Sokak Köpeklerinin Kurtarılmadan Önceki ve Sonraki Hallerini Gösteren 25 Fotoğraf
Her gün sokaklarda gördüğümüz onlarca yardıma muhtaç sahipsiz hayvanın da aslında uygun koşullar altında ne denli sevimli canlılara dönüşebileceğini gösteren bir çalışmayla karşı karşıyayız. Umarız tüm sokak hayvanları kendi kahramanlarını bulurlar ve huzurlu bir yuvada yaşamaya başlarlar. Lütfen heves uğruna hayvan alıp sonrada onu kaderine terk etmeyin!  Aldığınız en ufak bir canlı bile kocaman bir sorumluluk gerektirir.
MHP'li Eski Başkanın Oğlu IŞİD'e Karşı Savaşmak İçin Irak'a Gitti
ELAZIĞ'ın Keban İlçesi'nin MHP'li eski belediye başkanı Ramazan Çelik’in oğlu 32 yaşındaki Alparslan Çelik, Türkmenler ile birlikte IŞİD'e karşı savaşmak üzere Irak'a gitti.Sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki sayfasında, Türkmenler ile birlikte savaş kıyafetli ve elinde silah ile çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Alparslan Çelik'in babası Ramazan Çelik, oğlu ile gurur duyduğunu belirterek, 'Gerekirse ben de gitmeye hazırım' dedi. 1994-1999 ve 2004-2009 yılları arasında 10 yıl Keban Belediye Başkanlığı yapan MHP'li Ramazan Çelik, oğlunun kendi bilgisi dahilinde Irak'a gittiğini söyledi. Çelik, '40 yıldır Türk ulusu olarak, Bayrak, Turan ülküsü ile yoğrulduk. O da benim oğlum ve 32 yaşında bir insan. Orada kardeşlerimiz darda, vatan, bayrak ve kardeşlik için ölmeyeceksek ne için öleceğiz? Oğlum bana, 'baba ben gidiyorum' dedi. Ben de 'git' dedim. Şehit olana kadar savaşacaksın, gerekirse ben de gitmeye hazırım' diye konuştu. MHP'li Ramazan Çelik, 3'ü kız, 1'i erkek olmak üzere 4 çocuk babası olduğunu ifade ederek, oğlunun bu davranışı nedeniyle kendisiyle gurur duyduğunu kaydetti. Şahismail GEZİCİ/ELAZIĞ, (DHA)
Madımak Günlüğü "Motor" Diyecek
Ulaş Bahadır’ın, Sivas katliamını anlatacağı filminin çekimleri başlıyor. Yönetmen, acı günü, hayatını kaybeden 37 kişiden biri Hollandalı Carina Cuanna’nın gözünden anlatıyorYeni Kuşak Sinemacılar’ın kurucularından yönetmen Ulaş Bahadır, Sivas’ta yaşanan Madımak Oteli katliamının filmini çekmeye hazırlanıyor. Ancak Bahadır, katliamı, o gün hayatını kaybeden 37 kişi arasındaki tek yabancı olan Hollandalı Carina Cuanna’nın hikâyesi üzerinden görüyor. Yönetmen, 15 Ağustos’ta başlayacak Carina’nın Günlüğü- Sivas’93 adlı film için neden Cuanna’yı seçtiğini şu sözlerle anlatıyor: “Carina, bize dışarıdan bakan, ülkemize hayranlık duyan biriydi. Katliamda hayatını kaybetmeseydi beş ay sürecek bir tez araştırması yapacak, Türkiye kadınının toplumdaki yerini gözlemleyecekti. Bir yıl boyunca hızlandırılmış Türkçe dil eğitimi aldı. Amacı, Türk Kadını ve Toplumdaki Yeri başlıklı tezini hazırlamaktı. Ailesi Türkiye’ye gelmesine karşı çıktı ama o kararlıydı. 