onedio
Alman Hükümeti: Almanya'daki Aşırı Sağcılar, Diğer Ülkelerde Aynı Düşüncede Olanlarla Yakın Temasta
BERLİN (AA) - Alman hükümeti, Almanya’daki ve yabancı ülkelerdeki aşırı sağcıların iş birliği içinde olduklarını bildirdi.Alman hükümetinin, Sol Partinin verdiği soru önergesine cevabında, sayısal anlamda yüksek potansiyele sahip olmaları ve yoğun faaliyetleri sebebiyle Almanya’daki aşırı sağcı çevrenin yabancı ülkelerdeki aşırı sağcılar üzerinde belirli etkiye sahip olduğu vurgulandı.'Almanya’daki aşırı sağcılar diğer ülkelerde aynı düşüncede olanlarla yakın temas içinde' ifadesi kullanılan cevapta, bu bağlamda karşılıklı ziyaretlerin yapılığı aktarıldı.Cevapta, Alman aşırı sağcıların ülke dışında silah eğitimlerine katıldıkları bilgisi paylaşılarak, buna örnek olarak Çekya’da yasal bir şekilde işletilen poligonlarda yapılan atış talimleri gösterildi.Müzik alanında özelikle uluslararası aşırı sağcı 'Blood and Honour', 'White Youth' ve 'Hammerskins' örgütlerinin düzenledikleri etkinliklerin aşırı sağcılar tarafından uluslararası bir ağ kurmak ve temasta bulunmak için kullandığına dikkat çekilen cevapta, ayrıca burada satılan biletlerin ve ürünlerin aşırı sağcı yapıların finansmanına gittiği kaydedildi.Hükümetin cevabında, Alman aşırı sağcıların Ukrayna’da düzenlenen etkinliklere katılmak için bu ülkeye seyahat ettikleri de belirtildi.Aşırı sağcıların yıllık 'anma etkinliklerinde' de bir araya geldiklerine işaret edilen cevapta, buna Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen 'Onur günü', Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki 'Lukov anma etkinliği' ve Almanya’nın Dresden kentinde, İkinci Dünya Savaşı'nda müttefik güçlerin kenti bombalanması sebebiyle düzenlenen yürüyüş örnek gösterildi.Cevapta ayrıca, aşırı sağcı genç erkeklerin özellikle dövüş sporlarına çok rağbet gösterdiği vurgulanarak, aşırı sağcıların bu etkinlikleri de ağ kurmak, temasta bulunmak ve yeni eleman kazandırmak için kullandığı kaydedildi.
Kayseri Etnospor Ve Okçuluk Merkezi Açılış İçin Gün Sayıyor
KAYSERİ (AA) - Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Türkiye'nin 'en modern tesisi' olarak projelendirdikleri Etnospor ve Okçuluk Merkezi'nin açılışı için gün saydıklarını bildirdi.Büyükkılıç, yaptığı yazılı açıklamada, sporun ve sporcunun her zaman yanında yer aldıklarını, tesisleşme başta olmak üzere bu alana önemli yatırımlar yaptıklarını belirtti.Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, ilçelere yapılan spor sahaları ve sporculara sağlanan malzeme desteğinin bunun en güzel örnekleri olduğunu aktaran Büyükkılıç, güçlü bir geleceği inşa etme adına spor branşlarının taşıdığı önemin farkında olarak, Kayseri'nin sportif anlamda da söz sahibi olmasını istediklerini vurguladı. Türkiye'nin 'en modern' Etnospor ve Okçuluk Merkezi inşaatına geçen yıl başladıklarını, çalışmalarda sona gelindiğini ve merkezin açılış için gün saymaya başladıklarını kaydeden Büyükkılıç, şu bilgileri verdi:'Merkezimiz, geleneksel spor branşları atlı cirit, atlı okçuluk, kökbörü, aba güreşi, aşık oyunları, kuşak güreşi, mangala, mas güreşi, şalvar güreşi, yabusame, yağlı güreş, yaya okçuluğunun yanı sıra olimpik okçuluk, güreş, fitness sporlarının da yapılabileceği açık, yarı açık ve kapalı alanları bünyesinde barındırıyor. 44 bin 500 metrekare arsa alanı, 5 bin metrekare toplam kapalı inşaat alanı ve 17 bin metrekare açık inşaat alanı içerisinde sosyal tesis, çok amaçlı spor salonu, atlı okçuluk açık manej, olimpik okçuluk açık ve kapalı saha, açık ve kapalı kültürel-sosyal alanlar, kapalı ve açık güreş alanları, açık festival çayırı, yem ve malzeme depoları ve tavlalar yer alıyor. Türkiye'nin en modern tesisinin, olimpik, atlı cirit ve okçuluğun merkezi haline gelmesini ve tesisimizde önemli sporcuların yetiştirilmesini amaçlıyoruz.'
