Cezası Biten Michael Phelps Havuzlara Dönüyor
Michael Phelps'in altı aylık cezası bugün sona eriyor.Geçtiğimiz yıl Eylül ayında trafikte alkollü araç kullanırken yakalanan Olimpiyat şampiyonu ABD'li yüzücü Michael Phelps, altı aydan spordan men cezasına çarptırılmıştı.Mahkeme tarafından Phelps'e verilen bir yıllık hapis cezası 18 aylık gözetim süresi boyunca başka suç işlememesi şartıyla ertelenmiş, 29 yaşındaki yüzücü 2015 Dünya Şampiyonası kadrosundan da çıkarılmıştı.Son dönemde Phelps'in Dünya Şampiyonası kadrosuna geri alınabileceğiyle ilgili çıkan iddiaları reddeden ABD Yüzme Federasyonu sözcüsü, Phelps'in durumunda bir değişiklik olmadığını açıkladı.Son olarak geçtiğimiz yıl Pan Pasifik Oyunları'nda yarışan Phelps'in, havuza Mesa Grand Prix'si ile dönmesi bekleniyor. Cezası süresince Colorado'daki Olimpik Antrenman Merkezi'nde çalışmalarını sürdüren Phelps'in formunu koruduğu ve yılın en iyi performanslarına yakın dereceler yüzdüğü belirtiliyor.Eurosport
Constant FIFA'ya Gidiyor!
Kevin Constant, Konya kafilesine dahil edilmemesi sonrası ayrılmayı kafasına koydu.Sabah’ta yer alan habere göre, Trabzonspor’da gündem Kevin Constant… Kimseden izin almadan Batum’a giden, sigara ve alkol içerken görüntülenen Gineli futbolcu, teknik direktör Ersun Yanal tarafından kadro dışı bırakılmıştı. Bir ay takımdan ayrı olarak idman yapan Constant’ı başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun ısrarı sonrası Ersun Yanal affetmişti.27 yaşındaki futbolcunun haklarını savunan avukatın; ırkçılık ve adam kayırmaktan iddiasıyla bordo-mavili kulübü FIFA’ya şikayet edeceği ortaya çıktı. Bunu duyan yönetim de avukatı görüşmek için Trabzon’a davet etmişti.Görüşmenin bu hafta gerçekleşmesi beklenirken, teknik heyet ve yönetime tepkili olan, “Madem bu kadar kolay affediliyordum, neden beni 1 ay beklettiler” diyerek tavrını sürdüren Gineli futbolcu şu an bulunduğu Fransa’da avukatıyla bir araya gelecek.İkili daha sonra birlikte Trabzon’a gelip başkanla görüşecek. Anlaşma olmazsa oyuncunun sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi gündeme gelecek.AMK
Apple Watch'a Patent Engeli
Apple'ın bu ay piyasaya sunulacak akıllı saati Apple Watch, İsviçre'de patent engeline takıldı. Yerel bir saat üreticisinin 'apple' kelimesinin patentini aldığı belirtildi.Apple, 24 Nisan'da ABD ile dokuz ülkede satışa çıkacak Apple Watch akıllı saatinin İsviçre'deki satışlarını 2015 sonuna ertelemek zorunda kalabilir. Yerel basında yer alan bilgiye göre, bir saat üreticisinin 'apple' kelimesini kendi ürünü için tescil ettirmiş olması, Apple Watch'un İsviçre'deki satışının önüne geçiyor.İsviçre'deki televizyon kuruluşlarından RTS'nin web sayfasında yer alan habere göre, 30 yıllık patentin süresi 5 Aralık 2015'te sona eriyor. 30 yıl önce Leonard Timepieces tarafından alınan patent, Mac'i anımsatan bir logo gözler önüne seriyor.İsveçre saatleri için 'Buz Çağı'2015 içinde 20 milyon satması öngörülen Apple Watch'un İsviçre'de yıl sonunda satışa sunulacak olmasının, yerel üreticileri az da olsa rahatlattığı öne sürüldü.Swatch'ın yaratıcılarından Elmar Mock, geçtiğimiz ay Bloomberg'e yaptığı açıklamada, 'Apple Watch'un İsveç saat endüstrisi için Buz Çağı başlatabileceğini' söylemişti. 61 yaşındaki Mock, saatin kısa zamanda başarıya ulaşacağını ve sektör üzerinde baskı kuracağını öngörmüştü.349, 549 ve 10 bin dolardan başlayacak fiyatlarla üç model halinde sunulacak olan Apple Watch'un Türkiye'ye geliş tarihi belli değil.Kaynak: Al Jazeera
15 Yaşındaki João A. Carvalho'nun Okul Defterinden Büyüleyici 3D Çizimler
Bu çizimlerim sahibi, inanması zor ama 15 yaşındaki Brezilyalı bir çocuk. Adı João Carvalho. Nam-ı diğer J Desenhos. Carvalho, okulda geçirdiği zamanın büyük bölümünü, elinden hiç düşürmediği mavi çizgisiz not defteri üzerinde çizimler yaparak, faydalı bir uğraşa dönüştürmüş. İlk zamanlar hocalarında azar işitse de artık onlar da onu bu şekilde kabullenmiş. Çevresindeki herkes onun ileride başarılı bir sanatçı olacağına inanıyor. Çalışmalarına bakınca insan, 'Yeteneğini iyi bir eğitimle birleştirirse, neden olmasın' demekten kendini alamaıyor.  Carvalho'nun 3D çizimlerini biz çok beğendik. Sizlerin de beğeneceğini umuyoruz.
