Dijital Zaman Makinesi Yourbot, Mesajlarınızı 200 Yıl Sonrasına Taşıyor
İnternet teknolojileri geleceğe bir mesaj bırakma kaygısında olan insanoğluna sürekli yeni fırsatlar sunuyor. Bunlardan biri de hatıralarınızı özel bir şekilde saklayan ve gelecek nesillere aktaracak olan Yourbot .Botego‘nun kurucusu ‘nın liderliğinde geliştirilen ve Kickstarter’da destek arayan Yourbot, hayattan ne anladığınızı kaydeden ve geleceğe taşıyan bulut tabanlı bir yazılım ve donanım çözümü. Princeton Üniversitesi’nce akademisyenlerince hazırlanan sorulara cevap veriyorsunuz ve Youbout cevaplarınızı 200 yıla kadar saklı tutuyor.Kendi çapında bir zaman makinesi olan Yourbot’un sorularına webden veya mobilden cevap verebiliyorsunuz. Cevaplarınızı ilgili kişiye ulaştıracak donanım ise küçük bir ekrana sahip. 3 boyutlu taranmış görüntünüzü kullanarak cevaplarınızı canlı bir sunumla karşısındaki kişiye aktarıyor.Botego’nun ses-metin çeviri altyapısıyla cevaplarınızı sesle kaydetmenizi sağlayan Yourbot, cevaplarınızı aktarırken de soru soran kişiyle karşılıklı diyalog kurabiliyor. Yourbot Foundation adıyla kurulan vakıf, mesajlarınızı veya anılarınızı 200 yıla kadar saklama taahhüdünde bulunuyor ve bir kaç nesil sonrasına sizin ilkel bir robotunuzu göndermenizi sağlıyor.29 gün içinde 100 bin dolar destek toplamak isteyen Yourbot’a sahip olmak veya sadece desteklemek isterseniz Kickstarter sayfasını ziyaret edebilirsiniz.Webrazzi
Reklam
Reklam
Ünlülerin Kendilerinden Daha Ünlü Ensest İlişkileri
Kardeşinizle ya da kuzeninizle evlenmek size çılgınlık gibi geliyor değil mi? (Hatta bir çok yerde illegal.) Çoğu insan bunun yanlış olduğunu bilse de, tam tersi yönünde düşünenler de var. Aşklarını kendi gen havuzunda tutmayı tercih edenler yani.İşte en ünlü ensest vakaları, şaşıracaksınız. İnsanlar nasıl bunlara sessiz kalmış? Ya da kime düşer canım muhakemesi?
Hitchcock, 16 Yıldır Bitkisel Hayattaki Bir Hastayı ‘Uyandırdı’
İngiliz asıllı ABD'li yönetmen Alfred Joseph Hitchcock'un filmini izleyen bitkisel hayattaki hasta bazı uyanıklık ve farkındalık belirtileri gösterdi.Dünyaca ünlü korku filmi yönetmeni Alfred Hitchcock 'un 'Bang! You're Dead' filminin izletildiği, gözleri açık, komada olan 34 yaşındaki hastanın beyni, sağlıklı kişilerinkine benzer tepkiler verdi.Kanadalı bilim insanları, 1997'de bir kavga sırasında göğsüne aldığı yumruk nedeniyle bir süre kalbi duran ve 3 hafta komada kalan, gözleri açık olmasına rağmen bitkisel hayata giren 34 yaşındaki hastanın Hitchcock'un 1961 yapımı televizyon dizisi 'Bang! You're Dead'e tepki verdiğini belirledi.Bilim adamları önce 12 kişiye amcasının tabancasını bulan ve bunu oyuncak sanıp etrafına ateş açan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı filmi izletti ve katılımcıların beyin görüntüleri inceledi.Daha sonra film 16 yıldır bitkisel hayat yaşayan 34 yaşındaki hasta ile 2007'den bu yana komada olan 20 yaşındaki bir kadına izletildi. Kadının gözleri açık olsa da hiçbir bilinç belirtisi göstermediği tespit edildi. 