Şırnak, Nuh'un Gemisini Cudi Dağı'na İstiyor
ŞIRNAK Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Cihan Birlik, Rusell Crowe'in başrolünü oynadığı 'Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan Nuh'un gemisini ABD'den getirip Cudi Dağı'na koymak için girişim başlattıklarını söyledi. Şırnak'ta Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Cihan Birlik, filmdeki Nuh'un gemisinin getirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile görüştüğünü ve bakanlık tarafından da girişimlerin başlayacağını söyledi. Birlik, geminin gelmesi halinde Cudi Dağı eteklerini Milli Park kuracaklarını ve gemiyi de buraya koyacaklarını söyledi. Dernek Başkanı Cihan Birlik, 'Çözüm süreci' ile birlikte bölgede güzel bir ortamın ortaya çıktığını belirterek, şöyle dedi: 'Çanakkale'ye Truva Atı nasıl Yunanistan'dan getirilmişse Amerika, Panama'da çekimleri yapılan Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan gemiyi de Şırnak'a getireceğiz. Gemiyi yıllarca çatışmalar ile anılan Cudi Dağı eteklerinde olan boş araziye yerleştirip, burayı Milli Park ilan edip ardından bölge şartlarına uygun hayvanları buraya getirip bir hayvanat bahçesi yapmayı planlıyoruz.' Şırnak Valisi Hasan İpek'in projelerini desteklediğini ifade eden Birlik, filmdeki gemiyi almaları halinde getirilmesini de belgesel film haline getireceklerini kaydetti. Birlik, Nuh'un gemisinin getirilmesi halinde kente turist akını görüleceğini bildirirken şöyle dedi: 'Şırnak, Cudi'mize binlerce turist akın edecek. Memleketimizde turizm patlaması olacak. Kalkınma patlaması olacak. İstihdam olacak. Yani aklımıza gelebilecek her türlü katkıyı biz memleketimize bu proje ile beraber sağlamayı düşünüyoruz. Biz proje kapsamında sayın Kültür Bakanımıza gitmeyi düşünüyoruz. Kültür bakanımızdan önemli destek almayı düşünüyoruz. Kendilerine de buradan seslenmek istiyoruz. Bu milli birlik ve beraberlik kardeşlik projesine, destek vermelerini arzu ediyoruz. Geçmiş zamanda yaşanan terör olayları nedeniyle buralara her hangi bir yatırım yapılmadı. Biz bunları güzel projelerle aşmak istiyoruz.' Ebubekir KARATOPRAK/ŞIRNAK, (DHA)
13 Adımda KOÜ'lü Olmak
Üniversite sınavlarına girdiniz, istemeyerek,pardon çok istekli bir şekilde Kocaeli Üniversitesini tercih ettiniz.Tercihleriniz arasında 25 ile 30 arasında bulunan  güzel okulumuzun enfes ayrıcalıkları :)
Adriana Lima'nın Dikiz Aynası ile İmtihanı
Bir makyaj firmasının reklam çekiminde rol alan ünlü Brezilyalı top model Adriana Lima, kameralara gülümseyerek yürürken kafasını otobüsün aynasına çok sert şekilde vurdu. 32 yaşındaki güzel kaza sonrası hızlıca toparlandı ve otobüsün içine girdi.
