onedio
CHP, Erdoğan'ın Başbakanlığını AYM'ye Taşıdı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Türkiye'nin 12'nci Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Başbakanlık ve parti genel başkanlığı görevlerini sürdüremeyeceği iddiasını bir kez daha Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Parti adına Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunan CHP'liler, AYM çıkışında basın mensuplarına yaptıkları başvuruya ilişkin sorulara yanıt verdi. CHP'li Gürsel Tekin, hükümetin tavrını ve Erdoğan'ı eleştirerek 'Hepimizin hayretle izlemiş olduğu AKP'nin başkanlık sisteminin ne olduğunun göstergesi olduğunun da altını çizmek istiyorum. Yani Recep genel başkan, Tayyip başbakan, Erdoğan cumhurbaşkanı. Kendilerinin özlem duyduğu, uzun süredir başkanlık sistemi dediklerini bugün yasa dışı uygulanan modeli yasal hale nasıl çevirebiliriz uğraşı, içindeler' dedi. 'AÇIK BİR ANAYASA İHLALİ SÖZ KONUSUDUR' CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce verdiği kararlara değinerek '15 Ağustos tarihinden bu yana Recep Tayyip Erdoğan, hukuka ve anayasaya aykırı bir şekilde hem seçilmiş cumhurbaşkanı olarak cumhurbaşkanlığı hem başbakanlık hem de parti genel başkanlığı makamını işgal etmektedir. Bu işgalle ilgili daha önce görev yapması gereken kurumlara cumhurbaşkanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere yapılan müracaatlardan ne yazık ki hukukun gereğini yerine getirmek yerine Recep Tayyip Erdoğan'ın arzu ve isteğini yerine getirmek üzere devlet kurumlarının hareket ettiğini görüyoruz. Bu çerçevede açık bir anayasa ihlali söz konusudur. Açıkça parlamenter demokratik düzen daha yemin etmeden ihlal edilmeye başlanmıştır. Bu çerçevede anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkımızı kullandık. Daha önce Konya Milletvekilimiz Sayın Atilla Kart, kendisi bireysel başvuruda bulunmuştu. Bugün de CHP tüzel kişiliği adına ana muhalefet görevini parlamenter demokratik düzen içerisinde yerine getirmeyi önleyecek bu açık hukuk ihlali ve anaysa ihlaline karşı anayasa mahkemesine müracaatımızı yapıp dilekçemizi verdik. Sonucu en üst hukuk kurumu yargı organı olan Anayasa Mahkeme'sinden bekliyoruz. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurularda uluslararası anlamda örnek teşkil edecek adımlar attığını biliyoruz. Ben bu konuda da bu açık anayasa ihlalini ve hukuk ihlalinin önüne geçecek bir karar vereceği umut ve inancındayız' dedi. 'ANAYASAL KURUMLAR, SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANININ KANUNSUZ EMİR VE TALİMATLARI ÜZERİNE GÖREV YAPAR HALE GELDİ' Muhalefetin görevini yapabilmesi için Anayasal kurumların işlemesi gerektiğini savunan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 'Türkiye'nin anayasal kurumları işlevini kaybetti. Cumhurbaşkanlığı makamı dahil olmak üzere başbakanlık makamının belli bölümleri dahil olmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dahil olmak üzere bu makamların büyük bölümünün görevi yapamaz hale geldiğini görüyoruz. Anayasal kurumların işlevini kaybetmesi sonucunda CHP olarak Siyasi Partiler Yasası'nın 78. maddesinden doğan yine bağlantılı olarak anayasanın 68/4. maddesinden kaynaklanmış olan demokratik devlet düzeninin gereklerini yerine getirmesi noktasında muhalefet görevini yapamaz hale geliyoruz. Çünkü bu muhalefet görevinin etkili olarak yerine gelebilmesi için anayasal kurumların işlevini yapar halde olması gerekiyor. Oysa ki Türkiye'de anayasal kurumlar, seçilmiş cumhurbaşkanının kanunsuz emir ve talimatları üzerine görev yapar hale geldi. Bu sebepledir ki siyasi parti gruplarının da muhalefetin de gerek siyasi partiler yasasından doğmuş olan gerekse anayasadan doğmuş olan görev ve sorumluluğunu yerine getirmesi noktasında anayasal ihlaller doğmuş olduğu için fiili durumlar doğmuş olduğu için bunun sonucunda da Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının etkili başvuru yollarının kaybolmuş olması sebebiyle anayasamızın 36. maddesinde düzenlenmiş olan hak arama özgürlüğüyle yine anayasanın 40. maddesinde düzenlenmiş olan temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda yurttaşlarımızın bu haklarının ihlal edilmiş olması sebebiyle yurttaşlarımızın hak ve hukukuna sahip çıkmak amacıyla ana muhalefet partisi olarak bugün bu başvuruyu yaptık' diye konuştu. 