilanova'nın adını verdi.Kanser hastalığına yakalanarak, 25 Nisan 2014'te, 45 yaşındayken hayatını kaybeden Barcelona'nın eski teknik direktörü Tito Vilanova, kulübü tarafından unutulmadı.Vilanova'nın adının antrenman tesislerindeki bir sahaya verilmesi nedeniyle düzenlenen törene katılan Barcelona Kulübü Başkanı Josep Maria Bartomeu, 'Her nesilden gençler bu çimlere bastıklarında Tito'nun kim olduğunu bilmeli. Büyük bir teknik direktör ve büyük bir Barcelonalı. Onun ve diğer Barcelonalıların sayesinde futbol anlamında bir çıta atladık' dedi.Törene katılan Vilanova'nın eşi Montse Chaure de 'Tito burada kendini evinde gibi hissediyordu. Bu saha onu hatırlamanın en iyi şekli. Topun sesini dinlemeye devam edecek' dedi.Futbolcu olarak kariyerine 1988 yılında Barcelona alt yapısında başlayan ve futbolu bıraktıktan sonra Katalan kulübünün teknik kadrosuna dahil olan Tito Vilanova, 2012-2013 sezonunda Barcelona'nın teknik direktörlüğünü yapmıştı.Fotomaç
Fenerbahçe Ülker Finalde
Türkiye Kupası yarı finalinde Fenerbahçe Ülker, Pınar Karşıyaka ile karşılaştı.Royal Halı Türkiye Kupası yarı final karşılaşmasında Fenerbahçe Ülker, Pınar Karşıyaka'yı 74-69 yenerek finale çıkmaya hak kazandı.Gaziantep'te oynana kupanın yarı final karşılaşmasına hızlı başlayan Pınar Karşıyaka rakibine 5 sayı fark atarak periyodu önde tamamladı.Karşılaşmanın ikinci periyodunda temposunu arttıran Pınar Karşıyaka'dan Strawberry'nin 5, Cemal'in 6 sayısı takımının farkı daha da açmasının sağladı. Pınar Karşıya, ilk yarıyı 12 farkla önde tamamladı.Üçüncü periyota hızlı başlayan Fenerbahçe Ülker'den Goudelock'un arka arkaya bulduğu basketler takımını öne geçirdi. 12 sayı geriden gelen Fenerbahçe Ülker, periyodu 2 sayı önde tamamladı.Çekişmeli geçen son periyotta istekli oyun sergileyen Fenerbahçe Ülker, rakibini 74-69 yenerek finale çıkmaya hak kazandı.1.PERİYOT: 16-21İLK YARI: 28-403.PERİYOT: 55-53Şampiy10
Reklam
İçişleri Bakanı Ala: 'Polise Sokakta İhtiyaç Var'
İçişleri Bakanı Ala, İç Güvenlik Paketi'yle ehliyet ve pasaportun nüfusta verilmesinin sağlanacağını belirterek, 'Polise sokakta hırsızlıkla mücadele gibi konularda ihtiyaç var' dedi.ANKARADışişleri Bakanlığının Ankara Palas'ta gerçekleştirilen İkinci Reform Eylem Grubu (REG) toplantısı sonrasında İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ortak basın toplantısı düzenledi.Bir gazetecinin, TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi'nin görüşülmesi sırasında yaşanan gerginlikler ve muhalefetin tutumuyla ilgili sorusu üzerine Ala, 'Yasa tasarısı hazırlarken muhalefetin memnuniyetini esas alarak değil milletin memnuniyetini esas alarak hazırlıyoruz' ifadesini kullandı.Milletin problemine 'çözüm olsun' diye yasa tasarısı hazırladıklarını vurgulayan Ala, söz konusu tasarıya milletten yüzde 80'lere varan destek geldiğini kaydetti.Ala, tasarıda molotofkokteyli atanları engellemeye yönelik düzenlemeler olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:'Ambulansta hastalar hastaneye giderken, ambulansları yakanları engellemeye yönelik düzenlemeler var. Öğrencilerimiz, çocuklarımız, vatandaşlarımız belediye otobüslerinde seyahat ederken, onlara molotof atmaya çalışanlarla ilgili düzenlemeler var. Nitekim daha önce çok elim hadiseler oldu bu ülkede, insanlar yandı, yakıldı bunları engellemeye yönelik düzenlemeler var. Okullarımızın, camilerimizin, öğrencilerimizin kaldığı yurtların etrafında eroin, bonzai, uyuşturucu satanları gözaltına almaya yönelik düzenlemeler var.Vatandaşımızın, esnafımızın alışveriş yapma özgürlüğü, vatandaşımızın seyahat etme özgürlüğü, işyerine ve okula gitme özgürlüğü yok mu? Çocuklarımızın uyuşturucuyla karşılaşmadan okulunu bitirme özgürlüğü, hakkı yok mu? Ailelerin bunlardan emin olma hakkı yok mu?''Üç ayda 100 bin insanımız bundan yararlandı'Pakette, hırsızın ve yankesicinin, vatandaş şikayet ettiğinde suçüstü halinde derhal gözaltına alınmasına yönelik de düzenlemeler bulunduğuna değinen Ala, 'Evinde hırsızlık yapılmış vatandaşımızın, 'Karakola gel, senin evinde hırsızlık yapıldığına dair ifade ver' anlayışının yerine, gidip evinde, iş yerinde şikayetini polisin, jandarmanın alabilmesini sağlayan düzenlemeler var' diye konuştu.Yerinde ifade alınmasına yönelik bu uygulamanın genelgeyle hayata geçirildiğini hatırlatan Ala, üç ayda 100 bin kişinin bundan yararlandığını vurguladı.Ala, İç Güvenlik Paketi'nde, molotof saldırısıyla vatandaşın evini, iş yerini, araçlarını yakanların bunları tazmin etmesine yönelik düzenlemelerin de yer aldığını bildirdi.Bu düzenmelelerden herkesin memnun olması gerektiğini ifade eden Ala, vatandaştaki desteği görünce bunu sabote etmeye yönelik bazı ittifaklar gördüklerini kaydetti.İsim ve soyisimler bir dilekçeyle düzeltilecekAla, tasarıda nüfusla ilgili düzenlemelerin de bulunduğuna değinerek, kişinin soy ismindeki yanlışlığı ya da kamuoyunda hoş karşılanmayan değişik soyisimlerin düzeltileceğini bildirdi. Ala, kişinin bunun için bir yılını verip dava açmasına gerek kalmadığını, bir dilekçeyle kolaylıkla bu değişikliklerin yapılacağını dile getirdi.Paketle ehliyet ve pasaportun polis yerine nüfusta verilmesinin sağlanacağını anlatan Ala, polise sokakta, eroin ve hırsızlıkla mücadele gibi konularda ihtiyaçları olduğunu vurguladı.Ala, 2014 AB İlerleme raporunda yer alan 'Özellikle valilerin, jandarmanın kolluk faaliyetlerine ilişkin sivil gözetimi halen yetersizdir. Ordunun, polis teşkilatının, jandarmanın ve istihbarat faaliyetlerinin denetiminin iyileştirilmesi için reformlara ihtiyaç vardır' ifadelerini hatırlatarak, şöyle devam etti:'Jandarma, emniyet, sahil güvenlik üzerinde sivil denetimi artıran jandarma ve sahil güvenliği de İçişleri Bakanlığına bağlayan düzenlemeler var. Asayişten sorumlu olanın, o sorumluluğu vatandaşın istediği biçimde yerine getirebilmesi için sivil irade