onedio
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Kktc Başbakanı Saner İle Görüştü
LEFKOŞA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner ile bir araya geldi.Cumhurbaşkanı Oktay'ın, Başbakan Saner ile KKTC Başbakanlığı'nda yaptığı baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşme ve muhtelif anlaşmaların imza töreni gerçekleştirilecek.Daha sonra Oktay ve Saner, ortak basın toplantısı düzenleyecek.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, iki günlük çalışma ziyareti kapsamında dün KKTC'ye gelmişti.Ziyaret çerçevesinde, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ve KKTC Başbakanlığı arasında e-Devlet hizmetlerine ilişkin mutabakat zaptı ve Karayolları Genel Müdürlüğü ile KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı arasında kara yolları yatırımlarının gerçekleştirilmesine ilişkin uygulama protokolü imzalanacak. Türkiye Belediyeler Birliği ve Yüksek Öğretim Kurulu ile KKTC tarafındaki muhatapları arasında da iş birliği anlaşmaları yapılacak.Oktay'a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin de eşlik ediyor.
İstanbul'a Peş Peşe Uyarılar... Yoğun Kar Yağışının Haritası Paylaşıldı
Türkiye hafta sonu soğuk ve karlı havanın etkisine giriyor. İstanbul’da günlerdir 20 dereceyi aşan hava sıcaklığının karla birlikte 0 dereceye düşmesi bekleniyor. Uzmanlar kar kalınlığının 1 metreyi bulduğu 1987 kışındaki gibi bir yağış uyarısı yapıyor. İstanbul Valiliği de bir açıklama yaparak haftasonu beklenen yağışlara karşı uyardı, dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi. Meteoroloji Uzmanı Ahmet Uçar, beklenen kar yağışını ilişkin harita paylaşarak turuncu ve kırmızı renkli alanların son yılların en iyi kar yağışını alacağını duyurdu.
Ülkü Ocaklarından 'Tabu'ya Rakip Oyun: Ocaktabul
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, sosyal medya hesabından Ülkü Ocaklarının hazırladığı tabu oyununa rakip olacak 'Ocaktabul' isimli bir oyununu tanıttı. Yıldırım, oyunu 'Türk gençliğine, Türk dünyasını daha yakından tanıtmak, ailesi ve arkadaşlarıyla eğlenirken öğretmek amacıyla' hazırladıklarını söyledi.
Dağlık Karabağ Savaşı Gazisi 3 Azerbaycanlı, Tedavi İçin Türkiye'ye Gönderildi
BAKÜ (AA) - Dağlık Karabağ'daki savaşta yaralanan 3 Azerbaycanlı gazi, tedavilerinin devam ettirilmesi için Türkiye'ye sevk edildi.Şehit aileleri ve gazilerin sorunlarını çözmek için Azerbaycan devleti tarafından kurulan 'Yaşat Fonu'ndan yapılan açıklamada, Azerbaycanlı doktorların görüşleri dikkate alınarak, 3 gazinin ilgili muayene, tedavi ve rehabilitasyon sürecinin Türkiye'de devam edeceği bildirildi.Açıklamada, 'Yaşat Fonu'nun bundan sonra da ihtiyaç duyulduğu takdirde ağır yaralı gazilerin tedavi için yurt dışına gönderilmesini sağlayacağı kaydedildi. Gazileri, Haydar Aliyev Havalimanı'ndan 'Yaşat Fonu' Başkanı Elvin Hüseynov uğurlardı.
Konya'da Su Arıtma Cihazının Filtresini Değiştirdikleri Evden Para Çaldığı İddia Edilen 3 Şüpheliden 2'Si Yakalandı
KONYA (AA) - Konya'da su arıtma cihazının filtrelerini değiştirdikleri evden para çaldıkları iddiasıyla 3 şüpheliden ikisi gözaltına alındı.Ev sahibinin talebi üzerine Meram ilçesi Aşkan Mahallesi Hafız Ahmet Sokak'taki bir eve gelen iki kişi, su arıtma cihazının filtrelerini değiştirdikten sonra ücretini alıp evden ayrıldı.Ev sahibi, bir süre sonra vestiyerde asılı duran ceketinin cebindeki 2 bin avro ile 3 bin liranın yerinde olmadığını fark etti.İhbar üzerine çalışma başlatan Meram Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, sokakta yaptıkları güvenlik kamerası incelemelerinden, şüphelilerin eve geldiği hafif ticari aracı tespit etti.Polis, olaydan 8 gün sonra aracı Selçuklu ilçesindeki Fırat Kavşağı'nda durdurdu. Yapılan kontrolde araç sürücüsü M.Ç. (34) ile yanındaki M.Ö'nün (25) eve giren şüpheliler olduğu belirlendi. Araçta yapılan aramada ise kurusıkıdan bozma tabanca ele geçirildi.Gözaltına alınan şüpheliler, emniyete götürülürken, olaya karışan diğer şüpheli İ.Ç'nin (22) yakalanmasına yönelik çalışmanın sürdüğü belirtildi.
Mersin'de Çadırlarda Yaşayan Mevsimlik Tarım İşçilerine Kışlık Eşya Desteği Verildi
MERSİN (AA) - Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından Mersin'de çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçilerine kışlık eşya yardımı yapıldı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Büyükşehir Belediyesi ile Maya Eğitim Kültür Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ekipleri, Akdeniz ilçesine bağlı Adanalıoğlu ve Limonlu mahallelerindeki 45 tarım işçisi aileye UNHCR tarafından gönderilen battaniye, yatak ve yatak örtülerini dağıttı. Mevsimlik tarım işçileri yardımdan dolayı mutlu olduklarını belirterek, ilgililere teşekkür etti. Geçen ay da UNHCR tarafından tarım işçilerine gönderilen çadırların kurulumu yapılmış, işçiler ve aileleri sağlık kontrolünden geçirilmişti.
