Mimarlar Odası'ndan Dünyanın Dört Bir Yanına ‘AOÇ'deki Kabullere Gitmeyin’ Mektubu
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, yabancı ülkelerin devlet başkanları, büyükelçilikler, misyon şefleri ile resmi kurumlarına AOÇ mektupları göndererek, ‘kabullere gitmeyin’ çağrısı yapacak. Yurt içinde resmi kurumlar, valilikler, muhalefet partilerin tümü için aynı çağrı yapılacak. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “AOÇ’deki hukuksuzluğu kabul etmeyin, kabullere gitmeyin mektubu göndereceğiz” dedi.Mimarlar Odası Ankara Şubesi yöneticileri düzenledikleri basın toplantısında AOÇ için beş farklı dilde mektup yazacaklarını ve devlet başkanlarına ve Başbakanlık binasında resepsiyona katılacak tüm kurumlara ileteceklerini söyledi. Candan, “AOÇ’deki hukuksuzluğu kabul etmeyin, kabullere gitmeyin mektubu göndereceğiz” ifadelerini kullandı. Candan ayrıca “AOÇ’de sadece bir hukuksal mücadele değil farkındalık mücadelesini de uzun zamandır sürdürüyoruz. Bugün gelinen noktada Başbakanlık Hizmet Binası kaçak olarak tamamlanmış durumda. Açtığımız davalarda iptal kararlarımız var. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkımızı da kullandık. Cumhurbaşkanlığı’nın AOÇ’ye taşınacağına dair haberler basında yer alıyor. AOÇ kent için önemli bir yeşil aks cumhuriyet döneminin özgürlükçü değerlerini de ifade eden tarım insan ilişkisi ve peyzaj bütünlüğü ile değer verdiğimiz bir proje. Yapının yasadışı olduğunu duyurmak görevlerimiz arasındadır. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık binası yargı kararlarına rağmen, toplumsal muhalefete rağmen ısrarla inşa edilmiş bir bina. AOÇ’nin talanına izin verilmiş durumda, denetimler yapılamıyor, emniyet güçleri tarafından engelleniyor, içeri insanlar alınmıyor ve iki işçi orada öldü” dedi. Candan mektubun mekânsal boyutta Türkiye ile ilişki kurabilen tüm kurumlara kuruluşlara gideceğini söyleyerek şöyle devam etti: “AOÇ 14 Hyde park, 10 Central Park, 920 Gezi Park büyüklüğünde bir alan. Cumhurbaşkanlığı binası olarak kullanılırsa Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm diplomatik görüşmeleri ve kabulleri bu mekânda yapılacak. Binanın kullanılmaması ve meşruiyet kazanmaması için çağrılarımızı yapacağız, 5 dilde çağrılar yola çıkacak. Uluslar arası arenaya taşıyacağız. Misyon şefleri, yabancı ülkelerde devlet başkanlarına, büyükelçiliklere mektup göndereceğiz. Sadece yurt dışı değil, yurt içindeki tüm kurumlara valiliklere, muhalefet partilerinin hepsine göndereceğiz. Binayı kullanmayın, kabullere katılmayın, hukuksuzluğu kabul etmeyin çağrılarını göndereceğiz. AOÇ sadece Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin, meslek odalarının sorunu değildir, artık tamamen hukukun katledilmesi sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuksuz bir binadan yönetilmesi sorunudur.” Mimarlar Odası Ankara Şube 2. Başkanı Ali Atakan, ise binanın meşru olmadığının altını çizdi. Atakan “AOÇ’de tarihi ve kültürel özellikleri olan topluma mal olmuş bir alanda toplumun katılımcılığı, ve planlama süreçleri hiçe sayılarak alanın betonlaştırılması zaten meşru değildir. Hukuk nezdinde de gittikçe otoriteleşen bir anlayış vardır. Yapının elde edilme süreci adeta Mısır’da piramit yapım sürecini hatırlatıyor. Başbakan bugün mütevazi bir konutta Subayevlerinde oturuyor, halktan biriyim imajını veriyordu, Başbakanlık konutunda oturmak istemedi. Şimdi ise böyle olmadığını kendisine saraylar inşa ettirdiğini görüyoruz. Gerek ülkede gerek de yurt dışında çalışmalarımızı yürüteceğiz” dedi. ZETE
'IŞİD Doğrudan Tehdit Haline Gelirse Harekete Geçeriz'
ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey, IŞİD'in ülkesi için doğrudan tehdit haline gelmesi durumunda, örgütün Suriye'deki uzantısına karşı ordunun harekete geçeceğini bildirdi. ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD), ülkesine yönelik doğrudan bir tehdit haline gelmesi durumunda örgütün Suriye'deki uzantısına karşı harekete geçeceklerini açıkladı. Afganistan'ı ziyaret edecek Dempsey, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Irak'taki IŞİD militanlarının, ABD topraklarına doğrudan tehdit haline geldiğine karar verirsem, ABD ordusunun Suriye'de örgüte karşı doğrudan harekete geçmesini tavsiye ederim' dedi. Dempsey, öte yandan IŞİD'in hala bölgesel bir tehdit oluşturduğuna, ABD'de veya Avrupa'da saldırılar düzenleme ya da planlama kabiliyetine sahip olmadığına inandığını ifade etti. Martin Dempsey, IŞİD'in bozguna uğratılmasında, Türkiye, Ürdün ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere bölgede kilit öneme sahip müttefiklerin ABD'ye destek vereceklerine yönelik inancını da dile getirdi. ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey, 'IŞİD'in çok acımasız olduğu ve kendisini, sözünü ettiğim herkesi açıkça tehdit eden, radikal dinci bir meşruiyete sarmaladığı kanısındayım' diyerek, bölgedeki müttefiklerinin bu mücadeleye gönüllü olarak ortaklık edeceklerini düşündüğünü söyledi. IŞİD ile, ABD'de ve Avrupa'da saldırılar planlayan ve saldırılara teşebbüs eden, merkezi Yemen'de bulunan El Kaide örgütü arasında karşılaştırma yapan Dempsey, şu ana kadar IŞİD'in, 'ABD topraklarına karşı aktif bir saldırı planıyla meşgul olduğuna' dair herhangi bir işaret bulunmadığını, bunun Yemen'de gördüklerinden farklı bir durum olduğunu ifade etti. Martin Dempsey, 'Suriye içinden bir tehditin olması halinde, bununla ilgilenmeleri yönünde güçlü tavsiyede bulunacağını açıklıkla ve net bir şekilde söyleyebileceğini, ABD Başkanı Barack Obama'nın da bu sorunu halledeceğine güvenin tam olduğunu' söyledi. ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey, Irak'ta düzenledikleri hava saldırılarının, direnişçilerin hızının kesilmesine yardım ettiğini, 'IŞİD'in çok güçlü veya zapt edilemez olduğu' yönündeki inanışı yıktığını bildirdi. Muhabir: AP, Gamze Türkoğlu OğuzAA
PKK'nın Yaktığı Dershane Halkın Desteğiyle Onarılıyor
Muş'un Bulanık ilçesinde, PKK yandaşları tarafından ateşe verilen özel dershanede onarım çalışmaları başladı. Dershanenin yaklaşık bir haftaya kadar hizmete açılacağı belirtildi. Muş'un Bulanık ilçesinde, PKK yandaşları molotof kokteyli, havai fişek ve taşlı saldırısı sonucu idari, muhasebe ve danışmanlık hizmetlerinin bulunduğu alanı ateşe vermiş ve büyük çapta hasar meydana gelmişti. Yakılan dershanede hummalı bir çalışma başlatılırken, ilçe halkı ise ziyaret ve geçmiş olsun dileklerinde bulunuyor. Yanarak kullanılamaz hale gelen birinci katta temizlik ve onarım çalışmaları başlatan Dershane Müdürü Abdulkerim Altun, 'Dershanemizi inşallah bir hafta içerisinde eğitim öğretime açacağız. Şu an tüm çalışmaları başlattık.' dedi. 'İLÇE HALKI TEPKİ GÖSTERDİ' Olayı duyan ve gelip ziyaret eden ilçe halkı tepki göstererek, şiddete başvurulmaması temennisinde bulundular. Çalışmalara destek veren, yaşanan olaya tepki gösteren ilçenin aile büyüklerinden Ahmet İnan, 'Çocuklarımız burada okuyor. Burada bir güvence yok ve biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Burada durup dershaneyi yakıyorlar ve içeride çocuklarımız okuyor, biz bunları kabul etmiyoruz.' dedi. Yaşanan olayı çirkin bulan ilçe halkı ise 'Şiddet iyi değil, zarar ziyan iyi değil. Her şey çözümle oluyor. Kim bu olaylardan randıman almış ki? Niye bu olaylar olsun, istemiyoruz.' şeklinde konuştular. ŞAHİN ŞAHİNZaman
The Hateful Eight Yine Sızdırıldı
Quentin Tarantino’nun sekizinci filmi olan ve sızdırma olayları nedeniyle gündemden düşmeyen The Hateful Eight yine sızdırıldı.Kısa süre önce kapalı gösterimi yapıldığı tahmin edilen filme ait giriş videosu bir hayran tarafından sızdırıldı. Videoya bakıldığında filmin çekimlerine başlanmak üzere olduğu ifade ediliyor. Ancak Tarantino’nun bu sızıntı karşısında ne yapacağı merak konusu.Filmin 2015 yılında vizyona gireceği ve 70MM Super CinemaScope ile çekileceği biliniyor. Yapımda Kurt Russell, Bruce Dern, Samuel L. Jackson, Michael Madsen ve Walton Goggins gibi isimlerin yer alacağı kesinleşmiş durumdayken, bu isimlere yeni eklemeler yapılacağı da kesin.Süper Karga
Hollanda Türkiye'deki Patriotları Geri Çekiyor