34 yaşındaki hastanın beyninin ise filmi izlerken sağlıklı kişilerinkiyle benzer tepkiler verdiği görüldü.Bilim insanlarından Lorina Naci, tepki vermeyen hastalarda bilince ilişkin sinir sinyallerini belirlemek için çok az yöntem bulunduğunu ve bunu televizyon filmiyle test etmek istediklerini belirtti.Filmi izlediğinde çok korktuğunu belirten Naci, herkesin tepkisinin aynı olmayabileceğini ancak 34 yaşındaki hastanın filmi anladığını düşündüklerini vurguladı. Bilim adamları bitkisel hayattaki 5 hastadan 1'inin bilinçli olabileceğini, sadece tepki veremediğini belirterek sonuçların derin komada olduğu düşünülen hastalarda bilinç belirtilerini tespit için yeni bir kapı açabileceğine dikkati çekti.Sonuçları 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırma, 16 yıldır bitkisel hayatta olan hastanın ailesine de bir nebze umut verdi.T24
Reklam
Sosyal Medyaya Daha Az İlgi Gösterdiğinizde Başınıza Gelecek 10 Şey
Sosyal medya gündemi takip etmek, insanlarla iletişim kurmak, yeni arkadaşlar edinmek, vs. için gerçekten kullanışlı bir araç. Ancak maalesef sosyal medyayı bu çerçevede kullanan insanların sayısı gittikçe azalıyor. Çoğu insan için sosyal medya artık girilmesi, bazı görevlerin yerine getirilmesi zorunlu olan bir mecra. İleti 'like'lamak, yorum yapmak, doğum günü kutlamak, etkiliklere 'katılıyorum' şıkkını işaretleyip katılmamak, bir like ile Afrika'daki açlara yardım etmek gibi sorumluluklarımız (!) var. Hiç düşündünüz mü sosyal medyaya bu kadar dalmaktan vazgeçseniz sizi neler bekliyor? Biz sizin için düşündük, siz 'like' edin yeter!
İskoçya'da Bağımsızlık İçin Karar Günü
İskoçlar Birleşik Krallık'tan ayrılıp ayrılmama kararı için bugün yerel saatle sabah 7'den itibaren sandık başına geçti. Oy kullanmak için kayıt yaptıran seçmen sayısı, toplam seçmenin yüzde 97'si ile oldukça yüksek bir oranda. İskoçya'da 4 milyon 200 binden fazla seçmen var.Gece saat 22'ye kadar sürecek olan oy işlemi toplam 2 bin 608 oy kullanma merkezinde gerçekleşecek.Yetkililer oy kullanma merkezlerinde kuyruk olmaması için önlemler aldı.Sonuçların ise Cuma sabah belli olması bekleniyor. Bağımsızlık konusundaki kararı açıklayacak isim ise oyların sayılmasından sorumlu olan kurumun başındaki isim olan Mary Pitcaithly.Sayılacak oylar arasında mektup yolu ile kullanılacak olan 789 binden fazla oy da var. Bu sayı, bugüne kadar posta yolu ile kullanılan en yüksek oy sayısı.Anketlere göre İskoçya seçmeninin yüzde 8 ila 14'ü halen kararsız. Kararsızların oyları ise bağımsızlık konusunda önem taşıyor.Ülkede bazı çevreler ise İskoçya'nın Birleşik Krallık'la 307 yıllık birlikteliğinin son bulması halinde Başbakan David Cameron'ın istifa etmesi gerektiğini söylüyor.BBC Türkçe
Tim Cook: “Kişisel Bilgilerinizi Satmıyoruz”
Tim Cook, Apple kullanıcılarına hitaben yazdığı uzunca bir notla, Apple’ın yeni bir gizlilik (privacy) sayfasını yayına aldı. Kullanıcıları Apple’ın gizlilik konusundaki tutumu hakkında bilgilendirmek istediklerini söyleyen Cook’un notunda öncelikle Google’a yönelik ciddi göndermeler dikkat çekiyor.Bundan birkaç yıl önce, internet hizmetleri kullanıcıları, bedava bir online hizmeti kullandıklarından müşteri değil ürün olduklarını anladılar. Ancak biz Apple’da, harika bir müşteri deneyiminin gizliliğinize mal olmaması gerektiğine inanıyoruz.