onedio
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Hayatını Kaybedişinin 5. Yılı
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin öldüğü helikopter kazasıyla ilgili, hem Meclis Komisyonu hem de Devlet Denetleme Kurulu rapor hazırladı. Her iki raporda da 'adli soruşturmaya' işaret edildi. Raporlarda uçuş bilgilerini gösteren elektronik cihazların enkazda bulunamamasına dikkat çekiliyor. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu 25 Mart 2009 günü seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’tan helikopterle Yozgat’a hareket etti. Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişiyle havalanan helikopter ile bir süre sonra bağlantı kesildi. Helikopterin enkazına ise 27 Mart 2009’da ulaşıldı. Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili iddialar üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde aynı yıl içinde bir araştırma komisyonu kuruldu. Ancak ' Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu'nun nihai raporu' bu komisyonun çalışma süresi tamamlandıktan sonra Meclis’e ulaştı. Bunun üzerine kaza raporuyla ilgili gerekli incelemeler yapılamadığı gerekçesiyle ikinci kez Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen Meclis Araştırma Komisyonu raporuna Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) “muhalefet şerhi” koydu. Muhalefeti tatmin etmeyen Meclis raporunda “pilotaj hatasına” işaret edilirken uçuş bilgilerini kaydetme özelliğine sahip iki adet elektronik cihazın enkazda bulunamadığı belirtildi. İşte 2011 tarihli Meclis raporundan satır başları Enkazda bulunamayan cihazlar “Söz konusu cihazların marka ve modellerine ilişkin tespit, kazada hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş’in çektiği fotoğraflar ve enkazdan alınan görüntüler üzerinden yapılmıştır. Uçuş sırasında mevcut olan ancak daha sonra bulunamayan her iki cihaz kullanıcı tarafından kayıt fonksiyonu aktif hale getirilmişse en güncel uçuş bilgilerini (konum ve zaman) kayıt edebilme özelliğine sahiptir. Cihazlar bulunmuş olsalardı helikopterin izlediği gerçek rota ve zaman bilgilerine ulaşmak mümkün olabilecekti.” ‘Pilot uçuşta ısrarcı oldu’ Meclis raporunda pilotun kuleden uçuş güzergâhı üzerindeki genel hava durumuna ilişkin bilgiyi almadığı belirtildi; “Hava aracının 25.03.2009 tarihinde yapmış olduğu uçuşundaki teknik donanımının yetersiz olduğu, pilotun tüm bu olumsuzluklara rağmen dönmeyi ya da iniş yapmayı düşünmeden uçuşta ısrarcı olduğu anlaşılmıştır” denildi. ‘Dışarıdan bir müdahale yok’ Meclis Araştırma Komisyonu, raporda “Helikoptere dışardan bir müdahale olmadığı” görüşüne de yer verdi: “Elde edilen bilgi ve belgeler ile bilgisine başvurulan kişilerin ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde helikopter gövdesi, elektronik cihazlar ve transmisyon ekipmanı üzerinde dışarıdan herhangi bir şekilde müdahale yapıldığı izlenimini verecek bir bulguya rastlanmadığı sonucuna varılmıştır.” ‘Zaman kaybedildi’ Raporda ayrıca arama kurtarma çalışmaları sırasında ‘yanlış değerlendirme’ yapıldığı ve cep telefonu sinyallerinden faydalanılarak elde edilen alan dışında arama yapılmasının zaman kaybına yol açtığı belirtildi ve “Bu, yanlış değerlendirmenin açık örneğidir” ifadesi kullanıldı. ‘İstihbari bilginin kaynağı ne?’ Meclis kazadan sonra kamuoyuna yansıyan “Helikopterin enkazına ulaşıldı, Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer kazazedeler yaralı olarak Göksun Devlet Hastanesi’ne intikal ettirilmekteler” şeklindeki istihbari bilginin kaynağını da tespit edemedi: “Bu bilgi, Kayseri Valisi Mevlüt Bilici kaynak gösterilmek suretiyle kamuoyu ile paylaşılmıştır. Teyide muhtaç olan bu istihbari bilginin ne şekilde elde edildiği konusunda yetkililerin komisyonumuza vermiş oldukları bilgiler arasında belirsizlik ve tutarsızlıklar mevcuttur. Kazanın oluşumunun daha iyi anlaşılabilmesi ve tam olarak aydınlatılabilmesi, kapsamlı olarak yürütülecek adli ve idari bir soruşturma sonucunda mümkün olacaktır.