Gülben Ergen'e Şok Ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gençleri ölüme götüren sentetik uyuşturucu, 'bonzai'yi özendirici yayını affetmedi.Show TV'deki 'Gülben' adlı kuşak programda Pau adlı Balkan müziği sanatçısının bonzai maddesini özendirici ifadaelerin yer aldığı, 'Elimde patladı bonzai' adlı şarkıyı seslendirdiğini tespit eden Yeşilay, RTÜK'e 22 Ağustos'ta şikayette bulundu. Durumu derhal inceleyen RTÜK, şarkının özendirici olduğuna kanaat getirerek programı yayınlayan Show TV'ye 120 bin TL'lik ceza kesti.Edinilen bilgilere göre Yeşilay, RTÜK'e başvurarak Show TV'deki, 'Gülben' adlı kuşak programda, Pau adlı Balkan müziği sanatçısına ait bonzai maddesini normalleştirici ve özendirici ifadelerin yer aldığı şarkı yayınlandığını ve bu görüntülerin birçok video paylaşım sitesi üzerinden paylaşıma sunulduğunu kaydetti. Yeşilay, RTÜK'e gönderdiği şikayette, 'Çocuklar ve gençler için çok büyük bir tehlike olan sentetik uyurucu bonzai maddesinin görüntüsü, kokucu ve kolay içimi nedeniyle, 'doğal bitki' algısı yaratarak çeşitli iletişim kanallarıyla promosyonu yapılmaktadır. Televizyonun başta gençler olmak üzere tüm toplum üzerindeki yoğun etkisi dikkate alındığın TV kanallarının bu alandaki sorumlu yayıncılığı daha fazla önem kazanmaktadır. Suç olarak değerlendirilmesi gereken sözkonusu durum hakkında TV kanallarının gerekli hassasiyet göstermesi ve tedbirleri alması, sosyal medya üzerinden hala yayınlanmakta olan bu görüntüler nedeniyle bahsi geçen kanala gerekli olan yaptırımların uygulanmasını arz ederiz' ifadelerine yer verdi.Bilinç altına işleniyorBu şikayet üzerine Show TV'deki sözkonusu yayını inceleyen RTÜK uzmanları, çarpıcı rapor hazırladı. Pau'nun Türkçe şarkısının, 'bonzai'yi teşvik ettiği tespitinin yapıldığı raporda, 'Bir tür sentetik uyuşturucu maddesi olarak bilinen ve son dönemde belirli grup gneçler arasında kullanımı hızla yaygınlaşan ve de ölümlere neden olan madde, söylenen şarkının ana öznesi olarak göze çarpmaktadır. Eğlence başlığı altında ritmik melodilerle bestelenmiş şarkının özellikle gençlerin bilinç altına işleyerek özendirici olmasının tehlike arz erttiği düşünülmektedir' ifadelerine yer verildi. Raporda, şöyle denildi:Uyuşturucuyu özendirici'Ekranlarda bu uyuşturucuların çekici isimlerinin zikredilmesi, özendirici ya da olumlayıcı sıfat kullanımı, bağımlılık algısını normalleştirip sıradanlaştırabilmektedir. Gençler ve risk grupları, madde açısından Reklam niteliği taşıyan içeriklerden olumsuz etkilenmektedir. bugünkü medya dünyasında popüler kültür ürünleri geniş hakimiyet alanına sahiptir. Popüler kültürde -toplumumuzun önemli kesimini oluşturan çocuk ve gençlerin yaşamındaki etkin rolü nedeniyle- bağımlılık yapan uyuşturucu maddelerin söz konusu kültürün bir parçası olan televizyon prorgamlarında her ne şekilde olursa olsun yer alarak şarkı ya da eğlenceye konu edilmesinin gençler ve risk grubuna dahil toplumsal kesimleri belirtilen zararlı maddelere yönelterek ya da özendirerek 'bir defalık birşey olmaz' yanılgısıyla tehlikeli durumlara sürekleyebileceği açıktır.'Raporda Show TV'deki yayının RTÜK mevzuatının, 'alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı bir kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz' hükmünü ihlal ettiği tespiti yapıldı. RTÜK, uzmanların hazırladığı bu rapor doğrultusunda Show TV'ye oy birliği ile 120 bin TL'lik ceza kesti.MilliyetÖnder Yılmaz
'Kim Milyoner Olmak İster' Yeni Sezona Yeni Sunucusuyla Başlıyor
