John Holcroft'dan Sisteme ve Onun Çarkları Arasında Ezilen İnsanlığa Dair 21 Eleştirel İllüstrasyon
İngiliz sanatçı John Holcroft, çalışmalarında sıklıkla küresel sistemi eleştiriyor ve onun çarkları arasında ezilen insanlığın problemlerini ele alıyor. Günümüz insanının teknolojiye olan bağımlılığını, mutluluğa belirlenmiş kalıplarla ulaşılmasını ve ortaya çıkan boşluğu, 50'lerin reklam anlayışını andıran bir tarzda çizerek eleştiriyor. The Guardians ve The Economics gibi önemli mecralar için de çalışan sanatçının diğer çalışmalarına kendi sitesinden, Behance sayfasından ulaşabilirsiniz.
Ciddi Bir "Morgülatör" Olmak İçin 22 Sağlam Sebep
Onların Justin Bieber’ı ve Belieber’ları varsa, bizim de taş gibi Yılmaz Morgül’ümüz ve Morgülatör’lerimiz var! #MorgulatorlerTakiplesiyor; işte iflah olmaktan imtina edecek bir Morgülatör olmak için 22 sebep:
Alaçatı Ot Festivali'ne Diyanet İşleri'nden Engel
İzmir Valiliği’nce oluşturulan komisyon, tüzel kişiliği kaldırılan Alaçatı Belediyesi’ne ait taşınmazları geçen yaz Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretti. CHP Çeşme İlçe Başkanı Ekrem Oran Alaçatı Ot Festivali'nin yapıldığı arazinin de müftülüğe geçmesiyle festivalin bu sene orada yapılmasına izin verilmediğini söyledi.Hürriyet gazetesinden Banu Şen'in haberine göre; Büyükşehir Belediyesi Yasası’nın çıkması, Alaçatı Belediyesi’nin kapatılmasının ardından gündeme gelen Alaçatı Belediyesi’ne ait taşınmazların Diyanet İşleri’ne devredilmesi‘nde sona gelindi. Tahliye kararı yaza sayılı günler kala 22 dükkana ve el sanatları tezgahlarına tebliğ edildi. CHP Çeşme İlçe Başkanı Ekrem Oran Alaçatı Ot Festivali'nin yapıldığı arazinin de müftülüğe geçmesiyle festivalin bu sene orada yapılmasına izin verilmediğini söyledi.Marka değeri bitecekKararla ve devirlerin başlamasıyla, yıllardır yaratılan Alaçatı’nın marka değerinin kötü etkileneceğini hatta biteceğini söyleyen Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, “Oradaki bütün yerlerin tapusu Alaçatı Belediyesi’nin üzerinde. Okul yeri bile yıllar önce belediyeden alınan bir yer. İki ibadethane için itirazda bulunmadık. Mahkeme konusu bile yapmadık. Onlar alınsın ama diğer yerler neden alınıyor? Bu kararla, ben Alaçatı’nın turizm gelirlerinin yüzde 25 oranında kötü etkileneceğine inanıyorum” dedi.Hürriyet ve Diken
Facebook 'İçerik Kaldırdığı İçin' Yargılanacak
Fransız mahkemesi, ABD’nin ünlü sosyal paylaşım sitesi Facebook ile ilgili açılan 'ifade özgürlüğü ihlali' ile ilgili bir davaya bakma kararı aldı. Karar, merkezi yurt dışında olan sosyal paylaşım sitelerinin yargılanması açısından içtihat oluşturacak.Fransız mahkemesi, davayı 21 Mayıs’tan itibaren esastan görüşmeye başlayacak. Mahkemenin kararı, merkezi yurt dışında bulunan sosyal paylaşım sitelerinin Fransa’da yargılanması açısından içtihat oluşturacak.Paris’teki duruşmada, Facebook’un avukatı Caroline Lyannaz, 'Şirketin merkezinin Kaliforniya’da olmasını gerekçe göstererek, davanın sadece ABD yargısının yetkisinde olduğu' görüşünü savunarak, bu yüzden başvurunun reddedilmesini talep etti.Şikayetçi tarafın avukatı Stephane Cottineau ise başvurunun 'Fransız yargısının yetki alanına girdiğini' savundu.Fransa’da 28 milyon kişinin söz konusu sosyal ağın kullanıcısı olduğunu hatırlatan avukat, mahkemenin yargılama yetkisini üzerine almaması halinde, bunun ileride olumsuz bir içtihat oluşturacağı görüşünü savundu.İsmi açıklanmayan başvuru sahibi, Facebook hesabının, duvarına ünlü ressam Coustave Coubert’in dünyaca ünlü 'dünyanın merkezi isimli erotik tablosunun resmini koyduğu gerekçesiyle engellenmesi sonrası, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle şirket aleyhine dava açmıştı.Fransa’da hükümet, terörü öven, ırkçı ve yabancı düşmanlığını körükleyen yayınların sosyal paylaşım sitelerinde daha kolay yasaklanması için uzun zamandır ABD’li ünlü sosyal paylaşım site şirketlerinin Fransa’da yasal olarak sorumlu bir adreslerini olmasını savunuyor.İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve geçen ay ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında bilişim suçları ile mücadelede daha etkili önlemler almak adına ilgili şirketlerin temsilcileriyle bir araya gelmişti.AA
Galatasaray Adası Davalık Oldu
