onedio
Intel’in Giyilebilir Teknoloji Finalistleri Belli Oldu!
Intel’in giyilebilir teknolojiler için düzenlediği etkinliği Make It Wearable, nihayet finalistlerini belirledi. Birbirinden farklı ve yeni fikirler arasında ise sadece en iyi 10 giyilebilir teknoloji ürünü finale kalabildi. İşte, o 10 giyilebilir teknoloji fikri.Intel giyilebilir teknolojiler için geliştirmiş olduğu Edison ve Galileo teknolojilerini duyurmak ve bu alanda fikirlerini hayata geçirmek isteyenlere yardım amacı ile Make It Wearable isimli bir etkinlik düzenlemişti. Düzenlenen bu etkinliğe katılan gruplardan Edison ve Galileo teknolojiler kullanılarak fikirlerini hayata geçirmeleri istendi ve ortaya birbirinden farklı bir çok giyilebilir teknoloji ürünü çıktı. Ancak bu etkinliğin bir kazananı olacağı için bu yeni fikirlerden sadece seçilen 10 tanesi finale kalabildi.1 – Duygusal protez BABYBE Sağlık alanında ilginç bir giyilebilir teknoloji ürünü olan BABYE, yeni doğmuş bebek ile annesi arasındaki iletişim herhangi bir sebepten dolayı kesildiği zaman ikili arasındaki iletişimi kurabilen bir ürün. Bebek ve anne arasındaki bu iletişimi ise gerçek zamanlı ve duygusal olarak kurabilen BABYE, anneye bebeği kucağındaymış gibi hissettirebiliyor.2 – Oyuncu perspektifi First V1sionBasketbol, futbol ve tenis gibi sporlarda oyuncunun gözünden, görüntüyü izleyicilere aktarabilen bir yayın ağı olan First V1sion, FPS oyunları gibi sporları o oyuncunun gözünden takip etme imkanı sağlayabilecek bir teknolojiye sahip.3 – Uçabilen Bielklik NixieNormal zamanlarda kameraya sahip bir bileklik olabilen Nixie istenildiği zaman bir Drone aracına dönüşebiliyor. Drone’lara farklı bir bakış açısı getiren Nixie en ilginç giyilebilir teknolojilerden bir tanesi.4 – Spor ve aktivite kolyesi vumblVumbl günlük yapılan aktiviteleri ve sporları izleyebilen ve kullanıcısına uyarılarda bulunan bir akıllı kolye.Kullanıcısının vücudundan dokunuşlar ile bilgi toplarken titreşim sayesinde ise kullanıcısına geri bildirimde bulunabiliyor.5 – Düşük fiyatlı  robotik el Open BionicsEngelli kişiler için geliştirilmiş olan Open Bionics ürünü, robotik ve biyonik bir el. İnsan elinin yapabileceği tüm işlevleri yerine getirebilen bu ürünün en büyük avantajı 1000 dolardan daha düşük bir fiyata  sahip olması.6 – Soğutma ve ısıtma bandı WristfyWristf bandı vücudun herhangi bir yerinde istenilen sıcaklığı veya soğukluğu ayarlayabilen bir giyilebilir teknoloji ürünü. Kullanıcısına kısa sürede adapte olabilen bu band kendi fikirlerini de verebiliyor.7 – Altıncı his kayağı SnowcokieKullanıcısının kinetik ve fizyolojik özelliklerini izleyebilen Snowcokie kullanıcısına daha iyi ve daha güvenilir bir kayak için tüm bilgileri toplayıp analiz edebilen bir ürün. Bu bilgileri tekrar kullanıcısına aktaranSnowcokie kayak sürüş stiline de yardımcı oluyor.8 – Bebek sağlığı için BabyGuardBebekler için geliştirilmiş olan BabyGuard akıllı kıyafet olarak tanımlayabileceğimiz bir ürün. Yeni doğmuş bebeklerin 3 yaşına kadar sağlığını kontrol edebilen bu ürün ebeveynlere bebeğin sağlığı hakkında bilgiler sunabiliyor.9 – Üretim Aracı ProGloveÜretim alanlarında kullanılması için tasarlanan akıllı eldiven olan ProGlove profesyonel bir üretim amaçlıyor. Üretim yönetiminin kontrolü ve iş zekasını geliştirebilen ProGlove kullanıcısına daha iyi bir üretim keyfi vaat ediyor.10 – Giyilebilir teknoloji platformu BLOCKSBLOCKS giyilebilir teknolojiler için geliştirilmiş bir yazılım ve donanım platformu. Bloklardan oluşan bu ürün seçilen blokların yapıştırılması ile herhangi bir giyilebilir teknoloji ürünü elde edilmesini sağlıyor. Elde edilen yeni ürünler akıllı saat ya da akıllı bileklik olabilir.
