onedio
Suçüstü Tacizde Şok Eden Kurul Raporu
Yasin KOBULAN Diyarbakır’da 23 Nisan’da 13 yaşındaki kız öğrenci S.T’ye cinsel istismarda bulunurken polis tarafından suçüstü yakalanan Sınıf Öğretmeni S.C. hakkında açılan davada, mahkemeye Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinden gönderilen raporda, “Beden ve ruh sağlığı bozulmamıştır” denildi. Mağdur çocuğun avukatı Ruşen Seydaoğlu Ayyıldız, “Bu raporu hazırlayan heyet de artık bu suçun ortağı” diye konuştu. S.C. hakkında açılan davanın 3. duruşması Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivistlerinin de takip ettiği duruşmada, mağdur çocuk S.T’nin avukatlarının tanık dinleme talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi. ‘RUH SAĞLIĞI BOZULMADI’ RAPORU VERİLDİ Mahkemeye sunulan ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 24 Şubat tarihinde hazırlanan raporda ise, S.T’nin beden ve ruh sağlığının bozulmadığı iddia edildi. Heyet raporunda, “Görüşmeye ağabeyi ile birlikte geldi. Öz bakımı iyi görünüyordu. Görüşme boyuca rahattı. Okuluna gittiğini, derslerine çalıştığını ve evde annesine yardım ettiğini söyledi. Maruz kaldığı olayla ilgili olumsuz anılarının kalmadığını belirtti. Sadece mahkeme ile ilgili bir durum olduğunda olayı hatırladığını söyledi. Ağabeyi ile yapılan görüşmede; kız kardeşine destek olduklarını, görünen herhangi bir psikolojik sorununun olmadığını belirtti. Yapılan ruhsal durum muayenesinde genel görünümü iyi, öz bakımı iyi, duygu durumu ötimik, konuşması doğal, düşünce içeriği ve yapısı doğal, algısı doğaldı. Şahsın önceki muayenesinde belirtilen psikiyatrik sorunlarının düzelmiş olduğu gözlendi” ifadelerine yer verildi. DAVA AVUKATI İSYAN ETTİ Dava avukatlarından Ruşen Seydaoğlu Ayyıldız ise, “13 yaşındaki bir kız çocuğu evinden sonra ‘en güvenli’ olduğu okulunda, öğretmeni tarafından istismara uğramıştı ama ruhen ve bedenen hiçbir sorunu yoktu. İçinde profesörlerin, doçentlerin ve diğer uzmanların olduğu heyet, aynen böyle demişti. Bu raporu hazırlayan heyet de artık bu suçun ortağı. Hatta bu istismara karşı durmayan herkesin bu suçta bir parça sorumluluğu var. Muhafazakar akıl, üniversitelerde, mahkemelerde korkunç bir kadrolaşmayla varlığını ve anlayışını örgütlemeye devam ederken, böylesi ‘toplumsal’ mevzularda da aklını derinden hissettiriyor ve uygulatıyor. Bu davada hazırlanan rapor da bizlere aslında, biz her yerdeyiz, gözdağını vermeye çalışıyor. Bırakalım toplumcu bakış açısını, teknik bilimin uygulanması bile siyasi erkin güdümünde devam ediyor” diye konuştu. Mahkeme heyeti ise, verdiği ara kararında olayın tanıkları 2 polis hakkında 7 Mayıs’ta görülecek olan duruşmaya zorla getirilme kararı verdi.Diyarbakır/DİHA | Evrensel
Aslında Hangi Partiye Oy Vermelisiniz?
Bildiğiniz üzere 30 Mart'ta yerel seçimler olacak. Herkesin de aklında mutlaka bir parti var; kimisi 'tatava yapmadan basıp geçecek' kimisi de her şeye, her söze rağmen aklındaki partiye oy verecek! Bakalım sizin aklınızdaki parti neymiş?
Köpeklere Fısıldayan Adam'ı da Isırırlar
'Köpeklere Fısıldayan Adam' olarak da bildiğimiz köpek uzmanı Cesar Millan'ın 9. sezon 14. bölümde Holly adlı köpek tarafından ısırılma anı görüntülendi. Labrador cinsi Holly yemek yerken mama kabına dokunulduğunda inanılmaz hırçınlaşıyor ve insanları ısırıyor. Cesar da bu hırçın köpeği rehabilite etmeye çalışırken olanlar oluyor.