Galatasaray’ın mülkü olarak iddia ettiği İstanbul Boğazı’ndaki Kuruçeşme Adası’na, Hazine’nin kamulaştırmasız el koyduğu ortaya çıktı. 3 parselden oluşan adanın 2 parselinin dörtte bir hissedarı olan Elpida Frankopolos, adaya el koyan Maliye Hazinesi’ne dava açtı, Galatasaray Kulübü’ne ihtarda bulundu.Habertürk'ten Hayati Arıgan'ın haberine göre, İstanbul’un köklü ailelerinden Frankopolos Ailesi’ne mensup Elpida Frankopolos’a, annesi Despina’dan, İstanbul Boğazı’nın tek adası olan veGalatasaray Adası olarak da bilinen Kuruçeşme Adası’nın 3 parselden 2’sinin dörtte biri miras kaldı. Biri 8 bin 204, diğeri 8 bin 248 metrekare olan iki parselin dörtte biri, 1980 yılında mahkeme kararıyla Elpida Frankopolos adına ‘balık tutma alanı’ olarak tescil edildi. Kararda, adanın işletilmesi, kiraya verilme hakkı ve taş volisi hakkı (balık tutulması) hissesi oranında süresiz olarak Elpida Frankopolos’a verildi. İstanbul Barosu avukatı olan Elpida Frankopolos, yaşı ilerleyince Türkiye’den Yunanistan’a gitti.HAZİNE’YE GEÇİRİLDİFrankopolos’ların 1980’e kadar balık avlama amaçlı liman olarak kullandığı adanın tapu kaydı, 2003’te Frankopolos’un haberi olmadan yapılan tebligatlarla açılan davada silindi ve 16 bin 452 metrekarelik alanın dörtte biri Hazine’ye geçirildi. Ardından ada, Galatasaray Spor Kulübü’ne tahsis edildi ve sosyal tesisle yüzme havuzu olarak kullanılmaya başlandı.ADA İÇİN DAVA AÇTIFrankopolos da adaya kamulaştırmasız el konulduğu gerekçesiyle avukatı Ali Elbeyoğlu kanalıyla İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Maliye Hazinesi’ne dava açıp, Galatasaray Kulübü’ne ihtarda bulundu. Avukat Elbeyoğlu, dava dilekçesinde tapulu taşınmazlar ile Dalyan veya Voli’lerin tapu ve intifa hakkı iptali ve fiilen el konulmasının tek yolunun, Anayasa ile meri mevzuatlar gereğince yapılan kamulaştırmalar olduğunu belirtti. Adaya kamulaştırmasız el konulduğunu kaydettiği dilekçesinde “Kuruçeşme Adası’nın toplam 16 bin 452 metrekareyi bulan iki parselinin dörtte bir hissesine sahip olan Elpida Frankopolos’un kiralama ve yararlanma hakkına sahip olduğu halde, mülkiyet hakkını ortadan kaldıran ve adaya el koyan Maliye Hazinesi, zararlarını karşılamak zorunda” dedi. Taşınmazın değerinin çok altında metrekaresinin 20 bin TL olduğunun belirtildiği dilekçede, adanın orta kısmındaki 2 bin 435 metrekarelik parselin sahibinin kendisine ait yerin değerinin 300 milyon dolar olduğunu söylediği ileri sürüldü. Frankopolos’un dörtte bir hissesine düşen kısımdaki kullanım hakkı bedeline karşılık şimdilik 10 bin TL tazminat faiziyle birlikte Maliye Hazinesi’nden istendi.HANEDAN DA İSTEMİŞTİSultan Abdülhamid’in torunları da dedelerinden miras kaldığını öne sürdükleri onlarca mülk ve arazi için hukuk mücadelesi başlatmıştı. 2010’da 250 kişilik bir vâris listesi oluşturulmuş, bu mülkleri almak için dava açmışlardı. Torunların istedikleri yerler arasında Kabataş Meydanı, Veliefendi ve Galatasaray Adası da vardı. Dava halen sürüyor.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat ise mali kongrede Galatasaray Adası’nın bazı yerleri için ecri misil davaları açıldığını söylemişti. 2005-2006 döneminden gelen davalar bulunduğunu belirten Yarsuvat, “Bu davalarda 1 milyon 200 bin TL talep edilmektedir. Galatasaray Adası’nın yıllık kirası 380 bin dolar. Yani geceliği bin dolardır” demişti.SERKİS KALFA’YA VERİLDİKuruçeşme’de kıyıdan 165 metre açıkta birkaç büyük kayadan oluşan ada, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz tarafından 1872’de Saray Başkmimarı Serkis Kalfa’ya hediye edildi. Serkis Kalfa, adanın üstüne üç katlı bir köşk inşa ederek buraya taşındı. Dünyaca ünlü ressam Ayvazovski, 1874’te Sultan Abdülaziz ‘in davetlisi olarak buraya gelmiş, Serkis Kalfa’nın misafiri olmuş ve Dolmabahçe Sarayı için sipariş edilen tabloları bu adada yapmıştı.Habertürk
Reklam
'Abdullah Gül'ün AK Parti'ye Dönüş İçin İki Şartı Var'
Erdoğan ve Davutoğlu'nun dönüşünden memnun olacaklarını açıkladığı Gül'ün, dönüş için davet yöntemini ve kendisine yakışır bir töreni şart koştuğu konuşuluyor.Ankara kulislerinde uzun süredir konuşulan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AK Parti'den milletvekili adayı olup olmayacağı konusu, ilk kez Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sözleriyle 'ete-kemiğe' büründü.ERDOĞAN: GÜZEL DE OLUR, HAYIRLI DA OLURErdoğan'ın 'Adaylığı isabetli olur' sözleri, açık davet olarak yorumlandı. Erdoğan, dün soru üzerine şu açıklamayı yaptı: 'Adaylık konusu Abdullah Bey'in kendi takdiridir. Ben kendisi ile geçen hafta bir görüşme yaptım. Sayın babası, çok değerli büyüğümüz bir rahatsızlık geçirdi, hastaneye kaldırmışlardı, Abdullah Bey de Kayseri'ye gitmişlerdi. BenKayseri'de kendilerini babalarının rahatsızlığı nedeniyle aradım, şifa dileğinde bulundum. Diğer politik, siyasi kararlar tabii ki Abdullah Bey'indir. Bana göre, böyle bir şey için vereceği karar, güzel de olur, hayırlı da olur.''Siz aktif siyasette yeniden görmek ister misiniz' sorusuna ise 'Dedim işte, isabetli olur, hayırlı olur. Karar, tabii ki Abdullah Bey'indir' yanıtını verdi.BİR ARAYA GELECEKLERHürriyet gazetesinden Nuray Babacan ve Turan Yılmaz'ın haberine göre, bir süreden beri Erdoğan'la görüşen partinin önde gelen isimleri, Gül'ün siyasete dönmesi ve milletvekili adaylığı konusunda ikna edilmesine ilişkin önerilerini ilettiler. Erdoğan'ın, bu önerileri dinlerken, olumsuz bir tavır sergilemediği gibi, yorum da yapmadığı dile getirildi. Gül ile Erdoğan'ın geçen hafta yaptıkları telefon görüşmesi sırasında da bu konunun bir kez daha gündeme geldiği öne sürüldü. Bu görüşmede, Gül ve Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde bir araya gelmek için randevulaştıkları da ifade ediliyor.KABİNE OLMAZ, AKİL ADAM OLURGül'ün partiye gelmesini isteyen AK Parti kurmaylarına göre kendisi partide önemli bir misyon üstlenebilir. 