İzmir'de Kapağı Çalınan Rögara Düşen 85 Yaşındaki Kadın Yaralandı
İZMİR (AA) - İzmir'in Buca ilçesinde kapağı çalınan rögara düşen kadın, hastaneye kaldırıldı.Alınan bilgiye göre, Kozağaç Mahallesi'ndeki bir demir rögar kapağı, 2 hırsız tarafından çalındı. Bir müddet sonra kaldırımda yürüyen 85 yaşındaki Perihan E, etrafında çöpler bulunan rögarı fark etmeyip içine düştü.Çevredekilerce fark edilen Perihan E, düştüğü yerden çıkarıldı. Ayağında ve kolunda kırıklar oluşan kadın, yakınları tarafından Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesine kaldırıldı.Mahalle sakinleri, üzerine eski bir koltuk koyarak rögara, başka birisinin düşmemesi için önlem aldı.
Elbistan Belediyesinde İşçilere Yüzde 35 İle Yüzde 75 Arasında Zam Yapıldı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Elbistan Belediyesi ile Hak-İş Konfederasyonu Kahramanmaraş İl Temsilciliği arasında, belediyedeki işçilere yüzde 35 ile yüzde 75 arasında zammı içeren ek protokol imzalandı.Belediye Başkanı Mehmet Gürbüz ile Hak-İş Konfederasyonu Kahramanmaraş İl Temsilcisi Ömer Çınar'ın imzaladığı ek protokol uyarınca en düşük işçi maaşının 5 bin 8, en yüksek ise 6 bin 360 lira olarak belirlendiği bildirildi. Gürbüz, daha sonra gazetecilere, verilen zammın Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediyelerinin oranlarından yüksek olduğunu söyledi.Belediyenin bütün imkanlarını kullanarak, büroda çalışanlar ile sahada çalışanların ayrı ayrı değerlendirilerek zam oranının belirlendiğini aktaran Gürbüz, şunları kaydetti:'Gururla söylüyorum arkadaşlar Türkiye'nin en yüksek rakamını açıklayacağız. İzmir'in Bornova ilçesinde zannediyorum 5 bin 860 lira rakam açıklandı. Şimdi buradan ben İzmir'e sesleniyorum, bizimki 6 bin 360 lira olacak inşallah. Bunu yaparken tabi ki arkadaşlar bir gruplandırma yaptık. Büroda çalışan arkadaşlarımıza yapmış olduğumuz zam ile arazide çalışan arkadaşlarımız bir değil. Uzman ve usta olan arkadaşlarımıza yaptığımız zamlar bir değil. Haliyle bütün çalışanlarımız farklı riskler alıyor, onları göz önünde bulundurmak zorundayım.'Çınar da Başkan Gürbüz'ün işçiler adına ciddi fedakarlıklar yaptığını belirterek, 'Çalışan arkadaşlarımız adına bir ayrımcılık yapılmayarak eşit işe eşit ücret politikası benimsendi. Belediye başkanımıza teşekkür ediyorum.' dedi.Bu arada işçiler verilen zammı davul zurnayla kutladı.
Ordu'da Deprem Master Planı Çalışmaları Başladı
ORDU (AA) - Ordu Büyükşehir Belediyesince hazırlanan deprem master planı kapsamında çalışmalara başlandı.Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler öncülüğünde, ildeki yapıların geçmişinin bilinmemesi ve ülke genelinde can ve mal kayıplarına sebebiyet veren deprem afetleri sonrası deprem master planı hazırlandı.Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Coşkun Alp, il genelinde mevcut yapı rezervlerinin değerlendirilmesi ve incelenmesi için İstanbul Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ve Araştırma Görevlisi Dr. Cem Demir ile bir araya geldi.Alp, belediyenin toplantı salonunda yaptığı konuşmada, deprem master planı doğrultusunda kent genelinde bulunan riskli binaların belirleneceğini belirterek, 'Hocalarımız eşliğinde kent genelinde inceleme yapıp riskli alanları belirleyerek ilimizin binaları hakkında bilgi sahibi olacağız.' dedi.Ordu'da kumsal zemin üzerinde oturulduğunu ifade eden Alp, şunları söyledi:'Kuzey Anadolu Fay Hattı da yakınımızdan geçiyor. Ayrıca Mesudiye ilçemiz de birinci dereceden deprem kuşağında yer alıyor. Ordu'nun binaları hakkında bir bilgimiz yok. Beton tesisi olmadan yapılan binalarımız var. İlimizde ve belediyemizde bir envanter, doküman olmadığı için Ordu'daki riskli binaları belirleyeceğiz. Sonrasında ise bu riskli alanlar üzerinden yürüyerek hangi binalara öncelik vermemiz gerektiğini planlayacağız. Bu çalışmayla ilimize faydalı bir iş yapacağımıza inanıyorum.'Prof. Dr. İlki ise Ordu'nun, Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakın illerden biri olduğuna işaret etti.Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Ordu'da da yapı stoku ile ilgili problemler olduğunu kaydeden İlki, şunlar kaydetti:'Bundan dolayı il genelinde, risklerin ve önceliklerin değerlendirilerek gerekli adımların atılması gerekiyor. Bugüne kadar pek çok hata yapıldı, pek çok 'keşke öyle yapılmasıydı, böyle yapılsaydı' dediğimiz konular oldu. Bu tecrübeler ışığında bu konuya eğilmenin belki de daha avantajlı olacağını düşünüyorum. Doğru atılması gereken adımları yerinde atıp hızlı ve ekonomik bir şekilde problemin çözümü mümkün olabilecek. Önce kent bazında bir risk analizi yapıp riskli bölgelerimizi, kritik yapılarımızı tespit edip önceliği buralara vererek çözüme gitmekte yarar olacak.'