'RECEP GENEL BAŞKAN, TAYYİP BAŞBAKAN, ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI' Erdoğan'ın başkanlık sistemini uygulamaya çalıştığını iddia eden CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 'Uzun süredir Türkiye kamuoyunda tartışılan, zaman zaman da ekranlarda hepimizin hayretle izlemiş olduğu AKP'nin başkanlık sisteminin ne olduğunun göstergesi olduğunun da altını çizmek istiyorum. Yani Recep genel başkan, Tayyip başbakan, Erdoğan cumhurbaşkanı. Kendilerinin özlem duyduğu, uzun süredir başkanlık sistemi dediklerini bugün yasa dışı uygulanan modeli yasal hale nasıl çevirebiliriz uğraşı, içindeler. Burada çeşitli kurumların görev yapması gerekiyor. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Gül'ün... Burada anayasayı sadece AKP Başbakanı değil, aynı zamanda Sayın Gül de ihlal ediyor. Yine aynı şekilde hukukçu kimliği olan Sayın Cemil Çiçek. İnanılır gibi değil. Yargıtay Başsavcısı... Bütün bunlar suç işliyorlar. Keza 10 gün önce, kendisinin de anayasa profesörü olduğunu biliyorsunuz, Sayın Burhan Kuzu'ya da sorabilirsiniz. Daha bu süreç başlamadan Sayın Kuzu'ya bu sorular sorulduğunda asla bu mümkün değil, olamaz diye ifade etmişti. Tüm bunlara baktığımızda yasayı, anayasayı tanımayan bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Ben umut ediyorum ki arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi ülkenin en üst hukuk kurumu en kısa süre içerisinde hukuk tanımazlık ile ilgili eşkıyalık sistemi gereken kararı alacaktır' ifadelerini kullandı. 'SAYIN CUMHURBAŞKANI VE SAYIN ÇİÇEK'İN BU KONUDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ KAMUOYUYLA PAYLAŞMALARINI İSTİYORUZ' Yaptıkları konuşmalarına ardından CHP'liler basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 'Hükümet hukuken yok hükmünde midir?', sorusu için Gürsel Tekin 'Kesinlikle. Biz söylemiyoruz, Anayasa söylüyor' derken Bülent Tezcan ise 'Fuzuli işgal. Şu anda başbakanlık sıfatını kullanan Recep Tayyip Erdoğan, fuzuli şagil durumundadır. Genel başkanlık makamında da fuzuli şagil durumundadır. Seçilmiş cumhurbaşkanı olarak statüsü bellidir. Bir başkana vekilinin bulunması gerekirdi. İmzaladığı bütün kararnameler de geçersizdir. Hukuken yok hükmündedir' şeklinde konuştu. Tekin, ayrıca 'Bu konuda özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Çiçek'in düşüncelerini kamuoyuyla paylaşmalarını istiyoruz' dedi. 'HAŞİM KILIÇ'IN GÖRÜŞMEMİZDE HERHANGİ BİR İŞARET VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR' Haşim Kılıç'ın son dönemlerde bireysel başvurulardaki tavrı ile ilgili soruyu Tezcan, 'Sadece Haşim Kılıç değil, Anayasa Mahkemesi bir kurul olarak çalışıyor ve bu konuda verdiği kararlar da gerçekten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin tanıdığı hakları azami biçimde geliştirerek kullanılması yönünde olumlu kararları vardı. Bizim görüşmemizde herhangi bir işaret vermesi mümkün değildir. Böyle bir şey olmadı. Bir nezaket ziyareti, çayını içtik. Müracaatımızı yaptık ve ayrıldık. Mahkeme, kendisi çalışmasını yürütüp kararını verecektir' diye yanıtladı. 'AKP'Lİ OLMAYAN BÜROKRATLARIN NASIL TECRİT EDİLDİĞİ BUGÜNE MAHSUS DEĞİLDİR' Taraf Gazetesi'nin manşetinde bugün yer alan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın 'CHP'li ve MHP'li bürokratları özellikle Doğu ve Güneydoğuya sürün, onlara KOSGEB'den kredi dahi vermeyin' dediği iddialarının sorulması üzerine Gürsel Tekin, 'Onu söylemesine gerek yok. Son 5 yıldır uygulamalara baktığınızda o uygulamaların tamamını görebilirsiniz. Özellikle AKP'li olmayan iş adamların bürokratların nasıl sürgüne tabii tutulduğu, nasıl tecrit edildiği bugüne mahsus değildir. Söyleyip söylememesine gerek yok. Bütün uygulamalara baktığınızda görebilirsiniz' diye yanıtladı. 'EN KISA ZAMANDA RIZA SARRAF'A DA BU MÜFETTİŞ GÖNDERİLİR DİYE BEKLİYORUZ' CHP'li Gürsel Tekin ayrıca çeşitli iş adamlarına vergi müfettişi gönderildiğini öne sürerek; 'Yine bir eşkiyalık sistemi ile gerek bir medya kuruluşuna gerek çeşitli iş adamlarına vergi müfettişleri gönderdiğini duyduk. Herhalde en kısa zamanda Rıza Sarraf'a da bu müfettiş gönderilir diye bekliyoruz' diye konuştu. Ümit KOZAN - Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA)
Eğer Bir Trafik İşareti Seni Anlatıyor Olsaydı, Bu Hangisi Olurdu?
