Bursaspor kulübü Ziraat Türkiye Kupası'nda oynayacağı Galatasaray maçının bilet fiyatlarını açıkladı Bursaspor'un resmi sitesinden yaptığı duyuruda bilet fiyatları şöyle sıralandı; BURSAGAZ VIP B Tribünü 1.Sıra: 300, 00 TL BURSAGAZ VIP Tribünü 2….6.Sıra: 200,00 TL KAPALI C Tribünü:100,00 TL MARATON Tribünü: 50,00 TL AÇIK KALE ARKASI Tribünü: 800,00 TL MİSAFİR Tribünü: 800,00 TL Bursaspor cephesinden açıklama: 'Altında bir şey aramayın...'Bursaspor Kulübü Başkanı Erkan Körüstan, Ziraat Türkiye Kupası yarı final rövanşında yarın oynanacak Bursaspor-Galatasaray maçının bilet fiyatlarına ilişkin, 'Bu sezon aldığımız cezalar nedeniyle hasılattan çok yoksun kaldık. Bunu çıkarmamız lazımdı' dedi.Körüstan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Galatasaray ile oynayacakları karşılamada yönetim kurulu olarak açık kale arkası ve misafir takım tribününün bilet fiyatlarını, 800 lira olarak belirlediklerini hatırlattı.Bunun altında bir şey aranmaması gerektiğini belirten Körüstan, 'Sadece Galatasaray taraftarlarına özel bir uygulama değil. Bursaspor taraftarlarına da aynı fiyat uygulanıyor. Bu sezon aldığımız cezalar nedeniyle hasılattan çok yoksun kaldık. Bunu çıkarmamız lazımdı. Yönetim kurulu olarak böyle bir karar aldık. Bundan daha fazla da bir açıklama yapmak istemiyorum' diye konuştu.AA
Söz konusu tutulma, Dünya’nın uydusu olan Ay’ın gezegenin gölgesine girmesi ile başladı. Tutulma, Türkiye’den gündüz saatlerinde gerçekleştiği için izlenemiyor. Tutulma esnasında tam olarak kaybolmayan Ay, koyu kızıl bir renge bürünüyor. Bu durum, tutulma olayı esnasında Dünya’dan yansıyan Güneş ışınlarının Ay’ın üzerine düşmeye devam etmesi ile açıklanıyor. Güneşin kızıl – turuncu renkli ışınları için Dünya’nın atmosferinin oldukça şeffaf olması, bu ışınların tutulma esnasında Ay’ın yüzeyine çok etkili bir biçimde yansımasına sebep oluyor. Bu sebeple gökyüzü olayı esnasında Ay’ın rengi kızıla dönüyor. Bu tutulma 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan oluşan serinin ilki olma özelliğini taşıyor. ZETE
Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor. Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler'in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor. 20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor! Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. 5 ayrı dalda Grammy sahibi... En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor. Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı. İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor. 20- ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikte New York’ta yaşıyor. 2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı. Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu. Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi. Leventritt Yarışması – Galibiyet En İyi Oda Müziği Performansı En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile) En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan) En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi. A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi. milliyet