Selçuk Yöntem'in sunuculuğuyla 'Kim Milyoner Olmak İster' Pazartesi akşamı 23.50'de atv'de başlıyor.Sezon boyunca yarışmayı usta tiyatrocu Selçuk Yöntem sunacak. Yarışma öncesi çok büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında olduğunu söyleyen Selçuk Yöntem program açılışında yaptığı konuşmada;“Bir noktayı önemle belirtmek istiyorum. Bu yarışma programı hepimizin yıllardan beri seyrettiği usta Kenan Işık’ın değerleriyle birlikte zevkle izlediğimiz bir yarışma. Evet belki bundan sonra yarışmayı ben sunacağım ancak çok kalpten söylüyorum ki sevgili Kenan sağlığına kavuştuğunda ben bu koltuğu tekrar ona bırakacağım” dedi.Kenan Işık'ın rahatsızlığından dolayı yarışma programı, geçtiğimiz sezon her hafta farklı bir ünlü ismin sunumuyla ekrana gelmişti.medyatava
Hollanda'da Belediyeye 3 Bin 500 Dilekçe Yazıp Bürokrasiyi Felç Eden Türk
Hollanda'da yaşadığı kentin belediyesine tam 3 bin 500 şikayet dilekçesi yazarak bürokrasiyi felç eden Mustafa Karaşahin'e cezaevi yolu gözüktü. Yetkililer Karaşahin'in yaptığını “dilekçe terörü' olarak nitelendiriyor. Ancak Karaşahin yılmıyor: 'Cezaevinde dilekçe yazmak için daha bol vaktim olur'.Hollanda'da Rotterdam yakınlarındaki Dordrecht kentinde yaşayan Mustafa Karaşahin, intikam almak için, Şehir İdaresi'ne iki yıl içinde 3 bin 500 dilekçe yazdı. Yasalar gereği dilekçelere 4 hafta içinde cevap vermek zorunda olan Şehir İdaresi, dilekçelere cevap verebilmek için özel memur görevlendirdi. Ancak dilekçelere cevap vermekte yine de yetersiz kalan kurum, Mustafa Karaşahin'i mahkemeye verdi. Şimdi cezaevine girme ihtimali olan Mustafa Karaşahin ise, “Cezaevinde dilekçe yazmak için daha bol vaktim olur' diyor.GAYRİMENKULLERİ SATILINCA SAVAŞ BAŞLATTIAlman Der Spiegel Dergisi'ne de konu olan Dordrecht Şehir İdaresi ile Mustafa Karaşahin arasındaki anlaşmazlık, Karaşahin'in gayrimenkulleri yüzünden başladı. Dordrecht Belediyesi iki yıl önce, toplam 42 gayrimenkulü olan Şahin'e bazı kiracıları yüzünden ve yangın güvenlik kurallarını ihlalden para cezası kesti. Mustafa Karaşahin, haksız bulduğu bu cezaları ödemeyince gayrimenkullerinden ikisi icra yoluyla satıldı. Bunun üzerine Karaşahin, Şehir İdaresi'ne bazı günler 70'i bulan sayıda dilekçe yazarak çeşitli konularda bilgi istedi. Hollanda yasalarına göre, resmi kurumlar dilekçelere 4 hafta içinde cevap vermek zorundalar. Aksi takdirde kurum, dilekçe sahibine bin 260 Euro'ya kadar para ödemek zorunda. Köşeye sıkışan Dordrecht Şehir İdaresi, dilekçelere cevap yetiştirmek için memur aldı.KARAŞAHİN'İ MAHKEME DE DURDURAMADIDilekçelere cevap verebilmek için çoğu kez hukukçulardan ve farklı uzmanlardan görüş almak gerekiyordu. Dilekçelerin yıllık maliyeti yarım milyon Euro'yu bulunca Şehir İdaresi mahkemeye başvurdu. Geçtiğimiz mart ayında mahkeme, Mustafa Karaşahin'in resmi kurumlara ayda en fazla 10 dilekçe yazabileceğine karar verdi. Ancak mahkemenin kararı da Karaşahin'i durdurmaya yetmeyince fazladan yazdığı her dilekçe için para cezası kesildi. Bu para cezalarının miktarı ise 300 bin Euro'yu buldu. Fakat Mustafa Karaşahin bu cezaları da ödemeyince cezaevine girme ihtimali doğdu. Karaşahin'in cezaevine girip girmeyeceğine mahkeme karar verecek.‘DİLEKÇE TERÖRÜ’Bu arada Hollanda'da Mustafa Karaşahin'in dilekçe hakkının sınırlandırılmasının insan haklarına aykırı olup olmadığı tartışılmaya başladı.Bürokrasiyi kendi silahıyla vurduğunu belirten Mustafa Karaşahin, belediyenin kendisini küçümsediğini ve direnmeye devam edeceğini ifade ediyor. Çaresiz kalan yetkililer ise, Karaşahin'in yaptıklarını “dilekçe terörü' olarak nitelendiriyorlar. Mustafa Karaşahin'in bu ilginç direnişi ise dünya medyasında geniş yankı buldu.DHA
Fethullah Gülen'e 'Tuncelililere Hakaret'ten Suç Duyurusu