Bu soruyu Pasific Sunwear adlı şirket, satış sorumlusu pozisyonuna elaman alırken soruyormuş. Sebebi ise trafik işaretlerinin insanın karakterini yansıtması. Peki ya, senin karakterini hangi trafik işareti yansıyor, bunu hiç düşündün mü? Bu test, bunun cevabını veriyor. Hadi :)
PKK 3 Çinli Mühendisi Kaçırdı
Şırnak'ın Silopi İlçesinde PKK'lıların önceki gün bir termik santrale düzenledikleri saldırıda, 3 Çinli mühendisi kaçırdıkları öğrenildi. Dün akşam bir grup terörist, Görümlü beldesi yakınlarındaki özel bir şirkete ait termik santralde çalışan Çin uyruklu 3 kişiyi, santral yakınlarındaki bir bakkalda alışveriş yaparken kaçırdı.Çinlilerin kurtarılması için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.Teröristler, dün gece termik santrale roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla saldırmış, olayda bir güvenlik görevlisi hafif yaralanmıştı.Milliyet
Reklam
Adli Yıl Açılışında Erdoğan’ın İstemediği Feyzioğlu Konuşacak
Yargıtay Başkanlar Kurulu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu'nun 1 Eylül'de yapılacak adli yıl açılış töreninde konuşma yapması yönündeki teamülün devamına oy çokluğuyla karar verdi. Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, adli yıl açılışı törenine, Metin Feyzioğlu'nun konuşması halinde katılmayacağını açıklaması üzerine, konuyu Başkanlar Kurulu'na götürme kararı almıştı. Alkan'ın çağrısı üzerine toplanan Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun toplantısı sona erdi. Tek gündem maddesiyle toplanan Kurul, 1 Eylül'de yapılacak adli yıl açılış töreninde konuşma yapması için davetiye gönderilen Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Feyzioğlu'nun durumunu görüştü. Kurul, Feyzioğlu'nun 1 Eylül'de yapılacak adli yıl açılış töreninde konuşma yapması yönündeki teamülün devamına oy çokluğuyla karar verdi. Muhabir: Aylin Sırıklı | AA
Reklam
Türkiye'nin En Büyük 5 Kariyer Klübü
Üniversite kayıtlarının ve yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına bu kadar az bir süre kalmışken, artık sadece belirli birkaç bölüm degil bütün üniversite bölümlerinin öğrencilerine hitap eden öğrenci kulüplerini tanımakta fayda var! Kampüsün tadını çıkarırken hem yeni arkadaşlar edinmek, hem de kişisel gelişiminiz ve gelecek planlarınıza yardımcı olmak için kurulan pek çok öğrenci kulübünün arasından en iyilerini sizin için seçtik. İşte daha okula başlamadan adını bilmeniz ve takip etmeye hemen başlamanız gereken Türkiye'nin en iyi 5 kariyer odaklı öğrenci kulübü:
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'a Sözlü Taciz!
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Süper Kupa maçı öncesi takımı ziyarete gitti. Aysal burada Fenerbahçe taraftarlarının küfürlü tezahüratları ile karşılaştı. Cezası nedeniyle Manisa'da oynanacak Süper Kupa maçını izleyemeyecek olan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, takıma moral konuşması yapmak için İzmir'e gitti. Takımın kaldığı Swiss Otel'e giden Aysal burada tatsız bir sürprizle karşılaştı. Skorer'in edindiği bilgiye göre, Otelin çevresindeki 100 kişilik Fenerbahçeli taraftar grubu Ünal Aysal'ın otele girdiğini görünce küfürlü tezahüratta bulundu. Başkan Aysal, tepkilere sessiz kalıp kendisini bekleyen Emir Sarıgül ile otele girdi. Olayın ardından gazetecilere kısa bir değerlendirmede bulunan Aysal, 'Bunlar olağan şeyler haline geldi, çok da fazla şaşırmadım. Ne yazık ki tablo bu' ifadesini kullandı. Nevzat Dindar / Skorer
"Gemileri Yaktık Gidiyoruz"
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu , 'Transfer yaptıkça her gün Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndan haber bekliyorlar, 'Acaba bugün de mi oyuncu gelecek' diye. Biz onların gönüllerini hoş tutmak için gemileri yaktık gidiyoruz' dedi. Hacıosmanoğlu, Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic ile Hayrat ilçesinde Nuhoğlu Vakfı tarafından düzenlenen 14. Geleneksel Hayrat Buluşması'na katıldı. Burada konuşan Hacıosmanoğlu, vakfın eğitim ve öğrenim gören öğrencilere büyük katkısı olduğunu belirterek, tüm iş adamlarının doğdukları yere yatırım yapması gerektiğini söyledi. Amaçlarının, bordo-mavili taraftarların arzu ettiği başarıları yakalamak olduğunu belirten Hacıosmanoğlu, 'Hiç kimse merak etmesin. Mevcut kadromuza önemli oyuncular kattık. Eksik noktalara da ihtiyacı olan oyuncuları ilave edeceğiz. Bu saatten sonra alacağımız oyuncular üst düzey oyuncu olmak zorunda. İnşallah onları da kısa sürede tamamlayacağız' diye konuştu. 