Rengarenk Giyinmeyi Sevenlerin Ortak Özelliği
Dolabı açtığında sadece koyu tonları görmek bazılarına yetmez. Kıyafetleri sadece örtünmek için değil, enerjiyi dışa vurmak için kullananlar da var: Renkli giyinmeyi seven insanlar!
Siyahın güvenli alanından çıkıp canlı tonları üzerine taşıyan insanların kendilerine has bir bakış açısı bulunuyor. Peki renkli giyinmeyi bir yaşam tarzı haline getirenlerin ortak özellikleri neler?
Renk uyumu konusunda pratikleşmişlerdir.
Farklı tonları bir araya getirmek zamanla onlarda sıradan bir reflekse dönüşür. Kırmızı ile pembeyi veya yeşil ile moru yan yana getirirken dozu çok iyi ayarlarlar. Gözleri renk dengesine o kadar alışmıştır ki dışarıdan bakıldığında karmaşık duran parçaları bile birbirine yakıştırmayı başarırlar. Kırmızı ve pembe birbirine yakışmaz demeyin, onlar yakıştırabiliyorlar!
Kıyafetleri motivasyon aracı olarak kullanırlar.
Giyim tarzı ile ruh hali arasındaki bağı çok iyi kurarlar. Hava kapalı olduğunda veya enerjileri düştüğünde normalden daha canlı renkler tercih ederek kendi kendilerini canlandırırlar. Aynada gördükleri parlak renkler günün modunu yükseltmek için genelde yeterlidir.
Görünür olmaktan çekinmezler.
Kalabalık bir ortamda fark edilmek onlara rahatsızlık vermez. Etraftaki çoğu kişi koyu tonlara bürünmüşken onların canlı renkler içinde rahatça hareket etmesi taşıdıkları öz güvenin net bir yansımasıdır.
İletişime açık bir imaj çizerler. Sosyal insanlar olduklarını anlayabilirsiniz.
Üzerlerindeki canlı parçalar çoğu zaman doğal bir sohbet başlatma fırsatı yaratır. Kıyafetleriyle ilgili ufak bir iltifat duymak veya 'Bunu nereden aldın?' sorusuyla karşılaşmak, yeni insanlarla diyaloğa girmelerini çok daha kolay hale getirir.
Küçük detaylarda da renk ararlar.
Her zaman baştan aşağı çok parlak giyinmeleri gerekmez. Sade tonlarda bir kombin yapsalar bile paçadan gözüken turuncu bir çorap, canlı bir saat kordonu veya desenli bir çanta ile sevdikleri o enerjiyi üzerlerinde taşımaya devam ederler.
Mevsim geçişleri dolaplarını karartmaz.
Kış geldi diye hemen siyaha veya griye sığınmazlar. Soğuk havaların getirdiği o tekdüze havayı kalın kazaklara, kabanlara veya atkılara taşıdıkları enerjik tonlarla kırmayı iyi bilirler.
Trendleri kendi zevklerine uydururlar.
Moda dünyası o sezon tamamen pastel tonları veya renksizliği öne çıkarsa da onlar kendi göz zevklerini dinlerler. Renk seçimleri vitrinlerin dayatmasıyla değil kendi içlerinden gelen o anki zevkle şekillenir.
İfade gücünü renklerden alırlar.
İçlerindeki o hareketli yapıyı kelimelerle uzun uzun anlatmalarına pek gerek kalmaz. Üzerlerinde taşıdıkları renkler onların yerine konuşur ve sahip oldukları enerjiyi karşı tarafa doğrudan geçirir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın