Elizabeth, 'Demir Taht'a Oturmadı
İngiltere Kraliçesi, Kuzey İrlanda ziyareti sırasında ünlü dizi Game of Thrones'un bazı sahnelerinin çekildiği stüdyoları da gezdi. Kraliçe, dizinin meşhur öğesi Demir Taht'a oturmadı. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth Kuzey İrlanda'da Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı popüler dizinin bazı sahnelerinin çekildiği Belfast stüdyolarını ziyaret etti. Ancak Kraliçe, dizinin hayranlarını hayal kırıklığına uğratarak Demir Taht’a oturmadı. Game of Thrones dizisi oyuncularından bazılarıyla da tanışan Kraliçe, Demir Taht’a sadece bakmakla yetindi. Senaryoya göre, yenilen kralların kılıçlarından yapılan tahta Kraliçe’nin oturmayışına üzülen dizi hayranları, sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Eski cezaevini de gezdi 2- Elizabeth, müzeye dönüştürülen eski Crumlin Road hapishanesine ise cezaevinin eski tutukluları olan Kuzey İrlanda yönetiminin Başbakanı Peter Robinson ile İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’nun (IRA) eski liderlerinden Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness ile birlikte gitti. Crumlin Road hapishanesi, Birleşik Krallık ve İrlanda arasında 1998 yılında imzalanan ‘Hayırlı Cuma’ anlaşmasıyla başlayan barış sürecinden önce ayrılıkçıların tutulduğu hapishane olarak da biliniyor. “Dünyanın bu tarz pozitif dönüşüm örneklerine çok ihtiyacı var” diyen Kraliçe, “Umuyorum ve inanıyorum ki Belfast bu sembollerden biri olmaya devam edecektir” dedi. Kraliçe ile IRA'nın eski liderlerinden McGuinness, İngiltere Kraliçesinin tahttaki 60. yılı kutlamaları çerçevesinde 2012 yılında Kuzey İrlanda'ya yaptığı ziyaret sırasında ilk kez el sıkışmıştı. Nisan ayındaysa McGuinness, İrlanda Cumhurbaşkanı Michael Higgins'in Londra ziyaretine eşlik etmiş ve Kraliçe'nin resmi konutu Windsor Kalesi'nde verdiği akşam yemeğine katılmıştı. Kaynak: Reuters ve AA
Facebook'un Slingshot Uygulaması Artık Türkiye'den de İndirilebilir
Facebook’un kısa bir süre önce yayınladığı Slingshot uygulaması, artık Türkiye’den de indirilebiliyor. Snapchat uygulamasına rakip olan Facebook, Slingshot uygulamasını kısa bir süre önce yayınlamıştı ve sizlerle paylaşmıştık. İşlevi bakımından Snapchat’e benzeyen Slingshot, uygulama mağazalarından sadece ABD üzerindeki kullanıcılar tarafından indirilebiliyordu. Slingshot artık diğer ülkeler için de indirilebilir hale geldi. Uygulamayı kurduğunuzda tıpkı WhatsApp ve diğer mobil mesajlaşma uygulamalarında olduğu gibi telefon numaranızı yazarak gelen SMS ile doğrulama yapıyorsunuz. Doğrulama işleminin ardından uygulamayı kullanmaya başlıyorsunuz. Slingshot iOS uygulamasını buraya tıklayarak, Android uygulamasını ise buraya tıklayarak ücretsiz olarak indirebilirsiniz.WeBeyn.com
Torba Yasa'dan Kişisel Bilgilerin Özel Şirketlere Satışı Çıktı
Soma faciasından yola çıkarak iş güvenliği ve taşeron sistemi düzenlemesi öngörülen ancak içine vergiden cinsel tacize kadar birçok madde sıkıştırılan Torba Yasa’ya eklenen son maddeyle yurttaşların kişisel bilgilerinin özel şirketlere satılmasının önü açıldı. Cumhuriyet’ten Çiğdem Toker’in köşesine taşıdığı iddiaya göre, hükümetin şu anda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Torba Kanun’a eklediği maddeyle devlet sigortası şemsiyesi altındaki bütün yurttaşların kişisel verileri özel şirketlere satılabilecek. Kanunda buna gerekçe olarak Sosyal Sigortalar Kurumu’na (SGK) gelir sağlamak gösterildi. Toker, maddeyi “ Böylece sağlık hizmetlerine önceki iktidarlara göre daha kolay erişimiyle övünülen vatandaşlar, aldıkları bu hizmetin bedelini mahrem bilgilerinin özelleştirilmesiyle ödeyecek. Şehir hastaneleri projesi vesilesiyle öve öve bitiremedikleri “KamuÖzel İşbirliği”nin ‘seçkin’ bir örneği ” diye yorumladı.Diken