'Akil adam, uzlaşmacı ve arabulucu' rolünü iyi yürüteceğine inanılan Gül'ün partinin 'geçmiş ile geleceği' arasındaki bağı kuracağı, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda rol alabileceği, hatta Çözüm Süreci'ne 'abilik' yapabileceği belirtiliyor. Gül'ün kabinede veya partide görev almasının söz konusu olmadığı da vurgulanıyor.Gül'e yakın AK Parti kurmayları, genel başkan adayı olmasının söz konusu olmadığını ifade ediyorlar. Aynı kaynaklar, 'Ancak partide kötüye gidiş olması durumunda, Gül alternatif olur. Bu, uzun vadeli bir bakış olur' diyorlar.DÖNÜŞ İÇİN İKİ KOŞULYakın çevresi Gül'ün dönüş için kapıyı kapatmayıp aralık tutuğu, ancak bunun için iki koşulunun olduğunu belirterek, 'Tabii ilki davetin yöntemi. Genel başkan olarak Başbakan'ın gelip davet etmesi, adaylığının da partide kendisine yakışır bir şekilde yapılacak törenle ilan edilmesi gerekir' dediler.OLMAZSA VAKIF BAŞKANITüm bu gelişmelere rağmen Gül'ün partiye davet edilmemesi veya daveti kabul etmemesi durumunda kendisinin daha önce kurduğu Abdullah Gül Vakfı'nda aktif olarak görev üstleneceği de belirtiliyor.Haberler
Çapkın’dan Güler’e: Oğlunuz Gözaltında, Deliller Çok Sağlam
17 Aralık operasyonuna ait bugüne kadar bilinmeyen bazı diyalogları anlatan yeni bir kitap yayımlandı.“17 Aralık – Sıfır Noktası” adlı kitapta, 17 Aralık sabahı, polis şeflerinden bilgi alırken kendisine telefon eden dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın arasındaki diyalog aktarıldı. Eski Bakan Güler, operasyon hakkında bilgi almak için aradığı Hüseyin Çapkın’dan, “Şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. 4 bakan var biri de sizsiniz. 3 bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz. Deliller çok sağlam” cevabını almış.Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün haberine göre, AKP hükümetini sarsan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ilk saatlerine ilişkin yeni bilgi ve anlatımların bulunduğu bir kitap yayımlandı.Kitaba göre, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, operasyon ile ilgili bilgi almak için aradığı İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’dan “Şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. 4 bakan var biri de sizsiniz. 3 bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz. Deliller çok sağlam” yanıtını alıyor.Gazeteci Ahmet Dönmez ve Ufuk Köroğlu tarafından yazılan “17 Aralık – Sıfır Noktası” adlı operasyona ilişkin yeni iddia ve anlatımlar içeren kitap yayımlandı. Kitapta anlatılan 17 Aralık’taki bugüne kadar bilinmeyen diyaloglar şöyle:“DOĞRU BİR İŞ, ÇOK BÜYÜK BİR İŞ”Kitapta operasyonla ilgili bugüne kadar hiç konuşmayan İstanbul Emniyet Müdürü Çapkın’ın Beylerbeyi Polis Evi’ndeki ikametinde polis şeflerinden operasyon ile ilgili bilgi aldığı anlatılıyor. Çapkın’ın bembeyaz bir yüzle, pijama ile yanlarına geldiği Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç ve Mali Suçlarla Şube Müdürü Yakub Saygılı’dan bilgi aldıktan sonra “piposunu yakarak”, “İşte şimdi bunu hazmettim” dediği belirtiliyor.Kitaba göre ardından da Çapkın, “Bu iş doğru bir iş mi, evet doğru bir iş. Çok büyük bir iş! Ergenekon’dan daha büyük bir iş. Fakat Türkiye bunu kaldırır mı kaldıramaz mı bilmiyorum. Ben sizi tanıyorum. Bu zamana kadar yanlış bir işinizi görmedim. Bu iş Allah rızası gözetilmeden yapılamaz. Ne yapalım, sizi görevden alacaklar, arkasından beni de alacaklar. Olsun, bizim için de şerefli bir son olur” dediği aktarılıyor.“BAKANIN SESİ TİTRİYORDU”Güler polislerin yanında aradı: Kitaba göre, İçişleri Bakanı Muammer Güler, polis şefleri yanındayken Çapkın’ı telefonla arıyor. Kitapta, bu telefon görüşmesinde Çapkın’ın Güler’e, “Sayın Bakanım, Organize Şube Müdürü Nazmi ile Mali Şube Müdürü Yakub yanımda. Bana bilgi verdiler. Bu operasyon şimdiye kadarki en geniş kapsamlı yolsuzluk operasyonu. Dört bakan var. Biri de sizsiniz. Üç bakanın çocuğu gözaltında. Biri de sizin oğlunuz Barış. Bazı işadamları var…” diye bilgi verdiği yazılıyor.Zekeriya Öz’ün telefonunu istedi: Kitapta bu telefon görüşmesine ilişkin, “Bakanın sesi hâlâ endişeden titriyordu. Operasyondan sorumlu olan koordinatör Başsavcıvekili Zekeriya Öz’ün cep telefonunu istedi. Onunla da görüşmek istiyordu. Nazmi Ardıç, savcı Öz’ün numarasını söyledi. Muammer Güler panik halde telefonu kapattı” anlatımları yer alıyor.Bakanlar nasıl istifa ettirildi: Kitapta, Erdoğan Bayraktar’ın “Ne yaptımsa Başbakan’ın talimatı ile yaptım, onun da istifa etmesi gerekir” açıklamasının arka planına ilişkin anlatımlar dikkat çekiyor. Erdoğan’ın, 4 bakandan istifa dilekçelerini hazırlamalarını istemesinin ardından yaşanan sürece ilişkin de şu ifadelere yer veriliyor:“Bazı bakanlar buna zaten ilk günden hazırdı. Hatta Erdoğan, 17 Aralık sabahı istifa taleplerini, ‘zaaf görüntüsü’ vermemek için reddetmişti. O gece asıl sıkıntı oluşturan talep, deklarasyon metni idi. Yani istifa edecek bakanlar aynı zamanda Başbakan Erdoğan’ı rahatlatacak bir deklarasyon yayımlayacaktı. Erdoğan Bayraktar, bu durumdan rahatsız oldu ama orada bunu dile getirmedi.”