Tunceli Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu, Tuncelilere hakaret ettiği iddiasıyla Fethullah Gülen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.Fethullah Gülen'in internette yayınlanan video görüntülerinde Tunceli halkını aşağıladığı ve dini değerlerine hakaret ettiğini ileri süren Cem Tekinoğlu, savcılığa verdiği dilekçede şu ifadelere yer verdi:'Şüphelinin toplumdaki rolü, etkilediği kitleler ve yaptırım gücü düşünüldüğü vakit Tunceli halkına mezhepsel kimlik üzerinden dışlayıcı bir tavır sergilenmesine neden olmaktadır. Tunceli halkına yönelik ayrımcılık dolu yorumları nedeniyle birçok mecrada bir önyargının oluştuğu ve bunun sonucu olarak bölgeye yatırım yapmayı düşünenler açısından olumsuz düşünceler yaratarak, bölgede olası ekonomik yatırımların önüne adeta bir set çekmektedir. Böylelikle bölge halkına gerekli kamu hizmetinin sunulmasında olumsuz bir tavır sergilenmesi sonucunu doğurmuştur.' Ferit DEMİR - DHA
HSYK'dan Savcı Zekeriya Öz'e İnceleme
HSYK 3. Dairesi, Bolu Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz hakkında Twitter hesabından paylaştığı mesajlar nedeniyle inceleme kararı aldı.Daire, daha önce 'Paralel yapı' iddialarına ilişkin soruşturmayı yürüten Savcı İrfan Fidan ve Hakim İslam Çiçek hakkında inceleme izni vermişti.AA
'Soma İçin' Çıkarılan Torba Yasa'nın İlk Mağdurları Madenciler Oldu...
Soma'da ölen maden işçileri için çıkarılan torba yasanın ilk mağdurları madenciler oldu! Torba yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından Zonguldak'ta 22 özel maden üretimi durdurdu. 4 bin 500 maden işçisi vardiya çıkışı işsiz kaldıklarını öğrendi. Gerekçe: 'Yasa işverene ağır yük getirdi'. Peki bu ağır şartlar neler?Torba yasanın (tam adıyla İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun) yürürlüğe girmesinin ilk mağduru maden işçileri oldu. Zonguldak ’ta faaliyet gösteren 22 özel kömür işletmecisi, sektöre ekonomik yükümlülük getireceği gerekçesiyle üretimi durdurma kararı aldı. İlk torba yasanın mürekkebi kurumadan ikincisinin yolda olduğu öğrenildi, yeni torbada taşeron ve maden işçilerine yönelik yeni düzenlemeler olacak.İş çıkışı duyuru: Üretime ara verildi, yasal haklarınız ödenecek...Kilimli İlçesi Gelik Beldesi’nde 24 yıldır faaliyet gösteren ve 150 işçinin çalıştığı Arılar Madencilik Şirketi’nde üretimini durdurdu. Şirket görevlisi Ali İhsan Aygün, 16.00-24.00 vardiyasında çalışan 21 işçiye, iş çıkışında maden yasasından dolayı yönetim kurulunun saat 24.00 itibariyle üretime ara verdiğini, işçilerin yasal haklarının ödeneceğini duyurdu. Yerin 85 metre altında çalıştıktan sonra işsiz kaldıklarını öğrenen elleri ve yüzleri kömür karası madenciler, şaşkınlıklarını gizleyemedi.İşverene ağır gelen koşullar neler?Torba Yasa 301 ölümlü Soma Faciası’ndan sonra gündeme geldi. Daha sonra “İçine girmeyen konu kalmadığı için” eleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da onayından geçen torba yasaya göre kömür madencileri için ödenecek maaş brüt 2268 TL’den az olamayacak. Kıdem tazminatı hakları genişletilecek. Haftalık çalışma saati 36 saati geçmeyecek. Ancak son dakikada yapılan değişiklikle saatlerle ilgili değişiklik 1 Ocak 2015’e ertelendi.İşveren önceden söylemiştiDün saat 24 itibarıyla işsiz kalan 21 yıllık madenci 52 yaşındaki Mustafa Cepcioğlu, işverenin yasanın çıkması durumunda üretimin durdurulacağını kendilerine bildirdiğini belirterek şunları söyledi:“Mesai bitirmiş eve giderken işsiz kaldığımızı öğrendik. Arkadaşların hepsi mağdur. İnşallah çözüme kavuşur. Bu kanunun şirkete belirli bir yük getirdiğini biliyoruz. Devlet bunun alt yapısını bilmeden, düzeltmeden bu kanunu çıkardı. Bizim lehimize bir kanun ama işverene de bir yük getiriyor. İşveren ile hükümet arasında bir anlaşma sağlanması lazım.”Şirket görevlisi: İşverene ağır yükler getirdiŞirket görevlisi Ali İhsan Aygün ise yeni çıkan yasadan dolayı Arılar Madencilik Şirketi’nin üretimine saat 24.00 itibariyle son verdiğini söyledi. Aygün, “İşverene ağır yükler getirdiği için yönetim kurulu böyle bir karar almıştır. Zonguldak’taki özel şirketler mağdur” dediYeni torba da yoldaHürriyet Gazetesi'nin haberine göre 148 maddelik torba yasanın hemen ardından ikincisi gündem geldi. Yeni torba yasada da taşeron ve maden işçileriyle ilgili düzenlemeler bulanacağı öğrenildi.Durmuş SEVİNDİK- Cenk TOPCU/ZONGULDAK, (DHA) | CNN Türk