'Gemileri yaktık gidiyoruz' Kulübün hedeflerinin üst sıralara oynamak olduğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, bunun için de oyuncu kalitesinin yüksek olması gerektiğine işaret etti. Transfer yapmalarına rağmen insanların doyumsuz hale geldiğine dikkati çeken Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bizim insanımız doyumsuz. Transfer yaptıkça her gün Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndan haber bekliyorlar, 'Acaba bugün de mi oyuncu gelecek' diye. Biz onların gönüllerini hoş tutmak için gemileri yaktık gidiyoruz. Alınması gerekiyorsa bedeli neyse alacağız. Allah bize bu sene inşallah mutlu bir yıl geçirmeyi nasip etsin. Dualarınızı eksik etmeyin, çünkü duaya ihtiyacımız var.' Halilhodzic: 'Çok iyi çalışıyoruz' Hacıosmanoğlu'nun konuşmasının ardından söz alan Halilhodzic ise taraftarların takımı çok iyi derecede desteklediğini belirterek, 'Başkan Hacıosmanoğlu ile çok iyi çalışıyoruz ve sezona çok iyi bir takımla başlamak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Trabzonspor’un bu yıl çok iyi işler çıkaracağını umuyorum ve bunu da sizinle paylaşıyorum' ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından buluşmaya katılan iş adamları ve hayırseverlere eğitime verdikleri katkıdan ötürü teşekkür plaketi takdim edildi. Bordo-mavili taraftarlar, programda Hacıosmanoğlu ile Halilhodzic'e yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe, Vali Vekili Abdurrahman Koçoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu , AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral, CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu , Nuhoğlu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Nuhoğlu ile çok sayıda vatandaş katıldı.Ligtv
Reklam
Sziget Festivali'ne Gidenlerin Yaşadığı 25 Muhteşem Deneyim
1993'ten bu yana Budapeşte'de gerçekleşen ve  Avrupa'nın en büyük kültür, sanat ve müzik festivallerinden olan Sziget Festivali, geçen hafta tam 415.000 festivalciye yine muhteşem deneyimler yaşattı. Zar zor 25 maddeye indirmeyi başardığımız 'Özgürlük Adası' ritüellerine göz atınca 10-17 Ağustos 2015'te gerçekleşecek festival için hazırlıklarınıza şimdiden başlayacaksınız; BAŞLAMALISINIZ!
Reklam
Reklam
Cumhurbaşkanı Gül'den Veda Mesajı: 'Tarafsızlığımı Titizlikle Korudum'
Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Gül, halka hitaben yayımladığı veda mesajında, “Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını halkımıza açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım” dedi. Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, halka hitaben bir veda mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları söyledi: “Aziz Vatandaşlarım, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olarak görev süremin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bugün sizlere veda ederken, geçen yedi yılın samimi bir muhasebesini, değerlendirmesini de yapmak istiyorum. Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını sizlere, halkımıza, açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarını her yıl düzenli olarak burada bir araya getirerek, diyalog ve uyumlarına katkıda bulundum. Siyasi kimliğime rağmen, tarafsızlığımı titizlikle korudum. Siyasi partilerimiz ile gündemdeki konularda düzenli temas ve istişare ettim. Hükümetlerimizle yakın işbirliği ve uyum içinde çalışmamın yarattığı sinerjinin, ülke refahına ve istikrarına önemli katkısı oldu. Yurt dışında da, devletimizi ve milletimizi, gücüne ve itibarına yakışır biçimde temsil ettiğime inanıyorum. Devlet organlarına ve toplumumuza verdiğim mesajlarda, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmanın gereklerine hepimizin azami özen göstermesini istedim. Millî birlik ve bütünlüğümüzün ancak böyle bir temel üzerinde daha iyi