Candy Crush 53 Ülkeden Daha Değerli
Dünyanın en popüler oyunu Candy Crush'ın bugün gerçekleşecek halka arz fiyatı 22,5 dolar olarak belirlendi. Şirketin değeri ise 53 ülkeden büyük. Popüler oyun Candy Crush bugün Amerika borsasında halka açılıyor. Tüm dünyada bağımlılık haline gelen popüler oyunun üreticisi King için hisse başına 22,5 dolar fiyat açıklandı. Buna göre şirketin değeri 7,6 milyar dolara ulaşıyor. 180 oyuna ev sahipliği yapan King şirketi, gelirinin yüzde 80'ini Candy Crush Saga üzerinden elde ediyor. 7,6 milyar dolarlık piyasa değeri dünyada yazılım sektörünün önemini bir kez daha ön plana çıkardı. Şirketin değeri Moldova, Nijer, Kırgızistan ve Monako gibi ülkelerin ekonomik büyüklüklerinin üstünde. Oyun üreticisi şirketin değeri İstanbul Borsası'nın da yüzde dördüne denk geliyor. Şirket bazında örnek vermek gerekirse Türk Telekom'un piyasa değeri 8,7 milyar dolar. Candy Crush'ın değeri en büyük sanayi şirketlerimizden Ereğli Demir Çelik ve Tüpraş'ın da iki katına denk geliyor. Hızla büyüyen yazılım sektörünün dünyada ulaştığı büyüklük ise 3,5 trilyon dolar. Türkiye
Reklam
Canlı Yayında 'Mastürbasyon' Tartışması
Nagehan Alçı, twitter yasağının kabul edilemez olduğunu ifade ederken, şirket politikalarını eleştirdi. Türkiye'nin haklı taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Bu sözleri, yasaktan yana konulmuş bir tavır olarak yorumlayan Kadri Gürsel'e çıkışan Alçı'nın tepkisi ise sert oldu. Alçı, maniplasyon yapıldığını, yasağa destek vermediğini söylerken Gürsel'e mastürbasyon yapma diye çıkıştı. Bu sözler stüdyoda kısa süreli şaşkınlığa neden oldu.Haberartıbir
Reklam
Kurtlar Vadisi Oyuncusu Öldürüldü
Kurtlar Vadisi ve birçok dizide oynayan Nihat Kantemir, Sefaköy’de arabasına binerken saldırıya uğradı. Kimliği belirsiz kişinin 14 kurşun sıktığı oyuncu yaşamını yitirdi. Kurtlar Vadisi’nin yanı sıra birçok tiyatro oyunu ve dizide oynayan Nihat Kantemir’in yaşamını yitirdiği olay şöyle gelişti: KURŞUN YAĞMURUNA TUTTU Sefaköy Maslakçeşme Caddesi üzerindeki evinden saat 14.00 civarında çıkan Nihat Kantemir aracına bindi. Bu sırada kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi Kantemir’in yanına gelip tabancayla kurşun yağmuruna tuttu. Saldırgan olay yerinden koşarak kaçarken, olayı gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil ve polise bildirdi. 14 BOŞ MERMİ KOVANI Olay yerine gelen ambulans ile özel bir hastaneye kaldırılan genç oyuncu yapılan tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Meydana gelen silahlı saldırıda polis olay yerinde 14 boş mermi kovanı buldu. Olayı duyan genç oyuncunun yakınları ve arkadaşları sinir krizleri geçirirken kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı. Atölye Kiler oyuncuları kadrosunda yer alan genç oyuncu son olarak Kurtlar Vadisi dizisinde rol almıştı. Genç oyuncunun öldüğünü duyan yakınları da sinir krizi geçirdi. Polis cinayetten sonra izini kaybettiren saldırganı yakalamak için çevre işyerlerindeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı.Milliyet
Erdoğan: 'Twitter'ın Arkasında Youtube Var'