“ CHP ve MHP rapora karşı görüş yazdı CHP ve MHP, Meclis'in raporunu eksik bularak muhalefet şerhi yazdı. CHP “İlgililerin komisyona arama ve kurtarma çalışmaları sırasında birtakım çalışmaların eksik ve yanlış yapıldığı görüşünü dile getirmesine rağmen bunların rapora yansıtılmadığını” savundu. MHP de “Kaza Soruşturma Kurulu’nun yetkili olmasına karşın uzman kişilerden oluşturulmadığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın yayınladığı kaza-kırım raporunda tahmine dayalı bilgilere yer verildiğini” belirtti. DDK: Kaza nedenleri Savcılık tarafından araştırılmalı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatı üzerine Devlet Denetleme Kurulu (DDK) da BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili bir rapor hazırladı. 21 Ocak 2011 tarihinde, soruşturmanın gizliliği gerekçe gösterilerek, raporun bir bölümü Cumhurbaşkanlığı internet sitesine konuldu. Bu raporda ise kazanın, pilotun 'yön kaybı' nedeniyle yaşanmış olabileceği ihtimaline yer verildi. Ancak DDK, Cumhuriyet Savcılığı'nca araştırılması gereken şüpheli noktaları da sıraladı: 'Helikopter enkazından, helikopterin kaza öncesine ilişkin irtifa, güzergâh gibi, kaza nedeninin belirlenmesine yardımcı olabilecek ilâve uçuş bilgilerini sağlayabileceği değerlendirilen cihazların kaza mahallinden yok olması / çalınması, Pilot ve yolcuların kanlarında sebebi açıklanamayan yüksek oranlarda karbonmonoksit gazı bulunması ile adli tıp uygulamalarındaki bazı düzensizlikler ve pilotun sağlık durumu hakkında tespit edilen yeni bilgiler, Arama kurtarma faaliyetlerinde yaşanan bilgi kirliliği ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından üretilen tek bilimsel veri çerçevesinde belirlenen kaza yerine ilişkin koordinatlarda hiç aramama yapılmamasına ilişkin ciddi ihmal ve eksiklikler birlikte düşünüldüğünde söz konusu hususların mutlaka Cumhuriyet Savcılığı’nca araştırılması gerekir.' Soruşturma dosyası Maraş'ta Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasının ardından dosyalar farklı mahkemelere dağıtıldı. Bu kapsamda, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma dosyası Malatya'dan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na 20 Mart 2014 tarihinde ulaştı. Savcılık soruşturması sürüyor. (Kaynak: Al Jazeera)
Gişede Para Basan 20 Oyuncu
Teknoloji ve iş dünyasının en popüler web sitelerinden biri olan ABD'li Business Insider, Hollywood'un en çok kazandıran 20 oyuncusunu belirledi. Sıralama, kariyeri boyunca rol aldığı filmlerin toplam gişe hasılatlarına göre en çok kazandıran sinema oyuncuları sıralandı. 20 kişinin yer aldığı listede ilk 10'da hiç kadın oyuncu yer almıyor. 20 kişilik listenin tamamında ise sadece iki kadın oyuncu var. İşte Hollywood'un en çok kazandıran oyuncuları... 1- Tom Hanks Toplam hasılat: 4,26 milyar dolar 2- Morgan Freeman Toplam hasılat: 4 milyar dolar 3- Harrison Ford Toplam hasılat: 3,85 milyar dolar 4- Eddie Murphy Toplam hasılat: 3,81 milyar dolar 5- Samuel L. Jackson Toplam hasılat: 3,74 milyar dolar 6- Tom Cruise Toplam hasılat: 3,29 milyar dolar 7- Bruce Willis Toplam hasılat: 3,17 milyar dolar 8- Robin Williams Toplam hasılat: 3,16 milyar dolar 9- Johnny Depp Toplam hasılat: 3,07 milyar dolar 10- Robert Downey Jr. Toplam hasılat: 3 milyar dolar 11- Michael Caine Toplam hasılat: 2,94 milyar dolar 12- Robert DeNiro Toplam hasılat: 2,9 milyar dolar 13- Cameron Diaz Toplam hasılat: 2,82 milyar dolar 14- Gary Oldman Toplam hasılat: 2,81 milyar dolar 15- Will Smith Toplam hasılat: 2,76 milyar dolar 16- Matt Damon Toplam hasılat: 2,71 milyar dolar 17- Ben Stiller Toplam hasılat: 2,67 milyar dolar 18- Ian McKellen Toplam hasılat: 2,63 milyar dolar 19- Julia Roberts Toplam hasılat: 2,64 milyar dolar 20- Liam Neeson Toplam hasılat: 2,62 milyar dolarGAZETEPORT / MAGAZİN 
Anadolu Ajansı'nın ‘AA’ Dedirten Tweet Terazisi