İş modelimiz oldukça açık: Harika ürünler satıyoruz. E-posta içeriğinizin üzerine bir profil oluşturmuyoruz veya reklam verenlere web arama alışkanlıklarınızı satmıyoruz. iPhone veya iCloud’unuzda depoladığınız bilgiden para kazanmıyoruz. E-posta veya mesajlarınızın içeriğini sizi pazarlamak için okumuyoruz. Bizim yazılım ve hizmetlerimiz, cihazlarımızı daha iyi hale getirmek için tasarlanmıştır. Düz ve basit.Göndermeler, her ne kadar bütün internet devlerini adresliyor gibi görünse de, Cook’un kısa bir süre önce ünlü gazeteci Charlie Rose’a verdiği TV röportajında Apple’ın rakiplerinin kim olduğu sorusuna “Google” cevabını verdiğini belirtelim.Geçtiğimiz haftalarda iCloud hack’lenmesi skandalıyla gündeme gelen Apple’ın 9 Eylül’deki lansman etkinliğinden sonra bu konuyu gündeme getirmesi aslında beklenen bir gelişmeydi. Zira Apple’ın en çok eleştirilen taraflarından biri de güvenlik ve gizlilik konusunda yeterince şeffaf olmamasıydı. Apple’ın yeni sayfası, bu sorunu adresliyor. Kullanıcılar apple.com/privacy adresine giderek, Apple tarafından yayınlanan güncellemeleri görebiliyor ve bilgi edinebiliyor.iOS 8 ile birlikte gizlilik zirvedeTim Cook notunda, “Başka şirketler gibi kişisel bilgilerinizi satmıyoruz” diyor ve gizlilik sayfasında Apple’ın hükümetlerden gelen bilgi taleplerine bile yanıt vermediği verisi göze çarpıyor. Halihazırda bugüne kadar kullanıcı verisinin yalnızca yüzde 0,003’ünü hükümetlerle paylaştığını söyleyen Apple, iOS 8 ile bunun da imkansız hale geldiğini söylüyor. Zira kullanıcıların fotoğraf, e-posta, mesajlar, arama geçmişi, iTunes içeriği, notlar vs bilgileri yalnızca cihaz kodu (passcode) ile açılabiliyor ve Apple, cihazlarıyla ilgili bu kodları saklamıyor.Bunlara ek olarak, sayfa kullanıcıların şifre oluşturması, Touch ID, iki aşamalı kimlik doğrulanması ve hacker saldırılarında korunması için ilgili bilgiler de veriyor. Gizlilik Sözleşmesi’ni iOS 8’in gelişiyle birlikte 17 Eylül’de güncelleyen Apple, kullanıcıların hangi bilgilerinin takip edildiği ve bu bilgilerin kimlerle paylaşıldığını da açıklıyor.Tim Cook ve Steve Jobs farklı kişilerSon günlerde bize hatırlatılan bir başka şey de Tim Cook ve Steve Jobs’ın farklı kişiler olduğu. En azından Apple’ın son birkaç gündeki halka ilişkiler kampanyalarının en önemli mesajlarından biri bu. Son olarak Bloomberg Businessweek dergisinin “Tim Cook’un Apple’ı” başlıklı kapak profilinde yer alan Cook, yönetim yaklaşımınına dair bilgileri paylaşıyor ve aradaki farkı görmemize yardımcı oluyor.Profilde, Cook’un Jobs’ın aksine farklı birimler arasındaki duvarları kaldırması ilk göze çarpan fark. “Donanım, yazılım ve hizmetler arasındaki sınırın gittikçe flulaştığını ve ortadan kaltığını” söylüyor Cook. Bununla birlikte, takım çalışmasını öncelikli hale getimesi ve Jobs’a göre daha az kontrol takıntılı olması gibi ciddi farklar da yine röportajda öne çıkıyor. Jobs Apple’ın bütün vizyonuyla -hatta bugün bile- özdeşleşirken, Cook, bu vizyonda başkalarının da söz sahibi olmasına izin veriyor.Apple’ın bundan 30 yıl önce, Jobs’ın ilk Macintosh’u tanıttığı yerde düzenlediği lansman etkinliğiyle şirketin inovasyon tarihine geçeceğini umduğu ürünler tanıtması, Cook’un son kamuoyu profilleri ve şirketin kullanıcılarına karşı açık olma çabaları, Apple’da birşeylerin gerçekten değiştiğini gösteriyor. Bundan daha önemlisi,Apple, bugüne kadar zorunlu olarak yaşandığını bildiği bu bu değişimle ilgili artık daha kendinden emin görünüyor.İncelemek isterseniz röportajın tamamını burada bulabilirsiniz.Apple’ın ilgili Privacy sayfası için de buraya gitmeniz gerekiyor.Webrazzi
