onedio
Johnny Depp Cinayet Davasında Tanık Oldu!
Ünlü oyuncu Johnny Depp bir cinayet davasında zanlının akli dengesinin yerinde olmadığına dair tanıklık yapmak üzere mahkemeye çağrıldı. Katil zanlısı Nancy Lekon 2009 yılında 25 yaşında bir kadını Cadillac marka bir limuzinle ezerek öldürmüş ve polise, “Olay yerine erkek arkadaşı Johnny Depp ile buluşmak için geldiğini” söylemişti. Medyatava---
16 Madde ile Yabancıların Gözünde Türkiye ve Türkler
Ozaman buraya bir göz atın ;) Liste daha uzar,bazı maddeler zorumuza gidebilir ama bir çoğunun gerçek olduğunu hepimiz biliyoruz..Turist yolunacak kaz değildir,çarpmak yerine,memnun edersen birdahaki sene ailesini arkadaşlarını da alıp gelecektir..
Kadınların Neden Erkeklerden Daha Uzun Yaşadığının 24 Kanıtı
Evrensel gerçek o ki dünyanın tüm ülkelerindekadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyorlar. Elbette ortalama insan ömrü de uzuyor. Yüzyılımızın başlarında 47 yaş civarında olan insan ömrü birçok ülkede 70’ i geçti. Bu, bizim ülkemiz için de geçerli. Kadınların ortalama olarak 86, erkeklerin 78 sene yaşadıkları Japonya’ ya yetişmemiz yakın zamanda mümkün görünmese de Türkiye’ de ortalama ömür kadınlarda 75’i, erkeklerde 70’ i buldu. Peki kadınlar neden erkeklerden daha uzun süre yaşıyor. İşte cevapları :)
Düğün Dernek Tahtını Kaptırdı
Recep İvedik 4, en çok izlenen film rekorunu 'Düğün Dernek'ten devraldı. Şubat ayında gösterime giren ve ilk hafta sonu seyirci rekoru kıran 'Recep İvedik 4', 6 milyon 912 bin 803 izleyiciyle en çok izlenen film rekorunu 'Düğün Dernek'ten devraldı. Şahan Gökbakar'ın başrolünü üstlendiği ve kardeşi Togan Gökbakar'ın yönettiği 'Recep İvedik 4', daha önce yayınlanan ilk 3 filmin başarısının üzerine çıktı. AA muhabirinin 'Box Office Türkiye' sitesinden derlediği bilgilere göre, gösterime girdiği 21 Şubat'tan itibaren rekorlar kıran film, ilk hafta sonu 1 milyon 641 bin kişi tarafından izlendi ve ilk hafta sonu izlenme rekorunu ele geçirdi. İkinci hafta sonu 1 milyon 161 bin, üçüncü hafta sonu ise 662 bin kişiyi sinemalara çeken film, ikinci ve üçüncü hafta sonu izlenme rekorunu da kaptırmadı. 7 haftadır sinemalarda izleyicisiyle buluşan film, gösterime girdiği tarihten bugüne kadar 6 milyon 912 bin 803 kişi tarafından izlenerek daha önce en çok izlenen film rekorunu 6 milyon 880 bin 917 izleyiciyle elinde bulunduran 'Düğün Dernek' filminin rekorunu elinden aldı. İlk hafta sonu 17 milyon 530 bin 953 lira hasılat elde eden film, 7 haftada 68 milyon 420 bin 442 liralık hasılatıyla 68 milyon 32 bin 508 lira gişe elde eden 'Düğün Dernek'in gişe rekorunu da elde etmiş oldu. 'Düğün Dernek'in 18 haftada elde ettiği seyirci sayısını 7 haftada egale eden filmin, yıl sonuna kadar 2 milyon izleyici rakamını geçeceği tahmin ediliyor.  AA
Kansere Karşı Bilinçliliği Arttırmak İçin Erkekler Bikini Ağdası Yaptırırsa
Erkekler için Havva’nın asma yaprağından hallice kumaş parçalarıyla örttükleri egzotik kalçalarıyla samba yapan kadınları çağrıştıran, kadınların ise hayli acılı bir 15 dakika ile ilişkilendirdikleri ülkeden ismini alan ve kadınların acı eşiğinin yüksekliğini kanıtlayan ağda çeşidi Brezilya ağdası, kanser konusundaki bilinçliliği arttırmak adı altında erkeklere uygulandı.Geçtiğimiz günlerde insanları kanser konusunda bilinçlendirmek adına #cockinasock hashtag’i ile penislerine çorap geçirerek çıplak poz veren erkekler, bu kez kendilerini ağda masasında buluyor. Videonun başında neyle karşılaşacaklarını bilmemenin hafifliğiyle sırıtan 20 gönüllü, çok geçmeden Nymphomaniac posterlerine benzer pozlar veriyor.
Kameralı Sohbet Sırasında Eve Giren Hırsızı Kameradan Görmek
İş görüşmesini Skype üzerinden yapacak olan adamı korkunç bir şaka bekliyor. Görüşme yaptığı kişinin arkasında görünen katil/hırsız tipli maskeli adamı ne kadar bağırsa da kadına duyuramayan adamın başına gelecek daha kötü olaylardan haberi yok.