Kamu yayıncılığı yapmakla yükümlü Anadolu Ajansı’nın (AA) Twitter’da Başbakan Tayyip Erdoğan’ı 'orantısız’ biçimde kayırdığı ortaya çıktı. AA, 10 Mart 07:43 ile 20 Mart 13:23 arasında toplam 1163 tweet attı. Bunlardan 383′ü siyasi parti liderleri hakkındaydı. Diken'den Deniz Katman'ın haberine göre, söz konusu tweetlerin liderlere dağılımı ise şöyle: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında 349, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında 19, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 15, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 0. Anadolu Ajansı Twitter’da yaklaşık 231 bin kişi tarafından takip edilirken, sadece 15 kişiyi takip ediyor. Bunlar arasında Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Cumurbaşkanı Abdullah Gül bulunurken diğer diğer siyasi kişilerden kimse yer almıyor. AA’nın takip ettiği kişi ve kurumlar şöyle: Anadolu Agency FRYerel Seçim 2014Anadolu Agency (BHS)Anadolu Agency (KR)AA Şirket HaberleriBülent ArınçRecep Tayyip ErdoğanAbdullah GülAA KurumsalAnadolu ImagesAnadolu Agency (RU)Anadolu Agency(AR)AA SporAA FinansAnadolu Agency (ENG)Anadolu Ajansı, Twitter yasağına harfiyen uyan kurumların da başında. Ajans, Twitter erişime engellendiğinden bu yana tweet atmıyor. Daha önce TRT’nin de liderlere ayırdığı sürede Başbakan Erdoğan’a kat be kat daha fazla süre ayırdığı belirlenmişti.Diken | DENİZ KATMAN 
"HDP, AKP ile İşbirliği Yapıyor"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki seçim turu sırasında yaptığı 'bozkurt' işaretini, 'Bana bir ülkücü kardeşim bozkurt işareti yaparak, 'ben ülkücüyüm oyumu size vereceğim, Mansur Başkana vereceğim' dedi ben de bozkurt işaretiyle jest yaptım' diye açıkladı. Kılıçdaroğlu, HDP ile işbirliği için görüştüklerini ancak kabul etmediklerini belirterek, 'Bugün HDP, AKP ile işbirliği yapıyor' ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, Kral FM'de 'Mehmet'in Gezegeni'ne konuk oldu. Bazı yerel televizyon kanallarından da yayınlanan programda Kılıçdaroğlu, vakit buldukça müzik dinlediğini söyledi. HDP Genel Başkanı Sebahat Tuncel'in, 'Biz seçim döneminde en başlarında 30 Mart seçimlerine beraber girelim teklifinde bulunduk, Sayın Kılıçdaroğlu'na, kendisi kabul etmedi. Pensilvanya Sayın Kılıçdaroğlu'nu Başbakan yapacak zannediyor' dediğinin hatırlatılarak, 'Böyle bir teklif geldi mi?' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Doğru öyle bir teklif geldi ve biz bu teklifi uygun görmedik. Ben siyasete atıldığım zaman şunu söyledim; halka doğruları söyleyeceğim. Geldiler işbirliği önerdiler kabul etmedik. 'Bize zarar verir' dedik bu. Aynı düşüncemi bugün de söylüyorum, zaten. Bugün HDP, AKP ile işbirliği yapıyor. Onu gayet iyi biliyoruz zaten. Çünkü sadece bizi eleştirerek, siyaset yapıyorlar. Yolsuzluğu, AKP'yi, diğer partileri eleştirmek konusunda bir çabaları yok. Eleştirebilirler, benim her partiye saygım var. Bizi Pensilvanya'yla beraber tutmalarını, ellerinde varsa bir bilgi, belge varsa getirsinler öğrenelim, nasıl bir işbirliği kurmuşuz acaba. Eğer bu ülkede kul hakkı yiyenleri eleştirmekse, bunu Pensilvanya'yla ne ilgisi var. Bir Başbakanın oğlunun evinde 30 milyon avro çıkacak da ben bunu eleştirmeyecek miyim? Rıza Sarraf dört bakanı satın alacak parayla, ben bunu eleştirmeyecek miyim? Bunun ne ilgisi var Pensilvanya ile. Baktığınız zaman ben bu ülkenin insanlarının çıkarlarını savunuyorum.' 'Cemaat ile ilgili görüşünüz nedir?' Kılıçdaroğlu, 'Cemaat ile ilgili görüşünüz nedir?' yönündeki bir soru üzerine ise 'Görüşüm şu, CHP'nin bakışı şu: İnsanlar belli bir inanç çerçevesinde bir araya gelebilirler, bunun adı cemaat, tarikat olur... Biz bunlara saygı gösteririz. Hiç kimsenin inancına karışmayız. Allah'la kul arasına birinin girmesi zaten inancımızda da yoktur. O zaman olması gereken şudur; herkesin inancına saygılıyız, cemaatse cemaat, tarikatsa tarikat, buna karışmayız ama siyasete karışmamak kaydıyla. Dinin siyasete girmesini istemeyiz' diye konuştu. Ergenekon operasyonuna atıfta bulunarak, 'Bu delillerin cemaat tarafından toplanıp hükümete verildiği, bu kumpasın cemaat tarafından yapıldığına inanıyor musunuz?' sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, muhataplarının hükümet olduğunu söyledi. 'Bu davaların savcılığını üstlenen kimdi?' diye soran Kılıçdaroğlu, 'Recep Tayyip Erdoğan. 