Bruce Lee Yeniden Hayat Buluyor
'Kader Ajanları' filmiyle yönetmenliğe iddialı bir geçiş yapan ve adı belli başlı projelerde anılmasına rağmen son olarak senaryosuna Mark Heyman'ın imza attığı XOXO filmiyle yeniden yönetmen koltuğuna oturmayı planlayan George Nolfi, Bruce Lee'nin hayatını perdeye aktarmaya hazırlanıyor! Lee'nin gençlik dönemine ağırlıkAğrılıklı olarak Bruce Lee'nin gençlik dönemlerine yönelecek olan film; Lee'nin 1965 yılında Çin'in en büyük dövüş sanatları ustası olan Wong Jack Man'le yaptığı efsane dövüşün ardından yaşadığı yükselişin sonrasında odaklanacak! Daha önce Jason Scott Lee tarafından ete kemiğe büründürülen Bruce Lee'nin hayat hikâyesi 'Dragon: The Bruce Lee' filmine de konu olmuştu. Yeni filmde efsane dövüş sanatları ustasını kimin canlandıracağı ise şimdiden merak konusu oldu.Haber Türk
Burdur'da 5 Milyon Yıllık Fosiller Sergilenecek
Kemer ilçesine bağlı Elmacık köyünde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen fosiller, Burdur Doğa Tarihi Müzesi'nde ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. Kemer ilçesine bağlı Elmacık köyünde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen fosiller, Doğa Tarihi Müzesi'nde ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. Burdur kent merkezinde bulunan 19'uncu yüzyıla ait Kavaklı-Rum Kilisesi'nin Doğa Tarihi Müzesi'ne dönüştürülmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2011 yılında restorasyon çalışması başlatıldı. Yaklaşık 2 ay sonra tamamlanması planlanan çalışmalar sonunda açılacak müzede, Elmacık köyünde 2006-2009 yıllarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 5 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen 'Karasal memeli hayvanlara ait fosiller' de sergilenecek. 3 metre 30 santim uzunluğundaki dişler İl Kültür Turizm Müdürü Mehmet Tanır, çalışmaların sürdüğü müzede gazetecilere yaptığı açıklamada, Elmacık'ta gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan fosillerin Burdur için büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Tanır, şöyle konuştu: 'Kazılarda 5-10 milyon yaşında olduğu tahmin edilen mastodonlara ait fosiller bulunmuştu. Bu canlılara ait 3 metre 30 santim uzunluğunda savunma dişleri ortaya çıkarılmıştı. Burada bulunan fosiller müzemizde sergilenecek. Ayrıca Çin'de hazırlanan mastodon prototipi, hayvan fosilleri, balık, kuş ve bitkilerle ilgili sergilemeler, jeolojiyle ilgili bilgiler yer alacak. Çocuklar için doğa tarihiyle ilgili bölüm olacak. Müzemizin en önemli özelliği mastodonların savunma dişlerinin de burada sergilenecek olmasıdır. Fillerin atası olan mastodonların canlandırıldığı animasyon da 2 ay içinde tamamlanarak müzemizdeki yerini alacak.' Bu arada Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölüm'ünde bulunan fosillerin müzeye konulması çalışmaları da başladı. Burdur Müzesi Müdürlüğü denetiminde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Berna Alpagut'un bilimsel danışmanlığında ve Yrd. Doç. Dr. Nurfettin Kahraman'ın alan sorumluluğunda 2006-2009 yıllarında Kemer ilçesinin Elmacık köyünde kazı çalışması yapılmıştı. Kazılarda, büyük çoğunluğu filgillere ait olmak üzere gergedangiller, atgiller, otçullar ve kimi kuş türlerine ait kalıntılar ile yumuşakçalara ait bol miktarda kavkı (Yumuşakçaların sert kabuğu) bulunmuştu. Gökmen Yüce / AA
iOS 8 ile Gelen Yenilikler: Silinen Fotoğrafı Geri Getirme
