onedio
CHP Yüzde 32 İle Gençler Arasında Birinci Parti
Umut Oran: Türkiye’nin umudu gençler, gençlerin umudu CHP CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 30 büyükşehirde 18-25 yaş arasındaki 5600 gençle yaptırılan bir araştırma sonucunda CHP'nin yüzde 32 ile birinci parti olduğunu AKP'nin ise yüzde 22,7'de, MHP'nin de yüzde 16,9'da kaldığını bildirdi. Gençlerin yüzde 55’inin yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının AKP tarafından engellendiğini düşündüğünü, AKP’li gençlerde dahi bu oranın yüzde 26,4 olduğunu vurgulayan Umut Oran, 'Türkiye'nin umudu gençlerimiz, gençlerin umudu ise CHP'dir. İnanıyoruz ki 7 milyon dolayındaki gencimiz bu seçimlerde kendilerinin ve ülkelerinin geleceğine sahip çıkacak' dedi. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın konuyla ilgili olarak bugün yaptığı yazılı açıklama şöyle: Türkiye çapında 30 büyükşehirde 18-25 yaş arası 5 bin 600 gencimizle yaptığımız geniş katılımla araştırmadaCHP yüzde 32 ile birinci parti çıktı. Gençlerin yüzde 22,7’si AKP’ye, yüzde 16,9’u MHP’ye oy vereceğini söylüyor. Bu Pazar bir milletvekili seçimi olsa gençlerin yüzde 32,8’i CHP’ye, yüzde 23,4’ü AKP’ye, yüzde 18,6’sı MHP’ye oy verecek. Gençler ülkesine duyarlı ve yüzde 56’sı Türkiye’nin kötüye gittiğini görüyor, “iyiye gidiyor” diyenlerin oranı sadece yüzde 22… Gençlerin yüzde 55’i yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının AKP tarafından engellendiğini düşünüyor; AKP’li gençlerin bile yüzde 26,4’ü de bu görüşte... Gençlerimiz yerel yönetimlerden gençlere, kadınlara yönelik projeler bekliyor; çevreye duyarlı yönetim istiyor, gençler internet sansürüne tepkili... Gençler çağı kavrıyor, dünyayı tanıyor, olup biteni görüyor,  ülkesine sahip çıkıyor. Yarınlarımız olan gençler ülkemizin umudu; gençlerin umudu ise CHP... Gençlerimizin duyarlılığını, taleplerini paylaşıyoruz. Gençler bize ışık tutuyor. Bu baskıcı iktidarı alaşağı etmek, yolsuzluklara son vermek için hafta sonu yapılacak yerel seçimler tarihi bir fırsattır… İnanıyoruz ki 7 milyon dolayındaki gencimiz bu seçimlerde kendilerinin ve ülkelerinin geleceğine sahip çıkacak.  Demokratik, ileri, çağdaş, güçlü ve özgürlükçü yeni Türkiye’yi gençlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz. Tüm gençlerimizi hafta sonu sandığa gitmeye ve ülkenin geleceği için son derece önemli olan oylarını hiçbir etki altında kalmadan özgürce kullanmaya çağırıyoruz. On bir yılı aşkın süredir Türkiye’nin üzerine kâbus gibi çöken AKP iktidarının zulmünden en fazla nasibini alan kesimlerin başında gençlik geliyor. İktidar imkânlarını kullanarak kendi kişisel servetini büyüten Tayyip Erdoğan, bir yandan da 80 yıllık hukuk devleti ve demokrasi sürecini altüst etti. Tüm toplum kesimlerine eşi görülmemiş baskı, sansür, zulüm ve devlet şiddeti uygulandı. Bu kesimlerin de başında gençler geldi. AKP iktidarı, gençlerin eğitim ve istihdam başta olmak üzere birçok alandaki sorunlarını büyütürken,  düşünen, sorgulayan, eleştiren, talep eden ve iktidarın yanlış politikalarını protesto eden gençlere yönelik baskı ve sindirmenin dozunu her geçen gün artırdı. Başbakan gençleri “Ya dindar olacaksınız ya da tinerci” diye kutuplara ayırdı. Tüm dünyada siyasal ve sosyal ilerlemenin lokomotifi olan gençlikten korkan AKP,  yarattığı düzene ses çıkarmayacak, sorgulamayacak, sadece kendisinin istediği web sitelerine girecek tepkisiz, konuşmaz, düşünmez bir gençlik yaratmaya çalıştı. İktidarın dayatma ve baskılarına karşın gençlerimiz çağı kavrıyor, dünyayı tanıyor, ülkede olup biteni iyi analiz ediyor, sağlıklı çözümler üretiyor, ülkesine sahip çıkıyor. Gençler, siyasetten, yerel yönetimlerden ve merkezi yönetimden beklentileri, ülke meselelerine yönelik duyarlılığı ve bilinçli yaklaşımı ile ülkemizin kurtuluşu ve geleceği için umut veriyor, bize ışık tutuyor. ÜLKENİN UMUDU GENÇLER, GENÇLERİN UMUDU CHP… AKP iktidarında elinden ekmeği, geleceğinden aydınlığı çalınan gençlerimiz, umudu ve çıkışı ise CHP’de görüyor. 