“BAŞBAKAN BİZİ SATTI”‘Başbakan bizi sattı’: Kitapta, Bayraktar’ın, “Arenadaki aslanların önüne yem olarak atıldıkları” hissine kapıldığı belirtilerek, “Oysa her ne yaptıysa, Erdoğan’ın talimatı ile olduğunu düşünüyordu. Görüşme bittikten sonra ekibine, ‘Başbakan bizi sattı’ dedi, sinirle. Muammer Güler ve Zafer Çağlayan’la birlikte kendisinin görevden alınacağını söyledi. ‘Egemen Bağış?’ sorusu üzerine de Başbakan’ın Bağış’ı görevden almak istemeyeceğini ima eden bir el hareketi yaptı” deniliyor.‘Hiç şaşırmadık’ diyen AKP’liler: Kitapta, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Edip Uğur’un, operasyonu haber aldığında ilk tepkisinin “Hiç şaşırmadım, bunlar zaten kulağıma geliyordu” dediği iddia ediliyor.Bakanı Nihat Ergün’ün kabine dışı kalmasının da yolsuzluklara karşı tepkisinden kaynaklandığı, 4 bakanı kastederek, “Ben bu adamlarla aynı kabinede bulunmam. Ya onlar gidecek ya ben” dediği iddia ediliyor. Kitapta TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in de “Deliller çok sağlam. Arkadaşlar buradan yırtamazlar” uyarısında bulunduğu öne sürülüyor.Kitabın yazarı Ahmet Dönmez’in daha önceki “Yüzde 10 – Adil Düzenden Havuz Düzenine” kitabı için, geçen günlerde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım tarafından toplatılması istemiyle mahkemeye başvuruda bulunulmuştu. Cumhuriyet
Reklam
Beşiktaş, Gökhan Töre İçin Kararını Verdi
Beşiktaşlı yöneticiler, Atletico Madrid ve Chelsea başta olmak üzere devlerin takibindeki Gökhan Töre'yi satmaya niyetli değil.Bu sezon Beşiktaş'ın ve Süper Lig'in en formda isimlerinden biri olan Gökhan Töre'yi Atletico Madrid ve Chelsea başta olmak üzere birçok Avrupa takımı yakından takip ediyor.Beşiktaş'ın Bursaspor ve İngiltere'deki Liverpool maçlarında Atletico Madrid'in scout ekipleri Töre'yi izlemişti. Arap ülkeleri de 23 yaşındaki Gökhan Töre ile yakından ilgileniyor.'UZUN VADELİ DÜŞÜNÜYORUZ'Ancak Siyah-Beyazlı yönetimin başarılı oyuncu ile ilgili başka planları var. Yönetim arasında konu, Gökhan Töre'ye gelen teklifler olduğunda Siyah-Beyazlı yöneticilerin, 'Bu oyuncuyu kesinlikle satmayı düşünmüyoruz. Gökhan gibi bir futbolcuyu herkes ister ama biz satmayız. Onun yerini doldurmak için dünyanın parasını harcarız. Biz uzun vadeli düşünen bir yönetimiz. Önümüzdeki sezon maçlarımızı Vodafone Arena’da oynayacağız. Gökhan, taraftarımızın önünde daha etkili olacaktır. Kesinlikle satmayacağız' diyerek bu konuyu kapattıkları öğrenildi.5 YILLIK İMZALAMIŞTIGökhan Töre'nin bonservisi sezon başında 4,5 milyon Euro karşılığında Rubin Kazan'dan alınmıştı. Siyah- Beyazlılar, milli futbolcu ile 5 yıllık yeni bir sözleşme imzalamıştı. Gökhan Töre bu sezon 33 resmi maçta 7 gol, 8 asist istatistiğiyle oynadı.Bugün
Çaldağı’ndaki Nikel Madeni İçin ‘Facia’ Uyarısı
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Başkanı Saadet Çağlın, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Çaldağı’nda nikel madeni çıkarmak için 18 milyon ton sülfürik asitin kullanılacağını ve böyle bir proje kapsamında doğaya salınacak asit miktarının ve oluşacak asit sisi ve yağmurlarının benzeri olmayan büyüklükte bir faciaya yol açabileceğini söyledi.Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP), Çaldağı’nda nikel çıkarmak için yapılmak istenen madencilikle ilgili bilgilendirme paneli düzenledi. Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda, moderatörlüğünü TURÇEP Eş Dönem Sözcüsü Perihan Hasergin’in yaptığı panele Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür ile TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Başkanı Saadet Çağlın konuşmacı olarak katıldı. Paneli Çampınar, Musulcalı ve Sarıbey Mahallesi’nden gelen yaklaşık 200 kişi izledi.Panelin açılış konuşmasını yapan TURÇEP Eş Dönem Sözcüsü Perihan Hasergin, panelde maden şirketi temsilcileri için de yer ayırdıklarını ama her zaman olduğu gibi yine gelmediklerini belirterek, “Oysa kendilerine gönderdiğimiz davet mektubunda konuşma hakları olacağını, projelerini ve ÇED raporunu diledikleri gibi savunabileceklerini de bildirmiştik” dedi.Vahşi madenciliğe karşı verilen mücadelenin anlamı ve bugüne kadarki mücadeleyi özetleyen Hasergin şunları söyledi; “Bir kez daha söylemek istediğimiz şudur: Yöremizde toprağın üstü altından çok daha değerlidir ve bizler bu madencilik projesinin cennetimizi cehenneme çevirecek kadar tehlikeli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de bu madencilik projesi iptal edilinceye kadar mücadelemizi sürdürecek, bu vahşi madencilik projesine asla geçit vermeyecek, topraklarımıza ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız.”