Erdoğan: Yaralılar oluyor, bunlarla ilgileniyoruz. Şu anda hala öldürmeye devam ediyorlar. Daha önce bir helikopterle bizim hava sahamızı ihlal ettiler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “MİT’in aranan TIR’ları bizi bu Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Bunlar yapıldı diye biz Bayırbucak Türkmenlerini yalnız bırakamazdık, yine de bırakmayacağız. Süleyman Şah Türbesi’ne karşı böyle bir yanlışlık olacak olursa orada da gereken yapılacaktır” dedi. Twitter’ın arkasında Youtube’un olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, Twitter yasağı hakkında “Bu hesaplar maalesef kapatılmıyor. Bizim yapmamız gereken sorumluluk noktasında olan biri olarak, bu işi düzelttiniz düzelttiniz. Düzeltmediniz biz de kapatırız. O zaman yasaklara uysunlar biz de yasağı kaldıralım. Twitter dediğiniz olay nedir? Bir şirket. Bu olayın arkasında aslında Youtube var. Youtube’un avukatlarıyla çalışıyorlar. Bir avukat hanım kardeşimize hiç edebe adaba uymayan bir şey yaptılar” dedi. Başbakan Erdoğan Gülen cemaatinin rüşvete karıştığını belirterek, “Himmet adı altında rüşvet, kurban derisi topluyorlar. Bunları makbuzu yok. Nereye gittiği belli değil. Ben 17 Aralık olaylarını bir taraftan olumsuz görürken bir taraftan da her şerde bir hayır vardır diye görüyorum” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Star ve NTV’nin ortak yayınında Oğuz Haksever’in sorularını yanıtlıyor. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: “Bugün önce Kastamonu’daydık. Çoşku iyi, ilgi iyi. Ardından Samsun’a geçtik. Kastamonu’da bir şey dikkatimi çok çekti. Belediye başkan adayımız yıllarca belediyede ikinci adam olarak çalışmış, fen işlerini yönetmiş, belediye başkanımızın ciddi bir rahatsızlığı var. Bu süreçte yönetimi o götürdü. Orada MHP’nin adayı ortaokul mezunu bir kişi. Belediyecilik deneyimi hiç yok. Bizim adayımız hem üniversite mezunu hem de yıllarca belediyeciliğin içinde yaşamış biri. İnanıyorum Kastamonu halkı bunu değerlendirecektir. Biz merkezi yönetim olarak Kastamonu’ya çok hizmet verdik. Bütün bunları bütünleştirmek istiyoruz. Samsun’a geldik. Samsun benim 57. mitingim oldu. Samsun tarihi bir mitingti. Öyle zannediyorum ki Cumhuriyet tarihinde Samsun’da böyle bir miting görülmemiştir. Yüz bini aşkın bir katılımın, çoşkunun olduğu bir miting oldu.” ‘Angajman kuralları ihlal edilirse karşılık verilecektir’ “Şu anda Suriye ile ilişkilerimizin geçmişi, 3 yıllık son süreç ortada. Sınır komşumuz, kardeşlerimiz ve yönetimle olan ilişkilerimiz çok çok olumluydu. Bu olaylar başlamadan önce biz bazı şeyleri kendilerine uyardık. Bu olaylar Suriye’ye de sıçrayabilir. Gelin Baas rejimini bir değişime uğratalım. Hatta beni arabasına alır gezdirirdi. Son görüşmemizi Asi Nehri kıyısında yaptık. 3,5 saatlik bir görüşmemiz oldu. Biz tabii o zamanlar böyle bir Esad’ı beklemiyorduk. Telefon diplomasisi yürüttük. Ölümler, öldürmeler devam ediyor. Ahmet Bey’i gönderdim. Kendisi 6 saat görüştü. Özel temsilcilerimi gönderdim. Niyetimiz çok samimiydi. Bir Ramazan akşamıydı camilerin bombalanması olunca ben kendisini aradım. Yarın Cuma. Ne olur talimatınızı verin, şu insanları yarın öldürmesinler. Onu dedi benim adamlarım yapmıyor dedi. Şebbia’ları kendi adamları gibi göstermiyor. Oysa onlar onun adamları. Yaklaşık 160 bin can kaybı var. 8 bin çocuk. Açık kapı politikasıyla çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Yaralılar oluyor, bunlarla ilgileniyoruz. Şu anda hala öldürmeye devam ediyorlar. Daha önce bir helikopterle bizim hava sahamızı ihlal ettiler. Yeni angajman kurallarından hareketle uçaklarımız bu helikopteri vurdu. Şu anda da aynı şekilde bizim hava sahamızı ihlal eden, 1-1,5 kilometre ihlal ettikleri bana bildirildi, bizim uçaklarımız tarafından vuruldu. Kesep bölgesi tekrar Özgür Suriye Ordusu tarafından ele geçirilince bunlar orayı bombalamaya başladı. Bundan sonra da angajman kuralları ihlal ederse karşılığı verilecektir. Çirkin olan bizim