Cumalıkazık ve Bergama UNESCO Miras Listesinde
Dünya Mirası Listesine Türkiye’den Bursa Cumalıkızık ve Bergama kabul edildi. 'Bursa Cumalıkızık' ve 'Bergama', Doha'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 38. Dünya Miras Komitesi toplantısında Dünya Miras Listesine girdi. Katar Ulusal Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda, Katar'ın değişiklik teklif ettiği 'Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu' ve Almanya'nın teklif ettiği 'Bergama, çok katmanlı kültürel peyzaj alanı' dosyaları Dünya Miras Listesi'ne kabul edildi. 'Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri' ve 'Bergama'nın kabülünün ardından Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ne kayıtlı alanlarının sayısı 11'den 13'e çıktı. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin (ICOMOS) değerlendirmelerinin ardından, iki yerleşim merkezi aralarında Türkiye'nin de yer aldığı 21 komite üyesinin ortak kararıyla oylama yapılmadan Dünya Miras Listesi'ne alındı. Her iki görüşmede ayrı ayrı söz alan Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, dünya miras alanlarının siyasi rekabet konusu olmadığını vurgulayarak, 'İnsanlık, gerginlik, ihtilaf ve çatışmalar yerine, kültür ve medeniyet değerlerini ön plana çıkartarak, UNESCO gibi kuruluşları dünya barışına daha güçlü katkılar yapacak şekilde tahkim etmeli. Siyasi liderler ve ihtilafların taraflarının da devletler, halklar, dinler ve medeniyetler arası yakınlaşma yönünde daha fazla gayret sarf etmeleri gerekiyor' dedi. UNESCO Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, kararı 'Çok mutlu, heyecanlı, gururluyuz' şeklinde değerlendirirken Cumalıkızık dosyasını takip eden Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu da 'Cumalıkızık halkına, Bursa halkına hediyemiz olsun' diye konuştu. Bergama Kazı Başkanı Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Felix Pirson, bugünün kendisi ve Bergama için eşsiz olduğunu ifade ederken ICOMOS Türkiye üyesi, master ve doktora tezlerini Bergama üzerine yazan Dr. Güliz Bilgin Altınöz ise Bergama'nın bunu çoktan hakettiğini söyledi. Bursa Cumalıkızık köyünün 998. olarak yer bulduğu Dünya Miras Listesi'nde Bergama 999. olarak tescillenirken, toplantıda Botswana, Okawanga Delta'sı doğal miras alanlarından bininci alan olarak tescil edildi. TrtHaber
İsveç'i Ayağa Kaldıran Olay: 28 Kız Çocuğunu Sünnet Ettiler
Kızların sünnet edilmesini 1982 yılında yasaklayan İsveç, kızların anne ve babaları hakkında dava açılacağını bildirdi. 1982 yılında çıkarılan yasayla kız çocuğunu sünnet ettiren veliler 4 yılı kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor. Ancak aynı sınıfta 28 kız çocuğunun 4 ile 14 yaş arasında iken sünnet ettiriliş olduğunun ortaya çıkması İsveç makamlarını çok kızdırdı ve velilere 10 yıla kadar hapis cezası verilebileceği açıklandı. Nörköbing Okul Sağlığı Dairesinden yapılan açıklamada, mart ayından beri sünnet edildiği tespit edilen Müslüman asıllı göçmen kız sayısının 60’a ulaştığı belirtilerek “kız çocukları 30 ülkede sünnet ediliyor. Bunların başında Afrika’daki Somali geliyor. Somali’de kızların yüzde 98’i sünnet ediliyor. Bu olayın ortaya çıkmasından sonra bizim kız çocuklarının sünnetini önlemek için yürüttüğümüz çalışmalar için yapılan maddi destek ve sağlanan imkanlar arttırıldı”denildi.Star