Çözüm Süreci 7 Maddelik Paketle Yasalaşacak
Hükümetin çözüm süreci konusunda hazırladığı yeni paketin ne zaman yasalaşacağı belli oldu. Hükümet, HDP ve PKK lideri Abdullah Öcalan arasında sürdürülen çözüm süreci görüşmelerinde gelinen son nokta sonucunda 7 maddelik bir paket ortaya çıktı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayıyla Meclis tatile girmeden önce yasalaştırılacak pakete göre, dağdan inen ve yönetici olmayan PKK’lıların rehabilitasyonu sağlanacak. Özellikle dağa kaçırılan ve silahlı çatışmaya girmeyen çocuklar sorumlu tutulmayacak. Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, paketteki diğer önemli düzenleme ise eve dönüş hükümleri olacak. Dağdan inen PKK’lılardan yönetici olmayanlara rehabilitasyon olanakları sağlanacak. Hükümet temsilcileriyle, HDP ve Abdullah Öcalan arasında sürdürülen çözüm süreci görüşmelerinde gelinen son nokta ortaya çıktı. Geçen ayki görüşmelerden sonra TBMM’ye sevk edilmesi beklenen paketle ilgili farklı değerlendirmeler yapılmıştı. HDP’nin derhal istediği paket konusunda, hükümet kanadından ekim ayına kalabileceği yorumları gelmişti. Ancak son haftada artan çalışmaların ardından, 7 maddelik bir paketin hazırlıkları tamamlandı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayıyla, TBMM tatile girmeden önce paketin yasalaştırılması kararlaştırıldı.Süreç aktörlerine koruma Pakette, çözüm süreciyle ilgili alınan kararların ilerde ‘suç’ kapsamına alınmaması için yeni görev tanımları yapıldı. Çözüm sürecinde ve terörle mücadelede alınan kararların sorumluları korunacak. İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı pakete göre, sürecin aktörlerinin ilerde suçlanması engellenecek. Siyasetçi, bürokrat ve askerlerin bu süreçte gerçekleştirdikleri görevin tanımı da yapıldı.Topluma kazandırma Pakette, yönetici olmayan PKK’lılardan dağdan inmek isteyenlerin eve dönüşünü kolaylaştıran ve rehabilitasyonunu sağlayan hükümler de bulunuyor. Özellikle çocukları dağa kaçırılan ailelerin kampanyalarından sonra silahlı çatışmaya katılmayan gençlerin eve dönmesi ve sorumlu tutulmamalarıyla ilgili hükümler yer alacak. Hasta mahkûmlarla ilgili olarak ise Adli Tıp Kurumu sürecinin hızlandırılması gibi maddelerin de pakette yer alacağı belirtiliyor. HDP’nin beklediği ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartnamesi’ çerçevesindeki düzenlemelerin ise pakette yer almadığı vurgulandı.Tatil erteleniyor Meclis’in resmi olarak 1 Temmuz’da tatile girmesi gerekiyordu. Ancak çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemenin Meclis’ten çıkarılması isteği, tatilin ertelenmesini zorunlu kıldı. Bu nedenle Meclis, torba tasarı ve çözüm süreci paketi yasalaşıncaya kadar çalışmalarına devam edecek. Bunun da temmuz ortasını bulması bekleniyor.                T24
Reklam
Rosie Huntington-Whiteley'in Dünyanın En Güzel Kadını Olduğunun Kanıtı