muhalefetin bunu kullanması. Biz seçim sathı mahallindeyiz diye bu olaya göz mü yumacağız. Bizim 74 tane vatandaşımızı şehit ettiler. Muhalefet başta CHP olmak üzere bunları hala övmeye çalışıyor. Bu siyaset malzemesi olabilir mi? Senin yapman gereken böyle ulusal bir konuda hükümetinin, silahlı kuvvetlerinin yanında yer almak. Bu bizim bir milli meselemizde bile muhalefetin ne denli ayrı düştüğünü göstermektedir. Bizim tabii bunları dinleyecek halimiz yok. Süleyman Şah Türbesi ile ilgili de burayla ilgili İŞİD’in bir sıkıntısı var. Burada Türkmenler vardı. Onların zayıf düşmesi geri çekilmelerine yol açtı. Geri çekildikleri gün 80 şehit verdiler. MİT’in aranan TIR’ları bizi bu Bayırbucak Türkmenlerine yardım götürüyordu. Bunlar yapıldı diye biz Bayırbucak Türkmenlerini yalnız bırakamazdık, yine de bırakmayacağız. Süleyman Şah Türbesi’ne karşı böyle bir yanlışlık olacak olursa orada da gereken yapılacaktır. Bu topraklar bizim topraklarımızdır. Yaklaşık 10 dönüm bir arazidir o. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış bir toprağımızdır.” Niğde saldırısı “Niğde olayında bir Kosovalı, bir annesi babası farklı ülkeden, bir diğeri de Makedon. İkisi yaralı ele geçirildi, biri de yakalandı. Ankara’ya getirildiler. Bağlantıları nedir? Suriye’de aldıkları eğitimler filan. Silahı yanlarında sünnet olduğu için taşıdıklarını iddia ettiler. Belli bazı bilgiler elde edilmiş durumda. Üzerine gerek istihbarat birimlerimiz, gerek yargı gerekeni yapıyor.” ‘Pensilvanya denilen bir olay var’ “Bir defa karşımızda bu seçimlerde özellikle ortaya çıkan Pensilvanya denilen bir olay var. Bu olayın yasak olmasına rağmen bir cumhurbaşkanı, başbakan, genel kurmay başkanı dinleniyorsa, bakanlar dinleniyorsa… Bu bir defa hem yasalara aykırı he de Diyanet İşleri Başkanımız’ın dediği gibi inancımıza aykırı. İnancımızda kimseyi dinleyemezsiniz. Ama bunlar önce dinliyor, sonra bunu bir tehdit ve şantaja dönüştürüyor. Halkımızın bu konuda gereken hassasiyeti göstermesi lazım. Bunun bir kısım yargıya ulaşmış olması ve güvenlikle de ortak hareket etmesi ulusal güvenliğimiz için de sıkıntı yaratıyor. Ben alanlarda bu konuyla ilgili tepkiyi görüyorum. Vatandaşlarımızın sabırsızlığını görüyorum. Ümit ediyorum ki vatandaşlarımızın beklentisi olur. Himmet adı altında rüşvet, kurban derisi topluyorlar. Bunları makbuzu yok. Nereye gittiği belli değil. Ben 17 Aralık olaylarını bir taraftan olumsuz görürken bir taraftan da her şerde bir hayır vardır diye görüyorum.” 'Arkasında Youtube var' “Bizi üzen boyutu budur. Şu anda biz 10 milyon tablet bilgisayar dağıtmanın hazırlığı içerisindeyiz. 260 bin tablet bilgisayar dağıttık. Bu hükümet böyle bir hükümet, Tayyip Erdoğan böyle bir hükümetin başbakanı. Bizim derdimiz Twitter’ın kendisi değil, yaklaşımı. Twitter’da böyle ahlaksızlar türer de siz defaatle uyarmamıza rağmen, mahkeme kararlarını göndermemize rağmen bunu yaparsanız bize düşen de budur. Bazı yazarlar televizyonlarda yorumlar yapıyor, Ak Parti, başbakan prestij kaybediyor. Hiçbir şey kaybettiğim yok. Ben meydanlara bakarım. Türkiye’den Twitter’a giden talep ikidir. ABD’den giden 679 talep toplam taleplerin neredeyse yüzde 80’idir. Almanya’ya geliyorum. Twitter Alman hükümetinin talebi üzerine Neo Nazi hesaplarını engellemiştir. Fransa’da ırkçı talepler mahkeme kararı üzerine kaldırılmıştır. Hindistan’da Bodo kabilesi ile ilgili çıkan olaylar nedeniyle ülke genelinde yasaklanmıştır. İngiltere Başbakan Cameron 2010 yılında çıkan olaylar sırasında provokatif olaylar