Reklam
'O Banka Batmış Zaten'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda konuştu; Gülen Cemaati'ne yakınlığıyla bilinen Bank Asya için, isim vermeden 'O banka batmış zaten' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu ve TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer'in ardından konuşmasına başladı. Erdoğan konuşmasının başında 28 Şubat dönemine değindi.'2003-2014 yılları arasında Başbakanlık yıllarımda en önemli gündem maddemiz ekonomiydi. 2001 yılında yaşanan krizi hatırlıyoruz. O büyük kriz büyük sıkışmanın sebebi olarak ortay çıkmıştı. Yıllardır gelen istikrarsızlık kriz enerjisinin birikmesine yol açmış, o enerji açığa çıkarak Türkiye'yi alt üst etmişti. 28 Şubat müdahalesi halkın oylarıyla gelen iktidarı post modern darbe yöntemleriyle görevinden uzaklaştırmıştı. Seçimle gelen hükümet manşetlerle, açıklamalarla, çeşitli ayak oyunlarıyla görevinden uzaklaştırıldı. Seçilene seçildiği süre içinde saygı duymak, sandık zamanı geldiğinde kutlu halk iradesi sandıkta indirir. Bu bedeli ödedik, belirsizlik istikrarsızlık yatırımların önünü kesti.''28 Şubat sonrası süreç hiç kimseye bir şey kazandırmadı. Bunun istisnası azınlık olabilir. 28 Şubat süreci çok küçük azınlığa kazandırmış olabilir. Ama bu süreçte sanayicisinden KOBİ'sine çok ciddi bir kayıp yaşadı.''Ne zaman Türkiye ileri gitse...''Türkiye'de öyle bir döngü inşa edilmiş ki ne zaman işler iyiye gitse o zaman darbe oluyor. O zamanlarda kaos, kriz ortaya çıkmış. Türkiye bunu defalarca yaşadı. Dün idam yıldönümü olan merhum Menderes'in başındaki hükümet ekonomiyi büyütüyor refahın tüm halka yayılmasını sağlıyor. Ancak sonra manşetler atılıyor, ekonomik operasyonlar gerçekleştiriliyor ardından darbeyle devriliyor. 70'lerde aynı şekilde Türkiye ivme yakalayınca sokaklara anarşi geldi, ardından darbe geldi. Merhum Özal'ın başlattığı reform süreci 28 Şubat'ta kesintiye uğradı. İçeride ve dışarıda birileri sadece biz kazanalım dediler. 'Yüksek faizle biz kazanalım' dediler. Görev aldığımız hükümetler bu kısır döngüyü kırmak için çalıştı. Herkes kazanacak dedik. Bizim en önemli hedefimiz Türkiye'nin adaletle birlikte kalkınması oldu. Terk edilmiş, unutulmuş, bölgeler vardı. 780 bin km karelik tamamının ihyası bizim hedefimiz oldu. Başbakanlık döneminde mezralara köylere ulaşan bir başbakandım. 30 büyükşehirle birlikte Türkiye'nin yüzde 75'ine ulaşacak olan Türkiye'de modernleşme daha geniş kitlelere ulaşacak.''Çiftçinin üzerinde çok büyk faiz yükü vardı. Esnafın faiz yükünü azalttık. Sanayiciyi ağır yüklerden kurtarırken işçileri de unutmadık. İşsiz yoksul kesimi de sosyal politikalarımızı da destekledik. Türkiye'de 6 teşvik bölgesi var. TÜSİAD Başkanı Dinçer ile de konuştum. Özellikle 6., 5. 