onedio
Cübbeli Ahmet Hoca Tv Kuruyor
Televizyonunun kuruluşu için Cübbeli Ahmet Hoca'nın sahibi olduğu şirket, Radyo ve Televizyon Kurulu'na (RTÜK) resmen başvurdu. RTÜK kaynakları, Cübbeli Hoca'nın, uydu yayın lisansı için resmi başvurusunu yaptığını, gerekli belgeleri de RTÜK'e ulaştırdığını bildirdiler. RTÜK'ün, Cübbeli Hoca'nın televizyonuna lisans verilmesi konusunda henüz kararını vermediği, belgelerin incelenmekte olduğu ifade edildi. KONUŞMALARINI İNTERNET ÜZERİNDEN CANLI YAYINLIYOR Cübbeli Ahmet Hoca, halen yaptığı konuşmaları internet üzerinden kendi adına açtığı bir siteden, canlı olarak yayınlıyor. RTÜK'ten uydu yayın lisansı alınması halinde, Cübbeli Ahmet Hoca'nın konuşmalarının, bu televizyon üzerinden yayınlanacağı, ayrıca eğitici içerikte yayın yapılacağı belirtiliyor. Zeynep GÜRCANLI- Aysel ALP / Hürriyet
Muhteşem Yüzyıl'da Hürrem Sultan Devri Bitiyor
Muhteşem Yüzyıl'da Hürrem Sultan devri Nisan ayının sonunda yayınlanacak 134. bölüm ile sona erecekTürk televizyonlarının son dönemde en çok izlenen dizi filmi olarak bilinen Muhteşem Yüzyıl'da, Hürrem Sultan devri bitiyor. Dizinin en önemli karakterlerinden 'Hürrem Sultan' bu ay sonu 134. bölümünde hayata veda ediyor. Hürrem Sultan'ın saray bürokrasindeki gücü tartışılmayacak ölçüde büyüktü. Çocuklarından birini tahta geçirmek için hayatını ortaya koyan Hürrem, 134, bölümde vücudunda çıkan çıbana benzer yara yüzünden ölüme hızla yaklaşıyor. Şehzadeler savaşı Dizinin yayınlanan son bölümünde Şehzade Beyazıd ile Şehzade Selim'in birbirlerini öldürmelerine son anda yetişerek mani olan Hürrem Sultan fenalaşarak yere yığılınca hastalığı iyiden iyiye nüksediyor. Hürrem Sultan'ın tedavisiyle ilgilenen Alime Hatun Sümbül Ağa'ya 'Sultanımız amansız bir hastalığa yakalanmış. Bu öyle bir illet ki kurtulanını ne gördüm ne işittim. Çok az vakti kaldı' diyerek acı gerçeği söylüyor. Sümbül Ağa Kanuni'den ne istedi? Durumu öğrenen Sümbül Ağa önce Hürrem Sultan'dan bile gerçeği saklıyor ancak sonunda onu ağlarken yakalayan Hürrem Sultan'a durumunu gözyaşları içinde söylüyor. Ölümün kendisini alt edemeyeceğini düşünen Hürrem Sultan 'Ben defalarca ölümden döndüm bunu atlatacağım' dese de bu sırrın ağırlığı altında ezilen Sümbül Ağa payitahta döndüklerinde Sultan Süleyman'a Hürrem Sultan'ın amansız bir hastalığa yakalandığını söyleyerek derman diliyor. Ölümün kendisini alt edemeyeceğini düşünen Hürrem Sultan 'Ben defalarca ölümden döndüm bunu atlatacağım' desede bu sırrın ağırlığı altında ezilen Sümbül Ağa payitahta döndüklerini de Sultan Süleyman'a Hürrem Sultan'ın amansız bir hastalığa yakalandığını söyleyerek derman diliyor.T24
Petek Dinçöz Ağlayarak Başbakan'dan Yardım İstedi
Ünlü şarkıcı Petek Dinçöz, katıldığı bir TV programında eski eşi Can Tanrıyar ile birlikteliğinden çok konuşulacak olaylar anlattı. Petek Dinçöz, hayatının bilinmeyenlerini Beyaz TV'de yayınlanan Söylemezsem Olmaz programında anlattı. Dinçöz, yaptığı açıklamalarla şaşırttı. Ünlü şarkıcı sık sık da ağladı. Gözyaşlarına hakim olamayan Dinçöz, Başbakan Erdoğan'dan yardım istedi. İşte ilk ve son kez konuşan Petek Dinçöz'ün eski eşi Can Tanrıyar ile ilgili yaptığı o açıklamalar: 'İki yıl boyunca sustum artık konuşacağım. Haluk Şentürk'ü bırakmak zorunda kaldım. Can Tanrıyar'dan hep dayak yedim. Can Tanrıyar'dan hep ayrılmak istedim. Can Tanrıyar'dan kurtulamadım. Şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Hep sustum ama susmakla olmuyor. Aldığım bütün evleri ona verdim. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için hala savaş veriyorum. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için çok avukatla konuştum. Yeni albüm çıkardım, beni hiçbir programa çıkartmadı. Bana ulaşmak isteyenler önce ona ulaşıyordu. Bütün röportajlarımı Can Tanrıyar yazıyordu. Kasetlerle bana şantaj yaptı. O kasetteki ben değilim dedim. 'Bana herkes' inanır dedi. Paramı tutmak istedim ama paramı alıyordu. Menajerimin telefonuna ölüm tehditi mesajları yazdılar. Bana kendi hayal ürünü olan yazılar yazdırdı. Can Tanrıyar bana 'Seni bitireceğim' dedi. Gece kulüplerinde dayak yediğimi şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Annem bu olaylar yüzünden aylarca sinir tedavisi gördü. Dayak yedim, ormanda saklandım. Can Tanrıyar'dan kurtulamıyorum bana yardım edin. Başbakanımıza sesleniyorum. Emine (Erdoğan) Hanım'a sesleniyorum. CAN TANRIYAR'DAN CEVAP GELDİ Söylemezsem Olmaz programına telefonla bağlanan Can Tanrıyar, Petek Dinçöz'ün iddialarına karşılık açıklamalarda bulundu. Tanrıyar, Dinçöz'ün anlattığı her şeyin yalan olduğunu, onu dövmediğini ve Dinçöz'ün kendisinin peşini bırakmadığını söyledi. Programın sunucusu Esin Övet'in sorduğu sorulara tam anlamıyla karşılık vermeyen Tanrıyar akılları karıştırdı.  Türkiye
Reklam
Reklam
Berkin'de de 'Yok' Denilen Kamera Kayıtları Ortaya Çıktı
Polisin attığı gaz fişeğinden sonra 269 gün yaşam mücadelesi verip yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın ölümüne sebep olan olaya ilişkin ilgili aylar önce 'Arşivimizde bulunmamaktadır' denilen kamera görüntüleri ortaya çıktı Daha önce Ali İsmail Korkmaz , Mehmet Ayvalıtaş ve Ethem Sarısülük 'te olduğu gibi Berkin Elvan soruşturmasında da polisin ısrarla 'Yok' dediği kamera kayıtları bulundu. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, İstanbul’daki Gezi Parkı eylemleri sırasında başından gaz fişeğiyle vurulan ve 269 gün sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan’la ilgili soruşturma kapsamında sorulan ve aylar önce “Arşivimizde bulunmamaktadır” denilen kamera görüntüleri gün yüzüne çıktı. O gün Okmeydanı’nda görev yapan bir TOMA’ya ait kamera kaydı dosyaya girdi. Bu görüntülerin, Elvan’ın vurulmasından yaklaşık altı saat sonrasına ait görüntüleri içerdiği kaydedildi. Şimdi avukatlar görüntülerin güncel saatini belirlemek ve şüpheli polisleri saptayabilmek için çabalıyor. Berkin Elvan, 16 Haziran 2013’te Okmeydanı’na yönelik polis müdahalesi sırasında, iddiaya göre, ekmek almak için indiği sokakta, saat 07.00 sularında polisin attığı biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi sonucu ağır yaralanmıştı. Elvan, 269 günlük yaşam mücadelesinin sonunda, 10 Mart 2014’te hayatını kaybetti. Avukat Evrim Deniz Karatana, 25 Haziran’da savcılıktan, Elvan’ın vurulduğu Eren Sokak’ın MOBESE kamerası kayıtlarının getirilmesini istedi. İlk yanıt, Şişli Emniyet Müdürlüğü’nden 29 Temmuz’da geldi ve ‘sokakta MOBESE kamerasının bulunmadığı’ bildirildi. Emniyet ayrıca, 21 Eylül ’de, ‘görevlilerce kontrol edildiğinde başka bir kamera kaydının olmadığını’ ileri sürdü. Karatana, en son 1 Kasım’da, ‘Okmeydanı ve civarında polisin çektiği görüntülerin getirilmesini’ istedi. Emniyet, 20 Aralık’ta ‘görüntülerin şube kayıtlarında mevcut olmadığını’ söyledi. Beş saat sonrayı gösteriyor Umut kesilmişti ki, 20 Mart 2014’te bir tanığın, “TOMA’nın yanından gaz attılar” diye ifade vermesi üzerine Karatana, bölgedeki TOMA’ların kemara görüntülerinin alınmasını istedi. Emniyet’ten 7 Nisan’da gönderilen yanıtta, bölgede 63537 numaralı TOMA ve 63502 numaralı bir panzerin görev yaptığı, sadece TOMA’da kamera sistemi ve görüntüsünün bulunduğu belirtildi. TOMA’daki kameranın elektrik tesisatına bağlı olduğu, kontak kapatıldığında güncel tarih ve saat kaydı tutulamadığı için, görüntülerde 