Günlük hayatımızın birçok yerinde olan, kullanmasak da adını duyduğumuz markaların isimlerinin nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? İsim bir marka yaratmak için en önemli aşamalardan birisidir. Güvenilir olması, merak uyandırması önemlidir. Örneğin Nike orijinalde (Blue Ribbon Sports) iken nasıl Nike halini aldı? Çünkü Nike, adını zaferi temsil eden Yunan tanrıçasından alıyor. Sanırım kulağa daha mantıklı geldi?
Kudüs'teki kutsal mekanlardan Harem-üş-Şerif, yeniden açıldı. İsrail polisi, Cuma namazından sonra olay çıkabileceği kaygısıyla Haram-üş Şerif'e sadece 50 yaşın üzerindekilerin girmesine izin veriyor.Bir Yahudi eylemcinin vurulmasından sonra alınan kapama kararı Filistinlilerle İsrail yönetimi arasında gerginliği tırmandırmıştı.Filistin Yönetimi, Harem-üş Şerif'i kapatmayı 'savaş ilanı' olarak nitelemişti.Yehuda Glick adlı haham, Yahudilerin Harem-üş-Şerif'i daha fazla kullanabilmesi için düzenlenen bir toplantının ardından uğradığı silahlı saldırıda yaralanmıştı.Glick'in durumunun kritik olduğu ve yaşam destek ünitesine bağlı tutulduğu belirtiliyor.İsrail polisi, saldırının faili olduğu öne sürülen Motaz Hicazi adlı 32 yaşındaki bir Filistinlinin polisle girdiği çatışmada öldüğünü açıklamıştı.Hicazi, yoğun güvenlik önlemleri altında toprağa verildi. Cenaze töreni olaysız geçti.Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı John Kerry, Kudüs'te gerilimin tırmanmasından 'aşırı derecede kaygı duyduğunu' açıklamış ve İsrail yönetiminden Harem-üş Şerif'i açmasını istemişti.Kerry açıklamasında iki tarafa da itidal çağrısında bulundu.BBC Türkçe
Ermenek ilçesindeki kömür ocağında suyu ilk fark eden ve arkadaşlarını uyaran Mesut Öner'in hayatta kalmak için verdiği mücadelenin anlatımı, adeta tüyleri ürpertiyor.Ermenek ilçesindeki kömür ocağında suyu ilk fark eden ve arkadaşlarını uyaran Mesut Öner'in hayatta kalmak için verdiği mücadelenin anlatımı, adeta tüyleri ürpertiyor.Madende mahsur kalmaktan son anda kurtulmayı başaran 22 yaşındaki Mesut Öner, yaşadıklarının etkisinden kurtulamıyor. Öner'in hayatta kalmak için verdiği mücadele ise madendeki yaşananları gözler önüne seriyor.Tanık olduklarını AA muhabirine anlatırken o anları adeta yeniden yaşayan Mesut Öner, olayı fark etmesiyle 3-4 kişinin daha madende mahsur kalmasının önüne geçti.Bir yıldır çalıştığı madende olay günü, evden getirdiği tostu 10 dakikada yedikten sonra yukarıdan sulu kömür gelmeye başladığını fark ettiğini belirten Öner, hemen diğer bacaya geçtiğini söyledi.'Su geliyor hadi kaçalım'Oradaki dört kişiyi 'Baca göçüyor, sulu kömür geliyor' şeklinde uyardığını dile getiren Öner, 'Ahmet abi 'bir bakayım geleyim' dedikten hemen sonra 'su geliyor, hadi kaçalım' dedik. O sırada Hasan Tuncer, 'diğer bacadaki arkadaşlara haber vereyim' diyerek yanımızdan ayrıldı' dedi.Su çoğalmaya başlayınca Ahmet ağabeyi ile koşmaya başladıklarını aktaran Öner, suyun içinden diğer arkadaşlarına da haber verdiklerini ifade etti.Suyun içinde 350 metre koştu, bin 100 basamak merdiven çıktıOnlara 'su bastık hadi gidelim' dedikten sonra koşmaya başladıklarını vurgulayan Öner, şunları kaydetti:'Yaşam ile ölüm arasında gidip geldim. Dumandan etkilenmeme rağmen suyun içinde 350 metre koşup, bin 100 basamak merdiven çıktım. Nefes