4. bölgelerde yatırım yapmanızı bekliyoruz dedim. Bizim görevimiz ön açmaktır. Bu yol açılmıştır. Buralarda yeter ki yatırım yapalım. Bu bölgelere yapılacak yatırımlar ciddi sıçramayı beraberinde getirecektir. Maliyet girdiler çok çok düşük olacaktır desteklerle birlikte oluşturduğumuz zemin sanayimizde farklı gelişmelere fırsat verecektir.''Türkiye ekonomisi 2003-2013 arasında yüzde 5 oranında büyüme kaydetti. Bu sene yüzde 3 gibi büyüme öngörülüyor. Bugün İstanbul sermayesi kazanırken Anadolu'nun kaybettiği değil, herkesin kazandığı bir ülke var.''Bir bankamızın yönetim kurulu başkanı bir ifade kullanıyor: Neymiş, elde edilen başarılara gölge düşmüş. Türkiye'nin itibarı zedelenmiş, hukuk sistemi sorgulanmaya başlamış. Bu bankayı inceleme yaptırdım. Mevduatları 8 kat aktifleri 6 kat büyümüş. Kusura bakmayın, yan gelip yatan bir cumhurbaşkanı yok. Nerede yanlış var bunu incelettirmek zorundayız. Bu ülke hepimizin. Kastedilen nedir?''Bakın Gezi Olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimi... Bu çirkin olaylar karşısında dimdik durduğumuz için son 10 yıldır karlarına kar katanlar eleştiriyor. Ağaç, dediler, çevre dediler günlerce sokakları işgal ettiler. Biz 700 milyon ağaç diktik. Fidan olarak 2 milyar 300 milyon.''Eski Türkiye artık açılmamak üzere kapandı'17-25 Aralık darbe girişimi aynı zamanda eski Türkiye'yi diriltme girişimidir. İstedikleri zaman 24 saat içerisinde hükümeti götürürüz, yenisini getiririz mantığı. Faiz lobileri adeta ellerini ovuştururdu. Bütün dert bu. Eski Türkiye artık açılmamak üzere kapanmıştır.''Görevdeyim, kayıtlara geçiyor. Dönemin başbakanı… Ben görevdeyim ya. Bunları ses kayıtları tabii her şey var. Bunlar hayata geçseydi ne olacaktı? Bunlara kol kanat germeye çalışanlar oldu. Türkiye’nin uluslararası itibarı zedelendi diyorlar. ABD, Avrupa medyasında üç tane yalan haber çıktı diye bu ülkenin itibarı zedelenmez. Adana’da paralel yapının uşakları MİT tırlarını çevirdiğinde amaç Türkiye’yi teröre destek veren ülke olarak zedelemekti.''Birileri işadamı kisvesi altında bunlara destek veriyor''Hacı Bayram’dan çıkarken çekilmiş resmimiz, New York Times, IŞİD’in yatağı burası diyor. Böyle bir anlayış, mantık, dezenformasyona karşı biz Türkiye’de hep birlikte tavır almamız gerekmez mi? Onlar meşreplerinin gereğini yapacak. Ama bu kervan yürümeye devam edecek. İçeriden ihanet şebekelerine rağmen, paralel manşet atanlara rağmen devam edecek. Birileri de çıkıyor iş adamı kisvesi altında bunlara destek veriyor.''Kredi derecelendirme kuruluşlarından iki tanesi, verdikleri nota bak, bunların haline güler misin ağlar mısın? Afedersin hangi ölçüleri baz alarak bu notları veriyor. Batan ülkelerin notunu 6 derece birden yükseltiyor. Türkiye gibi ekonomisi büyümeye devam eden bir ülkeye ki Avrupa’da böyle bir ülke yok. En fazla Almanya. Biz 2 gibi bir oranda büyüme kaydediyoruz. Burada art niyet var. Siyaseten deviremedik, ne yapalım de ekonomik olarak devirelim… Standart and Poor’s daha önce böyle bir çıkış yapınca, Siyasi karar veriyorsunuz’ dedim. Aynı şeyi bunlar yapıyor. Bu siyasidir.'TÜSİAD'a teşekkür'Her türlü algı operasyonunun, darbe girişiminin karşısında