Rusya Dışişleri Bakanlığı: Moskova Ve Washington, Silahların Kontrolü Alanında Yeni Bir Sayfa Açtı
MOSKOVA (AA) - Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın (Yeni START) uzatılmasıyla silahların kontrolü alanında ABD ile yeni bir sayfa açtıklarını söyledi.Ryabkov, başkent Moskova'da düzenlediği brifingde, Rusya ve ABD arasındaki ilişkilere dair açıklamalarda bulundu.ABD'den stratejik alanda çalışma konusunda 'sinyaller' aldıklarını belirten Ryabkov, 'ABD ile stratejik alandaki sorunları ele almakta kararlıyız. Washington hazır olduğunda, bu alandaki çalışmalara başlamak niyetindeyiz.' dedi.Rusya ve ABD'nin, Yeni START anlaşmasını 5 yıl süreliğine uzattıklarını anımsatan Ryabkov, bu anlaşmanın uzatılmasıyla silahların kontrolü alanında ABD ile yeni bir sayfa açtıklarını belirtti.'ABD ile silahların kontrolü alanındaki sorunlara çözüm bulma konusunda diplomasi için fırsatlar penceresini açtık.' diyen Ryabkov, ABD'den konuyla ilgili gelen açıklamaları memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.'Açık Semalar Anlaşması'ndan çekilme sürecini durdurabiliriz'Rusya'nın Açık Semalar Anlaşması'ndan çekilmesine ilişkin süreci başlatma kararı aldığını da hatırlatan Ryabkov, bu karardan vazgeçebileceklerini dile getirdi.Ryabkov, 'Washington, bu anlaşmaya dönme yönünde hareket etmeye başlarsa, iç prosedürlerle ilgili aldığımız karardan vazgeçilmesi de mümkündür ancak kimse Rusya'dan taviz vermesini beklememelidir.' şeklinde konuştu.İran nükleer anlaşması meselesine de değinen Ryabkov, bu konuda İran'a yönelik yaptırımların uygulandığına dikkati çekerek, 'ABD'nin bu anlaşmaya geri dönmesi ile ilgili çözümlerin bulunması önceliklidir. Bu, Tahran'a yönelik yaptırımlardan vazgeçilmesiyle olabilir.' ifadelerini kullandı.
"Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol" Töreni
KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 'Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) arasında 'Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol' imzalandı.Varank, Bilişim Vadisi'nde gerçekleşen imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi yapma vizyonunun nişanelerinden olan TOGG'un Türkiye'ye büyük heyecan kattığını söyledi.'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız'Milletin yüksek bir teveccühle sahip çıktığı Türkiye’nin otomobili gibi insansız hava araçları ve diğer bütün yerli üretimlerin, toplumun tüm kesimlerinde 'biz bu işi yaparız' fikrini güçlendirdiğini dile getiren Varank, 'İşte sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen Milli Uzay Programı da bu özgüvenin bir ürünüdür. Milli Uzay Programımız da aynı TOGG gibi milletimizin bütün kesimleri tarafından sahiplenildi. Evet, hedeflerimiz büyük ama inancımız daha büyük. Özgüven, şuur ve adanmışlıkla başaramayacağımız hiçbir şey yok. ' diye konuştu.Artık Türkiye'nin, her alanda teknoloji üretiminde bir üst ligin üyesi olmak için adımlarını büyüttüğünü vurgulayan Varank, 'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız. Suni gündemleri asla kabul etmiyoruz. İşte TOGG gibi büyük ve vizyoner projeler ülkemizin teknoloji ekosistemini de besleyip, büyütüyor. Yazılımdan mekanik parçalara kadar, üretim sürecine dahil olacak yerli tedarikçilerle TOGG çok yakın iş birliği içinde. Yaptıkları iş bakımından dünyada ilk olma özelliğine sahip startuplar dahi bu sürece katkı sağlayabiliyorlar.' diye konuştu.'TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak'TOGG projesinin bir otomobilden daha çok bir akıllı yaşam teknolojisi olduğunu anımsatan Varank, 'İnovasyon alanında her türlü yeni fikre ve girişime de kapı aralıyor. Bu anlamda TOGG, Türkiye’deki mobilite ekosistemine de liderlik ediyor. İşte bugün Tarım ve Orman Bakanlığımız ile birlikte somut bir iş birliğine imza atıyoruz. Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi.Bakan Varank, sektörle yakın temas içerisinde hazırlanan 'Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası”nı yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, 'Bu yol haritasında ortaya koyduğumuz en önemli projelerden biri de 'Mobilite Açık Veri Setinin Oluşturulması'dır. Bildiğiniz gibi bağlantılı ve otonom araç teknolojilerinde en kritik nokta veri meselesi. Verilerin toplanması, hazırlanması, yeni veri setlerinin oluşturulması, bunların anonimleştirilerek açık veri haline getirilmesi; sonrasında da şirketlere, girişimcilere ve akademisyenlere paylaşılması ve sunulması lazım. İşte bugün, Mobilite Açık Veri Seti Oluşturulması konusunda da ilk adımı atmış oluyoruz.' diye konuştu.'Adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar'Kamu kurumlarının ürettikleri verilerin, özel sektörün erişimine açık olmasının teknoloji geliştirme açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Varank, şunları kaydetti:'Böylece yeni fikirler gelişip, katma değerli ticari ürünler ortaya çıkabilir, tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün aslında tanıtımını yaptığımız bu hadise bildiğimiz kadarıyla dünyadaki ilk örneklerinden bir tanesi. Otomobilimizle ilgili bize sıkça eleştiri yapanlar oluyor muhalefet tarafından. 