Şırnak'ın Silopi ilçesinde gerçekleşen saldırıda, PKK'lılar arabaların camlarını kırdı, molotof kokteylleri attı. Molotof kokteyli atılan araba bulunan ikisi polis biri bekçi 3 kişiyi alevler sardı.BEKÇİ, BARİKATI YIKIP GİTMEYİ DÜŞÜNDÜPKK'lıların yol kesip kimlik kontrolü yaptığı gün, içinde 2 polis ve bir bekçinin bulunduğu araç da durduruldu. Direksiyondaki bekçi Nurettin Bal barikatı yıkıp gitmeyi düşündü. Sonrasında PKK'lılar aracı ateşe verdi. 2 polis ve bir bekçi alevler içinde kaldı.ERKEK POLİS AYDEMİR VE BEKÇİ KURTULDUBekçi Bal ve Polis Kemal Aydemir hızla kendilerini aracın içinden attılar. Diğer polis Zeynep Özçelik ise içinde bulunduğu araçtan, dışarıdan birinin kapıyı açmasıyla kurtulabildi.İŞTE ŞIRNAK'TAKİ O KORKUNÇ OLAY...VATANDAŞLAR, ALEVLERİ SU DÖKEREK SÖNDÜRMEYE ÇALIŞTIDışarıdan yardıma gelen vatandaşlar ise su dökerek söndürmeye çalıştı. Özçelik'in üzerine atılan ceket sayesinde alevler söndü. Polisin havaya açtığı ateş sonucu PKK'lılar dağıldı. Kadın polis Özçelik ağır yaralandı, önce Diyarbakır'a, sonra da Ankara GATA'ya kaldırıldı. Yakın zamanda bir amliyat daha olacak.Fox Tv
ABD'nin en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen ve bu yıl 98.'si verilen 'Pulitzer' ödülleri sahiplerini buldu. 'Pulitzer Gazetecilik, Edebiyat, Drama ve Müzik' ödülleri, New York'da Columbia Üniversitesi'nin Gazetecilik Okulu'nda yapılan basın toplantısında, Pulitzer ödüllerinin yöneticisi Sig Gissler tarafından açıklandı. Pulitzer'in en önemli ödülü olarak kabul edilen 'Kamu Hizmeti' dalındaki ödülü, Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) eski çalışanı Edward Snowden'in basına sızdırdığı gizli belgeleri yayımlayan Guardian US ve The Washington Post aldı. Sıcak Gelişme Haberciliği katagorisinde ise geçtiğimiz yıl Boston Maratonu'nda meydana gelen patlamayı takip eden Boston Globe çalışanları aldı. Bu yıl 4. kez 'Kamu Hizmeti' ödülü 2 gazete arasında paylaşılmış oldu. ‘Makale’ katagorisinde ise ödül verilmedi. Snowden'in sızdırdığı belgelerde ABD'nin birçok devlet başkanını dinlediği ve milyonlarca insanın e-mail bilgilerine ulaştığı ortaya çıkmıştı. Önce Guardian gazetesinde yayınlanan belgeler daha sonra Washington Post, New York Times ve Wall Street Journal'da da yayınlanmıştı. ABD hükümeti Snowden hakkında casusluk davası açmıştı. 1917 yılından bu yana verilen 'Pulitzer' ödülleri, ABD'de gazeteciliğin en seçkin ödülü olarak kabul ediliyor. Bu ödülü kazananlar, ayrıca 10 bin dolarlık para ödülünün de sahibi oluyor. Sadece gazetecilikte kamu hizmeti dalında ödül alan gazeteye altın madalya veriliyor. Gazetecilik dalında verilen ödüller şöyle: Kamu Hizmeti: Guardian US ve The Washington Post Sıcak Gelişme Haberciliği: The Boston Globe çalışanları Araştırmacı Gazetecilik: Chris Hamby of The Center for Public Integrity, Washington DC Aydınlatıcı (Açıklayıcı) Gazetecilik: EliSaslow (Washington Post) Yerel Habercilik: Will Hobson and Michael LaForgia of the Tampa Bay Times (Florida) Ulusal Habercilik: David Philipps of The Gazette, Colorado Uluslararası Habercilik: Jason Szep and Andrew R.C Marshall (Reuters) Yorum: Stephen Henderson (Detroit Free Press) Eleştiri: Inga Saffron, Philadelphia Inquirer Editöryal yazı: The Oregonian Editöryal çalışanları (Portland) Karikatür: The Charlotte Observer gazetesinden, Kevin Siers Flaş Haber Fotoğrafı: Tyler Hicks The New York Times Haber Fotoğrafı: Josh Hanner, The New York Times cihan.com.tr ORHAN AKKURT