"Futbolda Şike Kumpası" Davasında Mütalaa Hazırlanacak
İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 4'ü tutuklu 87 sanığın yargılandığı dava dosyası, esasa ilişkin mütalaa hazırlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Müdahil Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ise avukat Naim Karakaya temsil etti. Tutuklu sanıkların tutukluluk halleri devam edecekDuruşmada sanık ve avukatları, müdahil avukatları ile savcının beyan ve taleplerini alan mahkeme heyeti, ara kararlarını açıkladı. Tutuklu sanıklar Nazmi Ardıç, Ahmet Kalender, Mesut Aydın, İbrahim Emre ve Furkan Durmaz hakkında, atılı 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunun katalog suçlardan olmasını, KOM daire başkanlığından gelen belgeleri, ByLock kayıtları, bazı sanıklar hakkında etkin pişmanlıkta bulunan şüpheli veya tanık beyanları ile HTS kayıtlarını göz önüne alındığını belirten heyet, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir deliller bulunması, sanıkların özellikle kamuda etkin olduğu iddia olunan bir örgüt üyesi olduklarının ileri sürülmesi ve delillerin karartılması yönünde mahkemede kuvvetli bir kanaat oluşması gerekçesiyle bu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Mahkeme, dava dosyasının esas hakkındaki mütalaa hazırlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi. Mütalaa celse arasında tebliğ edildiğinde sanıklar ve sanıklar avukatlarına mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere bir sonraki celseye kadar süre veren ve başka sürece verilmeyeceği uyarısında bulunan heyet, daha önce ayrıntılı olarak savunma yaptıkları gerekçesiyle her sanık ve avukatına 90'ar dakika, mağdur avukatları ve müdahillere ise mütalaaya karşı beyanlarını sunmaları için 30'ar dakika süre verileceğini bildirdi. Fenerbahçe'nin talebi üzerine sanık Soner Koç 'kaçak' sayıldıMağdur Fenerbahçe avukatı Naim Karakaya'nın dosya sanıklarından Soner Koç hakkında 'kaçak sayılması' yönündeki talebini kabul eden mahkeme heyeti, bu sanığın 5271 sayılı yasanın 247. maddesi uyarınca 'kaçak' olmasına ilişkin usul işlemlerin celse arasında yapılmasına karar verdi.Sanıklardan Hakan Şahin'in dosyasının, üzerine atılı 'resmi belgede sahtecilik' ve 'kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık' suçları bakımından mevcut dosyadan ayrılmasına da hükmeden heyet, bu dosyanın yeni bir esasa kaydına ve yargılamanın yeni dosya üzerinden devamına yönelik karar aldı. Fenerbahçe Spor Kulübü avukatı Naim Karakaya'nın, 'bir sonraki celsenin Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde bulunan mahkemeye tahsisli salonda yapılması' talebini, 'SEGBİS bağlantılarının ve kayıt imkanının Silivri Ceza İnfaz Kurumlarındaki duruşma salonlarında daha elverişli olması ve SEGBİS ile yapılan bağlantılarda İstanbul Adliyesindeki sistemin daha sınırlı bağlantı sayısına izin vermiş olması' gerekçeleriyle reddeden heyet, başka suçtan tutuklu bulunan sanıklar Muhammed Kaya, İdris Çağatay Yıldırım ve Hidayet Karaca'nın duruşmada hazır edilmeleri için cezaevlerine yazı yazılmasını kararlaştırdı.Bir sonraki duruşma 3 Mayıs'taMahkeme heyeti, sanıklardan Ekrem Açıkel'in avukatının, 'sanığın mevcut dosyadan tefrik edilerek başka bir esas üzerinden yargılanmasının devamına' yönelik talebini de, önceki celselerde verilen aynı husustaki kararları dikkate alarak reddetti.Sanık ve sanık avukatlarının 'kovuşturmanın genişletilmesi' talebini, yargılamanın gelmiş olduğu aşama ve dosya kapsamındaki mevcut delil durumunu dikkate alarak reddeden heyet, bir sonraki duruşmanın 3 Mayıs'ta başlayacak şekilde, bayram günleri hariç mesai süresince Silivri Ceza İnfaz Kurumunda yapılmasını hükme bağladı.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 'bir numaralı' sanık FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 35 yıldan 85 yıla kadar, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın 35 yıldan 78 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan'ın 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.İddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, avukat Orhan Erdemli, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu ile diğer 95 sanık hakkında da çeşitli sürelerle hapis cezaları talep ediliyor.Mahkeme heyeti, 3 Temmuz 2020'de görülen duruşmada, firari sanıklar ile haklarında yalnızca 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçlaması bulunan bazı sanıkların dosyasını ayırmış, böylece sanık sayısı 87'ye düşmüştü.