Reklam
Heartbleed Nedir? Heartbleed'den Korunma
Son günlerde teknoloji aleminde en çok konuşulan konuların başında gelen ve web sitelerinden tutun da televizyon kanallarına kadar namı yayılmış olan Heartbleed'i duymuş olduğunuzu tahmin ediyorum. En kötü ihtimalle Facebook, Twitter veya farklı web siteleri üzerinde yer alan haber akışları arasında gözünüze kırmızı, içi boş ve üzerinden kan damlayan bir kalp sembolü gördüyseniz, interneti yerinden oynatan güvenlik açığından kısmen de olsa haberdarsınız diyebilirim.Eminim ki kullanmakta olduğunuz birçok web servisi tarafından son günlerde şifrenizi değiştirmeniz yönünde uyarıldığınız e-posta, mesaj veya bildirimler almışsınızdır. Peki Yahoo, Facebook ve daha birçok dünya devinin web siteleri üzerinde yer alan kullanıcı hesaplarının güvenliğini bile tehlikeye sokan ve internet alemini bir anda tamamen kolları altına alan bir güvenlik açığı olan Heartbleed nedir? Heartbleed açığına mağruz kalıp kalmadığınızı nasıl öğrenirsiniz? Bu yazımda sizlere Heartbleed'in ne olduğundan ve bu konuda neler yapabileceğinizden bahsetmeye çalışacağım.Heartbleed Nedir?Heartbleed internet üzerinde yer alan tüm web sitelerinin neredeyse üçte ikisinden fazlası üzerinde yer alan verileri şifrelemek için kullanılan bir şifremele kütüphanesi olan OpenSSL hizmetini etkileyen bir hatadır. Eğer şimdiye kadar web tarayıcınız üzerinde asma bir kilit logosu gördüyseniz veya bir web sayfasını https: protokolünü kullanarak ziyaret ettiyseniz OpenSSL'e az da olsa aşina olduğunuzu söyleyebilirim.Ortaya çıkan Heartbleed açığı, sunucuların RAM bellekleri üzerinde yer alan ve sözde şifrelenmiş olduğu söylenen verilerin tamamını açığa çıkarmaktadır ve herhangi bir kişi buraya kolayca ulaşarak tüm internet trafiğini kolayca izleme şansına sahip olabilmektedir.Son zamanlarda Heartbleed açığından yararlanan herhangi biri, sunucular üzerine iletilen tüm şifrelenmiş veriyi deşifre edilmiş bir şekilde görüntüleyebileceği gibi, bahsedilen tüm veri trafiğini ele geçirme şansına da sahiptir.Peki Heartbleed Açığı Büyük Bir Problem mi?İnternet üzerinde yer alan sitelerin neredeyse üçte ikisinin OpenSSL protokolünü kullandığı düşünüldüğü zaman, Heartbleed'in oldukça büyük bir sorun teşkil edebileceği bir gerçektir. Ancak bu noktada bilinmesi gereken en önemli şey Heartbleed'in bir virüs veya zararlı yazılım olmadığıdır. Ayrıca Heartbleed tarafından etkilenmiş olan bir web sitesi üzerinden herhangi bir şekilde önemli bir veri çalınmamış da olabilir. Yaklaşık 2012 yılından beri OpenSSL protokolü üzerinde böyle bir açık olduğunu göz önüne alır ve şimdiye kadar kimsenin bu açığı farketmemiş olduğunu düşünürsek, sanırım içiniz biraz olsun rahatlayacaktır. Gerçi bu açık daha önce art niyetli biri tarafından keşfedildiyse, bundan yararlanıldıysa gerçekten büyük bir sıkıntı var demektir.Birçok kullanıcıya ait kişisel bilgilerin ve şifrelerin, bu açık nedeniyle herhangi birinin eline geçebileceği ve geçmiş olduğu gerçeği söz konusuyken, Heartbleed'in önemsiz bir sorun olduğunu söylemek gerçekten zor. Sonuç olarak kullanıcılara ait şifreler, e-posta adresleri, kullanıcı adları, iletişim bilgileri, kredi kartı numaraları, banka hesap numaraları ve çok daha fazlası Heartbleed açığından yararlanarak OpenSSL protokolü içerisine sızmayı başarmış olan kişilerin elinde olabilir. Yani Heartbleed açığı gerçekten büyük bir problem yaratmaktadır.Heartbleed Açığından Etkilenip Etkilenmediğinizi Nasıl Anlarsınız?İnternet üzerinde yer alan her servisin bu açıktan etkilenmiş olduğunu söyleyemem ama daha sonra üzülmektense şimdiden güvenliği ele almanız çok daha mantıklı olacaktır. Bu nedenle Heartbleed açığından etkilenip etkilenmediğinizi öğrenebileceğiniz araçlardan yardım almanızda fayda vardır. Aşağıda yer alan servisler yardımıyla hangi web servislerinin veya sitelerinin Heartbleed açığından etkilendiğini görüntüleyebilirsiniz.Filippo Heartbleed Testi:Bu Heartbleed testi yardımıyla, açıktan etkilenip etkilenmediğini merak ettiğiniz web siteleri üzerine yaklaşık 80 bayt boyutunda bir biçimlendirilmiş veri göndererek herhangi bir açık olup olmadığını test etmektedir. Başka bir deyişle, siteye saldıran sanal bir bilgisayar korsanı gibi davranarak, Heartbleed açığı olup olmadığını kontrol eder.LastPass Heartbleed Testi:Popüler şifre/parola yönetim servisi olan LastPass ekibi tarafından hazırlanan Heartbleed testi sayesinde de bu açıktan etkilenmiş olduğunu düşündüğünüz web sitelerini ve servislerini kontrol edebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey açıktan etkilenip etkilenmediğini merak ettiğiniz web sitesinin adresini ilgili alana yazarak sorgulamak ve