ve idarenin yetkili olması gerekmez mi? Bundan daha doğal ne olabilir, bu gecikmiş bir reformdur. Buna Türkiye'nin ihtiyacı var. Çünkü iyi yapanın mükafatlandırılması, kötü yapanın da görevden alınması yetkisi elbette bakanda, valide olmalıdır. Çünkü hesabı, aynı meclis kimden soruyor? Bizden soruyor. Ama bu sorumluluğu yerine getirebilme yetkisini Meclis'e götürdüğümüzde de bazı kurnazlıklarla kelime oyunlarıyla karşı çıkılıyor. Bunlar çok yanlış şeyler.''Aziz milletimizin takdirine arz ediyorum'Emniyet teşkilatında, birinci sınıf emniyet müdürü ihtiyacının 3 katı emniyet müdürü olduğu bilgisini veren Ala, şunları kaydetti:'Peki sahada, sokakta, caddede görev yapacak olan kim? Komiser, başkomiser ve yardımcısı. İhtiyacımızın yarısı kadar komiser yardımcısı var. İhtiyacımızın 5'te biri kadar komiserimiz var, 7'de biri kadar başkomiserimiz var. Bu böyle mi devam etsin? Bin başkomiser var 7 bin ihtiyacımız var, yaklaşık 2 bin komiserimiz var 10 bin komisere ihtiyacımız var. Böyle mi devam etsin? Bu piramidi düzelten düzenlemeler var. Molotof atmayana, yakıp yıkmayana, bonzai satmayana yönelik bir şey yok. Ama esnafın ticaret, vatandaşın seyahat, öğrencinin okula gitme özgürlüğünü koruyan düzenlemeler var. Aziz milletimizin takdirine arz ediyorum.'Ala, Muhsin Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu'nun vefatı nedeniyle aileye başsağlığı dileğini de iletti.Bakan Bozdağ: 'Konuyu inceleteceğim'Adalet Bakanı Bozdağ, bir gazetecinin 'Kıbrıs gazisi olan bir vatandaşın 25 bin liralık borç sebebiyle cezaevine konulması' haberlerine ilişkin görüşlerini sorması üzerine 'Şu anda bende bir bilgi yok. Konuyu inceleteceğim, nedir, neden cezaevine konulmuş. Ondan sonra belki bir sağlıklı değerlendirme yapabiliriz' ifadesini kullandı.Muhabir: İlkay Güder , Ferdi TürktenAA
Erdoğan 400 Milletvekili Çağrısını Yineledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği için 400 milletvekili çağrısını yineledi 'Türkiye’nin daha hızlı karar almasını sağlayacak yeni bir sisteme ihtiyacı var. Bunun adı da başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir' dedi.Elazığ'da halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemine geçilmesi için yaptığı çağrıları yineledi. 'Bu mevcut sistem artık bize dar geliyor' diyen Erdoğan, 'Türkiye’nin daha hızlı karar almasını sağlayacak yeni bir sisteme ihtiyacı var. Bunun adı da başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin halk tarafından seçildiğine işaret edip, 'Meşveret, istişare elbette olacak ancak davulu seçtiğiniz kişinin boynuna asıp, tokmağı millete karşı sorumsuz güçlerin eline teslim ederseniz, işte o sistem teklemeye başlar, yürümez. Onun için de yürümedi. Bak şimdi bu aralar şu Meclis'in haline bakın Meclis'te neler oluyor, yakışıyor mu, oluyor mu, bu doğru bir gidiş değil. Ülkemizde 1960 Anayasası ile böyle bir sistem kuruldu, bu sistem huzur getirmedi.'' diye konuştu.'Bu