Mersin Merkezli 3 İlde Fuhuş Operasyonu: 27 Gözaltı
MERSİN (AA) - Mersin merkezli 3 ilde düzenlenen fuhuş operasyonunda 27 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Ahlak Büro Amirliği ekipleri, Mersin, Gaziantep ve Yozgat'ta fuhuş yaptırdığı ve fuhşa yer temin ettiği ileri sürülen şüphelilere yönelik çalışma başlattı.Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen şüphelileri yakalamak için 57 ekip ve 124 personelin katılımıyla 25 adrese operasyon düzenlendi.Operasyonda 27 kişi gözaltına alındı, adreslerde ele geçirilen pompalı tüfek ile dijital materyallere el konuldu.Ekipler, soruşturma kapsamında aralarında yabancı uyruklu kişilerin de olduğu 31 mağdur kadının da ifadelerine başvurdu.Yabancı uyruklu kadınlar, sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.
Keşmir'de Muhammed Afzal Guru'nun İdamının 8'İnci Yılı Dolayısıyla İşletme Ve Dükkanlar Açılmadı
SRINAGAR (AA) - Hindistan'da 2001 yılında parlamentoya düzenlenen saldırıdan sorumlu tutulan Keşmirli Muhammed Afzal Guru'nun idamının 8. yılı dolayısıyla Cammu Keşmir'in birçok yerinde işletme ve dükkanlar hizmet vermedi.Srinagar'da, Guru'yu anmak için halkın çoğu dışarıya çıkmazken, yüzlerce polis ve asker devriye gezdi.Bazı kontrol noktalarında hükümet güçleri, araçlarda arama yaptı.İşletme ve dükkanların hizmet vermediği kentte Guru'nun eski ölüm yıl dönümlerine kıyasla, Hindistan karşıtı herhangi bir grubun, grev ya da protesto çağrısı yapmaması dikkati çekti.Keşmirlilerin büyük bölümü, Guru’nun haksız yere idam edildiğini düşünüyor. Hindistan'da 2001'de parlamentoya düzenlenen saldırının ardından tutuklanan Guru, 9 Şubat 2013'te idam edilmişti.Keşmir sorunuİngiltere, 1947'de sömürge olarak yönettiği Hindistan'dan çekilirken o dönemde bir prenslik olan Keşmir, bağımsızlıklarını yeni kazanan Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda tercihle karşı karşıya kaldı.Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi.Karara, Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.Savaşların ardından sağlanan geçici ateşkes sonucunda Cammu Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde kaldı. Bölgenin doğusundaki yüzde 20'lik bir kısım ise sınırdaş Çin'in hakimiyetine verildi.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halk oylamasıyla belirlenmesini öngörüyor.Hindistan, halk oylamasına karşı tutum benimserken Pakistan, BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.
Nijerya 42 Milyon Doz Kovid-19 Aşısı Daha Alacak
ABUJA (AA) - Batı Afrika ülkesi Nijerya, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede 42 milyon doz aşı daha alacağını bildirdi.Sağlık Bakanı Osagie Ehanire, başkent Abuja'da düzenlenen Kovid-19 toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Afrika Birliği ve Afrika Aşı Toplama Görev Ekibi (AVATT) aracılığıyla 42 milyon doz daha Kovid-19 aşısının ülkeye ulaştırılacağını duyurdu.Ülkenin iki çok taraflı Kovid-19 aşı erişim platformuna abone olduğunun altını çizen Ehanire, 'Nijerya, 92 düşük ve orta gelirli ülkeye 1 milyardan fazla aşı dozunu bölmek üzere kurulmuş olan Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) tesisi ve Afrika ülkelerinin nüfuslarına göre dağıtmak üzere 3 çeşit aşıdan 300 milyon doz alan AVATT platformlarına abone oldu.' diye konuştu.Ehanire, iki platformdan aşıların tamamı temin edildiğinde, bunun ülke nüfusunun yüzde 45'inden fazlasını kapsayacağı anlamına geldiğini söyledi.Nijerya daha önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) eş güdümünde yürütülen COVAX aracılığıyla 16 milyon doz AstraZeneca aşısı almıştı ancak aşıların hala ülkeye girişi yapılmadı.Ülkede şimdiye kadar 140 binden fazla Kovid-19 vakası görülürken, 1637 kişi ise hayatını kaybetti.
Ordu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 157 Kişiye Ceza
ORDU (AA) - Ordu'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymadıkları belirlenen 157 kişiye para cezası uygulandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 1-7 Şubat arasında gerçekleştirdikleri denetimlerde, Kovid-19 tedbirleri kapsamındaki maske ve sosyal mesafe kuralına uymayan 157 kişiyi tespit etti.Söz konusu kişilere Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi gereğince işlem yapılarak para cezası kesildi.Öte yandan, farklı suçlardan aranan ve denetim sırasında yakalanan 39 şüpheliden 34'ü sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı.
Reklam
Antalya'da Kayalıklarla Mahsur Kalan Keçi Kurtarıldı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Serik ilçesinde, kayalıklarda mahsur kalan keçi kurtarılarak sahibine teslim edildi. Karataş Mahallesi Karataşbeli mevkisindeki dağlık alanda keçilerini otlatan Şaban Çıkla, keçilerden birinin kayalıklara tırmandığını gördü.Uzun zaman geçmesine rağmen keçinin kayalıklardan inemediğini fark eden Çıkla, jandarma ve İHH İnsani Yardım Vakfı (İHH) gönüllülerinden yardım istedi.Kısa sürede bölgeye gelen ekipler, keçinin bulunduğu kayalıklara tırmandı. Keçi, halat yardımıyla güvenli alana indirildi.
Terör Yapılanmaları Boğaziçi Eylemlerini Fırsata Çevirmek İçin Devreye Girdi
ANKARA (AA) - Boğaziçi Üniversitesine yapılan rektör atamasının ardından başlayan eylemlerde gözaltına alınanlardan bazılarının, daha önce çeşitli terör örgütlerinin eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı, bazıları hakkında mahkemelerce tutuklama kararı verildiği belirlendi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Boğaziçi Üniversitesine Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasını protesto etmek amacıyla çeşitli illerde şu ana kadar 192 eylem gerçekleştirildi.Bu eylemlerde bir kısmı mükerrer olmak üzere 725 kişi gözaltına alındı.Gözaltına alınanlardan 179'unun terör suçlarından adli sicil kaydının olduğu tespit edildi.Rektör Bulu'nun protesto edilmesiyle başlayan eylemlerin bazılarında eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasına ilişkin talepler, kimilerinde ise LGBTİ talepleri dile getirildi. Bu eylemlere destek amacıyla Yunanistan ve Almanya'da da protestolar düzenlendi.Birçok eylemde boy gösterip gözaltına alınmışlarBir kısmı öğrenci olmayan eylemcilerden T.K'nin, daha önce terör örgütü MLKP'nin gençlik yapılanması Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonunda (SGDF) faaliyet yürüttüğü ve bu nedenle birden fazla kez gözaltına alındığı tespit edildi.Bir başka eylemci D.B'nin ise SGDF'nin eş başkanı olarak faaliyet yürüttüğü anlaşıldı. Terör örgütü MLKP faaliyetleri kapsamında ocak ayında tutuklanan D.B'nin, daha önce de örgüt faaliyeti kapsamında pek çok kez gözaltına alındığı belirlendi.Eylemci M.Ö'nün, TKP-ML konferans örgütünün gençlik yapılanmasında aktif faaliyet yürüttüğü, Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinden önce bu örgüt faaliyeti kapsamında birçok kez gözaltına alındığı tespit edildi.Eylemcilerden 66 yaşındaki S.K'nin, Samsun'da bölücü terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik operasyonlarda çeşitli zamanlarda gözaltına alındığı tespit edildi. PKK/KCK'nın yanı sıra sol marjinal yapıların birçok eylemine de katıldığı belirlenen S.K'nin, Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde gözaltına alınanların serbest bırakılması için sosyal medyada propaganda yaptığı da ortaya çıktı.Gezi'de tutuklanan eylemciler de var Eyleme katılanlardan 35 yaşındaki C.A'nın, terör örgütü TKP-ML'nin açık alan yapılanmasında görevli olduğu belirlendi. Defalarca gözaltına alındığı belirtilen C.A'nın, 2013'te gerçekleştirilen Gezi eylemlerinde 'terör örgütü propagandası yapmak', 'yaralama', 'silahlı terör örgütüne üye olmak', 'mala zarar vermek', 'memura görevini yaptırmamak' suçlarını işlediği gerekçesiyle tutuklandığı anlaşıldı.Eylemcilerden 41 yaşındaki Ş.T'nin, terör örgütü MLKP'nin açık alan yapılanması Ezilenlerin Sosyalist Partisinin (ESP) eş genel başkanlığını yaptığı ve daha önce pek çok eylemde gözaltına alındığı belirlendi.Kadın eylemcilerden 32 yaşındaki P.T'nin, terör örgütü MLKP bünyesinde İstanbul'da sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü anlaşıldı. P.T'nin, 2013'te Gezi eylemleri kapsamında, 2018'de ise MLKP eylemleri kapsamında tutuklandığı belirlendi.Bir başka kadın eylemci 49 yaşındaki S.G'nin, terör örgütü MLKP yanlısı Sosyalist Kadın Meclisleri Grubu bünyesinde İstanbul'da sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü tespit edildi. S.G'nin de birçok eylemde gözaltına alındığı, 2007'de ise tutuklandığı ortaya çıktı. 'Hapiste olmadığı için masum görmek tutarlı değil'Güvenlik kaynakları, terör örgütlerinin 'memur', 'gençlik' gibi değişik yapılanmalarının olduğunu belirterek bu yapılanmalardan bazılarının lojistik, bazılarının eleman temini, bazılarının fikri altyapı oluşturma gibi faaliyetler yürüttüğüne dikkati çekti. Bu yapılanmaların hukuktaki karşılıklarının farklı olduğuna işaret eden güvenlik kaynakları, gözaltına alınıp tutuklanmayanlar için 'Madem terör örgütü üyesi niye hapiste değil?' yaklaşımının her durum için doğru olmadığını, hapiste olmadığı için masum görmenin güvenlik yaklaşımı açısından tutarlılık taşımadığını belirtti.