korunacağına güvendim. Aynı şekilde, insan haklarına saygının, eğitimde fırsat eşitliğinin, iyi yönetişimin, kadın-erkek eşitliğinin kalkınma ve demokrasinin gereği olduğu anlayışına öncülük yapmaya gayret ettim. Böyle bir anlayışın bölgemizde ve dünyada etkili olması için de telkinlerde bulundum. Siyasi hayatımın başından itibaren, Türkiye’mizin, Müslüman kimliğine sahip bir ülke olarak, demokrasiyi tüm unsurlarıyla en güzel biçimde hayata geçirmeyi başarmasının hem İslam âlemi, hem de dünya barışı için büyük bir kazanç teşkil edeceğine kuvvetle inandım. Dolayısıyla, Avrupa Birliği’ne katılım sürecimizi çok önemsedim. Sevgili Vatandaşlarım, Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak, evvelce görev yaptığım dönemlerde bizzat öncülük ettiğim ve uyguladığım siyasi ve ekonomik reformların devamına, Cumhurbaşkanı olarak da kuvvetli destek verdim. Bu çizginin sapmadan sürmesi için, 21. yüzyıla yakışan yeni bir Anayasanın en geniş katılımla hazırlanması ve mümkünse oydaşmayla benimsenmesi için birçok kere çağrılar yaptım. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, denge-fren sisteminin demokrasimiz için önemini sık sık vurguladım. Seçim sandığının kutsal, halkın iradesinin demokrasinin temeli olduğunu söyledim. Ayrıca, demokrasinin diğer ilke ve değerlerinin önemini de hep hatırlattım. Demokrasimizin temeli olan kurumların zaafa uğratılmamalarının, aksine, güçlendirilmelerinin önemine hep işaret ettim. Hukukun üstünlüğü ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerinin, hiçbir şekilde zedelenmemesi için çalıştım. Aynı şekilde, fikir, din, inanç ve vicdan özgürlüğü, her zaman en üstte tuttuğum değerler oldu. Basının ve sosyal medyanın özgürlüğünü titizlikle gözettim; bunun ancak istisnai ve meşru hallerde sınırlanabileceği uyarısında bulundum. Siyasette ve medyada kimi zaman ölçüsüz biçimde sert ve kırıcı üslup kullanıldığında uyarılarda bulunmak zorunda kaldım. Bu nedenle, ülkemizin ulaştığı düzeye ve geleneksel ahlak ve adabımıza yakışan yeni bir siyaset üslubuna olan ihtiyacı sık sık dile getirdim. Ülkemizde uzlaşı kültürünün yerleşmesini çok arzu ettiğimi ve bu yönde gayret gösterdiğimi, eminim ki, takip ettiniz. Zor günlerde, sizlere güven ve sükûnet aşılamaya gayret ettim. Kutuplaşma ve rövanşizm, intikamcılık eğilimleri tespit ettiğim zamanlarda, bunlardan kaçınılmasını hep arzu ve telkin ettim. Zira vatandaşlarımızın benimsemiş olduğu, istisnasız bütün din, mezhep, inanç, düşünce ve kimliklerin çeşitliliğimizi, zenginliğimizi, ortak gücümüzü teşkil ettiğine samimiyetle inandım. Toplumumuzun bütün kesimleriyle bu doğrultuda diyaloglar, köprüler kurdum. Din ve ibadet özgürlüğünün temel hak ve özgürlüklerin ayrılmaz bir parçası olduğuna olan inancımla, laikliğin yanlış uygulanmasına son verilmesini her zaman savundum ve destekledim. Başörtüsü meselesinin ülkemizi bölmesine devletimizin en üst düzeyinde son verdiğimi gördünüz. İlk Cemevi ziyaretini yaptım, Alevi iftarlarına katıldım. Gayrimüslim vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilendim, dini bayramlarını kutlamayı ihmal etmedim. Aziz Vatandaşlarım, Hatırlarsanız, yedi yıl önce ilk yurt içi seyahatimi bazı Doğu illerimize yapmıştım. Bu seyahatte halkımızın, şahsımda devletimize gösterdiği coşkulu muhabbet ve saygı beni derinden etkiledi. Kürt asıllı vatandaşlarımın tarihten kaynaklanan kültürel, insani, siyasi ve ekonomik sorunlarının çözümü için yapılan çalışmalara ilham ve destek verdim. Askerî vesayet ve darbe tartışmalarına son verilmesini sağlayan düzenlemeleri onayladım. Başkomutan sıfatımla, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları ve mensuplarının sorunlarıyla çok yakından ilgilendim. Ordumuzun modernleşmesine ve güçlenmesine büyük emek verdim. Savunma Reformu hazırlıklarına öncülük ettim. Şehit ve gazilerimize her zaman özel ilgi ve ihtimam gösterdim. Genel olarak uzun tutukluluk sürelerinden ve milletvekili, Genelkurmay Başkanı ve gazetecilerin tutuklanmalarından dolayı, yeri geldiğinde endişelerimi ve uyarılarımı kamuoyu ile açıkça paylaştım. Kamu yönetiminde devlete sadakatin, liyakat ve ehliyetin esas