sonuçlara ulaşmaktır.Google Chrome için Chrome Bleed Eklentisi:Google Chrome kullanıcılarının Heartbleed açığından etkilenen web sitelerini ve web servislerini belirleyebilmeleri için geliştirilen bir eklenti olan ChromeBleed yardımıyla da ziyaret ettiğiniz siteler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Eğer bir Google Chrome kullanıcısıysanız ve çevrimiçi güvenliğinize önem veriyorsanız ChromeBleed'i denemenizi öneririm.Heartbleed Açığından Etkilendiyseniz Neler Yapmalısınız?Eğer az önce sizlere önermiş olduğum araçlar yardımıyla kontrol ettiğiniz siteler arasında Heartbleed açığından etkilenmiş olduğunu belirlediğiniz siteler yer alıyorsa, bir karar vermek zorunda olduğunuz bir gerçek. Bu noktada yapmanız gereken ilk şey, açıktan etkilenmiş olan web sitesi veya servisleri üzerinde kullanmakta olduğunuz kullanıcı hesabınıza ait şifreyi değiştirmek olmalı. Ama bu noktada şöyle de bir gerçek söz konusu; eğer Heartbleed açığından etkilenen web sitesi veya servis hala bu açığı kapatmak için bir şey yapmadıysa, şifrenizi değiştirseniz de tekrar ele geçirilebilir.Heartbleed daha önce de belirttiğim gibi basit bir veritabanı sızıntısı değildir. Bu nedenle şifrenizi değiştirmek tek başına çözüm olmayacaktır. Şifrenizi değiştirmeden önce web sitesi veya servisi üzerindeki açığın kapatılmış olması gerekmektedir. Google gibi birçok büyük web sitesi veya web servisi bu açıktan etkilenmiş olsa da şu an her birinin bu açığa karşı önlem aldıklarını söyleyebilirim. İşte bu yüzden Google, Facebook, Yahoo ve daha birçok web sitesi veya servisi üzerinde kullanmakta olduğunuz şifreleri yenilemeniz, olası bir veri hırsızlığına karşı sizleri koruyacaktır.Eğer şimdiye kadar hangi büyük sitelerin veya servislerin bu açıktan etkilendiklerini ve hangilerinin bu açığı kapattıklarını görmek isterseniz Github ve Mashable siteleri üzerinde yayınlanan listelere göz atabilirsiniz. Bu sayede kullanmakta olduğunuz hangi servisler veya web siteleri üzerinde yer alan kullanıcı hesaplarınıza ait şifreleri değiştirmeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz.Sizlere sunmuş olduğum iki liste üzerinde yer alan siteleri ve servisleri kontrol ederek, daha önceden bu açıktan etkilenmiş olduğu halde şu an Heartbleed açığını kapatmış olanları görebilir ve bu siteler üzerinde kullanmakta olduğunuz şifreleri değiştirmenin güvenli olduğunu bilebilirsiniz.Güçlü Parolalar/Şifreler Kullanmaya Özen Gösterin:Eğer Heartbleed açığını arkanızda bıraktığınızı düşünüyorsanız, bu noktada dikkat etmeniz gereken tek şey güçlü bir şifre/parola kullanmaya özen göstermek olmalıdır. Sonuç olarak çevrimiçi hesaplarınızı korumanın en iyi ve güvenilir yolu, kendi belirleyeceğiniz ve sadece sizin tarafınızdan bilinen şifreler/parolalar olacaktır. Bu yüzden belirli zaman aralıklarıyla farklı web siteleri ve servisler üzerinde kullanmakta olduğunuz şifreleri yenilemekte fayda vardır.Ayrıca iki adımlı doğrulama sistemini kullanan web siteleri veya servisleri üzerinde yer alan bu özellikten yararlanıyorsanız, büyük bir ihtimalle Heartbleed açığı sizi etkilemeyecektir. İşte bu yüzden iki adımlı doğrulama sistemine sahip olan servisler ve web siteleri üzerinde bu özelliği aktif hale getirmeniz sizin yararınıza olacaktır. Güvenliği elden bırakmak istemiyorsanız, sahip olduğunuz tüm araçları en etkili şekilde kullanmanızı öneririm.Tüm bunların dışında çevrimiçi güvenliğinize önem veriyorsanız, yapmanız gereken şeylerden bir tanesi de güçlü parolalar oluşturan ve farklı kullanıcı hesapları için bunları yönetmenize olanak sağlayan şifre/parola yönetim programlarından yararlanmak olmalıdır. Bahsetmiş olduğum programlar ve araçlar yardımıyla farklı kullanıcı hesaplarınız için güçlü şifreler oluşturabilir ve oluşturmuş olduğunuz şifreleri tek tek aklınızda tutmak zorunda kalmazsınız. Çünkü kullanmakta olduğunuz şifre yönetim uygulamaları tüm bu işlemleri sizin için güvenli bir şekilde gerçekleştirecektir.Sonuç:Heartbleed dünya üzerindeki tüm internet kullanıcılarını etkileyen ciddi bir güvenlik sorunu olmasına karşın, internet kullanıcıları olarak bu konuda yapabileceğimiz pek bir şey olmadığını söyleyebilirim. Bu güvenlik açığına karşı ilk adımı atacak olanlar ise bu açıktan etkilenen web sitelerinin ve servislerinin sunucu yöneticileri olacaktır. Ardından yazımda bahsetmiş olduğum adımları uygulayarak biz internet kullanıcıları da kendimizi güvende hissetmek adına kullanıcı hesaplarımıza ait şifrelerimizi değiştirme yoluna başvurabiliriz.Heartbleed açığıyla birlikte ortaya çıkan en acı gerçek ise, internet ortamında yer alan kişisel bilgilerimizin veya verilerimizin güvenliğinin asla garanti olmadığı oldu.