'Ben bu davanın savcısıyım' dedi. Geçen gün bir istihbarat şefi televizyonlara çıktı, 'Ben 35-40 kez Başbakanla görüştüm, makamında görüştüm' dedi. Bir ülkenin Başbakanı, istihbarat şefiyle 35-40 kez değil, bir kez bile görüşmez. Eğer iş o noktaya gelmişse zaten işbirliği vardır orada. O davaların tamamen göstermelik olduğunu, masum insanların hapse atıldığını defalarca söyledik. Ben bunu söylediğimde 'Ergenekoncu' diye suçluyorlardı. Şimdi kendisi suçluyor. Ama ben hiç bir zaman o davaların savcısıyım demedim' ifadesini kullandı. 'Özel hayatla ilgili dinlemeler dünyanın her tarafında suçtur' Başbakan'a 'TİB kayıtlarını yayınla' dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili bazı sorular yönelttiğini belirterek, bu sorularını yineledi. Dinlemeleri mahkeme kararıyla polislerin yaptığını değerlendiren Kılıçdaroğlu, kendilerinin dinlemeler konusunda daha önce defalarca hükümeti eleştirdiğini bildirdi. Hükümet kanadından bu eleştirilerine karşılık, TBMM'de 'verilmeyecek hesabınız yoksa rahat rahat konuşun' dendiğini savunan Kılıçdaroğlu, 'Özel hayatla ilgili dinlemeler dünyanın her tarafında suçtur ve bende asla kabul etmem. Ama toplumu ilgilendiren dinlemeler hiç bir zaman suç değildir. Yasa dışı olsa bile suç değildir, çünkü bunlar toplumu ilgilendirir' açıklamasını yaptı. Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine şunları kaydetti: '17 Aralık Operasyonu'nu devletin vicdanı yapmıştır, bu devlet sahipsiz değildir. Olay devleti koruma iç güdüsüyle yapılan bir şeydir. Rıza Sarraf devletin dört bakanını satın almıştır ve devletin sırlarını satmaktadır. İşin özünde bu vardır. Devlet buna tepki göstermeyecek mi? Türkiye Cumhuriyeti gelenekleri olan bir devlettir, biz bin yıllık devletiz. Devletin kendi vicdanı kendini korur. Başbakan geldi diye, her istediğini yapacağım diye bir kural yoktur. Devletin örfü, kuralları vardır.' 'Bu operasyonlar neden dershane tartışmalarından sonra başladı?' sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, 'Hayır, Kapıkule'de 202 kilogram eroinin bulmasıyla başlamıştır süreç. Olay büyümüştür, MİT raporunu vermiştir, mahkeme dinleme kararı almıştır, asıl failleri bulmak için. Operasyon çok önce başlamıştır ama düğmeye basılma ne zaman olmuştur kendilerinin takip edildiğini öğrendikleri andan itibaren' değerlendirmesini yaptı. Twitter'a tedbir amaçlı erişim engelinin hatırlatılarak, 'Türkiye'nin mahkemelerini twitter neden tanımaz?' sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, şu açıklamalarda bulundu: 'Keşke Erdoğan burada olsaydı da söyleseydik, demiyor muydu 'ben dünya lideriyim...' 'Twitter merkezi bile seni tanımıyor' Neden? Asıl sorulması gereken soru bu. Çünkü bu ülkede demokrasinin olmadığını dünyanın her tarafı biliyor. Erdoğan'ın yargıya nasıl müdahale ettiğini, herkes izliyor. Hiç bir zaman özel hayatla ilgili bir olayın twitter veya başka bir şey olur, yayınlanmasına karşıyız. Hiç bir zaman benim ağzımdan bir şey çıkmadı. Pek çok milletvekiliyle de ilgili özel şey çıktı, bir şey demedim. Kim girdi buna Erdoğan girdi. Baykal dolayısıyla. 'O özel değil, o geneldir, genel' dedi. Allah büyüktür ya şimdi o'nun başına geliyor. Büyük lokma yutabilirsin ama büyük laf etmeyeceksin. Öyle büyük laflar etti ki şimdi başına geliyor.' Kılıçdaroğlu, tapeleri yayınlarken özel hayat olan bölümleri de hep çıkardığını savundu. Yaptığı konuşmalarda Türkiye'nin Suriye ile savaşa sokulmak istendiğini ileri sürmesi hatırlatılarak, TSK tarafından düşürülen Suriye uçağının sorulması üzerine ise Kılıçdaroğlu, 'Bütün bu olayları örtmek için 'Suriye ile savaşırsam, ben kahraman olurum, bu olaylar örtülür, yolsuzluklar unutulur' diye düşüncesi var. Daha önce söyledim, 'hırsızdan kahraman olmaz.' Bizim itiraz ettiğimiz nokta, Genelkurmayın açıklamasından önce Erdoğan'ın bunu miting meydanında açıklaması. Savaş, miting meydanlarında açıklanmaz, savaş acıdır, göz yaşıdır. Siz burdan nema toplamaya çalışıyorsunuz. Kendisini kahraman ilan ettirmeye çalışıyor, hırsızdan kahraman olmaz, şaibeli bir kişiden kahraman çıkmaz' ifadelerini kullandı. Adım adım iktidara yürüdüklerini ve bunu meydanlarda gördüklerini savunan Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine ise 'Başörtüsünü siyaset ortamından çıkardık, her tarafa gidiyoruz, her inanca saygılıyız, 53 kadın başkan adayımız var bunlardan bazıları başörtülü' dedi. Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül'e dönük yolsuzluk iddialarına ilişkin olarak da 'evet yolsuzluk dosyaları iddiasıyla suçlanıyordu, araştırdım zaten bir kısmını İçişleri Bakanlığını doğru değil diye işleme koymamış, bir kısmını savcılık 'bunlar soruşturulamaz' diye karar vermiş, bir dosyası dolayısıyla davası devam ediyordu o dosyadan da nihai beraat kararı çıktı ve partiye geldi' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Sarıgül'ün İstanbul'dan aday gösterilmesinin 'O'ndan kurtulma operasyonu' olarak değerlendirildiği yönündeki soru üzerine ise bunun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. 'Bozkurt işaretiyle jest yaptım' Ankara'daki seçim turu sırasında yaptığı 'Bozkurt' işaretinin hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, 'Bana bir ülkücü kardeşim bozkurt işareti yaparak, 'ben ülkücüyüm oyumu size vereceğim, Mansur Başkana vereceğim' dedi ben de bozkurt işaretiyle jest yaptım' ifadesini kullandı. 'Peki, Rabia işareti yapar mısınız?' şeklindeki soru üzerine de Kılıçdaroğlu, 'Rabia'yı yapıyorum tabi '4 bakan, bir başçalan' şeklinde' diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, kendisinin bir kadın Cumhurbaşkanı düşüncesi olduğunu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, bir ismin olup olmadığının sorulması üzerine, 'İsim yok, kadın olmasını şunun için istedim. Kadınlar bu ülkede gerçekten siyaset açısından baktığınızda çok daha başarılı olabiliyorlar, geçmişte bunun örnekleri de var. Bir cumhurbaşkanlığına da yabancı dili çok iyi olan iyi eğitim almış, siyasi kimliği çok öne çıkmamış , bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını isterim' yanıtını verdi.Halkın talebi olması durumunda İlker Başbuğ'un Cumhurbaşkanı olmasına sıcak bakıp bakmayacağı yönünde bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, 'Elbette halkın nabzını tutarsınız, İlker Başbuğ çok saygıdeğer bir insandır, mağdur edilmiştir. Devletin bütün sırlarına vakıf bir kişiye terörist muamelesi yapılmıştır. Ben beraat edeceğine inanıyorum ama bugünden insanların isimlerini telaffuz edip onları yıpratmayı doğru bulmuyorum doğrusunu isterseniz. Ama zaman ne gösterir önümüzdeki süreçte göreceğiz' açıklamasını yaptı.CNN TÜRK
Her Ebeveynin Mutlaka Çekmesi Gereken 32 Bebek Fotoğrafı
Cep telefonlarının, dijital kameraların yaygınlaşması ile artık hayatımızın her anında fotoğraf var. Hele yeni doğmuş bebeğiniz varsa her anını fotoğraflamak istersiniz. Bu çok normal, peki olmazsa olmaz pozların farkında mısınız? İşte her ebeveynin mutlaka çekmesi gereken 32 bebek pozu.
Reklam
Birlikte Program Yapacaklar
Okan Bayülgen Cübbeli Ahmet Hoca'yı evinde ziyâret etti. Okan Bayülgen ile Cübbeli Ahmet Hoca'nın bu fotoğrafı büyük yankı uyandırdı. Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'yü evinde ziyaret eden Bayülgen'in Cübbeli'yle çektirdiği fotoğrafın perde arkası var. Okan Bayülgen, Cübbeli Ahmet Hoca ile program yapacağını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Proje ajamasında olan programın Habertürk ekranlarında yayınlanacağını açıklayan Bayülgen, 'Çok temel bir ihtiyaç var. Kur'an-ı Kerim'de ne anlatılıyor? Ben Türkçesini okuyacağım, o orjinalini okuyacak. Her ayetin içeriği konusunda sohbetler olacak.' demişti. Cumhuriyet
Hangi Hababam Sınıfı Karakterisin? Testi Yap, Öğren!
etiket
Bazı şeyleri ilk ne zaman öğrendiğimizi hatırlayamayız; çünkü o gerçekle doğmuşuzdur. Hababam Sınıfı'nı ilk ne zaman izlediğinizi düşünün, buna hak vereceksiniz. Bu yüzden Hababam Sınıfı, 80-90'larda çocuk olanların en önemli gerçeklerinden biridir. Peki bu efsane serinin efsane karakterlerinden hangisi sizsiniz! Çıkarın kağıdı kalemi yazılı-yoklama yapacağız. Sağa bakmak yok, sola bakmak yok. 5, 4, 3, 2, 1, 0. Başla! 