İşte İstanbul'da En Çok Kazanın Olduğu Noktalar
İSTANBUL'da yol durumunu ve alternatif yolları dinleyicilerine anında paylaşanve onlardan canlı trafik bilgisi alan Radyo Trafik İstanbul'daki tehlikeli yolları ve en çok kazanın olduğu bölgeleri saptadı.FSM İLE MAHMUTBEY GİŞELERİ EN TEHLİKELİ YOLLAR İstanbul'da 3 ay boyunca en çok kaza olan bölgeleri incelediğimizde en tehlikeli noktanın yine FSM Anadolu - Avrupa yönü ve FSM Avrupa - Anadolu yönü olduğu görülüyor. Mahmutbey Gişeler ise kazalarda 2. sırada önemini koruyor. FSM Köprüsü'nde günde ortalama en az 4 kaza, Mahmutbey Gişeler 'de ise günde ortalama en az 3 kaza meydana geliyor. Mart, Nisan ve Mayıs aylarında harita üzerinde İstanbul'da en çok kazanın meydana geldiği noktalar ise şöyle; 1- FSM Köprüsü Anadolu - Avrupa yönü : Genellikle köprü öncesinde ya da Kavacık Kavşak civarında meydana gelen kazalar. Bu bölgede genellikle tırla küçük aracın karıştığı hasarlı kazalar meydana geliyor. FSM Köprüsü trafiğini ciddi anlamda etkileyen kazalardan sonra alternatif yol olarak önerilen Çavuşbaşı Orman Yolu da çok yoğunlaşıyor. 2- FSM Köprüsü Avrupa - Anadolu yönü : Özellikle gişe öncesinde ve gişe sonrasında meydana gelen kazalar. Gişe öncesindeki kazalar OGS - HGS şeritleri arasındaki geçişlerden kaynaklı, gişe sonrasındaki kazalar ise köprüye doğru yolun daralmasından kaynaklı meydana geliyor. 3- Mahmutbey Gişeler : TEM Mahmutbey Gişeler - İstoç ve Altınşehir yönlerinde tır sayısının fazla olmasıyla birlikte tırla küçük aracın karıştığı kaza sayısı çok yüksek. FSM Köprüsü'nde meydana gelen kazalardan sonra 2. sırada yerini alıyor. 4- Çamlıca Gişeler : Özellikle saat 10.00'dan itibaren ağır araçların yola çıkmasıyla birlikte TEM Çamlıca Gişeler – Ataşehir ve Samandıra istikametlerinde çok sayıda kaza meydana geliyor. Genellikle kör nokta kazasının yaşandığı bu bölgede kazalar hafif hasarla sonuçlanıyor. 5- Küçükçekmece ve Avcılar : E5 Küçükçekmece - Avcılar ile E5 Avcılar - Küçükçekmece yönlerinde yoğunlukla birlikte küçük hasarlı kazaların oranı çok yüksek. Bu bölgelerde mutlaka her gün en az 2 kaza meydana geliyor. 6.Çobançeşme - Şirinevler ve Merter : E5 Çobançeşme – Şirinevler, Şirinevler - İncirli ile E5 Merter - Cevizlibağ yönlerinde kronik yoğunluk dışında hem ana yolda hem de yan yolda çok sayıda kaza meydana geliyor. 7.Boğaziçi Köprüsü : Anadolu - Avrupa yönü ve Avrupa - Anadolu yönlerinde FSM Köprüsü'nde meydana gelen kaza oranı kadar olmasa da bu bölgede özellikle ölümlü ve yaralanmalı kazalar köprü gişelerinde meydana geliyor. 8.Haliç Köprüsü : E5 Haliç Köprüsü - Topkapı ve Okmeydanı yönlerinde günde en az 2 kez kaza meydana geliyor. Bu kazalar özellikle köprü giriş - çıkış noktalarında yaşanıyor. 9.Beylikdüzü : Genellikle yağışlı havalarda hem Büyükçekmece hem de Avcılar yönlerinde çok sayıda zincirleme kaza meydana geliyor. Bu kazalar ortalama 4 – 5 aracın karıştığı kazalar oluyor. 10.