Miley Cyrus: 'Aşırı Dozdan Hastanelik Olmadım'
Ünlü pop şarkıcısı Miley Cyrus, uyuşturucu kullandığı için hastaneye kaldırıldığı yönündeki haberleri yalanladı. Cyrus 'Aşırı doz uyuşturucu kullandığım iddiaları doğru değil. Sinüslerimde iltahap olduğundan doktorun verdiği antibiyotikleri kullanıyordum' dedi. ABD'li şarkıcı, ilaçlara alerjik tepki verdiğinden dolayı iki hafta hastanede yattığını söyledi. Cyrus, hastanede geçirdiği zamanı şöyle özetledi: 'Hasta yatağında seruma bağlı yattım. Kendimi toplamak için bir sürü vitamin aldım ve bol bol yoga yaptım.' 'Ailemden birini kaybetmiştim o nedenle bağışıklık sistemim de çok güçsüzdü.' Miley Cyrus, hastanede hayatının en perişan iki haftasını geçirdiğini söyledi. Hastalığı nedeniyle Amsterdam ve Antwerp'teki konserlerini iptal eden şarkıcı, dün akşam Londra'da dünya turu kapsamında sahneye çıktı. Aşırı dozda uyuşturucu aldığı yönündeki haberlere de cevap veren Cyrus, 'İnsanların internette sürekli uyuşturucu yüzünden hastanelik olduğumu yazması moralimi bozdu. Ama şimdi her şey yolunda ve ben de buradayım.' 21 yaşındaki Cyrus, şarkıcılıktan önce çocuk dizilerinde rol alıyordu. Özellikle 2013 MTV Müzik Ödülleri'nde şarkıcı Robin Thicke ile twerking dansı yapması, kamuoyunda günlerce konuşulmuştu. Geçen sene Amsterdam'da verilen Müzik Ödülleri'nde şarkıcının ödül alırken içtiği sigaranın aslında esrarlı olduğunun anlaşılması da, medyada çok tartışılmıştı. Miley Cyrus, kıyafetlerine ya da davranışlarına 'çeki düzen vermek' gibi bir niyeti olmadığını söylüyor.BBC Türkçe
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta 17 Aralık soruşturmasında 60 kişi hakkında verilen takipsizlik kararını, Davutoğlu'nun 'basın özgürlüğü açıklamasını, 'spor yayını aksar' gerekçesi ile Meclis'teki tarihi oturumu yayınlamayan TRT'yi ve dört eski bakanı kapağa taşıdı...
Reklam
Monet'nin "Nilüferler"i 27 Milyon Dolara Satıldı
Fransız empresyonist ressam Claude Monet'nin 'Nilüferler' adlı tablosu, New York'ta yapılan açık artırmada 27 milyon dolara satıldı. Christie's Müzayede Evi, Monet'nin 1907'de Fransa'nın Giverny kentindeki evinin bahçesinde yaptığı tabloyu Asya ülkelerinden, adının açıklanmasını istemeyen bir koleksiyoncunun satın aldığını açıkladı. Tabloya 25 milyon dolar değer biçilmişti. 1930 yılından bu yana Huguette Clark'ın koleksiyonunda bulunan tablo, en son 1926'da sergilenmişti.Açık artırmada 2011 yılında 104 yaşındayken ölen, Montana bakır madenleri mirasçısı Clark'ın koleksiyonundan 47 parça toplam 285 milyon dolara satıldı. İspanyol ressam Pablo Picasso'nun 1942'de tamamladığı 'Dora Maar'ın Portresi' adlı eseri 22,5 milyon dolara satılırken Rus sanatçı Wassily Kandinsky'nin 1909 tarihli 'Sahil' adlı tablosu da 17,2 milyon dolara alıcı buldu.CNN Türk
Cezaevinde Tecavüz Dehşetine Yayın Yasağı
CEYHAN 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi, M Tipi Cezaevi’nde suç mağduru bir çocuğun günlerce koğuş arkadaşının tecavüze uğradığının sonradan anlaşıldığı olayla ilgili yayın yasağı getirdi. Ceyhan Başsavcılığı’nın, CHP Kadın ve Çocuk Hakları İzleme Komisyonu üyelerince cezaevine yapılan ziyaretten bir gün önce yaptığı başvuru, aynı gün karara bağlandı ve CHP heyetinin inceleme yaptığı saatlerde taraflara tebliğ edildi. Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 15 yaşındaki F.O’nun, 17 Şubat’tan itibaren defalarca koğuş arkadaşı M.A’nın tecavüzüne uğradığı ortaya çıkmış ve F.O’nun koğuşunu değiştirmek için yaptığı başvuruların cezaevi yönetimince kabul edilmediği iddia edilmişti. Son olayda F.O’nun çığlık atması üzerine cezaevi yönetiminin cinsel saldırıyı tespit ettiği kamuoyuna yansımıştı.  Hürriyet'ten Bülent Sarıoğlu'nun haberine göre karar şöyle: AZAMİ DERECEDE GİZLİ “Dosya kapsamında fail ve mağdur olarak bulunan kişilerin çocuk olması nedeniyle soruşturmanın CMK 157/1 maddesi gereğince azami derecede gizlilikle yürüttüğü, çocuk yaşta bulunan fail ve mağdur açısından ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceği, ayrıca olayın henüz soruşturma aşamasında olması da dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk açısından Anayasa ve yasalarla teminat altına alınan masumiyet ilkesinin gözetilmediği değerlendirilmektedir. HER TÜRLÜ HABER Soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belge, görüntü ve diğer içeriklerin yazılı, görsel ve internet medyasında yayınlanması halinde bu dosya içerisinde şüpheli olarak bulunan kişiler hakkında adil yargılanma haklarını etkileyecek hususların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu, yine bu dosya içerisinde bulunan görüntü kayıtları ve diğer bilgilerin açıklanması halinde suça sürüklenen çocuğun ve mağdurun özel hayatlarının gizliliğinin ihlal edilme durumunun ortaya çıkacağı, suça sürüklenen çocuk ve mağdur açasından ileride telafisi güç zararların ortaya çıkabileceği anlaşılmakla Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebinin kabulüne dair hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. Soruşturma dosyası içerisindeki bilgi ve belgeleri kapsar şekilde yazılı, görsel ve internet medyasında her türlü haber, röportaj ve yayın hakkında soruşturma tamamlanana kadar yayın yasağı konulmasına karar verildi.” Haber: Bülent Sarıoğlu  Kaynak: Hürriyet
Antivirüs Yazılımların Mucidi: Antivirüsler Öldü
Güvenlik şirketi Symantec, bundan 25 yıl önce bilgisayarları hacker saldırılarına karşı koruyan ticari antivirüs yazılımını icat etmişti. Şimdi ise şirket bu yöntemin başarısızlığa mahkum olduğunu açıkladı. Symantec'in kıdemli başkan yardımcısı Brian Dye yaptığı açıklamada bilgi güvenliğini sağlama konusunda antivirüs yazılımının 'öldüğünü' söyledi. Dye, 'Antivirüsün artık hiçbir şekilde para kazandıracağını düşünmüyoruz.' dedi. Antivirüs yazılımları hackerların bilgisayara sızmasını önlemeyi amaçlıyor. Ancak son zamanlarda hackerler bunu başka yollardan başarıyor. Bu nedenle Dye, yıllık cirosu 70 milyar doları bulan siber güvenlik sektöründe geniş çaplı bir değişimi başlatacak yeniden icat çalışmalarına öncülük ediyor. Kötü adamları dışarıda tutmaya çalışmaktan ziyade şirketlerin yeni teknolojileri artık hackerların bir şekilde sisteme sızdıklarını varsayarak bu sızıntıları tespit etmeyi ve zararı en aza indirmeyi amaçlıyor. Ağ ekipmanları üreticisi Juniper Networks, müşterinden hackerları yanlış yöne çekmek için güvenlik duvarları içerisine sahte veriler yerleştirmesini istiyor. Silikon Vadisi şirketi Shape Security ise hackerların şifre ve kredi kartı numaralarını çalacağını farz ederek artık çalıntı bilgilerin kullanımının zorlaştırılması için çalışıyor. FireEye da savunmanın ilk hattını geçen zararlı içerikli kodları bulmak için ağları tarayan teknoloji yarattı. Şirket, veri güvenliğinin kırılması ardından siber hayalet avcısı gibi görev yapan Mandiant şirketini 1 milyar dolara