Kılıçdaroğlu: 'Akan Kanın Sorumlusu Kaçak Sarayında Oturuyor'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Akan kanın sorumlusu Çankaya'da değil, kaçak sarayında oturuyor. Kaosun, terörün sorumlusu odur. Kaçacak yeri yoktur. Yazık günahtır bu ülkeye' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısının açılışında konuştu. 'Beştepe'nin adresini bilmeyenlerle vakit geçirecek bir zamanımız yok' diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine hükümet kurma görevi vermemesini eleştirdi:'Biz birbirimizi öldürerek bu ülkeye hizmet edemeyiz, bunları aşmak zorundayız. Toplumsal barışı da biz sağlarız, onlar yapamazlar. Biz samimiyiz, verilemeyecek hesabımız yok. Ülkemizin birliği içinde, şanlı bayrağımızın altında çözeriz. Sivil darbeyle karşı karşıyayız. 'Beştepe'nin yolunu bulamayana görev vermem' diyor. Senin yolunu bulduğun gibi biz yolumuzu bulmayız. Senin paraları nasıl sıfırladığını biz çok iyi biliyoruz.'Hükümet kurmak için görüşmeler yaptığı Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştiren Kılıçdaroğlu, “Eğer bir koalisyon olsaydı içerde ve dışarda saygın bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olacaktı, bunlar olmadı. Doğru bir başbakan var, doğru başbakanlık koltuğunda da oturuyor. Ama üzülerek söyleyeyim, etkisiz eleman. Boynunda davuluyla geziyor, tokmak başka yerlerde. Türkiye bu tabloyu hak etmiyor” dedi.‘Akan kanın sorumlusu kaçak sarayında oturuyor’Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra “Amacım Allah nasip ederse şehit olmaktır” diyen Enerji Bakanı Taner Yıldız'ı da eleştirdi:'Akan kandan beslenen siyasetçiler var. Ülkenin Cumhurbaşkanı şehit cenazesini siyasi çıkarları için kullanıyor. Elinde mikrofon, şehit anneleri ağlıyor, 'Ne mutlu size, çocuğunuz şehit oldu' diyor. Niye sen o mutluluktan kaçındın? Çocuklarını niye askere göndermedin? Bu ülkenin fakir fukara çocukları şehit oluyor, başlarında edebiyat yapıyorsun. O annelerin dramını biliyor musun sen? Hani analar ağlamayacaktı? Şimdi kandan besleniyorsun. Akan kanın sorumlusu Çankaya'da değil, kaçak sarayında oturuyor. Kaosun, terörün sorumlusu odur. Kaçacak yeri yoktur. Yazık günahtır bu ülkeye.İşi o boyutlara getirdiler ki, bunlardan birisi kalktı dedi ki ‘Benim de arzum, ben de bir gün şehit olacağım.’ Bunu söyleyen bakan 20 koruma ile geziyor. Altında da kurşun geçirmez arabalar var. Sen şehit olmak istiyorsan o koltuğu bırak, kırmızı plakalı aracı da bırak, korumaları da bırak. Yandaşının maden şirketine git, orada işçiler nasıl çalışıyorsa bir çalış bakalım. O zaman şehit olabilirsin. Yapabilir mi bunu? Yapamazlar.'‘Her şeye hayır diyen parti vatandaşın önüne nasıl çıkacak?’Kılıçdaroğlu, 7 Haziran'da ortaya çıkan seçim tablosunu en iyi okuyan parti olduklarını söyleyerek MHP'yi eleştirdi:“Milli iradeye saygı duyan tek ama tek partiyiz. Ortaya çıkan tabloyu hiçbir zaman eleştirmedik. Biz yüzde 60'lık blok, oturup ayrı bir blok kursun çağrımızı yaptık. Bu çağrılarımıza, bütün çağrılarımıza olduğu gibi, MHP ‘hayır’ dedi. Şunu merak ediyorum; Her şeye hayır diyen bir siyasal parti vatandaşın önüne nasıl çıkacak? Her şeye hayır; evet dediği hiçbir şey yok. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne olağanüstü bir moral avantajı sağladı. Siz uyuşamıyorsunuz bana mahkûmsunuz demeye başladı.”Kılıçdaroğlu, Kocatepe Camii'nde katıldığı cenaze töreninde, şehit babasının kendisine, Başbakan Davutoğlu'na ve MHP lideri Bahçeli'ye 'Benim ocağım söndü. Neden bir araya gelmiyorsunuz, neden hükümet kurmuyorsunuz? Niye birleşmiyorsunuz' dediğini söyledi. “Bu şehit babasına sesleniyorum; Bu tabloyu senin istediğin noktaya getirmek için ben elimden geleni yaptım, Allah şahittir. Kişisel çıkar gütmedim, parti çıkarı gütmedim. Bu ülkede kan akmasın diye elimden gelen her şeyi yaptım. Senin için, bu ülkenin insanları için yaptım. Ama onlar el vermediler, kaosu tercih ettiler, bir araya gelmek istemediler. Çünkü onların derdi senin çocuğun, huzurun değil. Onların derdi kendi koltukları. Bu ülke bu noktaya bilinçli olarak getirildi. Bir kaos ortamı yaratıp ‘Bakın bizi seçmediniz, ülke bu hale geldi’ mesajı vermek istiyor sevgili vatandaşım. Senin iradene saygı duymuyor, kendi iradesini sana kabul ettirmeye çalışıyor, acı ve gözyaşıyla. Buna izin verme, vermemeliyiz” diye konuştu.DHA
Usain Bolt 9. Kez Dünya Şampiyonu
2015 Dünya Atletizm Şampiyonası 100 metre finalinde Usain Bolt, 9.79'luk derecesiyle Justin Gatlin'in önünde şampiyon oldu.'Dünyanın en hızlısı'nın belirleneceği yarış, buraya unvanını korumaya gelen Jamaikalı 100 metre dünya rekortmeni Usain Bolt ile şampiyona öncesinde 9.74 saniyeyle yılın en iyi derecesine imza atan Justin Gatlin'in kıran kırana mücadelesine sahne oldu.Mücadeleyi 9.79 saniyede bitiren Bolt, son metrelerde adımlamasında sorun yaşayan Gatlin'in 0.01 saniye önünde şampiyonluğuna ulaştı.Yarışı 9.92 saniyede tamamlayan ABD'li Trayvon Bromell ve Kanadalı Andre De Grasse, bronz madalyayı paylaştı.Usain Bolt böylece 9. kez dünya şampiyonu oldu.
Davutoğlu, CHP'li ve MHP'li Vekillere Bakanlık Teklif Edecek
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisine Cumhurbaşkanı tarafından görev verilmesi durumunda, seçim hükümetine üye vermeyeceğini açıklayan CHP ve MHP’li vekillere bakanlık teklifinde bulunacağını açıkladı. Davutoğlu'nun açıklamasına CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan tepki geldi. Kılıçdaroğlu, 'CHP’de o kadar karaktersiz insan yoktur' dedi.Başbakan Davutoğlu, seçim hükümetinde bakanlıkların durumu hakkında 'Uygun gördüğüm kişilere teklif götürürüm' açıklamasında bulundu ve 'Üç dönem kuralı için bir tüzük heyeti oluşturduk.' dedi.'Cumhurbaşkanı'nın takdiri'Davutoğlu, hükümet kurma görevinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na görev vermemesi hakkında, 'Sayın Kılıçdaroğlu'na görev verilmemesi Cumhurbaşkanı'nın takdiri' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi'ni ziyareti sonrası açıklamalarda bulundu.İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:'İki ayı geçen bu süre içinde olgun bir şekilde bu yeni şartlara intibak etmeye çalıştık. Bir de şu husus önemli. Anayasa ne diyorsa, yasalar ne diyorsa, onun yapılması önemli. Küçük siyasi hesaplar için anayasal çerçevelerden kopulduğu zaman hep beraber zaman görürüz. AK Parti olarak da 7 Haziran'dan bu yana bu anayasal çerçeveyi uygulamak için büyük çaba sarf ettik. Nedir bu? Anayasa diyor ki, TBMM Başkanı seçilir, seçildi. Başkanlık divanı seçilir, seçildi. Cumhurbaşkanı görevi verir, verdi.Ben geçtiğimiz hafta görevi iade ettim. Olağandışı bir görünüm verilmek istenen her aşamada son derece olağan davranmak lazım. Anayasal çerçeve bugün itibariyle, cumhurbaşkanı