Reklam
Reklam
Hiç Vakit Kaybetmeden Düzenli Spor Yapmaya Başlamanız İçin 20 Sağlam Gerekçe
'Neden düzenli spor yapmaya başlamalıyım' sorusuna sıklıkla, ' Sporun sayısız faydası vardır' diye başlayan ama ardı gelmeyen cümlelerle cevap verildiğine tanık olmuşsunuzdur. Aslında gerçekten de öyledir. Sporun, insanın hem fiziksel hem de ruh sağlığına onlarca faydası vardır. Ama bu faydaları karşı tarafa aktarmak için önce bilgi sahibi olmamız gerekir. Aksi takdirde ikna edici olamayız. İşte bu galeriyi de bu noktadan yola çıkarak hazırladık. Konuyla ilgilenenler ve uzmanları listeye eklenebilecek daha onlarca madde olduğunu fark edecektir. Ama bir farkındalık yaratmak adına biz bu 20 maddenin iyi bir başlangıç olacağını düşündük. Galerimizin en kısa zamanda spora başlamanıza vesile olacağını umut ederek, herkese sağlıklı yarınlar dileriz..
Yeni Şafak Bugünkü Manşetiyle Sosyal Medyanın Diline Düştü...
Yeni Şafak gazetesi bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün İsmet İnönü tarafından zehirlendiği iddiasını manşete taşıdı. Atatürk’e suikast iddiasının üç mektuba dayandırıldığı imzasız haberde yer alan 1938 tarihli belgelerde 'hekim' yerine 'doktor',  'ecnebi' yerine 'yabancı' gibi kelimelerin kullanıldığı görülüyor. Günümüz Türkçesiyle  ve parti antetli kağıtlar ile yapılan 'suikast' yazışmalarına gelen tepkilerden bazılarını sizler için derledik...
Reklam
'TEİAŞ Genel Müdürü Görevinden İstifa Etti'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik kesintisi nedeniyle Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) Genel Müdürü Kemal Yıldır'ın istifa ettiğini açıkladı. Yıldız ayrıca ‘Seçimler için gerekli önlemler alındı’ dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ülke genelinde yaşanan elektrik kesintisi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Taner Yıldız, düzenlediği basın toplantısında “5 iletim hattı devre dışı kaldı. Doğu ve batı arasındaki bağlantı koptu. Sistem kendini korumak isterken bunlar yaşandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı” dedi.TEİAŞ Genel Müdürü Kemal Yıldır’ın istifa ettiğini söyleyen Taner Yıldız, ‘Seçimler için gerekli önlemler alındı. Muhtemel sorunların önüne geçmek için seçime kadar personelin tüm izinlerini kaldırdık’ dedi.Yıldız şöyle konuştu;'İncelemelerin ardından bir neticeye ulaştık. Pek çok olumsuzluğun bir araya gelmesi kuşkularımızı arttırmıştı. Toplam 7 hattın üzerinde şu veya bu gerekçe ile devre dışı kalıyor. Dolayısı ile doğu ile batının bağlantısı kopuyor. Bu işlem 12 saniye içerisinde domino etkisi şeklinde gerçekleşiyor. Kesinti hatlarımızda yaşanan bir arıza üzerine başlıyor. Teknik bir arıza olmakla beraber bir işletim hatası olduğunu da bize düşündürüyor. Dışarıdan bir saldırı var mı bunu da ayrıca araştırıyoruz. Başından beri tüm ilgili arkadaşlar hakkında soruşturma başlattık. TEİAŞ Genel Müdürü Kemal Yıldır kendini sorumlu tutarak istifa etmiş bulunuyor. Bazı görevliler de açığa alındı.' Yıldız, kesintinin yaşandığı sürenin mühendislik açısından uzun bir süre olmadığına işaret ederek, kesintinin nedenini ortaya çıkarmak için yürüttükleri çalışmayı dün akşam itibari ile tamamladıklarını belirtti.AŞIRI RİSK ALINMIŞ OLABİLİRBakan Yıldız, konu ile ilgili gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlara ise “Burada gerçekleşen konu sistem güvenilir bir sistemdir. Son 12 yıl içerisinde bu şebekeyi 2 katına çıkardık. Bütün bunlar başarı ile işletilmeye devam ediyor. Arz güvenliği ile ilgi bir sorun yok. Arkadaşlarımız bir kısım noktalarda aşırı risk almış olabilirler” şeklinde yanıt verdi.