satın aldı. Symantec de bu hafta aynı kervana katıldı. Şirket, hacklenmiş sistemlere yardım için kendi müdahale takımını kuruyor. Şirket altı ay içerisinde müşterilerine belirli tehditler ile ilgili istihbarat bilgilendirmesi yapacak. Müşteriler böylece yalnızca hacklenmiş olduklarını bilmekle kalmayacak aynı zamanda neden hacklendiklerini de öğrenecek. Şirket ayrıca bir ağ içerisine yerleşmiş oldukça ileri zararlı yazılımları tespit etmek için de teknoloji geliştiriyor. Ancak bunun için şirketin bir toparlanmaya ihtiyacı var. Şirketin maliyet kesintileri nedeniyle karı artsa da son iki çeyrekte gelirleri düştü. Perşembe günü kar rakamlarını açıklayacak olan şirket Mart ayında sona eren çeyrekte gelirlerinin 1,62 milyar dolardan 1,66 milyar dolara yükselmesini bekliyor. Ancak bu rakam bir yıl önceki seviyesinden yüzde 5 daha az. Mart ayında CEO Steve Bennett'i görevden alan şirket böylece iki yıl içerisinde iki CEO'sunun işine de son vermiş oldu. Symantec şirketinde 10 yıldan fazladır görev yapan Dye, diğer şirketlerdeki ilerlemeyi gördükçe öfkelendiğini söyledi. Dye, 'Olduğunuz yerde oturup hayal kırıklığını yaşayabilirsiniz. Ya da harekete geçerek ilk etapta oynamanız gereken oyunu oynamaya başlayabilirsiniz.' dedi. Symantec, ürettiği antivirüs yazılımı ile 1980'lerde bilgisayar güvenliğine öncülük ediyordu. Bu teknoloji daha önce bilgisayarlarda bulunan zararlı kodlardan oluşan listeyi kullanarak hackerların saldırılarını dışarıda tutmayı amaçlıyordu. Tıpkı bir insanı bağışıklık sistemi gibi. Ancak hackerlar gittikçe daha fazla orijinal açıklar kullanmaya başladılar. Dye, antivirüslerin günümüzde siber saldırıların yalnızca yüzde 45'ini tespit ettiği tahmininde bulunuyor. Bu durum Symantec şirketini zor duruma sokuyor. Kişisel cihazlarda kullanılan antivirüs ve diğer ürünler şirketin gelirlerinin hala yüzde 40'ından fazlasını oluşturuyor. Ticari hesaplar için özelleştirilmiş siber güvenlik hizmetleri gelirlerin beşte birini oluştururken daha az kar marjına da sahip. İmkansız olmasa da bu tarz hizmetleri bireysel müşterilere satmak da pratik olmayacaktır. Symantec'in ilk antivirüs ürününü yaratılmasına yardımcı olan Ted Schlein, bu yazılımların 'gerekli olduğunu ancak yeterli olmadığını' söyledi. Girişim şirketi Kleiner Perkins Caufield & Byers'ın da ortağı olan Schlein, Symantec ile rekabet eden yeni siber güvenlik şirketlerine yatırım yapıyor. Dye, Symantec'in Norton güvenlik setinin halihazırda bir antivirüs yazılımının ötesine geçtiğini ve daha önce görülmemiş virüslerden kaynaklanabilecek aktiviteleri de bulduğunu söyledi. Yazılım içerisinde şifre yöneticisi, spam engelleyici ve kullanıcının Facebook haber kaynağını tehlikeli linklere karşı tarayan bir araç ile geliyor. Dye, şirketin Norton'dan vazgeçme gibi bir planının olmadığını ancak yeni ürünler ile gelir büyümesini hedeflediğini söyledi. Dye, 'Eğer müşteriler koruma sisteminden tespit ve yanıt sistemine yönelirse büyüme de tespit ve yanıt sisteminden gelecek.' dedi. Intel'in güvenlik birimi McAfee gibi diğer geleneksel antivirüs üreticileri de aynı yola yönelmiş durumda. McAfee'nin baş teknoloji sorumlusu Symantec'in hedeflediği teknolojiyi yaratmanın iki-üç yılı bulacağını belirtti. IBM de Pazartesi günü yaptığı açıklamada bilgisayar ağları içerisinde düzensiz hareketleri tespit edecek kendisine ait bir güvenlik yazılımı üretmeyi planladığını duyurdu. İran