alamamaya başlamış, adım atacak halim kalmamış, artık yaşam ümidimi kesmiştim. Ancak gördüğüm ışık umudum oldu. Işığı görmeseydim ümidimi kesmiş, kendimi bırakacaktım. Suyun şiddetinden vagonların çarpışma sesini duydum. Koştukça arkamdan da su geldiği için geriye dönüp bakamadım bile. İçeride kalan arkadaşlarımıza haber veremedik diye kendimi kötü hissediyorum. Bir yandan suçlu hissediyorum.''Yemeği dışarıda yiyelim' demişlerÖner, dışarı çıktıktan sonra kusmaya başlayınca hemen çevredekiler ne olduğunu sorunca durumu anlattığını belirterek, 'Beni ambulansa aldılar. Olaydan iki hafta önce 'yemek işini dışarıya alalım' demiştik. İçeride şu an mahsur kalan şefimiz, '9 maden ocağı karar aldık. İçeride yenilecek. O karardan dışarıya çıkamayız' demişti. Üç aydır maaş alamıyorduk. Hatta olayın olduğu gün maaşımızın yatacağını söylemişlerdi' diye konuştu.AA
Türk siyasetinin önemli isimlerinden, ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün oğlu ve eski SHP Genel Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü, ölümünün 7′inci yıldönümünde anılıyor.Prof. Dr. Erdal İnönü, ölümünün 7'inci yıldönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.2007 yılında 81 yaşındayken hayatını kaybeden Erdal İnönü için düzenlenen törene eşi Sevinç İnönü, yeğeni ve Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü başta olmak üzere İnönü ailesinin üyeleri ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhan Şenatalar, Veli Ağbaba ve Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekilleri Umut Oran, Süleyman Çelebi, Milletvekili Hurşit Güneş, Şişli Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Sarıgül ve CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı da katıldı.Sağanak yağış altında gerçekleştirilen anma töreni Kuran-ı Kerim okumasıyla başladı. Edilen duaların ardından bir konuşma yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhan Şenatalar, Erdal İnönü'nün yaşamı boyunca Türkiye ve insanlığa hizmet eden istisnai bir insan olduğunu söyledi. İnönü'nün Türk siyaseti için çok özel bir insan olduğunu ifade eden Şenatalar, 'Erdal Bey'i bugün burada sadece çok sevdiğimiz bir kişi olarak anmıyoruz, aynı zamanda onun sahip olduğu ve bizlere örnek oluşturan değerleri ile birlikte anıyoruz' diye konuştu. Şenatalar, 'Erdal Bey herşeyden önce dürüst siyasetin sembolüdür. Siyasetin son derece kirlendiği bu ortamda Erdal Bey'i özellikle anmak gerekir. İnsan haklarını son derece inanmış, özümsemiş bir insandı. Bütün yaşamı boyunca barış için örnek tavırlar sergiledi ve her zaman bilgiye dayalı siyaseti savundu. Siyaseti zarif espirileriyle süsledi. Bugün bizler onun temsil ettiği değerlere sahip çıkmalıyız, onun temsil ettiği değerleri Türkiye siyasetine hakim kılmalıyız' dedi.Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü de basın mensuplarına yaptığı açıklamada merhum amcası Erdal İnönü'nin Türk siyasi hayatında örnek alınması gereken bir kişilik olduğunu söyledi. İnönü, 'Amcam çok çalışkan ve üretken bir insandı. Son anına kadar da çalıştı' diye konuştu. Törenin sonunda Hayri İnönü ve Sevinç İnönü, merhum İnönü'nün kabrine kalp şeklinde beyaz güllerden hazırlanan çiçek demeti bıraktı.DHA