'Hunger Games' (Açlık Oyunları) serisinin son filmi 'Catching Fire' (Ateşi Yakalamak), müzik kanalı MTV tarafından düzenlenen film ödüllerinde 'Yılın Filmi' seçildi.MTV Film Ödülleri, Los Angeles'ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Kazananlara patlamış mısır şeklindeki ödülleri verildi. 'Açlık Oyunları' filmindeki performansları, Jennifer Lawrence'a 'En İyi Kadın Oyuncu' ve Josh Hutcherson'a da 'En İyi Erkek Oyuncu' ödüllerini kazandırdı. 'En İyi Dövüş' ödülünü 'The Hobbit' serisinin 'The Desolation of Smaug (Smaug'un Çorak Toprakları)' adlı ikinci filminde Orklara karşı büyük mücadele veren Orlando Bloom ve Evangeline Lilly kazandı. Türkiye'de 'Bu Nasıl Aile' adıyla gösterime giren 'We're the Millers' filminin yıldızları Emma Roberts, Jennifer Aniston ve Will Poulter'ın 'En İyi Öpücük' ödülünü paylaştığı gecede, filmin genç oyuncusu Will Poulter'a ayrıca 'En Başarılı Performans Ödülü' verildi. 'The Wolf of Wall Street' (Para Avcısı) filminde oynayan Jonah Hill, geceden 'En İyi Komedi Performansı' ödülü ile ayrılırken filmin başrolündeki Leonardo DiCaprio, MTV tarafından 'En İyi Sahne' ödülüne layık görüldü. 'That Awkward Moment' filminin yıldızı Zac Efron, 'En İyi Üstsüz Performans' ödülünü aldı. 'Divergent' filminde Shailene Woodley'in can verdiği Tris, 'En Sevilen Karakter' ödülüne layık görülürken 'Man of Steel' (Çelik Adam) filminde Shailene Woodley'in oynadığı Clark Kent de 'En İyi Kahraman' ödülünü kazandı. 'En İyi Kötü Karakter' ödülü, 'Oz the Great and Powerful' (Oz Büyücüsü) filminde cadı kardeşlerden birini oynayan Mila Kunis'e, 'Ekranda En İyi Değişim' ödülü de 'Dallars Buyers Club' (Sınırsızlar Kulübü) filmi ile bu yıl En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar'ını kazanan Jared Leto'ya verildi. 'World War Z.' (Dünya Savaşı Z.) filminde zombilere karşı yaşam mücadelesi veren Brad Pitt, 'En Korkutucu Performans' ödülüne layık görüldü. 'En İyi İkili' ödülünü ise 'Fast & Furious 6' (Hızlı ve Öfkeli 6) filminin trafik kazasında yaşamını yitiren yıldızı Paul Walker ile Vin Diesel kazandı. MTV ödülleri, izleyicilerin oyları ile belirleniyor.AA
Yayınlandığı zamanlarda takip etmemiş olsanız da 'Keşke ben de onlarla yaşasaydım' diyerek 5 haftaya 10 sezonu sığdırmadınız mı? Ya da hala tekrarına bir yerde denk geldiğinizde yüzünüzde bir gülümseme oluşmuyor mu? Belki de yattığınızda rastgele bir bölümünü açıp dinleyerek uyuyorsunuzdur. İşte yapım sürecinden oyuncu seçimine, yayınlanmaya başlandığı ilk günden son gününe kadar Friends hakkında pek bilinmeyenler!
Gazeteci Murat Toklucu 'nun 'Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler, Zihinler Altında 20.000 Fersah' kitabı çıktı. Kitap, Toklucu'nun, zevk ve meraktan başladığı on yıllar öncesinin gazete kupürlerini inceleme ve toplama işini sistematiğe dökmesiyle ortaya çıkmış. İletişim Yayınlarından çıkan serinin ilk kitabı, yazarın deyişiyle 'nev-i şahsına münhasır memleket hallerini birbirine bağlayan bir zihniyet haritası' çıkarıyor ortaya. Ediştörlüğünü Tanıl Bora'nın ve oldukça güzel tasarımını Suat Aysu'nun yaptığı kitapta yer alan konu başlıkları şöyle: 'Türk erkeği efsanesi, Atatürk filmi nasıl çekilemedi?, Striptiz millî bünyeye zararlı mı?, Yeşil Yol: Yeşilay ve içki yasağı mücadelesi, Bir iletişim aracı: Belediye hoparlörü, Veliefendi hipodrom isyanları, Bir dernek macerası, 1959 il olmak isteyen ilçeler savaşı, Gerçek bir sanatçı, büyük bir dolandırıcı, İlk Türk gangsterleri, Türkiye vampirini arıyor, Türk futbol tarihinin ilk şikeli maçı, Bitli bitnikler, Altın Makas polis karakolu, İmamın karısı vakası, İstanbul'a metro müjdesi, Temel atma rekortmeni Necmettin Erbakan, Âlemlerin kralı Cüneyt Arkın, Bagajında odun taşıyan 'Türk Elvis'i, Bir milletin homofobiyle imtihanı 1: AİDS, Bir milletin homoiobiyle imtihanı 2: Bülent Ersoy, Ne acayip mafyamızdın sen İnci Baba, Futbolcuların seks hayatı bizi neden ilgilendiriyor?' Kitapta kupürlerden oluşan yazılar öyle 'ciddi' meselelere değil, daha duyulmamış küçük vakalara dair. Yazar, önsözünde gazete arşivlerinde dikkatinizi çekecek ilk şeylerden birinin bazı şeylerin hiç değişmemesi, yıllardır aynı konular üzerinde bıkıp usanmadan konuşulması olduğunu söyleyerek buna birkaç örnek veriyor. 