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
Akdeniz'in Tabanı Anadolu'nun Altına Giriyor
Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya hareket ederek Akdeniz'i daralttığı ve Akdeniz'in tabanının Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girdiği bildirildi.Anadolu Üniversitesi (AÜ) Yer ve Uzay Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu, 'Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay hattı sıkışıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor' dedi.Prof. Dr. Ecevitoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kuzeyinde Anadolu levhası, güneyde de Afrika levhasının bulunduğunu belirterek, söz konusu levhaların hareketli olduğunu kaydetti.Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya doğru hareket ettiğini anlatan Ecevitoğlu, şöyle konuştu:'Hareketlilik son 100 milyon yıldır devam ediyor. Son 2 yıldır Afrika levhası daha hızlı şekilde hareket etmeye başladı. Böylelikle Akdeniz'i daraltıyor. Bununla birlikte Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki depremler arttı. Akdeniz'in tabanı Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girmeye başlıyor. Bu parça belli bir derinlikte kırılıyor. Bunun yaratığı derin depremler meydana geliyor. Kırılan parça da eriyor. Eriyen parça ya eski volkanları uyandırmaya ya da yeni volkan oluşturmaya çalışıyor. Muğla'daki Sömbeki Körfezi, eski bir patlamanın kalıntısı gibi duruyor. 100-200 bin yılık patlamanın izleri görülebilir. 100-200 bin yıllık bir volkan harekete geçebilir ya da magma odasında yeni bir oluşum meydana gelebilir.''Kuzey Anadolu Fayı, enerjiyi biriktiriyor'Ecevitoğlu, Akdeniz bölgesinin MÖ 2100 yılından beri sıkı bir volkanik aktivite geçirdiğine değinerek, bu bölgenin daha sonra sakinlik dönemine girdiğini vurguladı.Akdeniz bölgesinde yeniden aktivitenin görüleceğini öne süren Ecevitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ege ve Akdeniz'deki deprem yoğunluğunda 2 yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 186 artış oldu. Yerin içindeki magmanın ısındığını tahmin ediyoruz. Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay Hattı sıkışıyor. Böylece baskı altındaki fay hattı kayamıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor. Afrika levhasının ilk gevşemesiyle 6.5 şiddetinde deprem çıkabiliyor. Afrika levhasının gevşemesiyle Kuzey Anadolu Fayı'nda bir deprem ortaya çıkabilir. Ancak bunun nerede olacağı belli değil.'AA
2015-2018 Arası En Merak Edilen 30 Devam Filmi
Yönetmen koltuğunda yine Joss Whedon'un oturduğu filmin eski kadrosuna Quicksilver rolüyle Aaron Taylor-Johnson ve Scarlet Witch rolüyle Elizabeth Olsen katılıyor. 1 Mayıs'ta Türkiye'de vizyona girecek filmin 2018 yılında da 3.filmi gösterilecek.
Reklam
Vejetaryenlerin Her Kurban Bayramında Yaşadığı 13 Usandırıcı Diyalog
Kurban Bayramı yaklaşırken, bir bayram klasiği vejetaryenler ile yapılan konuşmalara değinmemek olmaz. Her bayramda babaanneler, teyzeler, amcalar ve bilimum akrabalar, tanıdıklar ısrar eder et yeme konusunda. Her bayram durumun hassasiyeti ve fikirlerin değişmeyeceği yeniden açıklanır. Ama önümüzdeki tüm bayramlarda bu diyaloglar devam edecektir belli ki. Boşverin bu muhabbetleri, gelin tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.