Reklam
Amerika'nın Yeni Kahramanı: 'Görünüşte Çocuk'
5 yaşındaki Noah Ritter, bir tv kanalına yaptığı konuşmayla bir anda Amerika'nın yeni kahramanı oldu. YouTube'da 15 milyon kez izlendi.Noah'a 'apparently kid' denmesinin nedeni büyük adammış gibi konuşması değil: O TV kanalına verdiği röportajda 'apparently' sözcüğünü sık sık kullanması.Küçük Noah, sosyal medyanın dikkatini çekince TV kanalları onun için sıraya girdi.Bunlardan biri de Ellen Degeneres'di.Küçük Noah, Ellen Show'daki konuşmasına 'Bu benim ilk talk-şovum' diyerek başladı. Sonra seyircilerin arasında gördüğü büyük babasına el salladı. Yeni favori sözcüğünü de açıkladı: Seriously (Cidden).CNNTürk
Reklam
300 Yılllık Hüseyin Paşa Yalısı Restorasyon İçin Ağaoğlu'na Emanet...
Anadolu Hisarı'nda yer alan 300 yıllık İstanbul'un en eski sivil mimari örneği Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı işadamı Ali Ağaoğlu tarafından restore edilecek.Konut inşaatı yapan firmanın tarihi eser restorasyonu yapacak olması şaşkınlık veriyor. Vakıflar mülk sahibi biz değiliz derken, Köprülü Amcazade Hüseyin Paşa Vakfı Başkanı Ahmet Cengiz Köprülü ise “ihalede en yüksek ücreti o şirket verdi” dedi. Tarihi yalı restorasyon sonrası Ali Ağaoğlu’nun konutu mu olacak, yoksa butik otel mi yapılacak şimdilik belli değil.Ömer Erbil ’in Radikal’deki haberine göre, Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı 1697 yılında inşa edildi. Boğazın hatta İstanbul’un en eski sivil mimari örneklerinden biri. Sadrazam Köprülü Fâzıl Ahmet Paşa'nın amcasının oğlu ve Sultan 2. Mustafa'nın sadrazamlarından 'Amcazâde' lakaplı, Hüseyin Paşa tarafından yaptırıldı. Tarihi yalı Osmanlı tarihinde büyük önemi olan Karlofça ve Pasarofça anlaşmasının imzalanmasına şahitlik etti. Sultan 2. Mustafa, Sultan 3. Ahmet ve Sadrazam Damat İbrahim Paşa da bu yalıda misafir olarak ağırlandı. Bu nedenle Pâdişah ağırlamış ender yalılardan da biri…Mülkiyeti Mülhak Köprülü Amcazade Hüseyin Paşa Vakfı’na ait tarihi yalı 55 dönüm araziye sahip. 2007 yılında Ağaoğlu tarafından Restore et-işlet-devret modeliyle 25 yıllığına kiralanan yalının restorasyonuna tam 7 yıldır başlanılamadı.Tabelasında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü yazmasına rağmen, Vakıflar ‘biz sadece denetleyiciyiz, söz sahibi değiliz’ diyor. Vakıf Başkanı Ahmet Cengiz Köprülü ise, “ihalede en yüksek ücreti Ağaoğlu verdi, restorasyon projesini uygulamak zorunda aksine izin vermeyiz” diyor.Arazinin tamamının 800 dönümden 55 dönüme düştüğünü belirten Köprülü, külliyenin şuan 8 bin 711 metrekare arsaya sahip olduğunu söyledi. Yıllarca içindeki gecekonduları temizlemekle uğraştıklarını anlatan Cengiz, 2 harem binası, divanhane, meşruta ile kuzey yalısının ayağa kaldırılacağını kaydetti.Restitute, röleve ve restorasyon projelerinin bitirildiğini, Koruma Kurulu’nun restitute ve röleve projelerini onayladığını şimdi restorasyon projesi için kuruldan onay beklediklerini ifade eden Cengiz, “Ekpertiz raporunu vakıflara yaptırdık. İhaleye o zaman Koç, Sabancı, Zorlu gibi önemli gruplar katıldı. İhaleyi Ağaoğlu kazandı. 25 yıllığına kiraladık. Toplam 85 milyon lira vakfa kaynak girecek. Şuan her ay 34 bin lira kira geliri getiriyor. 7 yıldır aksatmadan kiramız ödendi” dedi.Ağaoğlu’nun normal konut inşaatı yaptığını restorasyonun özel bilgi ve beceri gerekmez mi sorumuza ise Cengiz şu yanıtı verdi:“17. Yüzyıl mimarisi restore edecek bu çaplı bir restorasyon firması var mı? Ağaoğlu ya da başka bir firma. Kim alırsa alsın ihaledeki şartımız bizim restorasyon projemizin uygulanması. Proje dışında bir uygulamaya ne biz ne kurul izin vermez. Ağaoğlu da isterseniz biz çekilelim noktasına birkaç kez geldi. Çünkü yıllardır kurul ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ndeki bürokrasiden onlarda yıldı. 