Hollanda Hükümeti, Suriye'den yönelecek balistik füze saldırısına karşı Türkiye'yi korumak amacıyla yerleştirilen Patriot hava savunma sistemlerini geri çekme kararı aldı. Karar, hükümet tarafından Hollanda Parlamentosu'na bildirildi. Kabine, Dışişleri ve Savunma bakanlarının imzasıyla parlamentoya gönderdiği mektupta, Türkiye'ye yönelik Suriye kaynaklı füze tehtidinin azaldığını belirtti. Patriotlar, NATO üyesi Türkiye'yi Suriye'den gelebilecek olası bir balistik füze saldırısına karşı korumak amacıyla yerleştirilmişt. Hollanda Hükümeti'nin meclise gönderdiği yazıda, 'Suriye'nin Türkiye'ye karşı balistik füze kullanma tehtidi tam olarak geçmese de önemli ölçüde azaldı' dendi. Hükümet, Adana'da İncirlik Üssü ile şehir dışında sivil bir havaalanında bulunan Patriotlar'ın şu ana kadar hiç kullanılamdığını vurguladı. Kabineye göre, Türkiye'ye yapılan füze yardımının amacı belliydi. Yıllarca sürmesi mümkün değildi. Hollanda da bu misyonun süresini uzatacak durumda değil. Hükümet tarafından parlamentoya verilen bilgide, Patriot'lara Türkiye'de yeterince bakım yapılamadığı için sistemin çökme olasılığı bulunduğu da kaydedildi. Patriot sistemlerinin bir an önce modernize edilmesi gerektiği, bunun da ancak Hollanda'da mümkün olacağı belirtildi. Patriot'ların geri çekilmesi konusunda Hollanda'nın açıkladığı bir başka gerekçe de personel maliyeti. Görev süresinin uzatılması, Hollanda'ya ek personel yükü getirecek. Hollanda, Patriot misyonu için Türkiye'ye 200 personel gönderdi. Hollanda'nın yanısıra Almanya Kahramanmaraş'a, ABD de Gaziantep'e Patriot sistemi yerleştirmişti. Hollanda, geri çekme kararını hem NATO, hem de Türkiye, ABD ve Almanya'ya iletti. Tarafların bu kararı anlayışla karşıladıkları açıklandı. Patriot füzeleri, yaklaşık 160 kilometre menzile sahip.Yusuf ÖzkanBBC Türkçe
Ölümünün 114. yılında F. W. Nietzsche ve Tarihe Damga Vuran Sözleri
Din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazan Nietzsche 15 Ekim’de, Lützen yakınlarındaki Röcken’de doğdu. Babası Karl Ludwig papaz annesi Fransizka ise papaz ailesinden gelmektedir. Nietzsche henüz beş yaşındayken babasını kaybeder. Bir yıl sonra ise erkek kardeşinin ölümü üzerine, annesi ve kızkardeşiyle birlikte Naumbourg’daki büyük annesinin yanına taşınır. İlk kompozisyonu 10 yaşında kaleme aldı 1851 yılında Weber Enstitüsü’nde, eğitimine başlar. Annesinin ona piyano hediye etmesiyle ilk müzik derslerini alır. 10 yaşında ilk kompozisyon denemelerine başlar. Ortaöğrenimi sürecinde birkaç deneme çok sayıda şiir ve kompozisyon kaleme alır. 1864 yılında Bonn Üniversitesi’nde ilahiyat eğitimine başlar. Ancak bir yıl sonra kararını filoloji eğitimi yönünde değiştirir. Felsefeye ilk adımı Schopenhauer ile attı 1866 yılında Schopenhauer okumalarına başlar bir yandan da Yunan filolojisi üzerine denemeler kaleme alır. Felsefeye olan ilgisinin giderek arttığı bir dönemde Richard Wagner’le tanışır. 1869 yılında henüz 24 yaşında ve doktorasını dahi tamamlamamışken Ritschl’nin kendisini tavsiyesi üzerine Basel Üniversitesi’nde klasik filoloji profesörü seçilir. 1870 yılında Fransa ve Almanya arasındaki savaşa hastabakıcı olarak katılır. Bu esnada yaralanır ve hastalanır. Bale’aya geri döndüğünde tragedyanın doğuşu’ nun ana temalarını yerli yerine oturtmaya çalışır. 1872’de Müziğin Ruhundan Tragedyanın doğuşu adlı eseri yayınlanır. Bu sırada derslerine devam etmektedir. Yunan felsefe ve tragedyası üzerine dersler verir. İlk baş ağrıları başladı 1873 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in birincisi yayınlanır. Aynı yıl Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe’yi kaleme alır. Bu dönemde Nietzsche’nin şiddetli migren krizleri baş gösterir. Görme bozukluğu nedeniyle düşüncelerini yazdırmak zorunda kalır. Bu süreçte başağrıları mide ağrıları giderek artar ve iki yada üç haftada bir yatağa düşmesine sebep olur. 1874’de Zamana Aykırı Düşünceler’in ikincisi yayınlanır. 1876’da artan sağlık problemleri nedeniyle bazı derslerinden muaf tutulur. 1876 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in sonuncusu olan ‘Richard Wagner Bayreuth’ta’yı yayınlar. Sonbaharda Paul Ree ile İtalya’ya yolculuk yapar. Sorrente’de bulunan Wagner’lerle son kez burada görüşür. İşte, Friedrich Wilhelm Nietzsche'nin tarihe damga vuran sözlerinden bazıları:
Trans Kadın Denize Atlayarak İntihar Etti!