'Ak Saray'ın Kapıları 108 Bin Asgari Ücrete Bedel'
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki çift kanatlı kapıların tanesinin 170.000 liraya mal olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada çift kanatlı kapılar için toplam 25,5 milyon lira, diğer kapılarla birlikte 100 milyon lira harcandığı vurgulandı.Zete'den Hülya Karabağlı'nın haberine göre yapılan açıklamada, “Bu çift kanatlı kapıdan, ana bina denilen kaçak resepsiyon bloğunda yaklaşık 150 adet olduğunu düşünürseniz, karşımıza 25,5 milyon liralık çift kanatlı kapılar çıkıyor. Bu kaçak resepsiyon bloğunda yer üstünde 450 ye yakın tek kanatlı kapının maliyetlerini hiç açıklamıyoruz. Diğer iki blokta adeti yaklaşık 3.000 liradan 2000’e yakın ahşap ofis kapısının maliyetinden hiç bahsetmiyoruz. Bizim hukuk arayışımızda bize kapanan kapıların arkasındaki kaçak sarayın kapılarının toplam maliyeti yaklaşık 100 milyon civarında. 108.000 asgari ücretlinin maaşına bedel” denildi.Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği’nde (AOÇ) yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın Anayasa Mahkemesi (AYM) kapısından dönmesi üzerine, sarayın kapı maliyetlerini açıklaması dikkatlerden kaçmadı.TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Anayasa Mahkemesi, AOÇ’deki talanın ve kaçak sarayın adaletinin yerine gelmesi için kapıları kapattı mağduriyetiniz yok dedi. Mücadele edenler için bir kapı kapanır diğer kapı açılır. Bizim için AYM kapısı kapandı AİHM kapısı açıldı” ifadelerini kullandı.Kapıların maliyetini açıklayan Tezcan Karakuş Candan şunları söyledi:“Biz kendi özgücüne ve haklılığına inananlar olarak, kapanan her kapıdan sonra inatla ve kararlılıkla yeni kapılar açmayı biliyoruz. Bize kapanan AYM kapsından sonra Türkiye olarak mağduriyetimizin boyutu iyice ortaya dökülsün diye kaçak sarayın akıl almaz kapı maliyetlerini halkımıza açıklamayı bir borç biliyoruz.Ana bina’da her protokol görüşmesinde fotoğraflara yansıyan 2 kanatlı 3,40 metre yüksekliğinde 2 metre genişliğinde olan özel üretim ahşap kapının görsellerini göstererek ustalardan yaklaşık fiyat aldık. Kapının ağacı maun, kaplama olmadığı için içi dolu olarak tarif ediliyor. Bu, kapıların blok kesim yapılarak elde edildiği anlamına gelir. Yani şu an ahşap malzeme içinde en pahalı olan malzemeden yapılmış durumda. Kapı üzerine pirinç malzemeden CNC kesim üç boyutlu işleme yapılmış.Böyle bir kapının yaklaşık maliyeti, nakliye montaj KDV’si ile birlikte yaklaşık tanesi 170.000 lira civarında. Bu çift kanatlı kapıdan, ana bina denilen kaçak resepsiyon bloğunda yaklaşık 150 adet olduğunu düşünürseniz, karşımıza 25 milyon 500 bin liralık çift kanatlı kapılar çıkıyor. Bu kaçak resepsiyon bloğunda yer üstünde 450’ye yakın tek kanatlı kapının maliyetlerini hiç açıklamıyoruz. Diğer iki blokta adeti yaklaşık 3.000 liradan 2000’e yakın ahşap ofis kapısının maliyetinden hiç bahsetmiyoruz.Bizim hukuk arayışımızda bize kapanan kapıların arkasındaki kaçak sarayın kapılarının toplam maliyeti yaklaşık 100 milyon civarında. 