30 büyük şehirde 18-25 yaş arasındaki 5.600 gencimizle yaptırdığımız bir araştırmada CHP yüzde 32 oranı ile birinci parti çıktı. Yarınlarımız olan gençler ülkemizin umudu; gençlerin umudu ise CHP… Araştırmadan çıkan sonuçlar özetle şöyle: Gençlerin yüzde 56’sı Türkiye’nin kötüye gittiğini düşünüyor. İyiye gidiyor diyenleri oranı sadece yüzde 22... Gençlerin yüzde 32’si önümüzdeki yerel seçimlerde CHP’ye, yüzde 22,7’si AKP’ye, yüzde 16,9’u MHP’ye oy vereceğini söylüyor. Kararsız ve cevap yok diyen gençlerin oranı yüzde 14,2. Bu Pazar bir milletvekili seçimi olsa gençlerin yüzde 32,8’i CHP’ye, yüzde 23,4’ü AKP’ye, yüzde 18,6’sı MHP’ye oy vereceğini söylüyor. Gençlerin yüzde 50’si 17 Aralık Büyük Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu’nu bir “yolsuzluk ve rüşvet soruşturması” olarak kabul ediyor. AKP’li gençlerin yüzde 17,5’i 17 Aralık operasyonunu rüşvet ve yolsuzluk soruşturması olarak görürken, yüzde 18,7’si hem rüşvet ve yolsuzluk soruşturması hem de hükümete yönelik bir darbe girişimi olduğu kanaatinde. Gençlerin yüzde 54,8’i yolsuzluk soruşturmasının hükümet tarafından engellendiği görüşünde, AKP’li gençlerin bile yüzde 26,4’ü de bu kanaatte. Gençlerin yüzde 56’sı yolsuzluk operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler nedeniyle hükümete güvenini kaybettiğini söylerken, AKP’li gençlerin yüzde 22’si de bu kanaate katılıyor. Gençlerin yüzde 46,8’i Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün azaldığı kanaatinde. Gençlerin yüzde 80,7’si Cumhurbaşkanı’nın internet ile ilgili yasayı onaylamasına karşı olduğunu ifade ederken,AKP’li gençlerin de yüzde 55’i bu konuda Cumhurbaşkanı’nı desteklemiyor. Gençlerin yüzde 85,4’ü internette ziyaret ettikleri sitelerin ve aradıkları tüm bilgilerin devlet tarafından arşivlenmesine karşı çıkıyor. Bu oran, AKP’li gençlerde de yüzde 66,7 ile oldukça yüksek. Gençlerin yüzde 21’i Büyükşehir Belediye yönetimlerinden iş imkanı, yüzde 13’ü meslek edindirme kursu ve yüzde 11,2’si kültür sanat faaliyetlerine yönelik projeler bekliyor. Gençlerin yüzde 56,2’si Büyükşehir Belediyesinin topluma dönük çalışmalarında iş bulma imkanı yaratacak yardımları bir öncelik olarak kabul etmesini istiyor. Yerel seçimlerde gençlerin yüzde 34’ü adayın daha önemli olduğunu söylüyor. Gençlerin yüzde 35’i hem aday hem parti önemlidir derken, yüzde 28,4’ü sadece parti önemlidir diyor. Gençlerin yüzde 94,3’ü oy verecekleri partinin kadın haklarına, kadın erkek eşitliğine bakışının oy verme davranışlarında etkili olacağını söylerken, yüzde 94,2’si özgürlüklere, yüzde 93,4’ü engelli haklarına, yüzde 83,3’ü etnik sorunlara bakış açısının oylarını etkileyeceğini ifade ediyor. Gençlerin yüzde 95’i yerel seçimlerde oy verecekleri adayın gençlere yönelik projelerinin oylarının yönünü etkileyeceğini ifade ederken, yüzde 93’ü kadınlara yönelik projelerin oy verme hareketlerini etkileyeceğini söylüyor, yüzde 92,7’si adayın çevre duyarlılığı sahibi olmasını önemsiyor. Gençlerin yüzde 82,4’ü 30 Mart’ta yapılacak olan seçimlerde desteklediği parti veya adaya oy verecek. ERDOĞAN GENÇLİĞİ PERİŞAN ETTİ… 76 milyonu aşan nüfusun 12 milyona yakınını 15-24 yaş grubundakiler oluşturuyor. Bu gençlerin 3.7 milyonu istihdamda gözüküyor, ama bunların 1 milyona yakını “ücretsiz aile işçisi”, yani okuma ya da çalışma imkanı olmadığı için ailesine yardım eden kişiler. Sosyal güvencesi bulunmayan bu kişiler açısından gerçek bir istihdam söz konusu değil. Zaten bir işte çalışan gençlerin toplamda yarıya yakınının sosyal güvencesi bulunmuyor. Gençler kayıt dışı, ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Aynı yaş aralığındaki gençlerin 1 milyona yakını ise iş arıyor. Gençlerin 4.6 milyonu öğrenci olmak üzere toplam 7 milyonu aşkın bölümü ise iş gücü dışında yer alıyor. 