“BU BİR MADENCİLİK DEĞİL; FACİA OLARAK TANIMLANIR”Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, Çaldağı’nda nikel madeni çıkartılmak için hazırlanan ikinci Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu ile ilgili eleştirilerini bilimsel belgelerle ve görsel olarak da ortaya koydu. Raporun neredeyse hemen hemen tüm sayfaların yalan ve yanlışlarla dolu olduğunu söyleyen Öngür, “Bu yüzden alıntı yaptıkları eklerin ÇED raporunda yer almaması, ısrarla istediğimiz halde bizlere verilmemesi çok anlamlıdır. Eğer dava aşamasında mahkeme kararı ile bu gizlenen ekler istenecek olursa, yalanlar açıkça ortaya çıkacaktır” dedi.Öngür, Çaldağı’ndaki madencilik projesi için “Böyle bir madencilik dünyada kabul görmeyen bir anlayıştır ve temsil ettiğim jeoloji bilimi bu madencilik projesine ‘madencilik’ olarak değil bir ‘facia’ olarak bakmaktadır” ifadesini kullandı.“TARIM BÖLGESİNDE SÜLFÜRİK ASİTLE MADENCİLİK YAPILAMAZ”TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Başkanı Saadet Çağlın, Çaldağı’nda nikel madeni çıkarmak için 18 milyon ton sülfürik asitin kullanılacağına dikkati çekip, böyle bir proje kapsamında doğaya salınacak asit miktarının ve oluşacak asit sisi ve yağmurlarının benzeri olmayan büyüklükte bir faciaya yol açabileceğini söyledi. Çağlın, ikinci ÇED raporu ilgili olarak görüşlerini ise şöyle açıkladı; “Ortada değişen hiçbir şey yok. Sadece işletmeyi kendileri için daha karlı bir hale getirme çabası var. Ne proje değişikliği ne de herhangi bir çevresel önlem söz konusu. Bizler bir kimya mühendisleri olarak bereketli tarım bölgelerinde kimyasal yöntemlerle madencilik yapılmasının karşısındayız. Hele böyle bir yerde sülfürik asitle madencilik yapmanın bir facia olacağını savunuyoruz.”Ayrıca proje kapsamında sülfürik asit fabrikası kurulmasına da bir anlam veremediğini belirten Çağlın, “Bu konu çok muğlak, ne yapmak istedikleri ve amaçları net değil ve çok düşündürücü” diye konuştu. Kaynak: DHA
Reklam
Türkiye'de Her 10 Kadından 7'si Mutsuz
Türkiye’nin dört bir köşesinden 3 bin kadına ulaşan bir araştırma şirketi, “Eşinizden şiddet görseniz polise gider misiniz” diye sordu. Kadınların yüzde 67’sinden “Hayır” cevabını aldı.Tür­ki­ye­’de­ki ka­dın­la­rın top­lum­da­ki yer­le­ri­ni be­lir­le­mek için Ge­zi­ci Araş­tır­ma Şir­ke­ti,  36 il ve 210 il­çe­de 3 bin 860 ka­dın­la yüz yü­ze an­ket yaptı.An­ke­te gö­re, ka­dı­na şid­det her ge­çen gün ar­tar­ken, sos­yal hak­la­rı­nın da gözar­dı edil­di­ği tes­pit edil­di.Ça­lı­şan ka­dın­la­rın yüz­de 47’si iş­ve­re­nin SGK’­sız ça­lı­şır­ken, yüz­de 68’i de ça­lış­tı­ğı iş­ten mem­nun ol­ma­dı­ğı­nı be­lirt­ti. Çalışmada her 10kadından 7’sinin mutsuz olduğu belirlendi.Eğitim ve hane geliri artıkça “Evet mutluyum” cevapları hızla arttı.Türkiye’deki her 10 kadından 7’si yani yüzde 76,3’ü ‘mutlu değilim’ dedi. Bukadınların geneli şiddet gören, üzerinde baskı olan, fikirlerini aile içinde ifade edemeyen, eşleri tarafından cinsel ilişki baskısı gören çoğunluk olduğu belirlendi. Kırdan şehir merkezine gidildikçe ‘mutlu’ olanların sayısı hızla arttı.‘GİDECEK YERİM YOK’“Şid­det gö­ren ka­dın ne­den bir şey yap­mı­yor” so­ru­suna ka­dın­la­rın yüz­de 60’ı “Gi­de­cek ye­ri yo­k”, yüz­de 32’si “E­ko­no­mik sıkıntıdan” ve yüz­de 7’si ise “U­tan­dı­ğı için sak­lı­yo­r” cevabını ver­di.YÜZDE 35'İ DAYAKLA TEHDİT EDİLDİAnketteki çarpıcı diğer bir ayrıntı erkeklerin kadınları şiddetle tehdit etmesi oldu. Kadınların yüzde 35’i eşlerinin dayakla tehdit ettiğini söyledi. “Eşiniz size hiç bağırıyor mu?” sorusuna kadınların yüzde 78’i “Evet” cevabı verdi.'EŞİMİ POLİSE ŞİKAYET ETMEM'An­ke­te ka­tı­lan ka­dın­la­rın yüz­de 45’i­nin eş­le­rin­den şid­det gör­dü­ğü, bun­la­rın da yüz­de 72’si­nin ev ha­nı­mı ol­du­ğu­nu be­lir­len­di. En dü­şük şid­det ora­nı ise yüz­de 12 ile Ege Böl­ge­si­’n­de gö­rül­dü. Eşin­den şid­det gö­ren ka­dın­la­rın ça­re­siz­li­ği de an­ket­te dik­kat çe­ki­yor.  “E­şi­niz­den şid­det gör­se­niz po­li­se gi­der mi­si­niz” so­ru­su­na ka­dın­la­rın yüz­de 67’si “Ha­yı­r” ce­va­bı ver­di. “Söz­lü şid­de­t” gö­ren ka­dın­la­rın ne­re­dey­se ya­rı­sı bu­nu “nor­ma­l” kar­şı­la­dı.Bugün