Meclis'te İlk İş Tezkere
Meclis'te yeni yasama yılı bugün başlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kez yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapacak. Erdoğan'ın yemin törenine katılmayan CHP ise bu kez Meclis'te olacağının mesajını verdi. 2 Ekim Perşembe günü ise Meclis'te Suriye ve Irak tezkeresi görüşülecek.Meclis iş başı yapıyor. Yeni yasama yılı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açılış konuşması ile başlayacak. Erdoğan ilk kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla Meclis'te yeni yasama yılının açılışını gerçekleştirecek. Erdoğan'ın yeni yasama yılının başında tezkere, çözüm süreci ve yeni anayasa konularına ilişkin mesajlar vermesi bekleniyor. 1 Ekim akşamı ise Meclis Başkanı Çiçek yeni yasama yılının başlaması nedeniyle Meclis'te bir resepsiyon verecek.CHP Erdoğan'ı dinleyecekCumhurbaşkanı Erdoğan'ın 28 Ağustos'ta Meclis'te düzenlenen yemin törenine katılmayan CHP ise 1 Ekim'de yeni yasama yılının açılışı nedeniyle düzenlenen oturuma katılacak. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 1 Ekim'de Meclis'e gelip gelmeyecekleri yönündeki bir soruya ' CHP Cumhurbaşkanı'nın gelişiyle ilgili hiç bir krizin parçası olmayacak. Keşke Cumhurbaşkanı hepimizin takdirini toplayacak bir konuşma yapsa da ben de alkışlasam' diye konuştu.İlk iş tezkere2 Ekim Perşembe günü ise Meclis Genel Kurulu'nda Suriye ve Irak tezkeresi görüşülecek. Suriye tezkeresi ilk kez 2012 yılında Meclis gündemine geldi. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine havan mermisi düşmesinin ardından hükümet tarafından hazırlanan tezkere Meclis'e gönderildi. Suriye tezkeresi en son 10 Ekim 2013 yılında Meclis'te kabul edildi, 'Suriye'den Türkiye'ye yönelen tehditler karşısında hükümete yabancı ülkelere asker gönderme yetkisi veren', bu tezkenin süresi ise 17 Ekim'de sona eriyor.Hükümet yeni tezkere ile Meclis'ten aldığı yetkiyi bir yıl daha uzatacak.Irak tezkeresi ise 2007 yılından beri her yıl Meclis gündemine geliyor. Hükümet terörle mücadele kapsamında Irak'ın kuzeyine operasyon yapma ve asker gönderme kapsamında 2007 yılından bu yana Meclis'ten yetki alıyor. Suriye ve Irak tezkerelerinin tek tezkerede birleştirilerek görüşülmesinin ardından Meclis çalışmalarına Kurban Bayramı nedeniyle ara verilecek, Meclis'in bayram tatili sonrasında 14 Ekim Salı günü açılması bekleniyor. Tatil dönüşü ise Meclis'te Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifinin gündeme gelmesi bekleniyor.Bütçe maratonuBütçe mesaisi de Meclis'i bekleyen önemli gündem maddeleri arasında olacak. Hükümet 17 Ekim'de Bütçe Yasa Tasarısını Meclis'e sevk edecek. Meclis'te bütçe önce komisyonda ardından da Genel Kurul'da görüşülecek. Meclis Kasım ve Aralık ayında önceliği bütçe mesaisine verecek.HSYK Meclis gündemine gelebilirYargıtay ve Danıştay'da yapılan HSYK seçimlerinde iktidarın desteklediği adaylar kaybetti,Yargıtay ve Danıştay'dan HSYK'ya 5 üye seçildi. 