2.4 milyon genç ise ne çalışıyor, ne de okuyor. Gençlerde işgücüne katılım oranı yüzde 39, işsizlik oranı ise yüzde 20 dolayında bulunuyor. Ancak bu sadece aktif olarak iş arayanların oranını gösteriyor. Üniversiteye girmek bir dert, bitirip iş bulmak ayrı dert… AKP döneminde YÖK aracılığıyla tüm yükseköğrenimde baskıcı zihniyet egemen kılındı, bilim zayıflatıldı, bilim dallarının, mesleklerin içi boşaltıldı, üniversite eğitiminin kalitesi iyice aşağılara indi. Gerekli akademik, fiziksel ve bilimsel alt yapıya sahip olmadığı halde daha çok ticari amaçla ya da belli bir dünya görüşü doğrultusunda, çoğu da vakıflar tarafından art arda açılanlarla üniversite sayısı üçe katlanarak 200’e yaklaştı, 1.5 milyon olan üniversite öğrencisi sayısı 5 milyonu aştı. Ancak bu gelişmeye rağmen; liseyi bitirip üniversite sınavına giren gençlerin küçük bir bölümü üniversitelere yerleşme imkanı buluyor, yüksek öğretimde okullaşma oranı yüzde 35.5’te kalıyor. Yani üniversite çağındaki (18-22 yaş) her 3 gençten sadece 1’i üniversiteli olabiliyor. Dört işsizden biri üniversite diplomalı…   Pıtrak gibi çoğalan “tabela üniversiteleri” ilk yıllarda genç işsizliğini gizlerken, mezun vermeye başladıkça tersine, diplomalı işsizlikte hızlı bir artış yaşandı. Umudunu yitirdiği için iş aramayanların dahil edilmediği resmi verilere göre bile üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 12’lerde. Ülke genelindeki tüm işsizlerin dörtte birini üniversite diplomalılar oluşturuyor. 2004 yılında her 10 işsizden biri üniversite diploması taşıyordu. Gelinen aşamada ise artık yaklaşık her 4 işsizden biri üniversite mezunu. AKP’nin dershane çelişkisi… Aileler, gelecekte iyi yaşam koşullarına sahip olacağı düşüncesiyle çocuklarını üniversite eğitimi aldırmak için yıllarca tüm imkanlarını seferber ettiler. Üniversite öncesi hazırlık kursları için ve üniversite eğitimi süresince aileler tarafından her yıl milyarlarca lira harcandı. Üniversiteye hazırlama hizmeti veren devasa bir dershanesektörü yaratıldı. AKP, kendi iktidarı döneminde aşırı büyüttüğü bu sektörü bir hamlede yok etme kararı aldı. Erdoğan’ın talimatıyla çıkarılan dershaneleri kapatan yasa yürürlüğe girdi, dershaneler tarih oldu. Üniversiteler bilimden uzaklaştı, gençlere bir şey vermiyor… AKP döneminde üniversite sayısı kağıt üzerinde katlandı. Ülkemizde adeta üniversite enflasyonu yaşanıyor. AKP’nin atadığı özel görevli rektörler eliyle giderek bilimden, özerklikten, araştırmacılık ve özgür düşünceden de uzaklaşan üniversiteler, artık ülkenin gelişimi ve kalkınmasına hizmet edemiyor, daha çok işsizler ordusunun eğitim düzeyini kağıt üzerinde yükseltmeye yarıyor.  Üniversiteler gençlerimizi, çalışma yaşamına ve genel olarak hayata hazırlamaktan yoksunlar. Çünkü üniversitelerimiz ne yazık ki yeterli donanımda akademik kadrolara sahip değiller. Çoğunlukla üniversiteler, gerçek birer araştırma kurumu ve bilim yuvası olmaktan uzakta bulunuyor. Bu yüzden de mezuniyet sonrası gençlerin kolayca iş bulup çalışma yaşamına katılabilmesi, ekonomik özgürlüğünü kazanması, üretime katkı sağlaması giderek zorlaşıyor. AKP’nin izlediği çarpık ekonomik model, istihdam yaratmadı. Sıcak para ve borca dayalı büyüme modelinde yerli sanayi sektörlerinin gelişimi yavaş kaldı, ithal girdi bağımlılığı ve montaj sanayi olgusu büyüdü, bunun sonucunda sanayi-üniversite işbirliği de verimli olamadı. Üniversite diplomalılar artarken, bunların ekonomideki üretim süreçlerinde yer alabilme oranı geriledi. GENÇLER, GELECEĞİMİZDİR…   AKP, gençlerin geleceğini çaldı, ülkenin geleceğini kararttı!...   AKP zihniyeti, gençleri anlama, onların beklenti ve tercihlerine saygı gösterme yerine, onlara yaşam tarzı dayattı…   21. Yüzyılın değerleri ile baskıcı AKP zihniyetinin çatışması, GEZİ ruhunu doğurdu… Düşünen, sorgulayan, araştıran, çağını yakalamış, dünyayı kavramış, özgür düşünceli, ülkesini, toplumunu, insanlığı düşünen, akılcı ve sorumlu bir gençlik var…   İnanıyoruz ki 7 milyon dolayındaki gencimiz bu seçimlerde kendilerinin ve ülkelerinin geleceğine sahip çıkacak. Gençler; kamu kaynaklarını kendi ailesine, eş, dost ve yakınlarına peşkeş çeken, yargı ve medyayı zapturapta alıp suçlarının üstünü örtmeye çalışan “BAŞÇALAN”ın yolsuzluklarına, adaletsizliklerine ve ülkeyi bataklığa sürüklemesine “DUR!” diyecek…   Hafta sonu yapılacak yerel seçimler; Erdoğan iktidarına ve onun “yolsuzluk ve talan” düzenine son vermek için tarihi bir fırsattır… Tüm gençlerimizi sandığa gitmeye ve ülkenin geleceği için son derece önemli olan oylarını etki altında kalmadan özgürce kullanmaya çağırıyoruz. Demokratik, çağdaş, güçlü ve özgürlükçü yeni Türkiye’yi gençlerimizle birlikte dizayn edeceğiz.   Haydi gençler; ülkenize ve geleceğinize sahip çıkın!..   Umut sizde, yarın sizsiniz...