Bursa'da, şiddet gördüğü için evi terk ederek boşanma davası açan eşinin ailesiyle birlikte oturduğu eve molotof kokteyli atan genç, 2,5 yıl hapse mahkum oldu. Mahkeme, tutuklu sanığın tahliyesine hükmetti. Genç kadına destek için duruşmaya gelen Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ise kadın hakime 'Sanığı tahliye ediyorsunuz, o gidip bu kızı öldürürse ne olacak?' diye sordu. Bunun üzerine hakim, yasalara göre hüküm verdiklerini söyledi.İddiaya göre, Sibel K. geçen sene evlendiği Rıdvan K.'nin kendisine şiddet uyguladığı ve uyuşturucu kullanmaya zorlamasıyla 6 ay önce evi terk ederek Bursa'daki ailesinin yanına geldi. Sibel K., Ankara 7. Aile Mahkemesi'ne müracaat ederek Rıdvan K.'dan boşanmak istediği bildirdi. Eşinin boşanma davası açtığını öğrenen Rıdvan K., geçtiğimiz Eylül ayında sabaha karşı Osmangazi İlçesi, Sakarya Mahallesi, 28. Sokak'taki eşinin ailesine ait eve 2 adet molotof kokteyli attı. Balkonda çıkan yangını gören komşuların zile basmasıyla uyanan Sibel K. durumu polise bildirdi. Olayın ardından Rıdvan K. Sırra kadem bastı. Molotofun sebep olduğu yangın büyümeden söndürülürken evin çevresinde yapılan incelemede hazır halde 2 adet daha molotof kokteyli bulundu.Polise verdiği ifadesinde, eşinin sürekli kendisine şiddet uyguladığını ve uyuşturucu kullanmaya zorladığını anlatan Sibel K., evliliğininn ikinci ayından beri şiddet gördüğünü söyledi. Sibel K.'nın ifadeleri doğrultusunda harekete geçen Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Gasp Büro Amirliği ekipleri zanlı Rıdvan K.'ı Osmangazi ilçesi Alemdan Mahallesi'nde yakaladı. Emniyetteki ifadesinde eşiyle sürekli tartıştıklarını belirten Rıdvan K., 'Telefonda konuştuktan sonra sinirlerim bozuldu ve olayı gerçekleştirdim.' dediği ileri sürüldü. Nöbetçi mahkemeye sevkedilen zanlı tutuklanarak cezaevine konuldu.Cihan Haber Ajansı'ndan Fatih Karakılıç'ın haberine göre hakkında Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Mala zarar vermek, korku ve panik yapacak şekilde patlayıcı madde kullanmak ve silahla tehdit' suçlarından dava açılan 25 yaşındaki Rıdvan K., ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan sanık, eşinin kendisini aldattığını öğrendiğini, bunun üzerine öfkelendiğini öne sürdü. Yaptıklarımdan dolayı pişman olduğunu dile getiren sanık, 'Olayda silahım yoktu. Silahla tehdit suçunu kabul etmiyorum. Daha önce uyuşturucu madde kullanımından dolayı tedavi görmüş, evlenince uyuşturucu kullanmayı bırakmıştım. Eşim beni terk ettikten sonra yine alkol ve uyuşturucu kullanmaya başlamıştım. Ama 50 gündür cezaevinde olduğum için alkol kullanmıyorum.' diye konuştu. Mahkeme, sanık Rıdvan K.'yı 'Silahlı tehdit' suçundan önce 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ardından sanığın cezası duruşmadaki iyi hali sebebiyle 2 yıl 6 aya indirildi. Ayrıca 'mala zarar verme' suçunun eşe karşı değil de kayınvalidesinin evine yapılmış olmasını göz önünde bulundurarak, sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar veren hakim, silahlı tehdit suçunun cezasının ağır olması sebebiyle ayrıca 'genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak' suçundan da hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmetti.Mahkeme kararını temyiz edeceklerini belirten Sibel K. ölüm tehditleri almasına rağmen sanığın tahliye edildiğine dikkat çekti. Kent Konseyi Kadın Meclisi adına duruşmaya katılan Elif Yuvayapan Soner de şunları kaydetti: 'Karar sonunda hüküm veren bayan hakime soru sorduk. 'Nasıl böyle karar veriyorsunuz? Çünkü yarın kadın öldürülürse bunun kim olacak' diye sorduk. Hakim sadece karar verdiklerini bu işle kolluk kuvvetlerinin ilgilendiğini söyledi. Zaten kadınlarımız çantalarındaki koruma kararlarıyla öldürülüyor.CHA