12 Ekim'de ise hakim ve savcılar tarafından kurula 10 üye daha seçilecek. Hükümetin desteklediği adayların 12 Ekim'de yapılacak seçimleri kaybetmesi durumunda HSYK tartışmasının yeniden alevlenmesi ve konunun yine Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Hükümet ve iktidar partisi temsilcileri HSYK ile ilgili yeni bir yasal düzenlemenin Meclis'e gelebileceğinin sinyallerini veriyor. Buna göre hükümet HSYK ile ilgili önce yasa değişikliği ardından da anayasa değişikliği yapmayı düşünüyor.2015 seçim yılıBu yasama yılı aynı zamanda bu parlamento döneminin de son yasama yılı. 2015 genel seçimleriyle 24'ncü parlamento dönemi sona erecek. Anayasa gereği seçimler dört yılda bir yapılıyor. Seçim tarihi öne çekilmezse 2015 Haziran'ında seçim yapılacak. Seçim kararının ise seçim tarihinden önce alınması gerekiyor. Yılbaşından sonra Meclis'in artık seçim havasına girmesi bekleniyor. Bu nedenle Meclis'in önünde uzun bir çalışma dönemi yok.Meclis Başkanı Çiçek 29 Eylül'de düzenlediği basın toplantısında, seçim takvimi göz önünde bulundurulduğunda ve tatiller çıkarıldığında 60 günlük bir çalışma dönemi kaldığına işaret etti . Çiçek bu süre içinde ise seçim kanunu, siyasi partiler kanunu ve içtüzük değişikliğine öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.'Yeni Anayasa imkansız değil'Bu dönemde Meclis yeni anayasa yapımı üzerinde çalışsa da yeni anayasa girişimi sonuçsuz kaldı. Yeni anayasa çalışmaları için kurulan Meclis uzlaşma komisyonu'nda dört parti sadece 60 madde üzerinde uzlaşabildi ancak bu da hayata geçirilemedi. Üzerinde uzlaşılan 60 maddelik anayasa değişikliğinin hayata geçirilmesi yönünde iktidar partisinden muhalefete yönelik çağrılar gelse yaklaşan seçim nedeniyle bu da zor görünüyor. Ancak Meclis Başkanı Çiçek'in ifadesiyle imkansız değil. Çiçek dört partinin arzu etmesi durumunda seçim öncesinde bu değişikliğin yapılabileceğini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Fenerbahçe'ye Bir Daha Alex Gibisinin Gelmeyeceğini Gösteren İçerikler
Evet tarihlerden 1 Ekim. Doğuştan hasta bir Fenerbahçeli olarak ve yaşım gereği(20) kabul gördüğüm Fenerbahçe'nin bizim jenerasyonumuz için efsanesi. Kimden bahsettiğimi anladınız; Alex de Souza. Fenerbahçe'de tamı tamına 8 yıl forma giymiş,kırılmadık rekor bırakmayan, kelimelerle anlatamayacak kadar sevdiğim futbolcu.Hemen kısa hayatı;Alexsandro de Souza kısaca Alex, orta saha mevkisinde oynayan Brezilyalı futbolcu.Alex, 14 Eylül 1977 tarihinde Brezilya'daki Paraná eyaletinin başkenti Curitiba'da dünyaya geldi. Profesyonel futbol kariyerine 1995 yılında Brezilya Série A takımlarından Coritiba'da başladı.2 sene boyunca burada forma giyen Alex, kariyerini 1997 yılından itibaren aynı ligin takımlarından olan Palmeiras'ta devam ettirdi. Brezilya Millî Takımı'ndaki ilk maçını 23 Eylül 1998 yılında Yugoslavya'ya karşı oynadı. 2000 ile 2001 yılları arasında önce Flamengo sonra Cruzeiro takımlarına gittikten sonra tekrar Palmeiras'a döndü. 2001 yılının temmuz ayında Parma'ya 8 milyon € karşılığında transfer oldu. Burada 5 maç oynadı, takımına ısınmakta zorluk çekti ve Cruzeiro'ya geri döndü. 20 Haziran 2004 tarihinde 5 milyon € karşılığında Fenerbahçe'ye transfer oldu. Fenerbahçe'de geçirdiği 8 yılda 3 Süper Lig Şampiyonluğu, 1 Türkiye Kupası, 2 Süper Kupa sevinci yaşayan Alex, 2 kez de gol kralı oldu, 2007-2008 sezonu Şampiyonlar Ligi asist kralı olan Alex, Türkiye Ligi'nde 100'ler kulübü, Asist Krallıkları vs. gibi birçok kişisel başarıya sahiptir. 2012 yılında futbola başladığı Coritiba takımına geri döndü. 19 Şubat 2014 tarihinde, 1000.maçına çıktı.3 Ağustos 2014 tarihinde, Aralık ayında Bahia ile oynanacak son lig maçının ardından futbolu bırakacağını açıkladı.