dimdik durduk ve durmaya da devam edeceğiz. Kaybolan itibar derecelendirme kuruluşlarının itibarı, bizim değil. Hukuk sistemi adalet dağıtmıyorsa orada yatırım da olmaz istikrar da olmaz, küresel sermaye de Türkiye’ye gelmez. Önce hukuk sisteminin güvenilir olduğunu görmesi lazım. Ama bakıyoruz buraya sızmış paralel uzantılara karşı bugün ilk defa kararlı bir ses duyuyorum, teşekkür ediyorum. Dün bizi hançerlemek istediler, ellerine fırsat geçerse yarın da sizi hançerlemek isterler. Bunlar doyumsuz. Yarın bir gün gelir bu yapı kendisini destekleyenleri de vurur.''O banka batmış zaten''Bir bankanın batırılması için çalışılıyor deniliyor. O banka batmış zaten. Taşıma suyla ayakta durmaya çalışılıyor. 26 batık bankanın olduğu dönemden biz farklı bir finans dünyasını devraldık.''Elbette iş dünyası sosyal meselelerle de ilgilenecek. Sizlerden dinlediklerimi Sayın Başbakan ile paylaşacağım. Yapıcı eleştirileri dinler dikkate alırız. Ama Gezi olaylarına destek olmak, milli iradeye karşı cephe almaktır. Türkiye’ye yönelik algı operasyonlarının taşıyıcılığını yapanlar var. Kardeşlikle bugüne kadar birlikte kazandık, bundan sonra da kazanmaya devam edeceğiz.''Başörtü yasağını, eğitimde katsayıyı, darbeleri savunanlar bugün çıkmış bunlara karşı çıkıyor. Sen başörtülüsün gelme, başı açıksın gel. Bu kutuplaşma değil mi? Gezi olaylarının ve paralel yapının arkasında durup destek verenleri de çok iyi biliyoruz. Algı operasyonlarının arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz, kimlerin desteklediğini biliyoruz, hepsi mahcup oldular ve olmaya da devam edecekler. Biz özgüven içinde olacağız. 12 yıl içinde Türkiye neleri başardı, geleceğe de aynen böyle devam edeceğiz. Enerjimizi kutuplaşmaya kamplaşmaya gerilime değil. Yeni Türkiye’ye harcayacağız. Çözüm sürecini daha ileri seviyelere taşıyarak, ekonomiyi daha da güçlendirerek 2023 hedeflerine ulaşacağız. Her şey hayalle başlar. Hayali olmayanın hedefi de olmaz. Ya bir yol bulacağız, ya da yeni bir yol yapacağız ama asla umutsuz olmayacağız. Biz önce inanalım.''Yumrukları sıkma değil tokalaşma zamanı''Güneydoğu’ya yapılacak yatırımlar çözüm süreci bakımından da önemlidir. Çünkü terör noktasında istismar edilen birinci derecede fakirliktir. İdeolojik bir yapı da istismar ediliyor. Bir buçuk yıldır kepenkler inmiyor. Yasal düzenleme de yapıldı. Bundan sonraki süreci de ona göre getirmek terörün yerine barışı getirecektir.''İnanıyorum ki Türkiye için beraber mücadele veriyoruz. 10 Ağustos akşamı ifade ettim. Eski kırgınlıkları muhafaza etmenin hiçbir faydası olmaz. Sadece hükümetin bu hassasiyeti taşıması yetmez. Bütün siyasi partiler ve STK'ların bu hassasiyeti taşımaları gerekir. Zaman yumrukları sıkma değil tokalaşma zamanıdır. İnsan hak ve özgürlüklerin geliştirerek, yasaklamaları kısıtlamaları bırakarak kardeşlik hukuku içinde yaşama zamanıdır. Kurulan tuzakları fark edip yeni Türkiye vizyonunu paylaşalım. Aynı geleceği inşa edeceğiz. Bunu da hep birlikte başaracağız. TÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu ve başkanıyla Yeni Türkiye vizyonuna hep birlikte katkı vereceğiz.''Al Jazeera
Galatasaraylı Futbolcuların Taraftar İsyanı!