Reklam
Kilis'te Göçmen Kaçakçılığı Yaptığı İddiasıyla 2 Şüpheli Gözaltına Alındı
KİLİS (AA) - Kilis'te yurda yasadışı yollarla girdiği belirlenen yabancı uyruklu bir kişi yakalandı, göçmen kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla 2 şüpheli gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kentte göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.Mehmet Rıfat Kazancıoğlu Mahallesi'nde polis ekiplerince durdurulan bir araçta ülkeye kaçak yollardan girdiği belirlenen yabancı uyruklu bir kişi yakalandı.Yabancı uyruklu kişi, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.Araçta bulunan şüpheliler Suriye uyruklu M.H.A. ve M.Z.G. ise göçmen kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı.
Şırnak'ta Yaşayan Turgun Ailesi Epilepsi Hastası 5 Yaşındaki Furkan İçin Yardım İstiyor
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaşayan Turgun ailesi, epilepsi hastası 5 yaşındaki Furkan'ın tedavisi için yetkililer ve hayırsever vatandaşlardan destek bekliyor.Cizre'nin Kasrik beldesinde ikamet eden anne Leyla Turgun, oğlunun geçen sene şubat ayında yüksek ateş şikayetiyle Cizre Devlet Hastanesi kaldırıldığını, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Batman'a sevk edildiğini söyledi.Batman'da bir ay boyunca yoğun bakımda tedavi gören oğluna epilepsi tanısı konulduğunu ifade eden Turgun, oğlunun sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gittiğini, bir ayda yatağa bağımlı hale geldiğini, görme kaybı yaşadığını belirtti.Turgun, bu süreçte oğlunu Diyarbakır ve İzmir'de de bazı hastanelere götürdüğünü ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle tedavisinin ertelendiğini dile getirerek, oğlunun tedavi olması için yetkililerden destek beklediklerini kaydetti.Furkan'ın daha önce sağlıklı bir çocuk olduğunu anlatan Turgun, 'Oğlum şimdi ne oturabiliyor ne ayağa kalkabiliyor ne de görebiliyor. Kendi başına hiçbir şey yapamıyor. Eski halini çok özledim. Arkadaşları ile koşup, oyun oynamasını özledim.' dedi.
Reklam
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Yer Ayaklarımın Altından Çekiliyor Gibi Oluyordu"
EDİRNE (AA) - CİHAN DEMİRCİ - Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Veli Çetinsu, ilaçlarını düzenli şekilde kullanıp beslenme ve uykusuna dikkat ederek yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yendiğini söyledi. Çetinsu, AA muhabirine, yaklaşık 3 ay önce bir hastasını muayene ederken dalgınlıkla maskesini çıkardığını, hastanın da bu esnada maskesini çıkardığı için Kovid-19'a yakalandığını anlattı.Kovid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından kendini daha kötü hissetmeye başladığını anlatan Çetinsu, evinde ilaç tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğunu ifade etti. Çetinsu, hastalığa yakalandığını anladığından itibaren ailesine bulaştırmamak için kendisini evinde bir odada 10 gün izole ettiğini belirterek, 'İnsan kötü olan şeyi kendisine yakıştıramıyor. Hastalar genellikle 'Grip ya da soğuk algınlığı var, koronavirüs olmadım' diyor. Buna dikkat etmek gerekiyor. Ben izole oldum. Ailem yemeğimi getirip veriyordu, ilaçları da düzenli şekilde kullandım. Tat ve koku kaybı olmadı. İştahsızlık, halsizlik yaşadım. Hep iyi olduğumu sanıyordum ama daha kötü olmaya başladım. İyiyim dediğim zamanlar da aslında kötüymüşüm. İyileştikçe bu süreci anladım.' diye konuştu. 'İnaktif aşı güvenilir bir aşıdır'Hastaların ilaç kullanıp doktorların tavsiyelerini dinlediklerinde hızlı bir iyileşme sürecine girdiklerini dile getiren Çetinsu, kendisinin de bunları düşünerek moralini yüksek tuttuğunu belirtti. Çetinsu, insanların yoğun bakımda uzun süre kalmaktan tedirginlik duyduğunu anlatarak, şöyle devam etti:'Bunu düşünmek de travmaya neden oluyor. Solunum cihazına bağlanma, 112'nin gelip evimden beni alıp hastaneye götüreceği düşüncesi beni de tedirgin etti. Hastalık süresince 'oldu olacak' düşüncesi kötü bir histi. Ellerim buz gibiydi, uzun süre ısıtamadım ve bazen yer ayaklarımın altından çekiliyor gibi oluyordu. Soğuk algınlığı gibi değil, ondan biraz daha ağırdı. Moralimi yüksek tuttum, ilaçlarımı düzenli şekilde kullandım, beslenmeme ve uykuma dikkat ederek hastalığı yendim.'Çetinsu, hastalığı geçirenlerin sağlığına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini maske, mesafe ve hijyen kurallarını eksiksiz uygulamasının önemli olduğunu vurguladı. Türkiye'de kullanılan aşının en güvenilir aşılardan olduğunun altını çizen Çetinsu, şunları kaydetti:'Klasik olarak bildiğimiz, eski yöntemlerle de yapılan konvensiyonel inaktif aşı, güvenilir bir aşıdır. Güvensizlik duymanın bir anlamı yoktur ve dünyanın birçok yerinde de bu aşı yapılıyor. Sıramız geldikçe aşımızı olmalıyız. Sağlık çalışanları da aşısını oldu ben de oldum, herhangi bir yan etki hissetmedim. Dünyadaki birçok medeniyeti yok eden bulaşıcı hastalıktır. Onları önlemenin en güzel yolu da aşıdır. Aşı yapılırsa medeniyetimiz sürer.'