Reklam
Keşif ve Gözetleme Faaliyeti Yapan Askerlere, PKK'dan Taciz Ateşi
Hakkari'de karakol binası inşaatıyla hudut emniyetinin sağlanması için keşif ve gözetleme faaliyeti yapan askerlere PKK'lılarca ağır silahlarla ateş açıldı. Taciz ateşine ateşle karşılık verildiği, olayda ölen yada yaralanan bulunmadığı bildirildi. Genelkurmay Başkanlığının internet sayfasında yer alan duyuruya göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 34'üncü Hudut Tugay Komutanlığının konuşlu bulunduğu Hakkari'nin Şemdinli ilçesinin 10 kilometre güneydoğusunda bulunan Kale Tepe mevkisindeki Kale Tepe karakol binası inşaatıyla hudut emniyetinin sağlanması için, 25 Marttan beri keşif ve gözetleme faaliyetleri yürüten 11'inci Komando Bölüğü unsurlarına, teröristlerce DOÇKA veya Bixi olduğu değerlendirilen ağır makineli silahlarla ateş açıldı. Duyuruda, PKK'lıların taciz ateşine anında ateşle karşılık verildiği, olayda ölen ya da yaralanan bulunmadığı belirtildi. Bölgeye sevk edilen 'İnsanlı Keşif Uçağı', yaklaşık bir saat gözetleme yaptıktan sonra bölgeden ayrıldı. Daha sonra görevlendirilen iki AH-1W Kobra helikopteriyle teröristlerin ateş açtığı bölgede silahlı keşif faaliyeti icra edildi, bu esnada teröristlerin ateş açtığı noktalara top ateşi yapıldı. cnntürk
Reklam
Potada Tarihi Final
Kadınlar Euroleague kupası bir Türk takımının olacak. Rusya’da yapılacak final maçında, ezeli rakipler Fenerbahçe ile Galatasaray karşılaşacak.Ekaterinburg kentinde oynanacak final maçı TSİ 16:00’da başlayacak. Avrupa’da kadın basketbol takımlarının mücadele verdiği en prestijli kulüp turnuvasında kupa ilk kez bir Türk ekibine gidecek. Bu sezon Türkiye’den Kayseri Kaski de turnuvada son sekize kalmış ancak yarı finale çıkamamıştı. Fenerbahçe bir adım önde Fenerbahçe, finale kadar tek maç dahi kaybetmedi. Sarı Lacivertliler, yarı finalde Fransa’dan Tango Bourges'u 59-50 yendi. Galatasaray Odeabank ise son şampiyon ve sekizli finalin ev sahibi UMMC Ekaterinburg'u 77-70'lik skorla geçti. Çeyrek finalde Fenerbahçe grup lideri, Galatasaray ise aynı grubun ikincisi olmuştu. Altıncı buluşma Fenerbahçe ile Galatasaray, bu sezon altıncı kez karşılaşacak. Önceki maçların üçünü Fenerbahçe, ikisini Galatasaray kazanmıştı. Fenerbahçe, sezon başında ezeli rakibini yenerek Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazandı. Türkiye Kupası, Galatasaray’ın oldu. Türkiye Basketbol Ligi’nde ise ilk maçı Fenerbahçe, ikincisini Galatasaray aldı. Son buluşma Euroleague çeyrek finalinde gerçekleşti. Fenerbahçe, grup maçını 68-66 kazandı. Zellous, McCoughtry’e karşı Türkiye Basketbol Ligi’nde normal sezonu lider bitiren Galatasaray’ın Euroleague’deki en skorer oyuncusu, 18 maçta 16.7'lik sayı ortalamasıyla Shavonte Zellous. Fenerbahçe'de ise takımın bu sezonki tüm Euroleague maçlarına çıkan ve 14.5 sayı ortalaması yakalayan Angel McCoughtry en üretken oyuncu. McCoughtry 6.3 ribaund ortalamasıyla da takımının lideri. Fenerbahçe geçen sezon yine Ekaterinburg'da yapılan sekizli finalde ev sahibi ekibe 82-56 yenilerek ikinci olmuştu. Galatasaray ise 1998-99 sezonunda Euroleague’i üçüncülükle tamamlamıştı. Kupanın üçüncülük maçında, Pazar günü son şampiyon Ekaterinburg ile Fransa’nın Tango Bourges takımı karşılaşacak. Kaynak: Al Jazeera ve AA
Kaliteli Demokrasi, Güçlü Hukuk Devleti Olmayınca, Ekonomi De Küme Düştü