Reklam
Filistin'de 15 Yıl Aradan Sonra Yapılacak Seçimde Fetih'in Tercihleri Merak Ediliyor
RAMALLAH (AA) - AVAD ER-RUCUB - Filistin'de 15 yıl sonra ilk kez yapılacak genel seçimlerde Fetih Hareketinin izleyeceği yol ile Filistin direnişinin sembol ismi Mervan el-Bergusi ve hareketten ihraç edilen Muhammed Dahlan'ın seçimlerdeki rolü merak konusu oldu.İsrail işgali ve ablukası altındaki Filistin'de 2006'dan bu yana devam eden parçalanmışlık nedeniyle seçime gidilemedi.Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 15 yıl sonra ilk kez 22 Mayıs'ta milletvekili, 31 Temmuz'da devlet başkanlığı ve 31 Ağustos'ta Filistin Ulusal Konseyi seçimlerinin yapılmasını öngören kararnameyi geçen ay imzaladı.Daha sonra Fetih Hareketinin devlet başkanlığı seçimlerindeki adayının Mahmud Abbas olacağı bildirildi. Bunun ardından İsrail hapishanesinde 19 yıldır tutuklu bulunan Filistin direnişinin sembol isimlerinden Mervan el-Bergusi'nin de başkanlık seçimlerine aday olmaya hazırlandığı duyuruldu.Fetih Hareketinden ihraç edilen Dahlan'ın da başkanlık seçimleri ile genel seçimlerde doğrudan ya da dolaylı olarak yer alıp almayacağı merak edildi.Genel seçimlerde Fetih ne yapacak?Mahmud Abbas başkanlığındaki Fetih Hareketinin genel seçimlerde izleyeceği yollar merak ediliyor.Fetih'in milletvekilliği seçimi için oluşturacağı liste ya da listeler, bunlarda Bergusi'nin yer alıp almayacağı, Bergusi'nin bağımsız bir liste mi oluşturacağı ya da Dahlan'ın seçimlere katılma ihtimali gibi konular aydınlatılmayı bekliyor.Genel seçimleri değerlendiren Filistinli uzmanlar, oluşturulacak listelere ilişkin çeşitli senaryolar öngörüyor.Fetih'in izleyebileceği yollarFilistinli siyaset araştırmacısı ve akademisyen Mahmud Fatafite, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fetih'in seçimlere katılacağı listelerle ilgili olası ihtimalleri değerlendirdi.Fatafite, birinci senaryonun Fetih'in geçmişten bu yana yönetimin ve göreve gelen hükümetlerin siyasi ve ekonomik uygulamaları nedeniyle kaybedilen güveni kazanabilmek adına orta düzeyli yetkililer ile gençlik ve kadın kollarından bir liste oluşturmak olduğunu belirtti.İkinci senaryonun Fetih'in resmi listesinin yanı sıra bundan bağımsız olarak hareketin üst düzey yetkililerinden çeşitli listeler kurmak üzerinde durduğunu kaydeden Fatafite, bu durumda Dahlan'ın da dolaylı olarak yer alabileceğini ekledi.Fatafite, bunların yanı sıra kendini dışlanmış, ötekileştirilmiş hissedenlerin çeşitli listeler oluşturabileceğine dikkati çekti.Muhammed Dahlan'ın Gazze'de ve Batı Şeria'nın özellikle kuzey kesimlerinde destekçileri olduğuna işaret eden Fatafite, ayrıca çeşitli komşu rejimlerin de Dahlan'ın Filistin siyasetine dönmesi için çabaları olduğunu söyledi.Fatafite, Abbas'ın Dahlan'a karşı olması ve hareketten ihraç edildikten sonra dönmesini kesinlikle istememesi nedeniyle Dahlan'ın başka kişiler üzerinden yeni yüzlerle Filistin siyasetinde yer alabileceğini aktardı.Filistinli siyasi analist Nevvaf el-Amir de Fetih Hareketinin 1996 ve 2006'daki seçimlerde kendisiyle yarıştığını, gelecek seçimlere katılımı için önünde iki seçenek bulunduğunu belirtti.Bunların Hamas ya da Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) grupları dışında kalanlarla koalisyon oluşturmak ile tek ya da birkaç liste ile seçimlere katılmak olduğunu ekleyen Amir, hareketin Mahmud Abbas'ın belirlediği kişilerle resmi listesini kurabileceğini bunun yanı sıra Mervan el-Bergusi'nin de bir liste oluşturulabileceğini söyledi.Dahlan ihtimaline de değinen Amir, yasaların, Filistin mahkemesinde yargılanıp 2013'te yolsuzluktan suçlu bulunması ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılmasından ötürü Dahlan'ın adaylığına engel olduğunu aktardı.Ayrıca Mahmud Abbas'ın, Dahlan'ın ve ekibinin Gazze'de destekçileri olmasına rağmen Filistin seçimlerine katılımına müsaade etmeyeceğini öngören Amir, Bergusi'nin de Dahlan'la ortak liste oluşturmasının uzak ihtimal olduğuna, bu durumda Bergusi'nin Batı Şeria'daki oylarının düşeceğine dikkati