108.000 asgari ücretlinin maaşına bedel. Ne büyük mağduriyet” dedi.Öğretmen maaşlarından örnek veren Candan, “Üç oda bir salon bir evde dış kapı çelik, iç kapılar panel kapı olduğunda bir konutun ortalama kapı maliyeti yaklaşık 3.000 lira civarında. Kaçak sarayın kapı maliyetleri 33.500 hanenin kapısına bedel. Bu maliyete Halil öğretmen gibi 40.000 öğretmenin maaşı ödenebilirdi.Anayasa Mahkemesi Atatürk Orman Çiftliği’nde yapılan kaçak sarayla birlikte Türkiye’deki mağduriyeti görmemiştir. Bize Mücadelede AİHM kapısı açıldı. Kaçak sarayın ve kapılarının maliyeti, Türkiye’de hangi kapıları kapatacak, göreceğiz” şeklinde konuştu. Ankara, ZETE
Reklam
Yunanistan IMF'ye Borcunu Ödeyecek
IMF Başkanı Christine Lagarde, Yunanistan’ın kendilerine olan borcunu 9 Nisan’da ödeyeceğini açıkladı.Yunanistan Maliye Bakanı Varufakis’le görüşen Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, Atina’nın borcunu 9 Nisan’da ödemeyi kabul ettiğini belirtti.Yunanistan’ın 450 milyon euro tutarındaki borcu ödemeyi reddederek kamu çalışanlarına maaş ödemeyi tercih edebileceği konuşuluyordu.Lagarde, borcun ödenmesinin Yunanistan’ın çıkarına olacağını söyledi. “Belirsizliğin sürmesi Yunanistan’ın çıkarına değil. Bakanın fona olan borcun 9 Nisan’da ödeneceğini onaylamasını mutlulukla karşıladım” dedi.Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis de kredi aldıkları herkese karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye niyetli olduklarını söyledi.Yunanistan, Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Komisyonu ve IMF’nin kurtarma paketinden geriye kalan 7,2 milyar euroluk kredi dilimlerini almayı bekliyor. Atina, en son kredi dilimini Ağustos ayında almıştı.Ancak Euro Bölgesi, önce Atina’nın gözden geçirilen reform planını onaylamaları gerektiğini belirtiyor.Al Jazeera Turk
30 Milyon Yardıma Muhtaç
2012’de 23 milyon 668 bin olan yardıma muhtaç insan sayısı 2014’te 30.5 milyona yükseldi. Yardıma muhtaç hane sayısı da 8 milyona çıktı.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2015 bütçesi sunum kitapçığına göre nüfusun yüzde 40’ı muhtaçlar kategorisinde yer alıyor. 52 milyon 695 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 10 milyon seçmen yardımlara muhtaç yaşıyor.Cumhuriyet'ten Olcay Büyüktaş'ın haberine göre; Temel gereksinimlerini karşılayamayan ve yaşamlarını en alt düzeyde dahi sürdürmekte zorluk çeken kişi ve ailelere, karşılıksız ayni ya da nakdi olarak olarak verilen sosyal yardımlar için geçen yıl 20 milyar 393 milyon lira harcandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) 2015 bütçesi sunum kitapçığında yer alan bilgiler, nüfusun yüzde 39’nun muhtaçlar kategorisinde yer aldığını gösterdi. Aylık geliri 270 liranın altında olanlar muhtaçlar ordusunda yer alıyor.