Rosie Huntington-Whiteley 27 yaşında İngiliz model ve aktristir. 2006 yılından 2010 yılına kadar Victoria's Secret ile çalışmıştır. 2009 Elle Stil Ödülü'nü alarak 'Yılın Modeli' seçilmiştir.Vogue ve GQ gibi birçok derginin kapağında boy göstermiştir. Mayıs 2011'de Maxim dergisinin 'Hot 100' listesinde 1 numara seçilmiştir. FHM 'Dünyanın En Seksi Kadını 2011' listesinde de 1. seçilerek en çok aranan mankenler listesine girmiştir. Burberry ile olan çalışması ve Transformes serisinin 3. filmi  'Transformers: Dark of the Moon'da canlandırdığı Carly Spencer rolü ile tanınmıştır.  Agent Provocateur için kısa bir filmde rol almıştır. 2010 yılında Pirelli Takvimi için Terry Richardson'a çıplak poz vermiştir. 2010 yılından bu yana aktör Jason Statham ile birliktedir. Ayrıca kendine ait bir iç giyim markası vardır.Boyu: 1,75m Saç Rengi: Açık Kahve Göz Rengi: Mavi Ölçüleri: 86-63-89 Instagram Adresi: instagram.com/rosiehw Twitter Adresi: twitter.com/RosieHW
Reklam
Beyninizi Gıdıklayacak 18 Eğlenceli Optik İllüzyon GİF'i
Optik illüzyonlar beyni kandırmanın eğlenceli bir biçimidir. Renk, ışık, desen gibi görseller kullanılarak oluşturulan görüntüler yanıltıcı olabilir. Beyninizi biraz gıdıklayacak eğlenceli Gif'lerimize bir göz atın.İyi eğlenceler dileriz...
Batman Filmlerine Konu Olabilecek 10 Hikaye
Christopher Nolan’ın Batman serisi şüphesiz önceki bütün filmlerden daha kaliteli, akıcı ve gerilimliydi. Batman Begins ile Bruce Wayne’in zengin züppe biriyken nasıl olgunlaştığını, korkularını yenebildiğini, karanlığın üzerine gidebildiğini gördük. The Dark Knight’ta kendisine benzemeyen, hayatı ciddiye almayan, her şeyin “şakasına” bakan düşmanıyla olan imtihanını izlemiştik. The Dark Knight Rises ise serinin en çok şaşırtan filmiydi. Nolan’ın serinin son filmi adına Bane gibi bir karakteri seçmesi herkesi heyecanlandırmıştı. Çizgiromanlardan da bildiğimiz gibi, Bane vs. Batman mücadelesi her zaman epiktir. Filme bunu her ne kadar tamamını yansıtamamışlarsa da, Nolan’ın hakkını yememek lazım. Zira Dark Knight Rises, görüp görebileceğimiz en değişik Batman filmlerinden biri oldu. 2012′deki “The Dark Knight Rises”dan sonra Christopher Nolan’dan da bir daha yeni bir Batman projesi hakkında bir açıklama gelmedi. Bu tür projelere artık isteksiz olduğu söylenilen Nolan’dan bu yana, Batman filmi çıkacak mı çıkmayacak mı bilmiyorduk. Ta ki düne kadar.. Warner Bros.’un 2019 yılına “The Batman” adı altında bir film çıkartacağı haberini almıştık. Batman rolünde Ben Affleck’i izleyeceğimiz gibi yönetmen koltuğunda da Affleck’in olabileceği söylenmişti. WB. resmi bir duyuru yapmadı fakat 2019′daki Batman filmine kesin gözüyle bakılıyor. “The Batman” filmi için ne tür konu seçildiği açıklanmadı. Filmde hangi Batman düşmanını göreceğimiz de merak konusu. Ancak sonuçta “The Batman” de diğer yapımlar gibi çizgi romandan uyarlanacak. Biz de çizgiromanlardan yola çıkarak şimdiye kadar filmlerde kullanılmamış, fakat beyazperdeye uyarlanabilecek 10 yeni ikonik Batman hikayesini bir araya getirdik.Süper Karga
Reklam
Efsane Pilot Ayrton Senna'nın Teknoloji Sayesinde Pistlere Geri Dönüşü
Telemetry system; F1 yarışlarında motorun verilerini kaydetmeye yarayan sistemdir. Bu teknolojiyi Honda 1980 yılında kullanmaya başladı. F1'in Efsane pilotu Aryton Senna'nın 1989 yılında Japonya Grand Prix elemelerinde o pistteki dünyanın en hızlı turunu attı. Telemetry system ile kaydettikleri sürüş dataları halen Honda'nın elinde ve bu sayede bundan 25 yıl önceye bizi 1989 yılına götürüyorlar. Canlı yarış izliyormuş gibi.