22 Haziran 1993’te Türkiye’ye geldi. Gelişinden 10 gün sonra, tüm dünyanın gözü önünde, beraberindeki 36 kişiyle birlikte yakılarak öldürüldü.” ONLAR BİZİ DAHA NET GÖRÜYOR Yönetmen Bahadır, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hiç kimseye konuşmayan Carina’nın ailesini ikna etmek için bir buçuk yıl uğraşmış. Film projesi ilerlerken Bahadır, Carina’nın ailesinin, katliamla ilgili davanın 20 yıldır çözülmemiş olmasından dolayı, Hollanda’da Türkiyelilerin düzenlediği anma gecelerine bile katılmadığını öğrenmiş. Çünkü aile, Türkiye adaletine güvenini yitireli çok uzun zaman olmuş. Yönetmen, ailenin bu hukuk komedisine bakışını şu sözlerle özetliyor: “Dışarıdan bakıldığında insanı din adına yakan bir güruh ve buna izin verip dava sürecinde katilleri aklayan bir devlet var ortada. Ülkede ileri demokrasi nutukları atılırken; Cuannaların, ne kadar geride olduğumuzu çok daha net gördüğünü düşünüyorum.” Senaryoyu yazarken çok dikkatli olmaya çalıştığını ifade eden genç yönetmen, “İnsanların acılarını sömürmek yerine Carina’nın gözlemlerinden yola çıktım. 2 Temmuz’da neler yaşandı onu anlatmaya çalıştım” dedi. » Yeni Kuşak Sinemacılar, sinema ve dizi sektörüne “isyan” ederek hayata geçmiş bir oluşum. Ulaş, oyuncu Erkan Bektaş ve görüntü yönetmeni Aras Demiray’la kurdukları Yeni Kuşak Sinemacılar’ı şu sözlerle anlatıyor: “Korkak senaristlere, insanı obje olarak gören yapımcı ve yönetmenlere karşı bir isyan bu. Kimsenin cesaret edemediği şeyler üretelim diye düşünüp yola çıktığımız bir oluşum. İlk projemiz de Carina’nın Günlüğü Sivas’93 oldu. Her konuda ve alanda olduğu gibi birlik olmanın, dayanışmanın gücünü kullanıyoruz. Yeni hikâyeler, yeni projeler yaratıyoruz. Sektöre yeni kuşağın girmesini engellemek için bütün gücünü kullanan tekelci duruşa karşı alternatif fikirler, projeler geliştiriyoruz.” Taraf
Filistinli Çocuğu Benzin İçirip Diri Diri Yaktılar
Doğu Kudüs'te geçen hafta Yahudiler tarafından kaçırılarak öldürülen Filistinli çocuğun otopsi raporu açıklandı. Tüyler ürperten raporda Yahudi yerleşimcilerin, 15 yaşındaki Muhammed'e benzin içirdikten sonra onu diri diri yaktığı belirtiliyor. İsrail'in Filistinlilere yönelik vahşeti tüm hızıyla devam ederken geçtiğimiz Perşembe günü Yahudi yerleşimciler tarafından kaçırılarak öldürülen Filistinli Muhammed Ebu Hudayr'ın otopsi raporu açıklandı. Yeni Şafak'ın haberine göre, tüyler ürperten raporda, Yahudi yerleşimcilerin 15 yaşındaki Muhammed'e benzin içirdikten sonra onu diri diri yaktıkları belirtildi. Daha önce vücudunda yanık izleri olduğu ifade edilen Hudayr'ın otopsi raporu, Filistin'deki Ebu Kabir Adli Tıp Enstitüsü tarafından yayınlandı. YANIKLARLA KAPLI Raporda, Hudayr'ın ölüm sebebinin, 'yakma ve yakmadan kaynaklanan komplikasyonlar' olduğu belirtildi. Raporda, Ebu Hudayr'ın akciğerlerinde, canlı iken yanıcı maddelerin bulunduğuna rastlandığı ve onun bu şekilde ölüme terkedildiği ifade edildi. Vücudunun yüzde 90'ının yanıklarla kaplı olduğunun kaydedildiği raporda, yanıkların birinci dereceden dördüncü dereceye kadar olduğu vurgulandı. Filistin'de ölü bulunan 