nedeniyle Twitter’a yasak getirebileceğini ifade etmiştir. Ben ülkemdekilere soruyorum, bütün bu olaylar karşısında hukuk tanımazlığınız nedir? Mahkeme kararı Twitter’a iletiliyor. Hiç duymuyor. Sen benim ülkemin ulusal güvenliğini tehdit ediyorsun. Başbakana birileri kalkacak başçalan diyecek. Bütün bunlara rağmen kendileri uyarılıyor ama kaldırmıyorlar. Bu hesaplar maalesef kapatılmıyor. Bizim yapmamız gereken sorumluluk noktasında olan biri olarak, bu işi düzelttiniz düzelttiniz. Düzeltmediniz biz de kapatırız. O zaman yasaklara uysunlar biz de yasağı kaldıralım. Twitter dediğiniz olay nedir? Bir şirket. Bu olayın arkasında aslında Youtube var. Youtube’un avukatlarıyla çalışıyorlar. Bir avukat hanım kardeşimize hiç edebe adaba uymayan bir şey yaptılar. Ben anlamıyorum bu köşe yazarlarını. Neyin, kimin avukatlığını yapıyorlar. Çeşitli ülkelerden örnekler verdim. Bizim ülkemiz muz cumhuriyeti değildir. Şu anda bir iki taneyle ilgili tamam dediler ama sayı bir iki değil ki. Benim bildiğim 700’e yakın uygulama var. Bunlar şimdi peyderpey kendilerine bildiriliyor. Kaldırmaları halinde gereği yapılır. Uyarıyoruz, gereğini yapmıyorsun. Ben tabii sayın cumhurbaşkanımız böyle bir şey yapmış olabilir. Ben aynı şeyi paylaşmıyorum. Sayın cumhurbaşkanımız tweet atabilir. Ben bunlardan pek hoşlanmıyorum. Bu tür şeylerle uğraşacak vaktim de yok.” ‘Obama'nın telefonunu dinleyebilir misiniz’ “Bunlar çarpıtılan şeyler. İşlerine geldiğinde Avrupa Birliği’ne aykırıdır filan hep söylerler. Avrupa Birliği önce üzerine düşeni bir yapsın. Hukuka saygıları varsa önce gereğini yapsınlar. Bu bizim iç hukuk meselimizdir. Mahkeme kararları var. Avrupa Birliği o zaman diğer ülkelere uygulananı niye göz ardı ediyor. Biz bu özgürlükler meselesini bu Avrupa Birliği üyelerinden çok daha ileride hallettik. Adam kalkıyor hakaret ediyor ne oluyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda bunu yapamazsınız. Özgürlük hala bizim ülkemizde tam anlaşılmış değil. Burada çok önemli olan özel hayatın ihlali de söz konusu. Yapamazsınız. Buradan hareketle bizim TİB de devreye girdi. Adımı buna göre attı. Siz Obama’nın telefonunu dinleyebilir misiniz? Bir Merkel’in telefonunun dinlendiği ortaya çıktı. Ayağa kalktılar. Biz de niye böyle oluyor, Avrupa Birliği böyle hareket ediyor? Bizim yorumcularımızın, köşe yazarlarımızın bunu görmesi lazım.” “17 Aralık, 25 Aralık bütün bunlar 30 Mart seçimleriyle çok daha farklı bir şekilde göz önüne alınacak. 17 Aralık millete karşı yapılmış bir devrimdir. Benim şahsıma değil, hükümetime değil. Millete karşı. 25 Aralık da öyle. Bu bir istiklal ve istikbal mücadelesidir. O denli önemlidir. Olay yargıda. Bütün bunların ötesinde hemen seçimin arkasından atacağımız adımlar var. Milli irade hırsızlığı yapanlar 30 Mart’ta milletin cevabını alacak. CHP, MHP, Pensilvanya, hepsine bir cevap var. Milletimiz bize negatif bir cevap verirse başımız gözümüz üzerine. Ama diğerlerine verdiği zaman onlar ne yapacaklar. Kılıçdaroğlu yüzde 40’ın altında alırsam bırakacağım dedi. 26 aldı. Bıraktı mı, bırakmadı. Bu zat dürüst değil. Bahçeli 16,17 yıldır partinin başında. Bir kere birinci parti olamadı. Biz 6,7 aylıkken birinci parti olduk. Yine birinci parti olacağız. Bu milletin yaptıklarımıza karşı takdirini gösteriyor. Siz millete bir şey yaparsanız millet sizi ödüllendirir. Ama millete zulüm ederseniz bu millet sizi sırtında taşımaya mecbur değil. Bakın seçime gidiyoruz hiç seçim ekonomisi asla yapmayız. Biz seçim ekonomisi yaparsak bunun sıkıntısını fakir fukara garip guraba vatandaşım çeker. Pazar günü yaptığımız mitingde İstanbul tarih yazdı. 