Reklam
Sierra'nın Katil Zanlısına Müebbet
ABD'li Sarai Sierra'nın katil zanlısı Ziya Tasalı, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, ABD'li Sarai Sierra'nın katil zanlısı Ziya Tasalı'nın, 'kasten öldürme', 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından yargılandığı davayı karara bağladı. Mahkeme, Tasalı'nın cinsel saldırıda bulunmak istediği mağdurenin kendisini engellemesi nedeniyle cinsel saldırı suçunu işleyememekten duyduğu infial ile Sierra'yı öldürdüğünü belirterek, sanığı ''kan gütme saikiyle kasten öldürme'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın duruşmalardaki iyi hali ve pişmanlık duymasını göz önüne alan mahkeme, sanığın cezasını müebbet hapse indirdi. Sanık Tasalı'ya ''nitelikli cinsel saldırı'' suçundan 7 yıl hapis cezası veren mahkeme, bu cezayı sanığın duruşmalardaki iyi hali nedeniyle 5 yıl 10 aya düşürdü. 'Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçundan da sanığı 3 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, Tasalı'nın duruşmalardaki iyi halini göz önüne alarak cezanın 2 yıl 6 aya indirilmesine karar verdi. Olayın geçmişi Amatör fotoğrafçılıkla uğraşan ve 12 Ocak'ta Türkiye'ye gelen Sarai Sierra, Beyoğlu'nda bir oda kiralamış, 22 Ocak'ta ABD'de olmasını bekleyen ailesi, kadının dönmemesi üzerine kayıp başvurusu yapmıştı. Başvurunun ardından başlatılan arama çalışması sonucu, Sierra'nın cesedi, 2 Şubat'ta Sarayburnu'ndaki sur kalıntılarında bulunmuştu. Olayla ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Ziya Tasalı hakkında 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından ise 10 yıldan 19 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Muhabir: Muhammed Enes Can- Melike Gallenkuş | AA
Reklam
Aziz Yıldırım İçin 11 Soruda 'Yeniden Yargılama'
Futbolda şike davasının hükümlülerinden Aziz Yıldırım ile birlikte altı sanığın, Eski Giresunspor Başkanı Olgun Peker, Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu, menajer Abdullah Başak, Eski Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi ve Selim Kımıl yeniden yargılanmasına karar verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bu karar ile birlikte bu altı hükümlünün infazı da (tutuklanma işlemi) durduruldu. Yeniden yargılamaya karar veren mahkeme, bundan sonra ne yapacak? Yeni yargılama süreci nasıl yürüyecek? Sportif cezalar bu gelişmeden etkilenecek mi? Al Jazeera, bu süreci en merak edilen sorularla cevapladı. 1- İlk olarak mahkeme bu kararı kimlere tebliğ (bildirecek) edecek? İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararını sanıklar dahil tüm Türkiye medya aracılığıyla öğrendi. Ancak yasalar gereği kararın Aziz Yıldırım ile diğer beş sanık ve davanın müdahili (katılan) Trabzonspor’a bildirilmesi gerekiyor. Resmi yazı ile birlikte karar, bu isimlerin adreslerine gönderilecek. 2- Mahkemenin bu kararı kesin mi? İtiraz hakkı var mı? Mahkemenin bu kararı henüz kesinleşmedi. Bu kararın taraflara tebliğ edilmesinden sonra itiraz süreci başlıyor. İtiraz süresi ise kararın taraflara ulaşmasının ardından yedi gün. Tarafların yedi gün içinde mahkemenin kararına itiraz etmesi gerekiyor. İtiraz süresi dolduktan sonra itiraz hakkı ortadan kalkıyor. İtirazları, bir üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirip, karara bağlıyor. Karara Trabzonspor adına avukatlarının itiraz edeceği açıklandı. 