'Spor sayfalarına göz atıp 1940'ların başından beri en az elli kez stadlarda yaşanan olayları önlemek için yeni kararlar açıklandığını, 60 yıl arayla açıklanan bazı kararların neredeyse kelimesi kelimesine aynı olduğunu ve bu kadar gürültüye rağmen bir arpa boyu yol alınamadığını görebilirsiniz. 'Ya da sözgelimi 30'lu yıllardan bugüne dek gazetelerde çıkan düğünde kaza kurşunuyla ölen insan haberi sayısının çokluğunu görüp, bir ülke insanının bu kadar zamanda düğünde havaya ateş etmemeyi öğrenememesine hayret edersiniz. '1969 yılında dönemin başbakanı Süleyman Demirel'in 'Gerekirse sokağa solculardan daha fazla adam dökeriz. Onların beş bin kişi topladığı yerde biz iki yüz bin kişi toplarız' cümlesini arşivlerde okumuşsanız, 44 yıl sonra Tayyip Erdoğan'ın sadece rakamları değiştirerek aynı cümleyi kurmasına belki şaşırmaz ama sağ iktidarların değişmeyen zihin yapısına dair ilginç bir örnek görmüş olursunuz.' Toklucu, zaman içinde bazı ilginç zihniyet değişikliklerine de dikkat çekiyor: 'Örneğin 1946'da Yeşilay yönetimi 'İçki içeceğinize meyve yiyin' önerisi yaptığında pek ciddiye alınmamış, sadece bazı köşe yazarları açıklamayla alay eden yazılar yazmıştır. Bugün ise başbakan 'Şarap içeceğinize üzüm yiyin' diyebiliyor, 70 yıl önce gülünüp geçilmiş bir söz ülkenin en önemli gündem maddesi haline gelebiliyor ve bir köşe yazarı televizyonda başbakanı 'Üzüm yemeyin şarap için mi deseydi?' diye coşkuyla savunabiliyor. Özetle, zaman değişiyor ve dün marjinal olan bugün son derece normal hale gelebiliyor.' (NV) Murat Toklucu, 'Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler, Zihinler Altında 20.000 Fersah', İletişim Yayınları, 242 sayfa.Bianet
Adana'da tutuklanan emniyet müdürleri İsmail Bilgin ve Ertuğrul Yetkin ile birlikte 6 polis serbest bırakıldı.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'yasıdışı dinleme iddialarıyla ilgili açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kemal Serhatlı Polis Meslek Yüksek Okulu'na Öğretmen Müdür Yardımcısı olan Emniyet Müdürü eski Yardımcısı İsmail Bilgin, Evrak Arşiv Şube Müdürü Ertuğrul Yetkin, 100'üncü Yıl Polis Merkez Amirliği'nde Grup Amiri Komiser Fevzi Mert ile İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memurları Hasan Serçe, Ahmet Şenal ile bu şubede görev yaparken emekli olan Abdullah Karaca tutuklanmıştı. Polis memurlarından Ramazan Kasap ile Mehtap Avcu ise ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakılan polis memurları tutuksuz olarak yargılanacak. ZAMAN
Ukrayna'nın doğusundaki kentlerde resmi binaları işgal eden ayrılıkçı Rusya yanlıları, Kiev hükümetinin operasyon tehdidi üzerine Moskova'ya yardım çağrısında bulundu.Reuters haber ajansından gelen bilgiye göre, Donetsk'e bağlı Slaviansk kasabasındaki ayrılıkçıların lideri kurmayı amaçladıkları 'Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin iyiliği için Rusya'nın yardımını talep etti.Kremlin Sarayı'nda yapılan açıklamada ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'da yaşananlardan dolayı son derece kaygılı olduğu bildirildi.Slaviansk kasabasında resmi binalarda işgale devam eden ayrılıkçı Rusya yanlılarına karşı, Ukrayna güvenlik güçlerinin operasyonu bekleniyor. Rusya sınırına yakın