Reklam
2015'in İlk Üç Ayında 30 Gazeteci İşini Kaybetti
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) hazırladığı medya raporuna göre 2015 yılının ilk üç ayında 30 gazeteci işini kaybetti. Türkiye Cumhuriyeti’nin, 92 yıllık tarihi boyunca düşünce ve ifade özgürlüğü açısından en karanlık dönemlerinden birini yaşadığını belirten ÇGD Ankara Şube Başkanı Can Güleryüzlü, “Raporda dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de bazı basın yayın organlarının zerre kadar meslek etik kurallarına uygun davranmayarak adeta iktidarı sözcülüğüne girişmişlerdir” dedi.ÇGD, oluşturduğu komisyon ile her üç ayda bir hazırlayacağı raporun ilkini Ankara’da düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Medyada son günlerde yaşanan olayları değerlendiren ÇGD Ankara Şube Başkanı Can Güleryüzlü, “Türkiye Cumhuriyeti, 92 yıllık tarihi boyunca düşünce ve ifade özgürlüğü açısından en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Zaten kör-topal bir demokrasinin işlediği ülkemiz AKP iktidarının 13 yıla yaklaşan dönemine, vatandaşını düşman gören bir anlayışta bir yönetimin hakimiyetine geçmiştir. Uluslararası yasal düzenlemelerden ulusal düzeydeki anayasa ve yasalara kadar her türlü hukuki metinde özgürlüklerin kullanımı bağlamında hak olan gösteriler, tepkiler ve açıklamalar ‘yıkıcı’ ve ‘bölücü’ damgası vurularak engelleniyor. Özellikle sözde kamu görevi yapan polislerce aleni suç işlenerek bu hak arayışları şiddet kullanılarak bastırılıyor, toplum sindirilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.'İktidar sözcüsü basın'Baskıları en yoğun yaşayan meslek gruplarından birinin de gazetecilik olduğunu vurgulayan Güleryüzlü şunları söyledi:“AKP, kendisinden önceki süreçlerin çok ilerisinde bir baskı kurarak medyayı kimliksizleştirmiştir. 21. yüzyılda önemi, etkisi artan iş çevreleri için ‘çok kazançlı’ hale gelen basın-yayın faaliyeti AKP iktidarında nerdeyse varlığını dayadığı temel araçlardan biri haline dönüştürülmüştür. Algıları yönlendirmek ve oluşturmak için kontrol altında tutulması gereken bir yapıya çevrilmiştir. Basın-yayın kurumları bu doğrultuda adeta iktidarın sözcülüğü görevini üstlenir hale sokulmuştur. Raporda dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de bazı basın yayın organlarının zerre kadar meslek etik kurallarına uygun davranmayarak adeta iktidarın sözcülüğüne girişmişlerdir.Kabataş olayıBizim ‘saray gazeteciliği’ dediğimiz bu anlayış geçen yıllarda ‘Kabataş’ yalanına dayalı haberlerle doruğa ulaşmışken, geçen üç ay içinde ‘Diliniz Kaba Vicdanınız Taş’ yazıları ile bir yalanın çevrilerek daha nasıl ileriye taşınıp tekrar tekrar üretilebileceğini de görmüş olduk.”Gazetecilere cezaÇağdaş Gazeteciler Derneği’nin hazırlanan rapora göre; 13 gazeteci kovuşturmaya uğradı.9 gazeteci hakkında gözaltı, tutuklama ya da hapis cezası kararı alındı.Köşe yazıları neden ile 2 yazar para cezasına çaptırıldı.9 gazetecisi ise mesleğini yaparken polis ya da esnaf tarafından fiziksel saldırıya uğradı. Ulusal düzeyde 30 gazeteci işini kaybetti. Raporda yer alan bazı tespitler ise şöyle:Hollandalı gazeteciye gözaltıDiyarbakır’da yaşayan Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink, Twitter hesabından İngilizce olarak terör örgütü propagandası yaptığı ve devlet hakkında olumsuz kanaat oluşmasına yönelik paylaşımlarda bulunduğu iddiasıyla Diyarbakır’da gözaltına alındı. Geerdink, ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmeden savcının talimatıyla Emniyet Müdürlüğü’nden serbest bırakıldı. (6 Ocak 2015)Charlie Hebdo baskını davasıHz. Muhammed’in karikatürünü yayınladığı için Fransa’nın başkenti Paris’te saldırıya uğrayan ve 12 çalışanını kaybeden Charlie Hebdo’ya destek vermek amacıyla dergiden bir seçki yaparak 14 Ocak 2015 tarihli sayısında ek olarak yayınlayan Cumhuriyet gazetesi dağıtımdan önce matbaada savcılık tarafından