Saatler Ne Zaman Geri Alınacak?
Kış Saati Uygulaması 2014 – Saatler Ne Zaman Geri Alınacak?Adını dağlara yazdığımız, kalbimizin tek sahibi, gelsin diye gözüne baktığımız bir yaz daha bitti.Yazın bitmesiyle beraber Yaz saati uygulamasının bitmesine günler kaldı. 26 Ekim Pazar günü 04.00’ten itibaren saatler 1 saat geri alınacak.Evet 26 Ekim de bir saat fazla uyuyacaksınız. Çoğumuzun bu yaz saati uygulaması hakkında merak ettiği tek şey bu; bir saat fazla mı yoksa bir saat az mı uyuyacağım. Aslında merak ettiğiniz çok şey var bu konuda ama iş, güç, sınavlar, altın günü derken insan merak etmeye bile zaman bulamıyor farkındayım.Merak etmeyin ben sizin yerinize merak ettim ve araştırdım. Yaz saati uygulaması nedir, neden yapılır? İlk ne zaman nerede hangi tarihte başlamış?Bütün bu sorular cevapsız kalmayacakYaz saati uygulaması (YSU) gün ışığından, sabahları daha az, öğleden sonra daha çok yararlanmak için saatlerin bir saat ileri alındığı bir uygulamadır. Kış gelince bu uygulama biter ve saatler eski haline getirilir.Peki bu uygulama ilk ne zaman başladı? Tarihçilere göre günümüzdeki uygulamanın aynısı gibi olmasa da bu uygulama ilk defa Antik Roma’da başlamış. Romalılara uzun yaz günleri yetmemiş daha da uzun olsun demişler ve birbirinden farklı uzunlukta saat dilimleri kullanmışlar. Bu şekilde mevsime göre farklılık gösteren zaman ölçekleri hesaplamışlar. Ama bu uygulama yeni saat sistemlerine geçildikçe unutulmuş, yalan olmuş.Ta ki 1784 yılında Paris’te büyükelçilik yapan Benjamin Franklin’in aklına gelene kadar. Adam büyükelçi olduğu için sabahtan akşama kadar koltuğunda oturuyor ve doğal olarak yorulmuyor. Bu yüzden de sabahın köründe uyanıyor. Artık nasıl bir kişiliği varsa ben bu saatte uyanıyorum millet niye uyuyor onlar da uyumasın ben enayimiyim diyerek orada burada tatava yapmış. Neymiş panjurlara vergi konulsunmuş, mum karneye bağlansınmış (nasıl bir karneymiş arkadaş herşeyi bağlıyorlar bu merete) , gün doğarken kilise çanları çalınsınmış daha da beteri var insanlar top ateşiyle uyandırılsın demiş bu adam. Adam büyükelçi mi koğuş nöbetçisi mi nedir anlamadım gitti. Benjamin bu meseleyi baya ciddiye almış olacak ki vecize bile yumurtlamış, “Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.” Buyurun burdan yakın, lan sanki Paris’teki işçi kardeşim bir saat erken kalksa zengin olacak. Adamın yevmiyesi belli, ne uzalır ne kısalır. Yok bunun derdi başka tabi, sabahın köründe kendi gibi herkesi ayağa dikmek.Bu fikirleri yüzünden Paris esnafının, işçisinin elinden zor mu almışlar, evine sabahın köründe top mu atmışlar yoksa Fransa bunu ABD‘ye ne biçim büyük elçi göndermişsiniz lan bize, her işimize karışıyor, ya susturun ya da adam gibi bi elçi gönderin diyerek şikayet mi etmiş, Amerika da Benjamin dur Allah’ını seversen zaten ortalık karışık mı demiş artık ne olduysa bu fikirleri kabul görmemiş.Dünyada cins mi biter, bir tanesi de 1895 yılında Yeni Zelanda’da çıkmış ortaya, George Vernon Hudson