İstoç ve Metris : TEM İstoç – Metris ile TEM Metris - İstoç yönlerinde gün içerisinde meydana gelen hasarlı kaza oranı oldukça yüksek. 11.Küçükyalı : E5 Küçükyalı – Maltepe ile E5 Küçükyalı – Bostancı yönlerinde genellikle 3 aracın karıştığı kazalar meydana geliyor. Bu kazaların da büyük çoğunluğu hafif hasarla sonuçlanıyor. Ancak E5 Maltepe – Bostancı yönünde meydana gelen kazalar köprü istikametlerinde ilerleyenler için ciddi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Bu yüzden sürücüler E5'e alternatif olarak sahil yolunu tercih ediyorlar. 12.Şile Yolu : Özellikle Nevzat Demir Tesisleri civarında - Tepeüstü yönünde çok sayıda kaza meydana geliyor. Genellikle yoğun sabah trafiğinde çok sayıda hasarlı kaza yaşanıyor. BAHAR AYLARINDAKİ KAZA SAYISI KIŞ AYLARINI GEÇTİ İstanbul'da Aralık - Ocak - Şubat aylarında toplam kaza sayısı 4,088 iken, Mart - Nisan - Mayıs aylarında toplam kaza sayısı 4,335'e yükseldi. İstanbul genelinde yağmur çok etkili olmasa da sağanak yağışların olduğu günlerde 2 saat içerisinde ortalama 25 kaza meydana geldi. En fazla hasarlı kaza Nisan ayında, en çok yaralanmalı kaza ise Mayıs ayında yaşandı. Ölümle sonuçlanan kaza oranındaysa değişiklik yaşanmadı. Bahar döneminde her ay yaralanmalı kazalarda ise yüzde 2 artış meydana geldi. Hafta sonu meydana gelen özellikle Mayıs ayında 10.00 – 17.00 saatleri arasında düşüş yaşanırken, 17.00 – 24.00 saatleri arasında artış yaşandı. Mart ayında toplam 1,411 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1,293'ü hasarlı trafik kazası oldu. En çok kaza 10.00 – 17.00 saatleri arasında meydana geldi. Nisan ayında toplam 1,466 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1,342'si hasarlı trafik kazasıydı. En çok kaza 10.00 – 17.00 saatleri arasında meydana geliyor.DHA
Hazır Düğün Mevsimi Gelmişken Birbirinden Meşhur 25 Gelinlik
Düğün mevsimi başladı. Genç kızlarımıza fikir vermesi açısından dünyadan tarihe mal olmuş, birbirinden güzel gelinlikleri beğeninize sunalım istedik. Erkekler de baksın, çünkü gelinlik provasında ihtiyacınız olacak. 'Benim ne işim var gelinlik provasında?' dediğinizi duyar gibiyiz, gidince görürsünüz ne işiniz var!
Bonzai Kullanım Yaşı 10'a İndi, Okullar Boşaldı
Uyuşturucuyla Mücadele, Kimsesizlere Bakma ve Koruma Derneği Başkanı Abubekir Demirci, operasyon düzenleyen polisi davullarla zurnalarla karşılayarak gündem olan Bursa’nın Meydancık Mahallesi’ndeki uyuşturucu kullanımıyla ilgili, “Kullanım yaşı 10’a kadar düştü. Bonzai bulamayan çakmakgazı, tiner kullanıyor” dedi. Bonzai kullanımının artması üzerine aileler çocuklarını mahallenin ilkokulu olan Şerif Artış İlkokulu’nda aldığı ortaya çıkarken, 1300 olan okul mevcudu 274’e kadar düştü. Milliyet gazetesinde Burcu Ünal imzasıyla yayımlanan haber şöyle: Haziran başında, Bursa’da bonzai adlı uyuşturucu belasının yayıldığı ilçeye operasyon düzenleyen polisi davullarla zurnalarla karşılayarak gündem olan mahalleyi ziyaret ettik. Mahallede iki evin penceresinde sürekli bir trafik yaşanıyor. Günün her saatinde bir alışverişe tanık olmak mümkün. Bursa’nın Meydancık Mahallesi’nde elektrik direğinin aydınlattığı, daracık ara sokakta sıradan bir apartman... Apartmanın önünde bir o yana bir bu yana