engellendi, yapılan denetimin ardından gazetenin dağıtımına izin verildi. (14 Ocak 2015)RTÜK’ten yayın yasağı ve kanallara cezaRTÜK, MİT’e ait TIR’ların durdurulmasına yönelik ‘casusluk’ davasına ilişkin yayın yasağı koydu. (6 Şubat 2015)Ender rastlanan durumStar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak’ın Hakan Fidan’la ilgili yazısı gazetenin 11 Şubat 2015 tarihli sayısında yayınlanmadı. Köşe yazısının, ilgili sayfada yer olmadığı için yayınlanmadığı belirtilirken, Albayrak’ın yazısı gazetenin web sitesinde yer buldu. Türkiye basınında ender rastlanan bu olay Albayrak’ın paylaştığı tweet’le ortaya çıktı. (11 Şubat 2015)RTÜK, Samanyolu Yayın Grubu’nun 14 Aralık operasyonları sırasında yaşananları dakika dakika yayınlamasını kusurlu bularak para cezası verdi. Samanyolu Yayın Grubu’nu tarafsız davranmamakla suçlayan RTÜK, gönderdiği kararda ‘Yayın akışında; Samanyolu Yayın Grup Başkanı Hidayet Karaca ve Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu şahıslara yönelik gözaltı operasyonları, gelişmeler, operasyon karşısındaki tepkiler, eleştiriler ve açıklamalar yer almıştır’ ifadelerini kullandı. (15 Şubat 2015)Gazeteciler ifadeye çağırıldı17 – 25 Aralık yolsuzluğunu haberleştiren Radikal Gazetesi muhabiri Fatih Yağmur ve www.t24.com.tr internet haber sitesi muhabiri Arzu Yıldız ifadeye çağrıldı. (17 Şubat 2015)Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BirGün'e suç duyurusuCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın avukatı, BirGün Gazetesi’nin 17 Şubat 2015 tarihli nüshasında ‘Biz senin nefret ettiğin 35 milyonuz! Biz de işledik aynı suçu… Madem öyle bizi de alın! Çamura batırdığınız memleketi kurtarın’ spotu ve ‘Katil ve Hırsız Erdoğan’ manşeti ile ilgili suç duyurusunda bulundu. (18 Şubat 2015)Gazetecilere suç duyurusuMilliyet Gazetesi muhabiri Kemal Göktaş, İzmir Karabağlar Polis Karakolu’nda 2011 yılında Fevziye Cengiz’in gözaltındayken polisler tarafından dövülmesine ilişkin haberinin ardından olayla ilgili yürüyen yargılamanın sonucuna ilişkin haberinde ‘Savcı işkence davasında işkenceci polisi değil, kadını suçlu buldu. Dövülen kadına 8, polise 1 yıl ceza’ ifadelerini kullandığı için davanın savcısı Göksel Er’in suç duyurusu üzerine hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavclığı’nca açılan soruşturma kapsamında 19 Şubat 2015 tarihinde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde savunma yaptı. (19 Şubat 2015)Bilal Erdoğan'ın suç duyurusuGazeteci-Yazar Seray Şahiner’in hakkında, BirGün Gazetesi’nde yayımlanan yazısında Bilal Erdoğan’a ‘üstün zekalı’ diyerek hakaret ettiği gerekçesiyle açılan davaya devam edildi. (24 Şubat 2015)‘Big Boss’a toplatma istemiGazeteci Mustafa Hoş’un Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ilgili yazdığı ‘Big Boss’ adlı kitabına toplatma ve dağıtımını durdurma davası açıldı. Hoş’tan, ‘basın-yayın yoluyla hakaret ve iftira’ iddiasıyla 20 bin lira da manevi tazminat talebinde bulunuldu. Kitabın kitapçılarda olmasına bile izin verilmediği kaydedildi. (25 Şubat 2015)SPK müfettişleri Taraf'taTaraf Gazetesi’nin 25 Şubat 2015’teki gündem toplantısı, yazı işleri masasında çalışan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) müfettişleriyle yapıldı. (25 Şubat 2015)Can Dündar ifade verdiGazeteci Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi’nde genel yayın yönetmeni olmadan önce 2014 yılının Temmuz ayında ‘17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu’na ilişkin yazdığı yazılarında dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a ve oğlu Bilal Erdoğan’a ‘hakaret’ ve ‘soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlamalarıyla hakkında açılan iki dava kapsamında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakime ifade verdi. (26 Şubat 2015)TBMM’de sansürBugün TV Parlamento Muhabiri Uğur Telli, AKP Osmaniye Milletvekili Suat Önal ile yapamadığı röportaj nedeniyle ceza aldı. Önal’ın, çalıştığı kuruma ilişkin ‘yanlı haber vereceği’ düşüncesiyle Telli’nin ‘Sayın Vekil röportaj vermek ister misiniz?’ sorusuna ‘Hayır’ cevabının kameraman tarafından kaydedilip montajda kullanması üzerine yaşanan olay üzerine bir gazetecinin Meclis yerleşkesine sokulmamasına kadar vardı. Konuya ilişkin kararı alan TBMM Basın İlişkiler Kurulu Başkanlığı’nın, gazeteci Telli’nin savunmasını bile beklemeden bu kararı alması tepkiyle karşılandı. (27 Şubat 2015)RTÜK’ün kanallara cezasıHükümetin geçen yılın son günlerinde ‘Taşhiyeciler’ adıyla yaptığı ve terör örgütü suçlamasıyla yürüttüğü operasyon kapsamında Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ile Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın aralarında bulunduğu kişiler gözaltına alınmış; Dumanlı ifadesinin ardından serbest bırakılırken Karaca ve bazı kişiler tutuklanmıştı.Hidayet Karaca’nın tutukluluğunu protesto için ‘Medyaya Darbe’ logosuyla yayın yapan televizyon kanallarına RTÜK tarafından para cezası verildi. (27 Şubat 2015)Mehmet Baransu tutuklandıBalyoz Davası’ndaki kumpas iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu, İstanbul’da ‘Devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken belgeleri temin ettiği’ suçlamasıyla tutuklandı. (2 Mart 2015)Gazeteciler darp edildiBerkin Elvan’ın ölümünün birinci yıldönümü nedeniyle Türkiye genelinde yapılan anma ve protestolara katılanlara polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Ankara’da yaşanan müdahaleyi görüntülemek isteyen gazeteciler darp edildi. DHA muhabiri Tahsin Güner’in kamerası, Birgün Gazetesi foto muhabiri Recep Yılmaz’ın fotoğraf makinesi kırıldı.Saldırı esnasında bir esnaf da Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) muhabiri Feti Balaban’a saldırdı. Milliyet Gazetesi foto muhabiri Ünal Çam da polis tarafından gazeteci olduğu bilinmesine karşın gözaltına alınmaya çalışıldı. (11 Mart 2015)İnternete erişim yasağı TBMM'de kabul edildiBaşbakanlık ya da bakanların internete erişim yasağı getirmelerini sağlayan yasa Meclis’ten geçti. İnternet düzenlemesinin de yer aldığı torba yasa teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Erişim yasağı yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik, kamu düzeninin korunması gibi gecikmesinde sakınca bulunan hallerde getirilecek. TİB’in kararı 4 saat içinde uygulanacak ve içerik ya da erişim yasağı kararı 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulacak. (20 Mart 2015)Yasemin Çongar 'şüpheli' olarak ifade verdiTaraf Gazetesi eski yöneticisi Yasemin Çongar, Balyoz davası sanıklarına kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında ‘şüpheli’ sıfatıyla İstanbul’da savcılığa ifade verdi. Bir dönem Taraf gazetesinde şimdi Türkiye gazetesinde yazarlık yapan Yıldıray Oğur da aynı dava kapsamında ‘tanık' sıfatıyla ifade verdi. (20 Mart 2015)Ajanslar, T24
Demirtaş: ‘40 Yıllık Emeğimizi Tayyip Bey'e Feda Etmeyiz’
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hürriyet Liderler Buluşması'nın ikinci konuğu oldu.''Cumhurbaşkanı’nın savunduğu ile bizim savunduğumuz sistemler iki ayrı uçtadır. Dolayısıyla uzlaşmamız, anlaşmamız mümkün değil. Başkanlığı desteklersek 40 yıllık mücadelemizin, emeğimizin sonucunu, bu partiyi nasıl getirir Tayyip Erdoğan’ın başkanlığına feda ederiz? Tarihi fırsatı partizanca kullanırsak büyük krediyi küçük bir eşya almak için kullanmış oluruz'' diyen Selahattin Demirtaş, iddialı bir hedef de koydu: “Tayyip Erdoğan egemenliği elinden gidecek diye nasıl panik halindeyse, erkekler de öyle. Kadınların öne çıkmasından rahatsız, huzursuz oluyorlar. Bizim partide bile oluyor. Bizde gönlümüzden yüzde 50 geçiyor ama en az yüzde 40 kadar milletvekili hedefi var. Göreceksiniz seçimden sonra, Cumhuriyet tarihinin en fazla kadın olan parlamentosu olacak.”