çekti.Amir, bunlara rağmen Abbas ile Dahlan arasında uzlaşı sağlanması için Arap ülkelerinin çeşitli çabalar sarf ettiğine işaret etti.Fetih Hareketi'nde kutuplaşma yaşanıyorFilistinli uzmanlara göre 1 Ocak 1965'te kurulan Fetih Hareketinde son dönemlerde ciddi kutuplaşmalar yaşanıyor. Hareketin, ülke yönetiminde geniş yer alması, Hamas ile bölünmesi ve kendi içindeki anlaşmazlıkların kutuplaşmayı derinleştirdiği ifade ediliyor.Filistin Siyaset Araştırmaları ve İstatistik Merkezi'nin Aralık 2020'de yürüttüğü anketin sonuçlarına göre, Fetih Hareketi destekçileri arasında ciddi bir bölünme yaşanıyor.Yayımlanan sonuçlara göre, İsrail hapishanelerinde 20 yıldır tutuklu bulunan Filistin direnişinin sembol isimlerinden Fetih Hareketi Merkezi Komite Üyesi Mervan el-Bergusi'nin, seçimlerde hareketten bağımsız bir seçim listesi oluşturması halinde oyların yüzde 25'ini alması, bu durumda Fetih'in resmi listesinin ise yüzde 19'da kalması öngörülüyor.Öte yandan ankete göre Fetih Hareketinden ihraç edilen ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaşayan Muhammed Dahlan'ın, bağımsız bir seçim listesi oluşturması halinde yüzde 7 oy alacağı, bu durumda Fetih'in resmi listesinin ise yüzde 27'ye ulaştığı sonucu çıkıyor.Filistin'in sembol ismi BergusiFilistin'in sembol ismi Mervan el-Bergusi, 1987'de yaşanan ilk İntifada'nın önemli aktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.Aynı zamanda 2000 yılındaki İkinci İntifada'da da önemli rol oynayan Mervan el-Bergusi, 2002'den bu yana İsrail'de tutuklu bulunuyor.İsrail mahkemesi, Bergusi hakkında 5 kez müebbet ve 40 yıl hapis cezası vermişti.Muhammed DahlanGazze Şeridi'ndeki Han Yunus kentinde 1961'de dünyaya gelen Dahlan, Fetih Hareketi mensubuydu.İsrail'in 2005'te Gazze'den çekilmesi ve 2006'daki seçimlerin Hamas'ın zaferiyle sonuçlanmasının ardından Dahlan, Fetih Hareketi saflarında Hamas'a karşı 'kanlı ve kirli bir iç çatışma' başlattı. Hakkındaki 'Arafat'ı öldürdüğü ve görevi süresince zimmetine geçirdiği paralarla bir servet elde ettiği' iddiaları nedeniyle Dahlan, 2011'de Batı Şeria'yı terk ederek BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye yerleşti ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın danışmanı oldu.
Sinop'ta Ağa Takılan Dev Kalkan Balığı Kilogramı 200 Liradan Satıldı
SİNOP (AA) - Sinop'ta balıkçıların ağına 10 kilogram ağırlığında dev kalkan balığı takıldı. Balık, kilogramı 200 liradan alıcı buldu.Kentte 25 yıldır balıkçılık yapan Mert Kanal, AA muhabirine, kalkan balığının çok az miktarda avlandığını söyledi. Ağlara nadir takılan balığın fiyatının da yüksek olduğuna işaret eden Kanal, '10 kilogram ağırlığında olan kalkan balıklarına pek rastlanmıyor artık.' dedi. Tezgaha koydukları balığın bir müşterileri tarafından alındığını ifade eden Kanal, 'Kilogramı 200 liradan alıcı buldu. Görüp de fiyatını soran çok oldu. Ancak söz konusu fiyatı duyanlar genelde almaktan vazgeçiyor. Eskiye göre maalesef kalkan avında büyük düşüş var. İnşallah gelecek yıllarda avcılığı artar.' diye konuştu.Kanal, bu dönemde kalkan avcılığında da artış yaşanmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl'den Sigara Uyarısı:
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, yapılan bir anket çalışmasında uyuşturucu kullananların yüzde 99'unun sigara ile içiciliğe başladıklarının ortaya konduğunu belirterek, 'Tütün, tütün ürünlerinin insanoğlunun sağlığına hiçbir faydası olmadığı gibi son derece zararlı, ölüme götüren neticeleri olmaktadır.' uyarısında bulundu. Prof. Dr. Erdöl, 'Dünya Sigarayı Bırakma Günü' kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, tütün ve tütün ürünleri içerisinde en fazla kullanılanların sigara ve nargile olduğuna işaret etti.Tütün ve tütün ürünlerinin damar yapısını bozduğunu, damarın ulaştığı yerlerde tahribat yaptığını anlatan Erdöl, damar bozukluğu kalbi besleyen damarlarda olursa kalp krizi, bacağı besleyen damarlarda olursa bacak kangreni, beyni besleyen damarlarda olursa beyin damarlarının tıkanması sonucu