gidip gelen bir kedi... Akşamüzeri gayet sıradan bir görünüme sahip bu apartmanın önü; karanlık iyice çöküp, saatler geceyarısına yaklaştığında birden hareketlenmeye başlıyor. Önce genç bir çocuk geliyor, giriş kattaki camı tıklatıyor. Cam açılıyor. Kısa bir sohbet. Ardından elden ele bir şeyler veriliyor. Genç çocuk aldığı şeyi cebine atıp gidiyor. Bir süre sonra bir taksi yanaşıyor kapıya... Taksiden yine genç bir çocuk iniyor. Apartmana giriyor. İçeride en fazla 5 dakika kalıyor. Çıkıyor. Taksinin içerisindekilere bir şeyler veriyor. Sonra dönüp arkasını gidiyor. Taksi de oradan uzaklaşıyor. Çok değil bir yarım saat sonra aynı taksi tekrar geliyor. Aynı sahne tekrarlanıyor. Mahalleli, geçen eylülde Meydancık ve Kamberler Mahallesi’nde 18 eve 200 kişilik bir ekiple operasyon düzenleyen polisin, bu eve de baskın yaptığını anlatıyor. Satışın genellikle evlerden yapıldığını anlatan mahalleliyi doğrular şekilde gerçekleştirilen bir başka operasyonda tuvalet deliğine saklanmış 3 kilo 80 gram esrar, 790 gram bonzai, 127 adet uyuşturucu hap ele geçiriliyor. O sırada sadece birkaç ay önce polisin fayanslarının altında gizlenmiş uyuşturucu paketleri bulduğu mahallenin en işlek caddesi olan İncirli Caddesi’nde saatler hafta içi geceyarısını göstermiş olmasına karşın taksiler, arabalar vızır vızır... Caddenin girişinde sabahtan beri duran polis arabası halen bekliyor. Polis arabasının 10 metre uzağında öbek halinde bir grup genç duruyor. Sonra bir araba geliyor. Gençlerin az ilerisinde duruyor. Gençlerden bir tanesi arabanın yanına gidiyor. Başını camdan içeri sokuyor. Yaklaşık 5 dakika süren bir konuşmanın ardından arabaya biniyor ve gidiyorlar. Yarım saat sonra bir başka araba daha aynı şekilde grubun az ilerisinde duruyor. Bu defa iki kişi arabanın yanına gidip konuşmaya başlıyorlar. Aynı sahne defalarca tekrarlanıyor, duran bazen bir özel araba, bazen de taksi oluyor. Mahallenin sıradan görünümünü ‘bozan’ tüm bu manzaranın sebebi başta Bonzai olmak üzere çeşitli uyuşturucu maddeler. Meydancık iki yıldır uyuşturucuyla boğuşuyor. Uyuşturucu satışının merkezine dönüşen semtte, mahallelinin şikâyetiyle polis ardı ardına operasyonlar düzenliyor ama bu satıcıları engellemiyor. Uyuşturucu belası mahalleliyi o kadar çileden çıkarmış ki, denetime gelen emniyet mensupları davul-zurnayla karşılanıyor. Son dönemde 10 kişinin uyuşturucu komasına girdiği, bir kişinin uyuşturucudan öldüğü bölgeye denetime giden İl Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar’ın davul-zurnayla karşılanmasıyla Gündeme gelen mahallede uyuşturucu gerçeğini araştırdık. Meydancık Mahallesi, Bursa’nın en eski ve merkezi yerleşim yerlerinden bir tanesi... 