Apple geçtiğimiz gün yeni nesil işletim sistemi iOS 8'i tanıttı ve bizde yeni nesil işletim sisteminin teknik detaylarını buradaki yazımızdan sizlerle paylaştık. iOS 8'in görsel anlamda iOS 7'den farklı olduğunu söylemek imkansız olsa da özellikle bildirim çubuğu ve ana ekrana widget eklenebilmesi ile iOS platformunun şimdiye kadar yaptığı en büyük değişimi gözler önüne sergilediğini görmekteyiz. iOS 8 ile birlikte Apple kullanıcılarının daha fazla bulut depolama alanı kullanmalarını sağlamaya çalışıyor. Bulut servislerinde şimdiye kadar görülmemiş indirimlere de imza atan Apple kullanıcılarına 5GB'a kadar ücretsiz alan verirken 20GB için 0,99$, 200GB depolama alanı içinse 3,99$ aylık ödeme istiyor. Bulut servislerinin tüm nimetlerinden yararlananmak isteyen Apple çekilen resimlerin bulut servisleri üzerinden yedeklenmesini de sağlıyor. Bir fotoğrafı yanlışlıkla silseniz bile bu fotoğraf hemen silinmiyor ve 'yeni silinen resimler' klasörüne düşüyor. Daha sonra bu klasörden silinen fotoğrafı geri alabiliyorsunuz. teknolojioku
Korku Severlerin Mutlaka Takip Etmesi Gereken 7 Dizi
Masters of Horror, korku dizileri arasında içeriğini geniş ve özgün bir kitleye yaymış, kendine has stili ile en iyi dizi listelerinde yer almayı başarmıştır. Her bölümünü farklı yönetmenlerin yönettiği, her bölümde farklı oyuncuların oynadığı eşsiz bir dizi diyebiliriz. Amerikan korku filmleri seyrinde, çeşnisi bol olan bölümler izleyiciye her korkuyu tattırarak tatminkarlık sağlıyor. Zamanın tabu konuları arasına giren ölülerle seksten tutun insan etiyle beslenmeye kadar tüm pislikleri görebileceğinizden dolayı sizleri, otobüslerde kapı üstlerinde “basamakta durmayın, otomatik kapı çarpar” yazan küçük stickerın yansıttığı önemli bilgi seviyesinde uyarmak isteriz. Ayrıca her yemek yapana “usta” denmeyeceği gibi, diziyi çeken her yönetmene de “master” dememiz imkansız tabii. Malesef dondurmalı patates kızartması kadar hoş ve boş bölümleri de yok değil.
Reklam
Irina Shayk Antalya'da
Bu yıl 18'incisi düzenlenecek Dosso Dossi Fashion Show'da kendisini için özel hazırlanan 'Sonbahar' temalı podyuma çıkacak dünyaca ünlü top model Irina Shayk, Antalya'ya geldi.Moskova'dan İstanbul aktarmalı Antalya Havalimanı'na gelen Shayk, CIP kapısında Dosso Dossi yönetimi tarafından karşılandı. Shayk, kendisi için hazırlanan çiçeğin otel odasına getirilmesini istedi, basın mensuplarının röportaj teklifini geri çevirdi. Yorgun olduğu gözlenen Shayk'in siyah derin yırtmaçlı elbise giydiği, büyük çerçeveli güneş gözlüğü taktığı görüldü. Gazetecilere açıklama yapmayan Shayk, ardından konaklayacağı Kundu Turizm Bölgesi'ndeki Rixos Lares Otel'e geçti. Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu üyeleri, kalacağı otele kadar Irina Shayk'a eşlik etti. ÜNLÜ MANKEN İÇİN MODA DEĞİRMENİ KONSEPTLİ PODYUM TASARIMI Irina Shayk için fuarın düzenleneceği Antalya Expo Center'da özel podyum hazırlandı. 'Moda değirmeni' adı verilen 'Sonbahar' temalı podyumda, dökülmüş yapraklar, su değirmeni ve çiftlik eviyle kabakların konulduğu at arabası yer alıyor. Çeşitli firmaların sonbahar-kış kreasyonlarının yer alacağı defilede Shayk, 6 Haziran günü 3 ayrı kıyafetle podyuma çıkacak. Shayk podyumda yürürken Roberto Bravo tarafından kendisine özel hazırlanan değerli taşlarla süslü kolyeyi takacak. Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Erarslan, Shayk için özel hazırlanan podyumda gazetecilere yaptığı açıklamada, Adriana Lima, Anna Chapman ve Miranda Kerr gibi dünyaca ünlü yıldızların ardından Irina Shayk'ı da Antalya'ya getirerek, kenti bir mode şehri yapmayı amaçladıklarını söyledi. Erarslan, şovda aralarında Irak'ın da bulunduğu 30 ülkeden katılımcının yer alacağını kaydetti.DHA
Rowling'in Yeni Kitabından Ayrıntılar