bağlantılı hackerlar geçen ilkbaharda enerji şirketlerinin ve ABD'nin beş büyük bankasından birinin dijital çeperini aşmayı başarmış ancak sisteme daha fazla sızmadan bu aktivitenin farkına varılmıştı. Siber güvenlik şirketleri ayrıca çok tehlikeli tehditleri az tehlikeli tehditlerden ayırmayı da istiyor. Target şirketinin güvenliği geçen yıl aşılmadan önce FireEye'ın güvenlik yazılımı şirketi şüpheli aktivite konusunda uyarmıştı. Ancak şirket bu aktivitenin önemsenecek derecede olmadığına karar vermişti. Daha önce Target'ta çalışan bir kişi takımın tüm tehlikeleri takip edecek kaynaklardan eksik olduğunu söylemişti. Dye bu konuda, 'Bir sorundan yüzde 60 emin olduğumuzda ne yapabiliriz' sorunu yöneltiyor. Analistler ise Symantec'in yazılımının çok fazla makinede çalıştığı için hangi hackerların görmezden gelinebileceği ya da hangilerinin gerçek bir sorun teşkil ettiği konusunda daha fazla rehberlik yapabileceği görüşündeler. DANNY YADRON | WSJ Türkiye
Reklam
Boş Oturup 5 Bin Lira Maaş Alıyor
Tokat'ta bir önceki dönemde kendisine görev verilmediğini söyleyerek boş oturup aldığı maaşla gündeme gelen Belediye Başkan Yardımcısı Sefer Bayın'a, yeni dönemde de görev verilmedi. Bayın'ın maaşı 5 bin 193 TL'ye yükseldi. Tokat Belediyesi'nde 10 yıldır Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Sefer Bayın, eski Belediye Başkanı Adnan Çiçek ile 2009 yılında bir park işinin kesin kabulü konusunda yaşadığı görüş ayrılılığı nedeniyle pasifleştirildiğini öne sürerek kendisine 3 yıldır görev verilmediği açıklamıştı. 2012 yılının Nisan ayında açıklamalarda bulunan Bayın, '3 yıldır bomboş oturuyorum, 4 bin 295 lira maaş alıyorum' diyerek büyük yankı uyandırmıştı. Eski Başkan Adnan Çiçek döneminde kendisine görev verilmeyen Sefer Bayın duruma itiraz etmiş ve mahkemeye başvurmuştu. '3 yıldır bomboş oturup ayda 4 bin 295 lira alıyorum' YİNE GÖREV VERİLMEDİ 30 Mart yerel seçimlerinde mevcut Belediye Başkanı Adnan Çiçek partisi tarafından yeniden aday gösterilmeyince, Ak Parti İl Başkanlığı görevini yürüten Eyüp Eroğlu partisi tarafından belediye başkan adayı olarak gösterildi. Belediye Başkanlığına seçilen Eyüp Eroğlu, çalışma ekibini belirledi. İki yeni belediye başkan yardımcısı getiren Eyüp Eroğlu, diğer mevcut üç belediye başkan yardımcısı ile yola devam etti. Ancak dört belediye başkan yardımcısına çeşitli görev verilirken, Sefer Bayın'a ise herhangi bir görev verilmedi. '37 GÜN BEKLEDİK' Belediyedeki makamında görev bekleyen ve zamanını internete girerek geçiren Başkan Yardımcısı Bayın, yeni belediye yönetiminin göreve gelmesinin 37'inci günü olduğunu söyledi. Yine Başkan Yardımcısı olduğunu söyleyen Bayın, 'Maaş da güzel, arayan soran yok. İş yapmadan tıkır tıkır maaşı, her ay peşin alıyoruz. Böyle adalet nerede var, bilmiyorum. Ama ben maaşımı hak ederek almak istiyorum. Ben evime ekmek götürüyorum. Çalışmayı da seven insanım. Ben bunu iki yıl önce yine açıkladım. Ama sayın başkan da tabi henüz bunu göremedik. Ben çalışmak istiyorum, üretmek istiyorum, ama onlar istifa etmemi bekliyorlar.' dedi. 'MAAŞIM 5 BİN 193 TL OLDU' Belediye en yüksek maaş alanlardan birisinin kendisi olduğunu dile getiren Bayın, 'İki yıl önce '4 bin 200 TL maaş alıyordum. Şu anda maaşım 5 Bin 193 TL.' dedi. Konu ile ilgili olarak ise Tokat Belediyesi'nden ise herhangi bir açıklama yapılmadı. Mustafa TURAPOĞLU/TOKAT,(DHA)
Türk Hava Yolları Reklamı Çalıntı mı?