felç meydana geldiğini ifade etti.Sigara dumanının özellikle akciğere yoğun olarak çekildiği için burada tahribata yol açtığını belirten Erdöl, ağız, dil ve diğer organlara, prostattan beyin ve kemiklere kadar pek çok organda kansere sebep olduğunu dile getirdi.Erdöl, sigaranın diğer 'bağımlılıklara kapı' olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:'Uyuşturucu kullananlar arasında yapılan bir anket çalışmasında, yüzde 99 oranında sigara ile içiciliğe başladıklarını söylüyorlar. Dolayısıyla tütün, tütün ürünlerinin insanoğlunun sağlığına hiçbir faydası olmadığı gibi son derece zararlı, ölüme götüren neticeleri olmaktadır. İnsanoğlu buna rağmen, her gün günlük olarak 1 paket sigara içen 20 kere, 2 paket sigara içen 40 kere alıyor eline onu 40 sefer kullanıyor. Bir insana deseniz ki, 'Günde 10 sefer ilaç kullanacaksın. Hiçbir hastalığın kalmaz.' Onu kullanmaz. Hele 40 kere ilaç alacaksın derseniz hiç kullanmaz. Tedavi olmak için günde 3 kere ilacını almayan bir insan günde 30 kere hastalanmak için 'kendine göre ilacını' alıyor. Nargile gibi diğer ürünleri kullanırken, bir oturuşta 30-60 dakika onu emerek nefes alıyor, ciğerlerini zehirliyor. '30-60 dakika temiz hava al, sağlıklı ol.' desen zor dayanır insanlar. İşte bu bir bağımlılık türü.'Sigaradan ölenlerin 6'da 1'i pasif içiciProf. Dr. Cevdet Erdöl, Türkiye'de yılda 120 bine yakın insanın sigara kullanımından dolayı öldüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:'Ama bunların yaklaşık 20 bini, 6'da 1'i pasif içici. Hiç sigara içmiyor hayatında. Ya kocası içiyor hanımı, ya babası içiyor çocuğu ya dedesi içiyor torunu, ya amcası içiyor yeğeni bir başkasının keyif aldığı gerekçesiyle içtiği sigaradan dolayı zehirleniyor, hastalanıyor, ölüyor. İnsan hakları bakımından baktığımızda başkasına hiçbir insanın bu yükü yüklemeye hakkı yok. İnsan haklarına aykırı.'Tütün ve tütün ürünleri kullanımının bitkilere, ormanlara, çevreye de çok büyük zararı bulunduğunun altını çizen Erdöl, orman ve ev yangınlarının yaklaşık yüzde 50-60'ının nedeninin sigara ve diğer tütün ürünlerine bağlı olduğunu aktardı.Bir insanın keyif aldığı için başka bir insanı hastalandırmaya, öldürmeye hakkı olmadığı gibi bitkiyi, canlıyı öldürmeye de hakkı olmadığını vurgulayan Erdöl, bunun tabiatın kurallarına, insan ve hayvan haklarına aykırı bir durum olduğunu ifade etti.'Sigara içenlerde Kovid-19 14 kat daha zararlı”Prof. Dr. Erdöl, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile sigara kullanımı arasındaki ilişkiyi şöyle değerlendirdi:'Dediğim gibi, tütünün en önemli iki olumsuz etki yolu var. Birisi damar iç yolunu bozması, diğeri de dumandan dolayı akciğeri bozması. Kovid-19'da aynı iki mekanizmayla zarar veriyor. Akciğerleri bozuyor, solunum sistemini perişan ediyor, bir de damarların içlerindeki değişikliklerle tıkanmalara, damarsal bozukluklara yol açıyor. Beyinde yaptığı tahribatın da kalpte yaptığı tahribatın da bacaklarda veya diğer organlarda yaptığı tahribatın da aslında temelinde bu var. Dolayısıyla iki zararlı el ele verip, akciğerleri ve damarları bozuyorlar. Bu nedenle ikisinin birlikteliği, sigara içenlerde bir de Kovid-19 olursa 14 kat daha zararlı hale geliyor. Dikkat etmemiz gereken en önemli husus Kovid-19'a yakalanmamak için maske, mesafe ve temizlik kurallarına riayet etmek, aşı olmak ve sigarayı, tütün ürünlerini bırakmak, tütün ürünlerinin kullanıldığı ortamlarda bulunmamak.''Tütün ürünü kullanımını toplum hayatımızdan silmemiz lazım'Prof. Dr. Cevdet Erdöl, tedbirlerin ve devletin alacağı kararların önemine değinerek, 2009'dan itibaren 'dumansız hava sahası' projesiyle önemli bir trend yakaladıklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde başlatılan tütünle mücadele kampanyalarının çok önemli sonuçlar verdiğini, yüzde 32 olan tütün kullanımının yüzde 27'ye kadar düştüğünü aktardı. 