“Harry Potter” serisinin yazarı J.K. Rowling’in yeni kitabı “The Silkworm”daki karakterlerden biri, itibarını kaybetmiş bir gazeteci olacak J.K. Rowling, “Robert Galbraith” takma adıyla yazdığı ikinci romanında, özel dedektif Cormoran Strike’ın maceralarını anlatmaya devam ediyor. Kitap, Strike'ın bir Lordlar Kamarası üyesi ile sekreteri arasındaki ilişkiyi ispatlayan belgeleri bir gazeteciye göndermesiyle başlıyor. Yazar yeni romanında ayrıca yasadışı telefon dinlemelerine de gönderme yapıyor. Rowling, üç sene önce, News of the World gazetesinin aralarında sanatçıların da bulunduğu birçok ismin telefonlarını gizlice dinlediğinin ortaya çıkmasından sonra başlatılan Leveson soruşturmasında tanık olarak yer almıştı. Basının kendisiyle iletişim kurabilmek için kızının okul çantasına not bırakacak kadar ileri gittiğini belirten yazar, özel hayatının içine bu kadar girilmesinden rahatsız olduğunu söylemişti. Yazarın son romanını “Robert Galbraith” takma adıyla yazmasının bir sebebinin de bu olduğu tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl, “Guguk Kuşu’nun Çağrısı”nı J.K. Rowling’in yazdığı ortaya çıkmış ve kitabın satışları bir anda yükselmişti. Rowling, gerçek kimliği ortaya çıkmasına rağmen suç-gerilim türündeki “The Silkworm”u da “Robert Galbraith” adıyla yayımlayacak. Kitabın 19 Haziran’da piyasaya çıkması bekleniyor.Milliyet Sanat
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah degrileri bu hafta, kamuoyundan 'kırmızı fularlı kız' olarak bilinen Ayşe Deniz Karacagil hakkında 98 yıla kadar hapis istemini, Gezi'nin yıldönümü'nde basına yansıyan sırt çantalı ve coplu güven timlerini ve 15 dakikada İstanbul'u vuran seli kapağa taşıdı...
Nükleer Santral Akdeniz Fokunu Koruyacakmış...
Akkuyu'da kurulacak nükleer santralle ilgili bianet'in ulaştığı yeni ÇED'e eklenen rapora göre, deniz suyundaki sıcaklığın canlılar üzerinde ciddi bir etkisi olmayacak, üstelik Akdeniz fokları ve balıklar korunacakmış. Mersin Akkuyu'da kurulmak istenen nükleer santralle ilgili Akkuyu NGS firması ikinci bir ÇED raporu hazırladı. bianet'in ulaştığı yeni ÇED'e eklenen rapora göre, deniz suyundaki sıcaklığın canlılar üzerinde ciddi bir etkisi olmayacak, üstelik nesli tehlike altındaki Akdeniz fokları ve balıklar korunacakmış. Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mustafa Kalay, santralin canlıları olumsuz etkilememesinin üstelik korumasının mümkün olmadığını belirterek 'ciddiye alınır bir rapor değil' diyor.   Akkuyu NGS'nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduğu Akkuyu’da kurulması planlanan Türkiye’nin ilk nükleer santralinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu eksikliklerinin tamamlanması üzerine firmaya geri gönderilmişti. 7 Nisan'da Bakanlığa yeni bir ÇED sunan firmanın raporda ne gibi değişiklikler yaptığı merak konusuydu.Simülasyon yapıldı bianet'in ulaştığı, ÇED raporuna eklenen iki rapora göre firma deniz suyundaki sıcaklık artışını ve artışın canlı yaşamına etkilerini araştırarak santrale onay veriyor. Ocak 2014 tarihli Yrd. Doç. Dr. Nihal Yılmaz ve Prof. Dr. Lale Balas'ın hazırladığı 68 sayfalık 'Akkuyu Nükleer Güç Santrali Soğutma Suyu Modellemesi' raporuna göre üç boyutlu hidrodinamik taşınım modeli ile suyun sıcalık dağılımının simülasyonu yapıldı. Buna göre, 'esen rüzgarların etkisiyle uzak alan seyrelmesi sonucu su yüzeyinde, en kötü durum senaryosunda, deşarj noktasının yaklaşık 1000 m ilerisinden sonra sıcaklık artışı + 0.1 C'nin altına düşecek' deniyor. Bunun anlamı santralden çıkan sıcak su 1000 metre ileride normal sıcaklığa dönecek.'Kamplumbağa yavrulamıyor zaten' Mart 2014 tarihli 21 sayfalık Prof. Tuncer Kurtağan imzalı rapor ise bu sıcaklık artışının deniz canlıların yaşamına etkisini inceliyor. Kuratağan raporda, su sıcaklığındaki azami 1 derecelik artışın planktonlardan balık ve memelilere kadar besin zincirinin her seviyesindeki canlılar üzerinde ciddi bir etki yaratmasının beklenmediğini söylüyor. Ayrıca tehlike altındaki ve dünyada sadece 600 tane kalan Akdeniz fokunun da bundan etkilenmeyeceğini, deniz kaplumbağalarının ise zaten kıyıda yavrulamadığını ekliyor. Üstelik santral ile kıyının balıkçılığa kapatılmasının ilk başta olumsuz gibi görülse de aslında balıkların ve fokların gelişimine katkı sunacağı belirtiliyor.'Balık faunasını koruyacak' 'Deşarj noktaları ile Beşparmak adasının doğu yakası arasındaki mesafenin 1 km den fazla olması nedeniyle, oluşacak sıcaklık artışının Modelleme Raporu'nda da gösterildiği gibi, fokların yaşam ve üreme alanı olan bu adayı ve foklar ile diğer canlıların yaşamsal faaliyetlerini etkilemesi beklenmemektedir. 