17. Yüzyıl üslubuna uygun ahşap olarak yapmak zorundalar. Aksi halde sözleşmemizi feshederiz. Bilim heyetimiz var her aşamasını denetleyecek.”Yalının bugünkü değeri yaklaşık 1 milyar dolar. 1893 Rus savaşı sırasında göçmenler bu yalıya yerleştirildiklerinden, yalı tamir olmaz şekilde tahrip oldu. Fildişi kakmayla tezyin edilmiş kapı cepheleri, altın yaldızlı bordürleri, lâlelerle süslü iç mimarisi ile yalı muhteşem bir güzelliğe sahipti. 19. yy. sonunda ise harem tamamen yandı. 1972 yılında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından yalı tamir gördü. Osmanlı devlet adamlarının yalılarının kırmızı olması geleneğine uygun olarak aşı boyalı rengiyle dikkat çekiciydi. Şimdi yalının etrafı tamamen kapatıldı. Kuruldan çıkacak onaya göre restorasyon için gün sayılmaya başlandı.Ali Ağaoğlu proje ile ilgili daha önce tarihi yalının butik otel olarak işletileceğini açıklamıştı. Yakın zamanda bir gazeteye verdiği demeçte ise kendisinin taşınacağını belirtti.T24
Economist: 'Türkiye'de Laikler Köşeye Sıkıştı'
İngiliz Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de İslam'ın etkisini artırmakta kararlı göründüğünü yazdı.Haftalık derginin son sayısındaki yazının başlığı, 'Laikler köşeye sıkıştı'.Yazı okuyuculara Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göreve 'Yeni Bir Türkiye' sözü vererek geldiğini hatırlatarak başlıyor.Erdoğan'in yemin ederek göreve başlamasından hemen sonra, derginin 'Atatürk'ün sarayı' olarak nitelendirdiği Çankaya Köşkü'nden taşınacağını söylediği belirtiliyor.Ankara'da bir mahkemenin Şubat ayında, taşınılması planlanan 'Ak Saray'ın arazisinin sit alanı olduğuna hükmettiğini yazmış Economist . Erdoğan'ın bunun üzerine mahkemeye hitaben söylediği şu sözleri de eklemiş:'Güçleri yetiyorsa yıksınlar. Açılışını da yapacağım, içine de girip oturacağım.'Economist'teki yazı şu satırlarla sürüyor:'Türkiye'nin laikleri bu durumu daha çok, Sayın Erdoğan'ın Atatürk'ün cumhuriyetini İslamcı bir yönetimle değiştirmek istediğinin kanıtı olarak görüyor. Eğitimdeki değişimden de bahsediylar. İmam hatip okullarının sayısı son beş yılda ikiye katlandı. Yeni sınavda başarısız olup ilk tercihlerine giremeyen öğrenciler, İmam Hatip okullarına itildi.'Economist'e konuşan Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül, 'Son üç yıldır, eğitimde İslamın etkisini artırmaya yönelik bir değişim göze çarpıyor' yorumunu yapmış.Dergideki yazıda şu satırlar da var:'Sayın Erdoğan'ın Türkiye'sinde günde beş vakit namaz kılmak ve Ramazan'da dini vecibeleri yerine getirmek, artı değer. Bakanlar Kuran'dan ayetleri tweetleyip yaltaklanarak göze girmeye çalışmak için istekli. Bazı kesimler Sayın Erdoğan'ın dindarlık takıntısının; kendisine, ailesine, onun siyaset ve iş dünyasından yakın dostlarına yönelik büyük yolsuzluk suçlamalarının üstünün kapatılmasına yardımcı olduğunu söylüyor.'Economist, suçlamaların Fethullah Gülen'e yakın oldukları söylenen savcılardan geldiğini, Aralık ayından bu yana çok sayıda polisin gözaltına alındığını, Gülen Cemaati'ne mensup oldukları iddia edilen binlerce polis ve yargı mensubunun görev yerlerinin değiştirildiğini ya da görevden alındıklarını belirtmiş.Dergi ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın da 1 Eylül'de yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da bulunduğu 96 kişi hakkında takipsizlik kararı verdiğini, bu kişileri soruşturanların da 'darbe yapmaya çalıştıklarının' söylendiğini hatırlatmış.BBC Türkçe
Reklam
Organ Mafyası Şakasıyla Arkadaştan İntikam Almak
Daha önce kendisine şaka yapılan adamın intikamı. İçeceğine uyku hapı katıp uyutulan kişi arkadaşları tarafından yapılan organ mafyası şakasına maruz kalınca neye uğradığını şaşırdı.