Bugün Hava Nasıl Olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin batı kesimlerinin çok bulutlu, Marmara'nın batısı ile Kıyı Ege'nin yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerlerin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden sonra Edirne, Kırklareli ve Çanakkale illeri ile İzmir ve Balıkesir'in kıyı ilçelerinde ve Tekirdağ'ın batı ilçelerinde, akşam saatlerinden sonra Aydın ve Muğla'nın kıyı kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.HAVA SICAKLIĞI :Marmara, Kuzey Ege kıyıları ile Batı ve Orta Karadeniz kıyılarında 4 ila 6 derece azalacağı, iç ve doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR :Genellikle güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Kuzey Ege, Marmara ve Batı Karadeniz kıyılarında kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/s) eseceği tahmin ediliyor.UYARILARKUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI; Yağışların öğle saatlerinden sonra Edirne, Kırklareli ve Çanakkale illeri ile İzmir ve Balıkesir'in kıyı ilçelerinde ve Tekirdağ'ın batı ilçelerinde; akşam saatlerinden sonra Aydın ve Muğla'nın kıyı kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (Ani sel, Su baskını vb.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.BÖLGELERİMİZDE HAVAMARMARAParçalı ve çok bulutlu, Trakya ile zamanla bölgenin batısının yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Edirne, Kırklareli ve Çanakkale illeri ile Balıkesir'in kıyı ilçelerinde ve Tekirdağ'ın batı ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor. En Düşük (°C) En Yüksek (°C)BURSA Parçalı ve çok bulutlu 19EDIRNE Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden itibaren kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. 6İSTANBUL Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Avrupa Yakası yağmur ve sağanak yağışlı 12KIRKLARELI Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden itibaren kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. 8EGEParçalı zamanla çok çok bulutlu, bölgenin kıyı kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra İzmir'in kıyı ilçelerinde, akşam saatlerinden sonra Aydın ve Muğla'nın kıyılarında kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın Kuzey Ege'de kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.A.KARAHISAR Parçalı ve çok bulutlu 16IZMIR Parçalı zamanla çok bulutlu ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden sonra kıyı ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. 17MANISA Parçalı zamanla çok bulutlu 18MUĞLA Parçalı zamanla çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra kıyılarının sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinde kıyı ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. 16AKDENİZParçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.ADANA Parçalı bulutlu 23ANTALYA Parçalı bulutlu 21HATAY Parçalı bulutlu 20MERSIN Parçalı bulutlu 22İÇ ANADOLUParçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.ANKARA Parçalı bulutlu 18CANKIRI Parçalı bulutlu 17ESKISEHIR Parçalı bulutlu 18KONYA Parçalı bulutlu 18BATI KARADENİZParçalı bulutlu geçeceği bekleniyor. Rüzgarın bölgenin kıyı kesimlerinde kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.BOLU Parçalı bulutlu 19DÜZCE Parçalı bulutlu 22KARABÜK Parçalı bulutlu 22ZONGULDAK Parçalı bulutlu 13ORTA ve DOĞU KARADENİZParçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.AMASYA Parçalı bulutlu 22SAMSUN Parçalı bulutlu 17TOKAT Parçalı bulutlu 19TRABZON Parçalı bulutlu 20DOĞU ANADOLUParçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey ve doğusunda buzlanma ve don olayı bekleniyor.ERZINCAN Parçalı bulutlu 13ERZURUM Parçalı bulutlu 2KARS Parçalı bulutlu 2MALATYA Parçalı bulutlu 13GÜNEYDOĞU ANADOLUParçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.DIYARBAKIR Parçalı bulutlu 16GAZIANTEP Parçalı bulutlu 15SANLIURFA Parçalı bulutlu 18SIIRT Parçalı bulutlu 17DENİZLERDE HAVABatı Karadeniz ve Kuzey Ege'de kuvvetli fırtına, Marmara'da fırtına, Güney Ege'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.KARADENİZ Hava Durumu: Parçalı çok bulutlu, Rüzgar: Batı Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75 km/s), doğusunda 7 ila 9 (60-90km/s); Doğu Karadeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 4 ila 6 (30-50 km/saat), doğusu güneybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/s) kuvvetinde; Dalga: 1,5 ila 2,5m, Batı Karadeniz'de 4, ila 5,0m, Görüş: İyi.MARMARA Hava Durumu: Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra batısı, gece saatlerinde geneli sağanak yağışlı; Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75 km/s) kuvvetinde; Dalga: 3,5 ila 4,0m, Görüş: İyi, yağış anında orta.EGE Hava Durumu: Çok bulutlu, kuvvetli olmak üzere sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey Ege'de doğu ve kuzeydoğudan 6 ila 8 (50-75km/s), açıklarında 7 ila 9 (60-90 km/s), Güney Ege'de güney ve güneydoğudan 5 ila 7 (40-60 km/s), öğle saatlerinden sonra 4 ila 6 (30-50 km/s), akşam saatlerinden sonra kuzey ve kuzeybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/s) kuvvetinde, Dalga: 2,0 ila 3,0m, kuzeyinde 4,0 ila 5,0m; Görüş: İyi, yağış anında zayıf.AKDENİZ Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve kuzeybatıdan 2 ila 4 (10-30 km/s), açıklarında doğu ve güneydoğudan 4 ila 6 (30-50 km/s); Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5 (20-40 km/s), sabah saatlerinde 4 ila 6 (30 ila 50 km/s) kuvvetinde; Dalga: 1,0 ila 2,0m, Görüş: İyi.VAN GÖLÜ Hava: Parçalı çok bulutlu, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/saat) kuvvetinde; Dalga Yüksekliği: 0,25 ila 0,5m, Görüş Mesafesi: İyi.