3- Mahkemenin önünde hangi seçenekler var? “Aziz Yıldırım’ın durumu yargılamanın sonucunda netleşecek. Beraat kararı verilirse Yıldırım ve diğer sanıklar haklarındaki iddialardan aklanmış olacak. Ancak mahkemenin eski kararın aynısını vermesi halinde Aziz Yıldırım yeniden cezaevine girecek. ”İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinin ardından mahkeme ilk olarak şike davası dosyasını detaylı bir şekilde inceleyecek. İncelemelerin ardından mahkemenin önünde iki seçenek bulunuyor. a- Dosya üzerinden karar vermek Mahkemenin önündeki birinci seçenek yeniden yargılama sürecini dosya üzerinden yapmak. Mahkeme, dava dosyasını incelemesinin ardından Aziz Yıldırım ile birlikte 5 sanığın taleplerinin bulunduğu dosya hakkında yine dosyanın içeriğini inceleyerek duruşma açmadan karar verir. Bu kapsamda Trabzonspor da mahkemeye itirazlarını içeren taleplerini sunabilir. Mahkeme vardığı kararı taraflara bildirirek dosyayı kapatır. b- Yeniden duruşma yaparak karar vermek Eğer mahkeme duruşma yapmaya karar verirse önce duruşmanın ne zaman yapılacağını belirleyecek. Böyle bir karar alınırsa, adli tatil sonrası yani en erken Eylül ayında dava yeniden başlayabilecek. Bu karar, taraflara tebliğ edilerek duruşmalara gelmeleri istenecek. Sanıklar dinlenecek, sanıkların talepleri (tanık dinleme vs.) yerine getirilecek. Trabzonspor’un talepleri alınacak. Duruşma savcısı sanıkların lehine ve aleyhine delilleri toplayacak. Savunmaların ve tanıkların dinlenmesinin ardından ceza veya beraat istenilecek. Savcının görüşünü vermesinin ardından sanıklara son sözleri sorulacak. Son sözlerinin ardından mahkeme kararını açıklayacak. 4- Yeniden duruşma yapılma kararı davanın en baştan başlaması anlamına mı gelir? Hayır. Duruşma yapılma kararı, davanın sıfırdan başlayacağı anlamına gelmez. Yerel mahkeme Yargıtay'ın onadığı bir kararı tamamen ortadan kaldıramaz, değiştiremez. CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) 311/1-e maddesine göre, yeni bir delil veya olgu ortaya çıktıysa ve bu sanığın cezasının indirimine neden olabilecek bir sonuç doğuruyorsa bunu değerlendirebilir. Sadece yeniden yargılamaya esas alınan husus yargılamanın konusu yapılır. 5- Aziz Yıldırım'ın Anayaya Mahkemesi'ne de yapmış olduğu hak ihlali kaynaklı bireysel başvurusunun bu sürece etkisi olabilir mi? 14- Ağır Ceza Mahkemesi'nin yapılan itirazları incelemesi süresi içerisinde (3 haftayı bulması bekleniyor) Anayasa Mahkemesi'nden konuyla ilgili karar çıkması bu konuda verilecek kararı etkileyebilir. Zira Anayasa Mahkemesi, 'burada hak ihlali yok, deliller hukuka uygun' kararı vermesi halinde, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla çelişecektir. Anayasa Mahkemesi de 13. Ağır Ceza Mahkemesi gibi bir sonuca ulaşırsa, davanın yeniden görülmesi önünde hiç bir engel kalmayacaktır. 6- Mahkeme eski kararı tekralayabilir mi? “Yeniden yargılamanın yapılması sonunda, sanıklar beraat ederse UEFA'ya konunun taşınması mümkün. Bu karar, bir beraat kararı anlamına gelmediğinden şu an için UEFA sürecine etkisi bulunmuyor. ” Evet. Mahkeme Aziz Yıldırım ve diğer sanıklar hakkında daha önce 'İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar doğrudur' diyerek bu kararın aynısını verebilir. 7- Mahkeme başka bir karar verebilir mi? Bu sorunun da cevabı da evet. Mahkeme, sanıkların suçsuz olduğuna kanaat getirerek beraat kararı da verebilir. Mahkeme ne beraat ne de eski kararın aynısını vermek zorunda değil. Yeniden yargılama sonucu heyet, yeni ve farklı cezalar verebilir. 