Türk Hava Yolları'nın büyük ses getiren reklamının Priştina Havalimanı reklamıyla olan benzerliği gündemin çok konuşulanları arasında. İyisi mi izleyin ve kararı siz verin...
Reklam
10 Liraya En Güzel Şekilde Doymanın 10 Yolu
etiket
Cebinizde 10 liranız var ve çok açsınız, ne yeseniz ki karnınız güzelce doysa? İşte sizin için 10 liraya güzelce doymanın 10 yolunu derledik. Baz olarak en uygun fiyatlı yerler alınmıştır. Ortaköy sahile inip bu fiyatları bulamadık diye yakınmayın.
Dünya Bu Olayı Konuşuyor: 1 Saat Sekse Şampiyonlar Ligi Finali!
Şampiyonlar Ligi finali öncesi, bir kadının sevgilisinin de rızasıyla internete verdiği ilan çok konuşuluacak. Dünya bu haberi konuşuyor! Şampiyonlar Ligi finali adım adım yaklaşırken İspanya'dan gelen haber gündemi sarstı. Bir kadının sevgilisinin de onayıyla internete verdiği ilan ortalığı yıkıp geçirecek! İlanın içeriği ise herkesi şoke etmeye yetti. Final öncesi olay 24 Mayıs'ta oynanacak Şampiyonlar Ligi Finali biletleri satışa çıkar çıkmaz saatler içinde tükendi. Fakat Real Madrid-Atletico Madrid derbisine sahne olacak bu karşılaşma için İspanyol taraftarların umudu tükenmiyor. Bu maça gitmek isteyen Atletico Madrid taraftarı bir çift, maça sadece 1 bilet bulabildi. Fakat takımlarına çok bağlı olan ve bu maça beraber gitmek isteyen sevgililer çok tartışılacak bir teklif sundular. İspanya'daki bir sitede bilet istediklerini belirten kadın taraftar bunun karşılığında bileti verenle 1 saat boyunca seks yapacağını yazdı. Bu teklifin erkek arkadaşından habersiz olduğu düşünülürken dakikalar sonra erkek arkadaşından o teklife yorum geldi: 'Bu finali istiyoruz, bize yardım edin.' Bu olay tüm dünyada büyük yankı yaratırken, çiftin istedikleri bileti bulup bulamayacağı merak konusu oldu.Eurosport
Reklam
Nakşibendi Tarikatı Lideri Şeyh Nazım Kıbrısi Hayatını Kaybetti
Dünyaca tanınmış bir sima olan ve birçok ülkede müritleri bulunan Nakşibendi tarikatı lideri Şeyh Nazım Kıbrısi'nin hayatını kaybettiği açıklandı. 92 yaşındaki Şeyh Nazım Kibrısi, akciğer ve böbrek yetmezliği teşhisiyle Yakın Doğu Hastanesi’nde bir süredir tedavi görüyordu. Şeyh Nazım Kıbrısi kimdir? İslam tarikatları içinde nüfuz ve nüfus açısından önemli bir yere sahip Nakşibendi cemaatinin dünyadaki en önemli ismi 92 yaşında olan Şeyh Nazım Kıbrısi El Hakkani, 21 Nisan 1922'de Larnaka'da doğdu. Şeyh Muhammed Nazım Adil el- Kıbrısi el-Hakkani el-Rabbani Hazretleri adıyla bilinen Kıbrısi, uzun yıllardır Lefke'deki dergahında yaşıyordu. Kıbrısi’nin başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinde, Asya ve Amerika’da çok sayıda müridi bulunuyor.  Kıbrısi, 1940`larda İstanbul'da Kimya Fakültesini okudu. İstanbul'da ikamet ettiği yıllarda Nakşibendi şeyhi Süleyman Erzurumi'ye bağlanarak dini eğitimine devam etti. Hocasının izni ile Şam'a gidip Şeyh Abdullah Dağıstani ile ilmi ve dini çalışmalarda bulundu. 