Alakır Vadisi'ni 'SİT' İlan Eden Kararı Uygulamayan Komisyon Üyelerine 5 Soru
Antalya’nın Kumluca İlçesi’nde Alakır Nehri ve beslediği vadiye ilişkin Danıştay 14′üncü Dairesi’nin, Antalya 3′üncü İdare Mahkemesi’nin ‘Birinci Derecede Doğal Sit Alanıdır’ kararını onamasının ardından doğa savunucları, kararı uygulamayan kurul üyelerine çağrı yaptılar. ‘Mahkeme kararı kurulun SİT ilan etme prosedürüne aykırıdır’ diyerek kararı uygulamayan komisyona karşı bir de imza kampanyası başlatıldı.Alakır Nehri Kardeşliği’nden (ANK) yapılan duyuruda, Eylül 2009′da Alakır Vadisi’nin koruma altına alınması taleplerinin, Antalya Tabiat Koruma Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine açtıkları davanın Şubat 2012′de, “Alakır Vadisi’nin 1′inci Dereceden Doğal SİT Alanı olarak koruma altına alınması” kararı ile sonuçlandığı ve bu kararın Danıştay tarafından da Haziran 2014′te onandığı hatırlatıldı.Kurulun, Temmuz 2014′te konuyu gündemine alarak ‘mahkeme kararı ile koruma kararı almanın mevzuatlarına uygun olmadığını belirtip, bu konuda karar vermek için 1 yıl sürecek ekolojik temelli bir araştırma yapacakları yönündeki açıklamasına dikkat çekilen duyuruda, isimleri öğrenilemeyen komisyon üyelerine gıyaben 5 soru yöneltildi.Alakır Nehri Kardeşliği, Antalya Tabiat Koruma Kurulu’nun gizli tutulan üyelerine sorduğu sorular şöyle:“Soru 1: Zaten kurulun koruma talebimizin reddine karşı dava açmıştık. Binbir türlü emek ve binlerce lira masrafla 5 yılda kazandık davamızı. Kurulun 1 sene sonra olası reddine karşı tekrar aynı davayı açmamız mı bekleniyor?Soru 2: Dava aşamasında geçen 5 yılda vadide ekolojik yıkım yaratan projeler tüm hızıyla devam etmişti. Kurulun 1 sene sürecek çalışmasında bu yıkımlar devam ediyor olacak mı?Soru 3: Tüm bu geçen seneler içerisinde geri dönüşümsüz bir şekilde tahrip edilmiş vadinin koruma altına alınması ne ifade edecek? Ya da tüm bu yıkımların sonrasında vadide korunacak bir yer kalmadığı mı onaylanacak?Soru 4: Bilirkişi heyeti keşfinin ardından hazırlanan rapor doğrultusunda mahkemece alınan 1′inci Derecede Doğal SİT Alanı kararını mevzuatlarına uygun bulmayarak tescillemeyip, hukuki bir kararı yok sayarak neden oldukları yıkımı, kurul üyeleri gelecekte de ‘mevzuat’ gerekçesi ile mi açıklayacak?Soru 5: Tek derdi Alakır Vadisi’nde yaşam mücadelesi veren onbinlerce canlıyı korumak olanları gerçekten aptal mı zannediyor ve bu tarz oyunlarla yılıp mücadeleden vazgeçeceklerini, bu insafsızlığın hesabının ileride hukuki yollardan sorulmayacağını mı düşünüyorsunuz?”Alakır Nehri Kardeşliği üyeleri, Alakır Vadisi’nin mahkemece alınan Sit Alanı kararının bakanlık tarafından tescillenmesine yönelik bir de imza kampanyası başlattı. change.org/ozguralakir üzerinden başlatılan kampanyaya kısa sürede 13 bin imza atıldı.