Son dönemlerde akıllı telefonlarda ekran boyutu büyürken kasaların ve çerçevelerin küçüldüğüne şahit olmaktayız. Geçtiğimiz gün Oppo tarafından tanıtılan dünyanın en ince telefonu da buna kanıt olarak gösterilebilir.Aynı şekilde LG'nin geçtiğimiz yıl piyasaya sunduğu LG G2'de adeta yeni bir segment oluşturdu. Kullandığı ekran sayesinde kendinden daha küçük ekranlı telefonlardan bile daha küçük yapısıyla öne çıkan telefon ' çerçevesiz ' akıllı telefonların ilki oldu diyebiliriz.LG'nin G3 modeliyle devam ettirdiği çerçevesiz tasarım anlayışı kullanıcılardan çok iyi yorumlar aldı ve markanın pazar payının artmasında büyük rol oynadı. Ortaya çıkan son bilgilere göre ise firma yeni geliştirdiği ekran ile sınırları zorlayacak gibi gözüküyor.Gerçek çerçevesiz ekranlar geliyor!LG'den gelen son haberlere göre firma, 5,3 inç boyutunda ve 0,7 mm çerçeve kalınlığına sahip ekran üretebiliyor. Yeni ekranlarını basının karşına da çıkaran LG, bir kredi kartının et kalınlığının 0,8 mm olduğu düşünülürse bu alanda oldukça iddialı.Su ve toz geçirmiyor!Ayrıca LG'nin yeni çerçevesiz ekranları, kullanılan yeni bir teknoloji sayesinde su ve toz geçirmiyor. Bu sayede üretici yeni nesil telefonların su ve toz konusunda çok daha dayanıklı olacağının ipuçlarını vermiş oldu.ShiftDelete.Net
Kasımpaşa Teknik Direktörü Şota Arveladze, zorlu Galatasaray maçı öncesi FANATİK’in sorularını yanıtladı.Galatasaray'ın hocası Prandelli’ye sahip çıkan Şota, “Ben anlamıyorum, Galatasaray liderin sadece 1 puan gerisinde, ayrıca lig uzun bir maraton. Medyanın yarattığı bu baskı niye?” ifadesini kullandı. Hafta içindeki kupa mücadelesinde farklı oyunculara görev verdiğini hatırlatan Gürcü çalıştırıcı, “Maçın cuma günü oynanması bizim için iyi olmadı. Çünkü hazırlanmak için az bir süremiz vardı. Yine de iyi bir maç bekliyorum. Açık oynayan iki takım karşı karşıya gelecek. Güzel bir statta, güzel bir atmosferde mücadele vereceğiz” dedi.Hatırladığınız için sağolun!Kendine has üslubuyla medyaya da sitemde bulunan Şota, “Bu arada Galatasaray maçı öncesi medya bizim de bu ligde oynadığımızı hatırladı ve oyuncularımla söyleşiler yaptı. Futbolcularım için iyi bir deneyim oldu” açıklamasını yaptı. Şota, “Hocam, medyaya sitem edip, Prandelli’ye sahip çıkıyorsunuz. Peki sizin takım 1 ayda 12 gol yese ne yapardınız” diye sormamız üzerine ise, “Aman Allah korusun!” cevabını verdi.Fanatik
Cumhurbaşkanı ve Başbakan “son maden kazasından sonra” da “Bu işin takipçisi olacaklarını” söylediler.Cumhurbaşkanı, “tedbir almayan işverenler” i suçladı.Başbakan da, aynen Torunlar’ın evlat öldüren asansöründen sonra dediği gibi, “Bizzat ben takip edeceğim” dedi.Bunlar ümit verici sözler.Zaman tanımak lazım.Çünkü ikisi de yeni seçildi!Yukarıdaki yazı formatını, “Evlat öldüren Torun asansörü” kısmı hariç, “Havuz Medyası” na bırakıyorum.Diledikleri gibi, kaynak belirtmeden kullanabilirler.Doğru mu? Doğru!