"Konuşmazsanız Bir Gün O Otobüsü Devirirler"
Fenerbahçe'ye yapılan silahlı saldırıyı Spor Servisi'nde değerlendiren Mehmet Demirkol, tüm futbolcuların birlikte hareket edip konuşması gerektiğini 'Konuşmazsanız bir gün ölürsünüz!' uyarısıyla vurguladı.Mehmet Demirkol, Fenerbahçe'ye yapılan saldırı sonrası tüm futbolcuları ve taraftarları birlikte tepki vermeye çağırdı.Futbolun iki unsurunun futbolcu ve taraftar olduğunu, bunlar dışındakilerin yapacağı konuşmaların boş olduğunu vurgulayan Demirkol, 'Federasyon başkanı da hikayedir, ben burada konuşuyorum ben de hikayeyim, kulüp başkanı da hikaye, herkes hikaye. Futbolcu ve taraftar bağlantısıdır futbol' dedi.Futbolcular ve taraftarları sokağa dökülmesi gerektiğini belirten Mehmet Demirkol, 'Bunu söylemezse futbolcu boş! Gitmeyin Çeşme'ye tatile birlikte. Bir ofsayt yüzünden kıyameti koparıyorsunuz, adam ateş ediyor, bir tane futbolcudan ses çıkmıyor. Böyle bir rezalet olur mu!' diye konuştu.Demirkol, 'Dünya'nın neresinde oluyor böyle bir şey. Bizden hiçbir şey olmaz' türündeki yaklaşımların da yanlış olduğunu belirtti. Futbolcuların çıkıp 'Ben bunu istemiyorum. Ben bunu yapanı aramda istemiyorum' demesi ve tek vücut olması gerektiğini söyleyen Demirkol, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Af edersin ama yemişim yıldızını. Kurşun yarası var orada, yıldızı taksan ne olur takmasan ne olur! Niye biz çıkıp bunun manyakça bir şey olduğunu anlatmıyoruz? Hep beraber çıkıp konuşmak lazım ama bu federasyon başkanının falan çıkıp konuşmasıyla olmaz. Asıl unsur futbolcudur, asıl unsur taraftardır'Taraftarın %99.99'unun, futbolcuların %100'ünün bu saldırıyı manyakça bulacağını ama bunun futbolcular ve taraftarlarca söylenmesi gerektiğini ifade eden Mehmet Demirkol, geçmişte yaşanan olayların ardından değişen bir şey olmadığını çünkü kimsenin çıkıp konuşmadığını vurguladı.Demirkol sözlerini 'Çıkıp konuşun. Konuşmazsanız bir gün o otobüsü devirirler ve ya siz ölürsünüz ya da arkadaşınız ölür' uyarısıyla tamamladı.Eurosport
Sow'un Ailesi Türkiye'yi Terk Etti
Beşiktaş'ın yıldızı Demba Ba, saldırı haberini alır almaz yakın arkadaşı ve vatandaşı olan Moussa Sow'u aradı. Sow, yaşadığı dehşeti ve paniği anlatıp, “Ölümden döndük, ailem perişan oldu. Bu ülkeden gidelim” dedi! Öte yandan Moussa Sow'un eşi ve çocukları Türkiye'yi terkettiFenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırı olayı tüm Türkiye’yi şok etti.Beşiktaş’ın yıldız futbolcusu Demba Ba, haberi aldıktan sonra hemen telefona sarıldı. Vatandaşı ve yakın arkadaşı olan Moussa Sow’u aradı. Bu sırada büyük bir şok yaşayan Sow, Demba Ba’yla yaptığı konuşmada çarpıcı sözler sarf etti.Moussa Sow, yakın arkadaşına, “Ölümden döndük. Ailem perişan oldu. Böyle bir ligde artık kariyerimi sürdüremem. Bu ülkeden gidelim” sözleriyle yaşadığı korkuyu anlattı. Demba Ba, Fenerbahçe’nin uçağı İstanbul’a indikten sonra da yakın arkadaşıyla görüşmeyi sürdürdü.DEMBA BA'NIN EVİNDE KALDIBeşiktaş’ın yıldızı, Moussa Sow’un olayın şokundan çıkamadığını anlayınca kendisini evine davet etti. Demba Ba, bu daveti geri çevirmeyen Sow’u kapıda karşıladı. Sarı-Lacivertliler’in golcüsü, geceyi vatandaşının evinde geçirdi. Yaşanan bu vahşetin ardından sadece Fenerbahçeli değil, diğer takımlardaki yabancı futbolcuların da büyük bir rahatsızlık yaşadıkları öğrenildi.NTV Spor'un haberine göre Moussa Sow'un eşi ve çocukları Türkiye'yi terketti. Sow, sezon sonu Türkiye'den gitmeyi düşünüyor.Ntvspor
Reklam