Reklam
ÖSYM'nin Açıklamadığı YGS Soruları Sızdırıldı mı?
YGS sorularını sonraki sınavlarda kullanmak için açıklamayan ÖSYM, dershane öğretmenlerinin sınava girerek sızdırdı iddialarına şu açıklamayı yaptı: Ne yapalım, hafiyelik mi yapalım? ÖSYM’nin üniversiteye geçişte ilk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) ardından ilk kez soruların tamamını yayımlamaması, dershaneleri harekete geçirdi. Türkiye’de çok sayıda dershanenin branş öğretmenlerini sınava soktuğu ve öğretmenler tarafından ezberlenen soruların sınavın ardından öğrencilere doğru cevaplarıyla birlikte dağıtıldığı iddia edildi. Soruları sonraki sınavlarda kullanmak için açıklamadığını bildiren ÖSYM yetkilileri ise konuyla ilgili, “Süreçte bir anormallik görmüyoruz. Dershaneler öğretmenlerini sınava sokmuş olabilir. Forum sitelerinde de adaylar soruları paylaşmış olabilir. Sorular dışarı sızmış mı diye hafiyelik mi yapmamız bekleniyor?” ifadelerini kullandı. Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu ’nun haberine göre, adaylar Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden, “YGS’nin soruları açıklamamasının gerekçesi, soruları tekrar kullanmaksa, bu hiç inandırıcı bir gerekçe değil”, “Yaptığı yanlış fark edilmesin diye YGS sorularını yayınlamamak ne demek yahu?” gibi mesajlar paylaştı. Adayların YGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde, “Bakara suresi” ile ilgili bir soru çıktığını belirterek, “YGS’deki din sorularında Bakara suresinin zamanlaması manidar”, “Bakara sureli soru ile Egemen Bağış’a mesaj mı çakıldı acaba?” şeklinde mesajlar atması dikkati çekti. 32 soru açıklandı Üniversiteye geçişte ilk aşama olan YGS, önceki gün 2 milyon 7 bin 685 adayın katılımıyla gerçekleşti. ÖSYM, bu yıl ilk kez sınavın ardından tüm soruları ve cevap anahtarlarını yayımlamadı. Sadece sınav sorularının yüzde 20’si yani 32 soru, sınavın yapıldığı gün öğle saatlerinde, “Temel Soru Kitapçığı” adı altında ÖSYM’nin internet sitesinden yayımlandı. ÖSYM, sınavlarda çıkan soruların daha sonraki yıllarda da kullanılabilmesi amacıyla bir havuz sistemi oluşturacaklarını açıklarken, soruların tamamının ya da bir kısmının herhangi bir yerde yayımlanması durumunda, ilgili kişiler hakkında hukuki süreç başlatılacağını bildirdi. ÖSYM’nin uyarı niteliğindeki açıklamasına rağmen, dershanelerin, çıkan soruları ezberlemeleri için branş öğretmenlerini YGS’ye soktukları öne sürüldü. İddiaya göre, öğretmenlerin kendi branşlarından ezberledikleri ilgili sorular, sınavın ardından dershane yönetimlerince bir araya getirildi. Sınavın ardından dershanelerine giden öğrencilere burada öğretmenler tarafından sorular ve doğru cevapları dağıtıldı. Böylece ÖSYM’nin soru havuzuna sakladığı sorular pek çok dershane öğrencisiyle paylaşılmış oldu. ‘Anormallik yok’ ÖSYM yetkilileri, soruların bazı dershaneler tarafından öğrencilere dağıtılması ve internet üzerinden paylaşılması ile ilgili ilginç bir açıklama yaptı. Yetkililer, “Süreçte bir anormallik görmüyoruz. Dershaneler öğretmenlerini sınava sokmuş olabilir. Forum sitelerinde de adaylar soruları paylaşmış olabilir. Sorular dışarı sızmış mı diye hafiyelik mi yapmamız bekleniyor? Ne yapabiliriz? Eğer tespit edersek, gerekli yasal işlemleri başlatırız. Ama bunlar çok soyut iddialar” ifadelerini kullandı. ‘Bakara sorusu manidar’ Adaylar, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden, “YGS’nin soruları açıklamamasının gerekçesi, soruları tekrar kullanmaksa, bu hiç inandırıcı bir gerekçe değil”, “Yaptığı yanlış fark edilmesin diye YGS sorularını yayınlamamak ne demek yahu?” gibi mesajlar paylaştı. Adayların YGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde, “Bakara suresi” ile ilgili bir soru çıktığını belirterek, “YGS’deki din sorularında Bakara suresinin zamanlaması manidar”, “Bakara sureli soru ile Egemen Bağış’a mesaj mı çakıldı acaba?” şeklinde mesajlar atması dikkati çekti. Bazı forum sitelerinde ise, “YGS’de herkes aklında kalan soruları yazsın” şeklinde konu başlıkları açıldı. Buradan da çok sayıda aday, aklında kalan soruları kamuoyuyla paylaşmış oldu.T24
Twitter'ın Aşırı İlginç Hikayesi
Dünyanın en çok kullanılan sosyal medya araçlarından Twitter, 8 yıl önce 21 Mart'ta Jack Dorsey ve arkadaşları tarafından kuruldu ve birçok önemli değişim geçirdi. Jack Dorsey'in ilk tweet'inden bugüne twitter'ın hikayesini harika illustrasyonlarla anlatılmış.