Reklam
Makineye Bulaşık Yerleştirebilen Robotlar
Britanya Bilim Festivali'nde sergilenen bir robotun kısa süre içinde bulaşık makinesine eşya yerleştirebilecek bir aygıt olarak görülebileceği ifade ediliyor. ' Boris ' adı verilen robot, tanımadığı nesneleri insan gibi eliyle kavrama yeteneğine sahip ilk robotlardan biri.Boris, İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi tarafından beş yılda 350 bin sterlin harcama yapılarak geliştirilmiş bir robot.Yüzü ve bileklerine yerleştirilen derinlik sensörleri, 10 saniye içinde nesnelerin biçimini tespit ederek robot parmaklarıyla uygun bir tutma yöntemi uygulamasını ve isabetli kol hareketiyle engelleri aşarak hedefe ulaştırmasını sağlıyor.Robotu geliştiren ekibin başında görev yapan Profesör Jeremy Wyatt, Boris'in 'eşya tutmak için değil, nasıl tutacağını öğrenmek için programlandığını' belirtti.Profesör ve uluslararası PacMan projesindeki ekibi, 2015'in Nisan ayına kadar bu robotu 'bulaşık makinesine eşya yerleştirebilir' hale getirmeyi hedefliyor.Profesör Wyatt, 'Mutafak tezgahında olduğu gibi eşyaları dağıtıyorsunuz ve bunları inceleyen robot birini gözüne kestiriyor, tutuyor ve bulaşık makinesine yerleştiriyor' diyerek robotun çalışma mantığını açıklıyor.Boris'e neden mutfak işlerinin verildiği sorusuna ise Wyatt gülerek şu cevabı veriyor:'Bulaşık makinesine eşya yerleştiren robotları bugün için ekonomik ve sosyal bir gereklilik olarak gördüğümden değil tabii. Ama bu, insanın yüzmilyonlarca yıl süren evrimi sonrasında geliştirdiği ve manipülatif yetenek gerektiren tipik insan işlerinden biri. Yani bu işi bir robotun yapmasını sağlayarak gelecekte robotları daha esnek kılmayı ümit ediyoruz.'Sanayi robotlarını birinci kuşak, insansız hava araçları, şoförsüz arabalar ve diğer hareketli robotları ikinci kuşak robotlar olarak değerlendiren Profesör Wyatt, Boris'in üçüncü kuşak robotları temsil ettiğini belirtiyor.Akıllı robot BobFestivalde bilim ekipleri farklı bir akıllı robot olarak Bob'u da takdim ettiler.Boris maharetli ama hareketsiz iken Bob lazerli mesafe sensörleriyle etrafındaki nesnelerin ve insanların varlığını tespit ederek tekerlekleriyle rahatça dolaşabiliyor.Bob'u programlayan ekibin başında bulunan Dr. Nick Hawes bu robotun, 'etrafındaki engellerin yerini gösteren bir ısı haritası çıkardığını' söylüyor.En zoru ise hareket halindeki insanlar. Dr. Hawes, Bob'un insan gördüğünde yavaşladığını ve onlarla arasında koyacağı sosyal mesafeyi gözeterek durduğunu belirtiyor.Bob insan müdahalesi olmadan bir hafta boyunca kapalı bir ortamı keşfedip basit gözlemler yaparak belli görevleri yerine getirebiliyor.Dr Hawes , bu robotta yeni olan şeyin 'bağımsızlık' hali olduğunu ve kısa bir süre önce güvenlik şirketi G4S'te gözetim görevlisi olarak üç haftalık bir staj yaptığını söylüyor.Festivale katılan ekipler uzun vadede bu robotların ofis, hastane, depo gibi ortamlarda insanlarla yan yana çalışmasını sağlamayı hedeflediklerini ve İngiltere'nin 'marifetli el' sahibi robot teknolojisini patentleştirdiğini ifade ediyor.BBC Türkçe
Reklam
Galatasaray Sponsorları KAP'a Bildirdi
Türk Hava Yolları (THY), Avrupa futbolunun prestijli organizasyonlarından Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye temsilcisi olarak yer alan Galatasaray'ın forma sponsoru oldu.THY açıklamasına göre, 2014-2015 sezonunda Arsenal, Borussia Dortmund ve RSC Anderlecht ile Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda mücadele edecek Galatasaray, THY ile yapılan görüşme sonucu bir yıl boyunca Avrupa kupalarında oynayacağı maçlarda 'Turkish Airlines' logolu formayla boy gösterecek.Bu işbirliği Türkiye'de ilk kez uygulanacak yeni bir sponsorluk modelini de beraberinde getirecek. Galatasaray'ın geliştirdiği bu modele göre, yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 2 farklı forma sponsoru olacak.Avrupa'da 100'den fazla noktaya uçan THY, bu işbirliğiyle futbolun takip edildiği birçok bölgede marka bilinirlik ve algısını güçlendirmeyi, sponsorluk yatırımları içerisinde