olması gerektiğini hatırlattım. Devlet sistemi içinde, Anayasa ve kanunlardan kaynaklanmayan herhangi bir dayanışma ve yapılanmaya müsaade edilemeyeceğini her zaman vurguladım. Aziz Vatandaşlarım, Cumhurbaşkanı olarak, ülke yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin egemen olmasını arzu ettim. Bunun, demokratik yönetimin ve refahın temeli olduğuna dikkat çektim. Bu doğrultuda, Sayıştay’ın denetim yetkilerinin korunması konusunda titiz davrandım. Ayrıca, Devlet Denetleme Kurulu’nu, kamu vicdanı ve çıkarları doğrultusunda görevini yapması için, tarihinde ilk kez, bu derece aktif duruma getirdim. Ekonomide ise, siyasi istikrar-ekonomik büyüme ilişkisine verdiğim önemi hep vurguladım. Sürdürülebilir büyümenin gerekleri konusunda tavsiyelerde bulundum. Bu çerçevede, eğitimde kalitenin, bilimsel-teknolojik gelişmenin, girişimciliğin teşvikinin önemine sık sık dikkat çektim. Artık bilgi toplumuna dönüşmemizin gerektiğini söyledim. Önümüzdeki esas sınamanın ve kritik eşiğin, orta gelir tuzağına düşmemek olduğu konusuna dikkat çektim. Bu yönde ekonomik ve hukuki reformlar yapılmasında ısrar ettim. Ekonomik-sosyal hayatımızın temeli olarak gördüğüm işadamı, sanayici ve tüccarlarımız, işçi ve memur sendikaları, çiftçi, esnaf ve meslek kuruluşları, en sık temas ettiğim kesimler arasında yer aldı. 81 ilimize yaptığım ziyaretlerimde belediyeleri parti ayrımı yapmaksızın ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde halkımızın kardeşlik ve beraber yaşama duygularını hep teşvik ettim. Eşimle birlikte birçok sosyal sorumluluk projesine himaye verdik. Zengin kültür mirasımızın korunmasında da öncülük etmeye çalıştım. Her vesileyle çevrenin ve doğal hayatın korunmasında duyarlılık yaratmaya gayret ettim. Din âlimlerimiz ile sanatçılarımızı, fikir, bilim ve kültür insanlarımızı, üniversitelerimizi entelektüel ve manevi zenginliğimizin saygın temsilcileri olarak gördüm. Onlarla ve ayrıca gençlerimizle yakın diyalog içinde oldum, görüşlerinden faydalandım. Sevgili Vatandaşlarım, Devletimizi ve milletimizi yurt dışında da eşimle birlikte en büyük özeni göstererek temsil ettik. Ülkemizin dış politika hedefleri ve stratejik çıkarları doğrultusunda yoğun bir diplomatik faaliyet içinde oldum. Türkiye’nin diplomaside erdemli gücü temsil etmesi gerektiği inancıyla, bölge ve dünya barışına samimi katkıda bulunmayı amaçladım. Diğer yandan bu faaliyetlerimin ekonomi ve ticaretimizin, iş dünyamızın ihtiyaçlarına, ulaştırma ve enerji gibi stratejik alanlardaki çıkarlarımıza cevap vermesini sağladım. Yurt dışı seyahatlerimi iş adamı, tüccar ve müteşebbislerimizin projelerini, ihracatlarını, yatırımlarını değerlendirdikleri büyük seferlere dönüştürdük. Birçok ülkeye Türkiye’den yapılan ilk ziyareti gerçekleştirdim. Birçok ülkeden ilk kez devlet başkanı ağırladım. Dost ve müttefikimiz olan ülkelerin liderleriyle ilişkilerimizi en üst düzeyde pekiştirdim. 40 yıl aradan sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine büyük bir başarıyla seçilmemizin sevincini yaşadım. Konsey’e bizzat başkanlık ettim. Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecimizin aksamadan ilerlemesinde titizlik gösterdim. Komşu, dost, akraba ve soydaş ülkelerle sıcak ilişkilerimizi güçlendirerek korudum. Türk Dünyasıyla ve İslam Âlemiyle ilişkilerimizin en üst düzeye ulaşmasına katkıda bulundum. Kıbrıs davamıza desteğimi, ilk ve son ziyaretlerimi Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaparak, kuvvetli biçimde ifade ettim. Dünyanın dört bir yanındaki Türk vatandaşlarıyla, gurbetçilerimizle, soydaşlarımızla her vesileyle yakından ilgilendim. Asya’daki büyük ekonomiler ve yükselen ülkelerle yeni ilişkiler geliştirdim. Afrika ve Latin Amerika gibi uzak bölgelere ulaştım. Başta Filistin ve Dağlık Karabağ olmak üzere bölgemizin kronik dış politika ihtilaflarında sorun-çözücü yaklaşımlar geliştirdim. Filistin davasına her zaman sahip çıktım. Bazı bölgesel iş birliği girişimlerine ve uzlaşı mekanizmalarına öncülük ve ev sahipliği ettim. Uluslararası forumlarda yaptığım çağrılarda, yoksulluk, uyuşturucu madde sorunu, kitle imha silahlarının