'Fakat, ne zaman ki uygulamalar gevşedi, devlet ağırlığını olaydan bir noktada çekti diyelim, yüzde 32'lere ve belki daha yukarılara çıktı.' diyen Erdöl, şöyle devam etti: 'Asıl tehlikelisi yüzde 32'den 27'ye inip, 32'ye çıkması değil, kadınlarda ve çocuklarda sigara içme oranının artmış olmasıdır. Biz çocuklarımızı ve hanımefendileri yeterince uyaramamışız, anlatamamışız, koruyamamışız demektir. Özellikle kadınlara, gençlere yönelik cazibe oluşturacak sigara türlerinin ortadan kaldırılması lazım. Nargile gibi toplumu gerçekten son derece kötü yönlendiren tütün ürünü kullanımını da toplum hayatımızdan silmemiz lazım. Bir yere 'nargilehane' yazarak orada nargile içilmesini, kullanılmasını meşru hale getirmek asla mümkün değildir. Kanunlarımıza göre kapalı alanlarda, sigara içilemeyen hiçbir alanda tütün de içilemez, nargile de kullanılamaz, diğer tütün ürünleri de tüketilemez. Dolayısıyla kapalı alanlarda nargile tüketilemez. Açık alanlarda 18 yaşını doldurmayanlara satılamaz. Kanunen suçtur, hapis cezası vardır. Sigaralar açılıp tek tek satılamaz. Suçtur. Çocuklara satışının hapis cezası vardır. Bunları tekrar toplum hayatımızda güçlü bir şekilde dile getirmeli, kapalı-açık mekan tanımını belirsiz olmaktan çıkarmalı, açık alan denilen açılır-kapanır alanların hepsi Avrupa Birliği normlarına göre de öyledir ki kapalı alan sayılmalıdır. Buna göre işlem yapılmalıdır. Koronavirüs dolayısıyla bu dönemde zaten her yer kapalı, bunu da bir fırsat bilerek, açıldığında açılır-kapanır alanların mutlaka kapalı alan olarak işlem görmesi, her ortamda da sigara veya diğer tütün ürünlerinin kullanılmaması lazım. Mesela, Afrika ülkelerinin bazılarına gidiyorsunuz sokaklarda sigara içmek yasak. Biz neden yapmayalım bunu? Belki büyük caddelerin sadece belli yerlerinde sigara içme veya büyük alanları olan müesseselerin belli yerlerinde sigara içilebilmeli. Diğer hiçbir yerinde sigara içilmemeli. Yoksa bunun sonunu getirmemiz mümkün olmayacak.'SBÜ Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, her günün 9 Şubat gibi sigarayı bırakma günü olmasını, öyle kabul edilmesini ve davranılmasını temenni ederek, 'Tütünü bırak hayata tutun.' mesajını verdi. Tütün bağımlılığından kurtulmanın en kolay yolunun hiç başlamamak olduğunu belirten Erdöl, en tehlikeli bağımlılık türünün ise en kolay ulaşılanlar olduğunu bu noktada öğretmenlere, anne ve babalara önemli görevler düştüğünü sözlerine ekledi.
Reklam
İsrail Askerleri Hamas'ın Batı Şeria'daki Önde Gelen İsimlerinden Hac'ı Gözaltına Aldı
KUDÜS (AA) – Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan liderlerinden Halid El-Hac, İsrail askerleri tarafından gözaltına alındı.Hac’ın eşi Umm Huzeyfe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin Batı Şeria’nın Cenin kentine bağlı El-Cabiriyat Mahallesi'nde bulunan evlerine baskın düzenlediğini söyledi.Umm Huzeyfe, İsrail askerlerinin, eşini gözaltına aldığını belirtti.Hamas kaynakları, 55 yaşındaki Hac'ın İsrail cezaevlerinde toplam 15 yıl hapis yattığını ve geçen yıl serbest bırakıldığını ifade ediyor.
Türkiye, Sudan'da İkinci Geçiş Dönemi Hükümeti Kurulmasını Memnuniyetle Karşıladı
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı, Sudan'da 2019'daki askeri darbenin ardından başlayan geçiş döneminin ikinci hükümetinin kurulmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi. Bakanlıktan, Sudan Cumhuriyeti’nde yeni hükümetin kurulmasına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.Açıklamada, 'Dost ve kardeş Sudan Cumhuriyeti’nde halihazırdaki geçiş sürecinin temelini teşkil eden Anayasal Bildiride kayıtlı taahhütlere uygun olarak, 8 Şubat 2021 tarihinde yeni hükümetin kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz.' ifadeleri kullanıldı. Yeni hükümetin 3 Ekim 2020 tarihinde imzalanan Barış Anlaşması uyarınca tesis edildiği ifade edilen açıklamada, 'Yeni hükümetin, kapsayıcı bir anlayışla Sudan’da kalıcı barış, refah ve istikrarın tesisi için hayati bir görev üstleneceğine inanıyoruz.' değerlendirmesi yapıldı.Açıklamada ayrıca 'Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da kardeş Sudan hükümetinin ve Sudan halkının yanında yer almayı sürdürecektir.' ifadelerine yer verildi.