27 Mayıs 2013 tarihinin yazılı olduğu, fakat aslında Elvan’ın vurulduğu 16 Haziran’a ait olduğu belirtildi. Elvan’ın vurulmasından yaklaşık altı saat sonraya ait görüntüleri içeren bu kayıtta, yazıya göre şu görüntüler var: “Saat 12.50.18’de Okmeydanı ve ara sokaklarında görev yapan TOMA’nın yollarda ateşe verilen barikatları söndürmek için farklı zamanlarda su sıktığı, zaman zaman ara sokaklardan çıkan göstericilere sulu müdahalede bulunduğu, saat 19.22.46 sıralarında panzerle P. Market önünde bekleme görevini ifa ettiği ancak herhangi bir müdahalede bulunmadığı...” Karatana kaydın tarih-saat bilgilerinin yanlış olduğunu belirterek “Görüntülerin gerçekte saat kaçta çekilmiş olabileceğini belirleyebilmek için gölge boyları, güneşin geldiği yön gibi verilerle saati tespit etmeye çalışıyoruz” dedi. Özellikle, kayıtlarda görünen amirler ve gazcı polislerin teşhisine elverişli fotoğraflar çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Karatana, “Elimizde olay saatinde çekilmiş bir fotoğraf vardı. Şimdi o fotoğraftaki polislerle bu görüntülerdekilerin karşılaştırılmasını talep edeceğiz. Görüntüler olay anına ilişkin olmasa dahi failin bulunması açısından ciddi önem taşıyor” dedi. Karatana, “Defalarca Emniyet’e yazılar yazılıp görüntülerin gönderilmesi istendi ancak her seferinde görüntü bulunmadığı yönünde cevap verildi. Hem ısrarımız hem halkın Berkin’i sahiplenmesi, soruşturmada ilerlememizi sağladı” diye konuştu. Görüntüler, inceleme için savcılık tarafından bilirkişilere gönderildi. Polis şüpheliyse görüntü kayıp Eskişehir’de, 2 Haziran 2013’te Gezi Parkı gösterilerine katılan 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, polis ve fırıncılar tarafından dövülerek öldürülmüştü. Korkmaz’ın faillerinden biri olan fırıncı İsmail Koyuncu’nun dayak anına ait kamera kayıtlarını sildiği anlaşılmıştı. Sokaktaki bir otele ait kameranın da polislerce kapatıldığı ve kayıtta 20 dakikalık kayıp meydana geldiği belirlenmişti. İstanbul’da, 3 Haziran 2013’te Gezi Parkı’na destek için E-5 otoyolunu trafiğe kapatmak isteyen 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş araç çarpması sonunda hayatını kaybetmişti. Kazadan bir gün sonra polisler, “Olay yerine ait MOBESE kaydı yoktur” diye tutanak tutmuştu. Fakata daha sonra kaza noktasına bakan MOBESE kamerasının olduğu anlaşılmıştı. Ankara ’da Gezi Parkı eylemleri sırasında Ethem Sarısülük’ün polis kurşunuyla vurulduğu Kızılay’da, 16 Haziran’da yapılmak istenen cenaze törenine polis müdahale etmiş, 18 yaşındaki Dilan Dursun adlı üniversiteli başına isabet eden gaz kapsülüyle ağır yaralanmıştı. Polis, Dursun’un mağduru olduğu soruşturma dosyasında, vurulduğu ana ait görüntüleri göndermemişti. Bu görüntüler, Dursun’un da sanıkları arasında olduğu dava dosyasında ortaya çıkmıştı. Hatay’da, ODTÜ eylemlerine destek için 9 Eylül 2013’te sokağa çıkan 22 yaşındaki Ahmet Atakan, çatıdan düşerek ölmüştü. Ahmet Atakan’ın ölümünden saatler sonra polis, gencin düştüğünü kanıtlayabilmek için hem cep telefonuyla çekilmiş hem de bir panzere ait kamera kayıtlarını basınla paylaşmıştı.T24
Japonya’dan Uyarı: "Sattığımız İçin Utanıyoruz, Nükleer Enerji Felaketiniz Olur"
Türkçe bir video hazırlayan Japon vatandaşları Fukuşima’da yaşanan nükleer felaketi hatırlatan bir video hazırlayarak Japon Başbakan’ın Türkiye’ye nükleer santral satmasından dolayı utanç duyduklarını dile getirdiler. Japonların hazırladığı videoda Fukuşima nükleer felaketini yaşayanlar Türkiye’de kurulması planlanan nükleer santralin bir başka felaket olacağı konusunda Türkiye’yi uyarıyor.  (Kaynak: Telegrafhane.org)
Reklam
İşte Dünyanın İlk 'Akıllı Yol'u...