yetkisini kullanır ve bir görevlendirme yapar. Bu artık cumhurbaşkanımızın takdiridir. Görevin bana verilmesi halinde yine anayasa bana ne diyorsa onu yapacağım. Ne eksik, ne fazla.'Uygun gördüğüm isimlere teklif götürürüm'Meclis Başkanımız bana sayıları verdiğinde ben uygun gördüğüm isimlere teklif götürürüm. O teklif götürülen şahıslar, bakanlık gibi onurlu, hele hele bu kritik dönemde bakanlık görevi üstlenmek milli bir vazifedir benim için. Böyle bir görev verdiğimde hayır dememesini beklerim.Bu seçime hep beraber bütün partiler gireceğiz. Bu hükümetin içinde bütün partiler olursa, tansiyon düşer, bütün oy veren vatandaşlarımız temsil edildiklerini gördüklerinde mutlu olurlar.'24 saatlik bir süreç daha var'Perşembe günü Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye çağrıda bulunmuştum. Keşke cumhurbaşkanımızı böyle bir karar vermek zorunda kalmamış olsaydı. Keşke biz siyasi partiler buna bir çözüm bulsaydık.Şimdi işleyiş de böyle olacak. Ümit ederim ki teklif götürdüğümüz, daha 24 saatlik süreç var. Böyle bir durum olması halinde, bütün elimdeki imkanlar ve gördüğüm perspektifleri de değerlendirerek en uygun isimlere teklif götürürüm.Kılıçdaroğlu'na görevin verilip verilmemesi cumhurbaşkanımızın takdiridir.'Henüz görevi almadım'İsimlendirme konusunda nihai duruma gelmiş değilim. Henüz görevi almadım. Ama zihni bir hazırlık anlamında soruyorsanız, 7 Haziran'dan sonra bütün hazırlıkları zihnimizde yoğuruyoruz.Hiçbir siyasi aidiyet bağına atıfta bulunmaksızın tek ölçüm var. Ehliyet, liyakat ve temsil kabiliyetine haiz olmak. Herhangi bir bakanlık için isimler, milletvekilleri arasında teklif ederim. en doğru ismi bulmaya çalışırım.Üç dönem kuralı: 'Tüzük heyeti oluşturduk'3 dönem kuralı... Bu ilkenin temel felsefesi siyasette kan değişimine imkan sağlamaktı. Ama bu sefer özel bir durum hazır oldu. Dört ayda bir dönem bitmiş oldu. Bunu bir dönem olarak saymak, bazı arkadaşların birikimlerini kullanmak bakımından zorluklar doğurur, dönem olarak saymak üç dönem kuralına takılanlar açısından zorluklar doğurur.Bir tüzük heyeti oluşturduk. Çalışma talimatı verdim. Tüzüğümüzde başka değişikliklerin olmasını planlıyoruz.'Memur zammıŞimdi bunu memur emeklilerimize de sağlamak suretiyle emeklilerimize bu imkanı sağlamış oluyoruz. İyileştirmeler de sağlandı. Memurlarımızın şöyle bir farkı var. Toplu sözleşmeler memur emeklilerin de şartlarını iyileştiriyor. İşçilerimizde bu durum söz konusu değil. Ayrıca öğretmenlerimizle ilgili nöbet ücretleri konusunda bir uygulama başlatıyoruz. Elimizdeki imkanları da zorlayarak, memnuniyet verici düzeye getirdiğimize inanıyoruz.'Anayasa ne diyorsa onu yaparım'Ben anayasanın hukukuna bakarım. Herkes anayasaya uyulması çağrısında bulunuyor. Ben şu anki sistem içerisinde anayasa ne diyorsa onu yaparım. Anayasa bu konuda gruplar karar alır, partiler karar alır demiyor.Anayasa meclis başkanı sayıları bildirir, görevlendirilen başbakan görevlendirmede bulunuyor. O sistem gereği de muhataplarımıza, muhataplarımız burada tek tek milletvekilleridir. Partilerle ilgili olan sayısal olarak o partinin temsil oranlarıdır. Partiler nasıl istişare ederler o beni ilgilendiren bir husus değil. Ondan sonrası eğer hayır derlerse, onu o zaman yine ehliyet ve liyakata bakarak, önümüzdeki 2 ay çok kritik bir dönem. Terörle mücadele devam ediyor, dünya ekonomik bunalım içinden geçiyor.Doğru olan neyse onu yaparız. Bütün partilere bana verilen oran nispetinde teklifte bulunurum.'Ajanslar