Reklam
İzmir'de 12 Ton Kaçak Etil Alkol Ele Geçirildi
İZMİR (AA) - İzmir'in Bornova ilçesinde, 2 depoda 12 ton kaçak etil alkol ele geçirildi, 3 kişi gözaltına alındı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Serintepe Mahallesi'ndeki 2 depoda kaçak etil alkol bulunduğu bilgisi üzerine harekete geçti.Birbirlerine yakın olan depolara düzenlenen operasyonda, 5 litrelik bidonlarda toplam 12 bin litre kaçak etil alkol ile çok sayıda sahte etiket ele geçirildi.İmalatçıların, etil alkolü saklamak için plastik bidonların üzerine dizel araçlarda kullanılan bir çözeltinin etiketini bastığı, altında ise gerçek etiketin olduğu belirlendi.A.G. (27), D.K. (26) ve M.G. (25) gözaltına alındı.
"Avrupa'nın En Yaşlı İnsanı" Rahibe Lucile Randon, Kovid-19'U Yendi
PARİS (AA) - 'Avrupa'nın en yaşlısı' unvanını elinde bulunduran 116 yaşındaki rahibe Lucile Randon, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenerek sağlığına kavuştu.20 Minutes internet sitesindeki habere göre, 'Duayen kız kardeş Andre' olarak anılan ve 'Avrupa'nın en yaşlı insanı' rahibe Randon, Fransa'da 16 Ocak'ta Kovid-19'a yakalandı.Virüsü yenerek kaldığı huzurevine dönen rahibe Randon, 11 Şubat'ta 117. yaşına girecek.Öte yandan huzurevi yönetimi, rahibe Randon için ailesi ve kentin Belediye Başkanı Hubert Falco'nun da katılacağı bir doğum günü partisi düzenlemek için hazırlık yapıyor.
Reklam
Erzurum'da Kaybolan Kişi Dağlık Arazide Ölü Bulundu
ERZURUM (AA) - Erzurum'un Tortum ilçesinde kaybolan kişinin cesedi dağlık arazide bulundu.İlçeye bağlı Çamlıca Mahallesi'nde yaşayan Selim Ayaz'ın, dün evine geri dönmemesi üzerine ailesi tarafından kayıp başvurusunda bulunuldu.İlçe Emniyet Müdürlüğü, jandarma, Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Tortum Belediyesi ekiplerinin de katılımıyla dün başlatılan arama çalışmalarına bugün de devam edildi.Selim Ayaz'ın cansız bedeni, arama kurtarma ekiplerince mahalleden 5 kilometre uzaklıkta dağlık arazide bulundu.Olay yerindeki incelemenin ardından Ayaz'ın cesedi otopsi yapılmak üzere Tortum Devlet Hastanesi morguna konuldu.
Diyarbakır Annelerinin Evlat Nöbetine Bir Aile Daha Katıldı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetine bir aile daha katıldı.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 526'ncı gününde sürüyor.Artvin'den 7 sene önce 23 yaşında dağa götürülen oğlu Yusuf için, Van'dan gelen anne Perihan ve baba Tahsin Ertaş da oturma eylemine dahil oldu. Anne Perihan Ertaş, Kürtçe yaptığı açıklamada, oğlunun Artvin'de üniversitede okurken kandırılarak dağa götürüldüğünü söyledi.Oturma eylemini televizyonda gördüklerini, eşi ile katılmak istediklerini dile getiren Ertaş, bir an önce evladına kavuşmak istediğini belirtti.Ertaş, '7 senedir oğlum gitmiş. Sağ mı, ölü mü bilmiyorum. Oğlum dön gel, güvenlik güçlerine teslim ol.' dedi.Baba Ertaş da 7 senedir çocuğundan haber almadığını ifade ederek, 'Van'dan oğlum için buraya geldik. Çocuğum okuyordu, kandırmışlar.' diye konuştu.Oğluna seslenen Ertaş, 'Bu yol yanlış oğlum. Eğer beni seviyorsan devlete teslim ol.' ifadelerini kullandı.
Esra Dermancıoğlu Kimdir, Kaç Yaşındadır? Esra Dermancıoğlu'ndan Hastalık Açıklaması
Sinema ve dizi oyuncusu Esra Dermancıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ürtiker hastası olduğunu duyurdu. Bacağındaki döküntülerin görüntüsünü yayınlayan Dermancıoğlu, “Bu çok önemli bir rahatsızlık. Uzun zamandır bunu yaşamıyordum. Bugün bir atak yaşadım. Böyle durumlarda lütfen doktorunuza danışın. Bu kaşıntı ile başlayan, bedeninizi kanatmaya kadar giden bir şey. Tekrar hatırlatmak istedim” sözleriyle takipçilerini uyardı. Peki, Esra Dermancıoğlu kimdir? Esra dermancıoğlu nereli, kaç yaşında? İşte merak edilen tüm detaylar...
Reklam