Hollanda dünyanın ilk 'akıllı yol' projesini hayata geçirdi. Daily Telegraph’ın haberine göre, trafik kazalarının azaltılması ve enerji tasarrufu sağlanması amaçlanan uygulamaya göre, özel bir boyayla boyanan yol şeritlerinin gündüz depoladıkları ışık, gece 8 saate kadar yolu aydınlatabiliyor. Işığı karanlıkta yansıtarak parlatan şerit ve yol çizgileri, gece yolculuk yapanların sürüşlerini kolaylaştırıyor.Bu ay sonunda açılışı yapılacak olan yol havanın yağışlı olduğu zamanlarda da otomatik olarak kar veya yağmur işaretleri vererek sürücüleri uyarıyor. CNN TÜRK
Galatasaray, Bursa Maçına Giden 3 ‘Vefakar’ Taraftarını Arıyor
Galatasaray Kulübü, Bursaspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçında Bursaspor’un belirlediği 800 TL’lik bilet ücretini ödeyip “deplasman tribünü”nde yerini alan 3 taraftarını onurlandırmak istiyor.Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklama şöyle: “Galatasaray Spor Kulübü, Bursaspor ile oynadığımız Türkiye Kupası yarı final karşılaşmasında, her türlü güçlüğü aşarak “deplasman tribünü”nde yerini alan 3 taraftarını onurlandırmak istiyor. Her golden sonra futbolcularımızın önlerine giderek selamladığı 3 vefakar taraftarımızın, elbette ellerindeki maça ait bilet koçanını ibraz ederek, sosyal medya hesaplarımıza başvurmalarını bekliyoruz.” Bursaspor maç için bilet fiyatlarını “saha kapatmaları” sonucu gelir kaybı nedeniyle yüksek tuttuğunu açıklamış, ancak kapalı tribün gibi tribünlerin fiyatları 50-300 TL arasında değişirken kale arkası ve misafir tribün fiyatını 800 TL olarak belirlemişti. Bursaspor’un kale arkası tribününü futbol okulundan gençler doldururken misafir tribün için sadece 3 kişi bilet almıştı. (ZETE)
Reklam
Bir Pilotun Objektifinden 10 Nefes Kesen Manzara
Bir uçakta cam kenarında oturmanın en güzel yanı manzaradır. Fotoğrafçı ve lisanslı pilot Alex MacLean küçük Cessna 182'sinin kokpitinden yıllarca fotoğraflar çekti. İşte bu nefes kesen görüntüler.İyi eğlenceler dileriz...
Jasper ve Köpeği Zoey'in Aşırı Sevimli Portreleri
Grace Chon hayvanlar alanında uzmanlaşmış bir doğa fotoğrafçısı ve bu fotoğraf serisindeki modelleri ise oğlu Jasper ve köpekleri Zoey. Fotoğraf çekimleri için bebeğini ve 7 yaşındaki köpeğini kılıktan kılığa sokan Chon sonuç olarak aşırı sevimli bir çalışmaya imza atmış. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Annesi Bir Aslan Tarafından Öldürülen Yavru Babunun İnanılmaz Kurtuluş Hikayesi
Fotoğrafçı Evan Schiller ve eşi Lisa Holzwarth hayatlarının büyük bir bölümünü hayvanlara adamışlar. Dünyanın birçok yerinde gerek fotoğrafçılık yaparak gerek de makaleler yazarak büyük kedileri korumayı amaçlamışlar.Botsvana'nın kuzeyinde Selinda bölgesinde fotoğraf çekerken bir grup babun çalıların arasından çıkarak açık alana doğru ilerlemeye başladı ve iki dişi aslan yakınlardaydı. Sonrasındaki olaylar serisi ise gerçekten mucizevi...
İstanbul'un Çarpık Mimarisini Anlatan Ödüllü Kısa Film
Çocukluğumuzda oynadığımız alanların yerini gökdelenlerin alması sonucu ortaya çıkan ve değişen yaşam biçimini konu edinen, İstanbul 48 Saat Film Projesinde, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi sinematografi ödüllerini alan Delik/The Hole filmi. (Küfür İçerir)
Reklam