Gazetelerde Bugün | 7 Mart Cumartesi
Hürriyet: Koşuyolu PolemiğiMilliyet: İsabetli OlurSabah: Hani Kadının Beyanı EsastıPosta: Türkiye'de Kadın Olmak Zor ZanaatVatan: Adaylığı Güzel OlurZaman: Türk Okulları Ülkemde En Ufak Sıkıntı YaşamayacakCumhuriyet: Bakanım Oğlunuz GözaltındaTaraf: 657'ye Tabi IŞİD'cilerHabertürk: Vicdan FaturasıBirGün: Zenginden Alıp Fakire Vermemeli, Fakirden Çalıp Oğluna VermeliydiYeni Şafak: Gül'e Aday Ol ÇağrısıStar: Dolara Yatırım Yapan Yaya KalırEvrensel: Taş Gibi Yalan
Reklam
Nvidia'dan Dünyanın En Gelişmiş Ekran Kartı: Titan X
Nvidia belki de tüm zamanların en iyi ekran kartı serisi olan Titan serisine yeni bir model daha ekledi. San Francisco'da düzenlenen Game Developers Conference (Oyun Geliştiricileri Konferansı)'da tanıtılan yeni Titan X, tıpkı serinin önceki modelleri gibi hepimize derin bir iç çektirecek gibi.Açık konuşalım, Nvidia'nın yeni bir ekran kartı çıkaracağını biliyorduk, ancak bunu GDC'de duymayı planlamıyorduk. Unreal Engine paneli yapılırken sahneye çıkan Nvidia CEO'su Jen-Hsun Huang hepimize bir süpriz yaptı ve Nvidia'nın Titan serisi ekran kartının yeni modeli olan Titan X'i duyurdu.Dikkat çeken kısım ise Huang'ın Titan X'i tanıtırken sarfettiği şu cümleydi; ''dünyanın en gelişmiş ve en iyi ekran kartı''. Evet, Huang Titan X'i bu şekilde tanıttı ki bizce de haksız sayılmaz. 12GB RAM ve 8 milyar transistör barındıran Titan X, şüphesiz serisinin ve sınıfının en iyi ürünü olacak.
Nostalji İçin Görüşme Odasına: Biri Bizi Gözetliyor Evi Denince Akla Gelenler!
02 Melih ile 11 Eray arasında başlayan mücadele, bir hafta birinin diğer hafta birinin 1. olmasıyla iyice kızıştı.Tabii haliyle ülke de Eraycılar ve Melihçiler olarak ikiye bölündü. Bir tarafta sarı güneş gözlükleri, jöleli saçları, rahat tavırlarıyla Melih; diğer tarafta da evdeki birçok olayda sıkıntı çıkartan, mantıksal yaklaşımlarıyla dikkat çeken Filozof Eray...İkisi de İzmirliydi, ancak Melih Göztepeli, Eray Karşıyakalı! Yani Eray ve Melih'in tüm ülkeyi böleceği işin en başından belliymiş!
Reklam
Gerçekten Mutlu Olmak İstiyorsanız Kabullenmeniz Gereken 10 Şey
Hayatın kullanma kılavuzu veya mutluluğa 10 adımda ulaşmanın yolu yok.Hayatta her şeyi olan insanlar bir boşluk hissederken, neredeyse hiçbir şeyi olmayanların her zaman yüzlerinde bir gülümseme ile gezinmelerini kimse açıklayamıyor.Mutluluk, mantıklı bir formüle sahip değil, somut hiçbir şey uzun zamanlı bir mutluluğu garanti edemiyor.Çoğumuz, var olmanın ağırlığı altında eziliyor ve mutluluğun sahip olduklarımızın tersine, hep arayışından olduğumuz ve olacağımız bir şey olarak görüyoruz.Hedefler koyuyoruz, belirli şeylerin mutlu olmamıza yeteceğini sanıyoruz, daha fazla para, çok daha fazla ayakkabı ya da ev almak…Sonra, bu sıraladıklarımıza kavuştuğumuzda, neden hala aynı hissettiğimiz sorusunu cevaplayamıyoruz. Olay şu ki, kimse mutluluğun ne olduğunu veya nasıl ulaşacağını bilmiyor (aslında ona sahip olsalar da).Ama, eğer kendimizi, mutluluğun kendi kafamızda yarattığımız bir çerçeve olduğu teorisine inandırırsak, üzerinde uğraşmamız ve kabul etmemiz gereken birkaç şey kalıyor;
AP Başkanı Schulz’dan Türkiye’ye Basın Özgürlüğü Uyarısı
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, son dönemde gazetecilere yönelik artan baskıya ilişkin Türkiye’ye basın özgürlüğü uyarısı yaptı.Yakında Türkiye’yi ziyaret edeceğinin bilgisini veren AP Başkanı, Türk yetkilileri basın özgürlüğüne saygı duymaya davet etti. Başkan Schulz tepkisini şöyle dile getirdi: 'Gazetecilerin bağımsızlığı ve basın özgürlüğü Avrupa Birliği’nin müzakere edilemeyecek temel değeridir. Türkiye’deki yetkililerden bu uluslararası kurallara uymalarını rica ediyorum.'YUNANİSTAN 3. KURTARMA PAKETİNE İHTİYAÇ DUYACAKİlk görüşmesini Perşembe günü İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile gerçekleştiren Martin Schulz, bu sabah Kral VI. Felipe tarafından Zarzuela Sarayı’nda kabul edildi.AP Başkanı, bugün öğleyin ‘Nueva Economia Forum’ tarafından Ritz Carlton Hotel'de düzenlenen AB’nin geleceğiyle ilgili konferansta konuştu.Yunanistan’ın üçüncü bir kurtarma paketine ihtiyaç duyacağını kaydeden Martin Schulz, Yunan Başbakanı Alexis Tsipras’a da 'ideallerini bırakmak zorunda değil ama sözünü tutmak zorunda' mesajını yolladı.AP Başkanı, parti lideri gibi hareket etmemesi gereken Tsipras’ı, başbakanlık makamına uygun davranmaya davet etti.Konferans sonunda Cihan’a demeç veren Martin Schulz, Türkiye'deki gazetecilerin tutuklanmasını eleştirdi ve 'Gazetecilerin bağımsızlığı ve basın özgürlüğü Avrupa Birliği’nin müzakere edilemeyecek temel değeridir. Türkiye’deki yetkililerden bu uluslararası kurallara uymalarını rica ediyorum.' ifadeleri ile tepkisini dile getirdi.Cihan