30 yılı aşkın süredir bu mahallede yaşayanlara göre 1-2 yıl önce bölge Bursa’nın ‘en nezih’ mahallelerinden biriymiş. Bizim karşımızda ise insanların birbirlerine tedirgin gözlerle baktıkları, dükkânların ve evlerin birçoğunun camında ‘Satılık’ yazısı olan, gece belli bir saatten sonra sokaklarına çıkılmaya korkulan bir mahalle duruyor. Türkiye’nin “Uyuşturucu baskınında Emniyet Müdürü’ne davullu zurnalı karşılama” haberi ile adını duyduğu Meydancık Mahallesi sakinleri, mahalle hayatını ‘tehdit eden’ uyuşturucu ile aslında uzun zamandır mücadele ediyorlar. Meydancık Mahallesi için uyuşturucu satış manzaraları artık ‘sıradanlaşmış’. Hatta biz oradayken gece yaşanan hareketliliği şaşkınlıkla izlerken onlar başlıyorlar anlatmaya: “Esas 6 ay önce olacaktınız burada... O zaman daha hava kararmadan, gün ortasında (İncirli) şu caddede insanların yanına gelip, ‘Bonzai var, şeker var ister misiniz’ diyorlardı. Sonra polis devriyelere başlayınca biraz daha gizli yapmaya başladılar.” Yıldırım İlçesi Kaymakamı Mehmet Yapıcı ise mahallede yaşanan bu uyuşturucu trafiğini, “Mahalleli çok şikâyetçiydi. Eylül-Ekim aylarında düzenlenen operasyonlardan sonra o şikâyetleri bitirmiştik ama son 1-2 ayda tekrar bir canlanma oldu” cümlesiyle mahallelinin anlattıklarını doğruluyor. Son aylarda 10 kişinin komaya girmesiyle bölgede yaşayanların tepkisini daha da çeken uyuşturucu ticareti konusu, Bursa’daki yerel basında da yer aldı. Polisin çeşitli operasyonlar düzenlediği evlerde şu sıralar halen uyuşturucu satışı devam ediyor ve tabii ki tacirler alıcının yaşına bakmıyor. Her ne kadar tüm mahalleli bir şekilde durumdan rahatsız olsa da bir de ateş evine düşenler var. Uyuşturucuyla Mücadele, Kimsesizlere Bakma ve Koruma Derneği Başkanı Abubekir Demirci, “Sabahtan beri 6 aile aradı ‘Çocuğumu kurtar’ diye. Kullanım yaşı 10’a kadar düştü. Bonzai bulamayan çakmakgazı, tiner kullanıyor” diyor. Demirci’ye başvuranlardan biri de son 2 senedir ağabeyi Bonzai kullanan Yasemin. Yasemin yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bonzai çok kötü... İlk içtiğinde çocuk gibi oluyor, sevecenleşiyor. Biraz uykulu bir hali oluyor. Fakat etkisi geçince agresif davranmaya başlıyor. Sinirli oluyor. Annem de rahatsız. Babam yok. Babamdan kalan emekli maaşı ile geçiniyoruz. Benden para istiyor. Vermediğimde ya bağırıp çağırıyor ya da yalan söylüyor. ‘Kimliğimi kaybettim, çıkartacağım, para lazım’ dedi bir gün ama o para ile gidip Bonzai aldı. Ayakkabısı yırtık geziyor ama yine de onu alıyor. Bunların fiyatları 5 TL ile 100 TL arasında değişiyor. Ben de Antidepresan kullanıyorum, ancak öyle dayanabiliyorum.” Yasemin’den daha ‘şanslı’ bir anne ile konuşuyoruz. Gözlerinin içi gülüyor. “İki hafta önce ağlıyordum ama artık oğlum kurtuldu” diyen anne, oğlunun uyuşturucu kullandığı günleri ve yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Ben çok perişan oldum o dönemde. Sokaklarda ağladım, yardım edin diye. Kime gideceğimi ne yapacağımı bilemedim. Çok perişan oldum. Şimdi artık kullanmıyor, inşallah bir daha tekrar olmaz.” Yıldırım İlçesi Kaymakamı Mehmet Yapıcı, mahallede yaşananlara ilişkin şunları söyledi: “Bu uzun konuşulması gereken bir mevzu. Bugüne kadar o mahallede bir çok operasyon yapıldı. Evden satış yapılanlar da vardı, sokakta da vardı. Mahalleliden bu konuda çok şikâyetler vardı. Bu operasyonlarla o şikâyetleri bitirmiştik ama son 1-2 ayda tekrar bir canlanma var. Ama bu her yerin problemi. Sadece buranın değil. Uyuşturucu bütün ülkelerin el birliği ile uzun vadeli çözmesi gereken bir problem. Uzun süreli üzerinde durulacak bir konu.” “Her şey Kamberler