sistem huzur getirmedi'Erdoğan, Meclis'te İç Güvenlik Yasa Tasarısı sırasında yaşanan gerginlikleri de eleştirip, 'Şu meclisin haline bakın ya, neler oluyor? Yakışıyor mu? Bu doğru gidiş değil. Bu sistem huzur getirmedi. Bu sistem 15-16 ayda bir değişen hükümetleri getirdi. Böyle bir ülkede istikrar olur mu? Ne kadar değiştirirseniz değiştirin. Şu andaki sistem yamalı bohça. Bu çarpıklık giderilemiyor' dedi.Cumhurbaşkanı, başbakanlığı sırasında Meclis'te Anayasa Komisyonu kurulduğunu anımsatıp, komisyonun yeni anayasa yapamasından muhalefeti sorumlu tuttu. 'Samimi bir şekilde çalıştırmadılar' dedi. Erdoğan Kırşehir'de yaptığı konuşmada olduğu gibi 400 milletvekili isteyerek, '400'ü verin, yeni Türkiye'yi kuralım, 400'ü verin yeni Anayasa'yı yapalım. 400'ü verin başkanlık sistemini kuralım' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İngiliz Polisi İstanbul’a Gelen Üç Kızın Peşinde: IŞİD’e Katılabilirler
İngiliz polisi, Suriye'de aşırıcı gruplara katılmak amacıyla Türkiye'ye gittiği tahmin edilen 3 genç kızın yerlerinin tespiti ve güvenli şekilde İngiltere'ye dönmeleri için çağrıda bulundu.Terörle Mücadele Polis Birimi Şefi Richard walton bugün başkent Londra'da düzenlediği basın toplantısında, 'Suriye'deki aşırıcı grupların eylemlerinde yer almak için Türkiye'ye gittiği düşünülen ve halen Türkiye'de olduğu tahmin edilen 15 yaşındaki Shamima Begum, 16 yaşındaki Kadiza Sultana ve ailesinin adını vermek istemediği 15 yaşındaki bir diğer genç kızın, 17 Şubat Salı günü Londra'dan ayrıldıklarını' bildirdi.Walton, 'Londra'nın doğusundaki 'Bethnal Green Academy' okulunda öğrenci olan üç genç kızın, Londra'daki Gatwick Havaalanına 17 Şubat günü giderek, yerel saatle 12.40'da Türk Hava Yolları'na (THY) ait TK 1966 sefer sayılı yolcu uçağıyla İstanbul'a gittiklerinin tespit edlidiğini' kaydetti.TÜRK MEDYASINDAN DESTEK İSTEDİWalton, 17 Şubat akşamı TSİ 18.40'da İstanbul'a varan genç kızların Suriye'ye ulaşma amacı taşıdıklarına inandıklarını belirterek, şöyle konuştu:'İstanbul'da şu anda çok kar olduğunu biliyoruz. Ulaşımın hava koşullarından etkilendiğini biliyoruz. Kızların halen Türkiye'de olabilme ihtimali olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bu çağrıyı yapıyoruz. Shamima, Kadiza ve diğer genç kızın mesajlarımızı, güvenlikleri hakkında endişelerimizi duyması umuduyla, Türk medyası ve sosyal medya aracılığıyla da iletişime geçmeye çalışıyoruz.Bu genç kızlar halen Türkiye'deyken yerlerini tespit edebilirsek, onları evlerine, ailelerine geri getirmek için iyi bir fırsata sahip olacağız. Kızların nerede olabileceklerine dair bilgi sahibi olan herkese sesleniyoruz. Bunu, insanları suçlamak için değil, gençlere ve savunmasızlara destek sağlayarak trajedileri önlemek için yapıyoruz. Kızların güvenliğinden son derece endişe duyuyoruz. Önceliğimiz, kızların ailelerine güvenli şekilde kavuşmalarıdır.''