IMF’YE GÖRE TÜRKİYE 17. SIRADAN 19. SIRAYA İNECEKCHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, kaliteli demokrasi, güçlü bir hukuk devleti olmayınca ekonominin de güçlü olmadığını, refah ve gerçek bir büyüme yaratılamadığına işaret ederek, 'Türkiye Cumhuriyetin yüzüncü yılında dünyada ilk 10 ekonomi arasında yer almak istiyorsa demokrasi kalitesini arttırmamız ve tam manasıyla bir hukuk devleti olmamız lazım.Bu zihniyetle devam edersek değil en büyük 10 ekonomiden biri olmayı, G20’nin bile dışında kalmakla karşı karşıya kalacağız' dedi.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, konuyla ilgili olarak yazılı açıklama yaparak şunları kaydetti:Kaliteli demokrasi, güçlü bir hukuk devleti olmayınca ekonomi de güçlü olmuyor, refah ve gerçek bir büyüme yaratmıyor.Türkiye Cumhuriyetin yüzüncü yılında dünyada ilk 10 ekonomi arasında yer almak istiyorsa demokrasi kalitesini arttırmamız ve tam manasıyla bir hukuk devleti olmamız lazım.Bu zihniyetle devam edersek değil en büyük 10 ekonomiden biri olmayı, G20’nin bile dışında kalmakla karşı karşıya kalacağız.IMF’ye göre Türkiye, 2013 yılında GSYH büyüklüğüne göre ülke sıralamasında 17’nciliğini korurken, bu yıl Hollanda ve Suudi Arabistan’a da geçilerek 19’unculuğa düşecek.Türkiye 2014’te, dünyanın önde gelen sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkelerini kapsayan  G20 ’de en alt sınıra doğru iniyor.  Büyük ekonomi sıralaması GSYH büyüklüğüne göre yapılırken, bir ülkenin asıl kalkınmışlığı ve refah seviyesini kişi başına GSYH’si gösteriyor.Kişi başına GSYH’ye göre yapılan sıralamada ise 2013’te bir basamak düşerek 65’inci olan Türkiye’nin bu yıl 2 basamak daha düşerek 67’nciliğe ineceği tahmin ediliyor.Türkiye, kişi başına GSYH’a göre sıralamada 2000 yılında dünya ülkeleri içinde dünyada 63’üncü sıradaydı. 2002 sonundan bu yana işbaşında olan AKP döneminde anlatılan “hızlı büyüme” masallarına rağmen Türkiye, 2000 yılındaki sırasının hala çok altında.Türkiye’nin kişi başına milli gelirde ise çok altlardaki sırasının giderek daha da aşağılara inmesi dünya ile karşılaştırmada kalkınmışlık ve refah düzeyinin giderek gerilediğini gösteriyor.2014’te öngörülen kişi başına GSYH’ye göre Türkiye, sadece Lüksemburg, Norveç, İsviçre, İsveç, Danimarka, Almanya, Fransa, ABD, Japonya gibi gelişmiş ülkelerin değil; İsrail, Umman, Bahreyn, Lübnan gibi Ortadoğu, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Estonya, Litvanya, Macaristan, Hırvatistan gibi eski Doğu Bloku ülkelerinin de altında kalıyor. Uruguay, Şili gibi Orta Amerika ülkeleri ve eski Sovyet ülkesi Kazakistan’ın kişi başına milli geliri Türkiye’den daha yüksek. Gabon, Panama, Venezuela, Palau, Barbados ve Şeyseller bile kişi başına gelirde Türkiye’nin önünde…IMF’ye göre Türkiye 2014 yılında 19’uncu sıraya düşecekBüyük ülke, itibarlı ülke, güçlü ülke olmanın yolu kaliteli demokrasiden geçiyor. Türkiye bugün Türkiye insani gelişmişlik sıralamasında 187 ülke arasında 90’ıncı sırada, basın özgürlüğü sıralamasında 179 ülke arasında 154’üncü, cinsiyet eşitliği bakımından 134 ülke arasında 120’inci sırada yer alıyor. Türkiye dünyada “hibrid rejim” ya da “yarı demokrasi” olarak geçiyor.Bağımsız ve tarafsız bir yargı olmazsa, güçlü bir ülke ve kaliteli bir demokrasi de olmuyor. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından son açıklanan verilere göre 2002 yılında cumhuriyet savcılarının soruşturma evresinde bir dosyayı görme süresi 212 günken, bugün bu süre 363 gün.  2002 yılında Cumhuriyet Savcıları 2.953.000 dosyayı soruştururken, 2012 yılında 6.285.000 dosyayı soruşturmuş, soruşturulan her 2 dosyanın sadece 1’inde kamu davası açılmasına karar verilmiş. 2002 yılında Ceza Mahkemelerinde bir dava ortalama 232 gün sürerken bu süre 2011 yılında 291 güne çıkmış, 2012 yılında 229 güne inmiş. Yani 10 yılda 4 gün ilerleme sağlanmış. Hukuk mahkemelerinde de aynı trend devam ediyor. 2002 yılında bir dosya 174 günde görülürken 2012 yılında 232 günde görülmüş. 2002 yılında Yargıtay Ceza Daireleri ve Genel Kurulu’nda 244.000 dosya varken bu sayı 2012 yılında 770.000’e çıkmış. Bir dosyanın ortalama görülme süresi 2 kattan fazla artmış. 