Nagehan Alçı'dan 'Vatan Haini' Çıkışı
CNN Türk'te yayınlanan Dört Bir Taraf programında yine gergin anlar yaşandı. Program yorumcuları arasında sert tartışmalar yaşandı. Youtube düşen ve Suriye'ye yapılacak operasyonla ilgili Kadri Gürsel, Cumhuriyet gazetesinin RTÜK yasağı hakkındaki açıklamasını okudu. Nazlı Ilıcak, Cumhuriyet gazetesin bu açıklamasını alkışladı. Bunun üzerine Nagehan Alçı çıldırdı. Alçı, 'Ben de burada vatan hainleriyle bulunmaktan utanç duyuyorum. Utanmazsanız. Bu ortam dinlemesini yapanlar dünyanın her yerinde casustur. Hem millete hem de devlete ihanet ediyorsunuz. Tamam AK Parti kaybetsin, Tayyip Erdoğan gitsin ama, ulusal güvenliğimiz tehlikede' diye konuştu. Onedio
TİB Yasakladı, RedHack Hackledi
Önce Twitter, ardından da Youtube'a erişimin engellenmesine karar veren Telekominikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) bir tepki de Redhack isimli hacker grubundan geldi. Redhack, twitter hesabından, 'Sen herşeyi hesaplarken, herşeyin ana koordinatörünü unuttun. Yasaklanan, yasaklanır..' tweet'iyle TİB'i hacklediğini duyurdu. Gece geç saatlerde hacklenen siteye sabah saatlerinde erişim tekrar normale döndü.DHA
İşte Youtube ve Twitter'a Giriş Yöntemleri
Twitter'ın ardından YouTube'un da Türkiye'de erişime kapatılmasının ardından kullanıcılar bu yassağı da farklı yöntemlerle delmeyi başardı Twitter'ın ardından YouTube da Türkiye'de erişime kapatıldı. Ancak site kapansa da pek çok kullanıcı yasağı hissetmedi; zira Twitter yasağını aşmak için çeşitli VPN uygulamalarını kullanan kullanıcılar YouTube'a girmeye devam ediyor. İşte yasaklı Twitter ve YouTube'a girmenin formülü Proxy siteleri yani vekil sunucular yardımıyla yasaklı sitelere giriş çoğu zaman mümkün. Bunun için Google'da Free Proxy Sites yazmak ya da alanında en bilinen sitelerden olan hidemyass.com veya vtunnel.com'a girerek de bu sitelere erişebilirsiniz. Proxy siteleri yani vekil sunucular yardımıyla yasaklı sitelere giriş çoğu zaman mümkün. Bunun için Google'da Free Proxy Sites yazmak ya da alanında en bilinen sitelerden olan hidemyass.com veya vtunnel.com'a girerek de bu sitelere erişebilirsiniz. Ancak proxy sitelerini seçerken dikkatli davranmakta fayda var. Google aramalarında çıkan bazı proxy siteleri zararlı kaynadığından yasaklı sitelere gireyim derken virüslerle uğraşmayın. Bunun dışında proxy siteleri çoğunlukla fazlaca adware yani reklamlarla kaynıyor ve bu şekilde gelir yaratmaya çalışıyorlar. Haliyle yasaklı sitelere gireyim derken istemediğiniz kadar çok reklama maruz kalma durumu da söz konusu. Açılımı Sanal Özel Ağ olan VPN de yasaklı sitelere girmek için bir başka formül. Bu yöntem ise proxy sitelere göre daha güvenilir sayılabilir. VPN ile yurtdışındaki bir bilgisayara bağlanarak yasaklı sitelere girebiliyorsunuz. Bunun için VPN hizmeti sunan şirketlerden aylık bir bedel karşılığında hesap satın almanız gerekiyor. Bu servisi kullanmaya başladığınızda bilgisayarınız önce yurtdışındaki herhangi bir sunucuya (Paris, Washington, Londra, Madrid vb.) bağlanıyor ve bu bilgisayar üzerinden siteye giriyorsunuz. Elbette Türkiye dışında diğer ülkelerde mahkeme kararıyla herhangi bir engelleme uygulaması olmadığından yasaklı site engelini böylece aşmış oluyorsunuz. Telefon ve bilgisayarlarda Hotspot Shield VPN, Onavo ve Chrome'a eklenti olarak indirebileceğiniz ZenMate ile YouTube'a girebilirsiniz. Alan Adı Sunucusu olarak da tanımlayabileceğimiz DNS ayarlarını değiştirerek de yasaklı sitelere giriş yapabilmek mümkün. Bunun için Başlat>Ayarlar>Denetim Masası kısmına girin ve Ağ Ayarları bölümünden Yerel Ağ Bağlantısı Durumu penceresini açın. Ardından Özellikler butonuna tıklayın ve Internet Protokolü sürüm 4 (TCP/IPv4) seçeneğine çift tıklayın. Ardından Genel sekmesi altında 'Aşağıdaki DNS sunucu adreslerini kullan' bölümünü aktive edin. Son olarak Tercih edilen DNS sunucusu kısmına 8.8.4.4, Diğer DNS Sunucusu bölümüne de 8.8.8.8 yazın ve Tamam'a tıklayın. Aynı kısımlara sırasıyla 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 yazarak da bu ayarı değiştirmeniz mümkün. T24
İnternet Bankacılığı Kullananlara Dns ve Vpn Uyarısı!