ÜÇ GENÇ KIZ YAKIN ARKADAŞ'15 yaşındaki Shamima Begum'un 'Aklima Begum' adıyla seyahat etme olasılığı olduğu bilgisini veren Walton, üç kızın da aynı okulda okuduklarını ve yakın arkadaşlar olduklarını söyledi.Walton, genç kızların İngiltere'deki havaalanına gidişlerini, uçaktaki seyahatlerini ve Türkiye'ye varışlarını görenleri polisle iletişime geçmeye çağırarak, 'Herhangi bir bilgi, İngiliz veya Türk yetkililerin kızların yerlerinin tespitine, böylece kızların evlerine güvenli şekilde dönmelerine yardımcı olabilir. Bu soruşturmanın başından beri Türk yetkililerle ve ailelerle yakın işbirliği içerisindeyiz' diye konuştu.Shamima'nın 17 Şubat akşamı eve dönmeyince ailesinin polisle iletişime geçtiği, Kadiza'nın ailesinin ise 18 Şubat Çarşamba sabahı kızlarının kayıp olduğunu polise bildirdiğini kaydeden Walton, 'Kızları seyahat etmeye teşvik eden etkeni şimdilik bilmiyoruz. İnternet üzerinden ya da yüz yüze diğer kişilerle iletişime geçip geçmediklerini, neden etkilendiklerini bilmiyoruz' dedi.İngiliz hükümeti, yaklaşık 600 İngiliz vatandaşının Suriye'ye ve Irak'a savaşmak için gitmiş olabileceğini tahmin ediyor. İngiliz polisi, geçen yıl çoğu Suriye bağlantılı 200'den fazla kişiyi terör şüphesiyle gözaltına almıştı. Ülkede geçen hafta yürürlüğe giren yeni terörle mücadele ve güvenlik yasası kapsamında, havayollarından yolcu listelerini paylaşmaları isteniyor.Sputniknews
Gezi Hekimlerine Açılan Dava Reddedildi
Sağlık Bakanlığı'nın, Ankara Tabipler Odası'nın Gezi olayları sırasında verdiği sağlık hizmeti nedeniyle Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı dava reddedildi.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'In haberine göre; Sağlık Bakanlığı tarafından Gezi eylemlerinde polis şiddetine maruz kalan eylemcilere sağlık hizmeti vererek hayatlarını kurtaran Ankara Tabip Odası'nın o dönemki yönetimin görevden el çektirilmesi talebiyle dava açılan davanın bugün sabah karar duruşması vardı. Duruşmada Tabip Odası'nın tanıkları Gezi eylemlerinde polis şiddetini ve gönüllü hekimlerin sağlık hizmetlerini anlattı. Bu kapsamda Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğu, CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, eski Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Çankaya Belediyesi doktoru Fatma Aytuğ Balcıoğlu, Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ile Gezi eylemlerinde polis şiddetine maruz kalan Akın Can, Duran Eren Şahin ve KAzım Aslan tanık olarak ifade verdi. Tabip Odası'nın avukatı Ziynet Özçelik, gönüllü hekimlerin polisin hukuka aykırı saldırması sonucu oluşan sağlık hizmeti ihtiyacını giderdiğini, buna karşın Sağlık Bakanlığı'nın görevini yapmadığını kaydetti.Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıcı Zerrin Berke, duruşmanın sonunda Sağlık Bakanlığı'nın talebini reddederek, Tabip Odası üyesi hekimlerin Gezi eylemlerinde yaralananlara sağlık hizmeti vermesini yasaya ve hukuka uygun buldu.