'Bu parçası şuradanmış, şu parçası şuradanmış' diyerek adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar. Ama burada altını çizmem gereken konu şu; evet bu Türkiye’nin otomobili, fikri mülkiyeti bize ait. İşte burada olduğu gibi biz kendi Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzle anlaşarak ortaya katma değerli bir servis çıkarabiliyoruz. Eğer bu otomobil Türkiye’nin otomobili olmasaydı bunu yapmak için yurt dışındaki global markalara adeta yalvarmamız gerekecekti. Bugün burada dünyadaki belki de ilk örneğini biz kendimiz ortaya koyduk. Katma değerli bir servisi ortaya koymuş olduk.''Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz'Bakan Varank, imzalanan protokolle TOGG'un Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerinden yararlanarak Türkiye’nin otomobilinin konfor ve güvenliğini artırmış olacağını ifade ederek, verilerin sadece sürücüyü bilgilendirmekle kalmayacağını, yapay zeka teknolojisi sayesinde araç içi uygulamaların da kendini optimize edeceğini söyledi.Diğer taraftan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün de TOGG’un verileriyle anlık hava şartları hakkında geri bildirim alacağına dikkati çeken Varank, 'Örneğin, sis olayı bölgesel meteorolojik tahminlerde en zor konulardan biri. TOGG'un sis farlarının kullanımından, hangi bölgede sis yoğunluğu olduğu sisteme anlık olarak işlenebilecek. Tabi tüm bu veriler de anonim şekilde paylaşılıp kullanılacak. Yani kişisel verilerin burada kullanılması söz konusu olmayacak. İşte veri, hayatımıza kolaylık sağlayan teknolojilerin üretiminde böyle önemli roller üstleniyor. Yeni nesil mobilite ekosistemi, veri temelli daha nice fikrin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz. Böyle vizyoner bir işe öncülük ettiği için öncelikle Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum.' dedi.'Kendi meteoroloji uydumuzu geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz'Bakan Varank ayrıca Türkiye'nin Antarktika'da bir bilim üssü projesi olduğunu ve iki yıldır Antarktika seferlerine Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün de katkı sağladığını belirterek, 'Burada bir meteoroloji istasyonu kurduk ve Türkiye’nin Milli Uzay Programıyla birlikte 'acaba kendi meteoroloji küçük uydumuzu geliştirebilir miyiz?' diye yine çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' diyerek sözlerini tamamladı.
CHP'li Berberoğlu'nun Avukatlarından Fezleke İtirazı
İSTANBUL (AA) - Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) hak ihlali hükmü sonrası mahkemece yeniden yargılama kararı verilen CHP'li Enis Berberoğlu'nun avukatları, 3 ayrı suçtan hazırlanıp TBMM'ye gönderilen fezlekeye itiraz etti.Enis Berberoğlu'nun avukatları Murat Ergün ve Yiğit Acar, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz dilekçesi sundu.Dilekçede, 9 Şubat'ta düzenlenen fezlekenin hukukun temel ilkelerine, aleyhe değiştirme yasağı kuralına, usul-yasaya aykırı olduğu savunuldu.Fezlekenin keyfilik içerdiği ve Berberoğlu'na karşı husumet görüldüğü ileri sürülen dilekçede, 'objektiflikten uzaklaşıldığının ispatı niteliğinde olan fezlekenin iade edilmesi, usul ve yasaya uygun yeni bir fezleke hazırlanması' talep edildi. Dilekçede, 2016 yılından beri süren yargılamada evrensel hukuk kuralları, anayasal ilkeler, ceza yargılamasının usul ve esasları başta yerel mahkeme olmak üzere birçok defa ihlal edildiği savunularak, 'Mevcut yargılama bir bütün olarak yasal temelden yoksun, hukuksuz, adaletin açık bir şekilde reddi yoluyla, adil yargılama hakkının varlığına ve amacına aykırı olarak yürütülmüştür.' ifadelerine yer verildi.Lehe gerçekleşen yargısal işlem sonucunda aleyhe fezleke düzenlenemeyeceği iddia edilen dilekçede, 'Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararının bağlayıcılığını kabul eder gibi yapıp, sonrasında kararın gereğini yerine getirmek yerine, Berberoğlu aleyhine işlem doğuracak şekilde bir suç isnadını üç ayrı suç türü ve üç ayrı sevk maddesine bağlayarak fezleke düzenlediği' savunuldu.Bu durumun hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerine 'açık ve ağır bir aykırılık' teşkil ettiği savunulan dilekçede, şunlar kaydedildi:'Anayasa'nın 153. maddesinin altıncı fıkrasına atıfla Anayasa Mahkemesi kararlarının bütün gerçek ve tüzel kişiler ile devlet organlarını bağlayıcılığı da ortadayken, kanunu arkadan dolaşmak amacıyla yazılan fezleke açıkça keyfilik içermektedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından müvekkil hakkında 5 yıl 10 ay olarak hükmedilen hapis cezasının bir gün fazlasına dahi yeniden yargılama aşamasında hükmedilemeyecektir.' 