3 yerleşimciyi bahane eden Yahudi yerleşimciler Muhammed Ebu Hudayr'ı öldürmüştü. ONBİNLER UĞURLADI Ebu Hudayr, 2 Temmuz'da Kudüs'ün kuzeyindeki Şufat beldesinde sabah saatlerinde Yahudi yerleşimcilerce kaçırılmasının ardından ölü olarak bulunmuştu. Doğu Kudüs'te önceki gün Ebu Hudayr için düzenlenen cenaze törenine yaklaşık 10 bini aşkın Filistinli katılmıştı. İsrail askerlerinin Filistinlilere karşı gözyaşartıcı gaz, gerçek ve plastik mermi kullanarak saldırması sonucu 100'ü aşkın Filistinli yaralanmıştı. İSRAİL YİNE SALDIRDI Kudüs'ün kuzeyindeki er-Ram beldesi ile Kalendiya kontrol noktasında 15 yaşındaki Filistinli Muhammed Hüseyin Ebu Hudayr'ın Doğu Kudüs'te geçen Perşembe kaçırıldıktan sonra öldürülmesini protesto etmek amacıyla toplananlara İsrail askerlerinin saldırısı sonucu 6 Filistinlli yaralandı. Yaralanan ve durumları ağır olan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. İsrail askerlerinin plastik ve gerçek mermi yanında ses ve gaz bombasıyla saldırması sonucu gazdan etkilenen onlarca kişi de ayakta tedavi edildi.
Sevgiliye Kızınca Yapılan Sinir Bozucu 10 Şey
İnsanların, sevgilisiyle tartışmak istememe sebebinin, sevdiği kişiyi kırmamak olduğunu zannetmiyorum. Çünkü kırmak ve kırılmak konuları öncelik sıralamasına göre trip yemekten sonra geliyor. Ne kadar kızıyor ve ne kadar da sinir bozucu olduğunu biliyor olsak da sevgilimizle aramız limoni olduğu zaman hep benzer hataları yapıyoruz. En başta sorunu konuşup çözmek yerine trip atmayı tercih ediyoruz. Aslında tahammülümüzün olmadığı zamanlar böyle oluyor. Ama biraz daha anlayışlı ve dayanıklı olabiliriz. Sonuçta madem duygusal bir birliktelik var bu da yaşımızın küçük olmadığını gösteriyor. Sevgiliye kızınca yapılan sinir bozucu bu 10 davranış eminiz size de bir yerlerden tanıdık gelecek! ;)
Reklam
Reklam
Şehirlerin Karakterleri ve Bu Karakterleri Çağrıştıran Yüzler
Zeki DemirkubuzAnkara sakalsız olmazdı. Düşüneceği çok şeyi, yapacağı çok işi olduğundan, bir elinde hep sigarası yanarken, diğer eli sakalıyla oynardı. Onun ölçülü samimiyetine ve ciddiyetine en çok boğazlı kazaklar ; duyarlı isyankarlığıyla attığı kendinden emin adımlarına postallar yakışırdı. Gri onun solgunluğu değil, içindeki onlarca rengin orta yolu olurdu.
50 Yıl Hapis Kalan Fil Raju'nun Yüreklere Dokunan Kurtuluş Hikayesi
Hindistan'da sokaklarda para toplamak için 50 yıl boyunca zincire bağlı tutulan bir fil, yetkililer tarafından kurtarıldı. Raju adlı fil zincirlerinden kurtulduğu an ağladı. Uttar Pradeş Orman Departmanı yetkilileri, geçtiğimiz hafta Raju'yu tutulduğu yerden polis yardımıyla alarak bir kamyonla barınağa götürdü. Raju'nun uyuşturucu bağımlısı olduğu belirlenen sahipleri de gözaltına alındı. On yıllardır gördüğü kötü muameleden dolayı ilk başta kurtarıldığını anlamayan Raju, meyveyle ikna edilerek kamyona bindirildi. Olay yerinde bulunanlar, Raju'nun kamyona bindirilirken ağladığını belirtti.