Abdullah Gül: 'Türk Tipi Bir Başkanlık Sistemi Olmaması Gerekir'
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iç güvenlik paketini hükümetin gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Gül, “Bazı düzeltmelerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Soğukkanlılıkla bakmak lazım. Güvenlikçi konular, konjoktürel olmaması lazım.” dedi. Abdullah Gül, Cuma namazını Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Camii’nde kıldı. Cami çıkışı gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Gül, milletvekili adayı olup olmayacağı ile ilgili soruya, “Herkes biliyor ki ben AK Parti’nin kurucusuyum. Kuruluşundan da öte AK Parti’nin kuruluş sürecini başlatanım. O zamanki yenilikçi hareketi herkes hatırlar. Partinin Türkiye’deki reformcu çalışmalarını, büyük yapısal değişiklikleri hep beraber yaptık. İçeride dışarıda büyük başarılar elde ettik. Ben cumhurbaşkanı olduğum süre içinde partiler üstü olmaya gayret ettim. Ankara’dan ayrılırken de cumhurbaşkanlığım bittiğinde de partime döndüğümü söyledim. Arkadaşlarımın Türkiye’ye başarılı hizmetler yapmalarını destekliyorum.” cevabını verdi.İç güvenlik paketiyle ilgili değerlendirme yapması istenen Gül şunları söyledi: “Hükümetimizin bunu bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim. Bazı düzeltmelerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Soğukkanlılıkla bakmak lazım. Güvenlikçi konular konjonktürel olmaması lazım. Polise verilen aşırı yetkiler, daha yakın dönemde polisin yetkilerini dinleme ile ilgili nasıl istismar ettiğinin örnekleri ortaya çıkarken şimdi bu konularda daha dikkatli olmak gerekir. Ümit ederim ki arkadaşlarım bunu tekrar gözden geçirirler. Bazı düzeltmeleri yaparlar diye tavsiye ederim.”Eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın adaylığı konusunda ise Gül, “Ankara’daki arkadaşların bileceği bir iş. Onlara kalmış.” diye cevapladı.Huber Köşkü’nden ne zaman taşınacağı ile ilgili soruya ise Gül şu cevabı verdi: “Ben siyasi hayatımda hiç kendi evimde oturamadım. Buna hiç fırsat olmadı. Gün geldi kendi evimizde oturma fırsatımız çıktı. Bunun eksikliğini her zaman hissettim. Hazırlığımızı yaparken bazı elde olmayan gecikmeler oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın teklifi üzerine burada kaldım. Kalırken de bütün masrafları her şeyi kendimin karşıladığını da herkes biliyor. Bu konularda açıkçası titizimdir ben.” “Belli bir tarih var mı?” diye soran gazeteciye ise Gül, “Taşınıyoruz.” karşılığını verdi.'TÜRK TİPİ BİR BAŞKANLIK SİSTEMİ OLMAMALI'Başkanlık sistemi ile ilgili fikirlerinin sorulması üzerine Gül, “Benim bu konudaki fikirlerim biliniyor. Bu konuların bilinerek tartışılması çok önemli. Nasıl bir başkanlık? Çok önemli. Türk tipi bir parlamenter sistem yaşadık ve bunun sıkıntılarını gördük. Türk tipi bir başkanlık sistemi olmaması gerekir. Bir başkanlık sistemi olacaksa ABD’de olduğu gibi gerçekten kuvvetler ayrılığının açık seçik sarih bir şekilde yazıldığı, her şeyin çok iyi tarif edildiği gelişmiş demokrasilerde hukukun üstünlüğüne dayalı şekilde olursa şüphesiz o da demokratik bir sistemdir.” şeklinde konuştu.Hüseyin Aydın, CHA
Reklam
YouTube’dan Çocuklara Özel Uygulama: YouTube for Kids
YouTube, 23 Şubat tarihinde sadece çocuklara özel olacak bir YouTube uygulamasını yayınlamanın hazırlığı içinde.İlk kez USA Today’de yer alan habere göre YouTube for Kids adını alacak olan uygulama, sadece çocukların seveceği içeriklere yer ver verecek.İlk etapta sadece Android işletim sistemli telefon ve tabletlerde yer alması beklenen çocuklar için YouTube uygulaması, çocukların kullanabilmesi için de özel olarak tasarlanmış durumda.YouTube for Kids’in ürün müdürü Shimrit Ben-Yair’e göre uygulamanın hedef kitlesi olan çocukların henüz hepsi yazmayı bilmiyor. Bu yüzden sesli aramayı devreye sokan YouTube, uygulama arayüzünde görselleri de olabildiğince büyük kullandığını aktarıyor ki ufak parmaklar basmakta güçlük çekmesin. YouTube’un çocuklara özel bir mobil uygulama geliştirmesi gerçekten güzel bir düşünce. En azından çocukları belli genel bir içerikten uzak tutuyor ve sadece çocuklara hitap eden içeriklerin daha ulaşılabilir olmasını sağlıyor. Böylece ailelerin de içi bir nebze olsun daha rahat edecektir.