KOBIL , özellikle Twitter'ın Türkiye'de yasaklanmasının ardından artan DNS değişiklikleri ve VPN kullanımı üzerine, bu süreçte internet ve mobil bankacılık işlemlerine devam eden kullanıcıları güvenlik tehditleri konusunda uyardı. İnternet ve mobil bankacılık müşterilerinin, dikkatli davranmadıkları takdirde, farkında olmadan hacker'ların ağına düşebileceklerine dikkat çekti. Kısıtlamaya takılmadan Twitter'a ve yasaklı sitelere girmek için tünel ve VPN programlarının kullanıldığını, bilgisayarların DNS ayarlarının değiştirildiğini belirten KOBIL Ülke Müdürü Ümit Usta , bu yolların özellikle online bankacılık işlemlerinde bilgisayar ve mobil cihazlarda güvenlik açıkları oluşturabileceğinin altını çizdi. Güvenilir olmayan VPN ve DNS'lerin kullanıcı adı, şifre ve T.C. kimlik numarası gibi kişisel bilgilerin sızmasına sebep olabileceğini de vurgulayan Usta, güvenlik riskini ve bu sorunun nasıl aşılabileceğini ise şöyle özetledi: ' DNS olarak girilen IP numarası zararlı bir sunucu olabilir, bunun hiçbir garantisi yok. Bu sayede çok sık bilinen 'man-in-the-middle' adı verilen ve izinsiz izlemenin yapıldığı saldırı tipi için müşteri kendi eliyle kendini tuzağa düşürmüş oluyor. Bu nedenle DNS, VPN gibi ayarlar internet ve mobil bankacılık kullanımında mutlaka devre dışı bırakılmalı. Bu ayarlar ile ulaşılan sunucular banka ile aranıza girdiği için işlemlerin manipüle edilmesine ve/veya kullanıcı bilgilerinizin çalınmasına neden olabilir .' DNS /VPN ayarlarını açıp kapamaya gerek kalmadan online bankacılık hizmetlerinden güvenli bir şekilde yararlanmak isteyen banka müşterileri, Türkiye'nin önde gelen bankalarının kurumsal düzeyde kullandığı ' Uygulama Güvenliği Teknolojisi ' (AST) adındaki KOBIL güvenlik altyapısından faydalanabilirler. Bu çözüm, iPhone , iPad , Android ve Windows da dahil olmak üzere tüm platform ve cihazlarda çalışmak üzere tasarlanmış olup yalnızca anlaşmalı bankalar tarafından kullanılabiliyor ve bu bankaların müşterilerine güvenli bir online platform olarak sunulabiliyor.teknokulis
Daha Büyük Ekranlı iPhone = Daha Pahalı iPhone
Apple'ın yeni nesil iPhone'u ile ilgili geri sayım başlamışken yeni telefon ile ilgili her gün farklı analizler ve farklı haberler yapılmakta. Amerika'da faaliyet gösteren Raymond James analiz şirketinde görevli Tavis McCourt'un yaptığı araştırmaya göre halen iPhone kullanan kişilerin çok büyük bir kısmının iPhone 6'ya mutlaka geçiş yapacağını belirtiyor. McCourt'un yaptığı analize göre Amerika'da akıllı telefon pazarının %44'üne hakim Android işletim sistemini kullanan kullanıcıların yarısının; daha büyük ekranlı bir iPhonea geçiş yapabileceğini belirtiliyor. Büyük ekranlı iPhone 6 farklı bir ekosistem kullanmak isteyen ve güncelleme sorunlarından boğulan Android kullanıcılarının cankurtaranı olabilir. Lakin bundan 5 ay evvel çıkan Android 4.4 KitKat sürümüne henüz geçiş yapmayan birçok amiral gemisi telefon mevcut. İşte bu sebepten dolayı da Android ekosisteminde bulunan birçok kişi iOS platformuna yani iPhone 6'ya geçiş yapabilir. McCourt katılımcılara 'yeni nesil iPhone için daha fazla para öder misiniz' diye sorduğunda katılımcıların %26'sı büyük ekranlı iPhone 6 için 100 dolar fazladan para ödeyebilceklerini belirtmişler. Muhtemelen iPhone 5S'ten daha pahalı olacağı öngörülen iPhone 6'nın 2600 TL bandını geçmeyeceğini öngörüyoruz. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Özellikle Android kullanıcılarının daha büyük ekranlı iPhone'u tercih edip etmeyeceğini oldukça merak etmekteyiz. Ülkemizdeki alım gücü düşünüldüğünde yeni nesil iPhone en fazla kaç TL olmalı?teknokulis
Reklam
Kayıp Uçak: 300 Farklı Cisim Tespit Edildi