Reklam
Toplumun En Neşeli İnsanları Çingeneler (Romanlar) Hakkında Bilinmeyenler
Çingeneler, aslen kuzey Hindistan kökenli olup günümüzde ağırlıklı olarak Avrupa'da yaşayan göçebe bir halk. Türkçede Roman sözcüğü de sıklıkla Çingene anlamında kullanılır.[ Hindistan'ın Pencap-Sind (Pakistan, Karaçi) nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden 1050 civarında İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış bir Hint-Avrupa halkıdır.
Reklam
Türk Pilot İngilizlerin Aklını Aldı
İngiltere'de gerçekleştirilen Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) hava gösterisine Türk Hava Kuvvetleri SoloTürk ekibinden pilot Yüzbaşı Yusuf Kurt damga vurdu. İngiltere'nin Waddington’ta kentinde gerçekleştirilen Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) hava gösterisinde Türk Hava Kuvvetleri SoloTürk Ekibi A-400M uçağı ile gösteri uçuşu yaptı. Türk Hava Kuvvetlerinin modern ve yüksek performanslı F-16 uçağının kabiliyetlerini bir gösteri şeklinde izleyiciye sunan SoloTürk gösteri ekibi, meydana iniş için yaklaşmasını A-400M uçağının yakın kolunda F-16’larla yaparak ilk hava gösterisini sundu. Solo Türk’ün bu yılki tek kişilik F 16 uçak gösterisini gerçekleştiren Yüzbaşı Yusuf Kurt, gösterinin bitimine doğru tam manasıyla seyircileri aklını aldı. Kurt, gösterinin bitimine doğru,
Bayrak İndirirken Vurulan Ali Uçkun Cezaevinde İntihar Etti
Bayrak indirmeye çalışırken ayağından vurulan zanlı intihar etti. İstanbul Küçükköy'de bir hastane bahçesindeki Türk bayrağını indiren kişi yakınlardaki emniyet binasının bayrağını da indirmeye çalışırken vurulmuştu. TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLMİŞTİ Şüpheli Ali U, hastanedeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece 'terör örgütünün propagandasını yapmak', 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' ve 'devletin egemenlik alameti olan Türk bayrağını alenen aşağılamak' suçlarından tutuklanmıştı. Bugün cezaevinden gelen haber sonucu zanlı Ali U.'nun intihar ettiği öğrenildi. HABER7
Reklam
'Polisler 3 Çocuğa Tecavüz Etti Tartışması Meclis'e Taşındı, Emniyet Yalanladı'
6 ila 10 yaşındaki 3 kardeşin 3 polis tarafından tecavüze uğradığı iddiası yeniden Sezgin Tanrıkulu tarafından Meclis'e taşındı, Diyarbakır Emniyeti ise iddiaları reddetti Diyarbakır'da yaşları 6 ila 10 arasında olan 3 kardeşin, merkez Yenişehir ve Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli 3 polis memurunun aylarca cinsel istismara maruz kaldıkları geçen Nisan ayında gündeme geldi. BDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan, konu ile ilgili Meclis’e araştırma talebinde bulunurken, Twitter'da yeni iddialar ortaya atıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da konu ile ilgili İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi. Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü ise sosyal medyada polislerin küçük yaştaki 3 çocuğa tecavüz ettiği ve hakkında takipsizlik kararı alındığı iddialarını yalanladı. Diyarbakır’da geçen Nisan ayında ortaya çıkan 6, 7 ve 10 yaşındaki üç kardeşin 3 polisin yıllarca tecavüze uğradığı haberi kamuoyuna yansımıştı. Çocukların, yaşadıklarını babalarına anlatması ve babanın, şikâyetçi üzerine başlatılan soruşturmada savcının, polisler için takipsizlik kararı verdiği belirtilmişti. Dicle Haber Ajansı tarafından geçen Nisan ayında gündeme getirilen habere göre; şu an 6 yaşında