'Sadece gizli belgeleri açıklama suçundan yargılanabilir'İtiraz dilekçesinde, Berberoğlu'nun sadece Yargıtay'ca onanmış olan TCK'nın 329. maddesinde yer alan 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama' suçundan yargılanabileceği ifade edildi.Enis Berberoğlu açısından tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılan hükmün 5 yıl 10 aylık bir hapis cezası olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte, yeniden yargılama aşamaları ortadan kaldırılan hükümde tesis edilmiş olan cezanın sanık için 'kazanılmış hak' niteliğinde sayılması gerektiği belirtilen dilekçede, cezanın türü ve miktarının kazanılmış hak vasfında olduğu anlatıldı.Dilekçede ayrıca şu ifadelere yer verildi:'Bu kazanılmış hak, tek suç isnadına bağlı olarak infazı açık cezaevinde gerçekleştirilecek nitelikte bir adi suç iken, 9 Şubat tarihli fezlekeyle üst sınırı 60 yıla dayanan ve üç ayrı suçtan dokunulmazlığın yeniden kaldırılmasını isteyen bir mahkeme talebinin hukuken izahı söz konusu değildir. Türlü bahaneler ve hukuka aykırı tutum, davranışlarla müvekkilimizin temel hak ve özgürlüklerinin yeniden ihlal edilmesine ve 5 yıl boyunca süregelen ihlallerin tekrarlanmasına neden olacak fezlekenin mahkemesine iade edilmesi zorunludur. Anayasa'nın öngördüğü hukuk düzenine karşı koyma anlamına gelen keyfi karar ve işlemlere hiçbir hukuk sisteminde müsaade edilememelidir.' Dilekçede, TBMM Başkanlığı'na sunulmak üzere hazırlanarak Adalet Bakanlığı'na gönderilen ve halihazırda Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde olan fezlekenin iade talebiyle geri istenilmesi gerektiği belirtilerek, İstanbul Milletvekili Berberoğlu hakkında usul ve yasaya uygun bir fezlekenin yeniden düzenlenerek TBMM'ye gönderilmesi talep edildi.Fezleke İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 Şubat'ta hazırlanıp TBMM'ye gönderilen fezlekede, şu ifadeler yer bulmuştu:'Hakkında 'devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama' suçundan yargılama yapılmakta iken milletvekili olması sebebiyle yargılamasının CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca durmasına karar verilen sanık Enis Berberoğlu hakkında yargılamaya devam olunmasının, Anayasa'nın 83/2. maddesi uyarınca TBMM'nin adı geçen milletvekili hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararına bağlı olduğu anlaşılmakla, TBMM'nin takdirlerine tevdi olunmak üzere fezleke ve ekindeki dava dosyası sunulmuştur. Gereğinin takdir ve ifası için arz olunur.'Fezlekede, 'Mevzuat' başlığı altında Berberoğlu hakkında hazırlanarak TBMM'ye sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilen fezlekede yer alan suçlamalar ise şöyle sıralanmıştı:'Türk Ceza Kanunu'nun 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçunu düzenleyen 328 maddesi, 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak' suçunu düzenleyen 329. maddesi ve 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçunu düzenleyen TCK'nın 330 maddesi.'
Adıyaman'da 39 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 39 evde karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni karar aldı.Bu kapsamda, farklı mahallelerdeki 39 evde karantina uygulanmasına karar verildi.
Vali Erkaya Yırık'tan "Elazığ'ın Geleceğine Birlikte Karar Verelim" Anketi
ELAZIĞ (AA) - Elazığ Valisi Erkaya Yırık, şehrin sorunlarını tespit etmek amacıyla sosyal medya hesabı üzerinden anket çalışması başlattı. Vali Yırık, sosyal medya hesabında, 'Elazığ'ın geleceğine birlikte karar verelim' başlığıyla anket çalışmasını duyurdu.Elazığ'ı geçmişi kadar büyük ve görkemli bir geleceğe hazırlamak için çıktıkları yolda, tüm paydaşlarla el birliğiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yırık, 'İlimizi hak ettiği yere taşımak adına yapacağımız çalışmalarda sizlerin de katkısı büyük değer taşımaktadır. Daha yaşanılabilir bir Elazığ için hazırladığımız ankete katılımınız bizleri sevindirecektir. Sevgi ve saygılarımla.' ifadelerini kullandı. Anket, 'Size göre Elazığ'ın en önemli 3 sorunu...', 'Elazığ'ın bu sorunlarının çözüleceğini düşünüyor musunuz?', 'Size göre Elazığ'ın bu sorunları nasıl çözülebilir? Önerilerinizi belirtebilir misiniz?' başlıklarından oluşuyor.
Reklam
Amasya'da Uyuşturucu Operasyonunda 3 Şüpheli Yakalandı
AMASYA (AA) - Amasya'nın Merzifon ilçesinde uyuşturucu bulunan otomobildeki 3 şüpheli gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, Buğdaylı Mahallesi'ndeki polis kontrol noktasında İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Grup Amirliği ekipleri tarafından durdurulan bir otomobilde arama yapıldı.Araçta 336,25 gram sentetik uyuşturucu ele geçiren ekipler, A.T.S, Y.P. ve A.A'yı 'Uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama' suçundan gözaltına aldı.