Kars'ta Silah Kaçakçılığı Operasyonunda 4 Kişi Yakalandı
KARS (AA) - Kars'ın Akyaka ilçesinde düzenlenen silah kaçakçılığı operasyonunda, 4 ruhsatsız av tüfeği, bir tabanca ve bu silahlara ait mermi ele geçirildi, olayla ilgili 4 şüpheli de gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Akyaka'ya 'silah ve mühimmat kaçakçılığı' yaptığı belirlenen 4 şüphelinin evlerine eş zamanlı operasyon düzenledi.Bomba arama köpekleriyle evlerde yapılan aramada, ruhsatsız 1 tabanca ve 4 av tüfeği ile bu silahlara ait 143 mermi ele geçirilirken, olayla ilgili 4 kişi de yakalandı. Silahlar, kriminal incelemesi için Ankara'ya gönderildi.
Çin'in Keşif Aracı "Tienvın-1" Mars'ın Yörüngesine Girdi
ANKARA (AA) - Çin’in keşif aracı 'Tienvin-1', dünyadan ayrılışından yaklaşık 7 ay sonra Mars'ın yörüngesine giriş yaptı. Çin Ulusal Uzay İdaresinden yapılan açıklamaya göre, 'Tienvın-1' Mars’a yaklaşmasının ardından hızını düşürerek, Mars’ın yüzeyinden yaklaşık 400 kilometre uzaklıktaki bir yörüngeye girdi. Mars’ın yer çekim alanına ulaşan keşif aracı, bu aşamada çeşitli yörünge düzeltme hareketleri gerçekleştirerek mayıs veya haziranda gezegene iniş yapmak için uygun bölge bulacak.Tienvın-1’de 'yörünge modülü', 'Mars’a iniş modülü' ve 'yüzey aracı' bulunuyor. Keşif aracıyla iletişim, ülkenin kuzeyindeki Tiencin kentindeki bir radyo teleskop üzerinden yaklaşık 10 dakikalık gecikmeyle sağlanıyor. 'Tienvın-1' 202 günlük uçuş gerçekleştirdiDünyadan 23 Temmuz 2020’de ayrılan 'Tienvın-1' 202 günlük uçuş gerçekleştirdi. Bu sürede 4 kez yörünge düzeltmesi yapan araç, 475 milyon kilometre mesafe kat etti. Çince 'göklerdeki hakikati aramak' anlamına gelen 'Tienvın' misyonu, adını milattan önce 4. yüzyılda yaşamış Çinli şair Çu Yuen'in dizelerinden alıyor.Çin, son yıllarda Ay ve Mars keşif görevleri, uydu teknolojisi ve insanlı uzay seferlerine yönelik iddialı adımlarıyla ABD ve Rusya'nın öncülük ettiği uzay yarışında yeni güç olarak ortaya çıkıyor. Son 20 yılda ürettiği uydu, roket, mekik, keşif araçları ve diğer donanımlar ile kendine yeterli uzay programı geliştirme konusunda ciddi mesafe kaydeden Çin, Ay keşif programı kapsamında Çang-ı misyonları yürütüyor, uzay istasyonu kurma planı kapsamında da çalışmalarda bulunuyor. Çin’in en son Ay’a gönderdiği 'Çang’ı-5' Dünyanın uydusundan örnekler toplayarak, 17 Aralık 2020’de Dünyaya dönmüştü. Çin, bu keşif görevini başarıyla tamamlayarak, Ay’dan örnekler toplayan üçüncü ülke olmuştu.