CHP lideri Kılıçdaroğlu: 'Soruşturma Açan Savcıyı Kutlarım'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Sümeyye Erdoğan'a yönelik suikast iddiasıyla ilgili soruşturma açılması için 'İddiaları kim ortaya çıkarırsa somut delillerle o savcıyı kutlarım' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tekirdağ ziyareti sırasında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. CHP lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a yönelik bazı gazetelerde çıkan suikast iddiası üzerine başlatılan soruşturma için 'Güzel, Başsavcılığı kutlarım. İddiaları kim ortaya çıkarırsa somut delillerle o savcıyı kutlarım' dedi.Kemal Kılıçdaroğlu, benzer sorular üzerine 'İddiayı kim ileri sürüyor? İddia kime ait? Havuz medyası. Yani haram medyası, yani haramdan beslenenler. Savcı soruşturma açmış, soruşturma açan savcıyı yürekten kutluyorum' ifadelerini kulandı.'Gül'ün açıklaması sağduyunun sesi'CHP Genel Başkanı Meclis'te kavgalara sebep olan İç Güvenlik Paketiyle ilgili de şunları söyledi:'İç Güvenlik Yasası getiriyorsunuz parlamentoda terör estiriyorsunuz. Bunun adı İç Güvenlik Yasası mı? Nasıl bir iç güvenlik yasası ki muhalefet partilerine saldırıyorsunuz ve yaralıyorsunuz. Eğer milletvekiline bunları yapıyorsa Adalet ve Kalkınma Partisi vatandaşa ne yapacak? Onları dokunulmazlığı var bunu yapıyor. Vatandaşın dokunulmazlığı yok. Onların da ensesinde boza pişirecekler. Bakın Sayın Abdullah Gül açıklama yapmış 'bir daha gözden geçirin' diye. Sağduyunun sesi, sonunda söylüyor.'Türkiye'nin birinci sınıf bir demokrasiyi kabul etmek zorunda olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu hükümetin vatandaşı kandırdığını savundu:'Devletin eline sopa verip vatandaşın ensesinde boza pişiremezsiniz. Yapmak istedikleri o. Biz de ona karşı çıkıyoruz. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Yüzünü kapatan... Zaten kanun var, yüzünü kapatan adamı yakalarsınız götürürsünüz. Molotofkokteyli atan... Savunan mı var? Kim yapıyorsa elinde molotofkokteyli atıyorsa yakalarsın götürürsün. Sen yakaladın götürdün de birisi karşı mı çıktı? Yok öyle bir şey. Vatandaşı kandırıyorlar. Amaç ne? Amaç şu; Seçime gidiyoruz AKP kan kaybediyor, acaba biz baskı kurarak milleti nasıl korkuturuz? Bu millet sizden korkmaz.'CHP lideri, 'IŞİD'in Türkiye'de uyuyan hücresi var' iddialarının hatırlatılması üzerine de, 'IŞİD'in Türkiye'de yüzlerce uyuyan hücresi var. Herkes bunu biliyor. Hükümet de biliyor, ülkenin istihbarat teşkilatı da biliyor. Ama hükümet IŞİD'i terör örgütü olarak kabul etmiyor' diye konuştu. Hükümetin IŞİD'e destek verdiğini iddia etti.Kaynak: Anadolu Ajansı
Reklam
Imgur'a Kategori Seçeneği Geldi
Popüler görsel paylaşma sitesi Imgur, kullanıcılarına konu bazlı kategorilendirme özelliği sunuyor. Ücretli PRO üyelik sistemini geçtiğimiz hafta kaldırdığını ve tüm üyelerin bundan sonra hiç bir ücret ödemeden PRO özelliklere sahip olacağını açıklayan çevrimiçi görsel paylaşma sitesi Imgur, yeniliklerine ara vermeden devam ediyor.Imgur, farklı konulara ait görselleri rastgele modu ile karşımıza getiren ve eğlenceli dakikalar geçirmemizi sağlayan yapıyı değiştiriyor. Imgur artık kullanıcılarına konu bazlı kategorilendirme özelliğini sunacak. Bu özellik sayesinde artık rastgele modunda gezinirken belli başlı konuları içeren görseller arasında geçiş yapma imkanına sahip olacaksınız.