Fetö''Nün Tsk Yapılanmasına Yönelik Gözaltına Alınan 18 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu olmayan Hava Harp Okulu öğrencilerinin, işkence uygulamak suretiyle okuldan ayrılmalarına neden oldukları öne sürülen askerlere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 33 subaydan 18'i adliyeye sevk edildi.Hava Harp Okulu'nda eğitim görürken örgüt bünyesinde hareket etmeyen öğrencileri mobbing ve işkence ile istifa ettirip FETÖ'ye bağlı öğrencilerin önünü açarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nı ele geçirmeyi hedeflediği gerekçesiyle haklarında gözaltı kararı verilen 41'i kamu görevinden çıkarılmış 42 subaydan 33'ü gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan şüphelilerden işlemleri tamamlanan 18'i, Kartal'daki Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edildi.Gözaltında olan 15 şüphelinin ise işlemleri devam ediyor.780 askeri öğrencinin ayrılmasına neden olmuşlarAnadolu Cumhuriyet Savcısı Levent Bilgi tarafından yürütülen soruşturmada, 15 Temmuz 2016'da gerçekleşen darbe girişimine kadar olan süreçte Hava Harp Okulu'ndan ilişiği kesilen veya ayrılmak zorunda bırakılan öğrencilerin sayısının tespiti amacıyla Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğü'nden bu öğrencilere ait dosyaların istenildiği belirtilmişti.Yapılan incelemelerde, kuruluş amacı Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na pilot ve yardımcı yer sınıfından subay yetiştirmek olan bu kurumdan 2006-2014 yılları arasında ayrılmak zorunda bırakılan öğrenci sayısının 780 olduğunun belirlendiği kaydedilmişti.Adresleri ve kimlikleri tespit edilen askeri öğrencilerin tamamının Hava Harp Okulu'ndan ayrılma sebeplerinin tespiti için ifadelerinin alındığı, müşteki ve tanık olarak dinlenen öğrencilerin birbiriyle uyumlu ve bütünlük gösteren ifadeler verdikleri bildirilmişti.Soruşturma kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Personel ve Tayin Daire Başkanlığı'nda görevli bir kısım FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin, Hava Harp Okulu Komutanlığı'nda görevli eğitici personel durumundaki alay, filo, kol ve tim komutanlarını yine FETÖ üyeleri arasından seçtiğinin tespit edildiği bilgisi verilmişti.Bu kişilerin de örgüt mensubu olmayan Hava Harp Okulu öğrencilerini organize ve planlı bir şekilde işkence, eziyet ve tahammülü zor muamele koşullarına tabi tutarak, okuldan asla mezun edilmeyeceklerini kendilerine her fırsatta ifade etmek suretiyle okuldan ayrılmalarını sağladıkları belirtilmişti. Öte yandan savcılığın soruşturma kapsamında okuldan ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin 15 yıllık sağlık raporlarını talep ettiği, raporlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde işkence izlerinin tespit edildiği kaydedilmişti.Şüpheliler hakkında 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetleri kapsamında astlarına emir vermek suretiyle müteaddit kez işkence yapmak ve yaptırmak' suçundan soruşturma başlatıldığı öğrenilmişti.
Reklam
Van'da Sağlık Çalışanlarına Coronavac Aşısının İkinci Dozu Yapılmaya Başlandı
VAN (AA) - Van'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında sağlık çalışanlarına, CoronaVac aşısının ikinci dozu uygulanıyor.Sağlık çalışanları, MHRS ve e-Nabız sistemleri üzerinden oluşturdukları randevuyla, Van'daki bütün hastanelerde ve aile sağlık merkezlerinde ikinci doz aşılarını oluyor.Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mahmut Sünnetçioğlu ile Hastane Başhekimi Doç. Dr. Sebahattin Çelik de ikinci doz aşılarını yaptırdı.Sünnetçioğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, ilk aşıların 14 Ocak'ta uygulandığını anımsatarak, aşılama çalışmalarına önem verdiklerini söyledi.CoronaVac aşısının ikinci dozuyla yeteri bağışıklık düzeyine ulaşacaklarını belirten Sünnetçioğlu, şunları kaydetti:'Sağlık çalışanlarının CoronaVac aşısının ikinci doz uygulamasına bugün başladık. İlk doz aşıda sağlık personelimizde herhangi bir sorun yaşanmadı. Kentte ikinci doz aşılama işlemi gayet iyi gidiyor, sorunsunuz bitmesini bekliyoruz. Kısa sürede normalleşme sürecine girmeyi umut ediyoruz.'Hastane Başhekimi Çelik ise Van Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki sağlık çalışanlarının da aşılarını yapmaya başladıklarını ifade etti.