Reklam
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Kktc Cumhurbaşkanı Tatar'la Ortak Basın Toplantısında Konuştu: (1)
LEFKOŞA/ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Biz Kıbrıs konusunda çözüm iradesinin yanında, haksızlığın karşısındayız. Türk tarafı adil, kalıcı çözümden yana.' dedi.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) çalışma ziyaretinde bulunan Oktay, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'la görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Oktay, 'Anavatan ve garantör ülke olarak, hak ve hukuk mücadelesinde Kıbrıs Türk halkını desteklemeyi, üzerimize düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz. Maraş konusunda KKTC hükümetine tam destek verdik. Bundan sonra da desteğimizi her şartta devam ettireceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı ile hükümetin ortak çalışma kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Biz Kıbrıs konusunda çözüm iradesinin yanında, çözümsüzlüğün, belirsizliğin ve haksızlığın karşısındayız. Türk tarafı her zaman Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümden yana olmuştur.' vurgusunda bulundu.'KKTC'yi yalnız bırakmamızı kimse beklemesin'Oktay, artık gerçeklerle yüzleşme vaktinin geldiğini belirterek, 'KKTC'yi yalnız bırakmamızı kimse beklemesin. Ada'da rüştünü kanıtlamış iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet vardır.' diye konuştu. Artık zamanın ve toplumun ruhundan uzak bir şekilde, federasyon temelinde müzakere etmenin Kıbrıs halkına zaman kaybettirmekten başka bir şeye yaramayacağının altını çizen Oktay, 'İki devletli çözümden başka Kıbrıs'ta çıkış yolu yoktur, bu konuda netiz. Çözüm için egemen eşitliğe dayanan, iki devletli çözüm müzakere edilmelidir.' dedi. (Sürecek)
Kktc Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu: (1)
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs meselesi konusunda Türkiye ile tamamıyla uyum ve yüzde yüz fikir birliği içinde olduklarını söyledi.Tatar, KKTC'ye çalışma ziyaretinde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Kıbrıs konusu bağlamında cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yoğun bir dönemin başladığına işaret eden Tatar, çeşitli yabancı misyon şefleri ve diğer makamlarla sürekli görüşme içerisinde olduklarını belirtti. Tatar, martın sonuna doğru 5+1 toplantısının düzenleneceği yönünde haberler aldıklarını aktararak, toplantının gayriresmi olacağını söyledi.Toplantıda, Kıbrıs konusu bağlamında düşüncelerini ifade etme fırsatını bulacaklarını vurgulayan Tatar, 'Memnuniyetle ifade etmek istiyorum ki; biz, Türkiye Cumhuriyeti'yle bu gelinen aşamada (Kıbrıs meselesi) tamamıyla uyum içerisinde, yüzde yüz fikir birliğiyle aynı noktadayız.' ifadesini kullandı. (Sürecek)
Reklam
Fırtına Geliyor! Meteoroloji’den Kritik İstanbul Uyarısı
Meteorolojiden İstanbul'a fırtına uyarısı... Bu akşam saatlerinde başlayacak fırtınanın kuvveti yer yer 75-88 kilometreye ulaşacağından çatı uçması, soba gazı zehirlenmesi, ağaç ve direk devrilmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunmalı.
Nevşehir'de Deaş Şüphelisi Yakalandı
NEVŞEHİR (AA) - Nevşehir'de terör örgütü DEAŞ şüphelisi yabancı uyruklu zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğünün yazılı açıklamasına göre, DEAŞ terör örgütü soruşturmaları kapsamında Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda çalışma yapıldı.Çalışmada, DEAŞ terör örgütü adına, 2014 yılında Irak'ta binaya yerleştirilen bombayı patlatma ve adam kaçırma olaylarına katıldığı tespit edilen Irak uyruklu Z.T.H. düzenlenen operasyonla yakalandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, terör örgütleri ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğüne teslim edildi.
Myanmar Askeri Yönetimi, Demokrasiye Dönmek İçin Tayland'dan Yardım İstedi
KUALA LUMPUR (AA) - Myanmar'da askeri darbenin ardından yönetimi devralan ordu, demokrasiye geri dönüş sürecinin hızlanması için Tayland Başbakanı Prayut Çan-oça'dan yardım talep etti.Tayland Başbakanı Prayut, basına yaptığı açıklamada, cunta lideri Genelkurmay Başkanı General Min Aung Hlaing'dan kendisine mektup geldiğini söyledi.Mektupta General Hlaing'in, Myanmar'da demokrasinin desteklenmesi için Tayland hükümetinden yardım istediğini kaydeden Prayut, 'Myanmar'daki demokrasi sürecini destekliyoruz, fakat şu an bizim için en önemli şey ikili ilişkilerimizi korumaktır.' dedi.Tayland Başbakanı Prayut, 2014'te dönemin başbakanı Yingluck Şinavatra'nın hükümetini devirerek ülkenin başına geçmiş, 2019'da yapılan genel seçimlerde de iktidarını korumuştu.Öte yandan Tayland'ın başkenti Bangkok'ta Myanmar'daki askeri darbeye karşı protestolar bugün de sürdü.Bangkok'taki MBK alışveriş merkezinin önünde toplanan on binlerce kişi, Myanmar'da darbeyle devrilen Ulusal Demokrasi Birliği (NLD) partisinin bayrakları ve devrik lider Aung San Suu Çii'nin fotoğraflarını taşıyarak darbe karşıtı slogan attı.Protestocular ayrıca, Tayland'da monarşiyi eleştirenlere 15 yıla kadar hapis öngören ceza kanununun 112. maddesinin kaldırılmasını talep etti.Sosyal medyada açıklama yapan protestocu gruplardan Özgür Gençlik Hareketi, hala gözaltında tutulan muhalif liderler serbest bırakılana kadar gösterileri sürdürmeye ve Myanmar'daki demokrasiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.Myanmar'da askeri darbeMyanmar ordusu, kendisine yakın siyasi grupların 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarını ortaya atması ve ülkede yükselen gerilimin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koydu. Ordu, 1 yıllığına olağanüstü hal ilan ederken Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına aldı. Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere uluslararası toplum darbeyi kınadı. Türkiye en sert tepki veren ülkelerin başında geldi. ABD Myanmar'a yaptırımları geri getirmeyi gündemine aldı. Halk, 6 Şubat'ta demokrasiye dönüş talebiyle gösterilere başlarken polis yer yer göstericilere müdahalelerde bulundu. Ordu, bazı kentlerde sıkıyönetim kararı aldı.