'Uçaklar Düşüyor, Umutlar Düşüyor, Vatan Düşüyor!..'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.Konya'da düşen F4 uçağında 2 pilotun şehit olmasıyla ilgili olarak, 'Rahat ve konforları için uçan sarayları kendilerine hak gören iflas etmiş zihniyetler, kahraman pilotlarımıza uçan enkazı layık görüyorlar. Saray yaptırıp içine saklananlara her şey reva, kahramanca vatan nöbeti bekleyenlere her şey fazla! Bu sakatlık düzelmeden akıbet düşüştür' dedi. Devlet Bahçeli Twitter hesabından takipçileriyle paylaştığı mesajlar şöyle: 'Dikkat ediyor musunuz, hep dardayız, devamlı düşüyoruz, ısrarla iniyoruz, her alanda, her kesimde irtifa kaybediyor, yere çakılıyoruz. Uçaklar düşüyor, umutlar düşüyor, vatan düşüyor, bayrak düşüyor, ahlak düşüyor, huzur düşüyor, Türkiye düşüyor, millet bölücü ayazda üşüyor. Merkez Bankası’yla kayıkçı kavgası yapan döviz lobisi hizmetkarları milli paramızın değerini düşürüyor ve Dolara - Avro’ya selam duruyorlar. Normalde düşenin ayağa kalkması beklenmelidir. Fakat ne kalkan var ne de kalkmanın ümit ışığı. İçimiz oldu hicran, dışımız oldu hüsran. Üzülüyorum, düşmanların diline düştük, acınacak hallere düştük, fitnenin seline düştük, gıybetin yeline düştük, sonu meçhul yollara düştük. Vefasızların tezgahına düştük, zalimlerin kapanına düştük, vatansızların tuzağına düştük, vicdansızların ve tefrikacıların çölüne düştük. Farkında mısınız, hiç çıkmıyoruz, hiç yükselmiyoruz, zirvelere doğru hiç kanat açamıyoruz. Sürekli uçurumdayız, sürekli diplerde geziyoruz. Merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi, “alın yazımız sanki yokuşlarda susamak.” Kaderimiz sanki haksızlık, adaletsizlik ve kötülüklerle sınanmak. Başkası düşünce çürük tahtaya basmasaydı diyenler, kendileri hem düşürüp hem düşünce tahtanın çürüklüğünden şikayet ediyor. 9 günlük arayla düşen üç F-4 tipi uçakta şehit olan 6 pilotumuz hepimizi hüzne boğdu, hepimizin yüreğini kavurdu. Bu uçaklara uçan tabut diyorlar, kimseden ses çıkmıyor. Fırlatma mekanizması çalışmıyor deniliyor, kimsenin yüzü kızarmıyor. Kaza yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmesin diyoruz, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Miadı dolmuş uçaklar ölüm saçıyor diyoruz, tedbir alınmıyor. Üstelik sorumluluk mevkiinde bulunanlar F-4 tipi uçaklara milletimizin güveninin kalmadığını söyleyecek kadar küçülüyor, ahlaken düşüyor. Madem güven kalmadıysa, bu uçaklar niçin havalanıyor? Bile bile ölüme neden davetiye çıkarılıyor? Yazık değil mi vatan evlatlarına? Rahat ve konforları için uçan sarayları kendilerine hak gören iflas etmiş zihniyetler, kahraman pilotlarımıza uçan enkazı layık görüyorlar. Saray yaptırıp içine saklananlara her şey reva, kahramanca vatan nöbeti bekleyenlere her şey fazla! Bu sakatlık düzelmeden akıbet düşüştür. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem ailelerinin acısını paylaşıyor, başsağlığı diliyorum. Evlatlarımız ölmesin, elleri öpülesi anneleri ağıtlar yakmasın, nurlu yüzleri solmasın.'DHA
Anayasa Mahkemesi'nden 'Aile Hekimlerine Nöbet' Kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), aile hekimlerinin belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görev verileceğine ilişkin maddenin iptali istemini reddetti.AYM, Danıştay 5. Dairesi'nin, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 3. maddesinin beşinci fıkrasının, 6514 sayılı Kanun'un 52. maddesiyle değiştirilen 'Aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında ayda asgari sekiz saat; ihtiyaç hâlinde ise bu sürenin üzerinde nöbet görevi verilir.' biçimindeki ikinci cümlesinin iptaline karar verilme istemini değerlendirdi. Başvurunun esasına giren AYM, iptal istemini reddetti.Ahmet Şinoforoğlu, Zaman
Reklam