adlı bir bilim adamı böcek toplayarak çalışmalarını sürdürürken zamanın yetmediğinden şikayet etmeye başlamış ona göre gün erkenden kararmaktaymış. Günün son saatleri onun için çok önemliymiş. Halbuki şöyle bi iki saat ileri alınsa saatler daha çok böcek toplayacağını Yeni Zellanda’da daki cümle haşeratla akraba olacağını düşünerek kaymakamlığa dilekçe yazmış ama dilekçesini böcekler yemiş , yalan olmuş.1916 yılında ise Birinci Dünya Savaşında yedi düvele karşı savaşan Almanya aşırı kömür kullanımından kurtulmak için Benjamin’in ,Hudson’un yaz saati uygulaması önerisine balıklama atlar. Böylece bu yaz saati uygulaması ilk defa Almanya’da uygulanmaya başlar.Bu uygulamanın faydalarını gören diğer anasının gözü devletler de bu furyaya katılmış aynı yıl İngiltere, 1917 yılında Rusya, 1918 yılında ise Amerika derken yaz saati uygulaması yaygınlaşır.Türkiye bu uygulamaya Montreux’de 10.10.1946 tarihinde toplanan Avrupa Doğu Münasebetleri ve Tren seferleri konferansında alınan ve Avrupa’da yaz saati uygulamasının aynı tarihlerde yapılması kararına uyarak, 05.12.1946 tarihli ve 5049 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla başlıyor.
Reklam
Günde Kaç Kişi Göğüslerinize Bakıyor?
Nestle firmasının bir çalışması için sütyenine gizli kamera yerleştiren gönüllü kadın , Londra sokaklarında dolaştı. Gizli kameraya takılan görüntülere göre bazı erkekler çaktırmadan bakma konusunda daha ustayken, kadınların da gözleri erkekler kadar göğüslere takılıyor. Süeterinin açık yakasından pembe sutyeni görünen kadının göğüslerine bir günde 36 kişi baktı. Meme kanserine farkındalık yaratmak için çekilen videoda kadınların kendi meme kontrollerini sık sık yapmaları için mesaj veriliyor.
Reklam
Apple Shellshock Açığını Kapattı
Milyonlarca bilgisayarı etkileyeceği düşünülen Shellshock açığına Apple'dan yama geldi. Mac kullanıcıları ücretsiz yamaları bilgisayarlarına yükleyebiliyor.Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve Unix ve Linux tabanlı işletim sistemlerini kullanan milyonlarca bilgisayarı etkilemesi beklenen Shellshock açığına Apple tarafından da müdahale geldi. Unix tabanlı olan Mac işletim sistemleri de bu açıktan etkilendiği için Apple'ın yayınladığı yamalar büyük önem taşıyor.Ortaya çıkan ve Bash ya da Shellshock olarak tanımlanan bu açığı kullanan kötü niyetli kişiler uzaktan bir bilgisayarı ele geçirebiliyordu. Konuyla ilgili Unix ve Linux işletim sisteminin türevleri için çeşitli yamalar yayınlanmıştı.Apple da Lion, Mountain Lion ve Mavericks işletim sistemleri için ayrı ayrı yamalar yayınlayarak açığı kapattığını açıkladı. Mac işletim sistemi kullanıcıları Mountain Lion ve Mavericks sürümleri için yayınlanan yamaları yükleyerek bu açığı kapatabilirler.Kaynak: Apple
Reklam
Demirkol'dan G.Saray'a Uyarı! 'Barça Bile İstemez'