Reklam
Ürdünlü Milletvekilleri, Ülkelerinin "Türkiye İle Bae Ve Mısır Arasında Ara Buluculuğa Hazır" Olduğunu Söyledi
AMMAN (AA) - LEYS EL- CUNEYDİ - Ürdün Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Milletvekili Mirza Bolad, ülkesinin bölgenin istikrarı için çaba sarf ettiğini ve Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır arasında ara buluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtti.Son dönemde Türkiye ile BAE ve Mısır ilişkilerinin normalleşmesiyle ilgili birçok farklı taraftan açıklamalar yapıldı. Bunlardan sonuncusu ise eski BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş'ın açıklamasıydı.Gargaş 10 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek istediklerini, beklentisinin Mısır-Türkiye ilişkilerinin de iyileşmesi yönünde olduğunu ifade etmişti.Gargaş ayrıca, Türkiye'den Mısır'a yönelik herhangi bir olumlu sinyali memnuniyetle karşılayacaklarını söylemişti.Türkiye ile BAE ve Mısır arasında görüş farklılıkları bulunmasına rağmen bu farklılıklar kesin bir diplomatik kırılma noktasına ulaşmadı. Bu da ilişkilerin düzelmesinde açık kapı bırakıldığı anlamına geliyor.Söz konusu ülkeler arasındaki anlaşmazlığın üstesinden gelinmesi, çatlağın giderilmesi ve uzlaşının sağlanması için bu üç ülke ile de iyi ilişkileri olan ve ara buluculuk rolü üstlenecek bir ülkeye ihtiyaç var. Ürdünlü siyasetçilere göre, bölgede anlaşmazlık yaşayan ülkelerle geliştirdiği ilişkiler sayesinde bu ara buluculuk rolünü Ürdün oynayabilir.Ürdün Kralı 2. Abdullah ocak ayı sonunda Ürdün resmi ajansı Petra'ya yaptığı açıklamada, ülkesinin bölgenin istikrarına etki eden her türlü anlaşmazlığın çözülmesi arzusunda olduğunu dile getirmişti.'Ürdün; Türkiye, BAE ve Mısır ile seçkin ilişkilere sahip'Ürdün Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Milletvekili Mirza Bolad konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Ürdün diplomasisinin dost ve kardeşler arasındaki anlaşmazlığın çözümü için ara buluculuk rolü oynamaya hazır olduğunu' dile getirdi.Bolad, Kral 2. Abdullah'ın 'başkalarının işine karışmıyoruz' dediğini ancak bölgenin istikrarını korumak için kesinlikle uzlaşmanın sağlanmasını istediğini ifade etti.Ürdün'ün ara buluculuk konusunda yetkin olduğunu savunan Bolad, 'Ürdün'ü dost Türkiye ve kardeş BAE ve Mısır arasında ara buluculuk rolünde yetkin kılan şey bu üç ülkeyle de olan seçkin ilişkileridir.' değerlendirmesinde bulundu.'Ürdün bölgenin güvenlik ve istikrarına inanıyor'Ürdünlü Milletvekili ve eski Bakan Muhammed el-Mumini de Ürdün'ün bölgenin güvenlik ve istikrarına inandığını ve Kral 2. Abdullah liderliğinde Ürdün diplomasisinin bölgedeki farklı sorunların uzlaşıyla sonuçlanması için çaba sarf ettiğini söyledi.Ürdün'ün BAE, Mısır ve Türkiye ile iyi ilişkilere sahip olduğuna vurgu yapan Mumini, şöyle devam etti:'Kral 2. Abdullah açıklamasında, Ürdün'ün bölgesel ve uluslararası krizlerin çözümüne yönelik çaba sarf ederek rolünü yerine getirdiğini söyledi. Bu, Ürdün'ün taraflar arasında uzlaşmaya varılmasına katkıda bulunma arzusunu gösterir.'Körfez krizinin çözüm modeli Türkiye ile BAE ve Mısır arasında da uygulanabilirEski Ürdün Siyasi Bilimler Derneğinin Başkanı Halid Şıneykat ise dış çevre değişkenlerinin iç değişkenlere büyük ölçüde katkı sağlayabileceğini ve Ürdün diplomasisinin Türkiye ile BAE ve Mısır ilişkilerinin yeniden tesis edilmesinde itici unsur olabileceğini vurguladı.Değişkenlerin en belirgininin ABD Başkanı Joe Biden'ın iktidara gelmesi olduğunu kaydeden Şıneykat, Türkiye ile ABD stratejik ortak olmasına rağmen iki ülke arasında çok sayıda askıda bekleyen dosya olduğunu kaydetti.