hedef pazarına uygun ve anlamlı bir işbirliği modeli oluşturmayı planlıyor.Galatasaray da açıkladıGalatasaray’ın Şampiyonlar Ligi forma sponsoru Türk Hava Yolları oldu.4. kez Avrupa’nın en iyi havayolu şirketi seçilen ve dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu olan Türk Hava Yolları, Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’nin tek temsilcisi olarak yer alan Galatasaray’ın forma sponsoru oldu.2014-2015 sezonunda Arsenal, B.Dortmund ve RSC Anderlecht ile Şampiyonlar Ligi D Grubu’nda mücadele edecek olan Galatasaray, bir yıl boyunca Avrupa Kupalarında oynayacağı maçlarda Turkish Airlines” logolu forma ile boy gösterecek.Türkiye’nin ve Türk insanının her daim göğsünü kabartan ve Avrupa Kupası sevinci yaşatan Galatasaray ile Türkiye’nin global en önemli markalarından olan ve uzun yıllardır Galatasaray’ın resmi sponsoru olan Türk Hava Yolları, Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk sınavı olan 16 Eylül'deki Anderlecht maçında iki milli gurur olarak sahada yerini alacak.2014-2015 yılında Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye’yi temsil edecek tek Türk takımı olan Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi maçlarını içeren forma sponsorluğu Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan yeni bir sponsorluk modelini de beraberinde getirecek. Galatasaray’ın geliştirdiği bu modele göre yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere 2 farklı forma sponsoru olacak.Türk Hava Yolları, en önemli pazarı olan Avrupa’da 100’den fazla noktaya uçuyor. Bu işbirliği ile Avrupa başta olmak üzere futbolun takip edildiği birçok bölgede marka bilinirlik ve algısını daha da güçlendirmeyi ve sponsorluk yatırımları içerisinde hedef pazarına uygun ve anlamlı bir işbirliği modeli oluşturmayı planlıyor.
'The Cut' Filmekimi'nden Çekildi
Fatih Akın'ın Venedik Film Festivali'nde ses getiren yeni filmi 'The Cut' (Kesik), dağıtımcısının talebi üzerine Filmekimi programından çekildi. Film Türkiye'de aralık ayında gösterime girecek.Venedik Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından Türkiye’deki ilk gösterimini Filmekimi’nde yapacağı belirtilen film daha önce programda bulunmasına rağmen son açıklanan listede yer almadı.Diken'in haberine göre İKSV filmin listeden çıkarıldığını doğrularken, bu durumun kendilerinden kaynaklanmadığını, tamamen film yapımcılarının gösterim tarihleriyle aldığı stratejik bir karar olduğunu vurguladı. Yönetmen Akın, filmle ilgili uzun bir süredir milliyetçi gruplardan ‘nefret mesajları ve bir de ölüm tehdidi’ aldığını söylemişti. Akın, “O film Türkiye’de tek bir sinemada yayınlanmayacak. Beyaz berelerimiz ve Azerbaycan bayraklı planörümüzle gelişmeleri takip ediyoruz. Hodri Meydan!” sözleriyle açıkça tehdit edilmişti.Filmde, baş kahraman Nazaret Manugyan’ın (Tahar Rahim) eşinin adının Agos gazetesinin 2007′de öldürülen yayın yönetmeni Hrant Dink’in eşi Rakel’le aynı olması, Nazaret’in kardeşinin de Hrant adını taşıması, Dink suikastına gönderme niteliğindeydi.Akın filmle ilgili Agos’a verdiği söyleşide de, Hrant Dink’le ilgili bir film çekmek istediğini, fakat Dink’i oynamak isteyecek Türkiyeli oyuncu bulamadığını söylemişti.Kaynak: Diken
Türkiye Seyahatini Kısa Filme Almak
Mart ayında Türkiye'ye gelen turist, tatilini gittiği yerleri çektiği fotoğraf tarzı kısa videolarla kaydetti. Tüm gittiği yerlerden kolaj olarak derlediği görüntülerle Türkiye seyahatini kısa bir filmle özetleyen turist, izleyenlerin beğenisini topladı. Her ne kadar pisliği, rezilliği çok daha fazla olan ülke olsak da, şöyle mükemmel yerler hala tüketilmediği için fazla şanslı olsalar gerek. İyi seyirler..
Dal Dal Bitmeyen Dünyanın En Derin Yüzme Havuzu
Belçika, Brüksel’deki NEMO33 isimli yüzme havuzu dünyanın en derin yüzme havuzu olarak Guinness rekorlar kitabındaki yerini koruyor.Parkur düzeneğine de sahip olan havuz, genel olarak dalgıçlık eğitimlerinde kullanılmakta.34.5 metre uzunluğundaki havuz genelde dalış eğitimleri için kullanılıyor.
Reklam