Datça'da Çıkan Yangında Çok Sayıda Ağaç Kül Oldu
Muğla Datça’da çıkan yangında 4 hektar zeytinlik ve makilik alan zarar gördü. Yangın 3 saatlik çalışma sonucu tamamen söndürüldü.Yangın, saat 14.00 sıralarında Yazı Mahallesi Belen Mevkii’nde meydana geldi. Yerleşim alanına yakın bölgede çıkan yangın rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek zeytinlik alana sıçradı. Yangını görenler durumu Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü ve Datça Orman İşletme Şefliği ile Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Datça Grup Amirliği’ne bağlı ekipler olay yerine gelerek, yangına müdahale etti. Yangını söndürme çalışmalarına 2 uçak ve 3 yangın söndürme helikopterinin yanı sıra 5 su tankeri, 9 arazöz, 4 ilk müdahale ekibi ve 120 orman işçisi katıldı. Karadan ve havadan yapılan yaklaşık 3 saatlik çalışma soncunda kontrol altına alınan yangında yaklaşık 4 hektar zeytinlik ve makilik alan zarar gördü.Yangının çıkışını gören Ramazan Kırlı, “Kahvede oturuyorduk. Yol kenarında yükselen alevleri fark ettik. Gençler, hemen koşup yangını söndürmeye çalıştı. Ancak alevler rüzgarın da etkisiyle tarlalara sıçradı. Çok kısa sürede, geniş bir alan alevlerin içerisinde kaldı” dedi.Yangın söndürme çalışmalarına katılan Tuna Kocabaş (29), evlere 50 metre mesafede başlayan yangının, kuzeyden esen rüzgarla ters yöne doğru ilerlediğini ifade ederek, “Eğer rüzgar, kuzeyden değil de güneyden esmiş olsa, evler etkilenirdi. Çok kuvvetli bir rüzgar çıktı ve alevleri bahçelere doğru sürükledi. Kısa sürede uçak ve helikopterler olay yerine gelmelerine rağmen, yangını söndürme çalışmaları kuvvetli rüzgarın da etkisiyle güçlükle yapılabildi. Özellikle zeytin ağaçları çok büyük zarar gördü. Az sayıda badem ağacı yandı” dedi.Marmaris Orman İşletme Müdürü Hakan Zeybek, yangının çıkış nedeninin araştırıldığını belirterek, “Kuvvetli rüzgar, yangının kısa sürede yayılmasına neden oldu. Havadan ve karadan yapılan çalışmalar sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın söndürme çalışmalarına, 2 uçak ve 3 helikopterin yanı sıra 5 su tankeri, 9 arazöz, 4 ilk müdahale ekibi ve 120 orman işçisi katıldı. Bölgede ormanlık alan bulunmuyor. Yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü. Özellikle özel şahıslara ait çoğunluğu zeytin olmak üzere badem ağaçlarının da bulunduğu 4 hektar alan ile az miktarda ormana ait makilik alan yangında zarar gördü. İçerisinde kimsenin bulunmadığı bir kulübe de yandı” dedi. DHA
Taner Yıldız: 'Kandil Gezi Ruhunu Canlandırmak İstiyor'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın PKK için 'Ama'sız silahlar bırakılsın' dediğini belirterek, 'Terör örgütü ile devletin askerini, polisini nasıl bir kefeye koyarsın? Yeniden sazı ele almak gerektiğini düşünüyor herhalde. Kandil, Gezi ruhunu yeniden canlandırmak istiyor' dedi.Bakan Taner Yıldız, AK Parti Kayseri İl Başkanlığı'nın, Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenlediği toplantıda konuştu. Bakan Yıldız, 7 Haziran seçimlerinden sonra, AK Parti'nin hedef alındığı bir ortamdan, koalisyon kurulması süreçlerine geçildiğini ifade ederken, şöyle konuştu:'Bundan sonra yapacağımız çalışma; sadece AK Parti'nin birinci