Şıneykat, Körfez krizinin bir başka değişken olduğunu ve 5 Ocak'ta düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi Zirvesi'nde Katar, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır arasındaki sorunun çözümle sonuçlandığını hatırlattı. Körfez krizinin çözüme kavuşmuş olmasının Türkiye ile BAE ve Mısır arasındaki krizin de çözülebileceği anlamına geldiğini aktaran Şıneykat, 'Türkiye ile BAE ve Mısır arasındaki kriz de Körfez krizinin çözüldüğü tarzda üçüncü bir tarafın müdahil olmasıyla çözülebilir. Yani Ürdün diplomasisiyle.' ifadelerini kullandı. Şıneykat, Ürdün'ün Türkiye, BAE, Mısır ve ABD ile sıkı ilişkileri olduğunu bu durumun da Ürdün'ü ilişkilerin yeniden tesis edilmesinde başarılı bir diplomatik idare için yetkin kıldığını söyledi.Türkiye'nin dış politikasının tüm dış sorunların sonlandırılması yönünde olduğunu aktaran Şıneykat sözlerini şöyle tamamladı:'Türkiye Avrupa Birliği ile özellikle Fransa ve Yunanistan ile diyalog kanallarını açık tutuyor. Rusya, İran ve Katar ile ilişkilerini sürdürüyor. Hatta öldürülen Cemal Kaşıkçı meselesine rağmen Suudi Arabistan ile ilişkilerini devam ettiriyor.'Türkiye ile Mısır ve BAE ilişkileriMısır'da seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye 2013'te darbe yapılmasının ve İhvan'ın 'terörist' olarak vasıflandırılmasının ardından birçok İhvan yöneticisi ve mensubu ülkeyi terk ederek başka ülkelere gitmek zorunda kaldı.Türkiye de mazlumlara verdiği destek ve insani yardım çerçevesinde bu kişilerin ikametine müsaade etti.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 6 Haziran 2020'de yaptığı açıklamada Türkiye-Mısır ilişkileri ile ilgili 'Bugün geldiğimiz noktada, Mısır için de geçerli en akılcı yol, Türkiye'yi görmezden gelmek yerine Türkiye ile diyalog ve iş birliği yapmaktır.' ifadelerini kullanmıştı.BAE açısından bakıldığında ise Abu Dabi, Orta Doğu'daki ilk ticari ortağının Ankara olduğunu ifade ederken, Türkiye'nin Arap ülkeleri üzerindeki rolünü genişletmeye çalıştığı iddiasında bulunuyor.
Antalya'da Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla 2 Zanlı Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli cezaevine gönderildi.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, hava yoluyla kente gelen 2 kişinin Antalya Havalimanında şüpheli hareket ve konuşmaları üzerine harekete geçti. Takip edilen şüphelilerden R.T'nin, Altındağ Mahallesi'ndeki bir kargo şubesinden teslim aldığı kolide arama yapıldı.Aramada karıştırıcı makinesinin alt kapak kısmı sökülerek içine gizlenmiş 1 kilo 5 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi. R.T, kargo şubesinde, diğer şüpheli E.A. ise Kışla Mahallesi'nde gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak veya sağlamak' suçundan tutuklandı.
Eskişehir, Bursa, Bilecik Ve Kütahya İçin Kar Yağışı Uyarısı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir, Bursa, Kütahya ve Bilecik'in hafta sonunda kar yağışının etkisi altında kalması bekleniyor. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 4 ilin cuma gününden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı sistemin etkisine gireceği tahmin ediliyor.Hafta sonu Karadeniz üzerinden yurda girecek yeni sistemle, kuvvetli poyrazın da etkisi ile Eskişehir, Bursa, Kütahya ve Bilecik çevrelerinde kar yağışı görülecek.Kar yağışlarının, 15 Şubat Pazartesi gününden itibaren soğuk havanın etkisini artırmasıyla gelecek hafta boyunca süreceği öngörülüyor.Mevsim normallerinin 6 ila 12 derece üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ise hafta sonundan itibaren hissedilir derecede azalarak mevsim normallerinin altına inecek.
Reklam
Fanatik Yahudilerin Mescid-İ Aksa Baskınları Devam Ediyor
KUDÜS (AA) - İsrail polisinin eşlik ettiği onlarca fanatik Yahudi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 72 fanatik Yahudi'nin Mescid-i Aksa'nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e baskın düzenlediği belirtildi.Açıklamada, 39 fanatik Yahudi'nin öğleden önce, 33 fanatik Yahudi'nin de öğleden sonra baskın yaptığı kaydedildi.İsrail polisi korumasındaki fanatik Yahudilerin sabah ve öğleden sonra Harem-i Şerif'e düzenlediği bu tür baskınlar bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyorYahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor, Aksa'da kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki vakıflar, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak nitelendiriyor.İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor.