2002 yılında bir dosya 138 günde görülürken, 2012 yılında 306 günde görülüyor. Bu veriler de gösteriyor ki, Türkiye’de hukuk işlemiyor, yargı hızlı, adil ve bağımsız karar alamıyor.Türkiye Cumhuriyetin yüzüncü yılında dünyada ilk 10 ekonomi arasında yer almak istiyorsa, demokrasi kalitesini arttırmamız ve tam manasıyla bir hukuk devleti olmamız lazım. Eğer bir ülkede hukukun üstünlüğü olmazsa, yargı bağımsızlığı olmazsa, kuvvetler ayrılığı çalışmazsa, kaliteli ve gerçek demokrasi olmuyor. Kaliteli demokrasi, güçlü bir hukuk devleti olmayınca ekonomi de güçlü olmuyor, refah ve gerçek bir büyüme yaratmıyor.Gelir dağılımı adaletli olmayınca, kişi başına düşen gelir artmayınca, refah ve kalkınma bireye yayılmazsa da gerçek manada büyüme olmuyor İnsan hakları standartı yüksek olmayınca, ekonomi de güçlü olmuyor. Hukuk yoksa, demokrasi yoksa, güçlü ekonomi yoksa, o ülke itibarlı ve güçlü ülke de olmuyor. Bu nedenle de Türkiye sıralamalardaki yerini kaybediyor. Bu zihniyetle devam edersek, değil en büyük 10 ekonomiden biri olmayı G20’nin bile dışında kalmakla karşı karşıya kalacağız.IMF’ye göre Türkiye, 2013 yılında GSYH büyüklüğüne göre ülke sıralamasında 17’nciliğini korurken, bu yıl Hollanda ve Suudi Arabistan’a da geçilerek 19’unculuğa düşecek . Kişi başına GSYH’ye göre yapılan sıralamada ise geçen yıl bir basamak düşerek 65’inci olan Türkiye’nin bu yıl 2 basamak daha düşerek 67’nciliğe ineceği tahmin ediliyor.2000 yılında Türkiye dünyanın en büyük 18’inci ekonomisiydi.Cari fiyatlarla dolar cinsinden GSYH tutarına göre yapılan değerlendirmeye göre 2000 yılında Türkiye dünyanın 18’inci büyük ekonomisi konumunda bulunuyordu. Bülent Ecevit hükümetinin ABD’nin Irak operasyonuna destek vermemesi üzerine, yapılan manipülasyonla ani sıcak para çıkışı yoluyla ağır bir ekonomik kriz yaşatılan 2001 yılındaki hızlı küçülmeyle Türkiye büyük ekonomi sıralamasında 22’nciliğe düştü. İzleyen yıllarda yeniden büyümeye geçen Türkiye 2002’de 21’inci, 2003’te 18’inci, 2004’te 17’nciliğe yükseldi ve izleyen altı yılda bu sırayı korudu. Türkiye, 2011’de ise Endonezya’nın yükselişi sonucu 18’inciliğe indikten sonra 2012’de ise Hollanda’nın bir basamak düşmesi ile tekrar 17’nci oldu. 2013’te de bu sırayı koruyan Türkiye’nin bu yıl ise 2 basamak birden düşerek 19’unculuğa ineceği tahmin ediliyor.Üstelik IMF, Türkiye’nin 2013 yılı GSYH’sını 827.2 milyar dolar olarak öngörürken, TÜİK’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı tutar 820 milyar dolarla bunun da altında kaldı. 2014 yılı için de hükümetin açıkladığı OVP’de yer alan 867 milyar dolarlık hedefe karşılık IMF tahmini bu yıl için 767.1 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.2013’te sıralama fazla değişmedi…IMF’nin 8 Nisan itibariyle güncellediği veri tabanına göre 2013 yılında milli gelirde ilk 7 ülkenin sırası değişmedi. ABD 16 trilyon 780 milyar dolarla birinciliğini korurken, Çin 9 trilyon 181 milyar dolarla ikinci,  Japonya 4 trilyon 902 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bu ülkeleri 3 trilyon 636 milyar dolarla Almanya, 2 trilyon 737 milyar dolarla Fransa, 2 trilyon 536 milyar dolarla İngiltere, 2 trilyon 243 milyar dolarla Brezilya izledi. Rusya 2 trilyon 118 milyarla bir basamak yükselip 8’inci olurken, İtalya 2 trilyon 71 milyar dolarla 9’unculuğa düştü. 1 trilyon 871 milyar dolarlık milli gelire sahip Hindistan’ın 10’uncu sıradaki yeri değişmedi.Sırasıyla Kanada, Avustralya, İspanya, Meksika, Güney Kore, Endonezya, Türkiye, Hollanda ve Suudi Arabistan dolar cinsinden GSYH’ye göre ilk 20 ülke arasında yer aldı.Suudi Arabistan ve Hollanda 2014’te Türkiye’yi solluyor…Tahminlere göre 2014 yılında, 17 trilyon 528 milyar dolarla ABD en büyük ekonomi olmaya devam ederken, ikinci sıradaki Çin’in GSYH’si 10 trilyon doları aşacak, üçüncü sıradaki Japonya’nın milli geliri de 4 trilyon 846 milyar dolara yükselecek.IMF projeksiyonlarına göre 2014 yılında da ilk 20 ülkenin sıralaması çok fazla değişmezken, en dramatik değişimi Türkiye yaşayacak. 