Mersin’de Figen adlı trans aktivist birey denize atlayarak intihar etti. Figen, geçen ay polis tarafından şiddete uğradığını iddia etmişti.Cumartesi günü akşam saatlerinde merkez Mezitli ilçesinde kendini denize atan Figen, çevredeki vatandaşların polis ve 112 sağlık ekiplerine haber vermesiyle denizden çıkarılarak Mersin Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen Figen, hayatını kaybetti.Figen, geçtiğimiz ay sokakta gezerken polis tarafından biber gazına maruz kaldığını öne sürmüştü. Aktarılanlara göre, 'Polis aralarında Figen'in de bulunduğu, durakta oturan trans kadınlara, 'İnsanları rahatsız ediyorsunuz. Defolun gidin lan' diyerek biber gazı ve coplarla saldırmış, ardından zorla karakola götürmüştü.' Karakolda işlem yapmadığı söylenen polisin, trans kadınların tutanak tutulması talebini de reddettiği ileri sürüldü.
'Cumhurbaşkanımız Büyük İhtimalle Katılmayacak'
Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Erdoğan görüşmesi hakkında gazetecilere bilgi verdi. Yargıtay Başkanı Ali Alkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere açıklama yaptı. İşte Alkan’ın açıklamasından satır başları: 'Başkanlar Kurulu geleneklere uygun olarak Barolar Birliği Başkanı’nın da davet edilmesini uygun gördü. Fakat bu karar alınırken sayın cumhurbaşkanının adaylığı ve seçilmesi gündemde değildi. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Barolar Birliği Başkanı törene katılırsa kendisinin katılmayacağını” ifade etti. Ben bunu önemsedim ve başkanlar kurlunu toplantıya çağırdım. Başkanlar Kurulu da, davetiyelerin dağıtılmış olası ve ifade özgürlüğü gibi gerekçelerle kararını verdi. Sayın cumhurbaşkanımızı ziyaretimiz başkanlar kurulu kararıyla ilgili değildir. Ben daha önceden randevu almıştım bugüne gün verilmişti. Bu tarihlerin çakışması tamamen tesadüftür.' 'Sayın cumhurbaşkanı muhtemelen katılmayacak çünkü sayın cumhurbaşkanımız daha önce basına yaptığı açıklamada kararlı olduğunu söylemişti. Bizim de aldığımız bir karar var. Takdir kamuoyunun. Bu krizin çıkmasının sebebi Danıştay’daki törende Danıştay başkanı yarım saat konuşmasına rağmen Sayın Feyzioğlu’nun konuşmasının 1 saati aşmasıydı. Biz yarım saatlik bir süre benimsedik. Benim konuşma süremden fazla olmayacak.' İnternethaber
'Öyle Bir Felaket Hayatımda Görmedim'
Siirt'te Alkumru Barajı yakınlarında piknik yaparken suya kapılanlardan biri olan ve kurtarıldıktan sonra hastanede tedavi edilen 38 yaşındaki Ercan Olgun, taburcu olduktan sonra yaşadıklarını DHA'ya anlattıPiknik yaptıkları yerdeki suyun sadece 20 santim derinliğinde olduğunu belirten Ercan Olgun, şöyle devam etti: 'Yani ayakkabılarımızla basarak geçtik gittik, oturduk. Yemeğimizi, mangalımızı pişirdik. Tam yiyecekken bağırma sesini duyduk yukarıdan. Üst taraflar da doluydu, yukarılar da hep kalabalıktı. Kaçmaya çalıştık. Öyle bir felaket hayatımda görmedim. Önce kızım suyun akışına kapıldı, onu kurtardım. Sonra geri döndüm bu sefer eşimi, oğlumla çıkardık. Tabi o arada nefesimiz tükendi, diğerlerini kurtaramadık. Diğerleri de kenetlendi birbirlerinin elini tutarak Kelime-i Şehadet getirerek orada beklediler. Ben de arabama atlayıp köprünün üzerine ana yola çıktım. Ana yolda bir vatandaşı durdurdum. Hacı Beşir adında. Dedim ki 'Cep telefonunu ver bizim telefonlar hiç çalışmıyor hepsi su doldu:' Jandarmayı aradım. Onlara 'Şu an suyun içinde 30 tane insan mahsur durumda lütfen acilen bir şeyleri yapın en azından kapakları kapatın' dedim. Onlar ise 'O kapakları ancak Vali kapatabilir' dedi. Sonra 'O zaman Vali'yi arayın' dedim. 