Bingöl'de 218 Kilogram Toz Esrar Ele Geçirildi
BİNGÖL (AA) - Bingöl'ün Genç ilçesinde düzenlenen operasyonda 218 kilogram toz esrar ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yürüttüğü istihbari çalışmalar sonucunda, Genç ilçesi kırsalında bir evde uyuşturucu bulunduğunu tespit ettiği bir eve operasyon düzenledi.'İmla ve Ezber' isimli dedektör köpekleriyle yapılan aramada evin yanındaki hayvan ağılındaki samanların arasında ve evin müştemilatının bulunduğu dere yatağında gömülmüş 218 kilogram toz esrar ele geçirildi.Gözaltına alınan bir şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Katarlı Mevkidaşı Al Sani İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu:
DOHA/ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerin her alanda ve her geçen gün güçlenip geliştiğini belirterek, iki ülkenin bölgedeki sorunların barışçıl yollarla çözülmesi için de omuz omuza çalıştığını söyledi. Çavuşoğlu, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Katar'da mevkidaşı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.Körfez turunun son durağında dost ve kardeş Katar'da olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Çavuşoğlu, 'Yüksek Stratejik Komitenin son toplantısından sonra o gün alınan kararlar ve bundan sonra atacağımız adımları gözden geçirdik. Memnuniyetle söylemek isterim ki Türkiye ve Katar arasında ilişkilerimiz her alanda her geçen gün daha da güçleniyor ve gelişiyor.' dedi.Çavuşoğlu, başta ikili ticaret hacmi ve yatırımlar olmak üzere her alanda ilişkileri daha da geliştirmek için birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.Katar'ın her geçen gün daha da güçlendiğini görmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Çavuşoğlu, '(Katar'ın) Özellikle 2022 Dünya Kupası hazırlıklarını da çok başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini bir kere daha gördüm.' diye konuştu. Çavuşoğlu, Katar'la diğer Körfez ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini Türkiye'nin büyük memnuniyetle karşıladığını hatırlatarak, 'Bu vesileyle özellikle Kuveyt'e çabalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bu, önemli bir başlangıç ama önümüzdeki süreçte inşallah bu kardeş ülkeler arasındaki ilişkiler tamamen normale döner. Ama ambargoların, kısıtlamaların kalkması da önemli bir başlangıçtır.' ifadelerini kullandı.Türkiye'nin, Körfez bölgesinin istikrar, güvenlik ve refahını kendi istikrar ve refahı olarak gördüğünü belirten Çavuşoğlu 'Biz de Türkiye olarak gerek bu bölgedeki tüm ülkelerle ikili düzeyde, gerekse Körfez İşbirliği Konseyi gibi mekanizmalarla, bölgesel örgütlerle ilişkilerimizi daha da ilerletmek istiyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Çavuşoğlu, bölgedeki diğer sorunların sona ermesi konusunda da birlikte çaba sarf edilmesi gerektiğine dikkati çekerek, 'Bir taraftan İran'la ABD arasında ABD'nin daha önceki yönetim tarafından nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ambargolar vesilesiyle yaşanan gerginlikler tüm bölgeyi etkiledi. Bu konuda özellikle Türkiye ve Katar olarak biz katkı sağlayabiliriz. Bunları da ele aldık.' diye konuştu.Yemen'deki savaşın bir an önce bitmesi ve bölgeye kalıcı istikrar ve barışın gelmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, bu konuda uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletlerin (BM) çabalarını desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.Çavuşoğlu, Libya'da yeni yönetimin seçildiğini de hatırlatarak, 'İnşallah sorunsuz bir şekilde görevi devralırlar. Bugün Türkiye ve Katar olarak, Libya'ya bundan sonra nasıl katkı sağlayabileceğimizi, nasıl destekleyebileceğimizi ve Libya halkının beklentilerini yeni yönetimin karşılayabilmesi için hangi alanlarda hangi destekleri verebileceğimizi de değerlendirdik.' ifadelerini kullandı.Suriye'de kalıcı barışın ve siyasi çözümün sağlanmasını arzuladıklarını dile getiren Çavuşoğlu, Suriye ve Libya'da tek çözümün siyasi çözüm olduğu yönünde Türkiye ve Katar'ın görüşlerinin örtüştüğünü de belirtti.Çavuşoğlu, Filistin'de iki devletli çözüme ve Filistinliler arası uzlaşının pekiştirilmesine yönelik ortak çabaların devam edeceğinin altını çizdi.Afganistan'da Afganlar arası müzakerelerin başlaması aşamasında Katar'ın başından beri çok önemli rolü olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, 'Katar sayesinde anlaşmalar imzalandı. Şimdi Afganlar arası müzakerelerin de sonuç odaklı bir şekilde başlayabilmesi için Katar'ın bu rolüne güveniyoruz. Biz de destekliyoruz ve Afganlarla görüşüyoruz, önümüzdeki süreçte bazı toplantılara biz de ev sahipliği yapacağız.' dedi.Çavuşoğlu sözlerini, 'Gördüğünüz üzere sadece ikili ilişkilerimizi geliştirmek için çalışmıyoruz. Bölgemizdeki sorunların barışçıl bir şekilde aşılması için Türkiye ve Katar olarak omuz omuza çalışıyoruz, katkı sağlıyoruz. Özellikle Katar'ın bu alanlardaki bu yumuşak gücünü ve rolünü Türkiye olarak takdirle karşılıyoruz.' diyerek sonlandırdı.
Reklam
Hercai 59. Bölüm Fragmanı Yayınlandı! ‘Beni Ardında Bıraktın Miran’
Ekranların sevilen dizilerinden olan Hercai yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Pazar akşamları ATV’de yayınlanan ve kendine büyük bir hayran kitlesi oluşturan Hercai’nin son bölümünde, Dilşah, Azize’yi yaralamış ve tüm dengeler değişmişti. Reyyan hem Dilşah ile hem de Azize ile ilgili ilginlenmek zorunda kalmıştı. İşte reyting rekortmeni dizi Hercai’de son bölüm yaşananlar ve 59. bölüm fragmanı…
Van'da Donan Sazlıklar Balıkçıların Ve Fotoğraf Tutkunlarının Uğrak Yeri Oldu
VAN (AA) - Van'da soğuk havanın etkisiyle donan sazlık alanlar, balıkçıların ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Van'ın Edremit ilçesinde akarsuların Van Gölü'ne döküldüğü bölgelerdeki sazlık alanların yüzeyi buzla kaplandı. Artos Dağı'nın eteklerinde metrelerle yükseklikteki kamışların buzlarla bütünleşmesi, seyrine doyum olmayan manzaraya sahne oldu.Bölgeye gelen fotoğraf tutkunları bölgenin güzelliklerini fotoğraf karelerine yansıtırken, balıkçılar da buz tabakasını baltalarla kırarak balık avladı. Köşk Mahallesi'ndeki sazlık alana gelen öğretmen çift, buz tabakasının üzerinde gitar ve flüt çalarak çocuklarına mini konser verdi. Müzik Öğretmeni Erdem Çurku, AA muhabirine, ailesiyle donan sazlıkları görmeye geldiklerini söyledi.Enstrümanlarını da yanlarına alarak güvenli noktada hem müzik dinletisi yaptıklarını hem de bu anları, çektikleri görsellerle ölümsüzleştirdiklerini belirten Çurku, şunları kaydetti:'Buzun üzerine çıkmak çok heyecanlı. Sürekli bir tedirginlik yaşıyorsunuz. İnsanın aklına filmlerdeki buzların kırılma sahneleri geliyor. Buzun üzerinde balık tutan arkadaşlar, fotoğraf çekenler ve biz, çok keyifli anlar yaşadık. Hava da çok güzeldi. Bizim için de farklı bir deneyim oldu.'Fotoğrafçı Merve Polat ise polis olan eşinin tayininin Kayseri'ye çıktığını belirterek, şöyle konuştu:'Van'ı özlemiştik. Bölgenin güzelliklerini yeniden görmek için kente geldik. Van, eşsiz güzelliklere sahip bir kent. Burada yaşadığımız dönemde çok samimi ve güzel dostlar edindik. Bu güzellikleri unutmak mümkün değil. Bugün de ailelerimizle, donmuş sazlığın üzerinde sıra dışı fotoğraflar çektik. Bizim için de çok keyifli bir gün oldu.'