Şerzan Kurt Davasında Sanık Polis Memuruna 16 Yıl Hapis Cezası
Şerzan Kurt'u vurarak öldüren polis memuru Gültekin Şahin, Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, 'tahrik' indiriminden yararlandırılarak 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Daha önce 2.5 yıl hapis yatan Şahin, ikinci kez tutuklandı.Muğla'da, beş yıl önce üniversiteli Şerzan Kurt'u silahıyla ateş ederek öldüren polis memuru Gültekin Şahin'e ‘tahrik’ altında cinayet suçundan 16 yıl hapis cezası verildi. Daha önce iki buçuk yıl hapiste kaldıktan sonra tahliye edilen Şahin, ikinci kez tutuklandı.İlk yargılamada polis Şahin’e verilen sekiz yıllık hapis cezası, Yargıtay tarafından bozulmuştu.ÖNCE MÜEBBET, SONRA TAHRİK İNDİRİMİEskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde son duruşması bugün görülen davada polis Şahin’e ‘cinayet’ten müebbet hapis cezası verildi. İsmail Saymaz'ın Radikal'de yer alan haberine göre, Ardından Şerzan Kurt’un da aralarında olduğu göstericiler tarafından polise taş atıldığı iddiasından hareketle ‘tahrik’ indirimi yapıldı. Bu nedenle ceza, 16 yıla indirildi. Karar sonunda Şahin tutuklanarak, cezaevine gönderildi.AVUKATLARDAN İNDİRİM İSYANIKurt Ailesi avukatlarından Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, tahrik indirimine isyan etti. Elçi, hiçbir sanığın tahrik iddiasının olmadığını belirterek, “Ben tahrik oldum’, ‘Bana taş geldi’ diyen bir sanık yokken, Yargıtay’ın bu yönde karar vermiş olması, bundan sonra kolluk görevlilerini yol açacağı öldürme olaylarında içtihada neden olur. Bir gösteride eylemci öldüren polis, ‘Ben tahrik oldum’ der. B da öldürmeyi meşrulaştırır ve cezasızlığa götürür” dedi.
Reklam
Kadın Vekillerden Muhalefete Karşı Zincir
TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet milletvekilleri tutumundan dolayı TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın bulunduğu başkanlık divanına gidince, Ak Partili kadın milletvekilleri Bahçekapılı ile muhalefet milletvekillerinin arasında el ele tutuşarak zincir oluşturdu.TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet milletvekilleri, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapı'nın tutumunu eleştirdi ve usul tartışması açılıp söz istedi. Ancak Bahçekapılı buna gerek görmedi. Bunun üzerine ilk olarak CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın yanına gitti ve konuşmaya başladılar. Bu sırada Bahçekapılı ise 'Buradan uzaklaşın' diye sesini yükseltti. Ardından çok sayıda muhalefet milletvekili de başkanlık kürsüsüne geldi.Bunu gören bazı AK partili kadın milletvekilleri başkanlık divanını bulunduğu yene gitti ve muhalefet milletvekilleri ile Bahçekapılı'nın arasına girdi. El ele tutuşarak zincir oluşturan kadın milletvekilleri ardından muhalefet milletvekillerini uzaklaştırdı. Bu yaşanan olaya muhalefet milletvekilleri şaşkınlık yaşarken, AK Partili milletvekilleri ise kadın milletvekillerini alkışladı.TBMM Genel Kurul çalışmalarına, geçtiğimiz kapalı oturumda yaralanan ve 2 hafta iş göremez raporu alan CHP İzmir Milletvekili Musa Çam'da katıldı.DHA
Reklam