'Tamam ilgili yerlere söyleyeceğiz' dediler. 10 dakika sonra ambulanslar geldi. 112 Acil'e buradan çok teşekkür ediyorum. 10 dakika içinde 10-15 ambulans seferber ettiler oraya. Geri döndüm olay yerine o sıra olay yerinde hiç kimse kalmamıştı. Hepsi sürüklenmişti. Sağ tarafa kayanlar, kayalık tarafa kayanlar boğuldu gitti. Sol tarafa ağaçlıklara asılarak yarı baygın durumda olanlar vardı. Geri dönüşte onları gördük, kurtardık. Mesela yeğenim Emre 2 kilometre sürüklenmişti. Ağaçların arasında yarı baygın durumdaydı. Sağ olsun 112 Acil en son sedye indirerek kurtardı. Derin bir yerdi de orası. İki bayan ve bir erkek daha kurtardık oradan. Diğerlerine ulaşamadık.' GELİN DEDİM, GELMEDİLER Olay sırasında siren sesi duymadıklarını da kaydeden Ercan Olgun, 'Olay sırasında kesinlikle hiçbir siren sesi duymadık biz. Eğer siren sesini duysaydık zaten siren sesinden birkaç dakika sonra veya yarım saat sonra suyu bırakıyorlar. Yani biz eğer o siren sesini duymuş olsaydık herkes oradan çekilecekti. Bu arada ben onlara söyledim bu tarafa gelin, onlar suda adanın ortasında kaldılar. 3 aile bacanağım başta olmak üzere ve bu şehit olanlar adanın ortasında kaldılar. Bağırıyorum onlara 'Gelin bu tarafa sizi kurtaracağım' diye. Birisi bana arabanın anahtarını atıyor 'Sen arabamı kurtar biz kurtulacağız' zaten. Neyse arabasını yukarı çıkardık ne dediysek gelmiyorlar. Ne o tarafa gidiyorlar ne bu tarafa geliyorlar, ama bağırıyorlar çağırıyorlar 'Bizi kurtarın. Bana ip at' diyor. O alanda nereden ip atacağım. Vallahi artık kendimizi zor kurtarabildik oradan. Bacanağım, onlar da kendilerini suya bıraktılar. Onlar da tam 10 metre kala suyun ortasında halsiz düştüler. Çocuğum Süleyman kızının üzerine atladı kızını çıkardı oradan. Bir bidon attık diğer çocuğa o da bidonu tutarak 10 metre mesafe kat ederek ileriye geldi.' HELİKOPTER GELSEYDİ KURTULURLARDI Nehir yatağına gelen suyun kısa sürede 10 metreye ulaştığını belirten Ercan Olgun, şunları anlattı: 'Böyle bir durum oldu çok acı bir haberdi ama keşke jandarmaya söylediğim zaman jandarma bize bir helikopter gönderseydi. Hiçbirine bir şey olmayacaktı. Bir helikopter gelseydi oraya inecekti su daha 1 metreydi daha aşmadan hepsini kurtaracaktı. Ama söylememize rağmen maalesef bize sadece ambulans gönderdiler. Ambulansta 4-5 kişi kurtardı ambulanstaki görevliler su kenarına gelenleri kurtardılar. Kurtarma ekipleri ambulanstan önce gelmesi gerekirken, ambulanstan sonra geldi. Su öylesine birden bire geldi ki... Sürekli pikniğe gittiğimizde görüyoruz, su yavaş yavaş yükseliyor ama bu sefer öyle bir şey oldu ki 15-20 dakika sürmedi su 10 metreyi geçti. Arabalar suyun altında kaldı. Yani hayatımda böyle şey görmedim. Televizyonlarda görüyoruz fırtına olaylarını falan ama burada öyle bir şey görmedim halen de şoktayım. O çocukların çığlıkları benim kulağımda sabaha kadar yatmadım. Zaten gece yarısı çıktım