Apple, Akıllı Telefon Satışında Samsung'u Geçti
BERLİN (AA) - Küresel bazda 2020’nin son çeyreğinde 16 milyon daha çok akıllı telefon satılırken, Apple yüzde 23,4 pazar payı ile Samsung'u geçmeyi başardı. AA muhabirinin, uluslararası veri şirketi IDC tarafından yayınlanan araştırma verilerinden derlediği bilgiye göre, geçen yılın ekim-aralık döneminde küresel pazarda 385,9 milyon adet akıllı telefon satışı gerçekleştirildi.Söz konusu dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre 16 milyon adet daha çok akıllı telefon satılırken, LG, Vivo, Nokia ve Blackberry'in en fazla akıllı telefon satan şirketler sıralamasında gerilerde olması dikkati çekti.En çok satış yapan akıllı telefon markaları arasında Çinli üreticiler ön plana çıktı. En çok satış yapan ilk 5 marka arasında, dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi olan Huawei'nin yanı sıra Çinli Xiaomi ve Oppo markaları da bulunuyor.Son çeyrekte 90,1 milyon akıllı telefon satmayı başaran Apple, dünyanın en fazla akıllı telefon satıcısı sıralamasında Samsung'u geçti. Apple, son çeyrekte satışlarını yüzde 22 artırırken, pazar payı da yüzde 23,4 oldu. Apple, söz konusu dönemde iPhone 12’yi pazara sürmüştü.Güney Koreli akıllı telefon üreticisi Samsung, ekim-kasım döneminde satışlarını yüzde 6,2 artırdı ve 73,9 milyon adet satış yaparak dünyanın en büyük ikinci akıllı telefon satıcısı oldu. Samsung’un pazar payı ise yüzde 19,1 oldu.Çinli akıllı telefon üreticisi Xiaomi'nin son çeyrekte satışlarını yüzde 32 artırması dikkati çekti. Şirket 43,3 milyon adet satış yaparak üçüncü sırada yer aldı. Pazar payı da yüzde 11,2 oldu.Diğer Çinli üretici Oppo ise söz konusu dönemde 33,8 milyon telefon satarken, yüzde 8,8 pazar payı ile dördüncü oldu.Söz konusu dönemde diğer Çinli üretici Huawei, 32,3 milyon adet akıllı telefon satarak beşinci sırada yer aldı. Şirketin satışları 2020’nin son çeyreğinde 2019’nın aynı çeyreğine göre yüzde 42,4 azalırken, pazar payı yüzde 15,2’den yüzde 8,4’e geriledi. LG, Vivo, Nokia ve Blackberry gibi diğer akıllı telefon markalarının satışları ise 112,4 milyon adet olarak hesaplanırken, pazar payları yüzde 29,1 olarak tespit edildi.
United Airlines, 200 Elektrikli Uçan Taksi Satın Almayı Planlıyor
ANKARA (AA) - ABD'li hava yolu şirketi United Airlines, havalimanlarına yolcuları ulaştırmak için 200 elektrikli uçan taksi satın almayı hedefliyor.The Wall Street Journal'ın haberine göre, United Airlines Holdings’den yapılan açıklamada, hava taksileri üreticisi California merkezli Archer'dan 1 milyar dolar değerinde uçan taksiler satın alınması, bu kapsamda ABD'li bölgesel hava yolu şirketi Mesa Airlines ile iş birliği yapılmasının planlandığı bildirildi.United ve Mesa yetkilileri, hava yolu endüstrisinde karbon ayak izini azaltmak amacıyla 5 yıl içinde 200 uçan taksi alma planının, otoyollarda yoğun trafiğe maruz kalan yolcuları havalimanına ulaştırmak için hazırlandığını kaydetti.Söz konusu taksilerin, saatte yaklaşık 240 kilometre hızla 95 kilometre civarında mesafeye uçabileceği, böylelikle havalimanına seyahat eden yolcular için karbondioksit emisyonlarını neredeyse yarıya indirebileceği belirtildi.1 milyar dolar değerindeki uçan taksilerin alımına ilişkin anlaşmada, satın alma işlemlerinin gerçekleşmesi için düzenleyici makam onayına ihtiyaç olduğu kaydedildi.
Reklam
'Emek' Desen Var, 'Liyakat' Desen O da Var: Bir Günde Memur Olup, Cumhurbaşkanlığı'na Atandı
etiket
CHP'li Murat Emir, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Sadettin Hülagü'nün oğlu Taha Hülagü'nün yükseliş öyküsünü anlattı. Emir'in aktardığına göre; Taha Hülagü, önce AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde SEKA Müze Müdürü yapıldı, ardından yine sınavsız olarak Özel Kalem Müdürü oldu. Burada 1 gün çalıştıktan sonra “memur” sıfatını alan Hülagü, Cumhurbaşkanlığı Kamu Diplomasi Koordinasyon Kurulu’na atandı.