İbb Meclisi Sosyal Konutların Kiralama Ve Satışı İçin Belediye Başkanına Yetki Vermedi
İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun meclise iade ettiği bazı sosyal konutların tahsis, kiralama ve satışı için başkana yetki verilmesi teklifini bir kez daha reddetti.İBB Meclisi Şubat ayı ikinci birleşimi yeni tip koronavirüs (Kovid -19) tedbirleri kapsamında Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezinde gerçekleştirildi.İBB Meclisi 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında gerçekleşen oturumda 80 gündem maddesi görüşüldü.İBB Başkanı İmamoğlu tarafından Meclise iade edilen ve dördüncü kez meclis gündemine gelen çeşitli ilçelerdeki belediyeye ait sosyal konutların, tahsis, kiralama, tahsisen satışı için belediye başkanına yetki verilmesi ile ilgili madde mecliste tartışıldı.Gündem maddesi üzerine söz alan Meclis Hukuk Komisyonu Başkanı AK Partili Muhammet Kaynar, konutların AK Parti döneminde yapıldığını bildirdi.Konutların kimlere, hangi şartlarda tahsis edileceğine ait belgelerin hazırlanarak komisyona gönderilmesi gerektiğini belirten Kaynar, şöyle konuştu:'Israrla 'Siz yetkiyi bize devredin, biz gerekeni yaparız' diyorlar. Yani belediye meclisi kendisine ait olan bir yetkiyi hiçbir şart öne sürmeden ve hiçbir içerik bilgisi olmadan nasıl devretsin ve niye devretsin? Bir kere hukukta temel bir kural vardır, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda onlarca kararı var. Bir kurul kendisine ait olmayan bir yetkiyi devretmesi için mutlaka sınır, süre şart koyması gerekir. Yoksa istenen şey şu, 'belediye meclisini kapatalım, yetkilerini de alalım, biz işimize bakalım.' Böyle bir şey olmaz. Bu konutlar gecekondu tasfiyesi için yapılmış olan konutlar. Bu konutların hangi kişilere devredileceği aslında kanunda şartları belli. Ancak bu şartları taşıyan kişiler olup olmadığını belediye meclisinin denetlemesi gerekir.”Belediye yönetiminin teklifi ısrarla meclise göndermeye devam ettiğini ifade eden Kaynar, tahsislerin ısrarla verilmediğini ve bunun da hassasiyeti artırdığını kaydetti.Teklifin, demokrasi ve hukukla da bağdaşmadığını öne süren Kaynar, şunları aktardı:'Diyoruz ki, 'Kime vereceksin, listesini ver', 'listesini vermem'. 'Hangi şartlarda vereceksiniz, şartlarını bildirin', 'Şartlarını bildirmem' deniliyor. O zaman bizim aklımıza pazartesi günü Tevfik başkanın (Göksu) ifade ettiği ve kamuoyuna da yansıyan yüzde 35'lik, yüzde 15'lik, yüzde 25'lik paylaşım oranları geliyor. Siz bir tane konut yapın da onu siz kime vereceksiniz getirin ona verelim. Bunların hepsini oradaki gecekondu tasfiyeleri için biz yaptık. Hak sahiplerinin kim olduğunun listesini getirin yine verelim. Tıpkı 56 numaralı raporda yetki verdiğimiz gibi. Bu konutların kime tahsis edeceksiniz ki meclisten bunun bilgilerini saklıyorsunuz. Dosyayı usulüne uygun şekilde teklif edin onay verelim.''Kanun ve yönetmelik sosyal konutların kime verileceğini net bir biçimde tarif etmiştir'CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı ise belediye meclisinin denetim yetkisi olduğunu ve bunun kanunda yer aldığını belirterek, “Soru önergesi verirsiniz, kanunda belirlenen kriterlere uygun olarak verilip verilmediği konusunda cevabını alırsınız. Zaten kanun ve yönetmelik sosyal konutların kime verileceğini net bir biçimde tarif etmiştir.' dedi.Balyalı, Kaynar'ın sözlerine de cevap vererek AK Parti döneminde birçok sosyal konutla ilgili usulsüz tahsis yapıldığını öne sürdü.50 numaralı rapor, ısrar kararı olarak oy çokluğu ile meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu sağlandığından komisyondan geldiği gibi ısrar kararı olarak kabul edildi.