hastaneden. Ben o çocukların çığlıkları belki ömür boyu benim beynimde kalacak.' BABA VE İKİ KIZI TOPRAĞA VERİLDİ Siirt'te Alkumru Barajı faciasında yaşamlarını yitiren Osman Parlaküşer ile kızları Betül ve Şeval Parlaküşer'in cenazeleri ise otopsileri tamamlandıktan sonra ailelerine verildi. Osman Parlaküşer ile kızları Betül ve Şeval'in cenazeleri Aydınlar İlçesi üzerinde bulunan Zevye mezarlığında Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, Siirt Emniyet Müdürü Metin Özkan, İl Jandarma Komutanı Albay Şenol Yeloğlu ve Siirt AK Parti Milletvekili Osman Ören ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla toprağa verildi. Osman Parlaküşer'in suda kaybolan kızı 10 yaşındaki Semanur Parlaküşer'i arama çalışmaları ise halen devam ediyor. Felat BOZARSLAN-Bayram BULUT/Turan KOYUNCU - Siirt DHA
Mersin'de Otobüs Ulaşımı Durdu
Mersin'de yeni otogar ihalesindeki kriz aşılamayınca şehirlerarası ulaşım durdu. Daha önceden bilet alan yolcular perişan olurken, perşembe gününe kadar tek bir bilet satılmayacağı açıklandı. Büyükşehir Belediyesi'nce yapılan yeni otogar bünyesinde yer alan iş yerlerinin fahiş fiyatla kiralanma idiasıyla ortaya çıkan gerginlik sürerken, şehirlerarası otobüs ulaşımı durdu. İkinci kez TOMA destekli polisin gölgesinde yapılan ihaleye katılım olmazken, fahiş fiyat uygulamasına tepki gösteren otogar esnafı 3 gün süreli eylem başlattı. Eylem nedeniyle Mersin'den hiçbir kente otobüs ile ulaşım yapılamıyor. Tepkileri üzerine çeken MHP'li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanetin Kocamaz, geri adım atmayacağını belirterek, 'Taviz yok' dedi. Katılım olmadığı için ihalenin ileri bir tarihe ertelenmesi ile 30 Ağustos'ta açılacağı duyurulan yeni otogarın açılışı da riske girdi. YOLCULAR PERİŞAN Otogar esnafı, 3 günlük iş bırakma eylemi başlatınca otogardan otobüs çıkışı yapılmadı. Eylemden haberi olmayan yolcular ise bilet satışı yapılmadığı için otogardan ayrılmak zorunda kaldı. Vatandaşlara yaşattıkları mağduriyetten dolayı özür dilediğini ifade eden Mersin Otobüs Yazıhaneleri Kooperatif Başkanı Ramazan Avcı, ekmek kapılarını kaybetmemek için protesto yoluna gittiklerini belirterek, 'Daha önce bilet alan yolcuları bir şekilde gidecekleri yere ulaştırdık. Ancak 28 Ağustos Perşembe gününe kadar bilet satılmayacak. Bizim tek isteğimiz yazıhane kira ücretlerinin düşürülmesidir'' dedi. TAVİZ YOK Konu ile ilgili yazılı bir açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz, taviz verilmeyeceğini belirterek, ''Alınan kararların arkasında sonuna kadar durulacak, bize emanet edilen beytülmal peşkeş çekilmeyecektir. Otogar ihalesi, parkomat olayı ve ekmek fabrikası bunun en bariz örnekleridir. Hiç kimse bizi başkalarıyla karıştırmamalıdır. Hak için halka hizmet bizim temel ilkemizdir'' diye konuştu. DHA
Annelerinden Nasıl İyi Bir Ayı Olunacağını Öğrenen 20 Sevimli Yavru Ayı
Anne ayılar sevimli yavrularına çok bağlıdırlar ve yanlarından bir an olsun bile ayrılmazlar. Doğdukları günden itibaren en az 2 yıl süreyle onları korur, hayatta kalmaları için gerekli temel beceri ve tecrübeleri onlara aktarırlar. Annelerinden nasıl iyi bir ayı olunacağını öğrenen 20 sevimli yavru ayı sizlerle...İyi eğlenceler dileriz...