1973'de Hocasının vefatı ile onun yerini aldı. Nazım Kıbrısi, 2011'de oğlu Mehmet Adil Efendi'nin, kendi yerine geçip, “silsile”yi devam ettireceğini ilan etmişti.  Oldukça renkli ve saygı duyulan bir alim olan Kıbrısi, geçmişte birçok yorumuyla basında haber olmuştu.  İngiltere'nin 'müslüman' kralı“Prens Charles da kalu Bela’da Müslüman oldu” sözüyle bir dönem oldukça konuşulan Kıbrısi, Prens’in Hüseyin adını aldığını da söylemişti. İngiltere tahtının ilk sıradaki varisi olan Prens Charles, geçen yıl Mart ayında Ortadoğu turu kapsamında Katar’a gitmişti. Prens, Katar’da Arapça dersleri aldığına dair haberler basında yer almıştı. İslam ve Orta Doğu kültürüne daima hayranlık duyduğunu saklamayan Galler Prensi Charles, danışmanı aracılığıyla yaptığı açıklamada Arapça öğrenmeye çok hevesli olduğunu ve altı aydır özel ders aldığını belirtmişti. Prens Charles’ın doğa gönüllülerine seslendiği bir konuşmasında “Dünyayı kurtarmak için İslam’ın izinden gidin” dediğini de not olarak düşelim. Daha önce de konuşmalarında İslam vurgusu yaptığı için İngiliz gazeteleri Prens Charles'ın İslamiyet’i seçtiği haberlerini gündeme getirmişti. Şeyh'in ziyaretçisi PapaPapa 16. Benediktus, Kıbrıs'ı ziyareti sırasında Şeyhi Nazım Kıbrısi ile sürpriz bir görüşme gerçekleştirmişti. O zaman 88 yaşındaki Şeyh Nazım ile görüşme Ara Bölge'deki “Kutsal Haç Kilisesi”nde (Sainte-Croix katolik Kilisesi) gerçekleştirildi. Ziyarette bulunan Vatikan Sözcüsü Peder Federico Lombardi'nin basına yaptığı açıklamaya göre, Şeyh Kıbrısi, daha önce dinler arası bir törende Papa 2. Jean Paul ile tanıştığı gibi, Papa 16. Benediktus'un ziyaretini duyunca kendisiyle tanışmak için kiliseye geldiğini anlatmıştı. Daha sonra Papa 16. Benediktus, Lefkoşa'da bir Maronit Okulu’nda, Ada'daki küçük Katolik toplumuyla görüşmesinde, Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasında dinlerarası diyalog çağrısı yapmıştı.  Kıbrıs'taki 'Yedi başlı ejderha'Kıbrıs’ta yıllar önce Ada Sakinleri arasında dağlardan garip iniltiler geldiğine dair söylentiler çıkınca Kıbrısi, “İş bu çığlıklar kırk küsur metre boyunda yedi başlı ejderhaya aittir ve de kıyamet alametidir” kerametinde bulunmuştu. Ada’da olduğu kadar Türkiye’de de konuşulan “ejderha meselesi”nden birkaç gün sonra, sesin kalenin mazgallarına sıkışıp kalmış bir baykuşun çığlıkları olduğu anlaşılmıştı.  Şilili madencilerin dergah ziyareti2010 yılında 69 gün yerin 700 metre altında kalıp yerin altından mucize eseri kurtulan Şilili 33 madenci, gruplar halinde dünyayı dolaşıp yaşadıklarını anlatmıştı. Madencilerin 4'ü Kuzey Kıbrıs'ta Nakşibendi Şeyhi Şeyh Nazım Kıbrısi'yi ziyaret etmişti. Kıbrıs'ı ziyaret edenler arasında adı 'Ömer' olan madenci de vardı. Ömer, 'Yerin altındayken bize mesaj yolladı, bizim için çok dua etti. Biz de onu görmeye geldik. Bizi bunlar korudu' dedi. Ziyaretten gayet memnun olan Şeyh Nazım Kıbrıs'i 'Yerin 700 metre altında dua ettim onlara, bu kuvvet olmasa bir tanesi yaşamazdı' demişti. Nakşibendi Şeyhi, o dönem Ankara'da bypass ameliyatı olan KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na da atıfta bulunarak 'İnanan kurtulur, inanmayan gider Ankara'ya, ameliyat olur' diye yorum yapmıştı.  