olan M.E, 7 yaşında olan G.S.E. ve 10 yaşında olan Z.H.E. isimlerindeki 3 kardeş, aylarca 3 polis memurunun cinsel istismarına uğradı. Habere göre, çocukların yaşadıklarını babalarına anlatması sonrasında baba polisler hakkında şikayetçi oldu. Haberde şu bilgiler yer aldı; Çocuklara yönelik cinsel istismar, 2011 yılında kardeşlerden M.E'nin henüz 3,5 yaşındayken kaybolması ile başladı. M.E'nin kaybolması üzerine karakola yapılan kayıp başvurusu sonrasında M.E'nin bulunmasına dönük çalışmalar sırasında Anne A.E ile Yenişehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru O.K'nın başlayan tanışıklığı daha sonra ilişkiye dönüştü. Anne A.E. zaman zaman görüşmek üzere gittiği polis memuru O.K'nin, İç Ofis Polis Lojmanları'ndaki evine kimi zaman çocuklarını da götürdü. Anne A.E. ilişki kuran polis memuru O.K. bir süre sonra her üç küçük çocuğa da cinsel istismarda bulunmaya başladı. Anne A.E. çocuklarına dönük yaşanan bu cinsel istismara rağmen söz konusu polis ile ilişkisini sürdürmeye devam etti. Çocuklara dönük istismar bununla da sınırlı kalmadı. Bir müddet sonra her üç kardeş, O.K. isimli polisin yine polis olan arkadaşları F.B. ve soyadı bilinmeyen A'nın da istismarına uğradı. Kardeşlere dönük istismar 2011 yılından, çocukların yaşadıklarını babalarına anlattığı Mayıs 2013 tarihine kadar sürdü. Kardeşler cinsel istismarına uğradıkları kaldıkları polislerin zaman zaman şiddetine de maruz kalıp, onlar tarafından uyuşturucu madde kullanmaya alıştırıldı. Diyarbakır Çocuk Savcısı Kenan Yıldırım tarafından 19 Haziran 2013 tarihinde psikolog eşliğince ifadeleri alınan çocuklar, tüm yaşadıklarını anlattı. Alınan ifadelerinin ardından, çocukların ifadelerinde belirttiği cinsel istismara maruz kaldıkları adreslere ilişkin tespitlerde bulunuldu. Yapılan tespitlerde çocuklar tarafından belirtilen ilk adres, polis memuru O.K'a ait İç Ofis Polis Lojmanları'ndaki evi oldu. Aynı tespit, şikayet başvurusu yapıldığı esnada Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından da tutanak altına alındı. Çocuklar, O.K'nın polis lojmanlarındaki evi dışında, polis memurları O.K, F.B. ve soyadını bilmedikleri A. adlı polis tarafından Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne de götürüldüklerini ve burada cinsel istismara uğradıklarını savcıya anlattı. Savcı Yıldırım, çocukların anlatımları üzerine Anne A.E'nin de ifadesini alırken, cinsel istismarda yer alan çocukların işaret ettiği polislerin ifadesine ise başvurmadı. Anne A.E, savcılığa verdiği ifadesinde, polis O.K. ile olan ilişkisini yalanladı. Polislerden O.K. da 20 Haziran 2013 tarihinde Gasp Büro Amirliği'nde alınan ifadesinde çocukları tanımadığını iddia etti. O.K. ifadesinde evli ve 5 ile 1 yaşında iki çocuk babası olduğunu da belirtti. Soruşturma hakkında 'takipsizlik' kararı verildi. Baba M.N.E, bu durumu karakolu gidip ifade verdiği sırada polislerden sözlü olarak öğrendi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çocuklar için herhangi bir koruma kararı ya da girişimde bulunulmadı. ‘Adli tıp raporunda çarpıcı ifadeler’ Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istismarın yaşandığı dönem 4 buçuk yaşında olan çocuklardan G.S.E'nin tecavüze uğrayıp, uğramadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan istenen raporda; '…mağdurun yaşı, fiziki gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit yada rıza gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının tıbben mümkün olduğu' ifadelerinin kullanılması dikkat çekti. Çocuklardan Z.C.E'nin Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nce hazırlanan Psikiyatri Kanaat Raporu'nda ise, 'Birçok kez cinsel istismara maruz kaldığı ve bu olaylardan sonra içe kapanma ve isteksizlik duygularının oluştuğu belirlenmiştir' denildi. Çocuklardan 10 yaşındaki Z.C.E'nin başlarından geçenleri aktardığı günlük soruşturma sürecinde dikkate alınmadı. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan; Nisan ayında olayın gündeme gelmesiyle birlikte çocuklara karşı yaşanan cinsel istismarı Meclis gündemine taşıdı ve olayın Meclis tarafından araştırılmasını talep etti. Bu arada, Evrensel gazetesinden Faruk Ayyıldı z, dün gece çocukların babası M.N.E ile görüşmek için randevulaştı, devamında kendisinden sabaha kadar haber alınamadığı bilgisini geçti. Gazetenin haberinde, M.N.E’nin telefonlara uzun süre cevap vermemesinin ardından 'güvenliğinden endişelenildiği’ yönünde bir haber yapıldı. Sabah saatlerinde telefonuna cevap veren M.N.E gece takip edildiği için Evrensel’in bürosuna gelemediğini söyledi, detayları telefonda uzun şekilde anlatamayacağını kaydetti. Diyarbakır Emniyeti’nden yalanlama Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü, sosyal medyada paylaşılan yazının gerçek dışı olduğunu belirterek, söz konusu isimde kimsenin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görev yapmadığını söyledi. Böğürcü, paylaşımların tamamen asılsız olduğunu, paylaşımı yapan kişinin daha önce de bu tür paylaşımlar yaptığını, psikolojik rahatsızlığı bulunan bir kişi olduğunu kaydetti. Tanrıkulu tecavüzü Meclis'e taşıdı CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'da 3 çocuğun polislerin tecavüzüne maruz kaldığı iddiasını İçişleri Bakanı Efkan Ala 'ya sordu. Diyarbakır'da 2011-2013 yılları arasında 6 yaşında olan M.E., 7 yaşında olan G.S.E. ve 10 yaşında olan Z.H.E. isimli üç kardeşin, Yenişehir ve Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli üç polis memuru tarafından tecavüze uğradığının basına yansıdığını belirten Tanrıkulu, Bakan Ala'ya şu soruları yöneltti: Böylesine korkunç bir olay hakkında herhangi bir idari işlem yapılacak mıdır? Üç yıl boyunca devam eden sistematik tecavüze, istismara kaç polis memuru karışmıştır? Halen aynı yerde görev yapmaktalar mı? İsmi geçen polis memurları F.B, A.Ç. ve O.K. görevde tutulmaya devam edilecek midir? Zanlı polis memurları şu anda nerede, hangi kademelerde görev yapmaktadırlar? Çocuklarının maruz kaldığı tecavüzleri yargıya taşıyan baba kimler tarafından tehdit edilmiştir? Bununla ilgili bir soruşturma başlatılacak mıdır? Adli Tıp Kurumu'nun söz konusu olay konusunda polis memurlarını korumaya yönelik bir rapor sunduğu iddiaları doğru mudur? Söz konusu olayın adli merciler tarafından tekrar ele alınarak zanlıların en ağır biçimde cezalandırılması için gerekli soruşturma yürütülecek midir? Cinsel istismara maruz kalan çocukların ve olayı yargıya taşıdığı için tehdit edildiğini ifade eden babanın korunması için herhangi bir girişimde bulunulacak mıdır? Bu korkunç olayın zanlısı olan polis memurları kimler tarafından korunmuştur? Üç yıl devam eden sistematik tecavüzden, zanlıların sıralı amirlerinin haberlerinin olmaması mümkün müdür? Olaya göz yuman amirler hakkında ayrıca bir idari soruşturma başlatılacak mıdır?'
Reklam