Bodrum'da Pis Kokudan Denize Girilemiyor
Mavi ile yeşilin kucaklaştığı harikulade coğrafyada yer alan ünlü bir otel, sıvı atıklarını denize boşaltıyor. Pis koku ve deniz kirliliğinden şikayetçi olan halk, yetkililerin önlem almasını istiyor. Son günlerde pahalılığı ile ilgili haberlerle gündeme gelen Bodrum, şimdi de deniz kirliliği ile konuşuluyor. Türkbükü’nde son günlerde artan pis koku ve deniz kirliliği hem yöre halkının hem de turistlerin dikkatini çekmiş durumda. Bodrum yarımadasının kuzeyindeki Türkbükü’nde bulunan Hilton Bodrum, sıvı atıklarını denize boşaltıyor. Ünlü otele suçlama Hilton Otel’in kıyısında, dereye benzeyen ve serbestçe denize dökülen sıvı akıntı görülüyor. Oysa burada dere yok… Geçtiğimiz günlerde denizde aşırı kirlilik ve bulanıklık gören vatandaşlar, bu kirliliğe otelin denize boşalttığı sıvıların neden olduğunu söylediler. Hilton Bodrum’un Genel Müdürü Gökhan Kaptan ise iddiaları kabul etmedi. Kaptan, “Bir ara bölgemizde deniz yağlandı. Tetkik ettirdik. Bunun yoğun tekne trafiği nedeni ile oluştuğunu tespit ettik. Ayrıca zaman zaman bulanık bir tabaka gördük. Bunu da araştırdığımızda bulanık tabakanın Torba tarafından bizim bulunduğumuz kısma rüzgarın etkisi ile geldiğini saptadık” dedi. Otel iddiaları kabul etmiyor Kaptan otelden denize boşalan sıvı için ise şu açıklamayı yaptı: “Sizin görmüş olduğunuz, kayalıkların içinden denize akan suyun sebebi ise şudur: Biz deniz suyunu alıyoruz, tatlı suya çevirerek kullanıyoruz. Deniz ozmosu ile elde ettiğimiz suyu enerji elde etme, plaj banyosu, plaj tuvaleti, bahçe sulama, iç kısım yollar ve iskeleleri temizleme amacı ile kullanıyoruz. Sonra da kayaların arasından denize boşaltıyoruz. Temizlikte deterjan vb. malzeme kullanmıyoruz, sadece tatlı su ile temizlik yapıyoruz…” Otelin genel müdürünün bu açıklamalarının aksine, bölgede ciddi bir pis koku ve deniz kirlenmesi mevcut. Yöre halkı bu durumun uzun bir süredir var olduğunu ve denizin otelin atıkları yüzünden kirlendiğini belirtiyor. Sözcü
Ağlasun Depremi Yeni Bir Fay Hattı Ortaya Çıkardı
Süleyman Demirel Üniversitesi Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, Burdur'un Ağlasun ilçesinde dün gece meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin, daha önce bilinmeyen ve fay haritasında olmayan bir hatta gerçekleştiği belirterek, 'Dün gece yaşanan depremle yeni bir fay hattı ortaya çıktı' dedi.Ağlasun'da dün saat 22.43'te meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından 80'in üzerinden artçı sarsıntı meydana geldi. Burdur, Isparta, Afyonkarahisar ve Antalya'da hissedilen bu depremle birlikte bölgede yeni bir fay hattı daha olduğunu ortaya çıkardı. Süleyman Demirel Üniversitesi Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, Ağlasun'un da içinde bulunduğu Isparta'nın güneyinin deprem etkinliği olmayan bir alan olduğu, dün gece meydana gelen depremle yeni bir fay hattının ortaya çıktığını söyledi. 80'in üzerinde artçı Dün meydana gelen depremin tedirgin ettiğini belirten Doç. Dr. Kanbur, şöyle konuştu: 'Büyüklüğü 4.8 olan ana şokun yıkıcı etkisi olmamakla birlikte sonrasında artçılarını yaşamamız olağan. 80'in üzerinde artçı yaşandı. Deprem oluşundan sonra artçıların olması normaldir. Halkımız ister istemez tedirgin oluyor, ancak bu artçılar gittikçe azalacaktır. Bölgemiz tektonik gerilmelerin olduğu bir alanda yer almaktadır ve bu büyüklükte depremlerin olması olağan, ve olmaması aslında sorun oluşturuyor. Tedbir ve uyarı açısından bu tip depremler dikkate alınmalıdır.' Yeni bir fay hattı Ağlasun'daki depremin yeni bir kırık, bilinmeyen ve isimlendirilmemiş bir fay olduğunu belirten Doç. Dr. Kanbur, 'Normalde fay haritasında gözükmüyor. Yeni bir kırıksa her şeyi değiştiriyor. Isparta'nın güneyinde tüm sistemde bir