Almanya Başbakanı Merkel, Federal Meclis'te Kovid-19 Tedbirlerini Savundu:
BERLİN (AA) - Almanya Başbakanı Angela Merkel, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının yayılmasını önlemek için alınan tedbirleri savunarak bu kararların demokrasinin kurallarına göre alındığını söyledi.Merkel, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, dün eyalet başbakanlarıyla Kovid-19 tedbirlerinin 7 Mart’a kadar uzatılmasına ilişkin sebepleri anlattı.Virüsün yayılmaması için yapılan mücadelede yüksek bir bedel ödendiğini dile getiren Merkel, alınan tedbirlerin insanlar için ne anlama geldiğini bir gün bile unutmadığını söyledi.Merkel, şimdiye kadar sağlık sisteminin kapasitesinin sonuna gelmesinin engellendiğini belirterek “Tüm tedbirler demokrasimizin kurallarına göre kararlaştırıldı. Bu onları yasal yapıyor. Ancak bir demokraside bu kısıtlamaları gerektiğinden bir gün fazla sürdürmeme yükümlüğünde olduğumuzu da çok iyi biliyorum. Bu tedbirlerin sebepleri ortadan kalktığında bunlar kaldırılmalı. Hükümetin hedefi de bu.” değerlendirmesinde bulundu.Aşılamanın başladığını, tedbirler sonucunda enfeksiyon sayılarının azaldığına işaret eden Merkel, ancak şimdi mutasyona uğrayan virüs türlerinin tehlikesinin bulunduğunu vurguladı.'Üç virüs türü de Almanya’da görüldü.' diyen Merkel, bunların daha agresif ve daha bulaşıcı olduğunu aktardı.Merkel, mutasyona uğramış virüslerin üstün gelmesi ve asıl virüsün yerine geçmelerinin zaman meselesi olduğunu belirterek bunun engellenmesi ve yeni vaka sayılarının artmaması için dikkatli olunması ve önlemlere katı bir şekilde uyulmasını istedi.Kışın sert geçtiğini ve salgınla mücadelede sabırlı olunması gerektiğine dikkati çeken Merkel, pandemiyi sadece birlikte mağlup edilebileceklerini vurguladı.Merkel, eyalet başbakanlarıyla dün video konferans yoluyla yaptığı toplantıda, Kovid-19 ile mücadele kapsamında 14 Şubat’a kadar geçerli olan tedbirlerin 7 Mart’a kadar uzatılması kararı almıştı.
Reklam
Beşiktaş'ta Otobüs Şoförünün Durakta Bekleyenlere Çarpmasına İlişkin Davada Karar
İSTANBUL (AA) - Beşiktaş'ta durakta bekleyenlere çarparak 1 kişinin ölümüne, 14 kişinin yaralanmasına yol açtığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan özel halk otobüsü şoförü sanık Necdet Karakuş hakkındaki dava karara bağlandı.İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Necdet Karakuş ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, dava konusu otobüsün motor aksamı, gaz, vites, fren ve direksiyon sistemlerinin sorunsuz olarak çalıştığına dair rapor bulunduğunu belirtti.Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun tespit edildiğini aktaran savcı, sanığın 14 kişiye karşı öldürmeye teşebbüs ve 1 kişiye karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını istedi. Müşteki avukatları mütalaaya katıldıklarını ve sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasını istediklerini ifade ederken, sanık Karakuş, 'Benim olayım bir kazadır, tanımadığım insanı neden öldüreyim? Mütalaayı ağır buluyorum. Uykuya daldım, kimse böyle bir şey olmasını istemezdi. Üzgünüm.' dedi.Sanık avukatı ise müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını savunarak, 'Müvekkil cezaevinde intihara teşebbüs etmiştir. Akli dengesi yerinde değildir. Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçları kullanmaktadır. Tutuklama ölçüsüzdür. Hapishanede yemeğindeki meyvenin dahi çalınmasını örgüte bağlamaktadır. Tahliye olmadığında canına kıyacağını kendi hezeyanlarından da görmekteyiz. Tahliyesini ve beraatini istiyoruz.' diye konuştu.Davanın biteceği hatırlatılarak son sözü sorulan sanık Karakuş, 'Mağdur yakınlarının elini ayağını öpeyim beni affetsinler.' dedi.Mahkeme heyeti, sanık Karakuş'u, maktul Yalçın Tahir Billur'u 'kasten öldürmek' suçundan müebbet hapse mahkum etti.Sanığı 14 kişiye yönelik 'kasten öldürmeye teşebbüs' eyleminden toplamda 134 yıl hapis cezasına çarptıran ve cezalarda indirim uygulamayan heyet, ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şoför Necdet Karakuş'un 3 Kasım 2019'da Beşiktaş'taki otobüs durağı ve burada bekleyen yolculara çarptığı, çarpma sonucu 1 kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olduğu belirtilmişti.Olaydan sonra sanığın elinde bıçakla bazı şahısları yaralayıp, denize atladığı kaydedilen iddianamede, bilirkişi raporuna göre Karakuş'un kullandığı otobüsün motor, gaz, vites, direksiyon ve fren sistemlerinde herhangi bir soruna rastlanmadığı, sürüş ve kontrol güvenliği açısından da fonksiyonel bir arıza tespit edilmediği kanaatine varıldığı bildirilmişti. İddianamede Karakuş'un, 'kasten öldürme' ve 14 kişiye karşı 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından müebbet ve 126 yıldan 210 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti..Öte yandan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda ise sanığın kanında uyuşturucu ve uyarıcı madde tespit edildiği, cezai sorumluluğu etkileyecek herhangi bir akıl hastalığı olmadığı bildirilmişti.