Tayland'a ait bir uydu kayıp Malezya Havayolları uçağının arandığı Hint Okyanusu'nun güneyindeki bir bölgede 300 cisim tespit etti.Görüntü Thaichote uydusu tarafından 24 Mart'ta alındı. Bundan bir gün önce de Fransızlara ait bir uydunun suda yüzen 122 cisim tespit ettiği belirtilmişti.Tayland uydusunun çektiği görüntünün Fransız uydusunun görüntü aldığı yerin 200 kilometre uzağında olduğunu kaydedildi.Tayland uydusunun tespit ettiği cisimlerin boyutlarının iki ila 15 metre arasında değiştiği vurgulandı. Ancak cisimlerin uçağa ait olup olmadığı hala bilinmiyor.Bu arada, Hint Okyanusu'nun güneyinde süren kayıp uçağı arama çalışmalarına kötü hava koşulları nedeniyle yeniden ara verildi.Avustralyalı yetkililer arama uçaklarının hava koşulları nedeniyle çalışmalarını durdurduğunu açıklarken gemilerin ise kayıp uçağı aramaya devam ettiğini söyledi.Malezyalı yetkililer Fransız uydusunun bulduğu 122 nesnenin bazılarının boyutlarının 23 metreye kazar uzandığını söylemişti.8 Mart'ta Kuala Lumpur-Pekin seferini yapan Malezya Hava Yolları'na ait MH370 sefer sayılı uçak kalkışından kısa bir süre sonra içindeki 239 kişiyle birlikte kaybolmuştu.Uçak önce hava trafik kontrolörleriyle teması kaybetti ve sonra radar ekranlarından yok oldu.Uçak ile bağlantının neden ve nasıl koptuğu halen bilinmiyor.Avustralyalı yetkililer de daha öhce arama uçaklarının kayıp uçağa ait olduğunu düşünülen üç nesneyi tespit ettiğini açıklamıştı.Fakat şu ana kadar kayıp uçağın en kazı ile ilgili hiçbir kalıntı bulunamadı.Arama çalışmaları kapsamında özel uydular aracılığıyla alınan görüntülere göre Avustralya'daki Perth kentinin 2500 km açıklarında yürütülüyor.Avustralya Deniz Emniyeti İdaresi (AMSA) yetkililerinin verdiği bilgiye göre, arama çalışmalarına 11 uçak ve 5 gemi katılıyor.Havanın kötüleşmesi sonrası uçakların merkeze geri döndüğü belirtiliyor. Kötü havanın 24 saat sürmesi bekleniyor.Arama çalışmalarına Avustralya, Yeni Zelanda, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Çin ve Güney Kore'den ekipler katılıyor.
Başbakan'ın Sesi Kısıldı, Sosyal Medya Yıkıldı!
Başbakan Erdoğan'ın Van mitingi esnasında sesinin oldukça kısılıp ince çıkması sosyal medyada gündem oldu Yerel seçimlere üç gün kala liderlerin miting trafiği hız kesmeden devam ederken, yaşanan hareketlilik bazı yorgunlukları da gözler önüne seriyor. Dün Düzce, Karabük ve Zonguldak’ta yaptığı konuşmalarda sesinin kısıldığı gözlenen Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın, bugün Van’daki mitinginde rahatsızlığının ilerlediği görüldü. Sesi bu kez incelmiş olarak çıkan Erdoğan, sesi nedeniyle vatandaşlardan özür diledi. Erdoğan'ın sesinin incelmesi sosyal medyada gündem oldu. Bir çok ünlü isim şaşkınlık yaşadığını belirten yorumlarda bulundu. T24
Reklam
Türkiye'de YouTube'un Beklenen Sonu
Twitter’ın ardından popüler video paylaşım sitesi Youtube’a erişim durduruldu. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yeni değişikliklerle yürürlüğe giren internet 5651 nolu yasaya dayanarak siteye 'idari tedbir' konduğunu belirtti. TİB’in açıklamasında geçen ay değiştirilen internet yasasına atfen “5651 sayılı kanun uyarınca yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirmeler sonucunda bu internet sitesi hakkındaki Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın 27.03.2014 tarih ve 490.05.01.2014,-48125 sayılı kararına istinaden Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından idari tedbir uygulanmaktadır” ifadesi yer aldı. Dışişleri Bakanlığı'ndan, TİB'e gönderilen yazıda, sosyal paylaşım sitesi Youtube'deki bazı içeriklerin ulusal güvenliğe birinci derece tehdit oluşturduğu, bu nedenle bu adreslere erişimin derhal engellenmesinin önem taşıdığı belirtildi. 2007'de de kapatılmıştı Youtube Türkiye'de en son Mart 2007 ile Temmuz 2010 arasında Atatürk'e hakaret içeren videolar nedeniyle kapalı kalmıştı. Kararın İngilizcesi de siteye kondu. 17 Aralık sonrası Youtube'a Başbakan'a, ailesine, bakanlara ve iş adamlarına ait olduğu iddia edilen ses kayıtları konuldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hafta içinde katıldığı bir televizyon programında Twitter’a erişim engelini savunurken, “Bu işin arkasında Youtube var” demişti. En son bugün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da bulunduğu çok gizli bir toplantıya ait olduğu iddia edilen ses kayıtları Youtube’a konuldu. Görüşmede devlet mahremiyeti içeren konuşmalar yer alıyor. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Değişti