18’inci sıradaki Hollanda ile 19’uncu sıradaki Suudi Arabistan’ın birer basamak yükselmesi sonucu Türkiye 2 basamak birden düşerek 19’unculuğa inecek.G20 dışında kalma riski var…AKP döneminde Türkiye’nin ekonomik büyümesi, cari açığı patlatma pahasına, “sıcak para” ile finanse edildi, sözü edilen “hızlı” büyüme masalının aksine, “el parası” ile kağıt üzerinde sahte bir büyüme sağlandı. Ancak bunun ülkeye ve topluma bir hayrı dokunmadı. Türkiye 2014’te, dünyanın önde gelen sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkelerini kapsayan  G20’de en alt sınıra doğru iniyor .Ekonomik hacim mi halkın refah düzeyi mi?Büyük ekonomi sıralaması GSYH tutarına göre yapılırken, bir ülkenin GSYH büyüklüğünün nüfusu ile de orantısı bulunuyor. Çin, Hindistan gibi kalabalık nüfuslu ülkelerin ilk 20 ekonomi arasına girmesine, bu ülkelerin kalkınmışlığının yanı sıra, hatta ondan daha fazla nüfus faktörü etki ediyor. Bir ülkenin kalkınmışlığı ve refah seviyesini ise asıl kişi başına GSYH’si gösteriyor. Asıl bakılması gereken, kişi başına milli gelir sıralamasında Türkiye’nin nerede olduğu ve AKP döneminde nereden nereye geldiği…İlk 20 ekonomi arasında yer alan Türkiye’nin kişi başına milli gelirde ise çok alt sıralarda bulunması ve sıralamadaki yerinin giderek aşağılara inmesi ülkenin kalkınmışlık ve refah düzeyinin dünya ile karşılaştırmada göreli olarak gerilediğini gösteriyor.Türkiye, kişi başına gelirde 67’nciliğe düşüyor…Türkiye, 2013 yılında GSYH büyüklüğüne göre ülke sıralamasında 17’nciliğini korurken, kişi başına milli gelire göre ülkeler sıralamada ise bir basamak düşerek 65’inci oldu. 2014’te ise Türkiye’nin 2 basamak birden düşerek 67’nciliğe ineceği öngörülüyor.2012’de Türkiye,  TÜİK’e göre 10 bin 497 dolar, IMF’ye göre 10 bin 523 dolar olan kişi başına milli geliri ile 64’üncü sırada yer alıyordu. 2013’te ise Türkiye IMF’ye göre 10 bin 815 dolar olan ancak TÜİK’in 10 bin 782 dolarla daha da düşük açıkladığı kişi başına GSYH ile 65’inciliğe geriledi. 2014’te ise OVP’deki 11 bin 277 dolarlık hedefe karşılık IMF,  9 bin 920 dolarlık kişi başına milli gelir öngörüyor. Bu da Türkiye’nin 2 basamak daha düşerek 67’nciliğe inmesi anlamına geliyor. Bu da AKP’nin 11 yılı aşan iktidarında “hızlı büyüme” masallarına rağmen halkın refah düzeyini dünyanın gerisinde bıraktığının; dünya ile karşılaştırmada göreli olarak halkı yoksullaştırdığının kanıtı…Kişi başına gelirde Gabon’un bile gerisindeyiz…IMF projeksiyonlarına göre kişi başına milli gelirde Lüksemburg bu yıl 116 bin 134 dolarla açık ara birinciliğini koruyacak. Lüksemburg’u 99 bin 574 dolarla Norveç,  96 bin 635 dolarla Katar, 86 bin 145 dolarla İsviçre, 61 bin 889 dolarla Danimarka izleyecek.2014’te öngörülen kişi başına GSYH’ye göre Türkiye, sadece Lüksemburg, Norveç, İsviçre, İsveç, Danimarka, Almanya, Fransa, ABD, Japonya gibi gelişmiş ülkelerin değil; İsrail, Umman, Bahreyn, Lübnan gibi Ortadoğu, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Estonya, Litvanya, Macaristan, Hırvatistan gibi eski Doğu Bloku ülkelerinin de altında kalıyor. Uruguay, Şili gibi Orta Amerika ülkeleri ve eski Sovyet ülkesi Kazakistan’ın kişi başına milli geliri Türkiye’den daha yüksek. Gabon, Panama, Venezuela, Palau, Barbados, Şeyseller bile kişi başına gelirde Türkiye’nin önünde…Ekonomisi “iflas” etti denilen Yunanistan’ın kişi başına milli gelirinin 2014’te 22.6 bin dolar, Kuzey Kıbrıs’ın ise 24.2 bin dolarla Türkiye’yi ikiye katlıyor.