Mahallesi’nin kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmasıyla gelişti” diye başlıyor anlatmaya bir mahalle sakini; “Romanların orada bir yaşamı, bir düzeni vardı. Çalgıdan para kazanırlar, kendi mahallelerinde, kendi düzenlerinde yaşarlardı. Biz de o mahalleden rahat rahat geçerdik, bir sorunumuz olmazdı. Fakat bu insanlar kentsel dönüşümle yerlerinden edilince dağıldılar. Gelir için bir kısmı uyuşturucu satmaya başladı. En fazla göç bizim mahallemize olunca da burası uyuşturucunun en çok satıldığı yer haline geldi.” Mahalledeki uyuşturucu trafiğini sorduğumuz hemen herkes aynı hikâyeyi anlatıyor ama bir şartla; adımı yazmayacak, fotoğrafımı çekmeyeceksin. İlk cümle genellikle, “Evimi satıp gitmek istiyorum ama alıcı bulamıyorum” oluyor. Mahalledeki evlerin büyük bir kısmının camlarında ‘Satılık’ ilanları asılı. ‘Adımı A.E. diye yazın’ diyen bir esnaf, “Bizim apartmanda bu uyuşturucu satıcıları 85 bin liraya bir daire aldılar. Sonra ikinci daireyi 70 bine, üçüncüyü de 65 bine aldılar. Şimdi bana da ‘50 bin TL’ye sat bize’ diyorlar. Onlara satmam. Ama çocuklarım için de korkuyorum” diyor. ‘Alıcısı olmayan’ sadece evler değil. Mahallenin ilkokulu olan Şerif Artış İlkokulu’nda 1300 olan mevcut 274’e inmiş. Veliler bir yolunu bulup, ikametgâhlarını başka mahallelerde gösterip, çocuklarını okuldan alıyorlar. Okul çıkışında yanlarına gittiğimiz velilerden biri yine adının yazılmaması şartıyla anlatıyor: “7 yaşındaki oğlum birkaç ay önce geldi, ‘Anne Bonzai ne’ diye sordu. Ne diyeceğimi şaşırdım. 10 senedir burada yaşıyoruz. Gitmek istiyoruz ama eve alıcı bulamıyoruz.” Okul aile birliğinde görevli bir veli de, “Geçenlerde okula gittim, 15 yaşında uyuşturucu kullanan D. adlı öğrenci kapının önünde duruyordu. Önce güvenliğe küfretti. Ben kızınca bana bıçak çekti. İçtiği şeyin etkisiyle böyle davrandığı için daha sonra yaptığını hatırlamıyor” sözleriyle yaşananları özetliyor. Ö. adeta isyan ediyor; “Başbakan 3 çocuk yapın diyor. Benim 2 çocuğum var, 2’sini de göremiyorum, nasıl 3 çocuk yapayım? Kızıma bir defa anneannesinden eve tek başına gelmesini söyledim. Trende yanına gelip, ‘Bonzai mi istersin şeker mi’ diye sormuşlar. Gitmek de istemiyoruz, biz de burayı bırakıp gidersek bu mahalleye kim sahip çıkacak?” 2011’den itibaren uyuşturucu madde listesine giren Bonzai, uluslararası polisiye literatüründe ‘Spice’ adıyla tanımlanıyor. Bonzai, sıklıkla Bonzai ağacının yapraklarından üretiliyor. Son dönemde tarım ilaçları, fare zehiri gibi kimyasal maddeler de bu bitkilerin ilaçları emmesi sağlanarak Bonzai adıyla piyasaya sürülüyor.Burcu Ünal | Milliyet
Reklam
Reklam
Dosya: 13 Soruda Ortadoğu’da Tehlikenin Yeni Adı IŞİD
Ortadoğu'da terörün yeni adı, Irak Şam İslam Devleti,  Suriye'de muhaliflerle savaşıp, rejime güç kazandırıyorlar; Irak'ta hükümete savaş açıp, kentleri işgal ediyorlar.  Vahşi katliamları ve kadınlara tecavüzleri ile Suriye'de dehşet yaratan örgüt, bu ülkede petrol yataklarının neredeyse tamamına hakim oldu. Şimdi de Irak'ta petrol yataklarını ele geçiriyor. Peki, Musul’dan Rakka’ya uzanan alanda hâkimiyetini pekiştiren IŞİD nedir? Gücünün kaynağı ne? Arkasında kim var?