8- Aziz Yıldırım'ın cezaevine tekrar girme ihtimali var mı? Yasalara göre bu ihtimal her zaman var. Ancak infazın durdurulma kararını (bir üye hakim tutuklansın demesine rağmen) veren mahkemenin, Yıldırım hakkında yargılama sürecinde tutuklama vermesi düşük bir ihtimal. 9- Aziz Yıldırım ve diğer sanıkların durumu ne zaman netlik kazanacak? Aziz Yıldırım ve diğer sanıkların durumu yargılamanın sonucunda netleşecek. Beraat kararı verilirse, Yıldırım ve diğer sanıklar haklarındaki iddialardan aklanmış olacak. Ancak mahkemenin eski kararın aynısını vermesi halinde Aziz Yıldırım yeniden cezaevine girecek. Mahkeme, daha az ceza vermesi halinde de Yıldırım’ın daha önceki yatttığı süre (bir yıl) değerlendirilecek. Yıldırım’ın yeni aldığı ceza, infaz kanuna göre yattığı süreyi karşılıyorsa cezaevine girmeyecek, karşılamıyorsa belli bir süre daha cezaevinde yatmak zorunda kalacak. Mahkeme Yıldırım’a ceza vermesi halinde tutuklama için Yargıtay’ın da kararını bekleyebilir. 10- Yeni verilecek karar da Yargıtay’a gidecek mi? Mahkeme öncelikle dava sonunda açıklayacağı kararın gerekçelerini yazacak. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilecek. Tarafların görüşlerinin alınmasının ardından karar Yargıtay’a gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görüşünün alınmasının ardından dosya, Yargıtay’ın ilgili dairesine gönderilecek. Davanın son sözünü Yargıtay söyleyecek. 11- UEFA ve CAS sürecine yeniden yargılama kararı nasıl yansıyabilir? Yeniden yargılamanın yapılması sonunda, sanıklar beraat ederse UEFA'ya konunun taşınması mümkün. Bu karar, bir beraat kararı anlamına gelmediğinden şu an için UEFA sürecine etkisi bulunmuyor. Beraat kararı çıkması durumunda da UEFA, 'bu karar beni bağlamaz' şeklinde görüş bildirebilir. Çünkü UEFA disiplin talimatında, devlet mahkemelerinin yargılamalarını dikkate alsa dahi, bunların sonuçlarının kendisi açısından bağlayıcılığının bulunmadığına dair hüküm bulunmakta. UEFA'nın kararı değişmeden, Uluslararası Tahkim Mahkemesi CAS'a konu taşınamaz. Fenerbahçe, İsviçre Federal Mahkemesi'ne yaptığı başvuru ile ilgili sonucu Temmuz başında bekliyor. UEFA da şike süreci kapsamında gelen itirazlarla ilgili 17 Temmuz'da bir değerlendirme toplantısı yapacağını açıklamıştı. Yeniden yargılama kararını, Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'ın uluslararası kamouyunda iddia etmiş olduğu haklılık konusunda bir dayanak olarak kullanma imkanına kavuşuyor. FENERBAHÇE'DEN ŞAMPİYONLAR LİGİ ATAĞI Fenerbahçe, UEFA'nın 'men' cezasına itiraz için İsviçre Federal Mahkemesi'ne başvurmuş, “Yürütmeyi durdur” demişti. Şimdi eli daha da güçlendi. Hedef kararı yetiştirmek, bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne gitmek. Mahkemenin kararı, Fenerbahçe’nin elini UEFA ve İsviçre Federal Mahkemesi’nde de çok güçlendirecek. Federal Mahkeme’deki UEFA kararlarına itiraz dosyasına yeniden yargılama ile ilgili sıcak gelişmeler de eklenecek. “Bu mahkemenin sonu beklenmeli” başvurusu yapılacak ve somut istekler aktarılacak. Sarı- Lacivertliler 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını masaya koyup UEFA’nın verdiği ve bu sezonu da kapsayan ‘Avrupa’dan men’ cezasında yürütmeyi durdurmaya çalışacak. Yani şampiyon bitirdiği geçtiğimiz sezon doğrultusunda Şampiyonlar Ligi yolunu açmak için mücadele edecek. REKOR TAZMİNAT İSTENECEK Fenerbahçe, yeniden yargılama sürecinden istediği sonucu alırsa o zaman yeni bir süreç daha başlayacak. Sarı-Lacivertli yöneticilerin, “Bize zaman verin, bu dava yeniden görülecek” ifadelerine kayıtsız kalan ve başından bu yana ‘polis fezlekesi’ ile kararlar veren UEFA’ya tarihi bir tazminat davası açılacak.Al Jazeera | sondakika.com