Galatasaray Futbol Takımı harabeye dönmüş durumda. Şampiyonlar Ligi'nde grubun en zayıf ekibi olarak görülen Anderlecht karşısında 1 puanı son dakika golüyle kurtaran sarı kırmızılı futbolcuların hemen hepsi taraftar gerilimi yaşıyor.Anderlecht maçında başta Selçuk olmak üzere Sneijder ve Melo hariç bütün futbolcuların karşılaşmanın ilk 15 dakikasından itibaren en küçük pas hatasında yuhalanmaya başlaması, sarı kırmızılı futbolculara şaşkına çevirmiş durumda.BURAK YILMAZ: 'GOLÜ KAÇIRSAM YİNE YUHALANACAĞIMI BİLİYORDUM, KORKTUM VURAMADIM'Anderlecht maçının son dakikasında gelen gol sonrasında stadyum anonsçusunun golü dile getirirken bile Burak Yılmaz'ın seyircilerin bir bölümünce yuhalanması, sarı kırmızılı futbolcuların şaşkınlığını daha da artırdı. En fazla protestolarla karşı karşıya kalan Burak Yılmaz'ın yakın arkadaşlarına yakındığı ve Umut Bulut'a pas verdiği pozisyonla ilgili olarak 'Önüm boştu vuramadım korktum. Golü kaçırsam yine yuhalanacağımı biliyordum, korktum ve daha garantide olan Umut'a pas verdim' yorumunu yaptı. Burak Yılmaz'ın bu psikolojik hali sarı kırmızılı futbolcuların üzerindeki taraftar baskısını ortaya sererken, taraftar baskısına en fazla hedef olan Selçuk İnan'ın ise Prandelli ile konuşup Balıkesir maçında kendisini yedek bırakmasını isteyeceği ileri sürüldü.Sarı kırmızılı ekipte protestolardan nasiplenen Veysel ise yakın dostlarına dert yanarak, 'Henüz 10. dakikada ilk orta yaptığım pozisyonda yakın tribünlerden ana avrat küfür edenler oldu. Bir an düşündüm deplasmanda mı oynuyoruz diye. Maç boyu sürekli kendi taraftarımızdan küfür yedim. Bunu hak edecek ne yaptık?' diye yakındığı öğrenildi.G.Saray tribünlerinin sevgilisi olan Muslera'nın da takım arkadaşlarına yapılan protestolara tepki gösterdiği açıkça medyaya yansırken Uruguaylı kalecinin soyunma odasında Türk futbolcuları yatıştırıp teselli etmeye çalıştığı bildirildi.DHA
Reklam
Müziğin Bugüne Kadar Bilmediğiniz Sağlık Üzerindeki 9 Faydası
etiket
Hiç müziğin olmadığı bir dünya düşündünüz mü? Ne kadar uzak değil mi? Tarihe baktığımızda hemen hemen her uygarlığın din, meditasyon, tıp, ritüeller ve eğlence için farklı şekillerde de olsa müziği kullandığını görürüz. Sizler için müziğin sağlık üzerindeki kanıtlanmış etkilerini derlemeye çalıştık.