Reklam
Futbolda Daha İyi Olma Yolları (Türkçe Altyazılı)
Futbolda kötü müsünüz? İşte derdinize çare olacak ve sizi futbolda bir usta yapıcak çok değerli bilgiler. Bir futbolcunun amatör futbol yaşamından, profesyonelliğe uzanışını izliyoruz. tekrar tekrar söylüyorum ben top cambazı değilim .1993 doğumlu ve futbolcu olmak isteyip bu uğruda çalışan biriyim.şu an bir kulübüm yok.eğer bir kulübe gi. türkiyenin en iyi genç kalecisi. Futbol Çalım Atma Teknikleri, çalım nasıl atılır, futbol teknikleri. Football styles, football dr.
Kiralık Ferrari'yi çarpan adam
Kiralık Ferrari'yi çarpan adamDış ülkelerde bu video dolaşıyor elden ele dilden dile. Şahsın kim olduğu aracı nerden kiralandığı soruşturuluyor.Sosyal Medyada ben kiralasaydım ben kaza yapsaydım şeklinde herkes birbirine sorular yöneltiyor.Olay tamamen gerçekPeki siz ferrari kiralayıp bu kazayı yapsaydınız?Ne hissederdiniz...
Reklam
Antik Heykeller Sünnet Düğünü Dekoru Oldu
Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde düğün de yapılıyor, defile de...Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi, üç yıl önce açıldıktan sonra değişik bir konsept uygulamaya başladı. Müzenin bahçesindeki kafeterya müzeye servis veriyor. İsteyen müzenin içinde düğün de yapıyor, sergi de açıyor. Defile de yapılıyor. Konser gibi etkinlikler ise müzenin bahçesinde düzenleniyor. Bir kişinin önceki akşam sosyal medyada “Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nde sünnet düğünü” şeklinde paylaşımda bulunması, müzedeki bu durumu gündeme taşıdı. Paylaşılan fotoğraflarda, müzenin içindeki heykellerin ve mozaiklerin arasında kurulmuş sofralar ve ses düzeni dikkat çekiyordu. Yerel yayın yapan Es Gazete’nin haberine göre, paylaşılan fotoğraflar, ETİ’nin müdürlerinden Ahmet Kale’nin torununun sünnet düğününde çekildi. Uzun yıllar restorasyonu yapılamadığı için kapalı kalan Eskişehir Arkeoloji Müzesi, ETİ Bisküvileri firması ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokolle, ETİ tarafından restore edilerek üç yıl önce Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açılmıştı. Ardından müzede, Eskişehir Valiliği’nin izniyle çeşitli etkinliklerin yapılmasına da izin verildi. Eskişehir’in geçtiğimiz yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti olmasından nedenriyle düzenlenen birçok etkinliğe de Vali Güngör Azim Tuna bizzat katıldı.Can Hacıoğlu/Cumhuriyet
Reklam
Müziğin En İyi 6 Şehri
Yıllar önce şehirlerin kendine özgü karakterleri vardı. Bugün ise her şey her yerde bulunabiliyor ve Avrupalı olsun, Amerikalı olsun istediğiniz bir şey diğer şehirlerde bulunmazsa internette bulunuyor. Bir şey hariç; müzik. Müziğin kökeni çok derinlere uzanıyor fakat uzaklara gitmiyor. Berlin'den San Francisco'ya bir çok şehir hayat verdiği müzik türlerini bugün hala sağlam bir şekilde canlı tutuyor. Kazaklar, laptoplar ve dondurulmuş yoğurtlar sınırları aşmış ve diğer ülkelere seyahat etmiş olabilir ama jazz, blues, folk müziği ve hatta house müzik bile en çok doğduğu şehirlerde en orijinal halinde duruyor. İşte size geçmişte müzik devrimlerine hayat veren 6 ABD ve Avrupa şehri ve oralarda bulabileceğiniz en geleneksel müzik kulüpleri.
Reklam