'Bu uygulama zaman içerisinde yörede yaşayan deniz balıkları için bir sığınma ve koruma bölgesi yaratacağı için, bölgenin balık faunasının korunması açısından önemli bir kazanım sağlayacaktır. Bu uygulamanın olumlu bir sonucu da, ana besin kaynağı balıklar olan Akdeniz foku için de uygun beslenme alanlarının yaratılmış olması olacaktır.'Kalay: Ismarlama rapor Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mustafa Kalay, santral nedeniyle deniz canlılarının doğrudan ve dolaylı olarak etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek raporun 'ısmarlama' olarak yaptırıldığını söyledi. 'Yazan akademisyen şirketin ısmarlaması sonucu müneccimlik yapmış. Doğadaki fiziksel bir parametreyi değiştiriyorsunuz bunun doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerinin olmaması imkansız. 'Birkaç derecelik ısı değişiminden bahsediliyor. Bu kıyıda binlerce omurgasız tür var. Bunların larva, embriyo ve erişkinlik dönemlerinin bu sıcaklıktan etkilenmemesi mümkün değil. Bunun canlının gelişimini, yaşamda kalmasını ne düzeyde olacağını şu anda hiç kimse kesin olarak öngöremez. 'Santralin Akdeniz fokunun faydası olacağını söylemek ise ciddiye alınır gibi değil. Deniz kamplumbağaları deniz kıyısına o bölgede çıkmıyor. Ancak bu oralarda beslenmedikleri ve gezmedikleri anlamına da gelmiyor.'Mersin üniversitesi de uyarmıştı Mersin Üniversitesi Biyoloji Bölümü de bir önceki ÇED'e karşı hazırladığı itiraz yazısında nükleer santralin soğutma için kullanıp geri bırakacağı deniz suyundaki sıcaklık artışına değinerek 'Su sıcaklığındaki 1-2 derecelik değişim kaplumbağalar ile Akdeniz fokunun neslini tehlikeye atacaktır' demişti. Nilay Vardar | Bianet
Reklam
Van Gogh'un Kulağı Geri Döndü
Ünlü ressam Van Gogh’un 1888’de kestiği kulağı, 3 boyutlu yazıcı teknolojisiyle geri döndü. Ressamın kulağının kopyası, akrabasından alınan DNA ile yeniden yapıldı. Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh'un kulağı, akrabalarından alınan DNA ile laboratuvar ortamında kopyalanarak Almanya'daki bir müzede sergilenmeye başladı. Ünlü ressamın kardeşi Theo’nun torununun torunundan doku alan sanatçı Diemut Strebe, üç boyutlu yazıcı kullanarak Van Gogh'un kulağının bir kopyasını yaptı. Strebe, dokuların Boston'daki Brigham Hastanesi'nde genetik mühendisleri tarafından kıkırdağa çevrildiğini ve bilgisayar görüntüleme tekniği kullanılarak Van Gogh'un kulağına benzetildiğini söyledi. “Bilimi bir tür fırça gibi kullanıyorum, tıpkı Vincent'in resim yaptığı gibi” diyen Strebe, ressamın kullandığı zarfta bulunan DNA örneğinin bir başkasına ait olduğu ortaya çıkınca dokuyu akrabasından almak zorunda kaldığını belirtti. Besleyici bir solüsyonun içinde 'canlı tutulan' kulak, Karlsruhe kentindeki Sanat ve Medya Merkezi'nde 6 Temmuz'a kadar sergilenecek. Ziyaretçiler, 'Van Gogh'un kulağına' konuşabilecek. Bir bilgisayar, ziyaretçilerin sesini işledikten sonra sinir uyarılarına dönüştürecek ve hafif bir ses çıkaracak. Strebe, eserini gelecek yıl da New York'ta sergilemeyi planlıyor. Resim dünyasının en gizemli sanatçılarından biri olan Van Gogh'un 1888'de arkadaşı ünlü ressam Paul Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağının bir kısmını kestiği sanılıyor. Van Gogh, 27 Temmuz 1890'da bir tarlanın ortasında kendisini tabancayla vurmuş, iki gün sonra tüm kariyeri boyunca kendisine maddi destek sağlayan kardeşi Theo'nun kollarında ölmüştü. Kaynak: AA
Aslında Hangi Mesleği Yapmalısınız?