Eski Trabzonsporlu Adrian'a Ölümcül Tekme
Trabzonspor'un 3.2 milyon euro'ya Suudi Arabistan'ın Al Nassr takımına sattığı Adrian Mierzejewski, takımının Al Fateh ile yaptığı maçta ölümden döndü.Rakibinin kramponları tam başına gelen Adrian, maç bitiminde hastaneye kaldırıldı. 4-2 kazandıkları maçta 1 gol atıp, 1 asist yapan Adrian, sosyal medyadan kafasının şişmiş fotoğrafını paylaşırken, 'Büyük acı yaşadım' dediFotomaç
'IŞİD Petrol Kaçakçılığını Türkiye veya Lübnan Üzerinden Yapıyor'
Senatodaki IŞİD başlıklı oturumda soruları yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Kerry, 'IŞİD petrol kaçakçılığını hangi ülkeler üzerinden yapıyor?' sorusuna, 'Türkiye veya Lübnan' yanıtı verdi. Türkiye’nin sahip olduğu hassasiyetlere vurgu yapan Kerry, soruların devam etmesi üzerine, 'Kapalı bir oturumda konuşmamız daha doğru olacak' dedi.Kerry, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde ABD Başkanı Barack Obama’nın Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) stratejisiyle ilgili düzenlenen oturumda konuştu, senatörlerin sorularını da yanıtladı. Demokrat Parti Illinois Senatörü Dick Durbin, IŞİD’in varlığını nasıl sürdürdüğüne dikkati çekerek, Kerry’ye, hangi ülkelerin silah yardımında bulunarak veya IŞİD’in ticaret yapmasına müsaade ederek savaşmalarını mümkün kıldığını sordu.IŞİD’in şu anda bir devlet tarafından desteklendiğini düşünmediğini belirten Kerry, örgütün güçlenmesinde Musul’daki bankanın ele geçirilmesinin ve petrol satışının etkili olduğuna inandıklarını kaydetti.Kerry’nin petrolün yurt dışına yasa dışı yoldan çıkarıldığını anlatması üzerine Durbin, petrolün kaçakçılıkla hangi ülkelere taşındığını sordu. Kerry, “Petrol yasa dışı yollardan yurt dışına Suriye’yle sınırı olan ülkelerden çıkarılıyor, belli ki Türkiye veya Lübnan yoluyla” yanıtını verdi.Senatörün bu ülkelerin kaçakçılığı önlemede ABD’nin çalışmalarına ortak olup olmadığını yöneltmesi üzerine ise Kerry, “Evet ortak oluyorlar, ancak şu anda açıkçası Türkiye’nin zorlukları var, tutulan 49 rehine var, bunu kamuoyu önünde de açıkladılar. Türkiye ile bazı görüşmelerimiz oldu ve bu görüşmelerimiz sürecek” diye konuştu.'Gizli görüşme daha iyi olur'Demokrat Parti Massachusetts Senatörü Edward Markey de Türkiye’nin rehineler nedeniyle askeri operasyona katılmak istemediğini, ancak Türkiye’nin IŞİD’in ele geçirdiği petrolün destinasyonu haline geldiğini ileri sürdü. IŞİD’in bu kaçak petrol sayesinde ayakta kaldığına vurgu yapan Markey, Kerry’ye Türkiye konusunda ne yapmaları gerektiğini sordu. Markey’in sorusunu Kerry, şöyle yanıtladı:“Senatör bu çok çok anlamlı ve üzerinde çalıştığımız soru. Türkiye’nin sahip olduğu hassasiyetleri tamamen anlıyoruz. Bu yüzden, dürüst olmam gerekirse, bunun hakkında herkesin önünde çok fazla konuşmak istemiyorum. Bu konuda gizli bir görüşmenin daha iyi olacağını düşünüyorum.”Zaman içinde mevcut dinamiklerin biraz değişerek bu konunun çözülebileceğinden ümitli olduğunu ifade eden Kerry, “Türkiye zorlukları anlıyor, inanın bana, bu konuda çok samimi görüşmelerimiz oldu. Türkiye önümüzdeki günlerde kendi seçimini yapmak durumunda ve ne olacağını göreceğiz” diye konuştu.'IŞİD yenilgiye uğratılmalı'IŞİD’in herkes için bir tehdit oluşturduğuna vurgu yapan Kerry, “IŞİD yenilgiye uğratılmalı, nokta, son söz” dedi.IŞİD’i etkisiz hale getirmek için oluşturulacak geniş katılımlı koalisyonla ilgili çalışmaların devam ettiğine değinen Kerry, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında görüşmelerin yapılacağı bilgisini verdi. Kerry, “ABD bunu tek başına yapmayacak. Bu, Başkan Obama’nın oluşturmaya çalıştığı temel bir prensipti. Küresel bir koalisyon oluşturmamızın nedeni de budur. 50’den fazla ülke şu anda bu konuda mutabık veya birşeyler yapıyor” diye konuştu.Oturama “Savaşa Hayır” yazılı tişörtler giyerek gelen Code Pink adlı sivil toplum kuruluşu üyeleri, Kerry’yi protesto etti.Kaynak: AA
Reklam