Afganistan'da 31 Taliban Üyesi Öldürüldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeyindeki Belh vilayetinin Çarbulak ilçesinde düzenlenen hava operasyonunda 31 Taliban militanının öldürüldüğü bildirildi.209. Şahin Kolordu Komutanlığından yapılan açıklamada, Afgan güvenlik güçlerinin, militanların Çarbulak ilçesinin Ak Tepe bölgesindeki kamplarına hava saldırısı düzenlediği bildirildi.Saldırıda 31 militanın öldürüldüğü ifade edilen açıklamada, ölenler arasında Taliban yetkililerinin de bulunduğu kaydedildi.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.Öte yandan Taliban militanlarının da saldırıları devam ediyor.
Reklam
Çorum'da 53 Bin Lira Dolandırılan Emekli, Zararının Giderilmesi İçin Hukuk Mücadelesi Veriyor
ÇORUM (AA) - Çorum'da telefonla arayan dolandırıcılara 53 bin lirasını kaptıran emekli, zararının giderilmesi için hukuk mücadelesi veriyor. Uğurludağ ilçesinde yaşayan iki çocuk babası 61 yaşındaki Hamit Uyar, 2 Şubat'ta kendisini telefonla arayıp bir kamu bankasının halkla ilişkiler görevlisi olarak tanıtan kadınla yaklaşık 2 saat süren telefon görüşmesi yaptı.Görüşmenin sonunda banka hesabındaki bakiyenin 6 bin liradan 3 bin liraya düştüğünü görünce dolandırıldığını anlayan Uyar, banka şubesine gittiğinde kendisini arayan kişinin yönlendirmesiyle onay verdiği 50 bin liralık kredinin de Denizli'deki bir kişinin hesabına aktarıldığını öğrendi.İlçe Emniyet Amirliğine giderek dolandırıldığı iddiasıyla şikayetçi olan Uyar'a, İskilip Cumhuriyet Başsavcılığından konuyla ilgili soruşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğ edildi. Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 'Sadece yalan söylemek dolandırıcılık suçunun, hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Yasamız yalanı, belirli birtakım şekiller altında yapıldığı ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunduğu hallerde cezalandırmaktadır. Yapılan yalan açıklamalarının dolandırıcılık suçunun hile ve desise unsurunu oluşturabilmesi için bu açıklamaların doğruluğunu kabul ettirebilecek, böylece muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması gerektiğinden, yalana birtakım dış hareketlerin eklenmiş bulunması gerekir.' şeklindeki kararı ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 'Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için fiilin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması, hilenin nitelikli bir yalan olması, yalanın ise belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması ve sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması gerektiği belirtilerek, basit bir yalanın hileli hareket olarak kabul edilemeyeceğine hükmedildiği' şeklindeki kararına atıfta bulunuldu ve şikayete konu hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi. Uyar, kararın iptali için avukatı aracılığıyla Çorum Sulh Ceza Hakimliğine başvurmaya hazırlanıyor.Uyar, AA muhabirine, telefon dolandırıcılığı sonucu çektiği 50 bin liralık kredinin faiziyle 70 bin lira borçlanmasına neden olduğunu söyledi. Paranın kendisinde olmadığını, dolandırıcılar tarafından kendi hesaplarına aktarıldığını öne süren Uyar, şöyle devam etti:'Bir bayan beni arayarak, 'Sigortanızın süresi dolmuş, yeniden sigorta yapacağız, 1960 lira ödeme yapmanız gerekiyor.' dedi. Ödeyemeyeceğimi söyleyince, eski sigortadan kalan 620 liranın iade edileceğini söyleyip mobil bankacılık uygulamasına girmemi istedi. Bu arada salgın nedeniyle emeklilere kredi imkanı sağlandığını belirterek kredi başvurusu yapmamı istedi. İhtiyacım olmadığını söylediğimde, 'Başvurunuzu yapın, çekmenize gerek yok. İhtiyacınız olursa 3 yıl içinde çekersiniz ama şimdi başvurmazsanız çekemezsiniz.' dedi. Telefondaki kişinin yönlendirmesiyle mobil bankacılıktan kredi başvurusu yaptım. Birkaç tekrar yaptıktan sonra işlemi gerçekleştirebildik. Dolandırıldığımı çok sonra anladım.'Suç duyurusunda bulunduktan iki gün sonra savcılıktan soruşturmaya gerek olmadığına dair yazı geldiğini anlatan Uyar, şunları kaydetti:'Bu beni çok üzdü. Ben mağdurum. Bu parayı ben kullanmıyorum, para bende değil. Zaten 3 bin lira maaş alıyorum. 2 bin lira buna ödersem, daha önceki çektiğim kredinin taksitleri var, evimi de yönetmem lazım. Büyüklerimizden yardım bekliyorum. Suçluyu bulsunlar, cezalandırsınlar. Bankanın da bu konuda yanlış yaptığını düşünüyorum. Çünkü en azından bu kadar parayı ben de istesem vermemesi gerekiyordu. Çünkü bu maaşla bunu ödeyemem. Başka gelirim de yok.'
Birleşmiş Milletler İdlib'e 71 Tır İnsani Yardım Gönderdi
HATAY (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Suriye'nin İdlib kentine 71 tır insani yardım gönderildi.BM'nin yardımlarını taşıyan tırlar, Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan geçiş yaptı.Araçlardaki insani yardım malzemelerinin, İdlib ve kırsalındaki ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağı öğrenildi.
Kuruluş Osman 46. Bölüm Fragmanı Yayınlandı! ‘Hainler Temizlenecek, Kutlu Devlet Yükselecek’
ATV ekranlarında yayınlanan fenomen dizi Kuruluş Osman dün akşam son bölümü ile ekranlara geldi. Kurduğu zeki planla yeğeni Bayhoca’yu kurtaran Osman Bey, Kulucahisar kalesinin de sahibi oldu. Nikola, yeni bölümde de entrikalarına devam ederken, Dündar Bey’in de kapısını çaldı. İşte reyting rekortmeni dizi Kuruluş Osman son bölümde yaşananlar ve 46. bölüm fragmanı…
Myanmar'da Darbe Karşıtı Protestolar 5. Gününde Devam Etti
KUALA LUMPUR (AA) - Myanmar'da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı 6 Şubat'ta başlayan protestolar bugün de geniş katılımlarla sürdü.Başkent Nepido, Yangon ve Mandalay başta olmak üzere ülkenin birçok şehrinde sokaklara dökülen on binlerce protestocu, darbe karşıtı sloganlar atarak gözaltına alınan eski Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii ile beraberindeki üst düzey hükümet yetkililerinin serbest bırakılmasını talep etti.Yangon'daki Birleşmiş Milletler (BM) binasının önünde toplanan kalabalık, BM'nin protestolara ilişkin açıklamasında Myanmar'da yaşananları 'darbe' olarak nitelendirmemesine tepki gösterdi.Kentteki Çin Büyükelçiliği binasının önünde toplanan bir diğer grup da ülkedeki internet erişimini durdurmak için Çin'in Myanmar'a elektronik ekipman yolladığı iddialarını protesto etti.Protestocular, Çin hükümetine darbecilere destek vermeme çağrısında bulundu.Myanmar'ın en kalabalık kenti Yangon'da bugün yapılan protestolarda, ülkedeki etnik azınlıklardan vatandaşların da yer alması dikkati çekti.Mandalay kentinde üniversite öğrencileri ve hocaları, 6 Şubat'tan bu yana her gün yaptıkları darbe karşıtı yürüyüşe devam etti.Myanmar'ın Tayland sınırındaki Kayah eyaletindeki bir köyde ise yaklaşık 40 polis memuru, sosyal medyada paylaştıkları videoda, protestoculara destek vereceklerini ve göstericilere müdahale etmek üzere amirlerinin talimatını dinlemeyeceklerini söyledi.ABD yaptırım kararı almıştıABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'da yaptığı basın açıklamasında, Myanmar'daki askeri darbe karşısında hükümetin yaptırım kararları aldığını duyurmuştu.Biden, 'Darbeyi yapan askeri liderlere, onların iş ortaklarına ve aile üyelerine derhal yaptırım imkanı sunan başkanlık kararnamesini onayladım.' ifadesini kullanmıştı.ABD'den gelen yaptırımlardan kısa süre sonra Myanmar'daki eski hükümette Devlet Konseyi Başkanlığına Bağlı Bakanlık görevinde bulunan Kyaw Tint Swe, beraberindeki 4 kişiyle gece yarısı gözaltına alınmıştı.Gözaltında tutulan eski Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii'ye yakınlığıyla bilinen Tint Swe, eski hükümette Devlet Konseyi Başkanlığına Bağlı Bakanlık görevi yapıyordu.Myanmar'da askeri darbeMyanmar ordusu, kendisine yakın siyasi grupların 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarını ortaya atması ve ülkede yükselen gerilimin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koydu. Ordu, 1 yıllığına olağanüstü hal ilan ederken Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına aldı. Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere uluslararası toplum darbeyi kınadı. Türkiye en sert tepki veren ülkelerin başında geldi. ABD Myanmar'a yaptırımları geri getirmeyi gündemine aldı. Halk, 6 Şubat'ta demokrasiye dönüş talebiyle gösterilere başlarken polis yer yer göstericilere müdahalelerde bulundu. Ordu, bazı kentlerde sıkıyönetim kararı aldı.
Reklam