Reklam
Soner Yalçın: 'Ben Seks O Kasetini İzledim'
Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın “Kut­sal ka­se­t” başlıklı bugünkü yazısında herkesin beklediği “hükümetten birinin seks kasetini” kendi üslubunca yazdı. İşte o yazıdan öne çıkan satırlar “Ma­dem bi­ri­le­ri­nin seks ka­se­ti bek­len­ti­si var; iş­te on­la­ra seks ka­se­ti hiz­me­ti: Yıl: 1989 Yer: Sa­kar­ya/Ada­pa­za­rı, Kris­tal Dü­ğün Sa­lo­nu… Bir tu­rizm fir­ma­sı “Do­ğum Kon­tro­lü ve Tür­ki­ye­” adı al­tın­da kon­fe­rans dü­zen­le­di. Ko­nuş­ma­cı Re­fah Par­ti­si­’nin Be­yoğ­lu il­çe baş­ka­nı Re­cep Tay­yip Er­do­ğan. İk­ti­da­ra gel­dik­le­rin­de kür­ta­ja son ve­re­cek­le­ri­ni açık­la­ma­sıy­la, ço­ğun­lu­ğu ka­dın “Siz bi­zim vü­cu­du­mu­za ka­rı­şa­maz­sı­nı­z” di­ye kür­sü­yü iş­gal et­ti. Tar­tış­ma­lar üze­ri­ne Er­do­ğan kür­sü­den in­mek zo­run­da kal­dı. Er­do­ğa­n’­ın asıl seks ka­se­ti iş­te bu­dur. Er­do­ğa­n’­ın asıl seks ka­se­ti; Dol­ma­bah­çe­’de­ki Baş­ba­kan­lık Ofi­si­’n­de otu­rup, va­pur­la Ka­dı­kö­y’ den ge­len kız­la­rı­mı­zın-ka­dın­la­rı­mı­zın kı­ya­fet­le­ri­ni di­kiz­le­me­si­dir. Kız­lı-er­kek­li ev­le­re po­lis­le­ri­ni gön­der­me­si­dir. Kaç ço­cuk do­ğu­ru­la­ca­ğı­na; be­bek­le­rin na­sıl dün­ya­ya ge­ti­ri­le­ce­ği­ne ka­rar ve­ren mer­ci­i ola­rak sa­de­ce ken­di­si­ni gör­me­si­dir. Ev­lat sa­hi­bi ol­ma­yan­la­rı aşa­ğı­la­ma­sı­dır. (...) Siz de sey­ret­ti­niz o ka­se­ti: “El­ham­dü­lil­lah şe­ri­at­çı­yı­z” de­di­ği­ni unut­tu­nuz mu? “Yıl­ba­şı­na kar­şı­yı­m” de­di­ği­ni unut­tu­nuz mu? “A­ta­’ya say­gı du­ru­şun­da sap gi­bi ayak­ta dur­ma­ya ge­rek yok; her 10 Ka­sı­m’­da yay­ga­ra kopar­tı­lı­yo­r” de­di­ği­ni unut­tu­nuz mu? “Bü­tün okul­lar İmam Ha­tip ya­pı­la­ca­k” de­di­ği­ni unut­tu­nuz mu? “Sa­de­ce imam­lar res­mi ni­kah kıy­sı­n” de­di­ği­ni unut­tu­nuz mu? Uzun uzun yaz­ma­ya ge­rek var mı?.. Bun­la­rın hep­si­ni bi­li­yor­su­nuz: “Hem la­ik, hem Müs­lü­man olun­maz. Ya Müs­lü­man ola­cak­sın, ya la­ik. Bir tut­tur­muş­lar la­ik­lik el­den gi­di­yor di­ye, mil­let is­ter­se ta­bi­i ki gi­de­cek be­” de­me­di mi? “Ben hiç­bir za­man de­ğiş­me­dim. İs­la­mi fi­kir­ler de­ğiş­me­z” de­me­di mi? “Tek he­de­fi­miz İs­lam dev­le­ti­di­r” de­me­di mi? “1.5 mil­yar­lık İs­lam ale­mi, Müs­lü­man mil­le­ti­mi­zin aya­ğa kalk­ma­sı­nı sa­bır­sız­lık­la bek­li­yor. Kal­ka­ca­ğız, bu ayak­lan­ma baş­la­ya­ca­k” de­me­di mi? “E­ge­men­lik ka­yıt­sız şart­sız mil­le­tin­dir la­fı kos­ko­ca bir