Amasra'da Termik Santrale Rekor İtiraz
Amasra'da kurulmak istenen termik santrale karşı uzun süredir mücadele eden halk, santral için askıya çıkan ÇED raporuna karşı yaklaşık 40 bin itiraz dilekçesi iletti. Bu ekoloji mücadelesi için en yüksek katılımlı itirazlardan biri. Şimdi gözler Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararında. Küre Dağları Milli Parkı'nın yer aldığı ve kalesiyle UNESCO Geçici Miras listesine giren Bartın'ın Amasra ilçesinin Gömü Köyü'ne Hattat Holding 1320 megawatlık termik santral kurmak istiyor.ÇED onaylanırsa dava açacaklar Halkın itirazlarına rağmen 11 Haziran'da Çevre Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) askıya çıktı. Bartın Platformu, santrale karşı, tarım, turizm, ev değerinin düşmesi, hava kirliği, küresel iklim değişikliği, deniz ve ormanın yok olması konularını işleyen 20 farklı itiraz dilekçe hazırladı. 180 bin nufüsa sahip Bartın'ın beşte biri, yaklaşık 40 bin kişi istediği dilekçeyi imzaladı. Çevre ve Şehircilik Bakanı, ya bu itirazları dikkate alarak ÇED'e onay vermeyecek. Onay verirse de halk ÇED raporunu iptali için dava açacak. Bartın Barosu ve Türkiye Barolar Birliği de destek veriyor. Hema Entegre Termik Santrali; yaklaşık 33 hektarlık termik santral alanı,  200 hektarlık kalker ve kırma eleme tesis alanları, 150 hektarlık kül ve alçı taşı depolama alanlarıyla, toplam 380 hektarlık doğal orman alanları üzerine kurulmak isteniyor. İnsan sağlığı, ekoloji ve ekonomiye etkisi Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi'nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, santralle ilgili şu itirazlarda bulunuyor: Enversiyon: Amasra'da deniz ve kara yüzeyleri arasındaki sıcaklık farkı nedeniyle hava yükselemiyor. Sis tabakası iniyor ve dağ varsa bu havada sabit kalıyor. Böyle bir yerde havaya karbondioksit ya da kükürt salarsanız atmosfere karışarak yere çöker. Bu çok ciddi ölümcül bir tehlike. Ekonomik yıkım: Termik santral yöredeki turizm etkinlikleri sona erdirecek, balıkçılık, çilek, fındık vb. tarımsal etkinlikler ve orman ürünleri zarar görecek. Balıkçılık zarar görecek. Ekolojik yıkım: Soğutma suyunun deniz ekosistemine ciddi zararlar vereceği çok açık. . Kömür madenciliği nedeniyle “Kavşak Suyu Havzası” zarar görecek, nüfusun bedava temin ettiği içme suyu tehlikeye girecek. Yöredeki endemik ve nesli tehlike altında bulunan bitki ve hayvan türleri hakkında yeterince çalışma yok. 'Bakanlık bu itirazı dikkate almalı' Ekoloji avukatı Arif Ali Cangı, uluslararası sözleşmelerde imzası bulunan Türkiye'nin ÇED için mutlaka halkın onayını alması gerektiğini hatırlattı. 'Daha önce birçok yerde halk ÇED toplantılarını protesto etti. Ancak bu durum ÇED raporuna 'toplantı yapılamadı' diye işlendi. Ancak Bartın'da şu ana kadarki en büyük ÇED itirazlarından biri var. Halkın onaylamadığı bir işletmeyi Bakanlığın onaylamaması gerekiyor. İptal davasında da bu itirazlar delildir.' Nilay Vardar | Bianet
Ediz Hun'dan Serenay Sarıkaya Açıklaması
Ediz Hun, Altın Kelebek Ödülleri töreninde Serenay Sarıkaya'nın beline sarılması hakkında yapılan yorumlara cevap verdi. Sarıkaya’nın beline sarılan Hun’un, “Böyle zarif bir hanımefendinin yanında çok heyecanlıyım ama duygularımı kontrol ediyorum” sözleri geceye damga vurmuştu. 'YAKIŞIKSIZ YAKIŞTIRMA OLMUŞ' Ediz Hun, Sarıkaya’nın beline sarılmasıyla ilgili yapılan yorumlar için, “Nezaketten anlamayanların yakışıksız yakıştırması” dedi.medyaradar
Reklam