İstanbul'da Düzenlenen Operasyonda 464 Bin 200 Ecstacy Hap Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da düzenlenen operasyonda 464 bin 200 ecstacy hap ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir uyuşturucu şebekesinin, yurt dışından getirilen yüklü miktarda uyuşturucu hapı, piyasaya süreceği istihbaratı üzerine çalışma başlattı.Söz konusu soruşturma kapsamında 3 Şubat'ta Eyüpsultan'da bir adrese operasyon düzenleyen ekipler, 3 şüpheliyi gözaltına aldı.Adreste yapılan aramada 464 bin 200 ecstacy hap ile 4 gram eroin, 3 hassas terazi ve 1 vakumlama makinesi ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlıdan 2'si tutuklanırken 1'i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Filipinler Hükümeti, Bangsamoro'daki Silahsızlandırmaya Destek İçin Özel Birim Kurdu
KUALA LUMPUR (AA) - Filipinler hükümeti, Bangsamoro Özerk Bölgesi'ndeki (BARMM) Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) savaşçılarının silah bırakma sürecini hızlandırmak için özel birim kurdu.Konuya ilişkin açıklama yapan Devlet Başkanlığı Barış Süreci Danışmanı Carlito G. Galvez, Ulusal Af Komisyonu adı verilen özel birimin, daha fazla MİKC üyesini silah bırakmaya teşvik etmek ve sivil yaşama döndürmek için çalışacağını belirtti.Galvez, Ulusal Af Komisyonunun Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'ın emriyle kurulduğunun altını çizerek 'Silahsızlandırma sürecine destek için hükümet kademesinde özel birim kurulması, Duterte yönetiminin ülkede kalıcı barış için gösterdiği kararlılığın delilidir.' ifadesini kullandı.Filipinler hükümetinin, Mindanao'da on yıllar süren çatışmaların kökenine inerek sorunu çözmeye çalıştığını belirten Galvez, 'Bu sayede eski savaşçılara yeni bir başlangıç yapma fırsatı verilecektir.' açıklamasında bulundu.7 üyeden oluşacak Ulusal Af Komisyonunda Savunma, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından üst düzey yetkililer görev yapacak.40 bin kişinin silahsızlandırılması hedefleniyorBARMM Başbakanı Hacı Murat İbrahim, AA'ya verdiği röportajda şimdiye kadar 13 bin 500 MİKC üyesinin silah bıraktığını ve hedeflerinin 40 bin üyeye silah bıraktırmak olduğunu söylemişti.İbrahim ayrıca, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü Ebu Seyyaf'tan bazı militanların da bu sürece dahil olmak istediğini belirtmişti.Müslüman Mindanao'da Bangsamoro Özerk BölgesiÜlkenin güneyindeki Müslüman Mindanao bölgesinde 21 Ocak ve 6 Şubat 2019'da yapılan referandumlarda, halk, bölgeye kapsamlı özerklik getiren Bangsamoro Organik Yasası'nı kabul etmişti.Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte tarafından Bangsamoro Geçiş Otoritesi'nin başına getirilen Hacı Murat İbrahim, 26 Şubat'ta yönetimi federal hükümetin bölge valisinden devralmıştı. İbrahim'in geçiş sürecinin tamamlanacağı Haziran 2022'ye kadar bölgeyi yönetmesi kararlaştırılmıştı.
Reklam
Türkiye'de Geçen Ay Son 51 Yılın En Sıcak 2. Ocak Ayı Yaşandı
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - Türkiye'de 2021 yılının ocak ayı, son 51 yıllık dönem göz önüne alındığında en sıcak 2. ocak olarak kayıtlara geçti. AA muhabirinin Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de uzun yıllar ocak ayı ortalama sıcaklığı 2,7 derece olarak ölçüldü. Bu yılki ocak ayında ise havaların sıcak geçmesinden dolayı ortalama sıcaklık 5,4 derece oldu. Geçen ay ortalama sıcaklıklar ülkenin kıyı kesimleri, Trakya çevresi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi çevrelerinde genelde mevsim normallerinin üzerinde, Doğu Anadolu Bölgesi genelinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Türkiye'de 1971'den beri en yüksek ortalama sıcaklık 2003 Ocak ayında kaydedildi. Ölçümlere göre 2021 yılının ocak ayı, 51 yılın en yüksek ikinci ocak ayı olarak kayıtlara geçti. Türkiye'nin 1971'den beri en sıcak ocak ayları şöyle sıralandı:SıralamaEn sıcak aylar 1.2003 2.2021 3.2010 4.2014 5.1994 6.1971 7.2018 8.2001 9.199910.198411.198512.198613.199714.197915.199516.201317.198718.201919.201120.2005İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ocak ayında hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Sıcak havanın kış mevsimi olmasına rağmen bir çok yerde ekstrem sıcaklıkların yaşanmasına neden olduğunu belirten Toros, 'Ocak ayında Türkiye'yi etkileyen basınç sistemlerine bağlı olarak ülkemiz genel olarak güneyli hava hareketlerine maruz kaldı. Sistemler Sahra Çölü'nden hem sıcak hava ve hem de kum ile toz taşıdı. Bu durum ocak ayının sıcak geçmesine neden oldu. Ocak ayında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde geçmesi ve genel olarak çoğu günün yağışsız geçmesi sebebiyle çiftçiler bazı bölgelerde bitkilere bu dönemde su vermek zorunda kaldı.' değerlendirmesini yaptı.