2 milyonu aşkın insan gelip buluştu. Bu bir sevdadır, bu bir aşktır. İstanbul Türkiye’nin özetidir. İstanbul bir mesaj veriyor. Şu anda üç büyük şehirde de adaylarımız başa oynuyor. Kamuoyu araştırmaları çok çok olumlu. Millet bunu gösteriyor. İzmir, orada yaptığım mitingde de gördüm. Ankara ha keza. Bunların hepsi bir şey gösteriyor. Bu bir yerel seçim değil aslında. Bu bir genel seçim havasına girdi. Ahlaki olmayan bir hava nedeniyle oldu bu. Şimdi millet bunu bir genel seçime dönüştürdü. Bu anlayış milletimiz ve bizim şahsımızla da bütünleşti.”T24
IŞİD İstanbul'da Polisle Çatıştı
Ümraniye'de belirlediği bazı adreslere operasyon düzenleyen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri, silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 3 polis ve 2 saldırgan yaralandı. Olay akşam saatlerinde, Topağacı Mahallesi Armağan Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Özel Harekat ve Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, El Kaide'ye yakın IŞİD örgütüne yönelik olarak daha önceden tespit edilen bazı adreslere operasyon düzenledi Adem Yavuz Caddesi Armağan Sokak'taki baskında, şüpheliler polise ateş açtı. Saldırıda, 3 polis memuru yaralandı. Çıkan çatışmada, biri kadın 2 saldırgan da yaralandı. Yaralı polisler Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis memurlarının hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Yaralı olarak yakalanan 2 şüpheli ise Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığı öğrenildi. Çatışmanın ardından polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. POLİSLERİN DURUMU İYİ Çatışmadan sonra Komiser Yusuf Yavuz Alemdar ile polis memuru Mustafa Ulukuş Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, diğer polis memuru Cengiz Hüsamettin Yılmaz ayakta tedavi gördükten sonra taburcu edildi. 2 polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi. EMNİYET'TEN RESMİ AÇIKLAMA İlk resmi açıklama, saat 22.30 sıralarında İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapıldı. Açıklamada şöyle denildi: 'Bugün akşam saatlerinde Ümraniye Topağacı Mahallesi, Armağan Sokak üzerinde Terörle Mücadele Şubesi unsurlarımızın şüpheli şahıslara yönelik operasyonu sırasında, 3 meslektaşımız hafif şekilde yaralanmış olup, tedavileri Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde devam etmektedir. Ayrıca, konuyla ilgili olarak terör örgütüne yönelik yapılan bu operasyonda, çıkan çatışma sonucu 2 şüpheli şahıs da yaralı olarak ele geçirilmiştir.' (AJANSLAR)
Reklam
Scarface'in Yeniden Çekileceği Kesinleşti
1929 yılında yazılan ve daha önce iki kez beyazperdeye uyarlanan Scarface, bu kez Şilili yönetmen Pablo Larrain tarafından yeniden çevrilecek.Aslında bu iddialar 2011 yılından bu yana ortalıkta dolaşıyor ama en son geçen yıl Ağustos ayında Harry Potter serisinin de bazı filmlerini yöneten David Yates tarafından hazır bir senaryo üzerinde çalışmaların başladığı dedikoduları dolaşıyordu.Görünüşe göre bu iddialar doğru değilmiş. Çünkü Universal Pictures’dan yapılan açıklamaya göre, daha önce No adlı yapımı yöneten Şilili yönetmen Pablo Larrain, Scarface’in yeniden çevriminde görev alacak.Film hakkında bilinenler ise Meksikalı bir çetenin günümüz Los Angeles’ında kuracağı imparatorluk ve efsaneleşen Tony Montana karakterinin Tony’sinin tutulup, başka bir soyad ile yeni bir karakter olarak karşımıza çıkacağı. Başka bir bilgi henüz ne yazık ki bilinmiyor.