Dünyanın bazı yerlerindeki birkaç yeraltı mezarlığı, şapel, abide ve mezarlardaki insan iskeletleri halka açık şekilde sergilenmektedir. Bu sergilerden bazıları kayıp yakınları anmak ve geçmiş acıları hatırlamak adına düzenlenmiş; bazıları ise artistik bir biçimde inananları telkin edip akıllara ölüm ve sonrası ile bu hayatın kısalığını hatırlatan düşünceler getirecek şekilde hazırlanmışlar. İşte Avrupa, Asya ve Afrika'dan derlenmiş bazı kemik sergisi fotoğrafları:
Google'ın akıllı teknolojik gözlüğü Glass'a ABD sinemalarından yasak geldi. Ülke çapındaki sinemaların neredeyse tamamında Google Glass benzeri kamera özelliği olan giyilebilir cihazlar yasaklandı.Hızla gelişen giyilebilir teknolojiler alanındaki önemli ürünlerden biri olan ve Google tarafından geliştirilen akıllı gözlük Glass'a önemli bir yasak geldi.ABD'de faaliyet gösteren iki farklı sinemacılar birliği olan NATO ve film şirketlerini temsil eden MPAA, sinema salonlarına Google Glass ile girmeyi yasakladı. Buna göre ABD'de bu birliklerin sinemalarına Google Glass ile girmek isteyenler gözlüğü çıkarmak zorunda kalacak. Aksi takdirde sinemadan ayrılması istenecek.Bu iki kuruluşun temsil ettiği sinema salonu sayısının yaklaşık 32 bin olduğu açıklandı. ABD'de 2012 rakamlarına göre, ülke çapında 39.056 adet sinema salonu bulunuyor. Yani getirilen yasak neredeyse ülke çapındaki bütün sinema salonlarını kapsıyor.Yasak, temel olarak Google Glass'ı hedef alsa da, video kayıt edebilen her türlü akıllı cihazın da bu kapsamda değerlendirileceği açıklandı. Örneğin bazı akıllı saatler de video kayıt edebiliyor.Gözaltına alınan olduDaha önce ABD ve İngiltere'de yaşanan olaylarda sinema salonuna gözlükle girmek isteyen iki kişi güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştı. Sinema salonlarının en büyük endişesi ise bu gözlüklerle filmlerin kayıt edilmesi.Kaynak: MPAA ve NATO
Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde su basması sonucu maden ocağında mahsur kalan 18 işçiyi kurtarmak için ekiplerin arama - kurtarma çalışmaları sırasında çekilen görüntüleri paylaşıldı.DHA
Android projesinin kurucularından olan Andy Rubin Google’dan ayrılıyor. Wall Street Journal tarafından verilen habere göre, Rubin Google’dan ayrıldıktan sonra donanım odaklı girişimler için bir kuluçka merkezi oluşturacak. Google’da yürüttüğü robotbilim işleriniyse Carnegie Mellon Üniversitesi’nde profesörlük yapan, aynı zamanda şirkette de araştırmacı bilim insanı olarak görev yapan James Kuffner yürütecek.Konuyla ilgili olarak yayınlanan basın açıklamasında, Google CEO’su Larry Page Rubin’e yaptığı işler için teşekkür etti. O’nun için gelecekte en iyisini dilediğini, Android ile birlikte milyarın üstünde mutlu kullanıcı oluşturduğunun altını çizdi.Andy Rubin Android’in temellerini attıktan sonra şirketi 2005 yılında Google tarafından satın alınmış, böylelikle Android de bir Google projesi hâline gelmişti. Daha sonraki yıllarda Android’in bir girişim projesinden Google’ın ticari faaliyetlerinin en önemli ayaklarından bir tanesi ve dünyanın en çok kullanılan işletim sistemi hâline gelmesi yolunda da büyük katkılarda bulundu. Android’den önce Rubin, Sidekick adlı cep telefonunu üreten Danger adlı şirkette çalışıyordu.Aslında Rubin’in bu hamlesi çok da sürpriz sayılmaz. ve O’nun yerini Sundar Pichai almıştı. En son projesi şirketin Google X laboratuvarından bağımsız olarak yürüttüğü robot üretim işiydi. Bu durum Google’ın robot bilimiyle ilgilenen çeşitli şirketleri satın almak için pazara çıkmasına da neden olmuştu. Bu arada 2012 yılında da Rubin’in CloudCar adlı bir girişim için Google’dan ayrılacağı söylentileri çıkmış, ancak bunlar daha sonra yalanlanmıştı.Teknoblog