Irak'ta Sadr'a Bağlı Kişilerin Silahlı Geçidi, Siyasi Hasımlarına Erken Seçim Öncesi Mesaj Olarak Yorumlanıyor
BAĞDAT (AA) - HAYDAR KARAALP- Irak’ta, Şii lider Mukteda es-Sadr’a bağlı Seraya es-Selam isimli silahlı yapının iki gün önce başkent ve diğer kentlerde silahlı geçit yapması konusu eski Başbalan Nuri el-Maliki'ye ve Ekim göstericilerine erken seçim öncesi nüfuzunu hatırlatma mesajı olarak değerlendiriliyor.Sadr’a bağlı silahlı yapı, 8 Şubat'ta akşam saatlerinde Bağdat, Necef ve Kerbela kentlerinde hafif ve ağır silahlarla donatılmış şekilde sokaklara çıkıp adeta meydan okurcasına gövde gösterisi yaptı. Bu eylem, Sadr’a yakın sosyal medya hesabından 'Bağdat, Necef ve Kerbela’da DEAŞ ve Baas Partisi iş birliğinde saldırılar gerçekleştirilecek' açıklamasının ardından yaşandı. Hükümet resmi güçlerinin milis gücünün eylemlerine karşı hiçbir müdahalede bulunmadan seyirci kalması da dikkatleri çekti. Sadr’ın talimatıyla sokakları dolduran maskeli ve eli silahlı bu kişilerin yaptıkları, 'silahların kontrol edilmesi ve devlet elinde toplanması' stratejisini savunan hükümete de 'bize dokunamazsın' mesajı içerdiği yorumları yapıldı.Sadr’ın bu hamlesiyle eski Başbakanlardan ve siyasi hasmı konumundaki Nuri el-Maliki’ye de mesaj göndermek istediği ifade edildi. Maliki, yerel bir televizyon kanalına verdiği mülakat sırasında Başbakanlığı döneminde Sadr’a bağlı Mehdi Ordusu’nun insanları korkutmaya izin vermediğini ve vermeyeceğini söylemişti. Maliki’nin bu sözleri Sadr cephesini çok kızdırmıştı ki; Maliki’ye karşı sosyal medya hesapları üzerinden saldırı niteliğinde içerikler yayınlanmıştı. Seraya es-Selam’ın aniden sokaklara inme eyleminin bir diğer perde arkasının, 'İran’a yakın Haşdi Şabi gruplarıyla hesaplaşma ve onlara karşı güç gösterisi' olduğu ve Sadr’a bağlı bu silahlı yapının diğer Şii milis güçlere karşı gücünü arazide göstermek istediği kaydediliyor.Sadr kamera karşısına geçtiSadr da, dün uzun süre sonra ilk kez ikamet ettiği Necef’in Hannana semtindeki evinin önünden kameralar karşısına geçti. Söz konusu gövde gösterisinin devlete karşı olmadığını savunan Sadr, güvenlik güçlerinin çökme noktasında olduğunu ve onlara destek sunmaya hazır olduğunu dile getirdi.Maliki’ye de örtülü mesaj gönderen Sadr, 'Yolsuzluğa bulaşmış olanların bir daha başbakan olmasına asla izin vermeyiz.' dedi.Maliki, televizyon kanalındaki açıklamaları sırasında başbakanlık koltuğu için teklifi gelmesi halinde bunu değerlendireceğini söylemişti. 2 dönem, toplam 8 yıl başbakanlık yapan Maliki’nin bir daha bu görevi üstlenmek istediği ve bunun için ara sıra kulis yokladığı biliniyor.Seraya es-Selam Sözcüsü Safa Temimi de, askeri gövde gösterisi sonrası yaptığı açıklamalarda, bunun bir askeri gövde gösterisi olmadığını iddia etti ve zor durumda olduğunu ileri sürdüğü güvenlik güçlerine destek içerdiğini aktardı.Güvenlik güçlerinin o gün silahlarıyla sokakları dolduran milislere karşı resmi seyirci kalmasını da değerlendiren Temimi, 'Güvenlik güçleriyle terörle mücadele konusunda ortak çalışmalar yürüttük ve istihbari konularda onlara önemli bilgiler verdik. Seraya es-Selam’ın sokaklara inmesi sırasında herhangi bir güvenlik ihlali veya sürtüşmesi yaşanmadı. Bu da, ‘devlete karşı eylemdi’ diyenlere yanıt niteliğindedir.' dedi.'Maliki ve Sadr arasındaki siyasi husumet askeri çekişmeye dönüştü'AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Iraklı siyasi analist Ali Mumtaz, 'Seraya es-Selam’ın yaptığı eylem bir gövde gösterisidir. Bu hareket üç mesaj içeriyor. Bunların başında, Maliki’ye cevap içeriyor. Böylece Maliki ve Sadr arasındaki siyasi husumet askeri çekişmeye dönüştü. İkinci mesaj ise, Ekim göstericilerinedir. Sadr, önce bunlarla (göstericiler) hareket etti sonra desteğini çekerek karşı durmaya başladı. Sadr’ın üçüncü mesajı ise, (10 Ekim'de düzenlenecek) erken seçimle ilgilidir. Sadr, güç ve nüfuzunu şimdiden göstermek istiyor.' şeklinde konuştu.Irak’ta en büyük Şii tabanına sahip Mukteda es-Sadr’a bağlı birden fazla silahlı milis grup bulunuyor. Sadr, DEAŞ terör örgütünün 2014’teki saldırıları sırasında Seraya es-Selam’i kurmuştu. Şii dini ve siyasi lider, daha önce Mehdi Ordusu ve Yevm el-Mevud isimli silahlı milis yapılarını oluşturmuştu. Mehdi Ordusu, Irak’ta 2006-2008 yıllarındaki mezhep savaşına karışmıştı. Sadr, mezhep savaşında rol aldığı gerekçesiyle yoğun eleştiriler üzerine Mehdi Ordusu’nu dondurmuş yerine Yevm el-Mevud’u kurmuştu.Sadr’a bağlı Sairun Koalisyonu da, 2018 seçimlerinde 329 sandalyeli meclisin 54 vekille birinci partisi olmuştu. Mustafa el-Kazımi başkanlığındaki hükümette de Sağlık Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı'nın Sadr’a bağlı harekete yakın oldukları biliniyor.