HTC, Amiral Gemisi Yenilenen HTC One'ı Tanıttı
HTC’nin bugün New York ve Londra’da eşzamanlı olarak yaptığı etkinlikle amiral gemisi HTC One’ın yeni versiyonunun lansmanını yaptı. Geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen HTC One’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, bir önceki versiyonda olduğu gibi plastik yerine yüksek kaliteli metalden yapılmış olması. HTC CEO’su Peter Chou’nun kaliteli bir kol saatine benzettiği akıllı telefon oval hatlara sahip. Yeni HTC One’da gümüş, koyu gri ve altın olmak üzere üç renk seçeneği bulunuyor. HTC One, 4.7 inçlik bir önceki versiyonuna göre biraz daha büyütülen 5 inçlik ekranla geliyor. Ekstra derinlik hissi veren çift arka kamerası ise öne çıkan bir başka özelliği. Çözünürlüğü (1080p) değişmeyen HTC One, halefine göre daha büyük ve biraz daha ağır. Telefon, rakibi Samsung Galaxy S5′ten biraz daha büyük. HTC One lansmanında telefon kadar dikkat çeken bir diğer ürünse, HTC’nin Dot View kılııfı. Kılıf, telefonu çıkarmadan, uyarıları görmenize izin veriyor. İşletim sistemi olarak, Android’in son versiyonu KitKat’ı kullanan HTC One, Google Now gibi Android uygulamaları kullanmaya izin veriyor. 16 ve 32 GB depolama alanlarıyla gelen HTC One’a kapasitesini 128 GB kadar yükseltmeye izin veren microSD card yuvası eklenmiş. HTC yeni One için, kullanıcı arayüzünü yeniden tasarlamış. Kişiselleştirilebilen yeni arayüzün yanında HTC’nin Blinkfeed uygulaması da yenilenmiş. Özelleştirilebilir haber akışının yanında Foursquare entegrasyonu bulunan Blinkfeed, FitBit aktivite izleyicisiyle de senkronize edilebiliyor.HTC One’ın TV uygulaması ise, kullanıcının televizyonu kontrol etmesine izin veriyor ve izlenen programla ilgili atılan tweet’leri eş zamanlı olarak görüntüleyebiliyor. Yeni HTC One’ın iyileştirilen hoparlörleri sesin daha yüksek ve net verilmesini sağlıyor, pil ömrü ise bir önceki versiyonuna göre yüzde 40 oranında daha uzun. HTC One, önümüzdeki dönemde 100 ülkede piyasaya sürülecek.Webrazzi
Reklam
Okul Yıllıklarının Olmazsa Olmazı Olan 17 Unsur
etiket
Fiks cümleleri 'seni bu kadar geç tanımış olduguma üzülmüyorum, çünkü biliyorum ki arkadaşlığımız okuldan sonra da devam edecek'tir. Fakat hayat onları başka okullara başka şehirlere savurur, çoğu arkadaşlık yalan olur.
Japonya'da Nasrettin Hoca Damgası
Türkiye'nin UNESCO listesinde yer alan 12 önemli kültürel mirası, Tokyo'da düzenlenen 'Anime-2014' fuarında Nasreddin Hoca'nın yer aldığı animasyonlarla tanıtıldı. 'Anime-2014' fuarında Türkiye'yi tanıtırken yaptığı Japonca esprilerle özellikle Japon çocukların yoğun ilgi gösterdiği 'Anime Nasreddin Hoca', ziyaretçilere Türk kültürü ile ilgili ayrıntılı bilgiler sundu. Yunus Emre Enstitüsü ile Bunkyou Gakuin Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen projede Nasreddin Hoca karakterini, Japon eğitimci Prof. Kawamura Junichi seslendirdi. Tokyo Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Telat Aydın, anime kültürünün yaygın olduğu Japonya'da geniş bir kitleye ulaşmayı hedeflediklerini, Nasreddin Hoca gibi uluslararası bir figür aracılığıyla Türk kültürünü tanıtmayı amaçladıklarını belirtti. Aydın, Nasreddin Hoca animasyonu ile Türkiye'nin soyut kültür mirasları ve Türk mutfağınının tanıtımına yönelik projele çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.