bölgelerde geçen hafta başlayan krizde, Kiev'in silah bırakması için Rus yanlısı gruplara verdiği süre 09:00'da doldu. Gruplar çağrıya uymadı.Son işgal haberi sabah saatlerinde Donetsk'e bağlı bir başka kasaba Horlivka'dan geldi. Reuters haber ajansı, görgü tanıklarına dayanarak, kasabada 100 kadar Rusya yanlısının, emniyet merkezini işgal ettiğini duyurdu. Horlikov, Slaviansk'a 80 kilometre mesafede, 330 bin nüfuslu bir kent.Bölgedeki Reuters muhabiri Slaviansk'ta geçen haftadan beri işgal altında tutulan bir polis karakolunun üzerinde hâlâ Rus bayrağının dalgalandığını söyledi. Ajans karakolun önündeki barikatların da güçlendirildiğini duyurdu.Turçinov'dan garantiUkrayna'nın geçici Cumhurbaşkanı Aleksander Turçinov, Rusya yanlısı gruplara işgal ettikleri binalardan çekilmeleri ve silahlarını bırakmaları için 09:00'a kadar süre tanımıştı.Turçinov bu süre zarfında silah bırakanların yargılanmayacağını söylemişti.Turçinov ayrıca ülkenin doğusundaki bölgelere daha fazla özerklik hakları vermeye hazır olduklarını vurgulamıştı.Kiev, süreye uyulmaması halinde ise 'geniş çaplı terörle mücadele' operasyonu başlatacağı tehdidinde bulunmuştu.Operasyon şu ana kadar başlamadı.Ancak bölgede gergin bir hava var. Slaviansk'ta okullar kapalı.Referandum tartışmasıTurçinov gerilimin tırmanması üzerine bir kez daha açıklama yaptı. Ukrayna'nın cumhuriyetten federasyona dönmesi fikrine açık olduklarını söyledi.Bu yönde yapılacak olası bir referanduma karşı olmadıklarını belirtti ama net bir destek vermekten de kaçındı. Zira başkent Kiev ve Ukraynaca konuşulan batı bölgelerdeki nüfus federasyon fikrine sıcak bakmıyor.Referandum ülkenin doğusundaki Rusya yanlısı grupların ise temel taleplerinden biri.Bu gruplar daha fazla özerklik hakkı veya Rusya'ya bağlanmanın seçileceği bir referandum istiyor.'Ukrayna'nın bölünmesi çıkarımıza değil'Gergin saatlerin yaşandığı bölge ile bir diğer açıklama da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan geldi.Lavrov Ukrayna'nın bölünmesinin Moskova'nın çıkarlarına uygun olmadığını söyledi.Buna karşın Kiev'in tüm vatandaşlarına eşit davranması gerektiğini söyledi.Lavrov yapılacak yeni anayasa çalışmalarında Ukrayna'da Rusça konuşan doğu bölgelerin de söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.ABD Ukrayna'da yaşananlarla ilgili Rusya'ya tepkili.ABD'nin BM Büyükelçisi Samantha Power 'Bunun arkasında kimin olduğunu biliyoruz' dedi.Power, Cenevre'de perşembe yapılması planlanan kriz görüşmelerine katılmaktan vazgeçmediklerini söyledi ancak Rusya'nın Ukrayna'nın doğu sınırına yığdığı 40 bin askeri açıklaması gerektiğini vurguladı.Kriz nasıl başladı?Ukrayna'nın doğusunda tansiyon geçen hafta yükseldi.Yoğun bir Rus nüfusunun bulunduğu coğrafyada Rusya yanlıları bazı şehirlerde hükümet binaları ve polis karakollarını ele geçirdi.Kiev, Rusya'nın Kırım'ın ardından bu bölgeleri de ilhak etmek istediği ve krizi bu yüzden çıkarttığı görüşünde.Rusya ise daha önce böyle bir niyeti olmadığını ileri sürmüştü. Rusya Ukrayna'nın ülkenin doğusundaki göstericilerin taleplerini dikkate almadığını savunuyor.Özerk Cumhuriyet Kırım, Ukrayna'daki Rus yanlısı Yanukoviç yönetiminin yerine, uzun protestolar sonrası AB yanlılarının iktidara gelmesinden sonra, bölünme senaryolarının hayata geçtiği ilk yer oldu. Kırım parlamentosu önce bağımsızlığını ilan etti. 16 Mart 2014’te yapılan ve Tatarların boykot ettiği referandum sonucuna dayanarak Rusya tarafından ilhak edildi. Kırım, Tatarların kendi vatanları olarak gördüğü bir bölge.Yüz binlerce Kırım Tatarı 1944 yılında Sovyet lideri Stalin tarafından yurtlarından sürgün edilmiş, yerlerine Ukraynalı ve Rus nüfus yerleştirilmişti.Kaynak: Al Jazeera ve Reuters