yayılmasından, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, mezhepçilik, fanatizm, İslamofobi ve antisemitizme kadar küresel sorunlara ve tehditlere karşı insanlığın ortak mücadele vermesini teşvik ettim. Aziz Vatandaşlarım, Yedi yıl boyunca, her düşünceden, siyasi partiden, inançtan ve kimlikten, kadın-erkek, genç yaşlı vatandaşlarımın bana olan sıcak muhabbetini ve güvenini yakından hissettim. Gösterdiğiniz samimi muhabbet ve güven, Cumhurbaşkanlığı dönemimin bende kalan en aziz hatırası olacaktır. Yüce Meclise, Hükümetimize ve yargı oranları ile sivil toplumumuza benimle yaptıkları değerli iş birliği için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ecdadımızın, devletimizin kurucularının, şehitlerimizin, kahramanlarımızın aziz hatıralarını bu vesileyle bir kez daha yâd ediyor, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Görevimden ayrılırken, Aziz Türk milletinin ve ülkemizin geleceğine olan inancımın tam olduğunu ifade etmek isterim. Şahsım ve ailem adına, hepinize Cenab-ı Allah’tan sıhhat ve selamet diliyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”
Manisa'da Olaylar Çıktı! İki Taraftar Yaralandı
Süper Kupa'nın oynanacağı Manisa'da maça saatler kala taraftarlar arasında çıkan arbedede iki kişi yaralandı.Süper Kupa'nın oynanacağı Manisa'da maça saatler kala taraftarlar arasında arbede yaşandı. Çıkan arbedede iki kişi yaralandı. Galatasaraylı taraftarlarla Fenerbahçeliler arasında çıkan kavgada yaralananların Fenerbahçe taraftarı olduğu öğrenildi. Olay sonrası Fatih Parkı’na çok sayıda çevik kuvvet ekibi sevk edilirken, Galatasaray taraftarı olduğu iddia edilen grup parktan kaçarak uzaklaştı. Yaralananların sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.Cumhuriyet
'Sayın Genel Başkan Şerefli İkinciliğe Razı, Ben İktidar Diyorum'
CHP 18. Olağanüstü Kurultayı'nda genel başkanlığa aday olacağını açıklayan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, kurultayda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini açıklayan CHP İzmir İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. İl Başkanı Ali Engin'in olmadığı ziyarette İnce'yi, Örgütlenmeden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Barış Erel ve İl Sekreteri Sevda Erdan Kılıç ile partililer karşıladı. İnce, düzenlediği basın toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi iktidar yapamayacağını kaydederek, 'O şerefli ikinciliğe razı. Ben ise değilim. Ben iktidar diyorum, Sayın Genel Başkan 'anlamlı bir kayıp olmazsa kalırım' diyor. Yani şerefli 2.'liğe razı. Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Trabzonspor'un teknik direktörü dese ki 'ben ikinciliğe razıyım' kulüp başkanı onu orada tutar mı? Ben şerefli ikinciliğe razı değilim. Sokaklarda, meydanlarda ben varım' diye konuştu. Neden aday olduğuyla ilgili cevabının bugün bir gazetede yer aldığını belirten İnce, şunları söyledi: 'Sayın Genel Başkan diyor ki 'anlamlı bir oy kaybı olursa bırakırım'. Sayın Genel Başkan Haziran 2011'de de 'Anlamlı bir oy artışı yüzde 40'ı bulamazsam bırakırım diyordu'. O zaman 'artışı sağlayamazsam bırakırım' diyor, aradan 3 yıl geçmiş 'çok fazla kaybetmezsem bırakmam, çok kaybedersem bırakırım' diyor. Ben kayıp falan bunları söylemiyorum. Ben iktidar vaat ediyorum, aramızdaki fark bu.' 'Türkiye'de solun oyunun yüzde 30, CHP yüzde 25 alıyor, bununla idare et' yaklaşımını doğru bulmadığını ifade eden Muharrem İnce, Bülent Ecevit'in aldığı yüzde 42'lik orana talip olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu'nun iddiasının bulunmadığını, kendisinin ise iddialı olduğunu savunan İnce, 'Aramızdaki bir fark; o seçmenleri tıpış tıpış sandığa götürmek istiyor, ben seçmeni koşa koşa sandığa götürmek istiyorum. Partinin mekanizmalarını çalıştırarak bunu yapmak istiyorum. Türkiye'de her şey değişti ama bir tek muhalefet değişmiyor. Bakın insanlar borç batağında, tarım çökmüş. Her türlü sorun var. Bütün şartlar oluşmasına rağmen CHP umut olamıyor. Koşullar uygun ama CHP'nin el fireni çekilmiş hareket edemiyor' diye konuştu. Göreve getirilmesi halinde yapacaklarını anlatan İnce, partinin büyük bir dönüşüm