Reklam
Kastamonu'da Ayı Saldırısına Uğrayan İşitme Engelli Kolundan Ve Bacağından Yaralandı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da ayı saldırısına uğrayan işitme ve konuşma engelli kişi, kaldırıldığı hastanede tedavi edildi.Pınarbaşı ilçesine bağlı Mirahor köyü İbrahim Çelebi Mahallesi'nde ağabeyi ile yaşayan Satı Baki (49), 6 Şubat'ta kendilerine ait koyunları otlatırken köpeklerin bir inin yanında havlaması üzerine yanlarına gitti.İnde 2 yavrusu ile gördüğü ayıyı gören Baki, kaçmaya çalışırken saldırıya uğradı. Aldığı darbelerle yere düşen Baki'nin kolunu ısıran ayı, ayağını da pençeleriyle yaraladı. 3 çoban köpeğinin saldırması sonucu ayı, yavrularını da alarak bölgeden uzaklaştı. Bacağı ve kolundan aldığı darbelerle yürüyemez hale gelen Baki, cep telefonuyla yengesi Kezban Baki'yi görüntülü arayarak ayının saldırdığını anlatmak için yaralarını gösterdi.Yaralı adam, dağlık ve ormanlık alanda kendisini kolayca bulmaları için çevreyi de gösterdi. Kezban Şaban Baki, yardım istediği eski köy muhtarı Şenol Kurt'un aracıyla kayınbiraderinin yanına gitti. Hastaneye kaldırılan ve yaralarına 15 dikiş atılan Satı Baki, tedavisinin ardından taburcu edildi.Kezban Baki, AA muhabirine, kayınbiraderinin koyunları gütmek için dağlık alana gittiğini söyledi.Kayınbiraderinin bir süre sonra kendisini görüntülü aradığını belirten Baki, 'Konuşamadığı için hareketleriyle yaralandığını anlatmaya çalıştı. Yaralarını gösterdi, ayının saldırdığını anlattı. Araba olmadığı için ben de hemen muhtarı aradım. Ormana kadar araçla çıktık. Yerde yatıyordu, acıdan bağırıyordu.' dedi. Eşinin köpeklerden ikisiyle hayvan otlatmaya gittiğini, kayınbiraderinin ise yaraları nedeniyle evde dinlendiği dile getiren Baki, 'Köpeklerden biri hayvan otlatmaya gitmedi. Evin önünde onu bekliyor. Kayınbiraderim de zaman zaman dışarı çıkıp köpeği ve kuzuları seviyor.' ifadesini kullandı.'Ayı pençesinden kurtulan nadir olur'Eski köy muhtarı Şenol Kurt ise Satı Baki'nin mahallesinin kendilerine 2 kilometre uzakta olduğunu belirtti.Yanına gittiklerinde ayının Satı Baki'yi bileğinden ısırdığını, pençeleriyle bacağını yaraladığını gördüklerine işaret eden Kurt, 'Satı yerde yatıyordu ve çok korkmuştu. Kan kaybı vardı, yaralarını sarıp tampon yaptık. Ambulansı arayıp arabanın olduğu yere kadar indirdik. Arabayla yola çıktık. Bir süre gittikten sonra ambulansla karşılaştık. Pınarbaşı Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. 15 dikiş atıldı. Şimdi evinde dinleniyor.' diye konuştu.Satı Baki'nin ayıdan kurtulmasının mucize olduğunu vurgulayan Kurt, şunları kaydetti:'Bölgede geçmiş yıllarda da buna bezer şeyler olmuştu. Ayı pençesinden kurtulan nadir olur. Satı'nın kurtulması çok büyük mucize. Telefonu alalı daha 20 gün olmuş, yeni kullanmayı öğrendi. Konuşamıyor, yapabileceği tek şey görüntülü araması. Otlatma yaptığı yer çok dağlık. Telefonla yerini göstermese bulamazdık. Akıllı telefonla arayıp yerini göstermesi çok akıllıca bir hareket. Bize ulaşamasaydı kan kaybından hayatını kaybedebilirdi.'
Barış Pınarı Bölgesinde 2 Terörist Etkisiz Hale Getirildi
ANKARA (AA) - Barış Pınarı bölgesine saldırı girişiminde bulunan 2 PKK/YPG'li terörist etkisiz hale getirildi.Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Barış Pınarı bölgesine yönelik bir sızma girişiminin daha başarılı şekilde önlendiği belirtildi.Açıklamada, huzur ve güven ortamını bozmak için saldırı girişiminde bulunan 2 PKK/YPG'li teröristin, kahraman Türk komandolarınca etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
Akbank, Salgın Sonrasında Esnek Çalışmayı Kalıcı Hale Getiriyor
İSTANBUL (AA) - Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, salgın sonrasında yepyeni bir çalışma modeline geçtiklerini belirterek, 'İşin geleceğine cesur bir adım atıyoruz. Çalışma düzenimizdeki esnekliği artık kalıcı hale getiriyoruz.' ifadelerini kullandı.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Akbank, geleceğin çalışma modelini bugünden hayata geçirerek, salgın sonrası için esnek çalışmayı kalıcı hale getiriyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, içinden geçilen süreçte dünyanın her açıdan yepyeni bir döneme girdiğini belirterek, müşteri alışkanlıkları ve iş modellerinde son yıllarda gerçekleşmekte olan hızlı değişimin, salgın süreci ile birlikte daha da hızlandığını anımsattı. Kurumların değişen ortamlara hızlı adaptasyonu, çevik ve cesur olmasının başarı için şart olduğunu vurgulayan Binbaşgil, 'Biz de Akbank’ta salgın sonrasında yepyeni bir çalışma modeline geçiyoruz. İşin geleceğine cesur bir adım atıyoruz. Çalışma düzenimizdeki esnekliği artık kalıcı hale getiriyoruz.’’ ifadelerini kullandı. “Yeni çalışma düzenimizle artık her yer Akbank”Binbaşgil, salgın sonrası çalışma düzenini, 'uzaktan çalışma', 'hibrit' ve 'ofisten çalışma' şeklinde üç farklı şekilde tasarladıklarını aktararak, şunları kaydetti:“Bankacılığı kalıplarından çıkardığımız gibi çalışma hayatını da kalıplardan çıkaran bir modeli benimsedik. Yeni çalışma düzenimizle artık her yer Akbank. Bu yeni çalışma düzeni bankamıza yeni açılımlar da getirecek. Farklılaşacak hizmet kalitesi, verimlilik ve çeviklik düzeyi ile bankamızın müşteri kazanım ve büyüme hızı daha da artacak. Geleceğin çalışma modelini Akbank’ta bugünden uygulamaktan büyük heyecan duyuyoruz. Güçlü teknolojik altyapımız ve nitelikli çalışanlarımız sayesinde bankamızın hizmet kalitesi, işlem adetleri, verimlilik seviyesi ve çalışan bağlılığında önemli artışlar yaşandı.Bu vizyoner hamleyi de çalışma arkadaşlarımızın yüksek performansına ve teknolojimizin gücüne güvenerek yapıyoruz. Akbank’ta, yüksek iş disiplini ve yetkinliklere sahip Türkiye'nin en iyi bankacılarıyla çalışıyoruz. Nereden çalışırlarsa çalışsınlar, çalışma arkadaşlarımın müşterilerine en iyi bankacılık hizmetini vereceklerine, kurum kültürümüzü yaşatacaklarına, her zamanki gibi önemli başarılara imza atacaklarına inancım tam. Salgın sürecindeki yüksek ve başarılı performansımız da bunun en iyi göstergesidir.”“Akbank ailesine, ülkemizin 81 ilindeki en nitelikli kişileri katma imkanına sahip olacağız”Hakan Binbaşgil, bu yeni çalışma modelinin sürdürülebilirlik konusundaki stratejilerini de desteklediğine işaret ederek, bu bağlamda kapsayıcılığa da faaliyetlerde çok önem verdiklerini bildirdi.Akbank ailesine, coğrafi engeller olmadan, Türkiye'nin 81 ilindeki en nitelikli kişileri katma imkânına sahip olacaklarını ifade eden Binbaşgil, 'Bu yeni yaklaşımımız kapsamında değişik zaman dilimlerinde veya yarı zamanlı çalışmayı tercih edenler gibi farklı kitlelere erişme imkânını da bulacağız. Bu yaklaşımımızın istihdam yaratmada da ülkemizde yeni açılımlara öncülük edeceğine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Binbaşgil, Akbank’ta vizyoner ve geleceği şekillendirebilecek bir ekip olduğunu ve bu ekibin önemli yeniliklere imza attığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Yenilikçi ve cesur adımları atmak için çok şanslı bir ortamdayız. Bu vesileyle bankamızı geleceğe taşımak adına yaptığımız tüm adımlarda bizlerle benzer inancı ve heyecanı taşıyan başta Yönetim Kurulu Başkanımız Suzan Sabancı Dinçer olmak üzere Yönetim Kurulu üyelerimize de teşekkür ederim. Tüm Akbanklılara da ayrıca büyük bir teşekkür borçluyum. Değişen müşteri davranışları, yenilikler, teknolojiler, yeni iş modellerine yüksek yetkinlikleri sayesinde çok hızlı adapte oluyor ve bankamızı ve kendilerini hızla geleceğe hazırlıyorlar. Arkadaşlarımızın da bize verdiği bu güçle, bizler de iş modellerimizi, tüm ürün ve hizmetlerimizi, müşteri ve insan odaklı bir yaklaşımla geliştirmeye, iyileştirmeye devam edeceğiz.'“Salgın sonrası uzaktan çalışma düzenini arkadaşlarımızın görüşleriyle oluşturduk”Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa ise salgın sürecini çok iyi yönettiklerini ve sürecin her aşamasında çalışanlara kulak verdiklerini ve bu doğrultuda aksiyon aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:“Bir seneye yakın bir süredir uzaktan çalışma tecrübemiz oldu. Akbank’ın gelecek vizyonu doğrultusunda değişen koşullara kendimizi hızlıca adapte etmek ve sektörün öncü kurumlarından olmak her zaman odağımızdaydı. Bu vizyon ile ekipler bazında detaylı bir değerlendirme yaparak, salgın sonrasındaki çalışma modellerimizi de belirledik. Bu arada salgın başında çalışma düzenine yönelik çalışan görüşlerini de dinleyebileceğimiz bir geribildirim mekanizması da oluşturduk ve nabız anketleri ile düzenli olarak çalışanlarımızı dinledik. Salgın sonrası uzaktan çalışma düzenini arkadaşlarımızın görüşleri ile oluşturduk. Geribildirimler de gösterdi ki artık esneklik Akbank’ta kalıcı bir çalışma düzeni olarak benimsendi.”“Üç farklı iş modelimizle geleceğe hazırız”Anapa, “Biz Akbank olarak üç farklı iş modelimizle geleceğe hazırız; müşterilerimize birebir ve yüz yüze hizmet verdiğimiz şubelerimiz yerinden çalışmaya devam edecekler, Genel Müdürlük ekiplerimizin ise yüzde 52’si uzaktan, yüzde 36’sı hibrit düzende, yüzde 12’si ise ofisten çalışacaklar.' ifadelerini kullandı. Yeni modeli salgın dönemindeki deneyim ve öğrenimleri de dikkate alarak oluşturduklarını belirten Anapa, birlikte çalışmaktan ve paylaşmaktan beslenen bir takım olduklarını bildirdi.Anapa, şu değerlendirmelerde bulundu:'Bunun en etkin şekilde sürdürülmesi, Akbank kültürünün aramıza yeni katılacaklar da dahil her bir çalışanımız tarafından hissedilmesi ve yaşatılması, uzaktan çalışma sırasında iş-özel yaşam dengesinin kurulması gibi alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Farklı çalışma modellerinde çalışan arkadaşlarımızın bir araya gelebilmesi için platformlar tasarlıyor, aynı zamanda banka lokasyonlarında uzaktan çalışan ekiplerin fiziken bir araya gelerek çalışmalarına olanak sağlayacak ortak çalışma alanlarını planlıyoruz.”