Bilim insanları, dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısında yapılan en son deneylerde yeni bir parçacık keşfedildiğini açıkladı. Z(4430) adı verilen parçacığın, aynı zamanda ‘tetrakuark’ olarak adlandırılan bir maddenin delili olabileceği ifade edildi. Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) bünyesinde bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısında (LHC) yapılan deneyler, Z(4430) parçacığının varlığını doğruladı. Maddenin temel bileşenlerinden olan ve birleşerek hadronları oluşturan kuarkların bugüne kadar ikili ve üçlü parçacıklar halinde bir araya geldikleri biliniyordu. En son deneyler, dört kuarkın bir araya gelerek ‘tetrakuark’ adı verilen yeni bir parçacık oluşturduğunu ortaya koydu. Tetrakuark keşfini henüz test etmek için karmaşık kuantum hesaplamalarının yapılmadığını belirten Maryland Üniversitesi’nden Thomas Cohen, ‘fizik kanunlarının tetrakuark’ın oluşmasına izin verip vermemesi gerektiğini hesaplamak için gereken büyüklükte bilgisayarların henüz bulunmadığını’ söyledi. CERN’deki deneylerde yer alan ABD’nin Syracuse Üniversitesi’nden Tomasz Skwarnicki, “Tetrakuark’ın ve Z(4430)’un gerçek olduğunu kabul ettik” ifadesini kullandı. Bilim dünyası, tetrakuark’ın izine ilk olarak 2008 yılında, Japonya’nın Tsukuba kentinde bulunan KEKB hızlandırıcısındaki Belle dedektörüyle ulaşmıştı. Ancak California, Menlo Park’ta bulunan SLAC hızlandırıcısındaki BaBar dedektörünün parçacığı tespit edememesi araştırmaları sonuçsuz bırakmıştı. Fransa-İsviçre sınırında bulunan 27 kilometrelik süper iletken mıknatıs LHC’de yapılan deneylerde ise tetrakuark’a ait olduğu belirtilen 4000 bin parçacığın izine rastlandı. Araştırmacılar, çember şeklindeki LHC’nin Belle ve BaBar dedektörlerine kıyasla 10 kat daha fazla veri analiz ettiğine dikkat çekti. BaBar sözcüsü Michael Roney, CERN’de çok iyi bir sonuç elde edildiğini belirterek, ‘Z(4430)’u tespit etmeye yetecek veri miktarını elde edemedikleri için parçacığın kendilerine gözükmediğini’ söyledi. ‘Muhtemelen gerçek’ İsrail Tel Aviv Üniversitesi’nden Merel Karliner, ‘geçmişteki araştırmalarda tetrakuark’ı oluşturan parçacık çiftlerinin zayıf bağlara sahip olduğu için tespit edilememiş olabileceğini’ belirtti ve Z(4430)’un aynı özelliği taşımayan farklı kütleli bir parçacık olduğunu savundu. Öte yandan tetrakuark için oluşturulan modellere göre Z(4430)’un 10 kat daha hızlı çözünmesi, yeni keşif hakkında soru işaretleri de doğurdu. Bilim insanları, yeni parçacığın çözünme hızı hakkında yeni bilgiler elde ederek keşfin tetrakuark veya başka bir maddeye işaret edip etmeyeceğini anlamaya çalışacak. CERN ve New Scientist | Al jazeera
Hakkari'nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Umurlu Köyü'nden lise öğrencisi Erol Kaya, yol kenarında soğuk havada donmak üzereyken bulduğu 3 sincap yavrusunu evinde besliyor. Sütü pipetle içen sincapların sevimli görüntüsü görenleri gülümseten cinsten
Habertürk’te 13 Nisan’da yayınlanan Öteki Gündem programında çok enteresan anlar yaşandı. İlk olarak reklamdan dönüşünde çay servisi yapan görevlilerin kameralara yansıdığı programda Hamza Türkmen, kapitalizm ve Türkiye ilişkisine dair görüşlerini açıklarken canlı yayında bir anda sifon çekme sesi duyuldu. Olay pek tabii sosyal medyada kendine geniş yer buldu...