yaşayacağını, bütün adayların ön seçimle belirleneceğini, koltukta oturmak için çeşitli oyunlara girmeyeceğini, genel merkezin milletvekili seçimlerindeki kontenjanını yüzde 5'e düşüreceğini bildirdi. Seçilmesi durumunda Diyarbakır'da farklı İzmir'de farklı konuşmayacağını, insanlara yalan söylemeyip kandırmayacağını belirten İnce, Türkiye'de demokrasi iddiasında bulunabilmek için önce partilerinde demokrasiyi işleteceklerini dile getirdi. Başbakan olma iddiasıyla yola çıktığını belirten İnce, şöyle devam etti: 'Bana teyzem 'ne olacaksın' dediğinde 'milletvekili' demiştim. Anılarımda böyle yazmıştım. Şimdi doğrusunu söylüyorum. Aslında o zaman 'başbakan' olacağım demiştim. Bana o zaman 'niye 10 yıldır milletvekili dedin' diyebilirsiniz. Bilim insanları doğruyu bulduğunda, siyasetçiler ise zamanı geldiğinde söyler. Artık zamanı gelmiştir. 11 yaşında söylediğimi, bugün hep birlikte yapacağız.' İnce, Ali İsmail, Berkin Elvan Kadar, Abdullah Cömert kadar cesur olacaklarını, 'hak arayanları, gençleri sopa ile döverek öldürenlerden hesabını soracaklarını' ifade etti. Genel başkan adaylığını açıkladıktan sonra Anadolu'nun dört bir tarafından umut yükseldiğini, bunu hissettiğini söyleyen Muharrem İnce, 'Üyelerle bir genel başkanlık seçimi yapılsa yüzde 85-90 oy alırım. İzmirimizin kurultay delegelerine sesleniyorum. Eşinize, çocuğunuza, komşunuza sorun onlar size kimi öneriyorsa vicdanınızla birlikte karar verin. Eminim sokakta, milletin yüreğinde, cumhuriyetçilerin, aydınlık insanların yüreğinde ben varım' diye konuştu. Aleviler'in haklarını Rize'de, Trabzon'da anlatacağını, sadece alkış almak için Tunceli'de Aleviler'in sorunlarını dile getirmeyeceğini belirten İnce, 'Türkiye'nin birikmiş sorunlarını, Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?' sorusunu, 'Gezi'de, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Fenerbahçeli, Galatasaylı, Beşiktaşlı, BDP'li, CHP'li, TGB'li hep birlikte oldu mu? Oldu... İşte ben bunu başaracağım' diye yanıtladı. Genel Başkanlığa daha önce aday olmamasının sebebi sorulan İnce, 'Eğer 2015'te CHP yüzde 30 altında oy alırsa, AK Parti yine yüzde 45'i aşarsa, başkanlık sistemi gelirse o zaman yandık. Bir daha CHP umut da olmaz. Yani bu seçimde gerileteceksin, öbür seçimde indireceksin. Genel başkan bu ruhu gösteremez' yanıtını verdi. İnce kurultayda başarısızlık yaşaması durumunda istifa etmeyeceğini belirterek, 'Burası benim yuvam. Bir yere gitmem' dedi. İl Başkan Yardımcısı Barış Erel de, CHP'nin girdiği her kurultaydan güçlenerek çıktığını, demokratik yarışın koşullarını sağlamanın her kademedeki partilinin görevi olduğunu söyledi. İnce'yi karşılayanlar arasında CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını açıklayan Şahmar Dalmış da bulundu. Dalmış, İnce'ye İl Başkanlığı önünde çiçek verdi. Muhabir: Ali Rıza Karasu | AA
Lüks Modeline Türkçe İsim Verdi!
Koreli otomotiv devi Hyundai’nin BMW, Mercedes ve Audi’ye rakip olmak için ürettiği yeni sedan marka otomobiline çok tartışılacak Türkçe bir isim verdi. Hyundai, yeni sedan otomobilinin markasının “Aslan” olduğunu kamuoyuyla paylaştı. Mayıs ayında uluslar arası Busan Motor Show’da “AG” adıyla tanıtılan yeni Hyundai, Kore’de yılın yarısında showroomlarda yerini alacak. Aslan’ın Kore’deki satış fiyatı 40 bin dolardan başlıyor. Aracın 3 litreden 3.3 litreye kadar farklı versiyonları olacak. Aslan’ın ismi dahil tüm aşamasının tüketici taleplerine ve market araştırmalarına göre dizayn edildiğini söyleyen Hyundai yetkilileri, Aslan’ın otomobil üreticileri için yeni bir pazar yaratmasını bekliyor. 4.96 metre uzunluğundaki Aslan, Hyundai’nin 4.91 metrelik Grandeur marka otomobilinden daha büyük, 4.99 metrelik lüks sedan markası Genesis’den daha küçük olacak. Ancak Aslan, konforlu iç hacmi özelliği ile diğer modellere fark atacağı belirtiliyor. Geçen Kore’de ithal otomobil satışları lüks sedan markaların liderliğinde yüzde 26 artarak 112.375 adede ulaştı. 2013’te Kore’de en fazla satılan lüks sedan marka 6.700 adet ile 520d BMW oldu. Audi A6 modeliyle 6.100 adetlik satış rakamına ulaşırken Mercedes E sınıfı 5.980 adet satıldı.HABER TÜRK
Reklam