İkinci El Online Oto Satışında "İlk 3" Değişmedi
İSTANBUL (AA) - ABDULSELAM DURDAK - İkinci el online pazarda, bu yılın ocak ayında da en çok tercih edilen otomotiv markaları Volkswagen (VW) , Renault ve Ford oldu.AA muhabirinin INDICATA'nın ikinci el online pazar raporundan derlediği verilere göre, bu yılın ocak ayında Türkiye ikinci el online binek ve hafif ticari araç pazarında toplam 103 bin 398 adet satış (ilandan tamamen kaldırılan araçlar satılmış kabul edildiğinde) gerçekleşti. Geçen senenin ocak ayında 144 bin 600 araç satılmıştı.İlana çıkan araçların yüzde 39'u satıldıSatışlarda Ocak 2020'ye göre yüzde 28,49 ve Aralık 2020'ye göre yüzde 10,50'lik düşüş gözlendi. Ocakta ikinci el online binek ve hafif ticari pazarında ilana çıkan araç adedi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 65 artışla 267 bin 68 olarak belirlendi. İlana çıkan araçların yüzde 39'u satıldı.En çok satan 10 markanın satışları pazarı domine ettiBu yılın ocak ayında ikinci el online binek ve hafif ticari araç pazarında, en çok tercih edilen otomotiv markası 14 bin 808 satışla Volkswagen oldu. Renault, 12 bin 910'la ikinci ve Ford da 10 bin 994'le üçüncü sırada yer aldı.Bunları sırasıyla 10 bin 128 adetle Fiat, 5 bin 632 adetle Mercedes-Benz, 5 bin 597 adetle BMW, 5 bin 589 satışla Opel, 5 bin 39'la Peugeot, 4 bin 964 adetle Hyundai ve 3 bin 685'le de Toyota izledi. Söz konusu 10 markanın ocak satışları, ikinci el online araç pazarının yüzde 77'sini oluşturdu. En hızlı satılan marka Fiat olduOcak ayında online pazarda Türkiye pazarı satış hızı ortalama 78 güne çıktı. En hızlı satılan marka 66 günle Fiat, en yavaş satılan ise 93 günlük satış hızıyla Mercedes-Benz oldu. Passat ilk sırada kalmaya devam ediyorGeçen ay ikinci el online otomobil (sadece binek) pazarında toplam 83 bin 267 adet satış yapıldı. En çok tercih edilen ilk 10 markanın en çok satan binek modeli sıralamasında VW'nin Passat modeli 4 bin 320 satışla zirvedeki konumunu korudu. Satışlarda, Renault Clio 3 bin 334 adetle ikinci, Renault Megane 3 bin 320 adetle üçüncü oldu.BMW 3 ve 5 Serileri 4 bin adetten fazla satıldıFord'un Focus modeli ise 3 bin 89 adetle dördüncü, Opel Astra da 2 bin 528 adetle beşinci sırada yer aldı.Ardından 2 bin 469 adetle Toyota Corolla, 2 bin 404 adetle Renault Fluence, 2 bin 97 adetle Fiat Egea, 2 bin 96 adetle BMW 3 Serisi ve 2 bin 25 adetle de BMW 5 Serisi sıralandı. Bu 10 model toplam binek satışlarının yüzde 33'ünü oluşturdu.Ticaride Doblo tercihi devam ediyorHafif ticari araçlar kategorisinde ise ocak ayında 20 bin 131 adet satış gerçekleşti. Satışlarda Türkiye'de geniş aileler tarafından da sıklıkla tercih edilen Fiat Doblo 2 bin 320 adetle ilk sıradaki konumunu bu ay da sürdürdü. Doblo'yu, 2 bin 295 adetle Ford Tourneo/Courier, 2 bin 92 adetle Fiat Fiorino, 1.719 adetle Ford Tourneo/Connect, 1.395 adetle VW Caddy, 1.177 adetle VW Transporter, 972 adetle Ford Transit, 868 adetle Renault Kangoo,783 adetle Peugeot Partner ve 588 adetle de Peugeot Partner takip etti. İnternetten kaldırıldığında 'satış' olarak sınıflandırılıyorÖte yandan, makine öğrenmesi, yapay zeka ve büyük verinin birleşmesinden oluşan iş zekası seti Indicata, Türkiye'deki ikinci el online araç pazarını tarayarak günlük 450 binden fazla ikinci el araç datasını analiz ediyor.Rapordaki satış verileri, ikinci el ticareti yapan kurum ve kuruluşların online pazarda verdikleri ilan verilerine dayanırken, bu verilerin içinde bireysel araç ilanlarına ait veriler bulunmuyor.Online platformda ikinci el ticareti yapan kurumlar iki sebeple satışa sundukları araçların ilanlarını geri çekiyorlar. Birincisi değişen pazar koşullarına göre ilandaki araçların fiyatını revize ederek yeniden ilanı yayınlıyorlar. Bu ilanların yeniden ne zaman yayınlandığı da Indicata tarafından takip ediliyor.İkinci olarak ise ticaret yapan kurum aracını sattığı için ilandan çekiyor ve yeniden satışa sunacağı bir aracının ilanını yayınlıyor. Bu ikinci grup araç ilanları yani ilandan tamamen kaldırılan araçlar satış kabul ediliyor.
Reklam