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği, 2018 Dünya Kupası logo tanıtım filminde Kırım’ı Rus toprağı olarak gösteren haritadan dolayı özür diledi.Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FİFA), Rusya'da düzenlenecek olan 2018 Dünya Kupası'nın logosunun tanıtım filminde Kırım'ı Rusya haritası içinde gösteren görüntü nedeniyle özür diledi.Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu önünde Salı günü yapılan gösterimde ev sahibi Rusya'nın haritası birkaç saniyeliğine yer almış, haritada Kırım'ın Rusya Federasyonu'nun parçası olarak gösterilmesi dikkat çekmişti.FİFA'dan dün yapılan açıklamada, 2018 Dünya Kupası logo tanıtımı için organizasyon komitesinin yerel bir reklam ajansını görevlendirdiği belirtilerek, durumdan dolayı özür dilendi.Kısa açıklamada, “Maalesef seçilen ve yerel hizmet sunucusu tarafından projeksiyon için kullanılan Rusya haritası dikkatimizden kaçmıştır” ifadesine yer verilerek, söz konusu kısa bölümün görüntüsünün videodan silindiği de kaydedildi.REFERANDUMLA RUSYA'YA KATILMIŞTIBu yılın başlarında Rusya yanlısı silahlı güçlerin Kırım'da stratejik açıdan önemli binaları işgal etmesi üzerine Mart ayında yapılan tartışmalı referandumda Ukrayna'dan ayrılma kararı çıkmıştı.Rusya Kırım Yarımadasını Rusya Federasyonu topraklarına katmış, Ukrayna yönetimi bu adımı tanımamıştı.Video gafı, FİFA ve UEFA nezdinde Kırımlı futbol kulüplerinin statüsü konusunda Rusya ve Ukrayna arasında yoğun tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geldi.UEFA TANIMIYORUEFA, Ağustos ayında aldığı kararla, Rus futbol ligi sistemine dahil olan üç Kırım takımının maçlarını tanımayacağını bildirmişti. (DW Türkçe)
Erkekleri anlayabiliyorum. Kadınlar pantolon, takım elbise giyiyor, kravat takıyor da biz neden etek giyemiyoruz serzenişini yıllardır dile getiriyor. Modacılar da sanırım bunların aklına uymuş ve neden olmasın demiş, ama lütfen olmasın.
Ehliyette, Avrupa Birliği’ne uyum için değişiklik geliyor. 24 milyon ehliyet değişecek, ehliyetler çipli olacak. Ayrıca 17 sınıfta ehliyet alınacak, sadece otomatik vites kullananlara da ayrı ehliyet verilecek.Geçen yıl ağustos ayında çıkarılan torba yasada yer alan ve yaklaşık 24 milyon ehliyetin değişmesini, Avrupa Birliği’nin aradığı koşullarda çipli ehliyet verilmesini sağlayan düzenlemeler, yeni Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yer alacak.Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı sürdürdüğü yönetmeliğin, 1 Haziran 2015’te yürürlüğe girmesi öngörülüyor.Yasa, 1 yıllık aday sürücülüğün koşullarını ve ehliyetlerin değiştirilme sürecine ilişkin hükümler içerdi. Halen ehliyet sahibi olanları yeni koşuların kapsamı dışında tutuluyor. Yönetmelik yasada yer alan yeni hükümlerin nasıl uygulanacağını bütün ayrıntılarıyla düzenleyecek. Yeni ehliyet sisteminde sürücüler her 10 yılda bir belli kontrollerden geçirilerek ehliyetlerini yenilecekler. Ancak yönetmelikten önceki tarihlerde ehliyet sahibi olanlar, kullandıkları ehliyet grubuna bağlı olarak