Amazon'un Akıllı Telefonu Yılın İkinci Yarısında Piyasada
Amazon'un beklenen akıllı telefonunu ile ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor. Amazon'un planları konusunda bilgilendirilen bazı kişiler, şirketin bu yılın ikinci yarısında bir akıllı telefonu satışa çıkarmaya hazırlandığını söyledi. Bu, şirketin donanım alanında Apple ve Samsung'a karşı rekabete gireceği şeklinde değerlendiriliyor. Kaynaklar, şirketin bazı telefon modellerini son haftalarda San Francisco ve merkezinin bulunduğu Seattle'daki geliştiricilere sunduğunu da ifade ettiler. Şirketin planları ile ilgili bilgilendirilen kişilere Amazon'un telefonunu Haziran ayının sununa kadar duyurmayı Eylül ayının sonuna kadar ise sevkiyatlara başlamayı amaçladığı bilgisi verildi. Bu da alışveriş sezonunun hemen öncesine denk geliyor.Kaynaklar Amazon'un telefonun gittikçe kalabalıklaşan pazarda sahip olduğu ekran ile farklılığını ortaya koyacağını belirtiyor. Bu ekran ile herhangi bir gözlüğe ihtiyaç duyulmadan üç boyutlu görüntüler izlenebilecek. Aynı kişiler telefonun ön tarafında bulunacak dört kamera ile entegre edilecek retina-izleme teknolojisi veya sensörler ile kullanıcıların hologram benzeri 3-D görüntüler elde edebileceğini ifade ediyorlar. Öte yandan Amazon sözcüsü konuyla ilgili açıklamada bulunmayı reddetti. Böylece Amazon, bir zamanların önde gelen telefon üreticileri BlackBerry ve Motorola gibi şirketlerin dahi düşüşe geçtiği rekabetçi bir pazara girmiş olacak. Araştırma şirketi IDC'ye göre Apple ve Samsung'un tek başlarına dünya genelindeki akıllı telefon pazarının yüzde 49'una hakim oldukları dikkate alındığında bu pazara yeni girecek şirketler için çok az bir alan var. Yeni telefon ile ilgili bu gelişme, Amazon'un köklü bir şekilde tasarım ve donanıma ağırlık vermeye başladığı bir zamana da denk geldi. Geçen hafta şirket Fire TV setüstü cihazını tanıtmış ve müşterilerine ürünlerin barkodlarını okuyabilecek bir okuma kaleminin çok yakın zamanda dağıtılacağını duyurmuştu. Böylece müşteriler bilgisayarlarına girmeden ürünleri yeniden sipariş edebilecek. Şirket ayrıca geçen yıl Kindle Fire cihazının yeni bir versiyonunu da tanıtmıştı. Ancak Amazon donanıma diğer birçok şirketten daha faklı yaklaşıyor. CEO Jeff Bezos yaptığı açıklamada donanımların kendisinden çok müşterilerin bu donanımlar üzerinden Amazon hizmetlerini satın almalarından kar elde etmeyi tercih ettiklerini söylemişti. Akıllı telefonun tasarımı ve fiyatı ise henüz belli değil ancak kaynaklar performans ve diğer endişeler nedeniyle Amazon'un cihazın çıkış planını değiştirebileceğine de dikkat çekiyor. Yine aynı kaynaklar 3-D ekran teknolojisinin kişinin göz hareketleri ve ekranın kullanıcının yüzüne yaklaştırıp yaklaştırılmadığını algılayabileceğini belirtiyor. Böylece kullanıcının yüzüne yaklaştırıldığında telefon otomatik olarak görüntüleri yakınlaştıracak ve kişi telefonu hareket ettirince yazı ve görüntüler ona göre ayarlanacak. Bu teknoloji oyun için ideal olabilir ki Amazon setüstü cihazı da dahil son zamanlarda bu alana da odaklanmış durumda. Kendilerine cihazı kullanmalarına imkan verilen bazı kişiler telefon yazılımının görsel oyunlara göre optimize edildiğini ve derinlik hissi verdiğini belirtiyorlar. Telefonun hangi işletim sistemini ve Amazon'un hangi iletişim operatörü ile birlikte çalışacağı da açıklığa kavuşmuş değil. Kindle Fire tablet ve Fire TV setüstü cihazının her ikisi de Google' ın Android işletim sistemi ile çalışıyor. Ancak Amazon Kindle Fire için kendi uygulama mağazasını kullanırken Google'ın Play Store'una da erişim imkanı vermiyor. AT&T, Kindle tabletlerin ve e-okuyucuların servisini sağlıyor. AT&T sözcüsü de konuyla ilgili açıklama yapmadı. Yine planlar konusunda bilgilendirilen bir kişi Amazon'un tedarikçilerinden birinden bu ayın sonunda ilk etapta 600 bin adet telefon üretmesini istediğini söyledi. Şirket ekran üretimi için de iki şirket ile görüşüyor. Bunlardan biri Apple'ın iPhone 5C ve 5S modellerinin ekranlarını üreten Japon Display şirketi. Japon Display şirketinin sözcüsü de konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti. Konuya yakın iki kaynak ayrıca Amazon'un telefonu tanıtmak için seçmiş olduğu bazı uygulama ve yazılım geliştiricilerini bir otele davet ettiğini, burada telefonun bulunduğu odaların güvenlik görevlilerince korunduğunu ifade ettiler. Tüketiciler akıllı telefonlarını her zaman yanlarında bulundurduklarından Amazon böylece kullanıcıların konumları, indirdikleri uygulamalar gibi bilgilere sahip olabilecek ki bu da sonuç olarak e-book, video indirimleri ve ev eşyaları gibi ürünleri satması için şirkete yeni fırsatlar sunabilecek. WSJ
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Hangi Yüzüklerin Efendisi Karakterisin?
etiket
J. R. R. Tolkien'in başarısı hemen hemen tüm insanlığı kapsayabilen tipleştirmelerinden gelir. Bu karakterlerin zaafları ve güçleri herkes için geçerlidir kuşkusuz. Peki, siz bu karakterlerden hangisisiniz?  Bu testi yapmadan geçemezsin!..
Kız Kardeş Sahibi Olmanın En Güzel 15 Yanı
Bazen can dostunuz olup,bazen saçını başını yolmak isteseniz de kızkardeşinizin n'olursa olsun sizin için orada olacağını biliyorsunuz.İşte kız kardeş sahibi olmak hakkında en favori 13 şey.
Reklam