Reklam
Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu: "Amacımız Kulp İlçesinde İpekçiliği Geliştirmek"
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, Kulp ilçesinde incelemelerde bulundu.İlçeye bağlı Zeyrek Jandarma Karakolu'nu ziyaret eden Vali Karaloğlu, Ağaçlı mahallesindeki ipek iplik üretim tesisini gezdi.Üretimle ilgili bilgi alan ve çalışanlarla sohbet eden Karaloğlu, ilçe merkezinde Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezini inceledi.Karaloğlu, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de ipek kozacılığının en kapasiteli tesisinin Kulp'ta olduğunu söyledi.Türkiye'de ipek kozasının yüzde 60'ının kentte üretildiğini vurgulayan Karaloğlu, ilçede koza üretiminin iplik ve kumaşa dönüştürülmesine kadar bütün aşamaların yapılabildiğini belirtti.Karaloğlu, şöyle konuştu:'Amacımız, Kulp ilçesinde ipekçiliği geliştirmek. Bu sene vatandaşımız Kulp'ta 5 milyon lira civarında ipek kozacılığından para kazandı. Amacımız hem koza üretimini artırmak hem de koza tarımıyla uğraşan çiftçi sayısını artırmak. Ürünleri modaya daha uygun hale getirerek, ipek kozasını, böcekten podyuma kadar bütün safhasını Diyarbakır'da, Kulp'ta üretmek istiyoruz.'Vali Karaloğlu, ziyaretlerin ardından ilçe değerlendirme toplantısına başkanlık etti.Karaloğlu'na, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Kulp Kaymakamı Mustafa Gözlet ile kamu kurumlarının müdürleri eşlik etti.
Çorum'da İki Köy Kovid-19 Nedeniyle Karantinaya Alındı
ÇORUM (AA) - Çorum'un Osmancık ve Laçin ilçelerine bağlı iki köyde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı.Çorum Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ilçe umumi hıfzıssıhha kurulları, Osmancık ilçesine bağlı Çampınar köyü ile köye bağlı Pelitpınarı Mahallesi ve Laçin ilçesine bağlı Gökgözler köyüne 10 gün boyunca giriş-çıkışların yasaklanmasına karar verdi. Ayrıca, bu yerleşim birimlerinde ev ziyaretleri de yapılmayacak.Karara göre, karantina bugün saat 18.00'den itibaren yürürlüğe girecek.
Ilgaz Dağı Kayak Merkezi'nde Yarıyıl Tatilinde Yoğunluk Yaşanıyor
KASTAMONU (AA) - Ilgaz Dağı Kayak Merkezi, yarıyıl tatilinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor.Kastamonu ile Çankırı sınırlarındaki Ilgaz Dağı Kayak Merkezi'ne gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, 1850 rakımdaki dağın doğal güzellikleri arasında kayak ve snowboard yapıp kızakla kayarak keyifli vakit geçiriyor.İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülkenin pek çok kentinden kayakseveri ağırlayan merkezde, yarıyıl tatilinde yaşanan yoğunluk dikkati çekiyor. Ilgaz Snowboard ve Kayak Öğretmenleri Derneği Başkan Yardımcısı Özden Karagülleoğlu, AA muhabirine, 27 yıldır Ilgaz Dağı'nda kayak öğretimine yardımcı olduklarını söyledi.Kayak sporunu herkese sevdirmek için çaba sarf ettiklerini anlatan Karagülleoğlu, 'Ilgaz Dağı yıllardır aynı bakirliğini koruyor. Türkiye'de en güzel doğal ortama sahip yerlerden biri. Kar kalitesi muhteşem. Kayak öğrenebilmek için veya bu sporu yapmaya başlamak için en güzel ortamlardan birisi.' dedi.Emre Acıkara ise Ankara'dan yarıyıl tatilini geçirmek için Ilgaz Dağı'na geldiklerini söyledi. Her yıl Ilgaz Dağı'nı tercih ettiklerini anlatan Acıkara, bölgeyi çok beğendiklerini belirtti. 7 yaşındaki Ahmet Fazlı Çulha ise Ilgaz Dağı'nı ve kayak yapmayı çok sevdiğini kaydetti.
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ İfade Verdi
İSTANBUL (AA) - Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, hakkında yapılan suç duyurularına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verdi.Başbuğ, 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan başlatılan soruşturma kapsamında savcılığın daveti üzerine avukatıyla Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına geldi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosunda savcılığa yazılı ifade sunduğu öğrenilen Başbuğ, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, müvekkilinin, kendisi hakkında yapılan suç duyurularına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının daveti üzerine bugün ifade verdiğini söyledi.'Suç duyurularına karşı hiçbir şekilde savunma yapmayacağım'Avukat İlkay Sezer ayrıca Başbuğ'un konuya ilişkin yazılı açıklamasını da sosyal medya hesabından paylaştı.Söz konusu yazılı açıklamada, son kitabının tanıtımı dolayısıyla 4 Ocak 2021'de bir gazetede söyleşisinin yer aldığını anlatan Başbuğ, şunları ifade etti: 'Bu söyleşiden hareket edilerek hakkımda suç duyurularında bulunuldu. Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu, var olduğu bir ortamda bu söyleşiden bir suç unsuru çıkartılabilmesi söz konusu bile olamaz. Bu nedenle bu suç duyurularına itibar etmiyorum. Bu inançla da bu suç duyurularına karşı hiçbir şekilde savunma yapmayacağım. Bu davranış anayasaya, hukukun üstünlüğüne ve kendime olan saygımın doğal sonucudur.'
Reklam