ehliyetlerini sınavsız değiştirebilecekler.Yönetmelik taslağına göre, Türk sürücülerin AB ülkelerinde sıkıntı yaşamasına neden olan 9 ayrı ehliyet sınıfı 17 ayrı sınıfa çıkarılacak. Yeni sürücü belgeleri; A1, A2, A, B1, B, BE, C1, C1E, C, CE, D1, D1E, DE, M, F, G ve K sınıfından oluşacak. Ehliyetler artık süreli olacak. A1, A2, A, B1, B, BE, F ve G sınıfı sürücü belgeleri 10 yıl, C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D ve DE sınıfı ehliyetler 5 yıl geçerli olacak. Sadece otomatik vites araç kullanan sürücülere B1, aday sürücülere K sınıfı ehliyet verilecek.Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Ünal, yasanın hazırlık aşamalarına katıldıklarını, ancak yönetmelik aşamasında kendilerinden görüş alınmadığını söyledi. Taslağın basına yansıyan bölümünü gördüklerini kaydeden Ünal, “Otomatik vites kullananlara ayrı ehliyet verilmesi gibi bir uygulama dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Taslaktaki ehliyet değişimi ve paralar da sıkıntılı” dedi.T24
Facebook’un kurucusu ve CEO’su ve Mark Zuckerberg, 6 Kasım tarihinde tüm Facebook üyelerinin soru sorabileceği ve tüm üyelere açık olacak bir online soru – cevap etkinliği düzenleyeceğini açıkladı.Online soru-cevap etkinliği için Q&A with Mark adlı bir Facebook sayfası açılırken, pek çok Facebook kullanıcısı daha şimdiden buraya sorularını göndermeye başladı. Mark Zuckerberg 1 saat sürecek olan canlı yayın boyunca Facebook kullanıcılardan gelen ve seçtiği sorulara yanıt verecek.Tüm Facebook kullanıcıları, aşağıda da görebileceğiniz sayfada bulunan mesajın altına, Zuckerberg’e sorularını yöneltebilir veya yönetilmesini gerçekten istediği soruları beğenerek, o soruların öne çıkmasını sağlayabilir.Henüz içeriğin paylaşılmasından çok kısa bir süre geçmesine rağmen, Mark Zuckerberg’i bekleyen binlerce soru biriktiğini söyleyebiliriz. 6 Kasım’da sürecek canlı yayın etkinliği, daha sonrasında video olarak da yayınlanacak.Sizin de Mark Zuckerberg’e soracak sorularınız varsa, hemen aşağıdaki mesaja sorularınızı yöneltebilirsiniz.Webrazzi
Daily Telegraph gazetesi, IŞİD'in Viyana'da 14 yaşındaki bir genci kenti bombalamaya ikna ettiğini yazdı.Haberde, IŞİD'in 25 bin dolar (yaklaşık 55 bin Türk Lirası) teklif ettiği 14 yaşındaki gencin tutuklandığı belirtildi.Habere göre kentte birkaç bombalama gerçekleştirilecekti.Yetkililer şüpheli gençle ilgili bilgi vermezken, Avusturya medyası gencin göçmen bir Türk aileden olduğunu ve 8 yıldır Avusturya'da yaşadığını öne sürdü.Gazete, bombalamanın Batı tren istasyonunda planlandığını ve kentin en kalabalık hattı olan bu istasyonun günde 40 bin yolcu tarafından kullanıldığını yazdı.Medya gencin IŞİD tarafından internet üzerinden ikna edildiğini yazarken, Avusturyalı yetkililer bu konuyla ilgili açıklamada bulunmadı.Ancak savcılıktan yapılan açıklamada, gencin birden fazla kişiyle irtibatta olduğu belirtildi.Şüphelinin genç yaşına rağmen bombayacağı yerleri 'profesyonelce seçtiği' ifade edildi.Gencin henüz bir bomba yapmadığı ancak bomba yapımına dair detaylı araştırmalarda bulunduğu ve bazı malzemeleri sipariş konusunda da hazırlık yaptığı kaydedildi.Şüphelinin intihar saldırısı planlamadığını yazan gazete, gencin 'Suriye'de cihatçılara katılmak istediğini ve başarılı bir bombalama yapması halinde cihada katılma imkânının doğacağını söylediğini' belirtti.BBC Türkçe