ya­lan, ege­men­lik ka­yıt­sız şart­sız Al­la­h’­ın­dı­r” de­me­di mi? “De­mok­ra­si bi­zim için bir amaç de­ğil, araç­tır; ama­cı­mı­za ula­şa­na ka­dar de­mok­ra­si­ye bağ­lı­yı­z” de­me­di mi? “De­mok­ra­si bi­zim için bir tram­vay­dır; is­te­di­ği­miz du­ra­ğa ge­lin­ce ine­ri­z” de­me­di mi? AİHM ka­ra­rı­nı be­ğen­me­yin­ce, “Sa­na mı kal­dı tür­ban ko­nu­sun­da ka­rar ver­mek, bu ule­ma­nın işi­dir; ule­ma ne di­yor­sa o olu­r” de­me­di mi? Da­nış­ta­y’­ın tür­ban ka­ra­rı­nı be­ğen­me­yin­ce de, “E­fen­di sen kim olu­yor­sun, bu­na (Os­man­lı Hu­ku­ku) Me­cel­le ka­rar ve­ri­r” de­me­di mi? Köy­lü­ye, “U­lan ter­bi­ye­siz­lik yap­ma! Ar­tist­lik yap­ma ulan! Ha­di ana­nı da al gi­t” de­me­di mi? Gur­bet­çi iş­çi­ye, “sah­te­ka­r” de­me­di mi? Şe­hit ya­kı­nı­na, “As­ker­lik yan ge­lip yat­ma ye­ri de­ği­l” de­me­di mi? Şe­hit ana­sı­na “Ne ko­nu­şa­cam ben o ka­dın­la ya­hu­” de­me­di mi? Ata­tür­k’­ten, İnö­nü­’den “i­ki ay­ya­ş” di­ye bah­set­me­di mi? Ale­vi­le­re ha­ka­ret et­ti, Ca­fe­ri­le­re ha­ka­ret et­ti. Ce­me­vi­’ne “u­cu­be­” de­me­di mi? Ber­kin El­va­n’­ın an­ne­si­ni yu­ha­lat­ma­dı mı? Her şey or­ta­da de­ğil mi; kral çıp­lak de­ğil mi? Ne var o ka­set­te? (...) 17 Ara­lı­k’­ta tüm ger­çek­ler or­ta­ya çık­tı. Tür­ki­ye ta­ri­hi böy­le bir re­zil­li­ği gör­me­di. O hal­de… Ca­nım kar­de­şim! Da­ha ne çık­ma­sı­nı bek­li­yor­sun o “kut­sal ka­set­te­n”? Her şey or­ta­da de­ğil mi?.. Haber 3
Shakira’dan Dünya Kupası İçin Şarkı
Kolombiyalı ünlü şarkıcı Shakira (37), Rio de Janerio’da gerçekleşecek 2014 FIFA Dünya Kupası için “La La La” isimli bir şarkı hazırladı.Şarkıcının “Dare” isimli şarkısından Dünya Kupası için uyarlanan “La La La” şarkısının sözleri yine Shakira’ya ait. Ünlü popçu şarkıyla ilgili olarak, “Çok neşeli bir Brezilya şarkısı. Şarkı sözleri kişisel ve Dünya Kupası versiyonunu da çoktan kaydettim” açıklamasında bulundu. Şarkının son kısmında ise Shakira’ya oğlu Milan eşlik ediyor. Shakira 2010 yılında da 2010 FIFA Dünya Kupası için yaptığı “Waka Waka” şarkısıyla büyük beğeni toplamıştı.
Reklam
Ünlü Buluşların Patent Ofisine Gönderilen İlk Çizimleri
Eğer bazı şeylerin nasıl yapıldığını merak ediyorsanız bu galeri tam size göre. Blueprint, tasarımların üretimine başlanmadan önce detaylı olarak anlatıldığı çizimlerdir. Teknik resme çok benziyor fakat ''blueprint'' genellikle patent almak amacıyla kullanılıyor. Oliver Gal Artist Co. tarafından yayınlanan bu harika çizimler sizlerle...
Reklam
Reklam