İsmi 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gündeme gelen Ahmet Arıbaş, ani bir kararla İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden alındı. Geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne atanan Ahmet Arıbaş, önceki gün ani bir kararla görevden alındı. Ahmet Arıbaş, İstihbarat Daire Başkanlığı'na Şube Müdürü olarak atanırken, yerine Edip Vural getirildi. Ayrıca Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde telefon dinleme ve teknik takip bölümünde görev yapan 50 polisin tayini çıktığı öğrenildi. Görevli polislerin İstanbul içinde ilçe emniyet müdürlüklerine tayin edildikleri öğrenildi. KADRO 2. KEZ DEĞİŞMİŞ OLDU 17 Aralık soruşturmasının ardından daha önce de bu birimin kadrosu değiştirilmiş yerlerine ilçe emniyet müdürlüklerinde görev yapan yeni polisler atanmıştı. Böylece dinleme yapan bölümün kadrosu ikinci kez değiştirilmiş oldu. ŞÜPHELİ SIFATIYLA İFADEYE ÇAĞRILMIŞTI Önceki gün ani bir kararla İstihbarat Daire Başkanlığı'na Şube Müdürü olarak atanan Ahmet Arıbaş'ın adı 17 Aralık'taki yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında gündeme gelmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında tutuklanan şüpheli Reza Zarrab hakkında çalışma yapan Mali polis ekiplerini takip ettirdiği öne sürülen İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş 'dosyayı sızdırmak' suçlamasıyla 23 Aralık'ta şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı. SELAMİ ALTINOK ÇAĞRIYI REDDETMİŞTİ İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ise bu çağrıya, 'Hangi suçlama ve delillerle çağırdığınız tam olarak anlaşılamadı, bu çağrınız mevzuata aykırı' diyerek Ahmet Arıbaş'ı ifadeye göndermemişti. İşte o İstihbarat Şube Müdürü Ahmet Arıbaş, önceki gün ani bir kararla görevden alındı. İstihbarat Daire Başkanlığı'na Şube Müdürü olarak atanan Ahmet Arıbaş'ın yerine ise Edip Vural getirildi. EDİP VURAL KİMDİR? Komiser, başkomiser ve emniyet amiri rütbesi ile Hasan Özdemir ve Celalettin Cerrah'ın görev yaptığı yıllarda İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görev yapan Edip Vural, bir çok önemli operasyonda aktif olarak görev almıştı. Bir süre İzmir Emniyet Müdürlüğü'nde Asayiş Şube Müdür olarak çalışan Edip Vural, son olarak Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu.haberler.com
Alternatif Video Upload Siteleri
Vimeo mahkeme kararı ile kapatıldıktan sonra pabucunu dama atmak gibi olmasın ama alternatif video upload sitelerini düşünmüyor değiliz. Sizler için çok sıkıntılı olmayacak ve işinizi görecek video upload sitelerini bir listede topladık. Youtube seçeneğini bu kategoriye dahil etmiyoruz.Vk.comYandex.ruMail.ruYouwatch.orgUploadc.comWatchfreeinhd.comFlurl.comStreamload.comSharkle.comImageshack.usUyarı: Video upload sitelerini kişisel kullanımıza göre seçmeyei unutmayınız. Pro üyelikler ile kolay kolay sıkıntı yaşamazsınız ama ücretsiz üyeliklerde olumsuz sonuçlarla karşılabilirsiniz. Sizinde eklemek istediğiniz video upload siteleri varsa yorum olarak ekleyebilirsiniz.
Usta Şef Hem Yönetecek Hem Çalacak
Dünyaca ünlü şef Zoltan Kocsis 2 Nisan'da hem yönetecek hem de çalacak.Macaristan Ulusal Filarmoni Orkestrası ikinci konserinde 1997 yılından beri Zoltán Kocsis'in şef ve solistliğinde Haydn ve Mozart’tan Çaykovski’ye uzanan renkli bir program sunuyor. Yurtdışından aldığı çok sayıdaki davet sonucunda 1997'den beri 40 ülkede 100'e yakın konser veren orkestra Kocsis'in Debussy ve Ravel eserlerinin orkestrasyonunu içeren 2003 tarihli CD'si ile ‘Yılın En iyi Macar Klasik Albümü’ ödülüne layık görüldü. Macar sanatçı incelikli şefliğinin tescili olan bu ödülün dışında aralarında Bartok Piyano Konçertoları için bir Edison ve Debussy Albümü için bir Gramophone'un da bulunduğu çok sayıda ödülün sahibi.
Reklam
Van'da Miting Sonrası Kavga: Polisin Ateşiyle 1 Kişi Yaralandı
Van'da Başbakan Erdoğan'ın parti mitinginin ardından AK Partililer ile BDP'liler arasında gerginlik çıktı. BDP'li gruba polis müdahale etti. Polis kalabalığı havaya ateş açarak dağıtmaya çalıştı. Bir kişi göğsünden vurularak ağır yaralandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , partisinin düzenlediği mitingi için Van’a geldi. Yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu Van’da mitinge gelenlerin yanlarına getirdikleri su şişelerinin kapakları bile polisler tarafından alınarak atıldı. Miting alanı yakınında da BDP ’liler ile AK Partililer arasında kısa süreli bir gerginlik görüldü. Miting alanına doğru giden bir grup BDP’li, yine BDP’li yöneticiler tarafından güçlükle çevrildi. Yerel seçimlere kısa süre kala Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting için özel uçakla Van’a geldi. Başbakan Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da eşlik etti. Başbakan Erdoğan’ı havaalanında Van’da bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti Van Milletvekilleri Burhan Kayatürk, Fatih Çiftci, Mustafa Bilici, Gülşen Orhan tarafından karşılandı. Başbakan Erdoğan daha sonra partisi tarafından Beşyol meydanında düzenlenen mitinge katıldı. Başbakan Erdoğan’ın yapacağı miting öncesi Van’da güvenlik üst seviyeye çıkartıldı. Mitingin yapılacağı Beşyol Meydanı ve çevresi polis barikatları ile çevrilirken, vatandaşlar tek tek aranarak güvenlik noktalarından geçirildi. Arama yapan polisler kadınların çantalarındaki parfüm, keçeli kalemleri çıkartıp atarken, vatandaşların ellerindeki su şişelerinin de kapakları yine polisler tarafından açılarak atıldı. POLİSLERE YAKA KARTI Mitingde görev yapan polislere de yaka kartı takmaları dikkat çekti. Polis memurlarının mavi, amirlerin ise sarı renkli kart taktı. Mitingin yapılacağı Beşyol Meydanı yakınındaki Cumhuriyet Caddesi’nde de BDP’liler ile Ak Partililer arasında kısa süren gerginlik görüldü. Nedeni belli olmayan gerginlik yine BDP’li yöneticiler tarafından önlendi. MİTİNGİN ARDINDAN POLİS ATEŞ AÇTI: 1 YARALI Van’da Başbakan Erdoğan’ın parti mitinginin ardından AK Partililer ile BDP’liler arasında gerginlik çıktı. BDP’li gruba polis müdahale etti. Polis kalabalığı havaya ateş açarak dağıtmaya çalıştı. Bu sırada, bir otelin restoran bölümünde çalıştığı öğrenilen, Kadir İnan isimli genç bir işçi göğsünden vurularak ağır yaralandı.. (Osman BEKLEYEN- Gülay ÖZEK- Murat ÇAĞLAR- Özcan ÇİRİŞ / DHA)
Reklam
Kıbrıs'da Ücretsiz Deep Purple Konseri!
25- yılını görkemli etkinliklerle kutlayan KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’nde 24 Mayıs 2014, Cumartesi akşamı konser düzenleyecek olan Deep Purple konserinin ücretsiz olduğu duyuruldu. Bu büyük etkinlik için, Türkiye’den Kıbrıs’a uçuş olan her noktandan uygun bilet avantajları için de çalışmalarını sürdüren Yakın Doğu Üniversitesi, ayrıca “Konser günü tulumunu veya çadırını al, gel!” diyerek konsere gelen herkese kampus içerisinde konaklama imkânı sunuyor. YDÜ kampüsü içinde, 105,000 metrekare alanda, 150,000 kişi kapasiteli seyirci alanına sahip olan Park Near East’te gerçekleşecek Deep Purple konseri için 50 m genişliğinde ve 25 m derinliğinde 1,250 m2’lik devasa bir sahne hazırlanıyor. Etkinliğe katılım için Yakın Doğu Üniversitesi’nin web sayfası “www.neu.edu.tr”den form doldurarak rezervasyon yaptırmak yeterli. haber kaynağı: 365haber.org/kültür-sanat
1 Milyon TL kaç Kilo eder?
Kenan Işık'ın sunduğu yarışma programı 'Kim 1 milyon ister?'e katılan yarışmacı 250 bin TL'lik soruya kadar yükseldi. Yarışmacıya '1 milyon TL'lik soruyu bilir ve ödemenizi 200'lük banknotlar halinde alırsanız yaklaşık kaç kilogramlık ağırlık taşımak zorunda kalacaksınız?' sorusu soruldu. Yarışmacı bu noktada soruya yanıt vermeyip çekildi ve 125 bin TL ödül kazandı. Yarışmada 250 bin TL'lik sorunun doğru cevabı 5.5 kilogram idi.
Çocuğunu Süper Kahraman Yapan Dreamworks Çalışanı
Dreamworks’te çalışanı olan 3D animasyon sanatçısı Daniel Hashimoto özel efektler kullanarak hazırladığı videolarda çocuğunu özel yetenekleri olan bir süper kahramana dönüştürüyor. ‘Action Movie Kid’ isimli Youtube hesabından işlerini takip edebileceğiniz Hashimoto'nun eğlenceli videolarından bazıları...
Reklam