Reklam
Kimsenin İstemediği Ödül: Altın Bamya
Türkiye sinemasındaki erkek egemen bakışa ve cinsiyetçiliğe tepki olarak verilen Altın Bamya Ödülleri dağıtıldı. Altın Bamya Film Ödülü, Osman Sınav'ın yönettiği Aşk Kırmızı filminin oldu. Jüri filmin Zeynep karakterini de kadın karakter dalında ödüllendirdi. Erkekler adlı film isminin yarattığı beklentiyi boşa çıkarmadı, hem Adam ve Nazım karakterleriyle erkek karakter hem de homofobi dalında ödüle layık görüldü. Üstüne bir de senaryo ödülünü aldı. İzleyici Bamyası’nı ise Celal ile Ceren filmi kazandı. Jüri özel ödülü de dört filme birden verildi. Kedi Özledi, Düğün Dernek (Tek taşlı Bamya), Sabit Kanca (Eşekarısı Bamyası), Testesteron (Hormonlu Bamya).Adayları hatırlayalım Ödülü kaptırdılar ama Celal ile Ceren tüm dallarda; film, kadın karakter, erkek karakter ve senaryo dallarında da adaydı. Üç Altın Bamya’lı Erkekler sadece film dalında ödülü kazanamadı. Film dalının kazananı Aşk Kırmızı’nın erkek karakter ve senaryo dalında da aday olduğunu unutmamak lazım. Senin Hikayen’in Meral ve Esra’sı kadın karakter dalında diğer adaylardı. Senaryo ödülünü Erkekler aldıysa da Aşk Kırmızı ve Celal ile Ceren’i bu alanda yabana atmamak gerek.Bianet
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu Hastaneden Randevu Alamadı...
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Edirne'de partisinin seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği, hasta randevu çağrı merkezinden 'Alo 182'yi aramasına rağmen ulaşamadı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu bugün Ak Parti belediye başkan adayı Ahmet Günşen ile birlikte esnaf ziyaretinin ardından bakanlığa bağlı çağrı merkezine gitti. Partililer ile birlikte merkezi gezen ve çalışanlarla bir süre sohbet eden Bakan Mehmet Müezzinoğlu, telefonla merkezi arayarak randevu almak istedi. Bakan telefonla tüm aramalarına rağmen çağrı merkezine ulaşamadı. ULAŞAMAYINCA BAŞKA BİR TELEFONDAN ARADILAR Bunun üzerine Müezzinoğlu, yanındakilere dönerek, 'Arıyorum ama ulaşamıyorum' dedi. Bakan'ın kendi cep telefonundan arayıp ulaşamadığını gören danışmanları kendisine başka telefon uzattılar. Kendisine uzatılan telefondan da 182 çağrı merkezine ulaşıp randevu alamayan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, bu sırada merkezi arayan ve kalp ritim bozukluğu hastası olduğunu söyleyen Mücella isimli bir kadın ile sohbet ederek randevu verdi. Gelen çağrılara yanıt veren personeli bir süre izleyen Bakan Müezzinoğlu daha sonra çalışanlarla birlikte yemek yedikten sonra merkezden ayrıldı. (Ali Can ZERAY / DHA)
'Gezi Tanıklığı'na World Press Photo'dan Birincilik Ödülü
Yönetmenliğini Barış Koca ile Soner Emanet'in gerçekleştirdiği, foto-muhabir Emin Özmen tarafından görüntülenen ve seslendirilen  'Gezi Tanıklığı | Witnessing Gezi' isimli belgesel World Press Photo’nun 2014 Multimedya yarışmasında birincilik ödülüne layık görüldü. Le Journal ekibinin Gezi Tanıklığı belgeseli daha önce 'Hangi İnsan Hakları? film festivali kapsamında izleyici ile buluşmuş ve beğeni toplamıştı. Onedio
Reklam