Dergahı ziyaret eden müzisyenSon yıllarda manevi olarak büyük değişimler yaşayan “Athena” Gökhan´da bir süre önce Kıbrıs´ta Şeyh Kıbrısi’nin dergahını ziyaret etmişti.  Ezanın Arapça lafzıTürkçe, Arapça, İngilizce ve Rumca (Kıbrıs) bilen Kıbrisi, ezanın Arapça lafzı ile okunmasının yasak olduğu dönemde Kıbrıs'a geri geldiği ilk gün şerefeye çıkıp ezanı Arapça lafzı ile okumuş ve bunun üzerine bir hafta hapis yatmıştı. Serbest bırakılınca Lefkoşa'nın en büyük camii Selimiye'nin şerefesine çıkıp tekrar Arapça lafız ile ezan okumuş, bunun üzerine kendisine dava açılmıştı. Davayı beklerken Lefkoşa'nın köylerini gezip Arapça lafız ile ezan okumaya devam eden Kıbrısi hakkında aynı anda 114 dava açılmıştı. 100 yıldan fazla ceza istemiyle yargılanan Kıbrısi, Adnan Menderes döneminde, TBMM'nin ezanın Arapça lafız ile okunmasının serbest bırakılması üzere hakkındaki davalar düşmüştü.  Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Nazım Kıbrısi, KKTC'nin Lefkoşa bölgesinde ikamet ediyordu. CNN Türk
Miranda Kerr İçin Yumruklar Konuştu
Avustralya'nın kumarhane kralı James Packer ile medya patronu David Gyngell, model Miranda Kerr yüzünden birbirine girdi. Avustralyalı iki milyarder, kumarhane kralı James Packer ile medya patronu David Gyngell, model Miranda Kerr yüzünden yumruk yumruğa kavga etti. KAVGADAN SONRA BARIŞTILAR Bir paparazzinin görüntülediği kavgada yüzleri dağılan iki iş adamını, Murdoch’un küçük oğlu Lachlan barıştırdı. Oyuncu Orlando Bloom’dan ayrılan Kerr’in, Packer ile ilişkisi olduğu konuşuluyordu.sondakika.com
Bazı Google Aramaları Saç Baş Yolduracak Cinsten...
Arama yaparken Google 'ın size ' feysbuk aç ' gibi saçma önerilerde bulunduğu muhtemelen olmuştur. Bu öneriler, Google'ın bilgisayarlarının ürettiği değil, bizzat kullanıcılarının yazdığı aramalar. Ancak Google'ın Amerika'daki kullanıcıları da saçma aramalarında kimseyi aratmıyorlar. İşte SearchFactory.com'un derlediği, sizi şaşırtacak en saçma aramalardan bazıları. ' Ölü bir beden nasıl saklanır ' (ayda ortalama 1.000 arama) ' Cinayetten sonra nasıl toz olunur ' (1.900 arama) Sanırız film yazarlarının ana karakterleri öldürme fikirleri tükendi... ' Kediyle buluşmak ' (110 arama) ' Kedimin beni sevmesini nasıl sağlarım ' (390 arama) ' Lady Gaga çıplak ' (135.000 arama) ' Lady Gaga erkek mi? ' (18.100 arama) ' Bir erkeğe nasıl çıkma teklif edilir ' (14.800 arama) ' Kırık bir kalp, nasıl tamir edilir ' (9.900 arama)Chiponline
Reklam