Demirkol, Fanatik gazetesindeki yazısında, Arsenal karşısında 3’lü defans oynanması halinde özellikle kanatlarda sarı kırmızılı takımın iki yönlü olarak çok zorlanacağını belirtti. Demirkol'un değerlendirmeleri şöyle:Arsenal karşısında 3’lü defans özellikle kanatlarda takımı iki yönlü olarak çok zorlar. İngiliz ekibinin tempoyu artırması dışında bir işe yaramaz ki bunu Barcelona bile istemez.Arsenal’in Tottenham maçında verdiği sakatlar önemli. Ancak Wenger’in maç sonu yaptığı açıklamada, oyuncu kaybından ziyade oyuncu değiştirme haklarını kaybetmiş olmaktan sıkıntı duyduğunu söyledi: Podolski ve Rosicky’i oyuna alıp maçı çevirebilirdik...Arteta yerine muhtemelen Flamini oynayacak. İki yönlü oyunda hücum yönünde bir kayıp bu. Ancak Cazorla muhtemelen sahada olacak. Ve bu kazanç bile olabilir. Wenger bu oyunda oyunu rahatlıkla Gibbs, Chambers, Alexis ve Chamberlain üzerinden kanatlardan oynayabilir. Böyle bir oyunda 3’lü savunma denemek risk. Eğer Prandelli gerçekten bu dizilişi uygulayacaksa bizim önceden farkına varamadığımız bir şey planlıyor olmalı. Sivas karşısında Sneijder’le uzun paslar kullanıp kanatlarını çıkaran Sivas’ın arkasına sarkmak kağıt üzerinde düşünülebilir ve denenebilir bir işti. Ama tutmadı.Arsenal’in güçlü kanat hücumları karşısında ise kötü bir sonuç doğurabilir. Unutmamalı ki Beşiktaş iki kanat oyuncusuyla sürekli zorlayarak Arsenal beklerini geri itmişti. Prandelli, Telles ve Tarık’ı yalnız bırakarak bu işi nasıl yapacak bilemiyorum. Halbuki Melo’nun savunmanın önünde olduğu bir oyunda, kanatları misal Telles-Bruma ve Tarık-Olcan’la çiftleyip aynı işi yapabilir. Sneijder ve Selçuk’un paslarıyla Burak’ı Koscileny ve Mertesacker’in arkasına sarkıtmak daha uygulanabilir bir plan.Açık söylemek gerekirse 3’lü defans özellikle kanatlarda takımı iki yönlü olarak çok zorlar. Geçen sene Mancini bunu zaman zaman denemişti ama o zaman ileride Drogba gibi bir gücün rakip savunmayı tedirginliğe itmek konusunda yaptığı bir etki vardı. Sneijder ve Burak’ı da ekleyince rakip savunma rahat çıkamıyordu. Bugün durum farklı.Demin bahsettiğim planla Galatasaray, Arsenal’in temposunu düşürebilir ama “3’lü” tempo artışı dışında bir işe yaramaz. Ve Barça da olsa Arsenal’in temposunu artırmasını istemez.Şampiy10
Boğaziçi Köprüsü'nde 'Metrobüs' Trafiği
Bir metrobüs arızalandı, bir metrobüs kaza yaptı, köprü trafiği felç oldu.Boğaziçi Köprüsü’nden Avrupa Yakasına geçen metrobüsün köprü üzerinde arıza yapması trafik yoğunluğuna neden oldu.Sabah saatlerinde Anadolu yakasından Avrupa istikametine geçen metrobüs, Boğaziçi Köprüsü üzerinde arıza yaptı. Arıza nedeniyle metrobüsten inen yolcuların bazıları köprüden yürümeyi tercih ederken, bazıları da diğer metrobüslere binerek yolculuklarına devam etti. Yaşanan arıza nedeniyle köprü üzerinde her iki yönde de trafik yoğunluğu oluştu. Arıza yapan metrobüsün çekici ile kaldırılmasından sonra trafik normale döndü. Öte yandan Boğaziçi köprüsü gişelerinde bir otomobil ile metrobüs hasarlı bir kazaya karıştı. Kazada yaralanan olmazken metrobüsteki yolcular diğer metrobüse binerek yolculuklarına devam etti.Hasan YILDIRIM / DHA
Reklam