etiket
Şu an hangi işi yapıyorsanız bırakın ve ileri psikoloji ve davranış bilimleri kullanarak hazırladığımız testimizin sizin için uygun gördüğü mesleği icra etmenin yollarını arayın. Bırakın kariyerinizi biz yönetelim.
Reklam
Nişantaşı Atiye Sokak'ta Bir Cübbeli
İsmailağa Cemaati'nin internet üzerinden yayın yapan kanalı Ehlisünnet TV'nin Facebook adresinde yayınlanan bir video dikkat çekti. “Ya Rabbî, onlar bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı”, 'Nişantaşı'nda Aslından Koparılan Gençlik', 'Rabbim Hidayet et Genç Kardeşlerimiz' ifadeleriyle paylaşılan videoda programın sunucusu Nişantaşı- Atiye Sokak'ta dolaşıyor. Ve oradaki vatandaşlar için 'Neneleri burun deliklerini göstermekten utanırken bunlar göbek deliklerini gösteriyorlar. Bunların dedeleri camiye koşarken bunlar serserilik peşinde koşuyor'diyor.
Reklam
Pentagon'un Zombi Raporu!
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un zombilere karşı yazılı bir savunma planı olduğunu biliyor musunuz? Zombi istilasına karşı önlem almanın sadece filmlerde yaşandığını mı sanıyorsunuz? Pentagon'un CONOP 8888 adını verdiği zombilerle mücadele belgesi internete sızdırıldı ve bu resmi belge, oyun senaryolarına oldukça benziyor. 'Sızdırılan doküman eğitim amaçlı orduda kullanılıyor, dokümanların amacı öğrencilere ordudaki basit terimleri ve kurgusal eğitim senaryosunu öğretmek' diyor Donanma Kaptanı Pamela Kunze. Amerika Birleşik Devletleri Stratejik Komutanlığı'ndan bir sözcü ise, CNN'e yaptığı açıklamada, ' Bu belge Amerika Birleşik Devletleri Stratejik Komutanlığı'nın bir planı değil ' diyerek her şeyin bir eğitim senaryosu olduğunu, gerçekte zombilere karşı bir önlem almadıklarını kanıtlamaya çalışıyor.. CONOP 8888 adlı belgede Vejetaryen Zombiler, Tavuk Zombiler, Uzaylı Zombiler, Bulaştırıcı Zombiler, Radyasyona Duyarsız Zombiler, Kötü Büyücü Zombiler ve Silahlı Zombiler gibi çeşit çeşit zombi türünden bahsediliyor. Belgeye bakacak olursak Tavuk Zombiler hakkında şu bilgi şaşırtıcı. ' Tavuk Zombiler, doğruluğu kanıtlanmış tek tür olarak karşımıza çıkıyor. Tavuk Zombilerin genellikle California'da bulunduğu biliniyor.' Planda, zombilerle mücadelede en önemli noktanın kafalarına doğru nişan almak olduğundan ve kurşun zombilerin beyinlerine isabet ederse etkisiz hale geleceklerinden bahsedilmiş. Plana göre öngörülen en kötü senaryo ise, zombilerin insanların tümünü etkileyip dünyayı zombilerin yurdu haline getirmeleri. Ciddi de olsa, eğitim amaçlı da olsa, dünya üzerinde birilerinin zombilere karşı önlem almaya çalıştığını görmek şaşırtıcı...Chiponline
Sperm Şeklinde Robotlar Nanoteknolojide Kullanılabilir