tektonik hareketlenmenin başladığına işaret olabilir. Tabi bir varsayım. Bölgede bazı istasyonlar kuracağız. Isparta'yı özellikle tüm anlamında izleyecek bir ağ düşünüyorduk. Ağlasun'a zaten bir istasyon düşünüyorduk. Depremde bunun üzerine geldi. Biraz daha çalışmalarımıza hız vereceğiz. Bu anlamda yerel yönetimlerden de lojistik destek alabiliriz. Isparta'yı tam merkezde tutarak bu bölgeyi dinlemeyi hedefliyoruz ve olabilecek depremleri monitörlemek istiyoruz' dedi. Aksu'da suskun fay hattı Isparta'nın güneyinde Kovada'dan başlayan ve Antalya'nın üst kısımlarını da içine alan Aksu fay hattının ise suskun bir hat olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, açıklamasını şöyle sürdürdü: 'Oralar sismik boşluk diye tabir edilen alan. Dolayısıyla güneyde çok fazla deprem etkinliği olmuyordu ama bekliyorduk. İstasyonlarımızca kaydedilmiyordu. Ama bu olmayacağı anlamına gelmiyordu. Yaşadığımız deprem Isparta'nın güneyinde bir deprem etkinliği başladığının göstergesi olabilir. Aksu sistemiyle bu depremin direk alakalı olup olmadığı belli değil. Ağlasun'daki fay bu sistemle ilişkili midir değil midir zaman içinde ortaya çıkacak. Şu an ilk izlenim olarak ilişkili olmadığı kanaatindeyim. Bu bölgede ileride deprem etkinliğinin olması bekleniyor. Şuan itibariyle küçük depremlerde olmuyor orada. Olabilecek depremin büyüklüğüyle ilgili bir şey söylenemez. Çok ileride ama birkaç kuşak belki göremeyebilir.' Burdur'da da enerji birikiyor İnceleme çalışmalarında dikkatlerinin daha çok Burdur fay hattı üzerinde olduğunu da anlatan Doç. Dr. Kanbur, bu fay hattında enerji birikiminin söz konusu olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kanbur, 'Çok yakın zamanda böyle bir deprem olacağını söylemek mümkün değil. Aktif bir fay sistemi ve ileride her zaman Burdur fay segmentleri 6 ve üzerinde deprem oluşturabilecek düzeyde. Ağlasun'daki hattın Burdur fay sistemiyle alakası olduğunu düşünmüyorum. Bu sistemi etkileyecek bir deprem değildir. Bir fay sistemi içerisinde bulunan depremler belki birbirlerini etkileyebilir' dedi.Burdur ve Aksu'yla ilişkisi araştırılacak Fethiye'den Burdur'a uzanan veya suskun olarak bilinen Aksu fay hatlarıyla ilişkili olmadığını düşündüğünü de belirten Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, 'Depremin yaşandığı fay hattı bilinen, isimlendirilmiş bir fay hattı değildi. Yeni bir fay hattı ve küçük görünüyor. Ancak ileriye dönük uzantısı olup olmadığını bilmiyoruz. Uzantısının devam edip etmediği, ikisinin tam arasında kaldığı Burdur veya Aksu fay hatlarıyla bir ilişkisinin olup olmadığı yönünde bir çalışma yapacağız' diye konuştu.CNN Türk
Simeone'ye 8 Maç Ceza
İspanya Futbol Federasyonu, Real Madrid maçında tribüne gönderilen Atletico Madrid teknik direktörü Diego Simeone'ye 8 maç ceza verdi. İspanyol basınında çıkan haberlerde hakem Borbalan'ın raporunda Simeone için, 'Ellerini kaldırarak çok açık bir şekilde beni protesto eden, teknik direktörün bulunması gereken alanı bir çok kez ihlal eden ve 4. hakem tarafından yapılan uyarıları dikkat almayan Atletico Madrid teknik direktörünü 25. dakikada kırmızı kartla saha dışına attım. Teknik direktör, atıldıktan sonra 4. hakeme yönelerek 2 kez eliyle kafasına vurdu. Ayrıca kararımın öncesinde ve sonrasında kararlarımı kabul etmediğini gösterecek şekilde alkış tutmuştur. 58. dakikada ise kural dışı olması ve uyarılmasına rağmen, takımının yedek kulübesinin hemen arkasındaki tribünde maçı izlemiştir' diye yazdığı belirtilmişti. Simeone, sahadan atılmasıyla ilgili maç sonrasında yöneltilen sorulara, 'Özür diledim. Biri hata yaptığında özür dilemesi iyi bir şeydir. Çünkü bu hatasını kabul ettiğini gösterir. Juanfran'ın oyuna çabuk girmesini isterken abartılı davrandım' yanıtını vermişti.Şampiy10