parti olması için değildir. Karşımızdakiler, yüzde 60'lık blok, yeni seçim hedeflerini belirlediler. AK Parti'nin birinci parti olmaması için çalışacaklarını ifade ediyorlar. Ancak şunu belirteyim ki, her şeyin siyaseti yapılır ama şehitlerimiz üzerinden siyaset ve hesap yapılmaz. Hangi partiden olursa olsun.''Türkiye sahipsiz değil'Seçmenin, sandıkta verdiği mesajın doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, AK Parti olarak 7 Haziran seçimlerinde halkın verdiği mesajları aldıklarını, Türkiye'nin sahipsiz olmadığını, kimsenin de ülkenin geleceğine ilişkin ümitsizliğe kapılmamasını istedi. Yıldız, şunları söyledi:'Kandil, ‘Gezi ruhunu canlandırın, birlikte bir sinerji oluşturalım, Kandil'de ölenlerin gereğini yapalım' diyor. Bugün mevzu olan ülkenin kendisidir. Ülkenin kader, istikrarını savunanlara vuruyorlar. Gezi olaylarının tek başına çayır- çimen olayı olmadığını o zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz. 'Ama'sız silah bırakacaksa, PKK silahlarını bıraksın. Siz bu ülkede olmayan güveninizi, bir kez daha kaybettiniz. PKK silahlarını bırakacak, bir daha almamak üzere gömecektir. Her bir şehidimiz, hepimizin yüreklerini yakıyor. Şehitlerimizle üzülüp, onların haberlerini duyarken, PKK'nın kayıpları göz ardı ediliyor. PKK'nın çok terörist kaybı var. Terör örgütünün güncellenmiş depo, sığınakları her neresi varsa vuruldu ve vuruluyor. Bundan sonra lafın sözün değil, icraatın olması gerektiğini söyledik. Bizim çözüm sürecinin istismar edildiğini hep beraber gördük. AK Parti'yi DAEŞ'e destek olmakla suçladılar. Çözüm sürecinde de partimizi PKK'ya destek vermekle suçladıkları gibi. Şimdi de PKK'ylaü yapılan mücadeleyi eleştiriyorlar. Oyunun farkına varmamız lazım.'İHA
Lübnan'da Çöp Krizi: 35 Yaralı
Lübnan’da haftalardır süren çöp krizini protesto etmek için sokağa çıkan göstericilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Çıkan çatışmada 35 kişi yaralandı.Başkent Beyrut'taki Meclis binası yakınında, ülkedeki çöp krizini protesto etmek amacıyla toplanan göstericiler, ‘Arap Baharı’ adı verilen halk ayaklanmaları sırasında olduğu gibi ‘Halk devrim istiyor’ ve ‘Halk rejimin yıkılmasını istiyor’ sloganları attı. Gösterilerde ülkedeki yolsuzluk iddiaları da protesto edildi.https://twitter.com/syndicalisms/status/635160605377347585Güvenlik güçleri, cop, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla gösteriye müdahalede bulundu. Polis ile göstericiler arasında çatışmalar çıktı, 35 kişi yaralandı.Lübnan İçişleri Bakanı, çıkan olaylar sırasında gözaltına alınan göstericilerin serbest bırakılması için talimat verdiğini açıkladı.
Starbucks Alkol Satışına Başlıyor
Dev kahve zinciri Starbucks, alkol satışına resmen başlıyor. ABD'li merkezli dev kahve zinciri Starbucks, son beş yıldır gündemde olan içki servis etme programını ABD'de 24 noktada başlatacağını açıkladı. Şirketin gerekli lisansları garantilemek için son hamlelerini yaptığı belirtildi.
Makedonya'da Sığınmacılar Zorla Sınırı Aştı
Makedonya’nın kaçak geçişleri engellemek için Yunanistan sınırında aldığı tüm önlemlere rağmen yaklaşık bin 500 sığınmacı telleri aşmayı başardı.Yunanistan üzerinden Batı Avrupa ülkelerine gitmek için topraklarını kullanan sığınmacılara karşı harekete geçen Makedonya, artan gerilim nedeniyle sınıra polislerin yanı sıra asker konuşlandırdı.