Bilim insanları mıknatısla kontrol edebildikleri sperm şeklinde robotlar üretmeyi başardı. Basit bir tasarıma sahip olan robotların baş kısmı metalle kaplı ve esnek gövdeleri insan spermlerinden altı kat daha uzun. Buzdolabı magnetlerinin yarattığı manyetik alandan daha güçlü olmayan bir manyetik gücün kullanılmasıyla robot ileri doğru 'yüzebiliyor' ve sabit bir noktaya doğru yönlendirilebiliyor. Applied Physics Letters isimli fizik dergisinde yayınlanan bulgulara göre bilim insanları robotun tıpta ve üretimde kullanılabileceğini söylüyor. Hollanda'daki Twente Üniversitesi'nden robotik mühendisi Dr Sarthak Misra BBC'ye yaptığı açıklamada, 'Biyolojik yapıdan esinlenerek sperm hücresine benzeyen ama tamamen laboratuvarda üretilen bir mikro-robot inşa ettik' dedi. Spermler bazı bakteriler gibi kırbaca benzer bir 'flagellum' kullanarak sıvı içerisinde ileri doğru hareket edebiliyor. Bu yeni alet güçlü ancak esnek bir polimerden yapıldı. Baş kısmına konulan metal tabakayı yerleştirmek için de elektron demeti ile buharlaştırma yöntemi kullanıldı. Alet elektromıknatıs halkalarının oluşturduğu hareketli bir alana konduğunda metal kısmı farklı yönlere doğru hareket etmeye zorlandı. Robot büyüklüklerine kıyasla biyolojik benzerine göre oldukça yavaş hareket ediyor. Saniyede gövde uzunluğunun 0.5'i kadar kıvranabiliyor, insan spermi ise aynı süre içerisinde gövde uzunluğunun birkaç katı kadar mesafe alabiliyor. Önemli olan ise Dr. Misra ve ekibinin robotu bir miktar kesinlik içerebilecek şekilde hareket ettirmeyi başarmaları. Manyetik alandaki değişiklikleri bir bilgisayar yardımı ile ayarlayarak bu küçük robotu sabit bir noktaya doğru hareket ettirebilmişler. Bunun anlamı bu küçük robotların nano-üretimde ya da tıbbi amaçlarla gerekli maddelerin istenildiği gibi konumlanmasında kullanılmaya elverişli olmaları. Dr. Misra'ya göre bu da, hedefe ilaç ulaştırmaktan tüpte döllenmeye kadar birçok uygulamanın önünü açıyor. Bu uygulamaların hayata geçebilmesi için araştırmacıların yeni tekniği daha karmaşık ortamlarda test etmeleri gerek. Araştırmacılar bu deneyler konusunda ilerleme kaydederken, 'manyetik spermlerini' ise daha da küçültüp daha hızlı hale getirmeye çalışıyor. Avustralya'nın Sydney kentindeki Victor Chang Kardiyak Araştırma Enstitüsü'nde moleküler motorlar üzerinde çalışan Dr. Matthew Baker BBC'ye çalışmanın 'harika' olduğunu ancak bu küçük makinelerin insanların kafalarında canlandırdığı anlamda robotlar olmadıklarını söyledi. Baker, 'Bunlar sadece birer küçük metal parçaları. Esas işi yapan içinde hareket ettikleri alan. İşin akıllıca kısmı salınabilen, küçük, ayarlanabilir manyetik alan' dedi. Araştırmacı ekipten Dr. İslam Halil'e göre de hareketi sağlayan gücün ve navigasyonun dışarıdan sağlanması aletin bu kadar küçük olabilmesini sağlıyor. Halil, 'Teknoloji geliştikçe ve birçok ürün daha da küçük hale geldikçe nesneleri nano ve mikro ölçeklerde bir araya getirmek giderek zorlaşıyor' dedi ve ekledi: 'Küçük robotlar, manyetik sperm hareketlerini kontrol amacı ile dışsal bir manyetik alan üzerinden nesneleri bu ölçeklerde kontrol etmek ve bir araya getirmek için kullanılabilir.'BBC Türkçe
Reklam